İstanbul Deniz Ticareti Avukatı
Deniz Ticareti Avukatı, deniz ticareti hukuku alanında karşılaşılan uyuşmazlıkların hukuki süreçlerini yürütür. Av. Bilal Alyar, İstanbul Kartal merkezli ALYAR LAW & CONSULTANCY çatısı altında bu alanda hukuki destek sunmaktadır.
Deniz Ticareti Hukuku Nedir?
Deniz Ticareti Hukuku, deniz ticareti gibi konuları kapsayan hukuk dalıdır. Bu alandaki uyuşmazlıklar, doğru hukuki strateji ve mevzuat bilgisi gerektirir.
Hangi Konularda Destek Veriyoruz?
- Deniz ticareti kapsamındaki davalar ve danışmanlık
- Gemi ipoteği kapsamındaki davalar ve danışmanlık
- Çarter sözleşmesi kapsamındaki davalar ve danışmanlık
- Deniz iş kanunu kapsamındaki davalar ve danışmanlık
- Mahkeme öncesi uzlaşma, müzakere ve arabuluculuk süreçleri
- Dava açma, savunma ve temyiz aşamalarında hukuki temsil
- İlgili mevzuata uyum (compliance) ve risk değerlendirmesi
Süreç Nasıl İşler?
- Görüşme: Telefon veya WhatsApp ile iletişime geçilir, somut olay özetlenir.
- Belgelerin İncelenmesi: İlgili tüm belgeler değerlendirilir.
- Hukuki Strateji: Mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında strateji belirlenir.
- Dava / Müzakere: Gerekli adımlar atılır, dosya takip edilir.
- Sonuç: Karar sonrası tahsil veya icra işlemleri yürütülür.
Sıkça Sorulan Sorular
Deniz Ticareti Hukuku alanında dava süresi ne kadar sürer?
Süre, davanın türüne, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve ilgili mahkemenin iş yüküne göre değişir. Görüşmede tahmini süre bilgisi paylaşılır.
Avukatlık ücreti nasıl belirlenir?
Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. Davanın niteliği, karmaşıklığı ve süresi dikkate alınarak somut görüşmede bilgi verilir.
İstanbul dışından da hizmet alınabilir mi?
Evet. Türkiye genelinde dava takibi ve hukuki danışmanlık sağlanmaktadır. Online görüşme imkânı da mevcuttur.
Hızlı Hukuki Destek
Konuyla ilgili Görüşme ve değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.
İlgili Hukuk Alanları
Av. Bilal Alyar ayrıca kripto para hukuku, MASAK uyum, hakkımızda ve iletişim sayfalarından detaylı bilgi alabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu sayfa genel bilgi amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut bir uyuşmazlık için Av. Bilal Alyar ile iletişime geçerek bireysel hukuki görüş alınması önerilir. Avukatlık Kanunu ve TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği gereği bu sayfa avukatlık tanıtımı/reklamı amacı taşımaz.
Konuya İlişkin Yargı Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2025/4091 E., 2026/1141 K. (karar metni) — 26.02.2026
Deniz yoluyla taşınan polyester ipliği yükü için sigortalı ile davalı taşıyan arasında, yükün belirli bir gemiyle aktarmasız taşınması üzerine navlun sözleşmesi kurulmuş; ancak yük taşıtanın izni olmadan tek taraflı olarak başka bir gemiye aktarılmış ve bu gemide çıkan yangın sonucu tamamı zayi olmuştur. Sigortacı ödediği tazminata halef olarak taşıyana rücu etmiştir. Daire; TTK m. 1150 hükmündeki aktarma yasağı uyarınca, yük başlangıçta kararlaştırılan gemiyle taşınsaydı dahi zararın kesin olarak meydana geleceğinin ispat edilemediğini değerlendirerek akdi taşıyanın sorumlu tutulmasına ilişkin kararı onamıştır.
Konuya İlişkin Yargı Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2025/5900 E., 2026/1133 K. (karar metni) — 26.02.2026
Davacı nakliye şirketi, gemiyle Türkiye’ye getirilip Suriye’ye transit taşınacak ikinci el araçların, savaş nedeniyle sınır kapısının kapalı olması yüzünden liman sahasında uzun süre beklediğini; bu bekleme için davalı liman işletmesince düzenlenen ardiye faturasından sorumlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit talep etmiştir. Daire; ilgili konişmentolara konu araçlar için davacı tarafından bir süre uzatım talebi yapılmadığını, süre uzatım talebinin dava dışı bir gemi acentesince yapıldığını ve davacının bu acenteye vekalet vermediğini tespit ederek, davacının ardiye faturasından sorumlu tutulamayacağına ilişkin kararı onamıştır.
Konuya İlişkin Yargı Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2025/3940 E., 2026/737 K. (karar metni) — 04.02.2026
Davacı, deniz yoluyla üç ayrı konişmento ile taşınan emtianın bir kısmının eksik bir kısmının fazla çıktığını ileri sürerek taşıyan ve acente konumundaki davalılardan tazminat talep etmiştir. Daire; davalılardan birinin yabancı taşıyanın Türkiye acentesi, diğerinin tahliye limanı acentesi olduğunu, TTK m. 105 uyarınca acente aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabileceğini, taşımanın mühürlü konteynerlerle ve gönderici tarafından beyan edildiği şekliyle yapıldığını, konteyner içeriğinin taşıyanın müdahale alanında olmadığını belirleyerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararı onamıştır.
