Tuzla Boşanma Avukatı: TMK Boşanma, Velayet, Nafaka, Mal Rejimi & 6284

Son güncelleme: 25.10.2026

Tuzla’da oturan ya da evliliğini son olarak Tuzla’da sürdürmüş eşler için boşanma süreci, birkaç temel sorunun doğru sırayla cevaplanmasına dayanır: dava hangi adliyede ve hangi mahkemede açılacak, eşler anlaşabiliyor mu, dava sürerken çocukların ve evin düzeni nasıl sağlanacak, nafaka ve mal paylaşımı hangi kurallara bağlı. Bu sayfa, Tuzla bağlantılı dosyalar için bu soruları Türk Medenî Kanunu ve ilgili usul kanunları üzerinden kısa bir yol haritası olarak ele alır. Konunun tamamı için İstanbul boşanma avukatı rehberimiz, anlaşmalı boşanmanın ayrıntıları için anlaşmalı boşanma ve TMK m.166/3 protokol rehberimiz incelenebilir.

Tuzla’da Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görev bakımından kural açıktır: 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4 uyarınca Türk Medenî Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin İkinci Kitabından doğan dava ve işler aile mahkemelerinde görülür. Aynı Kanun’un 2. maddesine göre aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu dava ve işlere Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar. Tuzla’daki bir adresin hangi adliyenin yargı çevresinde kaldığı, dava açılmadan önce güncel yargı çevresi kaydından ayrıca kontrol edilmelidir.

Yetki bakımından 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.168 iki seçenek tanır: eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. Bu nedenle Tuzla’da oturmak tek başına Tuzla’nın bağlı olduğu adliyeyi zorunlu kılmaz; eşlerden biri başka bir ilçeye taşınmışsa onun yerleşim yeri de yetkili olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davasından yaklaşık iki ay önce ailesinin yanına dönen ve yerleşim yeri adresini değiştiren davacının yeni yerleşim yerinde açtığı davada, yetki itirazının reddi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesini doğru bulmamış ve hükmü bozmuştur (Yargıtay 2. HD, E.2014/25357, K.2015/10964, 28.05.2015). Somut dosyada adres kayıtları, birlikte oturma süresi ve taşınma tarihleri bu nedenle önceden belgelenmelidir.

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanmada Kısa Yol Haritası

Anlaşmalı boşanma (TMK m.166/3)

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Ancak boşanma kararı için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir; bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur. Uygulamada en çok zaman kaybettiren nokta protokolün eksik kalmasıdır: nafaka, velayet, kişisel ilişki takvimi, ev eşyası ve mal paylaşımı yazılmadan yapılan başvurular duruşmada yeniden müzakereye dönüşebilir.

Çekişmeli boşanma (TMK m.166/1-2 ve özel sebepler)

Anlaşma yoksa genel sebep, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasıdır (TMK m.166/1). Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır; bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilebilir (TMK m.166/2). 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun ile değişik m.166/4’e göre, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmiş ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Çekişmeli davada dilekçeler, tanık listesi, yazışma ve belge delilleri ile tahkikat aşaması sürecin ağırlık merkezidir.

Karar ve kanun yolu

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.345 uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar; özel kanun hükümleri saklıdır.

Dava Sürerken Geçici Önlemler

TMK m.169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Uygulamada tedbir nafakası olarak anılan ödeme bu hükme dayanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu madde uyarınca nafakaya hükmedilmesi için boşanma veya ayrılık davasının açılmış olmasının yeterli olduğunu ve kusursuz olma şartının aranmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2026/143, K.2026/6706, 16.06.2026). Dava dilekçesinde gelir ve gider belgelerinin, çocukların okul ve sağlık giderlerinin baştan sunulması, geçici önlem kararının somut ihtiyaca göre kurulmasını kolaylaştırır.

Yoksulluk Nafakası ve Anayasa Mahkemesinin Süresizlik İptali

TMK m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Maddenin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli kararıyla iptal edilmiştir (AYM, E.2025/156, K.2026/131, 4/6/2026). Karar 30/9/2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; iptal hükmünün yayımdan başlayarak dokuz ay sonra, yani 30/6/2027’de yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Mahkeme, yoksulluk nafakasının her koşulda süresiz istenebilmesinin devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma yükümlülüğüyle bağdaşmadığını belirtmiş; nafakanın süresinin somut olayın özelliklerine göre belirlenebilmesi ve süresiz nafakayı gerektiren hâllere ilişkin ölçütlerin kuralda açık ve net biçimde yer alması gerektiğini vurgulamıştır. 30/6/2027’ye kadar ibare yürürlüktedir. Görülmekte olan Tuzla dosyalarında nafaka talebi ve savunması bu geçiş dönemi dikkate alınarak kurulmalıdır.

Nafakadan ayrı olarak TMK m.174, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa maddî tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa ise kusurlu taraftan manevî tazminat isteme imkânı verir.

Velayet, Kişisel İlişki ve İştirak Nafakası

TMK m.182 uyarınca mahkeme boşanmaya karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Velayet kendisine verilmeyen eşle kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur; bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. 7343 sayılı Kanun ile eklenen ikinci fıkra gereği mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder. Tuzla’da okul, tersane veya sanayi bölgelerindeki vardiyalı çalışma düzenleri kişisel ilişki takviminin pratikte uygulanabilir yazılmasını özellikle önemli kılar.

Mal Rejimi Tasfiyesi

TMK m.202 uyarınca eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır; eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanundaki diğer rejimlerden birini seçebilir. Boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2). Tasfiye her malın yarı yarıya bölünmesi anlamına gelmez: TMK m.236’ya göre her eş diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir ve alacaklar takas edilir; zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tasfiyeye konu malların niteliğinin mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihine göre, değerinin ise karara en yakın tarihteki sürüm değerine göre belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, E.2021/928, K.2021/4343, 25.05.2021). Bu nedenle tapu, araç, banka ve şirket payı kayıtlarının dava tarihine göre toplanması tasfiyenin temelidir.

Aile İçi Şiddette 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.8 uyarınca tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir; tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına ilişkin delil veya belge aranmaz, önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir. Müşterek konuttan uzaklaştırma ve yaklaşmama gibi önleyici tedbirler m.5’te hâkim tedbiri olarak düzenlenmiştir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde m.5/1’in (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirleri kolluk amiri de alabilir ve bunlar yirmi dört saat içinde hâkimce onaylanmazsa kendiliğinden kalkar. Hâkim bu tedbirlerle birlikte velayet, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir.

Tuzla Dosyalarında Çalışma Biçimimiz

ALYAR LAW & CONSULTANCY Kartal’dadır; Tuzla bağlantılı boşanma dosyalarında ilk görüşmede yetki için adres ve oturma bilgileri, anlaşma ihtimali, çocuklara ilişkin düzen ve malvarlığı kayıtları birlikte değerlendirilir. Anlaşma mümkünse protokol, değilse dava dilekçesi ve delil planı bu değerlendirmeye göre hazırlanır. Avukatlık ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca avukatlık asgari ücret tarifesi altında kararlaştırılamaz; ücret bu sınır gözetilerek yazılı sözleşmeyle belirlenir. Dava sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunulmaz; süre ve sonuç dosyanın koşullarına ve mahkemenin işleyişine bağlıdır.

İlgili Rehberler

Sıkça Sorulan Sorular

Tuzla’da oturuyorum, eşim başka ilçeye taşındı; boşanma davasını nerede açabilirim?

TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Bu nedenle hem sizin Tuzla’daki yerleşim yerinizin hem de eşinizin yeni yerleşim yerinin bağlı olduğu aile mahkemesi seçenek olabilir; adres kayıtları ve taşınma tarihleri önceden belgelenmelidir.

Anlaşmalı boşanma için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?

TMK m.166/3 en az bir yıllık evlilik arar. Ayrıca hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve malî sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir; protokol tek başına yeterli değildir.

Süresiz nafaka kaldırıldı mı?

Anayasa Mahkemesi TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; ancak iptal hükmü 30/6/2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar ibare yürürlüktedir; görülmekte olan dosyalarda talep ve savunma bu geçiş dönemi dikkate alınarak kurulmalıdır.

Boşanmada mal rejimi hangi tarihte sona erer?

Mal rejimi boşanmaya karar verilmesi hâlinde dava tarihinden geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2). Tasfiye talebinin hangi aşamada ileri sürüleceği ve boşanma davasıyla ilişkisi somut dosyada değerlendirilmelidir. Hesap TMK m.236’daki artık değer kuralına göre yapılır; malların değeri ise karara en yakın tarihteki sürüm değerine göre belirlenir.

Aile içi şiddette koruma kararı nereden istenir?

6284 sayılı Kanun m.8 uyarınca tedbir, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden veya kolluk biriminden istenebilir; koruyucu tedbir için şiddete ilişkin delil veya belge aranmaz.

Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com