Sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, ceza hukukundaki klasik suç tiplerini dijital ortamda yeniden tanımlamıştır. Hakaret, tehdit, şantaj ve hesap ele geçirme; bugün Yargıtay’ın en sık karar verdiği konular arasındadır. Bu yazıda dört ayrı suç tipine ilişkin son dönem Yargıtay kararları bir arada incelenmektedir.

Sosyal Medya Hesabının Ele Geçirilmesi

Sosyal medya hesabının izinsiz erişim yoluyla ele geçirilmesi, esasen TCK 243 kapsamında bilişim sistemine girme suçunu oluşturur. Hesap içindeki kişisel verilerin elde edilmesi durumunda TCK 136 ile içtima gündeme gelir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin kararı, hesap ele geçirme olaylarında bilişim sistemine girme ile kişisel verileri ele geçirme suçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Yargıtay 8. CD, E. 2024/22283, K. 2025/280, 09.01.2025Karar metni

Sosyal Medyada Hakaret (TCK 125)

Sosyal medya paylaşımlarının kamuya açık niteliği, hakaret suçunda “aleniyet” unsurunun tartışmasız gerçekleşmesini sağlar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin kararı, internet ortamında alenen hakaret (TCK 125/2) suçunun unsurlarını, aleniyet kavramının kapsamını ve hakaret ile ağır eleştiri/ifade özgürlüğü sınırını ele almaktadır. Karar, eleştirinin sertliği ile hakaretin teşkili arasındaki çizgide hâkimin somut olay değerlendirmesinin önemine işaret eder. Hakarete konu edilen içeriğin aynı zamanda hile aracı olarak kullanılması durumunda TCK 158/1-f nitelikli dolandırıcılık da gündeme gelebilir.

Yargıtay 4. CD, E. 2022/13022, K. 2025/9430, 21.05.2025Karar metni

Mesajlaşma Uygulamalarında Tehdit (TCK 106)

WhatsApp, Telegram veya doğrudan mesaj yoluyla iletilen tehdit ifadeleri, TCK 106 kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin kararı, 6284 sayılı Kanun kapsamına da giren tehdit fiilini değerlendirerek, suçun mağdurda ciddi korku yaratmaya elverişlilik unsurunu ele almıştır. Karar, tehditin yazılı ortamda yapılması durumunda dahi içeriğin objektif olarak mağdurda korku yaratmaya elverişli olmasının arandığını ortaya koyar.

Yargıtay 8. CD, E. 2024/22492, K. 2026/123, 06.01.2026Karar metni

Görüntü/Bilgi Paylaşımı Tehdidiyle Şantaj (TCK 107)

Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında elde edilen özel görüntü veya bilgilerin “paylaşırım” tehdidiyle menfaat talep edilmesi şantaj suçunu oluşturur. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin kararı, TCK 107 şantaj suçunda “hukuka aykırı yarar sağlama” ve mağdurun iradesini baskı altına alma unsurunu değerlendirmektedir. Karar, şantajın oluşması için talep edilen yararın hukuka aykırı olması gerektiğini, meşru bir hakkın talep edildiği durumlarda şantajdan söz edilemeyeceğini ortaya koyar.

Yargıtay 6. CD, E. 2025/5783, K. 2025/10990, 10.12.2025Karar metni

Mağdurun Yapması Gerekenler

Sosyal medya kaynaklı suçlarda mağdurun ilk adımı, hukuka aykırı içeriğin ekran görüntüsünü URL ve tarih bilgisiyle birlikte almak ve mümkünse noter aracılığıyla tespit yaptırmaktır. Hesabı ele geçirildiyse, platformun resmi geri kazanım yolu hızla işletilmeli; aynı zamanda Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç şikayetinde bulunulmalıdır. Hakaret ve tehdit suçlarında şikayet süresi (TCK 73/2) altı aydır ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar; bu süre kaçırıldığında ceza sorumluluğu düşeceğinden hızlı hareket etmek gerekir. Kişisel veri boyutu için ayrıca TCK 136 içtihat derlemesi incelenmelidir.

Dijital Delil Toplama ve Noter Tespiti

Sosyal medya kaynaklı suçlarda en kritik aşama, eylemin yayıldığı içeriğin kaybolmadan önce hukuka uygun biçimde belgelenmesidir. Ekran görüntüleri, içeriğin URL’si, paylaşım tarihi ve saati, kullanıcı bilgileri ve hesabın ekran videosu temel delil parametreleridir. Daha güçlü delil değeri için içeriğin noter aracılığıyla tespit ettirilmesi tercih edilmelidir. Noter tespiti, içerik silinmiş ya da değiştirilmiş olsa dahi delil değerini koruyan resmi belge niteliğindedir. Bunun yanı sıra HSH (hash) değeri alınarak yedeklenen dijital dosyalar, bilirkişi incelemesi sırasında bütünlüğün korunduğunu ortaya koymaktadır. Bilişim hukuku uygulamasında, hukuka aykırı biçimde elde edilmiş delillerin değerlendirme dışı bırakılma riski nedeniyle delil zincirinin titiz yürütülmesi gerekir.

Şikâyet Hakkı, Zamanaşımı ve Erişim Engelleme

Hakaret suçu (TCK m. 125) ve tehdit (TCK m. 106/1) gibi suçlar şikayete tabi olup, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayette bulunması gerekir. Şantaj (TCK m. 107) ve verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK m. 136) bakımından ise kovuşturma resen yapılır. Mağdurun, eylem devam ederken 5651 sayılı Kanun kapsamında erişim engelleme yoluna başvurması da mümkündür. Sulh ceza hâkimi tarafından verilen erişim engelleme kararları, içeriğin yayılımının durdurulması ve mağdurun kişilik haklarının korunması bakımından hızlı bir koruma sağlamaktadır. Ayrıca BTK Bilgi İhbar Merkezi üzerinden başvuru ile içeriğin platformlardan kaldırılması talep edilebilmektedir.

Kimlik Tespiti: IP, MAC ve Platform Yazıları

Failin kimliğinin tespit edilmesi soruşturmanın en zorlu aşamasıdır. Cumhuriyet savcılığı kanalıyla platform üzerinden hesap sahibinin IP, MAC adresi, telefon ve e-posta bilgileri talep edilir. Yurt içi internet servis sağlayıcılarından IP eşleştirmesi yapılarak gerçek kullanıcı kimliği tespit edilir. Yurt dışı platformlarda ise hukuki yardım talepleri devreye girer; sürecin uzaması nedeniyle koruma tedbirleri ile erişim engelleme kararları paralel olarak yürütülmelidir. Birden fazla hesabın aynı kişiye ait olduğu iddialarında, kullanım örüntülerinin teknik bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerekir.

Manevi Tazminat ve Hukuki Yollar

Sosyal medya kaynaklı eylemler, ceza yargılaması yanında TMK m. 24-25 kapsamında kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığında manevi tazminat davasına da konu olabilmektedir. Hâkim; mağdurun sosyal konumu, eylemin yaygınlığı, içeriğin etkisi, içeriğin paylaşılma süresi ve failin kusur derecesi gibi unsurları birlikte değerlendirir. Aynı zamanda davacı, eylemin sonlandırılması, içeriğin kaldırılması ve hükmün özetinin yayımlanmasını talep edebilir. Hesap çalma yoluyla işlenen sahtekârlık veya dolandırıcılık eylemlerine ilişkin değerlendirmeler için bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık başlıklı çalışmamız incelenebilir.

İlgili Yazılar

Yargıtay 4. CD, 2024/734 E. 2026/4149 K. (25.02.2026) — Tehdit ve Hakaret Onama-Bozma

Sosyal medya ve fiziki ortamda tehdit-hakaret suçlarına ilişkin önemli bir karar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 25.02.2026 tarihli kararında tehdit suçundan verilen yasal sınır altı hükümlerin kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi olmadığına hükmetmiştir. Hakaret suçu yönünden ise infaz kurumuna kabul sırasındaki üst aramasında gerçekleşen söz fiilinin aleniyet unsurunu taşımadığı ve TCK m.125/4 ile artırım uygulanamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca TCK m.129 haksız tahrik hükümlerinin sanığın işkence/kötü muamele iddiası karşısında tartışılmaması da bozma sebebi sayılmıştır. Yargıtay tam metin için tıklayın.

Pratik sonuç: Sosyal medya hakaret-tehdit davalarında aleniyet unsuru her olay özelinde değerlendirilmelidir; izole ortamda (örn. kapalı grup, özel mesaj, aranan kişiye direkt mesaj) söylenen sözler için TCK m.125/4 artırımı otomatik uygulanamaz.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr
/* --- Anti-FOUC for header navigation (ilk render anında menünün beyaz kutuda yığılı görünmesini önler) --- */