Marka İhlali Davası 2026: Talepler, Tazminat Hesabı ve Kullanmama Def’i

Tescilli bir markanın izinsiz kullanılması, taklit edilmesi veya taklit ürünlerin ticarete konu edilmesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka hakkına tecavüz sayılır ve marka sahibine çeşitli dava haklarını doğurur. Ancak davalı taraf da, davacının markasını hiç kullanmadığını ileri sürerek davayı büyük ölçüde etkisiz kılabilir. Aşağıda tecavüz sayılan fiiller, dava ile talep edilebilecekler, tazminat hesaplama yöntemleri ve “kullanmama def’i” anlatılıyor.

30 Saniyede Özet

  • Dayanak: SMK m.29 (tecavüz sayılan fiiller), m.149 (talep edilebilecekler), m.151 (yoksun kalınan kazancın hesaplanması).
  • Talep edilebilecekler: Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi/manevi tazminat, ürünlere el konulması, hükmün ilanı.
  • Tazminat hesabı: Hak sahibi üç yöntemden birini seçebilir — kendi muhtemel kazancı, tecavüz edenin net kazancı veya emsal lisans bedeli.
  • Kullanmama def’i: Davalı, davacının markasını son 5 yıldır ciddi biçimde kullanmadığını ileri sürebilir; ispat yükü markasını kullandığını iddia eden davacıdadır.
  • İlan hakkı süreye tabidir: Kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde talep edilmezse düşer.
Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye yerine geçmez. Tecavüzün varlığı ve tazminat miktarı; markanın kullanım geçmişi, ihlalin niteliği ve somut delillere göre belirlenir.

Son güncelleme: 6 Eylül 2026 — SMK m.29, m.149, m.151 güncel metinleri ve kullanmama def’inin uygulanışına ilişkin güncel Yargıtay kararı işlendi.

İçindekiler

Kanuni Dayanak

SMK m.7 (marka tescilinden doğan haklar), m.19/2 (kullanmama def’i), m.29 (tecavüz sayılan fiiller), m.149 (talepler), m.151 (yoksun kalınan kazanç).

Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller

SMK m.29 uyarınca aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

  • Marka sahibinin izni olmaksızın markayı m.7’de belirtilen biçimlerde kullanmak,
  • Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak markayı taklit etmek,
  • Taklit edildiğini bilerek veya bilmesi gerekirken, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, ithal/ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme teklif etmek,
  • Lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya üçüncü kişilere devretmek.

Dava ile Talep Edilebilecekler

SMK m.149 uyarınca, marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden şunları talep edebilir: fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi/manevi tazminat, tecavüz oluşturan ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan araçlara el konulması (ve talep hâlinde bu ürünler üzerinde mülkiyet hakkının tanınması — bu durumda ürünlerin değeri tazminattan düşülür), markaların silinmesi veya (kaçınılmazsa) imhası ve haklı bir menfaat varsa kararın ilanı. İlan talebi, kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde ileri sürülmezse düşer.

Tazminat Nasıl Hesaplanır?

SMK m.151 uyarınca, hak sahibinin yoksun kaldığı kazanç, kendi seçimine bağlı olarak üç yöntemden biriyle hesaplanır:

  • (a) Tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir,
  • (b) Tecavüz edenin elde ettiği net kazanç,
  • (c) Tecavüz edenin markayı hukuka uygun bir lisans sözleşmesiyle kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.

(a) veya (b) yöntemi seçilirse, mahkeme ürüne olan talebin oluşmasında markanın belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, hesaba ayrıca hakkaniyete uygun bir pay da eklenir.

Kullanmama Def’i: Davalının En Güçlü Savunması

SMK m.29/2, m.19/2’ye atıfla, tecavüz davalarında kullanmama def’ini davalıya tanır: davalı, davacının dayandığı markayı, dava tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde ciddi biçimde kullanmadığını ileri sürebilir. Bu def’i başarılı olursa, davacı o markaya dayanarak tecavüz iddiasında bulunamaz. Önemli bir ayrıntı: davacının markası henüz 5 yılını doldurmamışsa (yeni tescilliyse) bu def’i o markaya karşı ileri sürülemez — davacı, dilerse daha yeni tarihli bir markasına dayanabilir. Kullanım ispat yükü, markasını kullandığını iddia eden tarafa (davacıya) aittir.

İlgili Yargı Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir tekstil şirketinin, kendisiyle aynı ibareyi ticaret unvanında kullanan bir rakip şirkete karşı açtığı marka hakkına tecavüz, ticaret unvanının terkini ve tazminat davasında, davacının eski tarihli (2013 tescilli) markasına ilişkin son 5 yıllık ciddi kullanımını ispatlayamadığını, bu nedenle davalının kullanmama def’inin bu marka bakımından yerinde olduğunu; ancak davacının henüz 5 yılını doldurmamış (2021 tescilli) bir başka markasına dayanabileceğini kabul etmiştir. Bununla birlikte, davalının davacının markasına benzerlik oluşturacak somut bir markasal kullanımına dair delil sunulamadığından, marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı talepler reddedilmiş; dava yalnızca ticaret unvanının terkini yönünden (haksız rekabet hükümleri çerçevesinde) kısmen kabul edilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/4768, K.2026/1670, 25.03.2026 — Erişim tarihi: 06.09.2026.

Sıkça Sorulan Sorular

Markamı hiç kullanmadım ama tescilliyim, tecavüz davası açabilir miyim?

Açabilirsiniz, ancak davalı kullanmama def’ini ileri sürerse ve siz son 5 yıldaki ciddi kullanımı ispatlayamazsanız, o markaya dayalı talepleriniz reddedilebilir.

Markam henüz 2 yıllık, kullanmama def’i bana karşı ileri sürülebilir mi?

Hayır, 5 yıllık süre henüz dolmadığından kullanmama def’i bu markaya karşı ileri sürülemez; markanızı hiç kullanmamış olsanız dahi bu aşamada tecavüz iddianızı ileri sürebilirsiniz.

Tazminat hesaplama yöntemlerinden hangisini seçmeliyim?

Bu, somut duruma göre değişir: tecavüz edenin kazancı yüksekse (b) yöntemi, kendi kaybınız net ölçülebiliyorsa (a) yöntemi, benzer bir lisans piyasası varsa (c) yöntemi daha avantajlı olabilir. Bilirkişi incelemesiyle hangisinin daha yüksek/ispatlanabilir tazminat sağladığı değerlendirilir.

Marka hakkına tecavüz aynı zamanda suç mudur?

Evet, SMK’da iltibas yaratacak biçimde marka taklit etme gibi bazı fiiller ayrıca ceza hükümlerine (hapis/adli para cezası) de tabi olabilir; hukuk davası ile ceza şikâyeti birlikte veya ayrı ayrı yürütülebilir.

Tecavüz eden ürünlere el konulmasını istersem ne olur?

Talebiniz kabul edilirse, ürünler üzerinde mülkiyet hakkı size tanınabilir; ancak bu durumda ürünlerin değeri, hükmedilen tazminat miktarından düşülür.

İhtarname göndermeden dava açabilir miyim?

Evet, ihtarname dava şartı değildir; ancak ihtarname göndermek hem uzlaşma ihtimalini artırır hem de davalının kötü niyetinin ispatında delil olarak kullanılabilir.

Dava sürerken ihtiyati tedbir alınabilir mi?

Evet, tecavüzün devamının önlenmesi için dava ile birlikte veya öncesinde ihtiyati tedbir (örneğin ürünlerin satışının/üretiminin geçici olarak durdurulması) talep edilebilir.

Manevi tazminat her tecavüz davasında istenebilir mi?

Genel olarak evet; ancak coğrafi işaret ve geleneksel ürün adlarına tecavüz hâlinde manevi tazminat talep edilemeyeceği kanunda açıkça belirtilmiştir.

Marka hakkına tecavüz davasında hangi mahkeme görevlidir?

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri görevlidir; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevli asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.

Kararın ilanını istemeyi unuttum, sonradan talep edebilir miyim?

Hayır, ilan hakkı kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde talep edilmezse düşer; bu nedenle dava dilekçesinde veya en geç bu süre içinde talep edilmesi gerekir.

İlgili Hizmet Alanlarımız

Resmî Kaynaklar

Fikri Mülkiyet Hukuku Davalarında Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar

Fikri Mülkiyet Hukuku davalarında başarılı bir sonuç elde etmek için dikkat edilmesi gereken çeşitli kritik noktalar bulunmaktadır. Öncelikle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 5846 sayılı FSEK kapsamındaki haklarınızı ve yükümlülüklerinizi bilmeniz gerekmektedir. Hukuki süreçte yapılan prosedürel hatalar, davanızın olumsuz sonuçlanmasına yol açabilir. Bu nedenle avukatla çalışmanız tavsiye edilmektedir.

Zamanaşımı süreleri, fikri mülkiyet hukuku davalarında en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Sürelerin kaçırılması halinde dava açma hakkı tamamen ortadan kalkabilmektedir. Delillerin zamanında ve doğru şekilde toplanması da davanızın güçlü temeller üzerine inşa edilmesini sağlayacaktır. fikri ve sınaî haklar mahkemesi nezdinde tescil başvurusu, itiraz ve ihlal davası süreçlerinde her adımın dikkatle planlanması gerekmektedir.

tescil, tecavüzün ref’i ve tazminat gibi sonuçlara ulaşmak için davanızın stratejik olarak yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Av. Bilal Alyar (İstanbul Barosu), fikri mülkiyet hukuku alanında deneyimli hukuki danışmanlık sunmaktadır. Davanızın değerlendirilmesi için0534 636 19 19 numarasından randevu alabilirsiniz.

İlgili Hukuki Hizmetlerimiz:

Daha fazla bilgi için:TÜRKPATENT

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

Burada yer verilen kararlar bilgilendirme amaçlı olup somut uyuşmazlığın koşullarına göre farklı sonuçlar doğabilir. Ticaret ve Şirketler Hukukuna İlişkin Güncel Emsal Kararlar ile ilgili bir uyuşmazlık içerisindeyseniz, güncel içtihat ve mevzuatı somut olaya uyarlayacak bir ticaret hukuku alanında çalışan avukatla görüşmeniz önerilir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com