İhbar dilekçesi, bir kişinin öğrendiği bir suçu Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirmesini sağlar; suç duyurusundan farkı, ihbarda bulunan kişinin genellikle suçtan doğrudan zarar görmeyen üçüncü bir kişi olmasıdır (CMK m.158).
- Şikâyete bağlı olmayan re’sen soruşturulan suçlarda herkes ihbarda bulunabilir; bazı suçlarda kamu görevlilerine ve sağlık mesleği mensuplarına ihbar zorunluluğu vardır (TCK m.279, m.280).
- Dilekçe örneği şablon niteliğindedir; taraf bilgileri, hukuki dayanak ve talep her somut olaya göre ayrıca uyarlanmalıdır.
Önemli Bilgilendirme: Bu sayfa yalnızca genel hukuki bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlıkta avukatlık hizmeti veya hukuki danışmanlık sunmaz. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları gereği bu içerik reklam, iş bağlantısı veya müvekkil-vekil ilişkisi tesisi niteliğinde değildir. Somut olayınızın hukuki niteliği, delil durumu ve usul detayları için mutlaka bir avukata danışmanız gerekir. Dilekçe örneği şablon niteliğindedir; her dosyada içerik, taraf bilgileri, hukuki dayanak ve talep somut olaya göre uyarlanmalıdır.
İhbar Dilekçesi Nedir?
İhbar dilekçesi, bir kişinin işlendiğini öğrendiği bir suçu Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya yetkili kamu makamına tanıklığı altında bildirmesini sağlayan başvuru belgesidir. Suç duyurusundan farkı, ihbarda bulunan kişi genellikle suçtan doğrudan zarar görmeyen üçüncü bir kişidir (CMK m.158). Şikayete bağlı olmayan re’sen soruşturulan suçlarda herkes ihbarda bulunabilir; bazı suçlarda kamu görevlilerine ve sağlık mesleği mensuplarına ihbar zorunluluğu getirilmiştir (TCK m.279, m.280).
İhbar Dilekçe Şablonu
[YETKİLİ İL/İLÇE] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
İHBAR EDEN: [Ad Soyad / İsim gizli kalmak isteniyorsa “Kimliği Saklı Tutulması Talepli İhbarcı”], [TC], [Adres], [Telefon]
İHBAR EDİLEN KİŞİ/KURUM: [Ad Soyad / Kurum adı — bilinmiyorsa “Faili Meçhul”]
SUÇ: [Örn: Görevi Kötüye Kullanma — TCK m.257 / Rüşvet — TCK m.252 / Çevreye Karşı İşlenen Suç — TCK m.181 vb.]
SUÇ TARİHİ/YERİ: [GG.AA.YYYY] — [İl/İlçe/Adres]
KONU: Aşağıda açıklayacağım fiilin/fiillerin işlendiğini bilgilerime ulaşması nedeniyle resmi makamlarınıza ihbar etmek istemekteyim.
AÇIKLAMALAR
1. İhbar Konusu Olay: [Bilgi sahibi olduğunuz olayı tarih, yer, kişi ve eylem detaylarıyla anlatın. Örnek: “[Tarih] tarihinde [yer]’de bulunduğum sırada [kişi/kurum]’un [eylem]’i gerçekleştirdiğine şahit oldum/öğrendim.”]
2. Bilgi Kaynağım: [Olayı nasıl öğrendiğinizi belirtin: bizzat görme, başkasından duyma (kim, ne zaman?), belge inceleme, medya vb.]
3. Tanıklar: [Varsa olaya tanık olabilecek kişilerin ad-soyad ve iletişim bilgilerini, yoksa “tanık bilinmemektedir” ifadesini koyun.]
4. Kimlik Gizliliği Talebi: [Eğer ihbarcı olarak kimlik gizliliği talep ediyorsanız, CMK m.158/5 ile 4483 sayılı Kanun m.4/3 ve TCK m.267’ye aykırı kullanım iddiasında bulunulamaması koşuluyla “ihbar dilekçesinin gizli işleme alınmasını talep ederim” ifadesini ekleyin.]
HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m.158, m.160; 5237 sayılı TCK m.278, m.279, m.280 ve ilgili madde(ler); 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun (uygulanabilirse).
HUKUKİ DELİLLER: Olayla ilgili her türlü belge, ses/görüntü kaydı, tanık beyanları, kurum yazışmaları, ekran görüntüleri.
NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar konusu fiil(ler) hakkında soruşturma başlatılmasına, gerekli görülen tedbirlerin alınmasına ve toplanacak delillere göre kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve ihbar ederim.
[GG.AA.YYYY]
İhbarcı
[Ad Soyad — İmza]
Kanuni Dayanak
CMK m.158/1: “Suça ilişkin ihbar veya şikayet, Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya kolluk makamlarına yapılabilir.” İhbar yazılı veya sözlü olarak yapılabilir; sözlü ihbarlar tutanağa geçirilir.
CMK m.158/5: İhbar veya şikayet konusu olayın incelenmesinde önemli görülen kişilerin kimliği, ihbarcı veya şikayetçinin talebi üzerine gizli tutulabilir.
TCK m.279: Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, bu suça ilişkin olarak hakkında soruşturma yapılır.
TCK m.280: Sağlık mesleği mensupları, görevlerini yaptıkları sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaştıklarında durumu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür.
İftira yasağı (TCK m.267): Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İlgili Yargıtay Kararları
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E.2013/13860 K.2013/16219, 17.12.2013 (oy birliği)
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi (TCK m.279) suçundan iki sanık hakkında verilen beraat hükmünü şikâyetçinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay, bu suçta korunan hukuki yararın kamu düzeni olduğunu ve suçun niteliği gereği şikâyetçinin suçtan doğrudan zarar gören konumunda bulunmadığını belirterek temyiz isteğini reddetmiştir. Karar, TCK m.279’un kişisel bir mağdura değil kamuya yönelik bir suç olduğunu; bu nedenle bildirim yükümlülüğünün ihlalinden yakınan üçüncü kişinin ceza davasına katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının sınırlı olduğunu göstermektedir. (Not: Bu düzenleme 5237 sayılı TCK m.279’dur; CMK m.279 istinaf başvurusunun reddine ilişkindir.)
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2012/28205 K.2013/19814, 20.06.2013 (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine, oy birliği, bozma)
Kolluğa telefonla verdiği bilgide, kendisinin kullandığı aracı tanıdığı bir Cumhuriyet savcısının kullandığını söyleyen sanık hakkındaki iftira suçundan beraat hükmü önce onanmış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Daire onama kararını kaldırmıştır. Kararda, TCK m.267 gerekçesine dayanılarak iftira suçunun ancak isnat edilen kişinin fiili işlemediğinin bilinmesi hâlinde ve hakkında soruşturma ya da kovuşturma başlatılmasını sağlama amacıyla, yani doğrudan kastla işlenebileceği; olası kastla iftiranın mümkün olmadığı açıklanmıştır. Daire, sanığın eyleminin kendisi hakkındaki soruşturmayı engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Karar, ihbarda bulunanın yanılmasının tek başına iftira sayılmayacağını, aranan unsurun isnadın asılsız olduğunun bilinmesi olduğunu göstermesi bakımından yol göstericidir.
Kullanım Rehberi
Bu Dilekçeyi Nasıl Kullanmalı?
- Şablonu olayınıza uyarlayın: Köşeli parantez içindeki [tüm alanları] kendi bilgileriniz/olayınız ile değiştirin. Boş bırakmayın.
- Süreye dikkat: CMK m.158 (her zaman) / TCK m.66 (dava zamanaşımı sınırı) hükmündeki yasal süreyi kaçırmayın; süre geçtikten sonra dilekçe usul yönünden reddedilir.
- Delilleri ek olarak sunun: Banka dekontu, mesaj/ekran görüntüsü, tanık listesi vb. delillerinizi EK bölümünde sıralayın ve dilekçeye fiziksen ekleyin.
- İmzayı atın: Islak imza zorunludur; e-imza/UYAP başvurularında elektronik imza yeterlidir.
- Doğru mercii seçin: Yetkili mahkeme/savcılık veya merci; usul kurallarına aykırı başvurular reddedilir.
- Avukat desteği: Karmaşık ve hak düşürücü süreli işlemlerde mutlaka bir avukat ile çalışın.
Sıkça Sorulan Sorular
İhbar ile şikayet farkı nedir?
Şikayet, suçtan zarar görenin yaptığı başvurudur ve bazı suçlarda dava şartıdır (TCK m.73). İhbar ise herhangi bir kişinin işlendiğini öğrendiği suçu yetkili makama bildirmesidir; ihbarcı genellikle suçtan zarar gören değildir.
İhbar isimsiz yapılabilir mi?
İsimsiz (anonim) ihbarlar Cumhuriyet savcılığınca kural olarak işleme alınmaz; ancak suçun delili niteliğinde somut bilgi içeriyorsa savcılık re’sen soruşturma başlatabilir. CMK m.158/5’e göre kimliğin gizli tutulmasını talep ederek açık kimlikle ama gizli işleme alınma talep edilebilir.
İhbarda iftira suçu işlenir mi?
Bildiği halde işlemediği bir suçu birine isnat eden kişi TCK m.267 uyarınca iftira suçundan yargılanır. İhbarda samimi olmayan, kasıtlı asılsız bilgi vermek ciddi yaptırımlara tabidir.
Kamu görevlisi ihbar etmek zorunda mı?
Evet, TCK m.279 uyarınca görevi nedeniyle bir suçu öğrenen kamu görevlisinin durumu yetkili makamlara bildirmesi yasal zorunluluktur. Aksi halde “görevi ihmal” veya “kanunsuz emir” gibi suçlardan sorumluluk doğabilir.
Kanunun Kendi Cümleleri: Nereye, Nasıl ve Hangi Riskle
1. İhbarın muhatabı: yalnızca savcılık değil
CMK m.158, ihbarın yapılabileceği makamları geniş tutar:
- m.158/1: “Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.”
- m.158/2: valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Yani yanlış makama verilen dilekçe geçersiz sayılmaz, resen iletilir.
- m.158/3: yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlarda Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbarda bulunulabilir.
- m.158/4: bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen suçlarda ilgili kurum idaresine yapılan ihbar, gecikmeksizin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
- m.158/5: ihbar yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. Şekil zorunluluğu yoktur.
2. Soyut ve genel ihbar: soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı
Dilekçenin içeriğini belirleyen asıl hüküm, KHK-694 ile eklenip 7078 sayılı Kanunla aynen kabul edilen m.158/6‘dır: “İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez.”
Üç pratik sonuç doğar. Birincisi, dilekçe somut olmalı: tarih, yer, kişi, fiil ve varsa belge açıkça yazılmalıdır; “yolsuzluk yapılıyor” gibi genel ifadeler bu fıkra uyarınca doğrudan reddedilir. İkincisi, karar varsa ihbarda bulunana bildirilir ve buna karşı CMK m.173’teki usule göre itiraz edilebilir; itirazın kabulü halinde başsavcılık soruşturma işlemlerini başlatır. Üçüncüsü, bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ayrı bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir; yani kişinin adli sicilinde iz bırakmaz.
3. İhbar bir hak değil, bazı hallerde yükümlülüktür
- Herkes bakımından (TCK m.278): “İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Aynı ceza, işlenmiş olmakla birlikte sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu bildirmeyen kişi için de geçerlidir. Mağdurun on beş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda olması halinde ceza yarı oranında artırılır. Maddenin dördüncü fıkrası önemli bir koruma içerir: tanıklıktan çekinebilecek kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz.
- Kamu görevlileri bakımından (TCK m.279): “Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Suç adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Dikkat: bu suçta yalnızca bildirmemek değil, gecikme göstermek de yeterlidir.
4. Asıl risk: iftira (TCK m.267)
İftira suçunun unsuru “işlemediğini bildiği halde” ifadesinde gizlidir: yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın yoluyla, işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yani yanılma veya yeterli şüphenin sonradan doğrulanmaması tek başına iftira değildir; aranan, isnadın asılsız olduğunun bilinmesidir.
Ağırlaştırıcı haller sertçedir: fiilin maddî eser ve delillerinin uydurulması halinde ceza yarı oranında artırılır; mağdur hakkında gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa ceza yine yarı oranında artar; mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. Zamanaşımı bakımından da özel bir kural vardır: “İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.”
5. Dilekçenin somutluk kontrolü
- Fiil: ne yapıldı? Hangi eylem, hangi tarihte, nerede?
- Kişi: kim yaptı? Bilinmiyorsa, kime ait olduğu belirlenebilecek veriler nelerdir?
- Delil: hangi belge, kayıt, tanık veya dijital iz var? Nerede bulunabilir?
- Bilgi kaynağı: ihbarcı bunu nasıl öğrendi? (Bu, hem CMK m.158/6 elemesinden geçmek hem de iftira tartışmasına karşı iyi niyeti göstermek bakımından önemlidir.)
- Talep: hangi suç bakımından soruşturma isteniyor?
Mevzuat metinleri: 5271 sayılı CMK m.158 ve m.173 ile 5237 sayılı TCK m.267, m.278 ve m.279.
