Avrupa Borsası Yatırım Dolandırıcılığı Mega Rehberi
Avrupa borsası yatırım dolandırıcılığı ve hukuki rehber
Ben Bilal Alyar olarak bu rehberi, “Avrupa borsasında yatırım” vaadiyle kandırılıp para gönderen ya da göndermek üzere olan kişilerin en hızlı biçimde zararını durdurabilmesi, doğru delilleri toplayabilmesi ve İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi ve ülke genelinde etkili bir hukuki yol haritası kurabilmesi için yazdım.
“Avrupa borsası yatırım dolandırıcılığı” pratikte şunu anlatır: Dolandırıcılar, kendilerini “Avrupa borsalarına erişimi olan aracı kurum / yatırım danışmanı / portföy yöneticisi” gibi tanıtarak, yüksek kazanç vaadiyle kişiyi para göndermeye ikna eder; sonra da sistematik biçimde daha fazla para koparmaya çalışır. Bu eylemler Türk hukukunda çoğu zaman “dolandırıcılık” (TCK m.157) ve nitelikli hâlleri (TCK m.158) kapsamında değerlendirilir; internet, banka hesabı, ödeme altyapısı gibi araçların kullanılması, suçu “nitelikli” boyuta taşıyabilir.
Bu dolandırıcılık türünün kritik tarafı şudur: Mağdur genellikle “gönüllü” gibi görünen bir para transferi yapar; fakat bu irade, hileyle sakatlanmıştır. Bu yüzden olay bazen “alacak-verecek” gibi gösterilmeye çalışılır. Adalet Bakanlığının mağdur bilgilendirme içeriği de, dolandırıcılıkta hileli davranışların delillendirilmesinin önemini açıkça vurgular.
Neden avukata ihtiyaç duyulur?
- Çünkü bu dosyalar “tek bir telefon dolandırıcılığı” olmaktan çok sık çıkar; çok sayıda mağdur, çoklu IBAN/kripto adresi, yurt dışı uzantılı platform, sahte sözleşmeler ve delil karartmaya elverişli dijital izler içerir.
- Çünkü doğru yönetilirse ceza soruşturmasında malvarlığına el koyma gibi tedbirlerle paranın izini sürme imkânı doğar.
- Çünkü yatırım dolandırıcılığı iddialarıyla yürütülen operasyonlarda, İçişleri Bakanlığı açıklamalarında da görüldüğü üzere, banka hesaplarına ve malvarlığına el koyma gibi adımlar uygulamada somutlaşabilir.
Bu rehberin hedefi, “parayı geri almak” iddiasıyla boş vaat satmak değil; hukuken gerçekçi ve uygulanabilir adımları, riskleri ve beklentiyi netleştirmektir. (İlaveten şunu da not düşeyim: Bir dolandırıcılık mağdurunun karşılaştığı ikinci dalga, çoğu zaman “paranı kurtarırız” diyen yeni dolandırıcılardır. Aşağıda özellikle uyaracağım.)
Avrupa borsası yatırım dolandırıcılığı nasıl işliyor
Bu tip dosyaların çoğu, benzer bir senaryoyla ilerler. Aşamaları bilirseniz hem erken durdurursunuz hem de soruşturma için doğru delilleri toplarsınız.
Temas ve ikna mekanizması
Dolandırıcılar genellikle sosyal medya reklamları, WhatsApp/Telegram grupları, “yatırım uzmanı” gibi görünen hesaplar ve bazen de kamu kurumu/kurul adı veya logosunu çağrıştıran içerikler üzerinden yaklaşır. Kamu kurumlarının adı ve kimliği kullanılarak yapılan bu tür paylaşımların dolandırıcılık amaçlı olduğuna ilişkin resmî uyarılar da vardır.
Bir diğer klasik yöntem “kamu görevlisi / savcı / polis / kurul çalışanı” gibi davranarak güven tesis etmektir. Emniyet Genel Müdürlüğü de bu yönteme karşı çok net uyarıyor: Kamu görevlilerinin para/altın istemeyeceği, operasyon bahanesiyle para talep edenlerin dolandırıcı olduğu belirtiliyor.
“Platform” ve sahte yatırım deneyimi
Mağdura çoğu zaman “Avrupa borsasına bağlı ekran” diye bir panel gösterilir:
- Gerçekte bir borsaya bağlı olmayan, tamamen içeriden yönetilen bir web paneli/uygulama
- “Hesabınız büyüdü” diyerek yüksek kâr gösteren sahte grafik ve raporlar
- Küçük bir çekim isteğinde “ilk para çıktı” algısı yaratmak için sınırlı iade
- Ardından daha büyük çekimde “vergi/komisyon/teminat/hesap doğrulama” bahanesiyle yeni ödeme talebi
Bu mekanizma, dolandırıcılıkta “hileli davranış” unsurunu güçlendiren tipik kalıptır.
En tehlikeli aşama: Çekim engeli ve “ek ödeme” kısır döngüsü
Klasik bahaneler:
- “Çekim için vergi ödeyin”
- “Kara para şüphesi var, bloke açma bedeli”
- “Hesap yükseltme/prime üyelik”
- “Avrupa borsası regülasyonu gereği teminat”
- “Yanlış IBAN girdiniz, düzeltme ücreti”
Burada bilinmesi gereken şu: Ceza soruşturmasının başarısını belirleyen şey çoğu zaman ilk transferler, iletişim kayıtları ve çekim engeli aşamasındaki taleplerin yazılı/dijital izleridir.
İkinci dalga dolandırıcılık: “Recovery scam”
Mağdur olduktan sonra, bu kez başka biri “fonlarınızı kurtarırız / uluslararası iade / blokeyi kaldırırız” diyerek yaklaşabilir. Bu kişiler sizden dosya ücreti, hizmet bedeli, kimlik bilgisi, kart bilgisi isteyebilir. Yatırımcı Tazmin Merkezi, kendi sitesinin taklit edilerek kişisel bilgi ve ücret talep edildiğini; kurumun kamu kurumu olduğunu ve yatırımcılardan ücret almadığını açıkça duyurmuştur. Bu duyuru, “kurtarma” vaadiyle gelenlerin ayrıca sorgulanması gerektiğine dair çok güçlü bir işarettir.
Hızlı kontrol listesi: Şüpheyi güçlendiren işaretler
Aşağıdaki işaretler tek başına kesin kanıt değildir; ama birlikte görülüyorsa risk çok yükselir:
- Sürekli “acil fırsat, bugün son” baskısı
- Sözde kurumun Sermaye Piyasası Kurulu yetkisi/lisansı sorulduğunda kaçamak yanıt
- Çekim için ek ödeme şartı
- Sözleşme/imtihan belgelerinde tutarsızlık, imza yokluğu, şirket adresinin belirsizliği
- IBAN’ın kişisel isimlere veya sık değişen alıcılara ait olması
- Platformun müşteri hizmetlerinin yalnız WhatsApp/Telegram üzerinden çalışması
- Kamu kurumu adı/logosu kullanılarak güven sağlanması
- Kopya (taklit) web sitesi üzerinden bilgi veya ödeme istenmesi
Türkiye’de hukuki boyut ve suç tipleri
Bu bölüm, “Avrupa borsası yatırım dolandırıcılığı” iddiasının Türkiye’de hangi hukukî çerçevede ele alındığını, hangi başlıklarda soruşturma/dava yürüdüğünü anlatır.
Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçunun temel hâli (TCK m.157) ve nitelikli hâlleri (TCK m.158) Türkiye’de yatırım dolandırıcılıklarının ana ceza hukuku zeminidir.
Anayasa Mahkemesi karar metninde, TCK m.157 için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adlî para cezası; TCK m.158’in (1) numaralı fıkrasındaki nitelikli hâller için ise 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adlî para cezası öngörüldüğü açıklanır. Ayrıca bazı bentlerde alt sınırın yükseltilmesi ve adlî para cezasının menfaatin iki katından az olamaması gibi hükümler de karar metninde özetlenmiştir.
Yatırım dolandırıcılığı dosyalarında nitelikli hâli güçlendiren iki tipik unsur vardır:
- Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması (platform/uygulama/panel)
- Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması (hesaplar, ödeme kanalları, transfer zinciri)
Önemli bir tarihsel nokta: TCK 158’deki ceza aralığı ve bazı bentlere ilişkin alt sınırlar, zaman içinde değişiklikler görmüştür. Türkiye Büyük Millet Meclisi kanun metninde, 6763 sayılı Kanun ile TCK 158’in birinci fıkrasında yer alan “iki yıldan yedi yıla” ibaresinin “üç yıldan on yıla” şeklinde değiştirildiği ve maddeye yeni düzenlemeler eklendiği açıkça görülür.
İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti boyutu
“Avrupa borsasına yatırım yaptırıyorum” iddiası, çoğu olayda sadece TCK açısından değil, sermaye piyasası mevzuatı açısından da değerlendirilir.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda “Usulsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti” başlıklı madde, sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanlar için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 günden 10.000 güne kadar adlî para cezası öngörür.
Bu, şu nedenle kritik: Dolandırıcı kendini “yatırım kuruluşu / aracı kurum / danışman” gibi tanıtsa bile, Türkiye’de yerleşik kişilere bu hizmeti yetkisiz sunuyorsa, sadece “hile” değil, aynı zamanda “izinsiz faaliyet” şüphesi doğar.
İnternet üzerinden yürütülen faaliyetler ve erişim engeli mekanizması
6362 sayılı Kanun, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin internet üzerinden yürütülmesi hâlinde, içerik çıkarma ve/veya erişim engelleme kararının Kurul tarafından verilebileceğini düzenler; kararın uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderileceği belirtilir.
Ayrıca aynı maddede, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem/türev araç işlemleri yaptırıldığına ilişkin bilgi edinilmesi hâlinde de benzer yayın kaldırma/erişim engeli mekanizmalarına yer verildiği görülür. Bu, “Avrupa borsası” temalı platformların yurt dışı uzantılı olması durumunda bile, Türkiye’de yerleşik hedefleme varsa önem kazanır.
Mağdur açısından ceza muhakemesinde iki kritik araç
Bir yatırım dolandırıcılığı dosyasında amaç, yalnızca “şikâyet etmek” değildir. Amaç aynı zamanda delili sabitlemek ve malvarlığı tedbirini mümkün olduğunca erken gündeme getirmektir.
- Ceza Muhakemesi Kanunu m.234, mağdur/şikâyetçi için “delillerin toplanmasını isteme”, savcıdan belge örneği isteme, avukat görevlendirilmesi talep etme gibi hakları sayar.
- CMK m.128, suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hâllerde taşınmazlara, araçlara, banka hesaplarına ve diğer malvarlığı değerlerine el koyma rejimini düzenler; dolandırıcılık suçları da kapsam içinde sayılır.
Bu iki madde, pratikte şunu ifade eder: Mağdurun “dosyayı savcılığa bırakıp beklemesi” yerine, dosyayı aktif biçimde delil ve tedbir odaklı yönetmesi gerekir.
Delil toplama ve acil yol haritası
Bu bölüm, mağdurların en çok hata yaptığı yerdir. Çünkü aceleyle “bir şeyleri silmek”, “yeniden para göndermek” veya “kanıtlar dağınıkken başvurmak” dosyayı zayıflatır.
İlk yirmi dört saatte yapılacaklar
Birinci hedef: Zararı büyütmeyi durdurmak. İkinci hedef: Delili kaybetmemek.
- Yeni para göndermeyi durdurun. Çekim için “vergi/komisyon” talebi geldiğinde, bunun çoğu zaman dolandırıcılığın devamı olduğunu kabul edin.
- Bankanızla (veya ödeme kuruluşuyla) hemen görüşün: şüpheli işlemi bildirin, itiraz/geri alma/uygun prosedürleri başlatın. (Her ödeme yöntemi farklıdır; bazı işlemler geri döndürülemez olabilir.)
- Karşı tarafla tüm iletişimi yazılı/dijital halde koruyun: WhatsApp yazışmaları, e-posta zinciri, platform içi mesajlar.
- Platformun ekran görüntülerini alın: “kâr”, “bakiye”, “çekim talebi”, “bloke uyarısı”, “kural/şartlar” ekranları.
- Transfer evraklarını tek dosyada toplayın: EFT/Havale dekontu, SWIFT mesajı, kart ekstresi, kripto transfer hash’i (varsa), alıcı IBAN/hesap bilgileri.
Bu adımlar, CMK m.234 kapsamındaki “delillerin toplanmasını isteme” hakkınızı somutlaştırır: Savcılığa “düz anlatım” değil, “paketlenmiş delil” götürürsünüz.
Delil haritası: Savcılığın en çok işine yarayan belgeler
Aşağıdaki deliller, yatırım dolandırıcılığı dosyalarında genellikle “yük taşıyan” belgelerdir:
- Para transfer zinciri (dekontlar + alıcı hesaplar + tarih/saat)
- Dolandırıcının size verdiği “şirket bilgisi”, “lisans numarası”, “sözleşme” gibi belgeler
- “Çekim için ödeme yap” talebinin yazılı kanıtı
- Domain/website bilgisi (ekran görüntüsü ve mümkünse alan adı sorgu çıktısı)
- Telefon numaraları, e-posta adresleri, sosyal medya profilleri (link değil; ekran görüntüsü)
- Varsa kimlik fotoğrafı/şirket evrakı diye gönderilen belgeler (çoğu sahte olur; yine de delildir)
Dolandırıcılıkta “hileli davranışların delillendirilmesi” konusu, Adalet Bakanlığı mağdur bilgilendirme metninde de özellikle vurgulanır; aksi hâlde şikâyetin “hukuki ihtilaf” diye görülme riski artar.
“Kopya site” ve “kamu kurumu adıyla işlem” delilleri
Eğer dolandırıcı size “YTM üzerinden iade yapılacak”, “CİMER kararı var”, “Meclis kararıyla iade var” gibi resmi çağrışımlı iddialarla geldiyse, bunu ayrı bir delil klasörü yapın.
- Yatırımcı Tazmin Merkezi, taklit siteler yoluyla kişisel bilgi toplanması ve ücret istenmesi riskine karşı kamuoyunu uyarmıştır.
- Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi adı kullanılarak “kart aidatı iadesi” vaadiyle e-Devlet bilgilerinin ele geçirilmesinin hedeflendiğini duyurmuştur.
- Emniyet Genel Müdürlüğü, “kamu görevlisi sizden para/altın istemez” uyarısını açıkça yapar.
Bu üç eksen, dolandırıcılığın “güven” inşasını gösterir ve soruşturma dosyasında önemlidir.
Şikâyet, soruşturma ve dava süreci
Bu bölüm, sahada en çok sorulan soruya yanıt verir: “Ne yapacağım, nereye gideceğim, süreç nasıl ilerleyecek?”
Suç duyurusu nereye ve nasıl yapılır
CMK m.158’e göre ihbar veya şikâyet:
- Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
- Valilik/kaymakamlık/mahkemeye yapılırsa ilgili savcılığa gönderilir.
- Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar için Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da şikâyet/ihbarda bulunulabilir. Bu, Avrupa uzantılı platform senaryolarında pratik bir imkândır.
- Şikâyet yazılı veya sözlü (tutanağa geçirilerek) yapılabilir.
Soruşturma başladığında, CMK m.160 uyarınca savcı, maddi gerçeği araştırmak ve adil yargılama için şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. Bu nokta, delil taleplerinizi gerekçelendirmek için önemlidir.
“SPK’ya şikâyet” ve idari/cezai boyutun birlikte yürütülmesi
Eğer olay “yatırım kuruluşu gibi davranma”, “izinsiz sermaye piyasası faaliyeti”, “internet üzerinden kaldıraçlı işlem yaptırma” gibi unsurlar içeriyorsa, konu yalnızca TCK ile sınırlı değildir.
6362 sayılı Kanun m.109/2, izinsiz sermaye piyasası faaliyetini suç olarak düzenler ve hapis + adlî para cezası öngörür.
Aynı Kanun m.99 ise, izinsiz faaliyetlerin durdurulması, sonuçların iptali ve internet üzerinden yürütülen faaliyetlerde içerik çıkarma/erişim engeli gibi tedbirlere ilişkin çerçeve sunar.
Pratikte bu ne sağlar?
- Bazı olaylarda platformun erişiminin kesilmesi, yeni mağduriyetleri engeller.
- Bazı olaylarda izinsiz faaliyetin tespiti, soruşturma dosyasının “nitelikli” yorumu açısından destekleyici olabilir.
Malvarlığı tedbirleri ve paranın izini sürme
Yatırım dolandırıcılığı mağdurları, “param gitti, bitti” diyerek dosyayı bırakmamalı; fakat gerçekçi olmalıdır: Paranın geri alınması, çoğu zaman hesapların hızlı tespiti ve malvarlığına tedbirle alakalıdır.
CMK m.128, kuvvetli şüphe halinde banka hesapları dahil çok geniş bir malvarlığı grubuna el koymayı düzenler ve dolandırıcılık suçlarını kapsamda sayar. Bu maddenin uygulama alanı, yatırım dolandırıcılıklarında kritik olabilir.
Nitekim İçişleri Bakanlığı açıklamasında, yatırım danışmanlığı adı altında dolandırıcılık yapan şüphelilere ilişkin soruşturmalarda MASAK raporlarına dayanılarak banka hesapları ve malvarlığına el konulduğu belirtilmiştir.
Uzlaşma, görevli mahkeme ve “şikâyetten vazgeçme” riskleri
Uygulamada en çok karıştırılan konular:
- Basit dolandırıcılık ve uzlaşma: Adalet Bakanlığı mağdur bilgilendirme metni, basit dolandırıcılık suçlarının uzlaştırmaya tabi olabildiğini; uzlaşmazsa soruşturmanın devam edeceğini açıklar.
- Nitelikli dolandırıcılık: Nitelikli haller çoğunlukla daha ağır bir kategoriye girer ve süreç dinamikleri farklılaşır.
- Görevli mahkeme: Aynı kaynak, nitelikli dolandırıcılıkta ağır ceza mahkemelerinin, basit dolandırıcılıkta ise asliye ceza mahkemelerinin görev alanına girdiğini belirtir.
Pratik uyarı: “Şikâyetimi geri çekeyim, paramı verirler” pazarlığı, mağdur açısından çok risklidir. Şikâyetten vazgeçmenin veya uzlaşmanın hukuki etkileri dosyadan dosyaya değişebilir; acele edilirse brand-new bir mağduriyet doğabilir.
Avukatla çalışmanın hukuki sınırı ve ücret meselesi
Avukatlık ücretleri her dosyada aynı değildir; işin kapsamı, dosyanın çoklu mağdur içerip içermemesi, yurt dışı boyutu, delil yoğunluğu, dava/şikâyet sayısı gibi unsurlar belirleyicidir.
Bununla birlikte, avukatlık ücretinin asgari çerçevesi ve mahkemece karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücreti bakımından Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Amaç ve kapsam” kısmında, mahkemelerde ve tüm hukuki yardımlarda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Tarife hükümlerinin uygulanacağı; tarifenin altında ücret kararlaştırılamayacağı gibi temel ilkeler yer alır.
Sıkça sorulan sorular
Avrupa borsası yatırım dolandırıcılığına uğradım, bu olay Türkiye’de soruşturulur mu?
Eğer siz Türkiye’de yerleşik bir mağdur olarak Türkiye’de hedef alındıysanız ve para transferleri Türkiye’deki bankacılık/ödeme kanalları üzerinden yürüdüyse, soruşturma çoğu durumda Türkiye’de yürütülür. Ayrıca CMK m.158, yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar için elçilik/konsolosluklara da ihbar/şikâyet imkânı tanır.
Hangi suça girer: Dolandırıcılık mı, izinsiz yatırım faaliyeti mi?
Olayın senaryosuna göre birden fazla hukuki nitelendirme gündeme gelebilir:
- Hileyle para alındıysa TCK 157/158 çerçevesi önem kazanır.
- “Yatırım kuruluşu gibi” izinsiz faaliyet iddiası varsa 6362 sayılı Kanun m.109/2 devreye girebilir.
- İnternet üzerinden izinsiz faaliyet yürütülüyorsa 6362 sayılı Kanun m.99’daki erişim engeli/ içerik çıkarma mekanizmaları gündeme gelebilir.
Savcılığa suç duyurusu yaparken mutlaka dilekçe yazmalı mıyım?
CMK m.158’e göre şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabilir. Ancak yatırım dolandırıcılığı gibi kompleks dosyalarda, delilleri düzenleyen bir dilekçe ile başvurmak, soruşturmanın hızını ve isabetini artırır.
“Şikâyet ettim, param kendiliğinden geri gelir mi?”
Şikâyet tek başına otomatik bir iade yaratmaz. Adalet Bakanlığı mağdur bilgilendirmesi de, şikâyetçi olmanın icra/dava gibi diğer süreçleri kendiliğinden durdurmayacağını hatırlatır. Paranın iadesi; deliller, para akışı, şüphelilerin tespiti ve gerektiğinde CMK m.128 gibi tedbirlerin uygulanabilmesine bağlıdır.
Dolandırıcılıkta “malvarlığına el koyma” mümkün mü?
CMK m.128, suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe varsa banka hesapları dahil çok geniş bir malvarlığı grubuna el koymayı düzenler; dolandırıcılık (TCK 157, 158) kapsam dahilindedir. Uygulamada yatırım dolandırıcılığı operasyonlarında banka hesaplarına el koyma örnekleri, İçişleri Bakanlığı açıklamalarında da yer almıştır.
“Çekim için vergi/komisyon yatır” diyorlar. Yatırırsam paramı alır mıyım?
Bu talep, çoğu olayda dolandırıcılığı uzatan klasik yöntemdir. Kamu kurumu görevlisi gibi davranarak para isteme yöntemine karşı Emniyet’in açık uyarısı vardır: kamu görevlileri para/altın istemez. “Çekim için ödeme” baskısı da benzer bir kurgunun parçası olabilir.
Kopya site üzerinden benden bilgi ve ödeme istediler. Ne yapmalıyım?
Kopya site dolandırıcılığında yapılacak ilk şey, hiçbir bilgi/ödeme paylaşmadan ekran görüntüsü almak ve şikâyet sürecini başlatmaktır. Yatırımcı Tazmin Merkezi, taklit web siteleri üzerinden kişisel bilgi ve ücret alınmaya çalışıldığına ilişkin duyuru yayımlamış; kurumun yatırımcılardan ücret talep etmediğini özellikle belirtmiştir.
CİMER adıyla “iade/karar” linki gönderildi. Tıkladım. Ne olur?
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın bilgilendirmesinde, CİMER adı kullanılarak yapılan “kart aidatı iadesi” paylaşımlarının dolandırıcılık amaçlı olduğu ve linkle e-Devlet bilgilerinin ele geçirilmesinin hedeflenebileceği belirtilir. Böyle bir durumda şifre güvenliği, hesap güvenliği ve resmi başvuru kanalları üzerinden ihbar önem kazanır.
Bu konuda avukatlık ücreti nasıl belirlenir?
Dosyanın kapsamına göre serbestçe sözleşme yapılabilir; ancak mahkemece hükmedilecek vekâlet ücreti ve asgari sınırlar açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi belirleyici çerçevedir. Tarifede, mahkemelerde tüm hukuki yardımlarda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Tarife hükümlerinin uygulanacağı; tarifenin altında ücret kararlaştırılamayacağı düzenlenir.
Sonuç ve İstanbul merkezli eylem çağrısı
“Avrupa borsası yatırım dolandırıcılığı” dosyaları, doğru yönetilmediğinde hızla büyüyen; doğru yönetildiğinde ise delil ve tedbir üzerinden ilerleyebilen dosyalardır. Hukuki başarı, çoğu zaman “en çok bağıran vaat”te değil; CMK m.158 ile doğru şikâyette, CMK m.234 ile aktif delil yönetiminde, CMK m.128 ile malvarlığı tedbiri hedefinde ve 6362 sayılı Kanun m.109–m.99 hattında izinsiz faaliyet boyutunu doğru kurmakta yatar.
Benim yaklaşımım, İstanbul merkezli olmak üzere Marmara Bölgesi ve Türkiye geneline uzanan dosyalarda; önce zararı durdurmak, sonra delili sabitlemek, ardından soruşturma ve tedbir adımlarını stratejik şekilde yürütmektir.
Aşağıdaki iki sayfa, içerik içine “site içi bağlantı” olarak eklemek üzere kopyalanabilir durumdadır:
İstanbul ofisimizden edilir yatırım tavsiyesi vermek suç , avrupa borsası azturfo pro , kripto para yatırım dolandırıcılığı avrupa. ,para yatırım dolandırıcılığı avrupa borsası alanlarında çözüm sunuyoruz.
https://www.anayasa.gov.tr/tr/anasayfa/
Kripto Para Dolandırıcılığı Avukatı
Kripto Para Dolandırıcılığı ve Hukuki Rehber

