Boşanma davasının sonuçlarından biri, bakım yükümlülüğünün eşler ve çocuklar bakımından yeniden düzenlenmesidir. Bu kapsamda iki temel nafaka türü önem taşır: TMK 175 ile düzenlenen yoksulluk nafakası ve TMK 182 ile düzenlenen iştirak nafakası.

İştirak Nafakası (TMK 182)

İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin müşterek çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katılma yükümlülüğüdür. Hâkim, nafakanın miktarını belirlerken çocuğun ihtiyaçlarını, ebeveynlerin ekonomik durumunu, çocuğun yaşı ve eğitim düzeyini değerlendirir. Nafaka çocuğun ergin olmasına, evlenmesine veya kendi kendini idare edebilecek duruma gelmesine kadar devam eder.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3362, K. 2025/12051, 29.12.2025 tarihli kararı (UYAP İçtihat Bankası), iştirak nafakasının tayininde tarafların ekonomik güçlerinin somut delillerle değerlendirilmesi, çocuğun gerçek ihtiyaçlarının saptanması ve hakkaniyete uygun bir miktar belirlenmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Karar; sabit gelirin yetersizliği, mevsimsel gelir farklılıkları ve ek gelir kalemlerinin nasıl değerlendirileceği konusunda yol göstericidir.

Yoksulluk Nafakası (TMK 175)

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan geçimi için isteyebileceği nafakadır. Süresizdir; ancak nafaka alanın yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması, haysiyetsiz yaşam sürmesi veya ölümü hâllerinde sona erer.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5173, K. 2025/11981, 25.12.2025 tarihli kararı (UYAP İçtihat Bankası), yoksulluk kavramının somut ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini; asgari ücretin altında veya çok az üzerinde gelir elde etmenin tek başına yoksulluğun yokluğunu göstermediğini vurgulamaktadır. Karar; kusurun ağırlığı, gelir kaynakları, ev sahibi olup olmama, sosyal güvenlik durumu gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Nafakanın Uyarlanması

TMK 176/4 uyarınca tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafakanın miktarı azaltılabilir, artırılabilir veya kaldırılabilir. Enflasyon, gelirde önemli azalma, çocuğun eğitim aşamasının değişmesi, ek sağlık ihtiyaçlarının doğması bu sebeplerin başında gelir. Tarafların ek olarak ÜFE/TÜFE artış oranıyla uyarlanmasına da hükmedilebilir.

Nafakanın İcrası ve Yaptırımları

Nafaka borcunun ödenmemesi, ilamlı icra takibinin yanında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi kapsamında tazyik hapsi yaptırımına da konu olabilir. Şikâyet süresine uyulması, alacaklının haklarının korunması bakımından önemlidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nafakaya ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetki bakımından TMK m. 177 ve devamı hükümler uyarınca boşanma davasından sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu kural, ekonomik açıdan zayıf konumdaki tarafın korunması amacını yansıtmaktadır. Aile hukuku kapsamındaki nafaka uyuşmazlıklarında yetki itirazlarının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerektiği, aksi hâlde dikkate alınmayacağı unutulmamalıdır.

Yoksulluk Nafakasının Koşulları ve Süresi

Yoksulluk nafakası talep edilebilmesi için boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, boşanmada daha fazla kusurlu olmaması gerekir. Eşit kusurlu eşler bakımından yoksulluk nafakasına hükmedilebileceği yönünde Yargıtay içtihadı yerleşmiştir; ancak hâkim, kusur dağılımını ve nafaka miktarını birlikte değerlendirir. Yoksulluk kavramı, sabit ve sürekli bir gelire sahip olmamak, asgari yaşam koşullarını kendi imkânlarıyla karşılayamamak şeklinde değerlendirilmektedir. Nafakanın süresi bakımından TMK m. 175 hükmü süresiz nafakayı esas almakta; ancak nafaka alacaklısının evlenmesi, fiilen evliymiş gibi yaşaması, haysiyetsiz hayat sürmesi ya da yoksulluğun ortadan kalkması hâllerinde nafakanın kaldırılması gündeme gelmektedir.

İştirak Nafakasının Belirlenmesinde Ölçütler

İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücüyle orantılı biçimde katılması esasına dayanır. Hâkim; çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları, gelir düzeyleri, mevcut sosyal güvenceleri ile yaşadıkları çevreyi birlikte değerlendirir. Üvey çocuklar bakımından da TMK m. 327’deki bakım yükümlülüğü ölçüsünde nafakaya hükmedilebilmektedir. Çocuğun reşit olması, kural olarak iştirak nafakasını sona erdirir; ancak çocuk eğitimine devam ediyorsa ve kendi imkânlarıyla geçinemiyorsa yardım nafakası adı altında nafaka ödenmesi sürebilir.

Nafakanın Uyarlanmasında ÜFE/TÜFE ve Hayat Koşulları

TMK m. 176/4 uyarınca, irat şeklinde ödenmesine karar verilen nafaka miktarı, mahkeme kararıyla artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir. Tarafların ekonomik koşullarının değişmesi, çocuğun büyümesiyle giderlerin artması veya nafaka borçlusunun mali gücünün ciddi biçimde değişmesi, uyarlama davasının açılması bakımından temel sebeplerdir. Uygulamada ÜFE/TÜFE değerleri kıstas olarak alınmakla birlikte, Yargıtay’ın yerleşik içtihadında salt enflasyon oranlarının uygulanmasının yeterli olmadığı; tarafların somut ekonomik koşullarının da değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. İcra sürecinin işleyişi için icra ve iflas hukuku kapsamındaki çalışmalarımız tamamlayıcı niteliktedir.

Sık Karşılaşılan Hatalar

Uygulamada en sık görülen hata, yoksulluk nafakası taleplerinin daha az kusurlu eş tarafından ileri sürülmemesi ya da kusur durumunun dilekçede yeterince ortaya konulmamasıdır. Bir diğer hata, iştirak nafakası miktarının çocuğun somut giderleriyle desteklenmemesi ve istemin soyut kalmasıdır. Ayrıca uyarlama davalarında, ekonomik koşullardaki değişikliğin yalnızca enflasyon verisiyle değil; tarafların gelir-gider analiziyle birlikte belgelenmesi büyük önem taşır. Anlaşmalı boşanma protokollerinde nafakanın hâkim denetimine ilişkin esaslar için anlaşmalı boşanma protokolü konulu çalışmamız incelenebilir.

Sonuç

Yoksulluk ve iştirak nafakası, boşanmanın sosyal ve ekonomik sonuçlarını dengelemenin temel araçlarıdır. Nafakanın doğru tespiti ve gerektiğinde uyarlanması; tarafların ekonomik durumlarının, çocuğun ihtiyaçlarının ve hakkaniyet ilkesinin titizlikle değerlendirilmesini gerektirir.

İlgili Yazılar

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr
/* --- Anti-FOUC for header navigation (ilk render anında menünün beyaz kutuda yığılı görünmesini önler) --- */