İnternet Dolandırıcılığı Nereden Şikayet Edilir
İnternet dolandırıcılığı ve hukuki çerçeve
Ben Avukat Bilal Alyar olarak bu rehberi; özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi başta olmak üzere Türkiye genelinde internet dolandırıcılığı mağdurlarının “en hızlı ve doğru şekilde nereye, nasıl şikâyet edeceğini” netleştirmek için hazırladım. İnternette dolandırıcılığa uğradığınızda atacağınız ilk adımlar; hem paranın izinin sürülmesi hem de savcılık soruşturmasının etkin yürütülmesi açısından belirleyicidir.
İnternet dolandırıcılığı nedir?
“İnternet dolandırıcılığı” tek bir yöntemden ibaret değildir. Ortak payda şudur: Fail, mağdurun iradesini hileli davranışlarla yanlış yönlendirerek (aldatarak) mağdur veya bir başkası aleyhine kendisine/başkasına menfaat sağlar. Bu eylem; sosyal medya ilanları, sahte e-ticaret siteleri, “kargo/ödeme linki” tuzakları, oltalama (phishing), kimlik/hesap ele geçirme, “banka görevlisiyim” aramaları gibi çok farklı biçimlerde karşınıza çıkabilir.
Bu nedenle “nereye şikâyet edilir?” sorusunun tek cümlelik cevabı olsa da (savcılık/kolluk), olayın hangi suç tipine oturduğu ve hangi delilin nasıl korunacağı, uygulamada dosyanın seyrini değiştirir.
Hukuki boyutu nedir?
Türk hukukunda temel ayrım, dolandırıcılığın “basit” ve “nitelikli” hâlleridir:
- Dolandırıcılığın temel şekli: 5237 sayılı Kanun m.157’de düzenlenir; cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.
- Nitelikli dolandırıcılık: 5237 sayılı Kanun m.158’de, dolandırıcılığı ağırlaştıran hâller tek tek sayılır. İnternet dolandırıcılığı vakalarının çok büyük kısmında kritik bent şudur: “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” (m.158/1-f). Bu hâlde temel ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.
Ayrıca m.158/1’de bazı bentler bakımından ((e), (f), (j), (k), (l)) kanun koyucu daha da ağır bir alt sınır öngörmüştür:
Bu hâllerde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. İnternet/banka üzerinden yapılan dolandırıcılığın tipik örneği olan m.158/1-f bu gruptadır.
Ek olarak, nitelikli dolandırıcılıkta suçun üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise cezanın bir kat artırılması öngörülmüştür.
Neden bu konuda avukata ihtiyaç duyulur?
İnternet dolandırıcılığı dosyaları, “paranın gittiği hesap/IBAN var” diye kendiliğinden çözülmez. Uygulamada sorun genellikle şu başlıklarda çıkar:
Doğru suç vasfının kurulması (m.157 mi, m.158 mi; m.158/1-f mi, başka bir bent mi?), delillerin zamanında ve usulüne uygun toplanması, bankacılık hareketlerinin ve dijital izlerin (mesajlaşmalar, linkler, loglar) dosyaya kazandırılması ve soruşturma aşamasında etkin talepte bulunulması, sizin lehinize kritik rol oynar. Savcının suç şüphesini öğrenir öğrenmez gerçeği araştırma ve delil toplama yükümlülüğü vardır; ancak uygulamada dosyanın “ne kadar doğru sunulduğu” da önemlidir.
Bu yüzden ben, özellikle yüksek meblağlı veya örgütlü görünen vakalarda, süreci en baştan avukatla kurgulamanın hem hız hem de sonuç alma ihtimali bakımından daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.
Şikâyet nereye, nasıl yapılır?
Bu bölüm, “internet dolandırıcılığı nereden şikâyet edilir?” sorusunun çekirdek cevabıdır: Savcılığa veya kolluğa. Detayları aşağıda adım adım açıklıyorum.
Kanuni temel: Savcılık veya kolluk
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
Valilik/kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar/şikâyet de ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
Suçun yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken hâllerde ayrıca Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbarda/şikâyette bulunulabileceği düzenlenmiştir.
Pratikte en hızlı ve güvenli başvuru kanalları
İnternet dolandırıcılığı şikâyetinde amaç, dosyayı “en hızlı şekilde” savcılık soruşturmasına sokmak ve delilleri bozulmadan dosyaya taşımaktır. Bu açıdan ben şu sıralamayı öneriyorum:
Birincisi, en yakın polis/jandarma birimine veya doğrudan siber suçlar birimine başvurmak; ikincisi, doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu vermektir. Şahsen başvuru, dilekçenin imzalı sunulması ve delillerin birlikte teslim edilmesi uygulamada kritik kabul edilir.
Önemli bir pratik not: Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı içeriklerinde de vurgulandığı üzere, bilişim yoluyla dolandırıcılık gibi suçlarda taranmış dilekçenin e‑posta ile gönderilmesi uygulamada şikâyet başvurusu olarak kabul edilmeyebilir; imzalı dilekçe ile şahsen müracaat esası öne çıkar.
Not: Online ihbar, içerik ihbarı ve suç duyurusu aynı şey değildir
Vatandaşın kafasını en çok karıştıran nokta burasıdır.
- Online ihbar / acil ihbar: Emniyet Genel Müdürlüğü sitesinde “ihbar” bağlantıları bulunur. Ancak dolandırıcılık şikâyeti bir “olay bildirimi” olmaktan öte, çoğu zaman delil teslimi ve ifade gerektirir.
- İnternette içerik ihbarı: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu “İnternet İhbar Başvurusu” hizmeti, internette karşılaşılan suç unsurlu içeriklerin ihbarı için kullanılan bir kamu kanalıdır; e-Devlet Kapısı üzerinden erişilebilen bir hizmet olarak listelenir. Ancak bu kanal genellikle “içerik/erişim” boyutunda işlevseldir; paranın iadesi veya failin tespiti için ana yol yine savcılık/kolluk şikâyetidir.
Bu nedenle ben “BTK’ya ihbar ettim, bitti” yaklaşımını doğru bulmam. Eğer maddi kaybınız varsa veya failin tespiti/cezalandırılması hedefleniyorsa, CMK m.158 kapsamında savcılık/kolluk başvurusu mutlaka yapılmalıdır.
İstanbul ve Marmara Bölgesi için uygulama notu
İstanbul Emniyet Müdürlüğü dâhil olmak üzere il emniyet müdürlükleri bünyesinde siber suçlarla mücadele yapılanmaları mevcuttur; resmi iletişim/merkez bağlantıları il emniyet müdürlükleri üzerinden duyurulur.
Bu rehber, İstanbul merkezli bir bakışla yazılmış olsa da süreç hukuken Türkiye’nin her yerinde aynıdır: bulunduğunuz yerdeki savcılığa veya kolluğa başvuru yaparsınız; olayın niteliğine göre dosya ilgili birime yönlendirilir.
Hangi durumda hangi yolu seçmeliyim?
Aşağıdaki kısa yol haritası, pratik karar vermenizi kolaylaştırır:
- Para gönderdiniz / karttan çekim oldu / hesabınızdan transfer çıktıysa: Önce banka ile eş zamanlı hareket edin, aynı gün savcılık/kolluk şikâyetini yapın.
- Sahte site/ilan/link yüzünden dolandırıldıysanız: Siber suçlar birimine veya en yakın kolluğa gitmek delil yönetimi açısından daha hızlıdır; imzalı dilekçenizi ve ekran görüntülerinizi götürün.
- Yurt dışı bağlantısı varsa (yabancı numara, yabancı borsa, yabancı site): Yine Türkiye’de savcılığa başvurun; ayrıca CMK’nın öngördüğü şekilde elçilik/konsolosluk kanalını da değerlendirebilirsiniz.
İlk 24 saat: para ve delil yönetimi
İnternet dolandırıcılığı dosyalarında ilk 24 saat, çoğu zaman “en değerli zaman”dır. Çünkü para hareketleri hızla başka hesaplara aktarılabilir; dijital deliller silinebilir; cihaz formatlanabilir; mesajlar kaybolabilir.
Benim sahada gördüğüm en kritik hata şudur: Mağdur, panikle cihazı sıfırlar veya yazışmaları siler; sonra şikâyet eder. Oysa kolluğun ve savcılığın aradığı şey “dijital iz”dir.
Banka ile paralel ilerleyin
Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından paylaşılan genel bilgilendirmelerde de, banka ile görüşülerek işlem detayının ve hesap hareketlerinin temin edilmesi vurgulanır. Ben de aynı yaklaşımı öneriyorum: banka ile görüşün, işlem dekontu/ekstresi, alıcı adı‑soyadı/unvan, IBAN, açıklama, saat, kanal (FAST/EFT/havale/kart işlemi), varsa referans numarası gibi bilgileri mutlaka alın.
Burada hedef, şikâyet dilekçenize “somut iz” koymaktır. Savcı CMK gereği delilleri toplamakla yükümlüdür; ancak siz somut verileri dosyaya hızlı sunarsanız süreç hızlanır.
Cihazı kurcalamayın: format atmayın, delili yok etmeyin
Uygulamada en çok karşılaştığım ikinci hata, “telefonum virüs kaptı” düşüncesiyle cihazı formatlamak veya uygulamaları silmektir. Oysa bilişim suçlarında cihazın ve hesapların içeriği (mesajlar, e‑posta, tarayıcı geçmişi, linkler, ekran görüntüleri, bildirimler) delil niteliği taşıyabilir. Bu nedenle resmi bilgilendirmelerde de, cihazın formatlanmaması ve delillerin saklanması gerektiği özellikle hatırlatılır.
Delil listesi: neyi saklamalısınız?
Aşağıdaki listeyi bir “dijital delil kontrol listesi” gibi düşünün. (Hepsini bulmak şart değil; bulduklarınızı korumak önemli.)
- Para transferi dekontu/ekstresi, harcama itirazı ekranları, ATM fişi varsa fiş görseli.
- Dolandırıcının kullandığı telefon numarası, kullanıcı adı, profil bağlantısı, varsa “ilan linki” ve linkin tarih/saat bilgisi.
- Yazışmaların ekran görüntüsü (tüm konuşma akışı, sadece tek mesaj değil), ses kayıtları varsa dosyalar.
- Sahte siteyse: site adresi (URL), ödeme sayfası görüntüsü, yönlendirme linkleri, varsa e‑posta mesajı (başlık/“header” bilgileri).
- Kargo vaadi varsa: kargo takip ekranı, kargo firması adı, takip kodu, SMS/e‑posta içerikleri.
- Şüpheli banka hesabı/IBAN bilgisi ve alıcı adı.
Özellikle şunu vurgulayayım: Suç duyurusunda “kısa bir ekran görüntüsü” yerine, olayın kronolojisini ispatlayan bütünlükte delil seti sunmak, soruşturmanın yönünü değiştirir. Savcının delil toplama yükümlülüğü ile birlikte düşünüldüğünde, bu bütünlük “makul şüpheyi” güçlendirir.
Dolandırıcılıkta sık görülen senaryolar ve hukuki karşılığı
Bu rehberin SEO tarafını da güçlendirmek için sahada en sık gördüğüm senaryoları “hukuki karşılık” mantığıyla özetliyorum. Burada amaç, hukuki etiketi ezberletmek değil; şikâyet dilekçesinde doğru çerçeveyi kurmaktır:
Bilişim sistemi/banka aracılığıyla yapılan dolandırıcılıklar, çoğu vakada nitelikli dolandırıcılık başlığında (m.158/1-f) değerlendirilir. Kanun metninde bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması hâli açıkça nitelikli hâl olarak sayılmıştır ve ceza aralığı buna göre belirlenir.
Ayrıca fail, kendisini “banka çalışanı/kamu görevlisi” gibi tanıtıyorsa veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söyleyerek menfaat sağlıyorsa, m.158/1‑l gündeme gelir ve bu bent de ağırlaştırılmış alt sınır grubundadır.
Suç duyurusu, soruşturma ve dava süreci
Bu bölümde “dava açma süreci, savcılığa şikâyet, delillerin toplanması ve hukuki yol haritasını” tek çerçevede anlatıyorum.
Suç duyurusu dilekçesi nasıl hazırlanır?
Şikâyetinizi sözlü de yapabilirsiniz; fakat internet dolandırıcılığı dosyalarında ben pratikte yazılı ve ekleri olan bir dilekçe ile başvurmayı daha güvenli buluyorum. CMK, ihbar/şikâyetin savcılık veya kolluğa yapılabileceğini açıkça düzenler.
Dilekçenin omurgası şu dört parçadan oluşmalıdır:
İlki, olayın kısa özeti (1 paragraf).
İkincisi, kronoloji (tarih‑saat‑işlem).
Üçüncüsü, deliller listesi (ekler).
Dördüncüsü, açık talepler (hesap hareketlerinin sorulması, kamera kayıtları, IP/log tespiti, şüpheli hesaplara tedbir vs.). Savcı, suç şüphesini öğrenir öğrenmez gerçeği araştırmaya başlayıp delilleri toplamakla yükümlüdür; siz taleplerinizi somutlaştırdığınızda soruşturma daha hedefli yürür.
Aşağıda, kopyalayıp uyarlayabileceğiniz bir şablon paylaşıyorum.
İnternet dolandırıcılığı suç duyurusu dilekçesi örneği
T.C. … CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞİKÂYETÇİ: (Ad‑Soyad, T.C. Kimlik No, adres, telefon)
ŞÜPHELİ/ŞÜPHELİLER: (Biliniyorsa; bilinmiyorsa “Tespit edilecek”)
SUÇ: Bilişim sistemlerinin/banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (somut olaya göre)
KONU: İnternet dolandırıcılığı nedeniyle suç duyurusu ve delillerin toplanması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
Olay tarih/saatinde … platformu/iletişim kanalı üzerinden … ilanı/gönderisi/linki ile karşılaştım. Şüpheli, … gerekçesiyle benden … TL talep etti. … tarihli … saatinde … IBAN’a/hesaba … TL gönderdim. Buna rağmen ürün/hizmet teslim edilmedi; iletişim kesildi/hesap kapatıldı.
Şüphelinin kullandığı bilgiler:
- Telefon: …
- IBAN/hesap: …
- Kullanıcı adı/profil linki: …
- Site/link: …
DELİLLER:
- Banka dekontu/hesap hareketi (Ek‑1)
- Yazışma ekran görüntüleri (Ek‑2)
- Link/URL kayıtları, ekran görüntüleri (Ek‑3)
- Diğer deliller (Ek‑…)
TALEP:
- CMK çerçevesinde soruşturma yapılarak şüphelilerin tespiti, delillerin toplanması ve kamu davası açılması,
- Banka üzerinden ilgili hesap hareketlerinin istenmesi, para transfer zincirinin tespiti,
- Dijital izlerin (IP/log vb.) tespiti için gerekli yazışmaların yapılması,
- Gerekli koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi
hususlarında gereğini arz ve talep ederim.
Tarih / İmza
Bu şablonun hukuki dayanağı, ihbar/şikâyetin savcılığa veya kolluğa yapılabilmesi ve savcının delil toplama yükümlülüğüdür.
Savcılık soruşturmayı nasıl yürütür?
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, Cumhuriyet savcısı suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez, kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere gerçeği araştırmaya başlar. Ayrıca maddi gerçeğin araştırılması ve adil yargılama için şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplayıp muhafaza altına almakla yükümlüdür.
İnternet dolandırıcılığında bu, pratikte şunlara karşılık gelir: banka/para hareketleri, hesap sahiplik tespiti, kamera kayıtları, telefon hatları, internet erişim kayıtları, platform yazışmaları, IP bilgileri gibi delillerin toplanması için yazışmaların yapılması ve gerektiğinde bilirkişi incelemeleridir. (Somut dosyada yöntem değişebilir; ben burada mantığı anlatıyorum.)
Uzlaştırma var mı?
Bu soru çok sorulur çünkü “dolandırıcılık uzlaşmaya gider mi?” konusunda internet bilgi kirliliği fazladır.
Güncel CMK m.253 listesinde dolandırıcılık (TCK m.157) uzlaştırma kapsamında sayılmıştır.
Buna karşılık nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) aynı listede yer almaz. Bu ayrım, dosyanın gidişatını doğrudan etkiler: basit dolandırıcılıkta uzlaştırma ihtimali doğarken, bilişim/banka aracılığıyla işlenen tipik internet dolandırıcılığında çoğu zaman uzlaştırma süreci gündeme gelmez.
Takipsizlik gelirse ne olur?
“Takipsizlik” olarak bilinen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tebliğ edildiğinde, suçtan zarar gören bu karara karşı iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir.
Benim pratik önerim şudur: Takipsizlikte itiraz, “duygusal bir itiraz” değil; yeni delil veya delil değerlendirmesindeki eksikliği gösteren, hedefli bir başvuru olmalıdır. CMK’nın itiraz mekanizması bunu amaçlar.
İddianame düzenlenirse: dava aşamasında ne beklemelisiniz?
Savcı yeterli şüphe görürse iddianame düzenler; mahkeme iddianameyi inceler. CMK m.174 uyarınca belirli eksiklikler varsa mahkeme iddianamenin iadesine karar verebilir (örneğin suçun sübutuna doğrudan etki edecek delil toplanmadan düzenlenen iddianame gibi).
Bu teknik ayrıntıyı şunun için yazıyorum: İnternet dolandırıcılığı dosyasında “delil seti” zayıfsa, dava aşamasında da sorunlar yaşanır. Bu yüzden ben baştan, suç duyurusu eklerinin güçlü kurulmasını önemsiyorum.
Sıkça sorulan sorular
İnternet dolandırıcılığı için en doğru şikâyet yeri neresi?
Hukuken şikâyet/ihbar Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Uygulamada ben, delillerle birlikte en yakın kolluk birimine veya siber suçlar birimine başvuruyu pratik buluyorum; eş zamanlı savcılık başvurusu da mümkündür.
e-Devlet üzerinden şikâyet edebilir miyim?
Dolandırıcılık gibi maddi kayıplı ceza soruşturmalarında ana yol CMK m.158 kapsamında savcılık/kolluk başvurusudur. Bunun yanında internette suç unsuru taşıyan içeriklere ilişkin kamu hizmeti olarak “İnternet İhbar Başvurusu” (BTK) e‑Devlet üzerinden listelenir; ancak bu kanalın işlevi çoğu zaman içerik/erişim boyutundadır.
Şikâyet için mutlaka dilekçe şart mı?
CMK, ihbar/şikâyetin savcılık veya kolluğa yapılabileceğini düzenler. Ben internet dolandırıcılığında; olayın kronolojisini, para hareketlerini ve delilleri net koyduğu için yazılı dilekçeyi daha güvenli buluyorum. Ayrıca bilişim dolandırıcılığı başvurularında imzalı dilekçe ile şahsen müracaat vurgusu resmi bilgilendirmelerde de öne çıkmaktadır.
“Bilişim yoluyla dolandırıcılık” hangi suça girer?
Somut olaya göre değişmekle birlikte, bilişim sistemlerinin ve/veya bankanın araç olarak kullanıldığı internet dolandırıcılığı vakaları çoğu zaman TCK m.158/1-f kapsamında değerlendirilir. Bu bent, nitelikli dolandırıcılık hâllerinden biridir.
Nitelikli dolandırıcılığın cezası nedir?
TCK m.158/1’de sayılan nitelikli hâller için temel ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Ayrıca (e), (f), (j), (k), (l) bentlerinde alt sınır 4 yıl ve adli para cezasında menfaatin iki katı alt sınır öngörülür.
Basit dolandırıcılığın cezası nedir?
TCK m.157’de dolandırıcılığın temel şekli için ceza 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası olarak düzenlenmiştir.
Dolandırıldım, paramı geri alabilir miyim?
Ceza soruşturmasının amacı failin tespiti ve cezalandırılmasıdır; ancak etkin bir soruşturma yürütülmesi, para hareketlerinin izlenmesi ve gerektiğinde hukuki yollara başvurulması “zararın giderilmesi” ihtimalini artırır. Bu nedenle bankadan işlem detaylarını almak ve delilleri saklayarak hızla şikâyet etmek önemlidir.
Şikâyet ettikten sonra savcılık mutlaka soruşturma açar mı?
Savcı, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez gerçeği araştırmaya başlar ve delilleri toplamakla yükümlüdür. Soruşturmanın sonunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşup oluşmadığına göre karar verir.
Takipsizlik gelirse kaç gün içinde itiraz edilir?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
Dolandırıcı “banka çalışanıyım” diyerek aradı; bu hangi bent?
Failin kendisini banka/finans kurumlarının çalışanı veya bu kurumlarla ilişkili gibi tanıtması suretiyle menfaat sağlaması, TCK m.158/1‑l’de nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir ve ağırlaştırılmış alt sınır grubunda sayılır.
İlan/mesajlaşma üzerinden dolandırıldım; ekran görüntüsü yeter mi?
Ekran görüntüleri çoğu zaman başlangıç için önemlidir; ancak soruşturmanın etkinliği için para hareketleri (dekont/ekstre), link/URL, profil bilgileri, konuşma akışının tamamı gibi delillerin birlikte sunulması daha faydalıdır. Resmi bilgilendirmelerde de delillerle birlikte şahsen başvuru ve delillerin korunması vurgulanır.
Sonuç, özet ve İstanbul merkezli hukuki destek
İnternet dolandırıcılığına uğradığınızda “nereye şikâyet edilir?” sorusunun net cevabı şudur: Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa (polis/jandarma) şikâyet/ihbar yapılır.
Benim İstanbul ve Marmara Bölgesi odağında en çok vurguladığım iki pratik kural ise şunlardır:
Birincisi, zaman kaybetmeden şikâyet edin ve bankadan işlem detaylarını toplayın.
İkincisi, delili koruyun: cihazı formatlamayın, yazışmaları silmeyin, linkleri ve ekran görüntülerini derleyin.
Bu rehber genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olayın ayrıntılarına göre izlenecek strateji değişebilir. İnternet dolandırıcılığı dosyanızı birlikte değerlendirmek ve doğru şikâyet stratejisini kurgulamak için bana şu kanallardan ulaşabilirsiniz: Ana sayfa: bilalalyar.av.tr | İletişim: bilalalyar.av.tr/iletisim
İstanbul ofisizmizden bilişim yoluyla İnternet Üzerinden nitelikli , bilişim yoluyla İnternet dolandırıcılığı suçunda , yoluyla İnternet Üzerinden nitelikli dolandırıcılı , dolandırıldım ne yapmalıyı alanlarında hizmet veriyoruz.
https://www.anayasa.gov.tr/tr/anasayfa/
Kripto Para Dolandırıcılığı Avukatı

