Ticari Dava Rehberi 2026 | Arabuluculuk, Yetki, Süreler
Ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4 hükmünde tanımlanan, tarafların tacir olmasına veya işin ticari işletmeyle ilgili olmasına dayanan özel nitelikli davalardır. Asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına giren bu davalar, özel usul kuralları ve sürelerle yürütülür.
Ticari Davanın Tanımı
TTK m.4 uyarınca bir davanın ticari sayılması için iki esas kriter vardır: (i) Kanun’da sayılan mutlak ticari davalar (TTK, KVK, FSEK, marka, patent, sigorta kanunları gibi), (ii) her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunması. Ayrıca tüketici ve iş mahkemeleri görevine giren davalar, taraflardan biri tacir olsa bile ticari dava sayılmaz.
Görevli Mahkeme
TTK m.5 uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Tek asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde ise hukuk mahkemesi ticari davaları “ticari sıfatla” görür. Ticaret mahkemesi tek hâkimli olarak görev yapar; ancak kanunda belirtilen belirli konularda (özellikle konkordato, iflas, anonim şirketle ilgili büyük davalar) üç hâkimli heyet olarak toplanır.
Zorunlu Arabuluculuk
TTK m.5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ticari davada arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Süre sınırı olmayan tespit, iptal ve konkordato gibi davalarda arabuluculuk şartı yoktur.
Basit ve Yazılı Yargılama Usulü
HMK çerçevesinde ticari davalar kural olarak yazılı yargılama usulüne tabidir. Ancak TTK m.4/2 uyarınca bir miktar paranın ödenmesi konusunda ticari davalar basit yargılama usulünde görülür. Usul farklılığı; dilekçe teatisi, tahkikat süresi ve delil sunma aşamalarında önemli etki doğurur.
Ticari Defterlerin Delil Niteliği
TTK m.222 hükmüne göre hukuka uygun olarak tutulan ticari defterlerin, ticari uyuşmazlıklarda sahibinin lehine ve aleyhine kesin delil teşkil edebilmesi için HMK m.222’deki koşulların karşılanması aranır. Karşı tarafın defterlerinin de sunulması ve incelemeye hazır tutulması süreçte belirleyici olur.
Ticari Davalarda İhtiyati Tedbir ve Haciz
İİK m.257 vd. hükümleri çerçevesinde para alacakları bakımından ihtiyati haciz, HMK m.389 vd. hükümleri çerçevesinde ihtiyati tedbir talep edilebilir. Tacirin ticari defterlerine, banka hesaplarına ve aktif mal varlığına yönelik önleyici tedbirler, alacaklının tahsil güvencesi sağlar.
Önemli Süreler
| İşlem | Süre | Kaynak |
| Arabuluculuk süresi | 6 hafta + 2 hafta | TTK m.5/A |
| Cevap dilekçesi | 2 hafta (basit) / 2 hafta (yazılı) | HMK m.317-127 |
| İstinaf | 2 hafta | HMK m.345 |
| Temyiz | 2 hafta | HMK m.361 |
Sık Sorulan Sorular
Tacirler arasındaki tüm uyuşmazlıklar ticari dava mıdır?
Hayır. Tüketici mahkemesi veya iş mahkemesi görevine giren uyuşmazlıklar, taraflar tacir olsa dahi ticari dava sayılmaz ve o mahkemelerde görülür.
Arabuluculuk aşaması zamanaşımını etkiler mi?
HUAK m.16/2 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvuru, zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri durdurur. Anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan sonra süre işlemeye devam eder.
Ticari davada faiz oranı nasıl belirlenir?
3095 sayılı Kanun m.2 uyarınca ticari işlerde “avans faizi” uygulanır; oranlar TCMB tarafından ilan edilir. Sözleşmede aksi öngörülmüşse sözleşme oranı uygulanır.
İlgili Rehberler
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut ticari uyuşmazlık için dosya bazlı değerlendirme önerilir.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Hukuku
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde ilgili mevzuat çerçevesinde bilgilendirme alınması yararlı olabilir.
