Kamulaştırmasız El Atma Bedel Davası 2026
Kamulaştırmasız el atma, idarenin taşınmaza hukuki dayanağı olmadan veya kamulaştırma işlemini tamamlamadan fiili veya hukuki tasarrufta bulunması halidir. Fiili el atma (fiziki işgal) ve hukuki el atma (imar planıyla taşınmaza kamu kullanımı atfedilmesi) olarak ikiye ayrılır. 2026 itibariyle Anayasa Mahkemesi kararları el atma mağdurlarının haklarını güçlendirmiştir.
Fiili El Atma
İdarenin taşınmazı kamulaştırmaksızın fiilen kullanması fiili el atma sayılır; örneğin yol yapımı, tesis kurulması veya park alanı oluşturulması. Malik, piyasa değerinin ödenmesini talep edebilir.
Hukuki El Atma
İmar planıyla taşınmaza yol, park, okul gibi kamu kullanım alanı yüklenmesi ancak makul sürede kamulaştırma yapılmaması hukuki el atma sayılır. Anayasa Mahkemesi 5 yılı aşan belirsizliğin ihlal oluşturduğunu vurgulamıştır.
Bedel Davası
Malik kamulaştırmasız el atma bedel davası ile taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesini talep eder. Görevli mahkeme fiili el atmada asliye hukuk, hukuki el atmada idare mahkemesidir. Dava açma süresi bakımından hak düşürücü süre yoktur ancak zamanaşımı uygulanır.
Tazminat Hesabı
Rayiç bedel bilirkişi incelemesi ile belirlenir; imar durumu, yapı emsal değerleri ve emsal satışlar dikkate alınır.
Sıkça Sorulan Sorular
El atma süresine zamanaşımı işler mi?
Evet; her el atma eylemi için ayrı zamanaşımı süreleri işleyebilir; genellikle 10 yıl uygulanır.
İmar planı değişmeden el atma iddia edilebilir mi?
İmar planında kamu kullanımı belirlenmemişse hukuki el atma oluşmaz; fiili kullanım gerekir.
Bedel dava açma süresi var mı?
Hak düşürücü süre yoktur ancak 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır.
İdare el atma yoksa dava reddedilir mi?
İspat yükü malikte olup el atmanın varlığı kanıtlanmalıdır; aksi halde dava reddedilir.
Güncel Yargı Kararları ve Emsal İçtihatlar
Yargıtay Kararı: Kamulaştırmasız El Atmada Taşınmazın Gerçek Değeri Tam Ödenmelidir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2024/440 K.2025/763 sayılı, 03.12.2025 tarihli kararında (oy birliği, bozma) kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davalarında, Anayasa’nın 46. maddesi ve 2942 sayılı Kanun’un ilkeleri gereğince taşınmazın gerçek karşılığının (bilirkişi kurulunca hesaplanan bedelin) tam olarak ödenmesi gerektiğini; davacının taşınmazı yargılama sırasında satın almış olmasının ya da tazminatı devralma amacı taşımasının, tek başına bedelden “hakkaniyet indirimi” yapılmasını haklı kılmayacağını hükme bağlamıştır. Kurul, bölge adliye mahkemesinin gerçek değerden %20 indirim yaparak eksik bedele hükmetmesini bu gerekçeyle bozmuştur. Karar, bu uyuşmazlıkta kamulaştırmasız el atma tazminatında gerçek karşılığın ödenmesi ilkesinin esas alınması gerektiğini ve gerekçesiz %20 hakkaniyet indirimi yapılamayacağını göstermektedir.
Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/33592, 20.06.2023 (İkinci Bölüm, ihlal, oy birliği)
Konu: İmar planında kamu hizmeti alanına ayrılan taşınmazın uzun süre kamulaştırılmaması (hukuki el atma)
Uygulama imar planında eğitim tesisi alanı ve yol olarak kamu hizmetine ayrılan taşınmazın beş yılı aşkın süredir kamulaştırılmaması ve malike herhangi bir tazminat ödenmemesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi, B. No: 2017/24715, 20.09.2018 tarihli kararındaki ilkelere atıfla müdahalenin ölçülü olmadığına ve Anayasa m.35’teki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. İdarenin kamulaştırmaya yargı kararıyla zorlanamayacağı gerekçesiyle davayı reddeden idare mahkemesi kararı yeniden yargılama için mahkemesine gönderilmiş; başvurucunun tazminat talebi ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Karar, imar kısıtlılığının beş yılı aşması hâlinde malikin bireysel başvuru yoluyla sonuç alabileceğini, giderimin ise öncelikle yeniden yargılama olduğunu göstermektedir.
