Aile Hukuku İstanbul 2026 | Boşanma, Velayet, Nafaka, Mal Rejimi, 6284 Koruma

Bu rehber, 20 Nisan 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan Türk mevzuatı ve yargı kaynakları esas alınarak, bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Somut bir uyuşmazlıkta yazılı içerik tek başına avukatlık hizmeti niteliği taşımaz; dosyaya özgü değerlendirme için müvekkil-avukat ilişkisinin usulüne uygun kurulması gerekir.

Aile hukuku, evlilik öncesi nişanlanmadan başlayarak boşanmada mal paylaşımına, çocuğun velayetinden 6284 sayılı Kanun kapsamında alınacak koruma tedbirine, aile konutu şerhinden yabancı mahkeme boşanma kararının Türkiye’de tanınmasına uzanan geniş bir alanı düzenler. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabı olan Aile Hukuku, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile birlikte uygulandığında, özel bir yargılama rejimi yaratır: aile mahkemesi önünde bilirkişi mütalaası, psikolog-pedagog-sosyal çalışmacıdan oluşan bilirkişi heyeti raporu, çocuğun dinlenmesine ilişkin çocuk dostu görüşme ilkeleri, ihtiyati tedbirlerin hızla verilmesi, 6284 sayılı Kanun’un ivedi usulü. Bu yapı, aile hukuku davalarını genel hukuk muhakemesinden ayrı tutar.

Alyar Hukuk & Danışmanlık olarak, Cevizli Kartal ofisinden İstanbul genelinde boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi, 6284 koruma, aile içi şiddet, yabancı boşanma kararı tanıma-tenfiz, evlat edinme ve vesayet başlıklı dosyalarda hukuki destek sağlıyoruz. Ofisimiz, teknoloji ve dijital varlık eksenindeki aile hukuku uyuşmazlıklarına (kripto para paylaşımı, dijital miras, sosyal medya delilinin kullanımı, metaverse sanal mülkiyet) özel ilgi duyar. Bu rehberin amacı, aile hukuku uyuşmazlıklarına genel bir harita sunmak ve okuyucunun dava süreci, süreler, belgeler ve riskler konusunda bilinçli karar almasına katkı sağlamaktır.

Bu Rehberde Öne Çıkan Üç Nokta

  • Dijital çağda delil rejimi: WhatsApp sarmaları, sosyal medya gönderisi, ses kaydı ve konum verisi, aile hukuku davalarında sınırlı kabul görür. Hukuka aykırı elde edilen delil TMK 6 ve HMK 189 çerçevesinde değerlendirildiğinden, delil toplama stratejisi dava başında kurulur.
  • Mal rejimi tasfiyesi ayrı bir davadır: Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılan katılma alacağı davası, TMK 225-227 ve 231 esaslarına göre yürütülür. Edinilmiş mal kavramı ile kişisel mal ayrımı, tasfiye sonucunu doğrudan belirler.
  • 6284 koruma kararı 24 saat içinde alınabilir: Acil hallerde mülki amir, kolluk ve aile mahkemesi hakiminin aşamalı yetkileri vardır. Koruma kararının gereklerine aykırı davranış, TCK 288 değil 6284 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca zorlama hapsi doğurur.

Aile Hukukunun Temeli — TMK, Aile Mahkemeleri ve 6284 Koruması

Türk Medeni Kanunu’nun aile düzeni anayasası

Aile hukukunun omurgasını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 118-494. maddelerini kapsayan İkinci Kitap’ı (Aile Hukuku) oluşturur. Kanun üç alt başlığa ayrılır: Evlilik Hukuku (118-281), Hısımlık (282-395) ve Vesayet (396-494). Her başlık farklı bir dava tipini ve hakim takdir alanını düzenler. Örneğin evlilik birliğinin korunmasına ilişkin önlemler TMK 195 vd.’te yer alırken, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi TMK 225 vd.’te, velayet ise TMK 335-351’de bulunur.

4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu ve özel yargılama

Aile mahkemeleri, 4787 sayılı Kanun ile 09.01.2003 tarihinde kurulmuştur. Kanun’un 4. maddesi, aile hukukundan doğan tüm uyuşmazlıkların bu özel mahkemenin görev alanında olduğunu düzenler. Aile mahkemesi, pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı ile çalışır (m. 5); bu kişiler çocuğun velayeti ve kişisel ilişki kurulması davalarında hakime rapor sunar. 4787 sayılı Kanun’un 7. maddesi hakime barışçıl çözüm arama görevi yükler; bu hüküm, arabuluculuğun dava şartı haline gelmediği aile hukuku davalarında bile yargı içi uzlaşma çabasının hukuki dayanağıdır.

6284 sayılı Kanun — Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi

6284 sayılı Kanun 08.03.2012’de yürürlüğe girmiştir ve 4320 sayılı Kanun’u ilga etmiştir. Kanun’un ruhu, ivedilik, delil aramama ve boşluksuz koruma üçlüsüne dayanır. Korunan kişi; kadın, çocuk, aile üyeleri ve ısrarlı takibe maruz kalan her kişi olabilir. Kanun’un 3. maddesi mülki amire, 5. maddesi hakime koruyucu ve önleyici tedbir yetkisi verir. Kolluk amirinin gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verebileceği tedbirler 3. madde 2. fıkrasında düzenlenir.

Anayasa ve uluslararası sözleşme boyutu

Anayasa’nın 41. maddesi, aileyi “Türk toplumunun temeli” olarak tanımlar ve devletin ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alma ödevini öngörür. Anayasa m. 20, özel hayatın gizliliğini; m. 41/2, eşler arası eşitliği; m. 10/4, kadına yönelik pozitif ayrımcılığı düzenler. Resmî Gazete‘de yayımlanan BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, Anayasa m. 90/5 uyarınca kanun hükmündedir ve çocuğun üstün yararı ilkesinin kaynağıdır.

İstanbul Sözleşmesi sonrası dönem ve iç hukuk

01.07.2021 tarihinde Türkiye’nin Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden (İstanbul Sözleşmesi) ayrılması, iç hukukun 6284 sayılı Kanun odaklı yapısını ön plana çıkarmıştır. AYM ve Danıştay, Cumhurbaşkanlığı kararının iptali yönünde başvuruları reddetmiştir. Mevcut rejimde 6284 sayılı Kanun, Anayasa ve Çocuk Hakları Sözleşmesi, kadın ve çocuğa yönelik şiddetin önlenmesinde merkezdedir.

Evlilik Birliği ve Evliliğin Kurulması

TMK 129-144 — evlenme engelleri ve nişan

Evlenme ehliyeti ve engelleri TMK 124-133 arasında düzenlenir. Evlenme yaşı kural olarak 17 (TMK 124/1), olağanüstü hallerde hakim kararıyla 16’dır (TMK 124/2). Nişanlanma TMK 118-123’te düzenlenir; nişanın bozulmasına bağlı maddi ve manevi tazminat davası ve hediyelerin iadesi davası, dava tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir (TMK 123).

TMK 145-160 — evliliğin butlanı ve geçersizlik sebepleri

Mutlak butlan sebepleri TMK 145’te, nispi butlan sebepleri TMK 148-151’de gösterilmiştir. Mutlak butlan halleri: evli kişinin yeniden evlenmesi, ayırt etme gücünden yoksunluk, gaiplik kararı alınmadan yeniden evlenme, gai kişinin yasak hısımlık derecesi. Mutlak butlan davası, nüfus kayıtlarından menfaati olan herkes tarafından her zaman açılabilir. Nispi butlan ise yanılma, aldatma, korkutma hallerinde ilgili eş tarafından, iradeyi sakatlayan sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde evliliğin üzerinden beş yıl geçmeden önce açılır (TMK 152).

Yabancı unsurlu evlilik ve MÖHUK 5718

Yabancı unsurlu evliliklerde MÖHUK 5718 m. 13 uygulanır: evlenme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin milli hukukuna; evlenmenin şekli, yapıldığı yer hukukuna; evliliğin genel hükümleri müşterek milli hukuka, yoksa müşterek mutad mesken hukukuna tabidir. Bu sıralama kaskad bağlamayı ifade eder. Yabancılar Hukuku ile aile hukukunun kesişim noktaları evlilik tanıma, çocuğun soybağı ve nafaka talepleri açısından önemlidir.

Boşanma Sebepleri — TMK 161-166 Tam Analizi

Zina — TMK 161

Zina özel boşanma sebebidir ve eşin diğer eşle cinsel ilişkiye girmesini gerektirir. Zinanın ispatı için doğrudan delil aranmaz; hal ve ahval ile kuvvetli karine oluşturacak deliller yeterli görülür. Otel kayıtları, konum verisi, fotoğraf, üçüncü kişinin tanıklığı ve eşin ikrarı kabul edilen delil türleridir. Zinayı öğrenmeden başlayan 6 aylık hak düşürücü süre ile zina eyleminden itibaren 5 yıllık azami süre TMK 161/2’de düzenlenir. Affeden eş dava hakkını yitirir (TMK 161/3).

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış — TMK 162

TMK 162, eşlerden birinin diğerine yönelik üç farklı ağır eylemi kapsar: hayata kast (öldürmeye yönelik fiil), pek kötü davranış (onurunu zedeleyecek ağır fiili eylem — darp, işkence), onur kırıcı davranış (eşin toplum önünde küçük düşürülmesi — hakaret, iftira, kamu önünde rezil etme). Bu fiillerin boşanma sebebi olabilmesi için kuvvetli ve sürekli bir karakter göstermesi gerekmez; tek seferlik hayata kast bile yeterlidir. Af, dava hakkını düşürür (m. 162/2).

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme — TMK 163

Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi ya da haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu sebeplerden dolayı onunla birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemeyecek hale gelmesi halinde boşanma istenebilir. “Küçük düşürücü suç” kavramı, hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, cinsel suçlar gibi mesleği, konumu ve yaşam biçimi itibarıyla toplumsal saygınlığı yok edecek suçları kapsar. Haysiyetsiz hayat sürme ise devamlılık arz eden bir yaşam tarzıdır: kumar, fuhuş, ağır alkolizm ya da uyuşturucu bağımlılığı gibi.

Terk — TMK 164

Terk, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğer eşi terk etmesi ya da haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesidir. Dava açılabilmesi için ayrılığın en az 6 ay sürmüş olması ve durumun devam etmesi, hakim veya noter aracılığıyla yapılan ihtar sonrası iki ay içinde dönülmemiş olması gerekir. Ortak konutu terk etmeye zorlayan eş de, eşini ortak konuta dönmekten alıkoyan eş de terk etmiş sayılır.

Akıl hastalığı — TMK 165

TMK 165, eşlerden birinde akıl hastalığı bulunması ve bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesi halinde boşanma talep edilebileceğini düzenler. Hastalığın iyileşme ihtimalinin resmi sağlık kurulu raporuyla bulunmadığının tespiti şarttır. Bu sebep, mutlak değildir; hakim somut olayın ağırlığına ve çekilmezlik unsuruna bakar.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması — TMK 166

Uygulamada en çok başvurulan boşanma sebebidir. TMK 166/1, ortak hayatı sürdürmelerinin kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olması halinde boşanma istenebileceğini düzenler. Bu sebep genel ve nispi (kusur esaslı) bir sebeptir: davacı, kural olarak daha az kusurlu olmalıdır. Kusurun tespitinde her dosya ayrı değerlendirilir: şiddet, hakaret, güven sarsıcı davranış, ailesel ilişki kurmama, cinsel ilişki kurmama, ekonomik yoksun bırakma gibi olgular kusur olarak değerlendirilir.

TMK 166/3, anlaşmalı boşanmayı düzenler: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi, hakimin tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi onaylaması koşullarıyla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir.

TMK 166/4, fiili ayrılık sebebiyle boşanmadır. Herhangi bir sebeple açılmış olan boşanma davasının reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıl geçmesi halinde her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu sebep, kusur aranmaksızın uygulanır.

Çekişmeli Boşanma Davasında Usul

Dava açmaya yetkili kişi ve ehliyet

Boşanma davası, sadece eşlerden biri tarafından kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olarak açılabilir; vekaletle takip edilir fakat vekaletnamede özel yetki aranır. Kısıtlı eşin dava açma ehliyeti ve vasi izninin rolü TMK 11 vd. ve HMK 51-54 çerçevesinde değerlendirilir. Tüzel kişiler ve üçüncü kişiler boşanma davası açamaz; sadece yakın akrabalar mutlak butlan davası açabilir (TMK 146).

Yetkili ve görevli mahkeme

Görevli mahkeme, 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde HSK kararıyla yetkilendirilen asliye hukuk mahkemesi bu davaya bakar. Yetkili mahkeme ise TMK 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yetki kuralı kamu düzenine ilişkin değildir; taraflar yetki sözleşmesi yapabilir.

Tanık, delil ve ispat usulü

Boşanma davasında HMK 189 vd. uygulanır. Delil türleri arasında tanık, yazılı belge, bilirkişi raporu, yemin ve keşif sayılır. Aile hukuku davalarında yaygın delil tipleri: banka hesap hareketleri, GSM operatörü kayıtları (HTS), otel kayıtları, sosyal medya gönderileri, WhatsApp yazışmaları, ses ve görüntü kayıtları. Her delilin hukuka uygunluk süzgecinden geçmesi gerekir: eşin telefonunu izinsiz açıp kayıtları almak hukuka aykırı delil teşkil edebilir.

HMK 198 delilleri takdir yetkisini hakime bırakır; ancak TMK 6 ve HMK 189/2 hukuka aykırı delili dışlar. Uygulamada ortak yaşam alanında yapılan ses kayıtları kabul edilebilir sayılırken, eşin özel alanına gizli kayıt cihazı yerleştirerek elde edilen deliller reddedilmektedir. Sosyal medya gönderileri ekran görüntüsü halinde sunulduğunda doğruluğu sertifikalı bilirkişi raporu ile desteklenmelidir.

Ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama aşamaları

HMK 137 vd. çerçevesinde dava şu aşamalardan geçer: dilekçeler aşaması (dava dilekçesi, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap — ön inceleme öncesi dört dilekçe), ön inceleme (uyuşmazlık noktaları tespit edilir, delil listeleri kesinleştirilir, sulh teşvik edilir), tahkikat (tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarının alınması), sözlü yargılama ve hüküm. Boşanma davasında tahkikat aşaması sırasında velayet ve tedbir nafakası gibi ihtiyati tedbirler HMK 389 vd. çerçevesinde verilir.

İhtiyati tedbirler ve boşanma davası süresince düzenlemeler

TMK 169, boşanma davası açıldıktan sonra hakimin kendiliğinden eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakımı ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri alacağını düzenler. Dava devam ederken hükmedilen tedbir nafakası, dava sonuna kadar geçerlidir ve boşanma hükmüyle birlikte yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşebilir. Tedbir nafakasının miktarı, ailenin yaşam standardı, eşlerin gelir durumu ve çocukların ihtiyaçları göz önünde tutularak belirlenir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü — TMK 166/3

Asgari bir yıllık evlilik şartı

TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın ilk koşulu evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bir yıldan kısa evliliklerde anlaşmalı boşanma mümkün değildir; ancak çekişmeli boşanma davası açılıp diğer eşin kusuru ispatlanabilir. Süre hesabı, evlilik cüzdanının verildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Protokolün zorunlu unsurları

Anlaşmalı boşanma protokolünün geçerli olabilmesi için şu hususları içermesi gerekir: boşanmanın sebebi olarak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, velayetin hangi tarafa bırakılacağı, iştirak nafakasının miktarı ve ödeme şekli, kişisel ilişki düzeni (gün ve saat olarak somutlaştırılmış), yoksulluk nafakası talep edilip edilmediği, mal rejimi tasfiyesi, maddi ve manevi tazminat, ortak çocukların eğitim ve sağlık giderlerinin paylaşımı. Protokolde eksik bırakılan nokta, sonraki dönemde yeni dava konusu olabilir; bu nedenle protokol baştan kapsamlı tutulmalıdır.

Hakim onayı ve değişiklik yetkisi

Hakim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve protokolün çocukların menfaatine uygun olup olmadığını değerlendirir (TMK 166/3 son cümle). Hakim, çocukların üstün yararına aykırı bulduğu hükümleri taraflara değiştirtebilir. Örneğin kişisel ilişki çok dar tutulmuşsa ya da iştirak nafakası çocuğun ihtiyaçlarına nazaran çok düşükse, hakim protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir.

Protokolün ihlali ve sonradan açılabilecek davalar

Anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesinden sonra protokol hükümlerinin ihlali halinde icra takibi yoluna başvurulabilir. İcra İflas Kanunu m. 344 uyarınca nafaka borcunun ödenmemesi tazyik hapsi sonucunu doğurur. Protokolde öngörülen nafaka miktarı değişen koşullarla bağdaşmaz hale gelirse TMK 176/4 uyarınca nafaka artırımı veya azaltılması davası açılabilir. Protokolün imzalanmasından önce var olan fakat gizlenen malvarlığı değerlerine ilişkin muvazaa iddiası, TBK 19 uyarınca bağımsız bir dava olarak ileri sürülebilir.

Velayet — Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

TMK 335-351 velayet hükümleri

Velayet, anne ve babanın çocuk üzerindeki hukuki yetki ve yükümlülüğüdür. Evlilik birliği içinde velayet anne ve baba tarafından birlikte kullanılır (TMK 336). Boşanma halinde hakim, çocuğun menfaatine göre velayeti eşlerden birine bırakır (TMK 182). TMK 337, evlilik dışı doğan çocuğun velayetinin anneye ait olduğunu; anne küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayeti kaldırılmışsa hakimin çocuğun menfaatine göre karar vereceğini düzenler.

Çocuğun üstün yararı ilkesi ve resen araştırma

BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m. 3, çocukla ilgili tüm işlemlerde çocuğun üstün yararının gözetileceğini belirtir. Velayet davaları kamu düzenine ilişkindir; hakim taraflarla bağlı kalmaz, resen araştırma ilkesi geçerlidir (HMK 32 ve 4787 sayılı Kanun m. 5). Aile mahkemesi bilirkişi heyeti (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) raporu alınır. Rapor, çocuğun anne ve babayla ilişkisi, okul performansı, sosyal çevresi, kardeş bağı, barınma koşulları gibi kriterleri inceler.

Velayet değişikliği davası

Kesinleşmiş bir velayet kararı, koşullarda esaslı değişiklik olduğunda değiştirilebilir. TMK 183 uyarınca ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular velayet değişikliğine yol açabilir. Uygulamada velayet değişikliği için şu hallerin yeterli sayıldığı görülmektedir: velayet sahibinin çocuğa fiziksel/ruhsal zarar vermesi, eğitim ve sağlık ihmali, çocuğun tercihi (belirli bir yaş üstünde), velayet sahibinin ruhsal hastalığı.

Kişisel ilişki — TMK 323

Velayeti bulunmayan anne veya babanın çocuğuyla kişisel ilişki kurma hakkı TMK 323’te düzenlenir. Kişisel ilişki düzeni, çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre belirlenir. Uygulamada sıkça karşılaşılan düzen: ayın birinci ve üçüncü hafta sonu Cuma 18:00’den Pazar 18:00’e kadar, dini bayramların ikinci günü, resmi tatilin yarısı, yaz döneminde 15-30 gün kesintisiz. Yurtdışı kişisel ilişki kararları özel olarak düzenlenir ve çocuğun yurtdışına çıkış izni meselesi gündeme gelir.

Çocuğun yurtdışına çıkış izni ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu

18 yaşından küçük çocuğun yurtdışına çıkışında kural olarak anne ve babanın birlikte muvafakati aranır. Velayet tek başına bir ebeveynde ise bu ebeveynin muvafakati yeterli; ancak diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını ihlal etmeyecek şekilde düzenlenmesi gerekir. Uzun süreli yurtdışı seyahatlerinde diğer ebeveynin açık muvafakati olmadığı hallerde aile mahkemesinden izin alınır. Hakim, çocuğun dönüşünün güvence altına alınması için teminat isteyebilir.

Nafaka Türleri ve Hesaplama Esasları

Tedbir nafakası — TMK 169

Tedbir nafakası, boşanma davası açıldıktan sonra dava sonuna kadar geçen sürede eşin ve çocukların geçimini sağlamak amacıyla hükmedilen geçici niteliktedir. TMK 169 hakime kendiliğinden karar verme yetkisi tanır; talep edilmese bile resen hükmedilebilir. Miktarı belirlerken hakim ailenin yaşam standardı, her iki eşin geliri ve malvarlığı, çocukların sayısı ve yaşı, sağlık ve eğitim giderleri gibi kriterleri dikkate alır.

Yoksulluk nafakası — TMK 175

Yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek eşe, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eşten süresiz olarak hükmedilir. Kusur dengeliği veya yoksul eşin daha az kusurlu olması koşulu aranır; bu, yoksulluk nafakasını iştirak nafakasından ayıran kritik unsurdur. “Yoksulluk” kavramı, asgari yaşam standardının altında kalmayı ifade eder; temel ihtiyaçlarını (barınma, beslenme, giyinme, ulaşım, sağlık) karşılayamama olarak yorumlanır. Nafaka yükümlüsünün mali gücü de ödeme miktarını sınırlar; talepte bulunan eş çalışabilecek durumdaysa azalan bir miktar ya da sınırlı süre de hükmedilebilir.

Yoksulluk nafakası süresiz olmakla birlikte, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, nikahsız bir birlikte yaşama girmesi veya bir mesleki faaliyet nedeniyle yoksulluktan kurtulması hallerinde son bulur (TMK 176/3). Nafaka yükümlüsünün ölümü halinde, terekeye karşı talep edilebilir ancak mirasçıların sorumluluğu mirasın tasfiyesiyle sınırlıdır.

İştirak nafakası — TMK 182

İştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı payıdır. Çocuk reşit olana kadar, eğitim devam ediyorsa reşit olduktan sonra da devam edebilir (TMK 328). Hesaplamada çocuğun yaşı, özel ihtiyaçları (sağlık, engellilik), eğitim durumu, ailenin önceki yaşam standardı ve yükümlü anne/babanın ödeme gücü esas alınır. Uygulamada asgari ücretin %15-30’u arasında bir taban aranır; ancak yüksek gelirli yükümlülerde miktar çok daha yüksek olabilir.

Yardım nafakası — TMK 364

TMK 364 uyarınca, herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülüğü, refah içinde bulunmaları halinde geçerlidir. Yardım nafakası ebeveyn-çocuk arasında da, boşanma olmaksızın talep edilebilir; örneğin evlilik dışı çocuğun babadan yardım nafakası istemesi.

Nafaka artırımı, azaltılması ve kaldırılması davası

TMK 176/4, mali durumun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafaka miktarının artırılabileceği, azaltılabileceği veya kaldırılabileceğini düzenler. Hayatın olağan akışı gereği çocuğun ihtiyaçları büyüdükçe artar; enflasyon nafaka alacağının reel değerini aşındırır. Bu sebeple çoğunlukla her 2-3 yılda bir artırım davası açılır. ÜFE, TÜFE ve çocuk harcamaları endeksi referans alınır. Protokolde yıllık otomatik artış klozu öngörülmüşse dava açmaya gerek kalmaz.

Mal Rejimleri ve Boşanmada Mal Paylaşımı

TMK 202 — yasal mal rejimi: edinilmiş mallara katılma

01.01.2002’den itibaren evlenen çiftler için yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK 202). Bu rejim gereğince her eşin kişisel malları ile edinilmiş malları birbirinden ayrılır; edinilmiş mallar üzerinde eşler arasında yarı yarıya katılma alacağı doğar. Mal rejimi, evliliğin sona ermesi (ölüm, boşanma, iptal) ile tasfiye edilir; bu tasfiye ayrı bir davadır ve boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılır.

Kişisel mal — edinilmiş mal ayrımı

TMK 220, kişisel malları şunlar olarak sayar: eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları, kişisel mallar yerine geçen değerler. TMK 219, edinilmiş malları şöyle tanımlar: her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri — çalışma karşılığı olan edinimler, SGK ya da benzeri kuruluşların veya personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, iş gücü kaybı tazminatı olarak alınan paralar, kişisel malların gelirleri, edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı seçimlik rejimleri

TMK 203, eşlerin mal rejimi sözleşmesi ile seçimlik rejimlerden birini seçebileceğini düzenler. Mal ayrılığı rejiminde (TMK 242) her eş kendi malvarlığı üzerinde sahip olduğu yönetim ve yararlanma haklarını korur; aralarında katılma alacağı doğmaz. Paylaşmalı mal ayrılığı (TMK 244-255) ve mal ortaklığı (TMK 256-281) özel düzenlemelere tabidir. Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenlenir veya onaylanır; evlilik tarihinden önce veya sonra yapılabilir.

Değer artış payı ve katılma alacağı hesabı

Katılma alacağı TMK 231-232 çerçevesinde hesaplanır: her eşin edinilmiş mallarının mal rejiminin sona erdiği tarihteki değerine göre artık değer bulunur; borçlar artık değerden düşülür. Artık değerin yarısı diğer eşin katılma alacağıdır. Değer artış payı ise TMK 227’de düzenlenir: eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, katkı oranı ve malın artan değeri göz önünde tutularak hesaplanacak değer artış payını isteyebilir.

Mal kaçırma ve muvazaa işlemi iptali — TMK 229

TMK 229, edinilmiş mallara eklenecek değerleri düzenler. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ile evlilik süresince eşlerden birinin diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, edinilmiş mallara eklenir. Uygulamada mal kaçırma davalarında muvazaa iddiası TBK 19 çerçevesinde ileri sürülür; satış görünümlü bağış, fiktif borç ikrarı, eşe sormadan kardeşe ya da yakın akrabaya devir hallerinde, TMK 229 ve TBK 19’un kombine uygulamasıyla işlem iptal ettirilir.

Tasfiye davasında zamanaşımı

Mal rejimi tasfiyesi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren TBK 146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımına tabi görülmektedir. Boşanma davasıyla birlikte ya da ayrı olarak açılabilir; ayrı açıldığında dava, kararın kesinleşmesinden sonra başlatılır. Tasfiye davasında terditli talep ileri sürme ve ihtiyati tedbir kararıyla malvarlığı değerlerinin korunması tipik stratejilerdir.

Aile Konutu ve TMK 194 Şerhi

Aile konutu kavramı ve şartları

TMK 194, ailenin müşterek yaşamını sürdürdüğü konutu “aile konutu” olarak tanımlar ve üzerindeki işlemlerin her iki eşin birlikte rızasına bağlanmasını öngörür. Bir taşınmazın aile konutu sayılması için eşlerin bu konutta sürekli olarak birlikte yaşamaları gerekir; tatil evi, ikincil konut aile konutu sayılmaz. Aile konutu kavramı, mülkiyet durumundan bağımsızdır — kiralık da olabilir.

Tapu kütüğüne şerh düşürme

Eşlerden biri, aile konutu olarak kullanılan taşınmazın bu niteliğinin tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir (TMK 194/3). Şerh talebi, mülkiyetin hangi eşte bulunduğundan bağımsız, evliliğe ilişkin belgelerin (evlilik cüzdanı, nüfus kayıt örneği) ve taşınmazın aile konutu olduğunu gösteren belgelerin (ikamet adresine ilişkin nüfus kayıt örneği, kira sözleşmesi ya da elektrik faturası) ibrazıyla tapu müdürlüğüne yapılan başvuruyla gerçekleştirilir. Şerh düşürüldükten sonra taşınmaz üzerindeki devir, ipotek, kira, kullanım hakkı gibi işlemler için diğer eşin açık rızası şarttır.

Aile konutu satışında eşin rızası

TMK 194/1, aile konutu ile ilgili işlemlerde diğer eşin açık rızasını arar: “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Rıza belgelenmiş, yazılı veya tapuda sözlü olarak alınmış olmalıdır. Eşin sonradan işleme itirazı, işlemin iptali ve tapu kaydının düzeltilmesine yol açabilir.

Şerhsiz satış ve iyiniyetli üçüncü kişi korunması

Taşınmaz aile konutu niteliği taşıdığı halde tapuya şerh düşürülmemişse, iyiniyetli üçüncü kişi alıcı TMK 1023 çerçevesinde korunur. Ancak alıcının iyiniyetli olup olmadığı somut olayda değerlendirilir: taşınmazın kullanım durumu, evlilik cüzdanı sorulup sorulmadığı, eşin ikamet kaydının alıcıya ulaşılabilir olup olmadığı gibi hususlar incelenir. Şerh olmamakla birlikte alıcı kötüniyetli sayılırsa, satış işlemi iptal edilebilir ve tapu kaydı eski haline getirilebilir.

6284 sayılı Kanun — Koruma Tedbirleri

Acil koruma kararı ve ivedilik ilkesi

6284 sayılı Kanun, şiddet mağdurunun gecikmeksizin korunmasını amaçlar. Kanun’un 3. maddesi, mülki amirin gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kendisinin, kolluk görevlisinin aracılığıyla veya doğrudan, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiyi bu Kanun’da sayılan tedbirlerden uygun olanları almakla yetkili kıldığını düzenler. Bu tedbirler arasında barınma yeri sağlama, geçici maddi yardım, psikolojik destek, kreş ve iş imkanı gibi koruyucu tedbirler vardır. 24 saat içinde hakim onayına sunulması esastır.

Önleyici tedbir türleri

Kanun’un 5. maddesi hakime şu önleyici tedbirleri alma yetkisi verir: şiddet uygulayanın, şiddet mağduruna karşı şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması; müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsisi; korunan kişilere, bunların bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması; çocuklarla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hükümlerin sınırlandırılması; korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi; silah bulundurmasının zorunlu olduğu bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi; bağımlılığına ilişkin muayene, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini almasına ilişkin tedbirler.

Mülki amir, hakim ve kolluk yetkileri

Yetki dağılımı Kanun’un 3, 4 ve 5. maddelerinde gösterilmiştir. Mülki amir koruyucu tedbirleri, hakim hem koruyucu hem önleyici tedbirleri alır. Kolluk görevlisi, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin uygun göreceği tedbirleri uygular ve ilk fırsatta mülki amire bilgi verir. Kolluk ayrıca Kanun’un 10. maddesi gereği izleme ve değerlendirme görevini yürütür; risk değerlendirme formu doldurur ve periyodik takip yapar.

Tedbir kararına itiraz ve infaz

6284 sayılı Kanun m. 9, tedbir kararlarına itirazın aile mahkemesine iki hafta içinde yapılacağını ve mahkemenin bir hafta içinde kesin olarak karar vereceğini öngörür. Tedbir kararının gereklerine aykırı davranışta bulunulması halinde Kanun m. 13 uyarınca fiili bir suç oluştursa bile ilgili hakkında bu madde hükümleri uygulanarak zorlama hapsi kararı verilir. Zorlama hapsi en az 3 gün, en fazla 10 gündür; tedbir ihlalinin tekrarı halinde toplam süre 6 ayı aşamaz.

Kadına yönelik şiddet ile cinsiyet kimliği odaklı şiddet

Kanun’un 1. maddesi koruma alanını kadın, çocuk, aile üyeleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru herkes olarak belirler. Ayrıca cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği sebebiyle şiddete uğrayan kişiler de koruma kapsamındadır — Kanun metninde doğrudan yer almasa bile Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve AİHM içtihadı bu yorumu destekler. İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılık sonrası iç hukukta bu koruma sürekliliğini sağlayan temel metin 6284 sayılı Kanun’dur.

Aile İçi Şiddet ve Ceza Hukuku Boyutu

TCK 96 — eziyet ve ağır sonuçları

TCK 5237 m. 96, bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Suçun mağdurunun çocuk, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişi, gebe kadın ya da üstsoy, altsoy, babalık, analık veya eş olması halinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis olarak uygulanır (m. 96/2).

TCK 232 — aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali

TCK 232/1, aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kişiyi iki aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. TCK 232/2, idaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiyi cezalandırır. Evlilik içi darp ve aşağılamalar sıklıkla TCK 86 kasten yaralama ile birlikte 232 ve 96 hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

TCK 102-105 — cinsel suçlar ve evlilik içi boyut

TCK 102 cinsel saldırı, 103 çocuğun cinsel istismarı, 104 reşit olmayanla cinsel ilişki, 105 cinsel taciz suçlarını düzenler. Evlilik ilişkisinin varlığı, cinsel suçların ortaya çıkmasını engelleyici bir unsur değildir; eş rızası olmaksızın gerçekleştirilen cinsel ilişki, koşulları oluştuğunda cinsel saldırı sayılır (TCK 102). Çocuklara yönelik suçlarda velayet veya bakım yükümlülüğü olan kişi tarafından işlenmesi ağırlaştırıcı nedendir (TCK 103/3).

TCK 123/A — ısrarlı takip

12.05.2022 tarih ve 7406 sayılı Kanun ile TCK’ya eklenen 123/A maddesi, ısrarlı takip suçunu düzenler: “Israrlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.” Eski eş veya boşanma sürecindeki eşe yönelik takip halleri çoğunlukla bu madde ve 6284 sayılı Kanun uzaklaştırma kararıyla birlikte ele alınır.

Uzaklaştırma kararına muhalefet — 6284 m. 13

Uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri ihlali halinde 6284 sayılı Kanun m. 13 uygulanır; zorlama hapsi verilir. Bu düzenleme bağımsız bir suç tipi değil, tedbir kararının gereklerini yerine getirmemenin sonucu olan özel bir yaptırımdır. Buna ek olarak, ihlal fiili aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa (tehdit, yaralama, hakaret) o suçtan ayrıca yargılama yapılır. Tedbir ihlali kararı infazı için kolluğun anlık bildirimi ve ilgili hakimin süratli değerlendirmesi esastır.

Çocuğun Korunması — Evlat Edinme, Vesayet, Koruyucu Aile

TMK 305-320 — evlat edinme şartları

Evlat edinme, biyolojik olmayan bir çocukla hukuki anne-baba-çocuk ilişkisi kurulmasıdır. Küçüklerin evlat edinilmesi TMK 305 vd.’te düzenlenir: evlat edinecek kişinin evlat edineceği çocuktan en az 18 yaş büyük olması, evlat edinilenin en az bir yıl süreyle evlat edinen tarafından bakılmış ve eğitilmiş olması, evlat edinmenin çocuğun menfaatine olması ve hizmet yükümlülüğüne uygun bulunması gerekir. Eşlerin birlikte evlat edinebilmesi için en az beş yıldır evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş olmaları şartı aranır. Eşlerden biri diğerinin çocuğunu evlat edinmek istiyorsa bu şart iki yıla düşer (TMK 306).

Erginlerin evlat edinilmesi

TMK 313 ergin evlat edinmeyi düzenler: evlat edinenin altsoyunun bulunmaması, evlat edinilenin evlat edinenden en az 18 yaş küçük olması ve evlat edinilecek kişinin rızası aranır. Uygulamada ergin evlat edinme genellikle miras hukuku ve aile bağı kurma amacıyla gündeme gelir; 313/2, evlat edinilenin evli olması halinde eşin rızasının da aranacağını düzenler.

TMK 396-494 — vesayet rejimi

Vesayet, yaşı, sağlığı ya da başka bir nedenle hak ehliyetini tam olarak kullanamayan kişilerin haklarının ve malvarlığının korunması için kurulur. TMK 396-404 vesayet organlarını (vesayet makamı, denetim makamı, vasi), 405-419 vesayete tabi olmayı, 420-446 vasinin atanmasını, 447-493 vesayetin yürütülmesi ve sona ermesini düzenler. Vasinin işlemlerine itiraz, izin gerektiren işlemler, vesayetten doğan sorumluluk bu hükümlerle belirlenir. 2002 öncesi “hacir” kavramı kaldırılmış, yerine “kısıtlılık” terimi getirilmiştir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu

5395 sayılı Kanun, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenler. Korunma ihtiyacı olan çocuk için koruyucu ve destekleyici tedbirler (m. 5): danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbiri. Mahkemenin kararıyla uygulanan bu tedbirler, bakanlık hizmetleri aracılığıyla yürütülür. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 m. 20 ve sonrasında ÇİM (Çocuk İzlem Merkezi) ve ÇKM (Çocuk Koruma Merkezi) süreçleri işler.

Koruyucu aile hizmeti

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yürütülen Koruyucu Aile Hizmeti Yönetmeliği çerçevesinde, korunmaya muhtaç çocukların aile yanında bakımı organize edilir. Geçici koruyucu aile, süreli koruyucu aile, ihtisas koruyucu aile ve akraba koruyucu aile olmak üzere dört tip vardır. Koruyucu aile, evlat edinme süreciyle karıştırılmamalıdır; aile bağı hukuki değil fiili niteliktedir.

Aile Hukukunda Arabuluculuk ve Ön Süreçler

6325 sayılı Kanun çerçevesi

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan uyuşmazlıkları kapsar. Aile hukuku bakımından arabuluculuğun sınırı tartışmalıdır: boşanma, velayet gibi kişi hallerine ilişkin davalar arabuluculuğa elverişli değildir; çünkü bunlar üzerinde taraflar serbestçe tasarruf edemez. Ancak mal rejimi tasfiyesi, nafaka miktarı, katkı payı, maddi ve manevi tazminat, aile konutu bedeli gibi mali uyuşmazlıklar arabuluculuğa açıktır.

Aile hukukunda ihtiyari arabuluculuk

Taraflar, dava öncesi veya dava sürecinde ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir. Arabulucu önünde yapılan anlaşma, ilam niteliğinde belgeye bağlandığında icra edilebilir (6325 m. 18/4). Özellikle yüksek malvarlığı değerli boşanmalarda mal rejimi tasfiyesi pazarlıkları, arabulucu eşliğinde daha verimli yürütülür. Arabulucunun gizlilik yükümlülüğü (6325 m. 4), taraflar açısından stratejik avantaj sağlar.

Parasal alacaklar için dava şartı arabuluculuk

6325 sayılı Kanun m. 18/A, ticari uyuşmazlıklarda ve işçi-işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuğu dava şartı olarak düzenler. Aile hukukunda mal rejimi tasfiyesi kural olarak dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir; ancak boşanmadan bağımsız açılan alacak davalarında, alacağın ticari nitelikte olması halinde arabuluculuk şartı devreye girebilir. Mal rejimi tasfiyesi öncesi ihtiyati tedbir kararı ve delil tespiti usulü de önem taşır.

Hukuki yardım ve 1136 sayılı Hukuk Kanunu m. 176-181

Adli yardım, dava masraflarını karşılayamayan kişilere sağlanır (HMK 334-340). Boşanma, velayet ve nafaka davalarında ekonomik güçlük içinde bulunan taraf, bağlı olduğu il baro başkanlığına başvurarak 1136 sayılı Kanun m. 176 vd. uyarınca baro tarafından görevlendirilen avukattan ücretsiz yardım alabilir. CMK’dan farklı olarak aile davalarında görevlendirilen avukat, barodan ücret alır, müvekkilden değil.

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

MÖHUK 5718 m. 50-62

Yabancı mahkemelerce verilen boşanma, velayet ve nafaka kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için tanıma ve/veya tenfiz kararı alınması gerekir. Tanıma, kararın kesin hüküm ve kesin delil kuvveti kazanması; tenfiz ise icrai nitelikteki hükümlerin Türkiye’de infaz edilmesini sağlar. Boşanma kararlarında nüfus idaresine tescil için yalnız tanıma yeterli iken, nafaka ve tazminat hükümlerinin infazı için tenfiz gereklidir.

Tanıma ve tenfiz şartları

MÖHUK 54, yabancı mahkeme kararının tenfizi için şu şartları öngörür: Türkiye Cumhuriyeti ile ilam verilen yabancı devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması; kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması; hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması; Türk kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun olarak davet edilmemiş veya tefhim ve tebliğ ile ilgili kurallara uyulmamış olmaması.

Kamu düzeni istisnası

MÖHUK 5, yabancı hukukun uygulanması sonucunda ortaya çıkan sonucun Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunması halinde, yabancı hukukun uygulanmayacağını; gerekirse Türk hukuku uygulanabileceğini düzenler. Boşanma kararlarında kamu düzeni istisnası, tek taraflı irade beyanıyla sağlanan “talak” kararları, kadının hak ve özgürlüklerini temelden zedeleyen hükümler, çocuğun üstün yararına aykırı velayet kararları gibi hallerde gündeme gelir.

Yabancı boşanma kararlarında nüfusa tescil

6100 sayılı HMK hükümleri çerçevesinde tanıma davası, dilekçeye yabancı kararın aslı veya onaylı sureti, apostil veya konsolosluk onayı, yeminli tercüme, kesinleşme şerhi, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin adresi eklenir. Tanıma davası, yabancı eş Türkiye’de bulunmuyorsa davacı eşin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Karar kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne mavi dilekçe ile başvurularak boşanma tescil ettirilir.

AYM Bireysel Başvuru ve AİHM Yolu

Aile hayatına saygı hakkı — Anayasa 20, AİHS 8

Anayasa m. 20 özel hayatın ve aile hayatının gizliliğini güvence altına alır. Anayasa Mahkemesi içtihadında aile hayatına saygı, aile bağlarının kurulması ve sürdürülmesi, velayet ve kişisel ilişki hakkı, ebeveyn-çocuk ilişkisi bağlamında özellikle korunur. AİHS m. 8 ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin aile hayatına saygı hakkı maddesidir; AİHM içtihadı bu maddeyi ebeveyn-çocuk kişisel ilişki hakkı, evlat edinme süreçleri, çocuğun devletçe alınması gibi konularda geniş yorumlamıştır.

Velayet ve kişisel ilişki içtihadı

AYM, bireysel başvuru içtihadında velayet ve kişisel ilişki kararlarının usulüne uygun verilmemesi, çocuğun dinlenmemesi, uzun yargılama süreleri gibi gerekçelerle aile hayatına saygı hakkının ihlalini saptamıştır. HUDOC‘ta ulaşılabilen AİHM içtihadında ebeveyn-çocuk bağının korunması için devletin pozitif yükümlülüğü vurgulanır; kararın uygulanmaması, çocuğun bir ebeveyne görünmesine engel olunması AİHS m. 8 ihlali oluşturur.

Başvuru süreleri ve usul

AYM bireysel başvurusu, olağan kanun yollarının tüketilmesinden sonra 30 gün içinde yapılır (6216 sayılı Kanun m. 47/5). Başvuru harca tabidir. Kabul edilebilirlik incelemesi sonrası esas incelemesi yapılır; hak ihlali saptanırsa ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama veya tazminat verilmesi kararlaştırılabilir (m. 50).

AİHM başvurusu ise iç hukuk yollarının — AYM dahil — tüketilmesinden sonra altı ay içinde (1 Şubat 2022 sonrası dört ay) yapılır. Başvuru formu HUDOC üzerinden erişilebilir; resmi dillerden birinde yapılır. Kabul edilebilirlik şartları arasında açıkça dayanaktan yoksun olmama, iç hukuk yollarının tüketilmesi, başka uluslararası soruşturma konusu olmama gibi kriterler aranır.

Dava Süreleri ve Zamanaşımı Tablosu

KonuSüreDayanak
Zina — öğrenmeden itibaren6 ayTMK 161/2
Zina — fiilden itibaren (azami)5 yılTMK 161/2
Terk — ayrılık süresi6 ayTMK 164
Terk — ihtar sonrası dönüş süresi2 ayTMK 164
Nispi butlan — öğrenmeden6 ayTMK 152
Nispi butlan — azami5 yılTMK 152
Nişanın bozulmasından doğan dava1 yılTMK 123
Boşanma sebebi olan maddi-manevi tazminat1 yıl (kararın kesinleşmesinden)TMK 178
Mal rejimi tasfiyesi10 yılTBK 146
Nafaka alacakları10 yılTBK 146
Velayet değişikliği davasısüresiz (koşullar değiştiğinde)TMK 183
Babalık davası1 yıl (doğum veya soybağı red kararından)TMK 303
Soybağının reddi davası1 yıl (kocaya yönelik)TMK 289
Evlat edinme kararının iptali1 yıl (sebep öğrenildikten)TMK 319
AYM bireysel başvuru30 gün6216 m. 47
AİHM başvurusu4 ayAİHS m. 35
Tanıma-tenfiz davasıgenel zamanaşımı yokMÖHUK 50-62

Boşanma davası hak düşürücü süreler — TMK 178

TMK 178, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Bu hüküm, boşanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminini (TMK 174) kapsar. Mal rejimi tasfiyesi bu hükme tabi değildir; TBK 146 genel zamanaşımı uygulanır.

Nafaka talepleri zamanaşımı

İştirak ve yoksulluk nafakasının birikmiş alacakları için 10 yıllık zamanaşımı işler. Her ay nafakanın ödenmemesiyle yeni bir alacak doğar ve yeni bir zamanaşımı süresi başlar. Nafaka icra takibinde taraflar arasında yapılan sözleşmelerde özel düzenlemeler (örneğin otomatik endeksleme) tarafları bağlar.

Mal rejimi tasfiyesi ve TBK 146

Mal rejimi tasfiyesi bakımından süre, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır. Bu hesap yapılırken kararın nihai olarak kesinleşmesi esas alınır. Tasfiye talep edilmediği halde 10 yılın geçmesi, katılma alacağını düşürür; bu nedenle boşanmayla aynı anda tasfiye davasının açılması stratejik olabilir.

Soybağı Davaları ve Babalık Hükmü

TMK 282 — soybağının kurulması

Türk Medeni Kanunu soybağını doğum, tanıma, babalık hükmü ve evlat edinme ile kurar (TMK 282). Çocuk, anne ile doğumla; baba ile evlilik, tanıma veya babalık hükmü ile soybağı kurar. Evlilik içinde doğan çocuğun babası, kural olarak, annenin kocasıdır (TMK 285 — babalık karinesi). Bu karine, evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuk için de geçerlidir; annenin yeniden evlenmesi halinde karine ikinci eş lehine işler.

TMK 286-291 — soybağının reddi davası

Koca, çocuğun kendisinden olmadığını ileri sürerek soybağının reddi davası açabilir (TMK 286). Dava, koca tarafından, çocuğun doğumunu ve baba olmadığını öğrenmesinden itibaren bir yıl ve her halde doğumdan itibaren beş yıl içinde açılır (TMK 289). Çocuk da ergin olduktan sonraki bir yıllık süre içinde kendi soybağı hakkında red davası açabilir (TMK 291). Soybağının reddi davasında DNA testi temel ispat yöntemidir; HMK 292 vd. çerçevesinde bilirkişi raporu alınır.

TMK 295-304 — tanıma ve babalık hükmü

Tanıma, babanın çocuğu kendisinin çocuğu olarak kabul etmesidir (TMK 295). Tanıma, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru ile, resmi senetle veya vasiyetnamede yapılabilir. Tanıma, üçüncü kişilerin iddiaları ile ve Cumhuriyet savcısı tarafından iptal edilebilir (TMK 297-300).

Babalık davası, biyolojik baba ile çocuk arasındaki soybağının mahkeme kararıyla kurulmasıdır (TMK 301). Dava, çocuk veya annesi tarafından açılabilir. Çocuk, evliliğin mevcut olmadığı hallerde, doğumdan itibaren bir yıl içinde baba aleyhine babalık davası açabilir (TMK 303). Davalının gebe kalındığı dönemde cinsel ilişkiye girdiği olgusu ispatlanırsa babalık karinesi doğar; karşı tarafın aksini ispatlaması çok güçtür. DNA testi sonucu, kamu düzeni gereği dikkate alınır.

Babalığı gizleme ve tazminat

Babanın çocuğunun bakım ve giderlerine hiç veya yeterince katılmaması, çocuk yönünden ihmal olabileceği gibi annenin çocuğun doğumuyla katlandığı masraflara (gebelik, doğum, doğumdan sonraki masraflar) ilişkin tazminat talebini de doğurur (TMK 304). Bu talepler, babalık davasıyla birlikte ileri sürülebilir.

Evlilik Birliğinin Korunmasına Yönelik Hakimin Müdahalesi

TMK 195 — önleyici önlemler

TMK 195, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşlerin ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebileceğini düzenler. Hakim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin rızasıyla konuyla ilgili kişilerin yardımını isteyebilir. Hakim gerektiğinde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır. Bu hüküm, boşanmaya götürmeyen, ancak eşler arasında çatışma yaratan durumlarda yargısal bir arabulucu rolü üstlenir.

TMK 196-197 — eşlerden birinin diğerini yetkilendirmesi

Birliğin giderlerine ilişkin katılma yükümlülüğü yerine getirilmediğinde, hakim eşlerden birinin istemi üzerine diğer eşin kişisel malları ve edinilmiş malları üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlayabilir (TMK 196). Birliğin geçimine ilişkin olağanüstü sebeplerle eşlerden biri diğerini mahkeme kararıyla temsil yetkisinden alıkoyabilir (TMK 197).

TMK 199 — tasarruf yetkisinin sınırlanması

Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hakim bu durumda gerekli önlemleri alır. Taşınmaz üzerindeki tasarrufun sınırlandırılması halinde, tapu kütüğüne şerh verilmek üzere durum mahkeme tarafından tapu müdürlüğüne bildirilir. Bu hüküm, boşanma davası açılmadan önce eşin malvarlığı değerlerini koruma altına almada başvurulabilecek önemli bir yoldur.

Ortak konut ve ev eşyasının dağıtılmaması

Birlikte yaşamaya ara verilmesi halinde, TMK 197 uyarınca hakim gerekli gördüğü takdirde, eşlerden birinin, diğerine ev eşyasının kullanılmasını bırakmasına karar verebilir. Bu düzenleme boşanma veya ayrılık kararı verilmeden, birlikte yaşamanın imkansız hale geldiği durumlarda, ev içi paylaşımı mahkeme eliyle çözer. 6284 sayılı Kanun’a göre alınan uzaklaştırma kararları bu düzenlemeyle paralel işler.

Aile Hukukunda Yeni Nesil Meseleler

Dijital varlık ve kripto para paylaşımı

Kripto para ve dijital varlıklar, edinilmiş mal niteliğindeyse mal rejimi tasfiyesinde paylaşılır. Ancak bu varlıkların tespiti, değerlemesi ve iadesi klasik mal paylaşımından farklı sorunlar doğurur: self-custody cüzdan adresinin gizlenmesi, varlığın anonim stablecoin’lere dönüştürülerek saklanması, offshore borsalara aktarılması gibi mal kaçırma yöntemleri ispat aşamasında ciddi engeller oluşturur. Blockchain analiz araçları, borsa müzekkere cevapları, cüzdan keyleri üzerinden delil toplama modern bir stratejidir. Kripto varlık değerlemesinde tasfiye tarihi kabul edilir; oynak fiyatlardan doğan değer artış veya azalışı katılma alacağı hesabında dikkate alınır.

Yapay zeka destekli evlilik uyuşmazlıkları

Evlilik içi iletişimde yapay zeka sohbet robotları (chatbot), sanal terapist uygulamaları ve sosyal medya öneri algoritmalarının rolü artmaktadır. Aldatma iddialarında yapay zeka tabanlı sohbet platformlarıyla kurulan yakın iletişim, kişinin sadakat yükümlülüğü ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu alanda kesin içtihadın oluşmamasına karşın, TMK 166 evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle kusur değerlendirmesinde bu tür davranışlar göz önüne alınabilir.

Tüp bebek, taşıyıcı annelik ve soybağı

Türkiye mevzuatında taşıyıcı annelik yasaktır; 2828 sayılı Kanun’a göre taşıyıcı annelik ticareti suç oluşturur. Yurtdışında taşıyıcı annelik yoluyla doğan çocukların Türkiye’de soybağının kuruluşu, kamu düzeni istisnasıyla değerlendirilir. Tüp bebek (IVF) uygulaması ise evli çiftler için Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları Yönetmeliği çerçevesinde serbesttir. Eşin ölümü halinde saklanan sperm ile sonradan gebelik kurulup kurulamayacağı, Bakanlık düzenlemeleri ve AYM içtihadı ışığında değerlendirilir.

Sosyal medya delili: güncel ilkeler

Boşanma davalarında sosyal medya paylaşımları yaygın delil türüdür. Ancak paylaşımın doğruluğu ve gerçekliği ispatlanmalıdır: profil sahibi olduğu, paylaşımın tahrif edilmediği, ekran görüntüsünün manipüle olmadığı noter tespiti veya bilişim bilirkişisi raporu ile belgelenir. Kişinin kendisine ait olmayan ancak eşinin hesabına erişim bilgileri kullanılarak elde edilen paylaşımlar hukuka aykırı delil sayılabilir (5651 sayılı Kanun ve TCK 243-244 hükümleri dikkate alınır).

İstanbul’da Aile Hukuku Davalarında Coğrafi ve Pratik Hususlar

Görev ve yetki — İstanbul aile mahkemeleri

İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakası ayrı yargı çevrelerindedir. Anadolu yakasında Kartal, Maltepe, Pendik, Kadıköy, Ümraniye gibi ilçeler Anadolu Adliyesi’ne bağlı aile mahkemelerinde; Avrupa yakasında Bakırköy, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Beşiktaş gibi ilçeler Bakırköy veya İstanbul Adliyesi çevresindeki aile mahkemelerinde çözüme kavuşur. Yetkili mahkeme TMK 168’e göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aylık ortak ikamet yeridir; taraflar isterse yetki sözleşmesi yapabilir.

Bilirkişi heyeti ve çocuk görüşme odaları

İstanbul aile mahkemelerinde çocuk dostu görüşme ilkesi çerçevesinde, tanık koltuğunda değil özel görüşme odalarında pedagog ve psikolog eşliğinde çocuk dinlenir. Bilirkişi heyeti raporu, aile mahkemesinin hüküm aşamasında önemli bir dayanaktır. Rapor, çocuğun özgürce görüşlerini aktarması için gizlilik içinde hazırlanır; tarafların vekilleri rapor sonrasına müzakereye katılır.

Arabuluculuk merkezleri ve barış süreçleri

İstanbul Barosu Arabuluculuk Merkezi ve Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı koordinasyonunda, aile hukukunda ihtiyari arabuluculuk yaygınlaşmaktadır. Özellikle yüksek malvarlığı değerli boşanmalarda ve uluslararası aile uyuşmazlıklarında taraflar, arabulucu eşliğinde mali konuları çözerek, boşanma kararı için mahkemeye başvurulması halinde anlaşmalı boşanma protokolünün hazır olmasını sağlayabilir.

Evliliğin Sona Ermesi Halleri ve Sonuçları

Boşanma hükmünün kesinleşmesi ve sonuçları

Evlilik birliği kesin boşanma hükmü ile sona erer. Boşanma kararı kesinleştikten sonra; eşler arasındaki evlilik sona erer, kadın boşandığı tarihten itibaren 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez (TMK 132 — bekleme süresi), ancak kadının gebe olmadığı sağlık raporu ile ispatlanırsa bu süre kaldırılır. Eşlerin birbirine karşı mirasçılık hakkı sona erer; yapılmış ölüme bağlı tasarruflar aksi anlaşılmadıkça hükümsüz sayılır (TMK 181). Eski eş, TMK 187 çerçevesinde boşandığı eşin soyadını taşıma hakkını yitirir; ancak koruma altında tutulmasını istediği bir menfaati varsa hakim bu hakkı tanıyabilir.

Ayrılık kararı — TMK 167

Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma yerine ayrılık kararı verilmesini isteyebilir (TMK 167). Ayrılık, eşler arasındaki bağı sona erdirmez; sadece birlikte yaşama yükümlülüğünü askıya alır. Ayrılık süresi 1 yıldan az 3 yıldan fazla olamaz. Süre bitiminde evlilik kendiliğinden canlanır; eşler birleşmezse, süre bitiminden itibaren her iki eş de boşanma davası açabilir. Ayrılık kararı, evli kalmak isteyen ancak birlikte yaşayamayan eşler için ara bir çözüm sunar.

Evliliğin butlanı — TMK 157-160

Butlan kararı, evliliği geçmişe etkili olarak hükümsüz kılar. Ancak TMK 156 gereği butlan kararı verilse bile evliliğin kurulduğu tarihten itibaren butlan kararına kadar geçen sürede hukuki sonuçları bakımından kural olarak geçerli kabul edilir. Çocukların soybağı ve evliliğin mali sonuçları korunur. Butlan kararıyla birlikte eşlerden iyiniyetli olanı, evliliğin butlanından doğan zararlar için diğer eşe karşı manevi tazminat davası açabilir (TMK 158).

Ölüm ve gaiplik

Ölüm, evliliği kendiliğinden sona erdirir. Gaiplik kararı TMK 32 vd. uyarınca verilmişse ve eş evlilik birliğini devam ettirmek istemiyorsa, TMK 131 gereği eş aleyhine ayrıca bir dava açması gerekmeksizin yeni evlilik yapılabilir; ancak gai kişi geri dönerse önceki evlilik kendiliğinden canlanmaz — yeni evlilik geçerli kalır.

Aile Hukuku Davalarında Pratik Strateji Notları

Delil toplama zamanlaması

Aile hukuku davalarında delil toplama, dava açılmadan önceki aşamada başlar. Evlilik içi ihtilaflara tanıklık edebilecek akraba, komşu ve iş arkadaşlarının beyanları tanık listesinde yer alır. Fotoğraf, video, mesaj kayıtları kronolojik sırayla arşivlenir. Darp raporları, psikolojik rapor ve hastane kayıtları önceden temin edilir. Banka hesap hareketleri, tapu kayıtları, SGK kayıtları gibi resmi belgeler, dava tarihine yakın zamanda alınarak güncel durumu yansıtır.

İhtiyati tedbir talep etme sırası

Boşanma davasıyla birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunulur. Talepler arasında: tedbir nafakası, çocuğun geçici velayeti ve kişisel ilişki düzeni, aile konutunun davacıya tahsisi, taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir şerhi, banka hesaplarına ihtiyati haciz, şirket ortaklık paylarına tedbir. İhtiyati tedbir, HMK 389 vd. uyarınca talep edilir; kararın gereklerine uyulmaması halinde icra memuruna başvurulabilir.

Dava dilekçesi yazımında kritik noktalar

Dava dilekçesi; vaka anlatımının tarih sırasıyla somut olaylara dayandırılması, hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesi, delillerin listelenmesi, taleplerin net ve miktarlı olması gibi teknik kriterlere uyar. HMK 119 asgari zorunlu unsurları düzenler. Aile davasında kusur değerlendirmesini etkileyen olgular, şiddet vakaları, ekonomik şiddet, aldatma emareleri, çocukla ilgili ihmal hallerinin somutlaştırılması hüküm aşamasını belirler.

Velayet ve nafaka başlıklarını birbirinden ayırma

Aynı boşanma davasında velayet, nafaka, mal rejimi gibi farklı başlıklar aynı anda görülür; ancak taraflar farklı stratejiler izleyebilir. Bazı dosyalarda velayet öncelikli, mal rejimi tasfiyesi ise boşanmadan sonra ayrı bir davada çözülür. Tasfiyenin boşanmayla aynı anda görülmesi, kararın bütüncül olmasını sağlarken yargılamayı uzatır; ayrı dava ise her bir başlığın ayrı ayrı titizlikle çözülmesine olanak verir. Strateji seçimi, dosyanın özelliklerine göre yapılır.

Psikolojik destek ve mediasyon

Boşanma süreci yalnızca hukuki değil aynı zamanda psikolojik bir süreçtir. Özellikle çocuklu ailelerde, çocuğun süreçten asgari zararla geçmesi için psikolojik destek mekanizmalarından yararlanmak önemlidir. Psikoloğun ve çocuk terapistinin süreç boyunca ebeveynleri ve çocukları yönlendirmesi; aile arabuluculuğu uygulamalarının devreye girmesi, mahkeme süreci sırasında ve sonrasında ailenin refahını korur.

Boşanma sonrası düzenlemeler — yeni bir başlangıç

Boşanma kararının kesinleşmesi sonrasında çeşitli işlemler yapılır: nüfus idaresine tescil, tapu sicilinde aile konutu şerhi ve mal paylaşımı, SGK ve özel emeklilik kayıtlarının güncellenmesi, banka hesap ve kredi kartı ortak yetkilerinin sonlandırılması, sigorta poliçelerindeki lehtar değişiklikleri, çocuğun okul kaydının ve doktor bilgilerinin güncellenmesi. Yeni yerleşim yerinin bildirilmesi; kişisel ilişki ve velayet açısından takip kolaylığı sağlar.

Nüfus idaresi ve soyadı kullanımı

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra karar, nüfus müdürlüğüne iletilir ve nüfus kaydına işlenir (TMK 169 değil, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümleri uygulanır). Kadının eşi aracılığıyla edindiği soyadını taşıma hakkı kural olarak boşanmayla sona erer (TMK 173); ancak kadının bu soyadı üzerinde korunması gereken menfaati varsa (mesleki faaliyetinde tanınırlık, çocukla aynı soyadı taşıma ihtiyacı), hakim kararıyla bu hak devam ettirilebilir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli kararları ışığında evli kadının yalnızca kendi soyadını kullanma hakkı bireysel özgürlük kapsamında değerlendirilmekte; son mevzuat değişiklikleriyle evli kadının ayrıca eşinin soyadını taşıma zorunluluğu esnetilmiştir.

İcra takibi ve nafaka alacağının tahsili

Nafaka borçlusu aylık nafakayı ödemezse alacaklı İİK hükümleri çerçevesinde icra takibi başlatır. İİK m. 344, nafaka borçlusunun ödeme emrini ödememesi halinde tazyik hapsi uygulanmasını düzenler. Tazyik hapsi her bir ödenmeyen ay için ayrı ayrı verilebilir. Maaş haczi, İİK m. 83 uyarınca asgari ücretin belirli bir oranını aşmayan bölümü haczedilmezdir; ancak nafaka alacaklarında bu sınırlamalar genelde uygulanmaz (İİK m. 83 ve nafaka özelliği). Nafaka alacaklısının bu işlemleri kendi başına yürütmesi mümkünse de icra avukatı desteği tahsilatı kolaylaştırır.

Ücretler ve Hukuk Asgari Ücret Tarifesi

2026 AAÜT aile hukuku kalemleri

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanır ve Resmi Gazete’de yayımlanır. Aile hukuku davaları için AAÜT’ün 3. Bölüm-İkinci Kısım hükümleri uygulanır. Boşanma davası anlaşmalı ve çekişmeli ayrı kalemlerde, nafaka davası yıllık tutar üzerinden, mal rejimi tasfiyesi ise konusu paranın yüzde oranı üzerinden hesaplanır. Vekalet ücreti, müvekkil-avukat arasındaki sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, karşı tarafa yüklenecek olan mahkeme vekalet ücretinin alt sınırını gösterir.

Başarı primi ve sözleşme serbestisi

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 164, avukatla müvekkil arasındaki ücret sözleşmesinin yazılı olması ve Baroca onaylanması halinde bağlayıcı olduğunu düzenler. Yüzdelik ücret (avukatlık ücreti üzerinden) kabul edilir; ancak “başarıya bağlı ücret” için alınacak pay, davanın konusu paranın yüzde yirmi beşini aşamaz (m. 164/2). Boşanma davası gibi konusunun para değeri olmayan davalarda bu sınır uygulanmaz; ancak mal rejimi tasfiyesi gibi konusu para olan davalarda sınır işler. Avukatlık Kanunu m. 168, karşı tarafa yüklenen vekalet ücretinin avukata ait olduğunu düzenler.

Adli yardım ve CMK aile hukukunda uygulaması

Adli yardım, ekonomik güçlük içinde olan kişinin dava masraflarını karşılamaktan muaf tutulmasıdır (HMK 334-340). Barolar nezdinde de adli yardım komisyonu bulunur; 1136 sayılı Kanun m. 176 çerçevesinde avukat ataması yapılır. Aile davaları çoğunlukla tarafların ekonomik açıdan güçsüz olduğu uyuşmazlıklar olduğundan, adli yardım mekanizması sık kullanılır. CMK atama mekanizması aile davalarında uygulanmaz; çünkü CMK ceza yargılamasına özgüdür.

Sık Yapılan Hatalar ve Kırılgan Noktalar

Mal rejimi öncesi icra takibi ihmali

Boşanma davası açılmadan önce diğer eşin malvarlığı değerlerini koruma altına almak için tedbir kararı alınmaması, mal kaçırma riskini artırır. İhtiyati tedbir talebi, dava öncesi veya dava ile birlikte yapılabilir; taşınır ve taşınmaz mallara, banka hesaplarına, şirket hisselerine ihtiyati tedbir kararı alınabilir. Takyit konulmaması halinde diğer eş üçüncü kişilere devir veya gizleme yoluyla katılma alacağını azaltabilir. Bu risk özellikle şirket ortaklığı, değerli gayrimenkul, yüksek miktarda kripto varlık bulunan evliliklerde ön plana çıkar.

Ses kaydı ve sosyal medya delili ilkesi

Aile davalarında taraflar genelde kendi çektikleri ses kayıtlarını, eş telefonundan bulduğu WhatsApp yazışmalarını, sosyal medya gönderilerini delil olarak sunar. Ancak hukuka aykırı elde edilmiş delil, HMK 189/2 ve TMK 6 gereği reddedilebilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden, eşin haberi olmaksızın kayıt cihazı yerleştirilerek yapılan kayıtlar dışlanabilir. Buna karşılık, taraf kendisine karşı söylenen hakaret ya da tehdit içerikli konuşmayı kayıt altına almışsa bu delil kabul edilir — zira kendi savunma hakkı çerçevesindedir.

Protokolün esnek yazımı ve boşluklar

Anlaşmalı boşanma protokolü bağlayıcı bir sözleşmedir; ancak protokolde açıkça yer almayan hususlar daha sonra dava konusu olabilir. En sık görülen eksiklikler: eğitim ve sağlık giderlerinin paylaşımı, kişisel ilişki düzeninde tatil ve bayram paylaşımı, yurtdışı seyahat izni, ortak çocuğun özel okul değişikliği veya sağlık kararlarında karşılıklı bilgilendirme yükümlülüğü. Protokol yazarken bu hususların ayrıntılı düzenlenmesi, sonraki ihtilafların önüne geçer.

Velayet değişikliğinde çocuğun dinlenmesi

BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m. 12, kendi görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğa, kendisini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını güvence altına alır. Türk uygulamasında 7-8 yaş üstü çocuklar bilirkişi heyeti tarafından dinlenir. Çocuğun mahkemede bizzat dinlenmesi, ortam tasarımı, pedagog eşliği, çocuk dostu görüşme teknikleriyle yapılır. Çocuğun dinlenmediği kararlar AYM bireysel başvurusunda aile hayatına saygı hakkı ihlali olarak sıkça gündeme gelir.

Nafaka tespit davası öncesi banka hesap araştırması

Tedbir nafakası ve iştirak nafakası miktarının belirlenmesinde nafaka yükümlüsünün gerçek geliri önem taşır. Sigortasız çalışma, nakit ücret, yurtdışı hesap, kripto varlık gibi görünmeyen gelir kaynakları varsa, HMK 219 ve SGK kayıtları üzerinden yapılan araştırma yetersiz kalır. Banka hesap hareketleri için delil tespit davası ya da tahkikat aşamasında müzekkere talebi, bilirkişi incelemesi, Varlık Araştırma Bürosu raporları kullanılır.

Yurtdışı yaşayan eş için tebligat sorunları

Yabancı eşin Türkiye’de adresinin bulunmaması halinde Adalet Bakanlığı aracılığıyla diplomatik tebligat yapılır. Bu süreç 6-12 ay sürebilir. Bu gecikme, tedbir kararlarını ve özellikle çocukla kişisel ilişki düzenlemesini geciktirir. Bu nedenle yabancı eş aleyhine açılacak davada çocuğun velayeti ve kişisel ilişki konularında bir an önce ihtiyati tedbir istenmelidir.

Kurgusal Örnek Senaryolar (Eğitim Amaçlı)

Aşağıdaki senaryolar tamamen kurgusaldır; gerçek bir dosyayla benzerlik tesadüfidir. Eğitim ve konu anlatımı amaçlıdır.

Senaryo 1 — Uzun süreli evlilik, edinilmiş mal tasfiyesi

A ve B 2005 yılında evlendiler. A, kamu hastanesinde cerrah olarak çalışmakta, B ise evlilik süresince kendi hukuk bürosunu işletmektedir. 2020’de A’ya miras kalan iki daire ile B’nin evlilikten önce satın aldığı bir ticari dükkan mevcuttu. Evlilik süresince çiftin birikimiyle üç daire daha alındı, iki şehir otomobili ve bir yazlık edinildi. 2024’te B eve dönmeyerek ayrıldığını bildirdi; 2025’te boşanma davası açıldı. Kararın 2026 başında kesinleşmesinin ardından mal rejimi tasfiyesi davası açıldı.

TMK 219 uyarınca evlilik süresince çiftin kazancıyla elde edilen üç daire, iki otomobil ve yazlık edinilmiş maldır. A’nın mirasla gelen daireleri ile B’nin evlilik öncesi dükkanı TMK 220 gereği kişisel maldır. Kişisel malların gelirleri (kira) ve kişisel malların değer artışları hesaplama esaslı şekilde değerlendirilir. Edinilmiş mallar, artık değer üzerinden yarı yarıya paylaşılır. B’nin kendi bürosunun değerinde evlilik süresince artış oluşmuşsa, A’nın katkı payı TMK 227 çerçevesinde talep edilebilir.

Senaryo 2 — Aile içi şiddet ve 6284 acil koruma

C, 15 yıldır evli olduğu D tarafından sürekli hakarete ve ara sıra fiziki şiddete maruz kalmıştır. Son bir hafta içinde D’nin tehditleri artmış, C’nin kolunu morartan bir darbe gerçekleşmiş ve D’nin “öldürürüm” şeklinde ifadeleri olmuştur. C, bir çocuğuyla birlikte gece annesinin evine sığınmış ve ertesi gün karakola başvurmuştur. Kolluk, 6284 m. 3/2 gereği C’yi sığınmaevine yerleştirmiş ve 24 saat içinde mülki amir onayına sunmuştur.

Mülki amir koruma ve önleyici tedbir taleplerini aile mahkemesine iletmiştir. Aile mahkemesi hakim, 6284 m. 5 çerçevesinde D hakkında şu tedbirlere karar vermiştir: müşterek konuttan uzaklaştırılma (C ve çocuğun müşterek konuta dönmesi), C ve çocuğun bulunduğu yerlere 300 metreden yakın yaklaşmama, iletişim araçlarıyla temas kurmama, silah ruhsatının geçici iptali, alkol bağımlılığı tedavisi. Tedbir süresi 6 ay olarak belirlenmiş; C’nin dilediği zaman uzatma talep edebileceği belirtilmiştir. Aynı zamanda C boşanma davası açmış ve TMK 162 (pek kötü davranış) ile TMK 166/1 (temelinden sarsılma) sebeplerini ileri sürmüştür.

Senaryo 3 — Yurtdışı boşanma, tanıma-tenfiz

E ve F, 2015’te Türkiye’de evlenip 2018’de Almanya’ya yerleşti. 2024’te Almanya’da aile mahkemesinde boşandılar. Boşanma kararı 2024 sonunda kesinleşmiştir. Karar kapsamında velayet tek çocuğun E’ye, iştirak nafakası aylık 400 Euro olarak F’den alınmak üzere hükmedilmiştir.

E’nin Türkiye’ye döndüğü 2026 yılında, Alman kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için E tanıma davası açmıştır. Türkiye ile Almanya arasında 6100 sayılı HMK ve 5718 sayılı MÖHUK çerçevesinde karşılıklılık mevcuttur. Dava, E’nin yerleşim yeri İstanbul aile mahkemesinde açılmış; yabancı karar aslı, apostil, yeminli tercüme ve kesinleşme şerhi sunulmuştur. F’nin Türkiye’de adresinin olmaması nedeniyle Adalet Bakanlığı aracılığıyla Almanya’daki adresine tebligat yapılmıştır. Kamu düzeni incelemesinde sorun bulunmadığından karar tanınmış; nüfus müdürlüğünde boşanma tescili gerçekleştirilmiştir.

Nafaka hükmünün Türkiye’de infazı için ayrı bir tenfiz davası açılmış; tenfiz kararının kesinleşmesinin ardından E, F’nin Türkiye’deki banka hesabına ve emekli maaşına icra takibi başlatmıştır.

İlgili Spoke Makaleler

Aile hukukunda karşılaşılan somut uyuşmazlıklar ve özel konular için rehber kütüphanemizden aşağıdaki makaleleri inceleyebilirsiniz:

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma tek celsede, çoğunlukla 1-3 ay içinde sonuçlanır. Çekişmeli boşanma ise tarafların konumuna, delillerin niteliğine, çocuk olup olmamasına ve mal rejimi tasfiyesi taleplerine bağlı olarak 12-24 ay arası sürebilir. İstinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte kesin hüküm, toplam 2-4 yıla ulaşabilir. HMK’daki makul süre ilkesi, uzun yargılamanın AYM başvurusuna konu edilmesini mümkün kılar.

Anlaşmalı boşanma için avukat şart mı?

Hukuki açıdan avukatla temsil zorunlu değildir; ancak anlaşmalı boşanma protokolünün hukuki değerini koruyabilmesi, velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi, maddi-manevi tazminat gibi başlıkların eksiksiz düzenlenebilmesi için hukuki destek önerilir. Protokolde oluşan boşlukların sonradan giderilmesi, yeni davalar ve masraflar demektir. Ayrıca protokolde gizlenen veya gözden kaçan malvarlığı değerleri için muvazaa ve katkı payı davaları gündeme gelebilir.

Velayet anneye mi verilir?

Velayet, anne ya da baba olma sıfatına göre değil, çocuğun üstün yararına göre belirlenir. 0-3 yaş aralığındaki çocuklar için anne tarafındaki bakım ihtiyacı ilkesi uygulanmakla birlikte, bu ilke mutlak değildir. 7-8 yaş üstü çocuğun tercihi, çocuğun okul, sosyal çevre, kardeş bağı gibi koşulları da dikkate alınır. Aile mahkemesi bilirkişi heyeti raporu, velayet kararının temel dayanaklarındandır. Anne veya baba aleyhine şiddet, ihmal, bağımlılık, ağır ruhsal hastalık gibi durumlar velayet verilmesine engeldir.

Boşanma davasında evden ayrıldım, terk eden taraf sayılır mıyım?

Aile içi şiddet, tehdit, onur kırıcı davranış gibi sebeplerle evi terk eden eş, haklı sebeple ayrılmış sayılır ve terk eden taraf olarak değerlendirilmez. Terk suçlaması için ayrılığın haklı bir sebebi olmaması gerekir. Kolluk başvurusu, darp raporu, tanık beyanı gibi delillerle ayrılığın haklı sebebe dayandığı ispatlanabilir. TMK 164’ün uygulanması için ayrıca 6 aylık süre ve ihtar şartı da aranır.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası miktarları; ailenin daha önceki yaşam standardı, eşlerin geliri ve malvarlığı, çocukların sayısı, yaşı ve özel ihtiyaçları (sağlık, eğitim), nafaka yükümlüsünün ödeme gücü gibi ölçütlerle saptanır. Bilirkişi raporu alınabilir; banka hesap araştırması ve SGK kayıtları kullanılır. Nafaka alacaklısı, yükümlünün kayıt dışı gelirini (nakit ücret, yurtdışı hesap, kripto varlık) ispatlayabilirse daha yüksek nafaka talep edebilir. Her durumda nafaka, çocuğun ve alacaklının ihtiyaçları ile yükümlünün mali gücü arasında dengelenir.

Kripto para ve dijital varlık boşanmada nasıl paylaşılır?

Evlilik süresince edinilen kripto varlıklar, TMK 219 gereği edinilmiş mal kapsamındadır ve tasfiye davasında paylaşılır. Borsa hesapları, self-custody cüzdanlar ve DeFi protokollerindeki varlıkların ortaya çıkarılması için özel çaba gerekir: borsa kayıtları talep edilir, blockchain incelemesi yapılır, cüzdan adresleri takip edilir. Mal kaçırma kastıyla yapılan kripto transferleri TMK 229 ve TBK 19 kapsamında iade ettirilebilir. Konu hakkında detaylı rehberimizin başlığı “Dijital Varlık ve Kripto Para Boşanmada Mal Paylaşımı” olup kripto miras ve dijital miras konularında ayrıca inceleme yapılır.

6284 koruma kararı için avukat şart mı?

6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir başvurusu, bizzat şiddet mağduru tarafından kolluk, Cumhuriyet savcılığı, mülki amir veya aile mahkemesine doğrudan yapılabilir; avukat şartı yoktur. Ancak tedbir kararına itiraz, tedbirin uzatılması, çocuğa ilişkin velayet ve nafaka taleplerinin birlikte ileri sürülmesi halinde avukatlık desteği süreci hızlandırır ve hakların tam korunmasına yardımcı olur. Tedbir kararı sonrası boşanma davası açılacağında, başlangıçtaki koruma bilgisi tüm stratejiyi etkiler.

Yurtdışında yaşayan eşime boşanma davası nasıl tebliğ edilir?

Yurtdışı adresinde oturan eşe tebligat, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla, iki devlet arasındaki hukuki yardım anlaşması çerçevesinde yapılır. Tebligat süreci 6-12 ay sürebilir. Bu nedenle yurtdışı tebligatın beklediği süre boyunca velayet, tedbir nafakası, 6284 koruma gibi kararlar için ihtiyati tedbir talebinde bulunulur. Tebligatın geciktiği hallerde dava, rapora açık ilana ilişkin usul hükümleriyle de ilerletilebilir.

Aile konutu şerhi nasıl konur?

Aile konutu şerhi için tapu müdürlüğüne başvurulur. Başvuru belgeleri: evlilik cüzdanı, eşlerin ikametgah durumunu gösteren nüfus kayıt örneği, taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını ispatlayan belgeler (elektrik/su/doğalgaz faturası, ikamet beyanı). Şerh düşürüldükten sonra taşınmazın devri, ipoteği veya kira sözleşmesinin feshedilmesi için diğer eşin açık rızası şarttır. Şerh, boşanma kararının kesinleşmesine kadar tapu kütüğünde kalır. Aile konutu şerhi davası detaylı olarak “Aile Konutu Şerhi ve Eşin Rızası TMK 194” başlıklı rehberimizde incelenmiştir.

Evlat edinme ne kadar sürer ve kim başvurabilir?

Evlat edinme başvurusu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne yapılır. Başvurucu 30 yaşını doldurmuş olmalı veya 5 yıldır evli bir çift olmalıdır. Başvuru sonrası sosyal inceleme, psikolojik değerlendirme, ev ziyareti, mali durum araştırması yapılır; ardından bakanlık listesine kaydolunur. Uygun bir çocuk belirlendiğinde, çocuk evlat edinilecek ailenin yanına en az bir yıl süreyle verilir ve bu sürenin sonunda aile mahkemesinde karar alınır. Toplam süre başvurudan mahkeme kararına kadar 3-5 yıl olabilir. Ergin evlat edinmede süreç daha hızlıdır ve doğrudan aile mahkemesine başvurulur (TMK 313).

Ortak çocukla kişisel ilişki sağlanmıyorsa ne yapılabilir?

Velayeti kendisinde olmayan anne veya babanın çocuğuyla kişisel ilişki düzenine uyulmuyorsa, icra müdürlüğüne başvurularak ilamın infazı istenir. Bu süreçte pedagog eşliğinde teslim yapılabilir. TMK 323’e göre kişisel ilişkinin engellenmesi velayet değişikliği sebebi olabilir. Ayrıca kişisel ilişki engellenmesi, AYM bireysel başvuru konusu olmuş ve AİHM içtihadında aile hayatına saygı hakkı ihlali olarak değerlendirilmiştir. Çocuğun yurtdışına izinsiz çıkarılması halinde 1980 Lahey Sözleşmesi (Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair) uygulanabilir.

Mal kaçırma iddiasında zamanaşımı kaç yıldır?

TMK 229, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmaları ve katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirleri edinilmiş mala ekler. Bu nedenle mal kaçırma iddiasında bir yıllık pencere özellikle önemlidir. Ancak muris muvazaası niteliğinde işlemler için TBK 19 uyarınca genel zamanaşımı uygulanır. Muvazaa iddiası, TBK 146 gereği 10 yıllık süreye tabidir; taraflar arasında yapılan fiktif sözleşmelerin geçersizliği zamanaşımına bağlı değildir, ancak iade istemleri 10 yıllık süreye tabidir.

Vekalet ücreti ve dava masrafları ne kadardır?

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi her yıl TBB tarafından hazırlanır. 2026 AAÜT’e göre anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, nafaka davası, mal rejimi tasfiyesi farklı kalemlerde hesaplanır. Müvekkil-avukat arasındaki ücret, ücret sözleşmesiyle serbestçe kararlaştırılabilir. Harç ve gider avansı, dava açıldığında yatırılır; dava sonunda aleyhe çıkan tarafa yüklenir. Adli yardım talebi ekonomik güçlük bildirimiyle yapılır; baro adli yardım komisyonu kararıyla avukat görevlendirilir. Müvekkil lehine AAÜT’e göre hükmedilen vekalet ücreti, kararda yer alır ve 1136 sayılı Kanun m. 168 gereği avukata aittir.

Kaynakça ve İleri Okuma

Resmi mevzuat metinleri:

Resmi kurum kaynakları:

Aile Hukukunda Hukuki Destek Almak İçin

Boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi, 6284 koruma, aile içi şiddet, yabancı boşanma tanıma-tenfiz, evlat edinme ve vesayet dosyalarında hukuki yardıma ihtiyaç duyduğunuzda Alyar Hukuk & Danışmanlık ofisi kişiye özel değerlendirme yapar. Dosya görüşmenizi planlamak için aşağıdaki kanallardan iletişime geçebilirsiniz:

Telefon: 0545 199 25 25
E-posta: info@bilalalyar.av.tr
Adres: Cevizli Mah. Enderun Sok. No:10C D:58, 34865 Kartal/İstanbul
Ücretsiz ön görüşme imkanı sağlanır; müvekkil-avukat ilişkisi, vekaletname düzenlenmesinin ardından usulüne uygun kurulur.

Yazar Hakkında

Av. Bilal ALYAR, Alyar Hukuk & Danışmanlık kurucusudur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak çeşitli yıllardır serbest avukatlık yapmakta; aile hukuku, ceza hukuku, şirketler hukuku ve bilişim-kripto hukuku alanlarında dosya yürütmektedir. İstanbul Barosu Sicil No: 54965. Ofis: Cevizli Mah. Enderun Sok. No:10C D:58, Kartal / İstanbul.

Bu rehberde yer alan bilgiler 20 Nisan 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan Türk mevzuatı ve yargı kaynakları esas alınarak hazırlanmıştır. Mevzuat değişikliği ve yargı pratiğindeki güncellemeler içeriğin tümü üzerinde etkili olabilir; somut bir dosyada yazılı içerik tek başına hukuki hizmet niteliği taşımaz.

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Hukuku

Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız önerilir.

İletişim | Hakkımızda

Emsal Yargıtay Kararları — Aile Hukuku Temel Alanlar

Aile hukuku uyuşmazlıklarında karşımıza çıkan başlıca alanlar; boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleridir. Aşağıda bu alanların her birine ilişkin Yargıtay içtihatlarından güncel birer kesit sunulmuştur. Sunulan kararlar resmi Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) İçtihat Bilgi Bankası üzerinden alınmış olup yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.

  • Yargıtay 2. HD, 2025/3275 E., 2025/11344 K., 16.12.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/4094 E., 2025/11025 K., 10.12.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/3795 E., 2025/7098 K., 10.09.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/4244 E., 2025/6829 K., 11.07.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/4938 E., 2025/11898 K., 24.12.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/5173 E., 2025/11981 K., 25.12.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2024/1259 E., 2024/8910 K., 20.11.2024 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 8. CD, 2024/22492 E., 2026/123 K., 06.01.2026 — UYAP Kararı

Yukarıdaki kararlar, aile hukukunun farklı alt alanlarındaki uygulamayı temsilen seçilmiştir. Her somut olayın özellikleri farklı olduğundan, bu tür kararların makalenin üzerine inşa edildiği somut uyuşmazlığa birebir uygulanması her zaman mümkün olmaz. Uyuşmazlığın niteliğine göre dilekçe, delil ve usul stratejisi bir aile hukuku avukatıyla birlikte kurgulanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile hukuku hukuku ne iş yapar?

Aile hukuku avukatı; boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi tasfiyesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı, evlat edinme, babalık davası ve uluslararası aile uyuşmazlıklarında hukuki temsil ve danışmanlık hizmeti sunar.

Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma, tarafların TMK 166/3 kapsamında protokol üzerinde mutabık kalıp hakim huzurunda beyan etmeleri halinde tek celsede sonuçlanabilir; dava açılışından itibaren 2-6 hafta içinde karar verilir.

Velayet hangi hallerde değiştirilebilir?

Çocuğun üstün yararı ilkesi gereği; velayet sahibi ebeveynin çocuğu ihmal etmesi, şiddet uygulaması, alkol/madde bağımlılığı, psikolojik sorunları veya ağır kusurlu davranışları halinde TMK 183 uyarınca velayet değiştirilebilir.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Nafaka miktarı; nafaka yükümlüsünün mali gücü, nafaka alacaklısının ihtiyacı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaş ve eğitim giderleri dikkate alınarak TMK 175-176 çerçevesinde hakim takdiri ile belirlenir.

Mal rejimi tasfiyesi nedir?

Mal rejimi tasfiyesi; evliliğin sona ermesinde eşler arasındaki edinilmiş malların TMK 218-241 hükümleri uyarınca paylaştırılması sürecidir. Katılma alacağı, değer artış payı ve kişisel mallar ayrıştırılır.

İstanbul Anadolu Yakası’nda Lokal Hizmet

Anadolu Yakası’ndaki ilçeler için özel hizmet sayfalarımız: Kadıköy Boşanma Avukatı, Maltepe Boşanma Avukatı, Ataşehir Boşanma Avukatı, Kartal Boşanma Avukatı, Pendik Boşanma Avukatı, Ümraniye Boşanma Avukatı, Tuzla Boşanma Avukatı, Beykoz Boşanma Avukatı. Tüm ilçeler için Anadolu Yakası Avukat Rehberi sayfamızı ziyaret edin.

İstanbul Avrupa Yakası’nda Lokal Hizmet

Avrupa Yakası’nda hizmet verdiğimiz ilçeler: Bakırköy, Başakşehir, Beylikdüzü, Esenyurt, Beşiktaş, Şişli, Bağcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Beyoğlu, Büyükçekmece, Esenler. Tüm ilçeler için Avrupa Yakası Avukat Rehberi ve İstanbul 39 İlçe Rehberi sayfalarımızı ziyaret edin.

İstanbul Bazlı Hukuki Temsil

İstanbul’da bu alanda hizmet almak isteyen müvekkillerimiz için özelleşmiş şehir sayfamıza da göz atabilirsiniz. İstanbul Aile Avukatı sayfamızda; İstanbul’un tüm adliyelerinde (Çağlayan, Kartal, Bakırköy, Büyükçekmece) hizmet detayları, yerel mahkeme pratikleri ve ilçe bazlı bilgi bulabilirsiniz.

Ayrıca İstanbul Avukat Rehberi sayfamız üzerinden 39 ilçe bazlı hizmet haritasına ulaşabilirsiniz.

Yargıtay Emsal Kararları (Aile Hukuku)

Aşağıda aile hukuku alanında verilmiş emsal niteliğindeki Yargıtay kararlarının resmi kaynaklarına doğrudan erişim sağlanmıştır. Kararlara mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden ulaşabilir, esas ve karar numaralarını kendi davalarınıza ilişkin analizlerinizde kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk/Ceza Genel Kurulu Kararları (Üst Emsal)

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2026/167 E., 2026/174 K., 23.03.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2026/162 E., 2026/173 K., 23.03.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/152 E., 2026/176 K., 11.03.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/165 E., 2026/127 K., 25.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/167 E., 2026/128 K., 25.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/163 E., 2026/119 K., 25.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/23 E., 2026/116 K., 25.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/13 E., 2026/95 K., 18.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/202 E., 2026/87 K., 18.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/136 E., 2026/74 K., 11.02.2026 — Resmi Kaynak

İlgili Yargıtay Daire Kararları

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2469 E., 2026/339 K., 22.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5945 E., 2026/333 K., 22.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3323 E., 2026/346 K., 22.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/413 E., 2026/371 K., 22.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2815 E., 2026/284 K., 21.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3291 E., 2026/290 K., 21.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/251 K., 20.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3799 E., 2026/208 K., 19.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3401 E., 2026/204 K., 19.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5732 E., 2026/139 K., 15.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4154 E., 2026/138 K., 15.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/13 E., 2026/197 K., 15.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2958 E., 2026/118 K., 14.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/1643 E., 2025/6347 K., 23.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2502 E., 2025/5851 K., 03.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/1 E., 2025/11770 K., 23.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/9214 E., 2025/10806 K., 08.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/15 E., 2025/7108 K., 10.09.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/9089 E., 2025/6065 K., 18.06.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2026/307 E., 2026/446 K., 23.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2025/6851 E., 2025/7867 K., 30.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2023/3426 E., 2025/7733 K., 23.12.2025 — Resmi Kaynak

Not: Yukarıdaki kararlar mevzuat.adalet.gov.tr resmi sitesinden alınmış olup her davanın kendine özgü koşulları ve mevzuatın güncel hali değerlendirilerek yorumlanmalıdır. Güncel içtihat için Adalet Bakanlığı İçtihat Sistemi‘ni inceleyebilirsiniz.

2025-2026 Aile Hukuku Geniş Kapsamlı Güncel Bilgilendirme

Aile hukuku alanında boşanma dışında kalan başlıklar — soybağı, evlat edinme, vesayet, evlilik öncesi mal rejimi sözleşmeleri, aile konutu şerhi, çocuğun korunması, aile içi şiddet — 2025-2026 dönemi güncel uygulama notlarıyla aşağıda kapsamlı biçimde sunulmuştur.

Soybağının Kurulması, İptali ve Tanıma (TMK m.282-300)

Çocuğun anneyle soybağı doğumla, babayla soybağı (i) annenin evlilik içinde doğum yapması karinesiyle, (ii) tanıma ile, (iii) babalık davasıyla kurulur. 2025-2026 uygulamasında: (i) DNA testi soybağı davalarında temel delildir; mahkeme zorunlu DNA testi kararı verebilir, (ii) baba olduğu varsayılan eşin “soybağının reddi” davasını çocuğun doğumunu öğrenmesinden 1 yıl içinde açma şartı, (iii) çocuğun annesinin başka erkekle soybağı kurmasına müdahale (m.301), (iv) tanıma işleminin yazılı şekil şartı ve nüfus müdürlüğüne tescili.

Babalık Davası (TMK m.301-304)

Soybağının babayla kurulamaması durumunda anne veya çocuk babalık davası açabilir. Süre: çocuğun doğumundan itibaren 1 yıl (anne için), reşit olduktan sonra 1 yıl (çocuk için). 2025-2026 uygulamasında: (i) DNA testi tek başına yeterli delildir, (ii) babanın testi kabul etmemesi karine olarak değerlendirilebilir, (iii) babalık kararı sonrası nafaka, miras hakkı, soyadı kullanımı doğmaktadır. Yabancı uyruklu baba durumunda Lahey Çocuk Nafakası Sözleşmesi’ne göre çocuğun bakım ihtiyacı talep edilebilir.

Evlat Edinme (TMK m.305-320)

Evlat edinmek isteyen kişinin/çiftin: (i) en az 30 yaşında olması, (ii) bekarsa veya 5 yıl evli olması, (iii) çocuktan en az 18 yaş büyük olması, (iv) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı izniyle 1 yıl bakım deneme süresi koşulları aranır. 2025-2026 uygulamasında: (i) sosyal hizmet avukatı raporu zorunlu, (ii) ilgili çocuk yedi yaşından büyükse rızası alınmalı, (iii) öz anne-baba rızası şartı (kayıp, ölü, vesayet altında olma halleri istisnadır), (iv) yabancılara evlat edinme süreçleri Lahey Sözleşmesi çerçevesinde takip edilir.

Vesayet ve Kayyım (TMK m.396-441)

Yetersizlik (akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol/uyuşturucu bağımlılığı, kötü yönetim), savurganlık, gaiplik gibi sebeplerle kişinin medeni haklarını kullanma yeteneği kısıtlanabilir. 2025-2026 uygulamasında: (i) kısıtlama kararı için sağlık raporu (psikiyatri/nöroloji avukatı) zorunlu, (ii) vasi atanmasında öncelikle eş, çocuklar, akrabalar, (iii) vasinin malvarlığı yönetiminden yıllık olarak vesayet makamına hesap vermesi, (iv) yaşlı bakımı bağlamında vesayet/kayyım uygulamasının yaygınlaşması. Kayyım belirli işlemler için (örn. miras paylaşımı, dava takibi) atanır.

Mal Rejimi Sözleşmeleri (TMK m.202-241)

Eşler evlilik öncesi veya sonrası noter senediyle mal rejimi sözleşmesi yapabilirler. Seçilebilecek rejimler: (i) edinilmiş mallara katılma (yasal rejim, sözleşme yokluğunda otomatik uygulanır), (ii) mal ayrılığı, (iii) paylaşmalı mal ayrılığı, (iv) mal ortaklığı. 2025-2026 uygulamasında “evlilik öncesi sözleşme” yaygınlaşmış; özellikle servet farkı bulunan çiftlerde ve ikinci evliliklerde mal ayrılığı tercih edilmektedir. Mal rejimi değişiklikleri retrospektif uygulanmaz; sadece sözleşme tarihinden ileriye etki eder.

Aile Konutu Şerhi (TMK m.194)

Eşlerden birinin diğer eşin rızası olmaksızın aile konutu üzerindeki haklarını kullanması, devretmesi ya da konutu terk etmesi engellenir. Aile konutu şerhi tapu kütüğüne işlenir; şerh mevcut iken konut satılamaz, ipotek edilemez. 2025-2026 uygulamasında aile konutu şerhi başvurusu doğrudan tapu müdürlüğüne yapılmakta; rıza alınmaksızın yapılan işlemler için iptal davası açılabilmektedir. Boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme tedbiren aile konutunu eşlerden birine tahsis edebilir.

Çocuğun Korunması ve Gözaltı Tedbirleri

5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde tehlike altındaki çocuklara yönelik koruyucu ve destekleyici tedbirler: (i) aile yanında destek tedbiri, (ii) eğitim tedbiri, (iii) sağlık tedbiri, (iv) bakım tedbiri (yetiştirme yurdu, koruyucu aile, çocuk evi sitesi). 2025-2026 uygulamasında özellikle aile içi şiddet vakalarında çocukların acil olarak güvenli yere alınması süreci 24 saat içinde tamamlanmaktadır. Çocuğun yüksek yararı ilkesi tüm tedbir kararlarında temel kriterdir.

Aile İçi Şiddet ve 6284 Sayılı Kanun Tedbirleri

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde: (i) korumalı barınma, (ii) uzaklaştırma, konuta yaklaşmama, iletişim kurmama, (iii) silahların teslim edilmesi, (iv) elektronik kelepçe, (v) maaş haczi (ekonomik şiddet halinde) tedbirleri 24 saat içinde Aile Mahkemesi hâkimi tarafından alınabilir. 2025-2026 uygulamasında ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) sistemi koordinatörlüğünde takip yoğunlaştırılmıştır.

Nişanlılığın Bozulması (TMK m.118-123)

Nişanın haklı sebep yokken bozulması halinde diğer taraf maddi-manevi tazminat ve hediyelerin iadesini talep edebilir. 2025-2026 uygulamasında: (i) düğün için yapılan harcamalar (salon, davetiye, kıyafet) maddi tazminat olarak, (ii) toplumsal saygınlığa zarar gibi durumlar manevi tazminat olarak, (iii) nişan yüzüğü dahil tüm hediyelerin iadesi (3 ay zamanaşımı), (iv) sosyal medya üzerinden ilan/duyuru hallerinin iade ve tazminat hesabına etkisi.

Bu bilgiler 2025-2026 dönemi aile hukuku uygulamasına ait genel bilgilendirme niteliğindedir. Her aile hukuku dosyası kendine özgü duygusal ve hukuki dinamikler içerdiğinden, alanında aile hukuku avukatından bireysel hukuki danışmanlık alınması büyük önem taşımaktadır.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.