Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı

Bazı kötü niyetli aktörler, bilinen projelerin isim ve sembollerini taklit ederek listelenmemiş tokenları kullanıcıya satmak için sahte borsa arayüzleri veya pump-grupları kullanmaktadır. Mağdurun varlığı genellikle satış imkânı bulunmayan honeypot kontratlarda kilitli kalır.

Sahtecilik Yöntemleri

  • Resmi token sembolünü taklit eden farklı kontrat adresi.
  • “Yeni listelendi” söylemiyle pompalama.
  • Satışı kontrat seviyesinde engelleyen honeypot kodu.
  • Sahte mobil borsa uygulaması.

Hukuki Çerçeve

Eylem TCK m.158 nitelikli dolandırıcılık, 6362 sayılı SPKn m.107 piyasa dolandırıcılığı, TCK m.155 güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilir. Marka taklidi varsa 6769 sayılı SMK çerçevesinde marka hakkına tecavüz, 6102 sayılı TTK m.54 vd. çerçevesinde haksız rekabet iddiaları gündeme gelir.

Delil Tespiti

  1. Token kontrat adresi ile resmi proje kontrat adresinin karşılaştırması.
  2. Alım TX hash, cüzdan dökümleri.
  3. Pompalama mesajlarının ekran görüntüsü ve kanal kayıtları.
  4. Sahte uygulama dosyası varsa bilirkişi incelemesi için saklanması.

İlk Müdahale

Mağdur, kullandığı cüzdanı güvenli kabul etmemeli; yeni cüzdana göç etmeli ve revoke işlemleri ile aktif onayları kaldırmalıdır. Şikayet süreci hızlıca başlatılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Aynı sembolde iki token olabilir mi?

Evet, kontrat adresi belirleyicidir; resmi proje sayfasından doğrulanmalıdır.

Honeypot tokenı satabilir miyim?

Çoğu zaman kontrat seviyesinde satış engellidir; teknik analizle değerlendirilir.

Kayıp geri gelir mi?

Garanti yoktur; suç duyurusu, iz sürme ve tedbir yolları denenir.

İlgili Sayfalar

Lisans Rejimi Karşılaştırmalı Analizi

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin lisans rejimleri ülkeden ülkeye farklılaşmakta olup Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru işlem ve uyuşmazlıklar değerlendirilirken yetki ve uygulanacak hukuk açısından karşılaştırmalı çerçeve önem taşır.

Türkiye’de 7518 sayılı Kanun ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen düzenlemeler çerçevesinde Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları (KVHS) için SPK lisansı zorunluluğu getirilmiştir. Bu rejim, AB’nin MiCA (Markets in Crypto-Assets) Tüzüğü ile büyük ölçüde uyumludur; her iki rejimde de asgari sermaye, sermaye yeterlilik oranları, yönetici elverişlilik (fit-and-proper) testleri ve ayrı varlık ayrıştırma (segregation) yükümlülükleri mevcuttur.

ABD’de federal düzeyde tek bir kripto lisansı bulunmamakta olup New York eyaletinin BitLicense rejimi, FinCEN MSB kaydı ve eyalet bazlı para iletim lisansları üçlü bir yapı oluşturmaktadır. Singapur PSA (Payment Services Act) ve Birleşik Krallık FCA AML kayıt rejimi ise daha hafif yükümlülükler içermektedir. Bu farklılıklar, sınır ötesi uyuşmazlıklarda MÖHUK 24 ve MÖHUK 40 kapsamında yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk belirlenirken doğrudan etkilidir.

Lisanssız platformlarla yapılan işlemler, Türk hukukunda otomatik olarak hükümsüz değildir; ancak yatırımcının BDDK ve SPK koruma şemsiyesinden yararlanma hakkı ortadan kalkmaktadır. Yargılamada lisans durumu, müvekkilin tedbirli davranma yükümlülüğüne aykırılığın değerlendirilmesinde TBK 52 (kusurun ağırlığı ölçütünde) önemli bir etken olarak ortaya çıkar.

Dijital Tahkim ve Online Dispute Resolution

Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru sınır ötesi uyuşmazlıklarda klasik mahkeme yargılaması her zaman pratik olmayabilir. ODR (Online Dispute Resolution) mekanizmaları, özellikle düşük tutarlı ve uluslararası boyutlu kripto uyuşmazlıklarında alternatif çözüm yolu sunmaktadır.

Kleros gibi blockchain tabanlı tahkim platformları, akıllı sözleşmeye gömülü tahkim şartı ile çalışan, jüri seçiminin merkeziyetsiz şekilde yapıldığı sistemlerdir. Türk hukuku açısından bu tür kararlar 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve 6100 sayılı HMK’nın iç tahkim hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; ancak New York Sözleşmesi (1958) kapsamında tanınma için tahkim sözleşmesinin yazılı şekil şartını sağlaması ve hakem heyetinin tarafsızlık ilkelerine uygun seçilmiş olması gerekmektedir.

İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki TOBB Tahkim, ticari nitelikli kripto uyuşmazlıklarında tercih edilen kurumsal tahkim seçenekleridir. ISTAC kuralları çerçevesinde elektronik dosyalama, video duruşma ve dijital delil sunumu standart hale gelmiştir.

UNCITRAL Model Kanun ve UNCITRAL Online Dispute Resolution Teknik Notları, sınır ötesi düşük değerli işlemlerde uluslararası kabul gören prosedür çerçevesini belirler. Müvekkil için pratik öneri: kripto platformuyla yapılan kullanıcı sözleşmesinde tahkim şartı bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli; tahkim şartı haksız şart niteliğindeyse 6502 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında geçersizliği ileri sürülebilir. Dijital tahkim seçilmeden önce icra kabiliyeti, tanınma riski ve maliyet karşılaştırması mutlaka yapılmalıdır.

Pratik Dilekçe Şablon Çerçevesi

Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru kapsamında dava dilekçesi hazırlanırken aşağıdaki yapısal çerçeve önerilmektedir. Bu çerçeve genel niteliktedir; somut olayın özellikleri çerçevesinde uyarlanması gereklidir.

Dilekçe başlığı: HMK 119 hükmü çerçevesinde mahkeme adı, taraf bilgileri ve dava değeri açık şekilde belirtilmelidir. Açıklama bölümünde olayın kronolojisi tarih ve transaction hash bilgileriyle birlikte sunulmalı; deliller bölümünde blockchain explorer çıktıları (HMK 199 belge), KYC kayıtları, banka dekontları ve elektronik yazışmalar kategorize edilmelidir. Hukuki değerlendirme bölümünde TBK, TCK, SPK ve 6502 sayılı Kanun ilgili maddeleri atfen sıralanmalıdır. Talep bölümünde alacak miktarı, faiz başlangıç tarihi (TBK 117 — temerrüt) ve ihtiyati tedbir talebi (HMK 389) açıkça yer almalıdır.

Uzman Hukuki Değerlendirme ve Strateji

Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı Değerlendirmesi

Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru kapsamındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı süreleri büyük önem taşır. TBK 72 hükmü çerçevesinde haksız fiilden doğan tazminat alacakları için iki yıllık öğrenme zamanaşımı ve on yıllık olağan zamanaşımı uygulanır; bu süreler zararın ve faillin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Sözleşmeden doğan alacaklarda TBK 146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımı, periyodik edalarda TBK 147 uyarınca beş yıllık zamanaşımı uygulama bulur.

Ceza yargılaması açısından TCK 66 hükmü uyarınca dava zamanaşımı, suçun türüne göre değişir. TCK 158/1-f kapsamındaki nitelikli dolandırıcılıkta dava zamanaşımı 15 yıldır. Hukuk davası zamanaşımı dava açılması veya icra takibi başlatılması gibi TBK m.154 vd. sebeplerle kesilir; ihtarname tek başına zamanaşımını kesmez.

Delil Toplama ve Korumaya Yönelik İhtiyati Önlemler

Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru özelinde dijital delillerin korunması, davanın kazanılma olasılığını doğrudan etkiler. Olayın gerçekleşmesinin ardından 72 saat içinde aşağıdaki adımlar atılmalıdır: (i) Tüm transaction hash bilgileri ekran görüntüsü ve blockchain explorer çıktısı olarak yedeklenmeli, (ii) İlgili platforma resmi e-posta yoluyla başvuru yapılarak hesap dondurma talebi belgelenmeli, (iii) Cumhuriyet Başsavcılığı’na delillerin korunmasını isteyen suç duyurusunda bulunulmalı, (iv) Eğer KYC bilgileri mevcutsa ilgili platformdan kullanıcı kayıtlarının yedeklenmesi talep edilmelidir.

CMK 134 hükmü çerçevesinde elektronik veri arama ve elkoyma kararı, savcılık aşamasında talep edilebilir. HMK m.400 hükmü çerçevesinde kişinin kendi hesabına ilişkin verileri belirten “delil tespiti” talebi, dava açılmadan önce de mahkemeden istenebilir. Bu yapıların paralel kullanımı, delil zincirini güçlendirmektedir.

Mali Zarar Hesaplaması ve Faiz Talebi

Tazminat hesabında Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru kapsamında üç temel kalem dikkate alınır: (i) Doğrudan zarar (damnum emergens) — kaybedilen kripto varlığın TL karşılığı, (ii) Yoksun kalınan kar (lucrum cessans) — varlık elde tutulsaydı elde edilebilecek değer artışı, (iii) Manevi zarar — TBK 58 hükmü çerçevesinde kişilik haklarına yönelik saldırı durumunda talep edilebilir.

Talebin hukuki niteliği, temerrüt tarihi, uygulanabilecek faiz ve kripto varlığın değerleme yöntemi somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Uzlaşma ve Müzakere Stratejisi

CMK 253 hükmü çerçevesinde uzlaşma kapsamına giren suçlarda (özellikle TCK 157/1 basit dolandırıcılık) uzlaşma teklifi, ceza dosyasında soruşturma aşamasında yapılır. Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru özelinde nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) uzlaşma kapsamı dışındadır. Hukuk yargılamasında HMK 137 ön inceleme aşamasında ve HMK m.313 vd. sulh çerçevesinde müvekkilin tahsilat yapısına uygun bir uzlaşma değerlendirmesi yapılmalıdır.

Müzakere stratejisinde uzlaşma oranı dosyanın delil durumuna ve karşı tarafın ödeme gücüne göre belirlenir. Tüm değerlendirmelerde tahsilat süresi (dava sonrası icra ile) ve karşı tarafın varlık durumu mutlaka göz önüne alınmalıdır.

AYM Bireysel Başvuru Yolu

İç hukuk yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru kapsamındaki uyuşmazlıklarda son derece etkili bir araçtır. Anayasa 35 (mülkiyet hakkı), Anayasa 36 (hak arama özgürlüğü) ve Anayasa 40 (etkili başvuru hakkı) ihlali iddiaları, kripto varlık uyuşmazlıklarında AYM tarafından özellikle yargılama uzunluğu, etkili soruşturma yokluğu veya delil değerlendirmesindeki keyfilik gerekçesiyle kabul edilebilmektedir.

AYM bireysel başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. Başvuruda iç hukuk yolunun tüketildiğinin ve ihlal edilen Anayasa hakkının açıkça gösterilmesi zorunludur. AYM ihlal kararı verirse, hak ihlalinin sonuçlarını ortadan kaldırma yükümlülüğü doğar; bu kapsamda yeniden yargılama yapılması ya da tazminata hükmedilmesi mümkündür.

Sahte Borsa Tuzaklarında Tipik Davranış Modeli

Sahte borsa tuzakları, mağdurları aşamalı bir güven inşası sürecine sokarak hareket eder. İlk aşamada tipik olarak sosyal medya reklamları veya influencer önerileri üzerinden müvekkil platforma yönlendirilir. Platform, gerçek bir kripto borsasının arayüzünü taklit eder; KYC süreci gerçek bir borsadakine benzer şekilde tasarlanmıştır. İlk yatırım küçük tutarda yapılır ve mağdura kâr gösterilerek ek yatırım yapması teşvik edilir. Para çekme talebi yapıldığında “vergi”, “komisyon”, “anti-aklama doğrulaması” gibi gerekçelerle ek ödeme istenir. Bu döngü, mağdurun parayı çekemeyeceğini fark etmesine kadar devam eder.

Hukuki Nitelendirme

Bu tür uyuşmazlıklar Türk hukukunda TCK 158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık olarak nitelenmektedir. Ceza yargılamasında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir (5235 sayılı Kanun m.12); yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir, bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kartlarının araç olarak kullanıldığı suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (CMK m.12/6). Hukuk yargılamasında TBK 49 (haksız fiil) ve TBK m.30 vd. (yanılma; aldatma için m.36) hükümleri çerçevesinde sözleşmenin iptali ve tazminat talep edilebilir. Sözleşmenin iptali halinde TBK m.77 vd. (sebepsiz zenginleşme) uyarınca ödenen bedelin iadesi istenebilir.

Soruşturma Aşamasında Hak Korumaya Yönelik Adımlar

Mağdur, suç duyurusunu Cumhuriyet Başsavcılığı’na elektronik veya fiziki olarak yapabilir. Dilekçede platforma ait domain bilgileri, iletişim kurulan e-posta ve telefon, transfer yapılan banka hesapları (IBAN) ve transaction hash’leri açık şekilde belirtilmelidir. CMK 134 hükmü çerçevesinde elektronik veri arama ve elkoyma kararı, savcılığın talebi üzerine sulh ceza hakimliğince verilebilir. Bu karar çerçevesinde platforma ait sunucu kayıtları, kullanıcı veritabanı ve para hareketleri tespit edilebilmektedir.

5651 sayılı Kanun çerçevesinde sahte borsa internet sitesinin erişime engellenmesi talebi, yetkili idari merciye (7590 sayılı Kanun sonrası Siber Güvenlik Başkanlığı) veya ilgili sulh ceza hâkimliğine yapılabilir. 5549 sayılı Kanun m.4 uyarınca şüpheli işlem bildirimi yükümlülere (ör. bankalara) aittir; mağdurun MASAK’a ayrıca bildirim yapması gerekmez.

Mali Tahsilat Stratejisi

Sahte borsa dolandırıcılıklarında tahsilat oranı genellikle düşüktür ve sonuç garanti edilemez. Tahsilat stratejisinin üç ayağı vardır: (i) Banka hesaplarının dondurulması — mağdurun bankası ile iletişime geçilerek olağandışı işlem bildirimi yapılması, (ii) Karşı taraf hesabına ihtiyati haciz konulması — Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemesi’nden İİK m.257 vd. hükmü çerçevesinde alınabilir, (iii) Yurt dışı tahsilat — eğer paranın yurt dışı borsalara aktarıldığı tespit edilirse, ilgili borsanın bulunduğu ülke yargı yerinde yerel danışman aracılığıyla başvuru yapılması.

Kanıt Sunumu ve Bilirkişi Raporu

Yargılamada en kritik unsur, mağdurun “tedbirsizce” hareket etmediğini ortaya koyabilmesidir. Bunun için aşağıdaki belgeler delil olarak sunulmalıdır: tüm e-posta yazışmaları, sosyal medya mesajları, ekran görüntüleri, ödeme dekontları ve transaction hash listesi. HMK 199 kapsamında elektronik kayıtlar belge niteliğindedir. Bilirkişi raporunda transaction hash zincirinin nereye gittiği, paranın hangi cüzdanlarda kaldığı veya hangi borsalara transfer edildiği analiz edilir. Teknik inceleme için görevli kurumlardan veya bilirkişiden yararlanılabilir.

Sahte Borsa Tespiti İçin Pratik Kontrol Listesi

Bir kripto borsasının sahte olup olmadığını tespit etmek için aşağıdaki kontrol noktaları sistematik biçimde uygulanmalıdır. Birinci kontrol, lisans durumudur: Türkiye’de SPK lisansı, AB’de MiCA kapsamındaki CASP yetkisi, ABD’de FinCEN MSB kaydı veya BitLicense, Birleşik Krallık’ta FCA AML kaydı resmi olarak doğrulanmalıdır. İkinci kontrol, domain yaşı ve sahip bilgisidir: WHOIS sorgusuyla domainin ne zaman alındığı, sahibinin gizli olup olmadığı görülebilir; domain yaşı da bir ipucudur.

Üçüncü kontrol, çekim politikasıdır: Gerçek borsalar çekim için ek “vergi” veya “anti-aklama doğrulaması” ücreti talep etmez. Dördüncü kontrol, müşteri hizmetleri yapısıdır: Sahte borsalar genellikle yalnızca chat veya anlık mesajlaşma uygulaması üzerinden iletişim sağlar, telefon veya kayıtlı adres bilgisi vermez. Beşinci kontrol, fiyat akışıdır: Sahte borsalardaki fiyat hareketleri gerçek piyasa fiyatlarından sapma gösterir; CoinMarketCap veya CoinGecko karşılaştırmasıyla bu sapma tespit edilebilir.

Mağdurun kusuru bulunması hâlinde hâkim tazminattan indirim yapabilir (TBK m.52). Yargılamada bilirkişi raporu hazırlanırken bu beş kontrol noktasına ilişkin platformun durumu özel olarak değerlendirilmelidir.

Mağdur Hakları ve Hukuki Yardım Mekanizmaları

Mağdur konumundaki müvekkillerin hak arama sürecinde yararlanabileceği çeşitli hukuki yardım mekanizmaları mevcuttur. Adli yardım hakkı, 6100 sayılı HMK 334-340 ve 5271 sayılı CMK 150 hükümleri çerçevesinde maddi olanağı bulunmayan kişiler için uygulanır. Adli yardım talebi mahkemeye sunulan ayrı bir dilekçe ile yapılır; dilekçe ekinde gelir-gider durumu, banka hesap bilgileri ve sosyal güvenlik bilgileri sunulur.

Baro adli yardım büroları, Hukuki danışmanlık ve gerektiğinde adli yardım kapsamında vekil atanması hizmeti sunar. Mağdur konumundaki müvekkillerin baro adli yardım bürolarına yapacağı başvuru, hem ceza hem hukuk yargılamasında etkili sonuç doğurabilmektedir.

5237 sayılı TCK 73 hükmü çerçevesinde mağdurun şikayet hakkı kullanılırken, suçun nitelikli unsurları (örneğin bilişim sistemleri kullanılması) re’sen kovuşturulmasını gerektirebilir. Bu durumda mağdur şikayetten vazgeçse dahi soruşturma sürdürülmektedir. Mağdur, davaya katılma talebi ile soruşturma ve kovuşturma aşamalarında aktif rol oynayabilir; CMK m.237 hükmü çerçevesinde davaya katılma talebi, kamu davasına bakan mahkemece karara bağlanır.

Kişisel Verilerin Korunması ve Mağdur Hakları

Kripto uyuşmazlıklarında mağdurun kişisel verilerinin korunması, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) çerçevesinde özel önem taşır. Borsa veya platformlardan müvekkile ait kişisel verilerin elde edilmesi, KVKK 4 ve 5 hükümleri çerçevesinde hukuka uygunluk ölçütünü sağlamalıdır. Mağdurun kişisel verileri, suç soruşturması kapsamında savcılık tarafından talep edilebilir; ancak bu talepler de KVKK 28 hükmü kapsamındaki istisnaları gerektirir.

Müvekkilin platforma sunduğu KYC belgeleri (kimlik kartı, fatura, IBAN bilgisi) kişisel veri niteliğindedir. Bu verilerin mağdurun rızası dışında üçüncü kişilere aktarılması, KVKK 18 hükmü kapsamında idari para cezası gerektirir; aynı zamanda TBK 49 hükmü kapsamında haksız fiil tazminatı doğurur. Veri ihlali yaşandığında müvekkil, KVKK 11 hükmü çerçevesinde veri sorumlusuna başvurabilir, KVKK 14 kapsamında Kurul’a şikayette bulunabilir ve TBK 49-58 çerçevesinde manevi tazminat talep edebilir.

Karşılaştırmalı İçtihat Çerçevesi ve Uluslararası Eğilimler

Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru alanında uluslararası yargı uygulaması, son üç-dört yıl içinde önemli ölçüde olgunlaşmıştır. Common law ülkelerinden gelişen içtihat hattında dikkat çekici bir eğilim, kripto varlıkların “property” niteliğinde tanınması yönündedir; İngiliz UKJT (UK Jurisdiction Taskforce) 2019 hukuki açıklaması ve Singapur Yüksek Mahkemesi’nin akıllı sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda mülkiyet kavramını uyguladığı kararlar bu yönelimin temelini oluşturmaktadır.

AB’de MiCA Tüzüğü çerçevesinde uyumlaştırılan yatırımcı koruma standartları, sınır ötesi uyuşmazlıklarda referans çerçeve olarak kullanılmaktadır. Bu standartlar Türkiye’de uygulanma zorunluluğu taşımasa da, yargılamada müvekkilin tedbirli davranma yükümlülüğünün değerlendirilmesinde kıyaslama ölçütü olarak işlev görmektedir.

Risk Yönetimi ve Önleyici Hukuki Tedbirler

Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru alanında uyuşmazlıkların önlenmesine yönelik proaktif hukuki tedbirler giderek önem kazanmaktadır. Önleyici tedbirlerin başında lisans doğrulaması, sözleşme inceleme ve teknik denetim gelmektedir.

Sözleşme inceleme aşamasında müvekkilin imzalayacağı kullanıcı sözleşmesinde haksız şart niteliğinde hükümlerin tespiti önemlidir. Tek taraflı dondurma yetkisi tanıyan, sınırsız fee artırma hakkı veren, tahkim şartını sürpriz biçimde getiren maddeler 6502 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. Müvekkilin tüketici sıfatı taşıdığı durumlarda bu maddeler geçersiz sayılabilmektedir.

Teknik denetim bağlamında, müvekkilin işlem yapacağı akıllı sözleşmenin verify edilmiş olup olmadığı, kontrat üzerinde owner privilege bulunup bulunmadığı ve likiditenin kilitli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu üç teknik kontrol noktası, ileride yaşanabilecek hak kayıplarının önemli bir kısmının önüne geçmektedir.

Yargılama Sonrası Tahsilat ve İcra Stratejisi

Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru kapsamında alınan kararın icra edilebilirliği, davanın gerçek başarısını belirleyen unsurdur. Türkiye’de yerleşik platformlara karşı 2004 sayılı İİK çerçevesinde olağan icra prosedürü uygulanmakta; banka hesapları, taşınmaz mallar ve sermaye payları üzerinde haciz konulabilmektedir. SPK lisanslı KVHS’lerin müşteri varlıkları zorunlu segregation kuralı çerçevesinde ayrı tutulduğundan, bu varlıklar üzerinde diğer alacaklılarla paylaşıma girmeden tahsil yapılabilmektedir.

Yurt dışı yerleşik platformlara karşı icra için iki yol mevcuttur: Türk mahkemesi kararının ilgili ülke yargı yerinde tanınması (ilgili ülkenin tanıma ve tenfiz kurallarına göre) ya da paralel olarak ilgili ülkede yerel hukuki süreç açılması. New York Sözleşmesi (1958) çerçevesinde tanınma süreçleri ilgili ülkenin usulüne tabidir; bu süre zarfında ihtiyati tedbir kararının yerel yargı yerinde geçici tedbire dönüştürülmesi talep edilebilir.

Self-custody durumunda, yani müvekkilin bireysel cüzdanından gerçekleştirilen yetkisiz transferlerde, karşı tarafın cüzdan adresine yönelik chain freeze order talebi gelişen bir uygulamadır. ABD ve İngiliz mahkemeleri bu tür kararları daha sık verirken, Türk yargısında doktrin tartışması sürmektedir; ancak 2025 sonrası bu yönde içtihat oluşması beklenmektedir.

Pratik Yargılama Kontrol Listesi

Sahte Token Listesi ve Borsa Tuzağı Mağduru kapsamında müvekkilin yargılama sürecine girmeden önce yapması gereken kontrol noktaları aşağıda listelenmiştir. Bu liste, tipik dava hazırlık aşamasında atılan bilgilendirme adımlarının pratik özetidir.

Belge kontrolü açısından şu unsurlar derlenmelidir: kullanıcı sözleşmesi tam metni, KYC sürecinde sunulan belgelerin yedeği, tüm e-posta yazışmaları ve müşteri destek bilet kayıtları, banka transfer dekontları, blockchain explorer üzerinden alınan transaction hash listeleri, ekran görüntüleri ile belgelenmiş fiyat ve bakiye bilgileri. Belge listesi tamamlanmadan dava açılması, ileride delil eksikliğine yol açabilmektedir.

Yetki kontrolü açısından platformun mukim olduğu ülke, sözleşmedeki yetki şartı ve tahkim şartı, müvekkilin yerleşim yerinin yetki bağlayıcılığı (HMK 6) ve haksız fiilden doğan yetki (HMK 16) değerlendirilmelidir. Tüketici sıfatı taşıyan müvekkiller için 6502 sayılı Kanun çerçevesinde tüketici mahkemesi yetkisi öncelikli değerlendirilmelidir.

Süre kontrolü açısından TBK 72 (haksız fiil zamanaşımı) iki yıl ve on yıl, TBK 146 (genel zamanaşımı) on yıl, TCK 66 (ceza dava zamanaşımı) ve uzlaşma süreleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. İhtarname tek başına zamanaşımını kesmez (TBK m.154); kesme sebepleri kanunda sayılmıştır.

Tahsilat değerlendirmesi açısından karşı tarafın varlık durumu, banka hesapları, taşınmaz mülkleri ve sermaye payları araştırılmalıdır. Yurt dışı yerleşik platformlar için yerel danışman aracılığıyla varlık taraması yaptırılması, dava açma kararı öncesi maliyet-fayda analizinde önemli bir girdidir.

İlgili Kripto Hukuku Rehberleri

Bu sayfayı okuyan müvekkillerin sıklıkla danıştığı diğer rehberler aşağıdadır. Konu kümelerine göre bağlantılı içerikler sunulmaktadır:

0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com