Trafik kazasında hasar gören ve onarılan bir araç, onarımdan sonra da kazasız eşdeğerine göre piyasada daha düşük fiyatla alınıp satılır. Bu fark değer kaybı olarak adlandırılır ve kazaya karışan aracın işleteninden, onun zorunlu mali sorumluluk sigortasını (trafik sigortası) yapan sigortacıdan talep edilebilir. Bu rehberde değer kaybı tazminatının kanuni dayanağını, Anayasa Mahkemesinin hesaplama esaslarına ilişkin iptal kararlarını, sigortacıya yazılı başvuru şartını, Sigorta Tahkim Komisyonu yolunu, arabuluculuk ve dava sürecini ve zamanaşımını resmî metinler üzerinden anlatıyoruz. Bir değer kaybı avukatının bu süreçteki işi, başvurunun eksiksiz yapılması, hesabın gerçek zarar ölçüsüne göre denetlenmesi ve doğru çözüm yolunun süresinde seçilmesidir.
Değer Kaybı Tazminatının Hukuki Dayanağı
Temel hüküm 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85/1’dir. Bu hükme göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Araçta oluşan değer kaybı, “bir şeyin zarara uğraması” kapsamındaki eşya zararıdır. Anayasa Mahkemesi de E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararında karayolunda motorlu taşıt işletilmesinden doğan bu sorumluluğun haksız fiil sorumluluğu niteliğinde olduğunu ve kusursuz sorumluluk türü olan tehlike sorumluluğunun özel bir türü olarak düzenlendiğini belirtmiştir.
Aynı Kanun’un m.91/1 hükmü, işletenlerin m.85/1’e göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarını zorunlu kılar. Bu nedenle değer kaybı talebi çoğu zaman doğrudan karşı aracın trafik sigortacısına yöneltilir. Sigortacının sorumluluğu poliçedeki teminat sınırıyla sınırlıdır; sınırı aşan kısım için işletene karşı talep hakkı ayrıca değerlendirilir.
Anayasa Mahkemesi Kararları ve Değer Kaybının Hesaplanması
Değer kaybının nasıl hesaplanacağı son yıllarda iki önemli iptal kararına konu oldu. İlk olarak Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihli, E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararı (RG 9/10/2020, 31269) ile KTK m.90’daki “ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ve “ve genel şartlarda” ibareleri ile m.92’nin (i) bendi iptal edildi. Kararda, 14/5/2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek (1)’inde değer kaybının hesaplanmasına ilişkin kuralların bulunduğu, sigortacının borcunun kapsamının idarenin her zaman değiştirebileceği genel şartlara bırakılmasının kanunilik ölçütü yönünden Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ve bu durumun gerçek zararın karşılanmaması sonucunu doğurabileceği değerlendirildi. Aynı kararda m.97’deki sigortacıya yazılı başvuru şartına yönelik itiraz ise reddedildi.
Daha sonra 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanun ile m.90’a, değer kaybı tazminatının aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ve hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanacağını öngören bir cümle eklendi. Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarihli, E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararı (RG 14/2/2023, 32104) bu cümleyi ve ona bağlı ikinci fıkrayı da iptal etti. Mahkeme, işletenin tazminat borcu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre belirlenirken sigortacının borcunun farklı kurallara bağlanmasının zarar görenin gerçek zararının karşılanamaması riskini doğurduğunu ve bunun Anayasa’nın 5., 17. ve 35. maddelerine aykırı olduğunu belirtti. Kanun’un güncel metninde m.90, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu ve düzenlenmeyen hususlarda 6098 sayılı Kanun’un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağını öngörmektedir.
Uygulamadaki sonuç şudur: değer kaybı, sigortacının tek taraflı bir formülüyle değil, aracın kazadan önceki ve onarımdan sonraki piyasa değeri arasındaki gerçek farkı ölçmeye yönelik bir incelemeyle belirlenmelidir. Bu incelemede aracın markası ve modeli, yaşı, kilometresi, daha önce hasar kaydı bulunup bulunmadığı, hasarın hangi parçalarda olduğu, parçaların onarıldığı mı yoksa değiştirildiği mi ve boya işlemi gibi somut veriler önem taşır.
Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Talepler
KTK m.92, bazı talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında tutar. Değer kaybı açısından en önemli bentler şunlardır:
- (g) bendi: hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri. Kazada kusur paylaştırılmışsa sigortacıdan istenebilecek değer kaybı da karşı tarafın kusuru oranıyla sınırlı kalır.
- (k) bendi: gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar. Bu kalemler trafik sigortası kapsamında değildir; varsa işletene karşı genel hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.
- (l) bendi: hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri. Anayasa Mahkemesi E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararında bu bende yönelik iptal talebini reddetmiş, bu araçlarda değer kaybından değil aracın bedelinin karşılanmasından söz edilebileceğini belirtmiştir.
Ayrıca KTK m.111/1 uyarınca bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; m.111/2’ye göre tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu nedenle sigortacının önerdiği ödeme ve ibra metnini imzalamadan önce tutarın gerçek zararı karşılayıp karşılamadığını incelemek gerekir.
Sigortacıya Yazılı Başvuru Şartı ve 15 Günlük Süre
KTK m.97’ye göre zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorundadır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık çıkarsa, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Anayasa Mahkemesi E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararında bu şartın özel nitelikte bir dava şartı olduğunu, yerine getirilmemesi hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceğini ve kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığını belirtmiştir.
Başvurunun ispatlanabilir bir yolla yapılması ve dosyanın eksiksiz olması önemlidir. KTK m.99/1 uyarınca sigortacılar, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan miktarları ödemek zorundadır. Anayasa Mahkemesi bu fıkradaki belge şartına yönelik itirazı da reddetmiştir.
Başvuruda Hazırlanması Gereken Belgeler ve Eksper Raporu
Değer kaybı başvurusunda genellikle şu belgeler hazırlanır:
- Kaza tespit tutanağı veya kolluk tarafından düzenlenen tutanak ile kusur durumunu gösteren belgeler
- Araç ruhsatı, sürücü belgesi ve başvuru sahibinin kimlik bilgileri
- Karşı aracın poliçe bilgisi
- Hasar ve onarım faturaları, değişen ve onarılan parçaların listesi
- Hasar dosyasındaki eksper raporu ve varsa başvuru sahibinin aldırdığı değer kaybı raporu
- Kaza öncesi ve onarım sonrası fotoğraflar ile aracın önceki hasar kayıtları
- Ödemenin yapılacağı banka hesabı bilgisi
Uygulamada hasarın tespiti sigortacının görevlendirdiği eksperin raporuyla yapılır; değer kaybı bu rapordaki hasar ve parça bilgilerinden hareketle hesaplanır. Eksper raporundaki parça listesinin, değişim ve onarım ayrımının ve hasar tutarının faturalarla örtüşüp örtüşmediğini kontrol etmek, itiraz edilecek noktaları erken belirlemeyi sağlar. Uyuşmazlık tahkime veya mahkemeye taşınırsa değer kaybının tespiti için ayrıca teknik inceleme yaptırılabilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Yolu
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonunu düzenler. m.30/1’e göre zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden faydalanabilir. Değer kaybı açısından öne çıkan kurallar şunlardır:
- m.30/13: Komisyona gidebilmek için sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvurunun yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir; kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de başvuru için yeterlidir.
- m.30/14: Mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar için Komisyona başvuru yapılamaz.
- m.30/15-16: Başvuru önce raportörlerce incelenir; çözülemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir ve hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır.
- m.30/12: Kanun metninde, belirli tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararlarının kesin olduğu, üzerindekilerde on gün içinde Komisyon nezdinde bir kez itiraz edilebileceği ve belirli tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolunun açık olduğu düzenlenir. Bu parasal sınırların m.30/22 uyarınca artırılabildiği unutulmamalıdır.
- m.30/17: Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekâlet ücretinin beşte biridir.
Tahkim sürecinde taraflar arasında anlaşma yapılmasının sonuçları ciddidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.06.2025 tarihli, E.2024/2691, K.2025/9374 sayılı kararında, değer kaybı başvurusu Komisyonda sürerken başvuru sahibinin ihtiyari arabuluculukta anlaşma belgesi imzaladığı ve ödemenin yapıldığı bir dosyada, uyuşmazlık hakeminin başvuruyu usulden reddetmesi üzerine yapılan itirazı reddeden İtiraz Hakem Heyeti kararı onanmıştır. Bu nedenle süreç devam ederken önerilen bir anlaşma, vekille birlikte ve tutarın hangi kalemleri kapsadığı açıkça yazılarak değerlendirilmelidir.
Dava Yolu, Yetkili Mahkeme ve Arabuluculuk
KTK m.110/1’e göre bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, işleteni veya sahibi Devlet ya da diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlar dâhil, adli yargıda görülür. m.110/2’ye göre motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir.
Dava şartı arabuluculuk bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A/1, bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayar. Değer kaybı davasının ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığı tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın dayanağına göre ayrıca değerlendirilir; dava ticari dava sayılıyorsa sigortacıya yazılı başvuru şartının yanında arabuluculuk şartı da yerine getirilmelidir. Bu iki şartın sırası ve dosyanın hangi mahkemede açılacağı, dava dilekçesi hazırlanmadan önce somut olaya göre belirlenmelidir.
Zamanaşımı Süreleri
KTK m.109/1’e göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. m.109/2’ye göre dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. m.109/3’e göre zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilirse tazminat yükümlüsüne karşı da kesilmiş sayılır. Yalnız maddi hasarlı kazalarda iki yıllık süre çoğu zaman belirleyici olduğundan başvurunun gecikmeden yapılması gerekir.
Değer Kaybı Sürecinde Adım Adım Yol Haritası
- Kaza yerinde tutanağı eksiksiz düzenleyin, fotoğraf çekin ve karşı aracın poliçe bilgisini alın.
- Aracı onartın, faturaları ve değişen parça listesini saklayın; eksper raporunun bir örneğini isteyin.
- Karşı aracın trafik sigortacısına ispatlanabilir yolla yazılı başvuru yapın ve başvuru tarihini kayıt altına alın.
- 15 günlük süre içinde cevap gelmezse veya önerilen tutar gerçek zararı karşılamıyorsa Sigorta Tahkim Komisyonu ile dava yolundan birini seçin; iki yolu aynı anda kullanmayın.
- Önerilen ödeme ve ibra metnini, KTK m.111 ve dosyanın durumu dikkate alınarak imzalamadan önce inceletin.
- İki yıllık zamanaşımı süresini takip edin.
Sıkça Sorulan Sorular
Kazada kusurluysam değer kaybı alabilir miyim?
KTK m.92/g uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri trafik sigortası kapsamı dışındadır. Kusur paylaştırılmışsa karşı tarafın sigortacısından yalnız onun kusur oranına düşen değer kaybı istenebilir; tam kusurlu taraf karşı sigortadan değer kaybı alamaz.
Sigortacı başvuruma cevap vermezse ne yapabilirim?
KTK m.97’ye göre sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse zarar gören dava açabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir. 5684 sayılı Kanun m.30/13 da on beş iş günü içinde yazılı cevap verilmemesini Komisyona başvuru için yeterli sayar.
Pert veya hurdaya ayrılan araç için değer kaybı istenebilir mi?
KTK m.92/l uyarınca hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri trafik sigortası kapsamı dışındadır. Anayasa Mahkemesi bu bendi Anayasa’ya aykırı bulmamıştır. Bu araçlarda talep, değer kaybı yerine aracın bedeline ilişkin olarak değerlendirilir.
Kazadan sonra kiraladığım aracın bedeli de ödenir mi?
KTK m.92/k uyarınca gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar trafik sigortası kapsamı dışındadır. Bu tür kalemler, şartları varsa işletene ve sorumlu diğer kişilere karşı genel hükümlere göre ayrıca talep edilebilir.
Değer kaybı için ne kadar sürem var?
KTK m.109’a göre süre, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıldır. Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır.
Sigortacının ödediği tutarı kabul ettikten sonra fark istenebilir mi?
KTK m.111/2’ye göre tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Ancak imzalanan anlaşmanın içeriği ve sürecin hangi aşamada yapıldığı sonucu doğrudan etkiler; bu nedenle imzadan önce inceleme yapılması gerekir.
Araç değer kaybı dosyanızın değerlendirilmesi için aşağıdaki iletişim bağlantısından bize ulaşabilirsiniz. Trafik kazasından doğan diğer talepler için trafik kazası avukatı ve trafik kazası tespit tutanağı rehberlerimizi, sigorta uyuşmazlıkları için sigorta avukatı sayfamızı, arabuluculuk süreci için ticari arabuluculuk rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Son güncelleme: 25.10.2026
