Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi Örneği 2026 | Tahliye Talebi (CMK 104, 105, 141)

Güncel dilekçe örneği ve ayrıntılar için Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi Örneği (CMK m.104) yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan dilekçe örneği genel bir şablon niteliğindedir; her somut olayın koşulları farklıdır. Hak kaybı yaşamamak için dilekçenizi uzman bir avukatla birlikte hazırlamanız önerilir. Bu içerik herhangi bir taahhüt ya da hukuki sonuç garantisi içermez; yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.

İçindekiler

Tutukluluğa İtiraz Nedir? Tahliye Talebinden Farkı

Tutukluluğa itiraz; hâkimlik veya mahkeme tarafından verilen tutuklama yahut tutukluluğun devamı kararına karşı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 267 ve sonraki maddeleri çerçevesinde başvurulan bir kanun yoludur. Tahliye talebi ise CMK m.104 kapsamında, yargılamanın her evresinde şüpheli, sanık veya müdafii tarafından ileri sürülebilen ayrı bir taleptir. Uygulamada iki kavram sıkça karıştırılsa da işletilen usul ve makamlar bakımından birbirinden ayrılır.

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin somut delillerle desteklendiği ve bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi, delilleri karartma tehlikesi vb.) bulunduğu hâllerde başvurulan istisnai bir koruma tedbiridir. Ölçülülük ilkesi gereği, adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerle amaca ulaşılabiliyorsa tutuklamaya gidilmemesi gerekir. İtiraz dilekçesinde de tam olarak bu noktalar — şüphenin zayıflığı, tutuklama nedeninin bulunmadığı ve tedbirin ölçüsüzlüğü — gerekçelendirilir.

Hukuki Dayanak ve Mevzuat

Tutukluluğa itiraz ve tahliye taleplerinin yasal çerçevesi, esas olarak Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmiştir. Başvurunun dayandığı temel hükümler şunlardır:

  • CMK m.104 – Şüpheli veya sanığın salıverilme istemi; yargılamanın her aşamasında tahliye talebinde bulunabilme hakkı.
  • CMK m.105 – Talep üzerine merciin en geç beş gün içinde karar verme yükümlülüğü.
  • CMK m.141 – Hukuka aykırı tutuklama hâlinde tazminat hakkı.
  • CMK m.267 ve devamı – İtiraz kanun yolunun genel usulü ve mercileri.

Bu hükümler, Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesi ışığında yorumlanır.

Dilekçe Örneği (Şablon Metin)

Aşağıdaki şablon, somut olayın koşullarına göre uyarlanmak zorundadır. Köşeli parantez içindeki […] kısımları doldurulmalı, gereksiz paragraflar çıkarılmalıdır.

[İLGİLİ] AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA / SULH CEZA HAKİMLİĞİNE
(İtiraz mercii: Tutuklama kararını veren hakimliğin bir üstü)
DOSYA NO         : [Soruşturma/Esas No]
İTİRAZ EDEN     : [Sanık Ad Soyad]
KURUM            : [Bulunduğu cezaevi]
MÜDAFİİ          : [Avukat]
İTİRAZ KONUSU   : [Tarih] tarihli tutuklama / tutukluluğun devamı kararına karşı CMK m.267 uyarınca itiraz; öncelikle TAHLİYE, mümkün değilse ADLİ KONTROL talebimden ibarettir.
KARAR TARİHİ    : [GG/AA/YYYY]
AÇIKLAMALAR :
1- KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ KOŞULU OLUŞMAMIŞTIR:
   [Mevcut delillerin yetersizliği; bilirkişi raporundaki çelişkiler; tanık beyanlarının tutarsızlığı.]
2- TUTUKLAMA NEDENLERİ MEVCUT DEĞİLDİR:
   [Sanığın sabit ikametgâhı, ailevî ve sosyal bağları, kaçma şüphesinin bulunmadığı; delil karartma ihtimalinin somut delili olmadığı.]
3- ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ İHLAL EDİLMİŞTİR (Anayasa m.13):
   [Adli kontrol tedbirleri (yurt dışı çıkış yasağı, imza, elektronik kelepçe) ile aynı amaca ulaşılabileceği.]
4- TUTUKLULUK SÜRESİ MAKUL DEĞİLDİR:
   [Soruşturmanın seyrine göre tutukluluğun gereksiz uzadığı; AİHM ve AYM kararları ışığında orantısızlık.]
5- KİŞİSEL DURUM:
   [Sanığın sağlık durumu, yaşı, sabıkasız olması, ailesinin bakıma muhtaç durumu.]
ADLİ KONTROL TALEBİMİZ:
   [CMK m.109 uyarınca yurt dışı çıkış yasağı, adli kontrol noktasına imza, konutu terk etmeme gibi tedbirler.]
HUKUKİ SEBEPLER : CMK m.100, 104, 105, 108, 109, 267-271; Anayasa m.19; AİHS m.5.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle;
- Müvekkilim hakkındaki tutuklama / tutukluluğun devamı kararının KALDIRILARAK TAHLİYESİNE,
- Tahliye talebi yerinde görülmediği takdirde uygun ADLİ KONTROL tedbiri uygulanmasına,
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
MÜDAFİ
[Ad Soyad — İmza]
EKLER :
1- Tutuklama kararı örneği
2- Sağlık raporları (varsa)
3- İkametgâh belgesi
4- Vekâletname

Dilekçede Bulunması Gereken Unsurlar

Etkili bir tutukluluğa itiraz dilekçesinde aşağıdaki unsurların eksiksiz yer alması, başvurunun usulden reddedilmesini önler ve esasa ilişkin değerlendirmeyi güçlendirir:

  • İtiraz edilen kararı veren merci ile karar tarih ve numarası,
  • Şüpheli/sanığın kimlik bilgileri ve müdafi bilgileri,
  • Kuvvetli suç şüphesinin somut delillerle desteklenmediğine ilişkin gerekçeler,
  • Tutuklama nedenlerinin (kaçma, delil karartma) somut olayda bulunmadığına dair açıklamalar,
  • Adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağına ilişkin ölçülülük değerlendirmesi,
  • Varsa lehe Yargıtay ve AYM içtihatlarına atıf,
  • Açık talep sonucu (tahliye veya adli kontrolle serbest bırakılma).

İlgili Yargıtay Kararları

Bu konuda uygulamadaki genel kabul, dilekçenin hangi yönlerinin güçlendirilmesi gerektiğini gösterir. Aşağıda konuyla ilgili emsal niteliğindeki kararların derlemesi yer almaktadır:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2021/232 K.2022/415, 07.06.2022 (oy birliği)

Tutuklamaya itiraz üzerine şüphelileri adli kontrolle (yurt dışına çıkış yasağı) tahliye eden bir hâkimin görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığı davada Ceza Genel Kurulu, CMK m.100 ve m.101/2 uyarınca tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük ilkesine uygunluk gerektiğini; kanunda yazılı tutuklama nedenleri bulunsa dahi hâkimin tutuklama kararı vermek zorunda olmadığını belirtmiştir. Somut olayda kaçma veya delil karartmaya ilişkin somut olgu bulunmaması, isnat edilen suçun katalog suçlardan olmaması ve suç vasfının değişme ihtimali karşısında tahliye kararının yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında kaldığı kabul edilmiş, beraat hükmü onanmıştır. Karar, ölçülülük ve adli kontrolün önceliği argümanının Yargıtay nezdinde de geçerli bir tahliye gerekçesi olduğunu göstermektedir. (Not: Bu başlık için AYM’de doğrudan bu konuda ihlal kararı bulunamadığından Yargıtay kaynağı kullanılmıştır.)

Karar metni — mevzuat.adalet.gov.tr

AİHM, Başvuru No 18623/03, 07.07.2009 (AİHS m.5/3, m.5/4 ve m.6/1 ihlali, oy birliği)

AİHM, yaklaşık altı yıl dört ay süren tutukluluğun, ulusal mahkemenin her duruşma sonunda yalnızca “suçun niteliği, delillerin durumu ve dosya içeriği” gibi kalıplaşmış ifadelerle tutukluluğu uzatması ve yurt dışına çıkış yasağı ya da kefalet gibi alternatif tedbirleri hiç değerlendirmemesi nedeniyle haklı gösterilemediğine karar vermiş; bu tür kalıp gerekçelerle uzatılan tutukluluğun Türkiye açısından yaygın ve sistematik bir sorun olduğunu AİHS m.46 kapsamında ayrıca tespit etmiştir. Tutukluluğa itiraz dilekçesinde, kararın somut olguya dayanmayan kalıp gerekçesinin ve alternatif tedbirlerin değerlendirilmemesinin bu karara atıfla vurgulanması mümkündür.

Karar metni — HUDOC (Türkçe özet çeviri)

Anayasa Mahkemesi uyarısı: AYM kararlarında genel olarak, tutukluluğun makul süreyi aştığı iddiası, bireysel başvurunun incelendiği tarihte başvurucu tahliye edilmiş veya hakkında hüküm verilmişse önce CMK m.141 tazminat yoluna götürülmelidir; aksi hâlde bu şikâyet başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunur (AYM, B. No: 2018/29792, 31.12.2020; AYM, B. No: 2023/91124, 13.05.2025). Bu nedenle uzun tutukluluk şikâyeti, tutukluluk devam ederken ve itiraz yolu tüketildikten hemen sonra AYM’ye taşınmalıdır.

AYM, B. No: 2018/29792 kararı · AYM, B. No: 2023/91124 kararı

Anayasa Mahkemesi, B. No 2023/91124, 13.05.2025 (İkinci Bölüm, ihlal, oy birliği)

AYM, tutuklamanın ön koşulunun “suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti” olduğunu; başvurucunun sosyal medya paylaşımının aleni bilgilere dayandığı yönündeki savunması karşısında soruşturma belgelerinde bu paylaşımın örgütsel bir ilişki içinde yapıldığına dair somut bir olgu veya tespit bulunmamasının, kuvvetli belirtinin yeterince ortaya konulamadığı anlamına geldiğini belirterek Anayasa m.19/3 kapsamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Kuvvetli belirti bulunmadığından tutuklama nedenlerinin ve ölçülülüğün ayrıca incelenmesine gerek görülmemiş; başvurucuya manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. (Not: Bu başlık için Yargıtay yerine, kuvvetli suç şüphesi kıstasını doğrudan uygulayan güncel bir AYM kararı tercih edilmiştir.)

Karar metni — anayasa.gov.tr

Sıkça Sorulan Sorular

Tutukluluğa itiraz süresi nedir?

CMK m.268 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gündür. Süre içinde itiraz edilmezse tahliye talebi yine her zaman yapılabilir (CMK m.104).

Aynı dosyada kaç kez tahliye talep edilebilir?

Tahliye talebi için sayısal bir sınır yoktur. Şüpheli, sanık veya müdafi, koşullarda değişiklik olduğunu ileri sürerek dosyanın her aşamasında yeniden tahliye talebinde bulunabilir. Merci, talebi en geç beş gün içinde karara bağlar.

Adli kontrol nedir?

Adli kontrol, tutuklamaya alternatif oluşturan ve kişinin hürriyetini tümüyle kısıtlamadan yükümlülükler getiren bir koruma tedbiridir (CMK m.109). Yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya konutu terk etmeme gibi tedbirler bu kapsamdadır.

Tutukluluk hangi sürelerle incelenir?

Tutukluluğun devamına ilişkin değerlendirme, soruşturma ve kovuşturma aşamasında en geç otuzar günlük sürelerle resen yapılır (CMK m.108). Şüpheli veya müdafi bu incelemeden bağımsız olarak da tahliye talebinde bulunabilir.

Hukuki Uyarılar ve Kullanım Notları

Bu sayfadaki dilekçe örneği yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve her somut olayın kendine özgü koşullarına göre uyarlanmalıdır. Hazır şablonun olduğu gibi kullanılması, dosyanızdaki delil durumu ve usul ayrıntılarını yansıtmayabileceğinden hak kaybına yol açabilir.

İçerik, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca bilgilendirme niteliğindedir; herhangi bir sonuç taahhüdü içermez. Tutukluluk gibi kişi hürriyetini doğrudan etkileyen konularda, dilekçenizi bir ceza avukatıyla birlikte hazırlamanız önemle tavsiye edilir.

İlgili Hukuki Konular

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarhukuk@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarhukuk@gmail.com