Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi kasten yaralama suçunun temel hâlini, 87. maddesi ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerini düzenler. Suç, başkasının vücuduna acı veren, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kasıtlı her türlü fiili kapsar. Uygulamadaki temel ölçüt, fiilin yarattığı yaralanmanın derecesi ve neticenin niteliğidir.
Yaralanmanın Derecesi ve Hukuki Sonucu
Yaralanma, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteyse TCK 86/2 uygulanır ve suç şikayete tabidir. Yaralanma bunun ötesindeyse temel hal (TCK 86/1) işler ve şikayete tabi değildir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerde — kemik kırığı, yaşamsal tehlikeye sokma, duyu veya organ kaybı, yüzde sabit iz, sürekli iş gücü kaybı, gebe kadına karşı işlenip çocuğun düşmesi — TCK 87’deki katsayılar ekleyici biçimde uygulanır ve ceza önemli ölçüde artar.
İlgili Yargıtay Kararı
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin kararı, kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli ele almakta; yaralanmanın derecesinin (basit tıbbi müdahale, kemik kırığı, yaşamsal tehlike) tespit yöntemini ve TCK 87’deki nitelikli hallerin uygulanma sınırlarını ortaya koymaktadır. Karar, adli tıp raporlarının ve hekim raporlarının değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gereken hususları göstermesi bakımından yol göstericidir.
Yargıtay 4. CD, E. 2022/15607, K. 2025/12022, 26.06.2025 — Karar metni
Haksız Tahrik ve Meşru Savunma
Kasten yaralama davalarında savunma tarafının sıklıkla başvurduğu iki kurum haksız tahrik (TCK 29) ve meşru savunmadır (TCK 25). Haksız tahrik, failin haksız bir fiilin etkisiyle hareket etmesi durumunda cezadan indirim sağlar. Meşru savunma ise saldırıya uğrayan kişinin ölçülü ve gerekli güç kullanması durumunda fiili hukuka uygun hâle getirir. İkisi de somut olayın bütününe göre değerlendirilir.
Basit ve Nitelikli Yaralama Ayrımı
TCK m. 86/1’de düzenlenen kasten yaralama suçunun temel hâli, başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan eylemleri kapsar. Aynı maddenin 2. fıkrası, yaralamanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir hâllerini ayrı düzenler ve şikayete bağlı suç hâline getirir. TCK m. 86/3 ise nitelikli hâlleri sıralar: failin üstsoy, altsoy, eş, beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı, kamu görevlisine görevinden dolayı, silahla veya canavarca hisle yaralama hâllerinde ceza artırılır. Ceza hukuku uygulamasında nitelikli hâllerin tespiti, kovuşturmanın seyrini ve cezanın belirlenmesini doğrudan etkilemektedir.
TCK m. 87: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
TCK m. 87, kasten yaralama eyleminin sonucu beklenenden ağır netice doğurduğunda uygulanan özel hükümleri içerir. Duyu veya organ kaybı, konuşma ya da görme yeteneğinin yitirilmesi, çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzde sabit ize neden olma ile gebe kadının çocuğunun düşmesine yol açma gibi neticeler bu maddeyle düzenlenmiştir. Failin asıl kastı basit yaralama dahi olsa, oluşan ağır netice bakımından sorumluluğu m. 87 kapsamında değerlendirilir. Bu hükümde aranan şart, failin temel yaralama kastının bulunmasıdır; ağır netice yönünden ayrıca kast aranmaz, ancak kusurun varlığı zorunludur.
Meşru Savunma, Sınırın Aşılması ve Haksız Tahrik
TCK m. 25 kapsamındaki meşru savunmada, kendisine veya başkasına yöneltilen haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu söz konusudur. Saldırı bitmişse meşru savunma şartları gerçekleşmemiş kabul edilir. Meşru savunmanın sınırının heyecan, korku ve telaşla aşılması (TCK m. 27/2) bakımından kusur kaldırılır ve faile ceza verilmez. Haksız tahrik bakımından ise TCK m. 29 hükmü uyarınca; haksız fiilin doğurduğu hiddet veya elemin etkisi altında işlenen suç bakımından ceza belirli oranlarda indirilir. Tahrike yol açan fiilin tahrik altındaki failin eylemine oranı, indirim oranının belirlenmesinde belirleyicidir.
Uzlaştırma, Şikâyet ve Hak Düşürücü Süreler
CMK m. 253 kapsamında kasten yaralama suçunun temel hâli ile basit yaralama nitelikli (m. 86/2) hâli uzlaştırma kapsamındadır. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen yaralama bakımından uzlaştırma uygulanmaz. Şikayete tabi suçlarda altı aylık şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Şikayetten vazgeçilmesi davayı düşürür; ancak bu hak yalnızca şikayete bağlı suçlar için söz konusudur. Bu nedenle eylemin hangi fıkraya gireceği, vazgeçmenin sonuçları bakımından da büyük önem taşır.
Savunmada Sık Karşılaşılan Hatalar
Savunmada en sık görülen hata, basit yaralama (m. 86/2) niteliğindeki eylemin doğrudan ağır yaralama olarak değerlendirilmesi ve uzlaştırma fırsatının kaçırılmasıdır. Adli rapor ve hekim görüşü, yaralanmanın “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” olup olmadığı bakımından belirleyici delildir. Bir diğer hata, meşru savunma şartlarının somut olaya uygulanmadan, saldırının başlangıç ve bitiş anının kayıt altına alınmadan ileri sürülmesidir. Haksız tahrik bakımından ise tahrik fiilinin niteliği ile failin tepkisinin orantısı somut delillerle ortaya konulmalı; mağdurun şikayetten vazgeçme hakkı bulunsa dahi, soruşturma kapsamındaki adli süreç ile şikayete bağlı işleyiş ayrımı titizlikle gözetilmelidir. Olay sırasındaki tehdit ve hakaret unsurları için hakaret ve tehdit konulu çalışmamız yardımcı kaynaktır.
