Estetik Ameliyat Hatası 2026: Eser mi, Vekalet mi Sözleşmesi?

Estetik ameliyat davalarında en belirleyici hukuki soru, hasta ile hekim arasındaki ilişkinin “eser sözleşmesi” mi yoksa “vekalet sözleşmesi” mi sayılacağıdır. Bu ayrım, davanın kazanılıp kazanılamayacağını doğrudan etkiler: eser sözleşmesinde hekim VAAT ETTİĞİ SONUCU gerçekleştirmekle yükümlüyken, vekalet sözleşmesinde yalnızca gerekli özeni göstermekle yükümlüdür.

30 saniyede özet:

  • Saf estetik (tıbbi zorunluluk YOK): Yargıtay’a göre bu tür müdahaleler eser sözleşmesi sayılır ve hekim VAAT EDİLEN SONUCU gerçekleştirmekle yükümlüdür (sonuç borcu) — sonuç gerçekleşmezse “eser ayıplıdır” ve kusur ayrıca aranmaksızın sorumluluk doğabilir
  • Tıbbi/tedavi amaçlı (estetik unsur olsa bile): Örneğin nefes darlığı nedeniyle yapılan burun ameliyatı vekalet sözleşmesi sayılır; hekim yalnızca gerekli özeni göstermekle yükümlüdür (araç borcu) ve sorumluluk için KUSUR şarttır
  • Sınır testi: Ameliyatın altında yatan amaç saf estetik mi, yoksa bir sağlık sorununu gidermek mi? Bu, hangi sözleşme türünün uygulanacağını belirler
  • Onam formu-ameliyat uyumu kritik: Onam formunda belirtilen işlemle FİİLEN YAPILAN işlem örtüşmüyorsa (örn. “büyütme” onamı alınıp “küçültme” yapılması), usulüne uygun bir aydınlatılmış onamdan bahsedilemez

⚖️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Estetik ameliyat mağduruysanız onam formunuzu ve tüm tıbbi kayıtlarınızı saklayıp bir avukata danışın.

Son güncelleme: 07.09.2026 — Yargıtay 3. ve 6. Hukuk Daireleri’nin 2026 tarihli güncel kararları ile birlikte gözden geçirildi.

İçindekiler

Kanuni Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.470 vd. (Eser Sözleşmesi), m.502 vd. (Vekalet Sözleşmesi), m.506 (Özen Borcu).

Eser Sözleşmesi ile Vekalet Sözleşmesi Farkı

Türk hukukunda hekim-hasta ilişkisi kural olarak vekalet sözleşmesi (özen/araç borcu) sayılır: hekim belirli bir sonucu garanti etmez, yalnızca tıp biliminin gereklerine uygun özeni göstermekle yükümlüdür. Ancak Yargıtay, SAF ESTETİK amaçlı (herhangi bir tıbbi zorunluluk taşımayan) müdahaleleri bu genel kuralın DIŞINA çıkararak eser sözleşmesi (sonuç borcu) olarak nitelendirmektedir. Bunun sonucu önemlidir: eser sözleşmesinde yüklenici (hekim), vaat ettiği somut sonucu (örneğin belirli bir görünüm) gerçekleştirmekle yükümlüdür; sonuç gerçekleşmezse “eser ayıplıdır” ve klasik anlamda bir “kusur” araştırması yapılmadan da sorumluluk doğabilir.

Hangi Ameliyat Hangi Sözleşme Türüne Girer?

Sınır çizgisi, ameliyatın altında yatan AMACA göre belirlenir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin güncel bir kararında, nefes almada güçlük yaşayan bir hastaya burun kemiği eğriliği nedeniyle yapılan ameliyat, dış görünüşte estetik bir sonuç da doğursa, “estetik amaçlı eser sözleşmesi olarak değil, tedaviye yönelik tıbbi amaçlı cerrahi müdahaleye ilişkin vekalet sözleşmesi” olarak nitelendirilmiştir — çünkü ameliyatın asıl amacı bir sağlık sorununu (nefes darlığı) gidermektir. Buna karşılık, herhangi bir tıbbi zorunluluk olmaksızın sadece görünümü değiştirmek için yapılan (örneğin meme büyütme/küçültme, burun estetiği) ameliyatlar eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.

Onam Formu-Ameliyat Uyumu

Estetik ameliyat davalarında sıkça gözden kaçan ama kritik bir nokta, aydınlatılmış onam formunun FİİLEN YAPILAN işlemle örtüşüp örtüşmediğidir. Bir Yargıtay kararına ekli muhalefet şerhinde vurgulandığı üzere, hastadan “meme büyütme” için onam alınıp fiilen “küçültme” işlemi (daha küçük protez takılması) yapılması halinde, usulünce alınmış bir onamdan bahsetmek mümkün değildir — form ile fiili işlem arasındaki bu uyumsuzluk, hastanın aydınlatılmış rıza hakkının ihlali anlamına gelebilir ve ayrı bir tazminat sebebi oluşturabilir.

İlgili Yargı Kararları

Vekalet sözleşmesi örneği: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2026 tarihli, 2025/6073 Esas ve 2026/3293 Karar sayılı kararında, nefes darlığı nedeniyle yapılan burun ameliyatının vekalet sözleşmesi sayılması gerektiği ve ameliyat sonrası ortaya çıkan sonucun bilirkişi raporunda “her türlü özenin gösterilmesine rağmen gelişebilen komplikasyon” olarak nitelendirildiği, kusur bulunmadığı için davanın reddinin yerinde olduğuna hükmedilmiştir.

Eser sözleşmesi örneği: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 02.02.2026 tarihli, 2025/763 Esas ve 2026/318 Karar sayılı (oy çokluğuyla verilen) kararında, meme protezi değişimi ameliyatı eser sözleşmesi sayılmış; çoğunluk, bilirkişi raporlarına dayanarak vaat edilen sonucun gerçekleştiğine ve davanın reddine karar vermiştir. Ancak karara ekli MUHALEFET ŞERHİNDE bir üye, dosyada “meme büyütme” onam formu bulunduğu hâlde fiilen “küçültme” işlemi yapıldığını, bu nedenle usulüne uygun bir onamdan söz edilemeyeceğini ve oluşan skar dokunun ilk ameliyatta gerekli özenin gösterilmediğini gösterdiğini belirterek davanın kabul edilmesi gerektiği görüşünü savunmuştur. Bu karar, estetik ameliyat davalarında bilirkişi raporlarının yanı sıra onam formu-fiili işlem uyumunun da ayrıca ve titizlikle incelenmesi gerektiğini göstermektedir.

Karar metinleri: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1218625400 ve mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1220757300 (Erişim: 07.09.2026)

Sıkça Sorulan Sorular

Estetik ameliyat başarısız olursa hekim otomatik olarak sorumlu mu?

Saf estetik ameliyatlarda (eser sözleşmesi) hekim vaat ettiği sonucu gerçekleştirmekle yükümlüdür; sonuç gerçekleşmezse kusur ayrıca aranmaksızın sorumluluk gündeme gelebilir. Ancak tedavi amaçlı ameliyatlarda (vekalet sözleşmesi) sorumluluk için kusurun ispatı gerekir; komplikasyonlar tek başına sorumluluk doğurmaz.

Burun ameliyatım hem nefes sorunumu çözsün hem güzel görünsün istedim, bu hangi sözleşme türüne girer?

Yargıtay’ın yaklaşımına göre, ameliyatın ALTINDA YATAN amaç belirleyicidir. Tıbbi bir gerekçe (nefes darlığı gibi) varsa, estetik unsur bulunsa dahi ilişki vekalet sözleşmesi sayılır ve sorumluluk için kusur aranır.

Onam formumda yazan işlemle bana yapılan işlem farklıysa ne olur?

Bu durum, usulüne uygun bir aydınlatılmış onam alınmadığı anlamına gelebilir ve ayrı bir tazminat sebebi oluşturabilir. Onam formunuzun fiilen yapılan işlemle örtüşüp örtüşmediğini mutlaka kontrol edin.

“Komplikasyon” savunması her zaman hekimi kurtarır mı?

Hayır. Komplikasyon, ancak gerekli özenin gösterilmesine rağmen ortaya çıkan ve önceden hastaya bildirilmiş bir risk ise sorumluluğu kaldırabilir. Ameliyat öncesinde bu komplikasyon riskinin hastaya bildirilmediği veya komplikasyonun aslında bir dikkatsizlik/özensizlikten kaynaklandığı ispatlanırsa savunma geçersiz kalır.

İkinci (düzeltme) ameliyat ücret alınmadan yapıldıysa bu kusuru kabul anlamına gelir mi?

Otomatik olarak öyle sayılmaz; mahkemeler bunu tek başına kusur ikrarı olarak kabul etmemiştir. Ancak somut olayın koşullarına göre delil değeri taşıyabilir; asıl belirleyici olan bilirkişi/Adli Tıp raporlarıdır.

Eser sözleşmesinde “ayıplı eser” ne demektir?

Ortaya çıkan sonucun, sözleşmede vaat edilen/beklenen nitelikleri taşımaması demektir. Estetik ameliyatta bu, hastaya önceden gösterilen/anlatılan hedef görünümün elde edilememesi veya beklenmeyen bir bozukluğun (iz, asimetri gibi) ortaya çıkması şeklinde olabilir.

Yurt dışında yaptırdığım estetik ameliyatta sorun yaşarsam Türk hukuku uygulanır mı?

Bu, işlemi yaptıran kişinin ve kliniğin bulunduğu yere, sözleşmenin hangi hukuka tabi olduğuna göre değişen karmaşık bir milletlerarası özel hukuk meselesidir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Manevi tazminat talep edebilir miyim?

Evet, hem eser hem vekalet sözleşmesi temelli davalarda, kusur/ayıp tespit edilirse maddi zararın yanında çekilen acı ve üzüntü için manevi tazminat da talep edilebilir.

Estetik ameliyat davası hangi mahkemede açılır?

Hasta sıfatıyla açılan bu davalar genellikle tüketici mahkemesinde görülür; hastanenin kamu/özel statüsüne göre bu durum değişebilir (ayrıntı için tıbbi ihmal davası rehberimize bakabilirsiniz).

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu

Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com