Sancaktepe’de Ticari Alacak, Cari Hesap ve Defter Uyuşmazlıkları
Sancaktepe’de faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerin hukuki sorunları çoğu zaman günlük ticari ilişkilerden doğar: açık hesapla yapılan mal tesliminin bedelinin ödenmemesi, vadesi gelen senedin tahsil edilememesi, tedarikçiyle hesap mutabakatının sağlanamaması gibi. Bu sayfa, Av. Bilal Alyar’ın bu tür dosyalarda izlediği hukuki çerçeveyi, ilçede iş yapan tacirlerin sıkça karşılaştığı durumlar üzerinden anlatır.
Cari hesap ilişkisi ve mutabakat
Cari hesap, tarafların karşılıklı alacak ve borçlarının hesapta toplandığı sürekli ilişkidir. Dönemsel hesap ekstresine itiraz edilmemesi, kural olarak bakiyenin kabulü anlamına gelebilir; bu yüzden hesap özeti geldiğinde kalemlerin tek tek kontrol edilmesi gerekir. Mutabakat mektubu imzalanmışsa borcun varlığına ilişkin güçlü bir delil oluşur. Uyuşmazlık hâlinde fatura, irsaliye, teslim belgesi ve banka kayıtları birlikte değerlendirilir.
Ticari defterlerin delil değeri
Tacirler ticari defter tutmak zorundadır (TTK m.64 vd.). Usulüne uygun tutulmuş ve onaylanmış defterler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.222 şartlarında delil sayılır. İki tarafın defterlerinin birbiriyle uyumlu olması durumunda ispat kolaylaşır; çelişki varsa bilirkişi incelemesi gündeme gelir. Bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz (HMK m.282), ancak teknik bir hesaplamada çoğunlukla yol gösterici olur.
Vadesi gelen senet ve çek için yollar
- Kambiyo senetlerine özgü takip yolu (İİK m.167 vd.) kısa itiraz süreleri içerir; borçlu imzaya veya borca itirazını bu süre içinde yapmalıdır.
- Genel haciz yoluyla takipte ise itiraz hâlinde itirazın iptali veya kaldırılması aşamaları gündeme gelir.
- Çekte başvuru hakları üç yıllık zamanaşımına bağlıdır (TTK m.814).
- Karşılıksız çekte adli para cezası ve çek yasağı gibi sonuçlar 5941 sayılı Kanunda düzenlenmiştir.
Detaylı değerlendirme için çek ihtarı ve dilekçe ile çek-senet sayfaları kullanılabilir.
Ticari satımda ayıp ve ihbar
Satılan malın ayıplı çıkması hâlinde alıcının muayene ve ihbar yükümlülükleri vardır (TTK m.23). Mal teslim alındığında gözle görülür ayıp bulunuyorsa derhâl, sonradan ortaya çıkanlar için ise ayıbı fark edildiği anda ihbar yapılmalıdır; geciktirilen ihbar, malın kabul edilmiş sayılmasına yol açabilir. Bu yükümlülük tacirler arasında tüketici sözleşmelerinden daha katıdır.
Arabuluculuk ve mahkeme yolu
Para alacağı veya tazminat konulu ticari davalardan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A). Arabuluculuk süreci sonuçsuz kalırsa asliye ticaret mahkemesinde dava açılır. Yetkili mahkeme, tacirler arasında yetki sözleşmesi varsa buna, yoksa genel yetki kurallarına göre belirlenir. Sancaktepe’de iş yapan bir işletmenin, karşı tarafın başka bir ilde bulunması hâlinde yetki incelemesi ayrıca önem kazanır.
Sık sorulan sorular
Faturaya itiraz etmezsem borcu kabul etmiş sayılır mıyım?
Tacirler arasında faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi, içeriğin kabulü yönünde karine oluşturur (TTK m.21/2). Bu karine aksi ispatlanabilir olsa da pratikte ciddi bir engeldir.
Mutabakat imzalamadan önce neye bakmalıyım?
Bakiye tutarı, hesap dönemi, faiz ve gecikme kalemleri ile mutabakatın tüm borcu mu yoksa belirli kalemleri mi kapsadığı kontrol edilmelidir.
Vadesi geçen senedin zamanaşımı nedir?
Bono ve poliçede zamanaşımı üç yıldır (TTK m.749); süre senedin türüne ve vade tarihine göre hesaplanır.
Esnaf olarak da ticari dava açabilir miyim?
Esnaf, tacir sayılmasa bile ticari işletmesiyle ilgili davalar çoğu hâlde ticari dava niteliği taşır; her iki tarafın tacir olmasının aranmadığı hâller de vardır (TTK m.4).
Ticari faiz hangi hâllerde istenebilir?
Ticari işlerde temerrüt faizi, sözleşme ya da kanun gereği ticari faiz oranlarıyla talep edilebilir; talebin dayanağı dava dilekçesinde açıkça gösterilmelidir.
İhtar ve temerrüt: alacağın doğru kurulması
Vadesi gelmiş bir ticari alacakta borçlunun temerrüde düşmesi, çoğu hâlde vadenin geçmesiyle kendiliğinden gerçekleşir; vade belirlenmemişse ihtar çekilmesi gerekir (TBK m.117). İhtarnamenin noter veya KEP üzerinden gönderilmesi, tebliğ tarihinin ispatı açısından önem taşır. İhtarda alacağın dayanağı, tutarı, ödeme için verilen süre ve sürenin sonunda başvurulacak hukuki yollar açık biçimde belirtilmelidir. Belirsiz ya da fazla tutar içeren ihtar, sonradan icra takibinde kötüniyet tartışması yaratabilir. Alacak tutarında anlaşmazlık varsa kısmi ödeme ve mahsup talepleri de ihtarda ayrıştırılmalıdır.
Teminat ve ödeme planı seçenekleri
Her uyuşmazlık dava ile sonuçlanmak zorunda değildir. Borçlu işletme ödeme gücünü yitirmemişse, teminat karşılığı taksitlendirme, senet yenileme veya mal karşılığı ödeme gibi çözümler değerlendirilebilir. Bu tür anlaşmalar yazılı yapılmalı, kalan borç ve vade tarihleri net yazılmalı, temerrüt hâlinde tüm borcun muaccel olup olmayacağı belirtilmelidir. Yazılı olmayan taksit sözü, sonradan ispat sorunu doğurur.
Zamanaşımı ve hak kaybını önleme
Ticari alacaklarda genel zamanaşımı süresi on yıldır (TBK m.146); ancak bazı alacak türleri için daha kısa süreler öngörülmüştür. Kira, bazı hizmet alacakları ve kambiyo senetlerinde süreler farklıdır. Zamanaşımı, borçlunun borcu yazılı olarak kabul etmesi, kısmi ödeme yapması veya icra takibinin başlatılmasıyla kesilebilir. Süre dolmak üzereyse bekleyen bir görüşme gerekçe olmaz; sürenin kesilmesi için usule uygun işlem yapılmalıdır.
Mevzuat
Başlıca dayanaklar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’dur. Şirket tarafındaki sorunlar için Sancaktepe şirket hukuku sayfasına bakılabilir.
Görüşmeler Kartal Cevizli Mahallesi’ndeki büroda önceden randevu ile yapılır; iletişim: 0534 636 19 19.
