WhatsApp

Dubai Freezone Şirket Avantajları ve Hukuki Rehber

Dubai, son yıllarda uluslararası yatırımcılar için cazip bir iş merkezi haline gelmiştir. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki girişimciler, vergi avantajları ve kolay ticari ortamı nedeniyle Dubai’de serbest bölge (free zone) şirket kurmayı sıkça tercih etmektedir. Peki Dubai serbest bölge nedir, hukuki boyutu nasıldır ve bu süreçte bir avukatın rolü neden kritiktir? Avukat Bilal Alyar olarak, İstanbul merkezli ofisimizle Marmara Bölgesi ve Türkiye genelinde müvekkillerimize Dubai’de şirket kuruluşu konusunda danışmanlık sunuyoruz. Bu kapsamlı rehberde, Dubai freezone şirket avantajlarını tüm yönleriyle ele alacak; tanım ve yasal çerçeveden başlayarak süreç yönetimine, sıkça sorulan sorulara ve uzman desteğinin önemine kadar her konuyu açıklayacağız.

Dubai Serbest Bölge Şirketi Nedir? Hukuki Boyutu ve Tanımı

Serbest bölge, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) içerisinde belirlenmiş coğrafi alanlar olup malların ve hizmetlerin sıkı gümrük denetimleri olmaksızın ticaretine imkân tanıyan özel ekonomik bölgelerdir. Bu bölgelerin temel amacı, yabancı yatırımcılara cazip fırsatlar sunarak uluslararası işletmeleri teşvik etmektir. Nitekim serbest bölgelerde yabancı yatırımcılar şirketlerinin %100 mülkiyetine sahip olabilmekte ve şirket kuruluş maliyetleri oldukça uygun olmaktadır – bu da Dubai serbest bölgelerinin en bilinen avantajlarından biridir.

Dubai’de ilk serbest bölge 1985 yılında kurulan Jebel Ali Free Zone (JAFZA) olup günümüzde BAE genelinde yaklaşık 45 adet serbest bölge bulunmaktadır. Bu serbest bölgeler, toplamda 150.000’den fazla şirkete ev sahipliği yapmaktadır ve her yıl yenileri eklenerek büyümeye devam etmektedir. Her serbest bölge, kendi otoritesinin belirlediği özel kural ve düzenlemelere tabidir; adeta özerk bir ticari yargı bölgesi gibi çalışır.

Örneğin serbest bölge otoriteleri, o bölgedeki şirketlerin kuruluş işlemlerini yönetip lisanslarını verir ve federal düzeydeki bazı yasal düzenlemelerin (özellikle Çalışma Bakanlığı’nın iş hukuku mevzuatının) dışında operasyon yürütme esnekliğine sahiptir. Bu yönüyle serbest bölgeler, yatırımcılara daha esnek bir hukuki zemin sunar.

Hukuki boyut açısından, Dubai’de bir serbest bölge şirketi kurmak demek BAE’nin ticaret ve şirket kurallarına tabi olmakla birlikte ilgili serbest bölgenin yerel mevzuatına uymak anlamına gelir. Her serbest bölgenin kendine özgü yönetmeliği ve başvuru prosedürleri vardır. Örneğin, bazı serbest bölgeler belirli sektörlere odaklanır (teknoloji, medya, finans vb.) ve o alandaki şirketlere özel teşvikler sunar. Serbest bölgede kurulan şirketler, BAE kanunlarının şirketlere tanıdığı genel haklardan yararlanırken (tüzel kişilik, sınırlı sorumluluk gibi), serbest bölgeye özgü muafiyet ve kurallara da tabi olurlar. Bu durum, yabancı yatırımcıya hem tam mülkiyet hakkı hem de yerel bürokrasiye takılmadan hızlı iş yapabilme olanağı verir.

Neden Dubai Serbest Bölge Şirketi Tercih Edilmeli? Avantajlar ve Avukat Desteğinin Önemi

Dubai’de serbest bölgede şirket kurmanın pek çok avantajı bulunur. Aşağıda, hukuki ve pratik açıdan en önemli avantajları başlıklar halinde ele alıyoruz. Bu avantajlar, Dubai’yi uluslararası yatırımcılar için bu denli çekici kılan unsurlardır. Ancak avantajların etkin bir şekilde kullanılabilmesi ve olası risklerin yönetilebilmesi için uzman bir hukuki danışmanlık almak kritik önem taşır.

Özellikle Türkiye’den Dubai’ye açılmayı planlayan yatırımcılar için, hem BAE mevzuatına hem de Türkiye’deki yasal yükümlülüklere hakim bir avukatın rehberliği süreci sorunsuz hale getirecektir. Avukat Bilal Alyar olarak, İstanbul merkezli ofisimizle Türkiye genelinde bu alanda hizmet veriyor; müvekkillerimizin Dubai’de şirket kurulumunda tüm hukuki prosedürlerini titizlikle yürütüyoruz. Şimdi Dubai serbest bölge şirketinin başlıca avantajlarına yakından bakalım:

1. Vergi Muafiyetleri ve Mali Avantajlar

Dubai serbest bölgelerinin en çarpıcı yönlerinden biri vergisel avantajlarıdır. Kurumlar vergisi oranı %0 olup uzun yıllardır şirket kârlarından vergi alınmamaktadır. 2023 itibarıyla BAE genelinde belirli koşullar için %9 oranında bir kurumlar vergisi uygulaması başlasa da, serbest bölge şirketleri “nitelikli gelir” kriterini sağladıkları sürece %0 kurumlar vergisi avantajını korumaya devam eder. Bu da pratikte serbest bölge şirketlerinin kazançlarını vergisiz veya asgari vergili olarak büyütebilmesi demektir. Ayrıca BAE’de gelir vergisi de bulunmadığından, şirket sahipleri veya çalışanları elde ettikleri maaş, temettü gibi kişisel gelirler üzerinden vergi ödemezler.

Serbest bölgede şirket kuranlar, yalnızca kurumlar vergisinden değil KDV ve gümrük vergilerinden de muafiyet elde edebilir. Örneğin serbest bölge içinde faaliyet gösteren şirketler, BAE içinde yıllık 375.000 AED üzeri ciroları olmadıkça KDV’ye tabi değildir ve ithalat-ihracat işlemlerinde %0 gümrük vergisi avantajından yararlanırlar. Serbest bölge şirketleri kendi bölgeleri dışına mal satmak istediklerinde ise (örn. Dubai ana karasına satış) gümrük vergisi veya KDV doğabilir; bu durumda genellikle yerel bir dağıtıcı ile çalışmak gerekir. Yine de uluslararası ticaret yapan şirketler için serbest bölgede bulunmak, bir vergi cenneti ortamı sunarak rekabet gücünü artırır.

Dubai’nin yatırımcılar için bir diğer büyük artısı, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ağı sayesinde uluslararası kazançların korunmasıdır. Nitekim Türkiye ile BAE arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması mevcuttur.

Bu sayede Dubai’de kurduğunuz şirketten elde ettiğiniz kazançlar için Dubai’de vergi ödenmese bile, Türkiye’de bu kazançlar vergilendirilirken BAE’de ödenmeyen vergiler nedeniyle mükerrer vergiye maruz kalmazsınız. Kısaca, Dubai’deki kazancınız Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi olsa dahi, bir kez vergi ödemeniz yeterli olur ve aynı gelir için iki kez vergi alınmaz. Bu anlaşma, uluslararası yatırımcıların içini rahatlatan önemli bir hukuki güvencedir.

Sermaye ve kar transferleri konusunda da Dubai serbest bölgeleri büyük esneklik tanır. Şirket sahipleri yıl sonunda elde ettikleri kârı veya diledikleri miktardaki sermayeyi herhangi bir kısıtlama olmadan yurt dışına transfer edebilirler. Yani sermayenin ve kârın %100’ünü Türkiye’ye veya dilediğiniz başka bir ülkeye geri göndermek serbesttir.

Bu transferler için BAE hükümeti tarafından herhangi bir döviz kontrolü veya kısıtlaması uygulanmamaktadır. Dubai serbest bölgelerinde para birimi kısıtlaması yoktur, hesaplarınızda istediğiniz döviz cinsinden tutar bulundurabilir ve serbestçe uluslararası transfer yapabilirsiniz. Örneğin, şirket gelirlerinizi ABD Doları, Euro veya AED olarak tutmakta ve bu parayı Türkiye’ye getirirken kur veya izin engeliyle karşılaşmamaktasınız. Bu durum, hem finansal işlemlerin sorunsuzluğunu sağlar hem de olası ekonomik dalgalanmalara karşı yatırımcılara güvence verir.

Son olarak, Dubai’deki bankacılık sistemi de gelişmiş olup global işlemleri kolaylaştırmaktadır. Dubai bankalarında IBAN’lı hesaplar açabilir, internet bankacılığı ile uluslararası para transferlerini hızla gerçekleştirebilirsiniz. Bankalarda mevduatlara uygulanan faiz oranlarının enflasyonun üzerinde olması ve finansal ürün çeşitliliğinin fazla olması da işletmeler için ayrı bir avantajdır. Özetle, Dubai serbest bölge şirketi kurduğunuzda vergi yükünüz minimize olur, kazancınızı dilediğiniz gibi yurtdışına aktarabilir ve finansal işlemlerinizi dünya standartlarında bir bankacılık ortamında gerçekleştirebilirsiniz.

2. Yabancı Sermaye ile %100 Mülkiyet ve Yerli Ortak Zorunluluğunun Olmayışı

Dubai serbest bölge şirketlerinin en önemli avantajlarından biri, %100 yabancı mülkiyet imkânıdır. Yani bir Türk vatandaşı veya yabancı yatırımcı olarak Dubai’de kurduğunuz şirketin tamamına hiçbir yerel ortak gereksinimi olmadan sahip olabilirsiniz. Şirketinizin hisselerinin tamamı sizin veya belirlediğiniz yabancı ortakların üzerinde olur ve yönetim tamamen sizin kontrolünüzdedir. Serbest bölgeler yabancı yatırımcıya bu mülkiyet özgürlüğünü tanıyarak işletmelerin kendi kararlarını bağımsız biçimde alabilmesine olanak sağlar. Bu durum, özellikle mülkiyet paylaşımı yapmak istemeyen veya işini tam kontrolle yürütmeyi hedefleyen girişimciler için büyük bir artıdır.

Dubai’nin ana karasında (mainland) ise geçmişte şirket kurmak isteyen yabancıların bir yerli ortak (BAE vatandaşı) alması zorunlu idi ve genellikle %51 yerli ortak – %49 yabancı ortak şeklinde bir yapı gerekiyordu. Ancak son yıllarda BAE mevzuatında yapılan düzenlemelerle pek çok sektörde bu zorunluluk kaldırılmış ve ana karada da %100 yabancı ortaklık mümkün hale gelmiştir.

Yine de stratejik bazı sektörlerde veya özel durumlarda ana karada yerel ortak şartı devam edebilmektedir. Serbest bölgelerin avantajı, baştan beri herhangi bir sektör kısıtlaması olmaksızın %100 yabancı sermayeli şirket kurma olanağını sunması ve bu konuda ek bir yasal prosedür gerektirmemesidir. Yani serbest bölgede, kanun değişikliklerine bakılmaksızın yabancı ortaklık hakkınız güvence altındadır.

Mülkiyet konusundaki bu esneklik, yatırımcıların Dubai’de şirket kurarken kendi ülkesindeki şirket yapısına benzer bir kontrol duygusuyla hareket etmesini sağlar. Ayrıca şirket hissedar yapısının tamamen yabancılardan oluşabilmesi, karın paylaşımı ya da yönetim konusunda istenmeyen ortaklıklar olmaksızın işinizi yürütmenize imkan tanır. Örneğin, İstanbul’dan bir iş insanı Dubai’de %100 kendisine ait bir ticaret şirketi kurarak hem Türk pazarında hem de Orta Doğu pazarında söz sahibi olabilir. Yerel ortak zorunluluğunun olmayışı, hukuki ihtilaf risklerini de azaltır; zira şirket içinde çoğunluk hissedar/yönetici siz olacağınız için olası anlaşmazlıklarda tam yetkiyle karar alabilirsiniz.

Ayrıca serbest bölgelerde yabancı çalışan istihdamı konusunda da esneklik bulunmaktadır. Ana karadaki şirketler için yakın zamanda getirilen bir kural uyarınca belirli sayıda Emirlik vatandaşı istihdam etme (Emirleştirme) yükümlülüğü vardır (örneğin belirli ölçek üstü şirketlerde çalışanların %2’sinin BAE vatandaşı olması gibi). Serbest bölge şirketlerinde ise böyle bir istihdam zorunluluğu yoktur. Tüm ekibinizi yabancılardan oluşturabilirsiniz ya da gerekli görürseniz yerel personel de çalıştırabilirsiniz; ancak kota şeklinde bir şart söz konusu değildir. Bu da özellikle yeni kurulan işletmelerin personel seçimini tamamen ihtiyaçlarına göre yapabilmesi açısından değerlidir.

3. Hızlı Kurulum, Düşük Maliyet ve Bürokratik Kolaylıklar

Dubai serbest bölgeleri, yatırımcılara hızlı ve kolay şirket kuruluşu sunmak üzere tasarlanmıştır. Birçok serbest bölgede şirket kuruluş süreci birkaç gün gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir. Genellikle gerekli belgeleri hazırlayıp başvuru yapıldıktan sonra 3-7 iş günü içinde şirketiniz kurulmuş ve ticaret lisansınız hazır hale gelmiş olur. Bu hız, Dubai’yi global ölçekte iş yapmak isteyenler için vakit kaybını en aza indiren bir merkez haline getiriyor. Türkiye’de haftalar sürebilen kuruluş ve onay süreçleriyle kıyaslandığında, Dubai’deki süreçlerin ne denli pratik olduğu görülecektir.

Bürokratik prosedürlerin basitliği, serbest bölgeyi cazip kılan bir diğer unsur. Şirket kuruluş işlemleri çoğunlukla tek noktadan yürütülür ve online olarak dahi halledilebilir. Birçok serbest bölgede, yatırımcının Dubai’de fiziksel olarak bulunmasına gerek kalmadan uzaktan kuruluş yapma imkanı vardır. Örneğin, şirket evraklarını (başvuru formları, pasaport kopyaları vb.) e-posta ile veya çevrimiçi sisteme yükleyerek başvurunuzu tamamlayabilirsiniz.

Dubai makamları, evrakların asıllarını veya noter tasdikli kopyalarını sonradan isteyebilse de, kuruluş başvurusu tamamen çevrim içi olarak yapılabilir. Hatta birçok serbest bölgede dijital imza ve kimlik doğrulama yöntemleriyle uzaktan şirket kurmak mümkündür. Bu sayede İstanbul’dan veya Türkiye’nin herhangi bir yerinden ofisinizden ayrılmadan Dubai’de şirketinizi kurmanız mümkün olmaktadır.

Kurulum maliyetleri de göreceli olarak düşüktür. Elbette seçeceğiniz serbest bölgeye ve almak istediğiniz lisans türüne göre değişmekle birlikte, Dubai’de bir şirket kurmanın toplam maliyeti paket halinde yıllık ortalama 15.000 – 25.000 AED (yaklaşık 160 – 270 bin TL) civarından başlamaktadır. Bu tutara şirket kuruluş harcı, lisans ücreti ve bazı serbest bölgelerde ofis/dijital ofis maliyeti dahildir.

Örneğin Ajman Serbest Bölgesi gibi bazı ekonomik free zone’larda yaklaşık 4-5 bin dolar ile tüm kuruluş sürecini halledebilirsiniz. Shuraa gibi yatırım danışmanlarının 2025 verilerine göre, tüm masraflar eklense bile Dubai’de bir şirket kurmanın maliyeti genelde 30.000 AED’yi (yaklaşık 220.000 TL) geçmemektedir. Bu, Dubai gibi bir dünya şehri için oldukça rekabetçi bir tutardır. Ayrıca pek çok serbest bölge yeni yatırımcıları çekmek için dönemsel indirimli paketler, taksitli ödemeler gibi kolaylıklar da sunmaktadır.

Dubai serbest bölgelerinde minimum sermaye şartı da girişimciyi zorlamayacak düzeydedir. Birçok serbest bölgede şirket kuruluşunda asgari sermaye gösterme zorunluluğu ya hiç yoktur ya da sembolik düzeydedir. Örneğin, çoğu serbest bölgede 1 AED sermaye ile dahi şirketi kurabilir, pratikte sermaye blokajı yaşamazsınız. Ana karadaki şirketlerde dahi eskiden yüksek sermaye gereklilikleri varken bugün pek çok alanda sermaye şartı kaldırılmış veya sembolik rakamlara indirilmiştir. Bu da yatırımcıların büyük miktarda parayı şirkete “koyup kilitlemek” zorunda kalmadan operasyonlarına odaklanabilmelerini sağlar.

Ofis ve adres gereklilikleri noktasında da serbest bölgeler esneklik sunar. Dubai ana karasında şirket kuranların genellikle fiziksel bir ofis alanı kiralaması (en az 100 m² civarında) zorunludur. Oysa serbest bölgelerde çoğunlukla böyle bir zorunlu ofis standardı yoktur; birçok serbest bölge sanal ofis veya paylaşımlı ofis (flexi-desk) seçenekleri sunarak küçük işletmelere uygun maliyetli adres çözümleri sağlar.

Örneğin, DMCC veya IFZA gibi popüler serbest bölgelerde, işinizi fiilen Dubai’den yürütmeyecekseniz ortak ofis alanı kiralayıp yasal adres edinmeniz yeterli olur. Bu esneklik hem maliyetleri düşürür hem de hızlı başlamayı sağlar. Elbette dilerseniz daha büyük bir ofis veya depo alanı kiralama imkânınız da mevcuttur; ancak bu sizin tercihinize bağlıdır. Serbest bölgelerde şirket kurma prosedürleri ve şartları küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarına göre sadeleştirilmiştir – bu da Dubai’yi start-up’lar ve girişimciler için çekici kılan nedenlerdendir.

4. Stratejik Lokasyon, Altyapı ve Ticari Faaliyet Özgürlüğü

Dubai, coğrafi konumu ve modern altyapısıyla dünya çapında bir ticaret merkezi konumundadır. Serbest bölgelerde şirket kuran yatırımcılar, Dubai’nin stratejik konumunun getirdiği tüm avantajlardan yararlanır. Orta Doğu, Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında bulunan Dubai, küresel pazarlara erişimde müthiş bir lojistik avantaj sunar.

Dünya standartlarında deniz limanları (örneğin Jebel Ali Limanı, dünyanın en işlek konteyner limanlarından biridir), geniş kapsamlı uçuş ağına sahip havalimanları ve karayolu bağlantıları sayesinde Dubai’den tüm dünyaya mal ve hizmet göndermek son derece kolaydır. Bir serbest bölge şirketi olarak, bu lojistik imkanlara doğrudan erişim sağlarsınız. Nitekim Dubai Dünya Ticaret Merkezi, JAFZA gibi serbest bölgeler, depolama ve nakliye altyapılarıyla KOBİ’ler için dahi büyük ölçekli ticareti mümkün kılmaktadır.

Altyapı yönüyle Dubai, sadece lojistik değil teknoloji ve finans alanında da öncü bir ortam sunar. Telekomünikasyon altyapısının ileri düzeyde oluşu, e-devlet sistemlerinin etkinliği ve finans merkezlerinin varlığı sayesinde Dubai’de iş yapmak oldukça verimlidir. Örneğin, Dubai’de kuracağınız bir şirket için çevrimiçi bankacılık, elektronik belge yönetimi, dijital pazarlama gibi pek çok operasyonu aksama olmadan yürütebilirsiniz.

Serbest bölgelerin bir kısmı belirli sektörlere özel altyapılar geliştirmiştir: Dubai Internet City (teknoloji şirketleri için), Dubai Media City (medya ve içerik şirketleri için), Dubai Healthcare City (sağlık sektörü için) gibi tematik serbest bölgelerde, sektörünüzle ilgili gelişmiş altyapı ve ekosisteme adım atmış olursunuz. Bu da hem iş yapma deneyiminizi iyileştirir hem de doğru network’lere erişiminizi kolaylaştırır.

Dubai’nin küresel iş bağlantıları da serbest bölgedeki şirketler için büyük bir avantaj sağlar. Dubai adeta çok uluslu bir buluşma noktası olup, burada şirket kurduğunuzda dünya çapındaki firmalarla aynı platformda yer alırsınız. Uluslararası fuarlar, konferanslar ve iş etkinlikleri sürekli düzenlenir; böylece işinizi tanıtma ve yeni ortaklıklar kurma şansı elde edersiniz.

Serbest bölge şirketiniz vasıtasıyla Orta Doğu pazarına girerken, diğer yandan global bir topluluğun parçası olursunuz. Özellikle ihracat yapmak veya dış pazarlara açılmak isteyen şirketler için Dubai’de bulunmak prestijli bir referanstır. “Dubai’de ofisimiz var” demek, uluslararası müşteriler gözünde güven ve saygınlık da kazandırır.

Ticari faaliyet özgürlüğü bakımından serbest bölge şirketleri oldukça geniş bir hareket alanına sahiptir. Birçok serbest bölge, şirketlerin birden fazla alanda faaliyet göstermesine izin verir. Örneğin aynı şirket çatısı altında hem ticaret hem danışmanlık yapabilmek, birden fazla faaliyet kodunu lisansa ekletebilmek mümkündür (bazı bölgelerde belirli sayıda faaliyet ücretsiz, fazlası cüzi ücretlerle eklenebilir). Dubai serbest bölgeleri, şirketlere faaliyet konusunda esneklik tanırken sadece o bölgenin odak alanı dışında kalan işler yapmamasını şart koşar.

Örneğin bir serbest bölge daha çok medya sektörüne yönelikse, o bölgedeki şirketlerin büyük kısmı medya ile ilgili lisans alır; ancak farklı bir sektörde iş yapmak isterseniz size uygun başka bir serbest bölge mutlaka bulunur. Bugün Dubai’de finans, teknoloji, e-ticaret, lojistik, altın ve mücevher, hatta kripto varlık gibi çok çeşitli alanlara özgü serbest bölgeler mevcuttur. Bu sayede iş modelinize en uygun serbest bölgeyi seçerek, o alandaki tüm teşvik ve ağlardan yararlanabilirsiniz.

Öte yandan serbest bölge şirketlerinin Dubai iç pazarına satış yapma konusunda bazı kısıtları olduğunu belirtmek gerekir. Hukuken bir serbest bölge şirketi, ürün veya hizmetlerini doğrudan BAE ana karasındaki müşterilere satamaz (bu satışlar gümrük bölgesine giriş sayılacağı için). Ancak bu engel aşılmaz değildir: Eğer Dubai içinde (serbest bölge dışında) müşterilere ulaşmak istiyorsanız, bunu bir distribütör veya acentelik yoluyla yapabilirsiniz.

Örneğin serbest bölgedeki şirketiniz malları Dubai’de bir distribütöre satar, distribütör de iç piyasaya sunar. Bu durumda siz yine serbest bölgenin vergi avantajlarından yararlanırken, iç piyasaya erişimi sağlamış olursunuz. Alternatif olarak, ileride işiniz büyüdüğünde Dubai ana karasında bir şube veya ayrı bir şirket kurarak doğrudan iç pazarda faaliyet gösterebilirsiniz.

Önemli olan, başlangıç aşamasında serbest bölgenin avantajlarından maksimum düzeyde faydalanıp maliyetleri düşük tutmak ve pazarı test etmektir. Zaten Dubai hükümeti de serbest bölgeleri bu amaçla tasarlamıştır: Yabancı yatırımcı önce rahatça gelsin, işini kursun, başarılı olursa ana karaya da yatırıma devam etsin. Dolayısıyla, serbest bölge şirketi size global ticaretin kapılarını açarken, yerel pazara giriş için de güvenli bir hazırlık üssü görevi görür.

5. Oturum İzni (Yatırımcı Vizesi) ve Diğer Avantajlar

Dubai’de serbest bölge şirketi kurmanın avantajlarından biri de oturma izni (rezidans vizesi) sağlamasıdır. Bir serbest bölge şirketinin ortağı/yöneticisi olduğunuzda, BAE hükümetinin verdiği yatırımcı vizesine başvurma hakkınız doğar. Bu vize genellikle 2-3 yıl süreli oturum izni sağlar ve vize süresi bittikçe şirket faaliyette olduğu sürece yenilenebilir. Yatırımcı vizesi aldığınızda, eşiniz ve çocuklarınız için de aile ikamet vizelerine sponsor olabilirsiniz. Dubai’de yaşamasanız bile bu vizeye sahip olmak BAE’ye kolay giriş-çıkış yapabilme, bankalarda hesap açabilme ve bazı işlemlerde yerleşik statüsünde işlem yapabilme avantajı sunar.

Dubai, nitelikli yatırımcıları çekmek amacıyla son yıllarda Golden Visa (Altın Vize) gibi uzun süreli oturum programları da başlatmıştır. Örneğin belirli bir yatırım tutarının üzerinde sermaye getiren veya inovatif bir iş fikrine sahip girişimciler, 5 yıllık veya 10 yıllık oturum izni alabilmektedir. Golden Visa kapsamında yatırımcının eşi ve çocukları da uzun vadeli oturum hakkı elde edebilmektedir. Elbette bu tür uzun süreli vizeler için aranan şartlar daha farklı ve yüksek olabilir (belirli bir yatırım tutarı, proje onayı, sermaye büyüklüğü gibi kriterler bulunmaktadır).

Ancak genel olarak serbest bölge şirketi kuran girişimciler için standart yatırımcı vizesi prosedürü oldukça erişilebilirdir ve büyük bir kolaylıktır. Çoğu serbest bölge, kuruluş işlemleri tamamlandıktan sonra belirli sayıda yatırımcı ve çalışan vizesi hakkı verir (örneğin şirketinizin büyüklüğüne göre 2 yatırımcı + 3 çalışan vizesi gibi kotalar tanımlanır). Bu vizeler sayesinde Dubai’de uzun süreli bulunabilir, işlerinizi yerinde yönetebilir veya ihtiyaç duyduğunuzda hızlıca seyahat edip gelebilirsiniz.

Dubai’de şirket kurmak için daimi ikamet şart değildir; yani şirketi kurmak için baştan bir oturum iznine sahip olmanız gerekmez. Şirket kuruluşu yapıldıktan sonra oturum izni almak tercihe bağlı bir haktır. Bazı yatırımcılar Dubai’de sürekli bulunmayacakları için vize almadan işlerini uzaktan yönetmeyi tercih edebilir.

Bu da mümkündür: Dubai’de ikamet etmeden de serbest bölge şirketinizi işletebilirsiniz. Sadece, eğer oturum izni almazsanız yılda belirli aralıklarla (örneğin 180 günde bir) turist vizesi ile giriş yaparak şirketinizin bankacılık veya resmi işlemleriyle ilgilenmeniz önerilir. Oturum izni almanız halinde ise düzenli aralıklarla Dubai’de bulunma zorunluluğunuz olabilir (genelde 6 ayda bir ülkeye giriş yapmanız yeterli sayılmaktadır).

Diğer avantajlar kapsamında, Dubai’nin sunduğu yaşam kalitesi ve güvenli iş ortamından da bahsetmek gerekir. Dubai, siyasi ve ekonomik istikrarı yüksek, suç oranı çok düşük bir şehirdir. İş yaparken karşılaşılabilecek riskler (örn. mülkiyet haklarının korunması, sözleşmelerin icrası gibi) güçlü bir hukuk sistemiyle güvence altındadır. Serbest bölge otoriteleri genellikle yabancı yatırımcılara özel destek birimleri bulundurur; şirket kurulduktan sonra günlük operasyonlarınızda (vize yenileme, belge tasdiki, gümrük işlemleri vb.) size rehberlik ederler. İngilizce iş dünyasında yaygın dil olduğu için dil bariyeri de asgari düzeydedir. Tüm bu unsurlar, Dubai’de iş yapmayı hem kazançlı hem de sorunsuz kılmaktadır.

Serbest Bölge Şirketlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Hukuki Çözümler

Dubai serbest bölge şirketleri pek çok avantaj sunsa da, yatırımcıların başarılı olabilmesi için dikkat etmeleri gereken bazı hususlar vardır. Aşağıda, sık karşılaşılan hukuki sorunlar ve bunlara yönelik çözümleri özetliyoruz:

  • Yerel Pazar Kısıtlaması: Yukarıda değindiğimiz gibi, serbest bölge şirketleri BAE ana karasındaki son kullanıcılara veya şirketlere doğrudan satış yapamaz. Bu kısıtlama, şirketin faaliyet alanının serbest bölge sınırları ile uluslararası piyasa ile sınırlı olduğu anlamına gelir. Çözüm: Eğer Dubai iç pazarında da aktif olmak istiyorsanız, güvenilir bir yerel distribütörle anlaşarak ürün/hizmetlerinizi iç pazara sokabilirsiniz. Alternatif olarak, ana karada ayrı bir şirket kurma seçeneğini değerlendirip iki yapı arasında iş bölümü yapabilirsiniz. Avukatınız bu konuda en uygun stratejiyi belirlemede yardımcı olacaktır (hangi malların distribütörle, hangilerinin ayrı şirketle sunulacağı gibi).
  • Lisans ve Faaliyet Uyumu: Serbest bölge şirketleri, lisanslarında belirtilen faaliyet alanları dışında iş yapmamalıdır. Örneğin ticaret lisansı ile kurulmuş bir şirket, bankacılık faaliyeti yürütemez. Çözüm: Başlangıçta şirketinizi kurarken faaliyet alanınızı doğru seçmeye özen gösterin. Eğer ileride iş modelinizde değişiklik olursa, lisansınıza ek faaliyetler ekletmek veya lisans türünü değiştirmek mümkündür. Bu işlemlerde serbest bölge otoritesiyle yazışmaları avukatınız yürüterek gerekli izinleri alabilir.
  • Yıllık Yenilemeler ve Masraflar: Serbest bölge şirketleri her yıl lisanslarını yenilemek durumundadır. Lisans yenileme ücreti ve varsa ofis kirası gibi giderler yıllık olarak devam eder. Ayrıca bazı serbest bölgeler yıllık finansal rapor veya denetim isteyebilir. Çözüm: Şirketinizi kurarken yıllık masraflarınızı planlayın ve bütçenizi ona göre ayarlayın. Birçok serbest bölge, yıllık yenileme işlemlerini hızlıca halletmenizi sağlayan online portallar sunmaktadır. Avukatınız/finans danışmanınız, vadesi geldiğinde sizi uyararak bu yenilemelerin gecikmemesini sağlayabilir. Unutmayın, lisans yenilenmezse şirketinizin ceza almaması veya faaliyet izninin askıya alınmaması için bu prosedürü zamanında yapmak gerekir.
  • Banka Hesabı Açma Zorluğu: Son yıllarda uluslararası kara para aklama önlemleri çerçevesinde Dubai’de banka hesabı açmak, geçmişe kıyasla daha detaylı incelemeler gerektirir. Yeni kurulan şirketlerden iş planı, ciro projeksiyonu, şirket sahibinin finansal geçmişi gibi bilgiler talep edilebilir. Çözüm: Banka hesabı açılışı için gerekli belgeleri (şirket lisansı, kuruluş belgesi, pasaportlar, adres belgeleri, varsa referans mektupları) eksiksiz hazırlayın. Bu süreçte avukatınız veya finans danışmanınız hangi bankanın ne tür belge istediği konusunda sizi yönlendirebilir. Genellikle şirket kurulduktan sonra 1-3 hafta içinde hesap açma süreci tamamlanır ve uluslararası çok para birimli hesaplar açabilirsiniz. Sabırlı olup bankanın KYC (Müşterini Tanı) sürecine gerekli bilgileri sağlamak önemlidir.
  • Türkiye’deki Yükümlülükler: Dubai’de şirket kurmak, Türkiye’deki bazı yükümlülüklerinizi ortadan kaldırmaz. Eğer Türkiye’de yerleşik bir gerçek kişi iseniz, Dubai’deki şirketten elde ettiğiniz gelirleri belirli koşullarda Türkiye’de beyan etmeniz gerekebilir (özellikle kişisel gelir olarak çekiyorsanız). Ayrıca Türkiye’de aktif bir şirketiniz varsa, Dubai’deki şirketle ilişkileriniz transfer fiyatlandırması, gümrük mevzuatı gibi konularda denetime tabi olabilir. Çözüm: Bir uluslararası vergi planlaması yaparak hem BAE hem Türkiye açısından en avantajlı yapıyı kurgulamak gerekir. Avukatınız, gerekirse mali müşavirlerle birlikte çalışarak çifte vergilendirme anlaşması hükümlerini de dikkate alarak kazançlarınızın en doğru şekilde vergilendirilmesini sağlayacaktır. Örneğin, Dubai’de elde ettiğiniz kârı temettü olarak Türkiye’ye getirirken vergi mahsuplarından yararlanmak veya Dubai’deki şirkete Türkiye’den fatura keserken KDV istisnelerini kullanmak gibi konular profesyonel desteği gerektirir.
  • Dolandırıcılık ve Lisanssız Aracılar: Dubai’de şirket kurma hizmeti sunduğunu iddia eden çok sayıda danışman/şirket bulunmaktadır. Ne yazık ki bazıları lisanssız veya güvenilir olmayan kişiler olabiliyor. Yanlış ellere belge teslim etmek ya da dolandırılmak ciddi zararlara yol açabilir. Çözüm: Mutlaka resmi yetkili kurumlar veya tanınmış danışmanlık/avukatlık büroları ile çalışın. Avukat Bilal Alyar olarak bu süreçte tüm resmi başvuruları bizzat yürütüyor, müşterilerimizin bilgilerinin gizliliğini ve işlemlerin doğruluğunu temin ediyoruz. Dubai Serbest Bölge Otoritelerinin onaylı kayıt süreçleri dışında hiçbir aracıya ücret veya belge vermemeniz konusunda müvekkillerimizi uyarıyoruz.

Özetle, Dubai’de serbest bölge şirketi kurarken avantajlar ağır basmakla birlikte, yukarıdaki noktalar göz önünde bulundurulmalıdır. Doğru planlama ve uzman desteği ile bu potansiyel risklerin tümü yönetilebilir ve başarılı bir uluslararası işletme kurulabilir.

Dubai’de Serbest Bölgede Şirket Kurma Süreci (Adım Adım Rehber)

Dubai’de bir serbest bölge şirketi kurmak, doğru adımlar izlendiğinde oldukça sistematik ve hızlı ilerleyen bir süreçtir. Aşağıda adım adım bu süreci anlatıyoruz:

  1. İhtiyaç Analizi ve Danışmanlık Alınması: İlk adım, iş planınızı ve ihtiyaçlarınızı netleştirmektir. Hangi sektörde faaliyet göstereceğiniz, hedef pazarınız ve şirketinizin yapısı (tek ortaklı mı, çok ortaklı mı) gibi konular belirlenir. Bu aşamada Dubai’de şirket kurulumu konusunda tecrübeli bir danışman veya avukatla görüşmek en doğru başlangıç olacaktır. Uzman desteğiyle, sizin iş modelinize en uygun şirket türü ve serbest bölge alternatifleri değerlendirilir.
  2. Serbest Bölge ve Şirket Türü Seçimi: Dubai’de onlarca serbest bölge olduğu için, sektörünüz ve bütçenize en uygun olanı seçmeniz gerekir. Örneğin teknoloji start-up’ı iseniz Dubai Internet City uygun olabilirken, genel ticaret yapacaksanız Jebel Ali Free Zone veya IFZA gibi bir bölge seçilebilir. Bu karar verilirken her bölgenin yıllık maliyetleri, vize hakları ve ofis gereklilikleri karşılaştırılmalıdır. Ayrıca şirketinizin türüne de karar verilir: Yeni bir Free Zone Establishment (FZE) mı kuracaksınız yoksa mevcut bir şirketin şubesini mi açacaksınız gibi detaylar netleşir. Çoğu durumda yabancı yatırımcılar için FZE/FZCO (serbest bölge şirketi) kurulumu en uygun yapıdır. Bu aşamada avukatınız, güncel mevzuata göre hangi serbest bölgenin hangi avantajları sunduğunu ve herhangi bir kısıtlama olup olmadığını size aktaracaktır.
  3. Şirket Ünvanı ve Faaliyet Lisansı Seçimi: Kuracağınız şirketin ismini belirlemeniz gerekir. Dubai’de şirket ünvanı seçerken bazı kurallara uymak gerekiyor: Örneğin ahlaka aykırı veya kamu otoritelerini çağrıştıran kelimeler kullanılamaz, başka bir şirkete tescilli isimler onaylanmaz. Seçtiğiniz birkaç alternatif ismi serbest bölge otoritesine sunarak uygunluğunu teyit ettirirsiniz. Eş zamanlı olarak faaliyet alanı ve lisans türü netleştirilir. Ticari, hizmet (profesyonel) veya endüstriyel lisans seçeneklerinden hangisinin alınacağı, şirketinizin yapacağı işe göre belirlenir. Örneğin bir yazılım danışmanlık şirketi iseniz “professional license” almanız gerekirken, alım-satım yapacaksanız “commercial license” uygun olacaktır. Bu adımda yapılan başvurular sonucunda serbest bölge otoritesi, ön onay vererek seçtiğiniz isim ve faaliyet için bir rezervasyon yapar.
  4. Gerekli Belgelerin Hazırlanması: Şirket kuruluş başvurusu için belirli belgeler hazırlanmalıdır. Genellikle istenen evraklar şunlardır: Tüm ortak ve müdürlerin pasaport kopyaları (renkli, geçerli pasaport), vesikalık fotoğrafları, ikamet adresi kanıtı (ör. son 3 aya ait fatura veya ikametgah belgesi), kısa bir iş planı veya iş tanımı, imza beyannamesi ve başvuru formları. Eğer başvuruyu sizin adınıza avukatınız yapacaksa, ona Dubai’de işlem yapabilmesi için noter onaylı ve apostilli bir vekaletname vermeniz gerekebilir. Türkiye’de düzenlenen vekaletnamenin BAE’de geçerli olabilmesi için Dışişleri Bakanlığı ve BAE Büyükelçiliği’nden onaylanması (apostil ve konsolosluk tasdiki) istenebilir – bu konuya avukatınız hakim olacaktır. Belgelerin tamamı İngilizce olmalı; Türkçe belgeler varsa yeminli tercüme ile İngilizceye çevrilmelidir. Belgelerin eksiksiz ve doğru hazırlanması, sürecin hızlanması için kritiktir.
  5. Başvuru ve Şirketin Kuruluşu: Belgeler hazırlandıktan sonra seçtiğiniz serbest bölge otoritesine resmi kuruluş başvurusu yapılır. Bu başvuru genelde online sisteme yüklenen evraklar ve doldurulan formlar ile gerçekleştirilir. Başvuru sırasında şirket ana sözleşmesi (Articles of Association) ve esas mukavele gibi belgeler ilgili otorite tarafından hazırlanır veya şablon olarak sunulur. Gerekli harç ve kuruluş ücretleri de bu aşamada ödenir. Serbest bölge otoritesi başvurunuzu inceledikten sonra herhangi bir sorun yoksa şirket kuruluş onayınızı verir. Ardından şirketinizin ticaret lisansı, kuruluş belgesi ve şirket kayıt (register) belgesi düzenlenir. Bu belgeler, artık Dubai’de resmi olarak bir şirkete sahip olduğunuz anlamına gelir. Örneğin “ABC FZE” ünvanlı şirketiniz, ilgili serbest bölgenin kayıtlarına alınır ve lisansınızda belirtilen faaliyetleri yürütmeye başlayabilir.
  6. Ofis Adresi ve Tesis İşlemleri: Serbest bölgeye göre değişmekle birlikte, şirket kurulduktan sonra bir iş adresi gösterme yükümlülüğünüz olabilir. Pek çok serbest bölge, kuruluş paketinde size bir çalışma masası (flexi-desk) kullanım hakkı veya küçük bir ofis alanı kiralama opsiyonu sunar. Eğer fiziksel bir ofise ihtiyacınız yoksa bu paylaşımlı ofis adresini yasal adres olarak kullanabilirsiniz. İşiniz gereği depo, dükkan veya daha büyük bir ofis gerekiyorsa serbest bölgeden bunun için yer kiralamanız gerekir. Örneğin bir e-ticaret şirketiyseniz, depolama için serbest bölge içinde bir depoya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu adımda, seçtiğiniz alan için bir kira sözleşmesi imzalanır ve bu sözleşme serbest bölge kayıtlarına işlenir. Bazı serbest bölgeler, ofis adresini göstermeden tamamen sanal ofis ile yetinebilmektedir; bu durum seçilen bölgeye bağlıdır. Avukatınız/iş danışmanınız, şirketinizin faaliyet hacmine göre optimum tesis seçimi konusunda size yol gösterecektir.
  7. Oturum ve Çalışma Vizelerine Başvuru: Şirket kuruluşunuz tamamlandıktan sonra, Dubai’de oturum izni (residence visa) başvurularını yapmaya başlayabilirsiniz. İlk olarak şirketin yetkilisi (genellikle şirket ortağı veya müdürü) için yatırımcı vizesi başvurusu yapılır. Serbest bölge otoriteleri bu süreçte de yardımcı olur; gerekli evraklar (sağlık kontrolü, parmak izi ve biyometrik işlemler, Emirates ID başvurusu gibi) tamamlanarak genelde birkaç hafta içinde oturum izni alınır. Yatırımcı vizesi alındıktan sonra, isterseniz aileniz (eş ve çocuklar) için ikamet izni başvurularını yapabilirsiniz. Ayrıca şirketinizde çalışacak personel varsa, onların da şirket üzerinden çalışma vizesi almaları gerekir. Serbest bölgeye bağlı olarak şirkete tanınan vize kotası dahilinde bu işlemler yürütülür. Vizelerin alınması, Dubai’de yasal ikamet ve çalışma hakkı sağladığından işlerinizi yerinde yönetme açısından önemlidir ancak zorunlu bir adım değildir (tercihe bağlı olduğunu yineleyelim). Vize işlemlerinde avukatınız veya PRO hizmeti veren birimlerin desteğiyle işlemlerin sorunsuz ilerlemesi sağlanacaktır.
  8. Banka Hesabı Açılışı ve Finansal Kurulum: Şirket kurulduktan ve eğer alındıysa yatırımcı vizesi de elde edildikten sonra, Dubai’de şirketiniz adına bir kurumsal banka hesabı açabilirsiniz. Banka hesabı açmak için lisans, kuruluş sertifikası, şirket sözleşmesi, şirket yetkilisinin pasaportu ve Emirates ID’si (varsa) gibi belgelerle tercih ettiğiniz bankaya başvuru yapmanız gerekir. Her banka kendi uyum (compliance) sürecini yürütür; ortalama 1-3 hafta içinde hesap açılışı sonuçlanır. Hesabınız açıldıktan sonra şirket sermayenizi bu hesaba aktarabilir, uluslararası ticari işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Dubai bankalarının çoğu, USD, EUR, AED gibi çoklu para birimli hesap imkanı sunar ve internet bankacılığı ile 7/24 işlem yapabilirsiniz. Banka seçimi yaparken avukatınız, bankaların ücret yapıları ve şartları konusunda size bilgi verebilir. Örneğin bazı bankalar belirli bir ortalama hesap bakiyesi isterken, bazıları istemez; bu tür detaylar göz önüne alınarak doğru banka tercihi yapılmalıdır.
  9. Operasyon ve Devam Eden Yükümlülükler: Şirket kurulumunun tamamlanmasıyla birlikte Dubai’de faaliyete başlamış olacaksınız. Bundan sonraki süreçte her yıl lisans yenilemesi, gerekiyorsa yıllık rapor sunulması, çalışanlarınızın vize yenilemeleri gibi idari işlerin takibi önemlidir. Dubai’de birçok işlem dijital platformlar üzerinden yapılabildiği için, örneğin lisans yenileme ödemesini çevrimiçi yapıp belgenizi indirebilirsiniz. Ayrıca şirketinizin faaliyetlerine ilişkin önemli bir değişiklik (adres değişikliği, yeni ortak ekleme, sermaye artırımı vs.) olduğunda yine serbest bölge otoritesine bildirim ve tescil işlemleri yapılmalıdır. Bu noktada da hukuki danışmanınız size destek verecek, Dubai’de şirketinizin her zaman yasal uyum içinde kalmasını sağlayacaktır. Tüm bu adımlar sonucunda, Dubai’de serbest bölgedeki şirketiniz tam anlamıyla işler halde olacaktır.

Yukarıdaki adımlar genel bir çerçeve sunmaktadır. Her serbest bölgenin sürece dair ufak tefek farklı uygulamaları olabileceğini unutmayın; ancak deneyimli bir ekip ile çalıştığınızda bu farklılıklar sizin adınıza yönetilecek ve size sadece işinizi büyütmeye odaklanmak kalacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Dubai’de serbest bölge şirket kurma konusunda yatırımcıların sıkça dile getirdiği sorular ve yanıtlarını aşağıda derledik:

Dubai’de şirket kurmak için Dubai’de ikamet etmem gerekiyor mu?

Hayır. Dubai’de şirket kurmak için önceden BAE’de ikamet sahibi olmanız gerekmez. Şirket kuruluş işlemleri, Dubai’de fiziksel olarak bulunmadan da yürütülebilir. İkamet izni (oturum vizesi) almak, şirket kurduktan sonra sahip olabileceğiniz bir haktır ancak zorunluluk değildir. Şirketinizi kurduktan sonra dilerseniz yatırımcı vizesine başvurup Dubai’de oturum alabilirsiniz; istemezseniz de Türkiye’den şirketinizi yönetmeye devam edebilirsiniz. Sadece ikamet izniniz yoksa, şirket işlemleriniz için belirli aralıklarla (örneğin 6 ayda bir) Dubai’ye giriş yapmanız önerilir.

Dubai’de şirket kuruluş maliyeti yaklaşık ne kadardır?

Şirket kuruluş maliyeti, seçtiğiniz serbest bölgeye ve lisans türüne göre değişmekle birlikte genellikle 15.000 – 25.000 AED (yaklaşık 160 – 270 bin TL) bandındadır. Bu tutara bir yıllık lisans ücreti, kayıt harçları ve bazen adres/ofis ücreti dahildir. Daha küçük ve uygun maliyetli serbest bölgelerde toplam maliyet 10.000 AED’nin altına bile inebilir; öte yandan daha prestijli serbest bölgelerde veya geniş ofis gerektiren durumlarda 30.000+ AED’ye çıkabilir.

Örneğin Ajman Free Zone gibi ekonomik bölgelerde 4.000-5.000 $ civarında şirket kurulabilirken, Dubai Multi Commodities Centre (DMCC) gibi popüler bir bölgede masraflar 8.000-12.000 $ düzeyinde olabilmektedir. Bu ücretler yıllık olup, her yıl lisans yenilemesi için benzer tutarlar ödenmesi gerekir.

Dubai’de şirket kurmak ne kadar sürer?

Dubai’de serbest bölgede şirket kurma süreci gereken belgeler hazır ise oldukça hızlıdır. Çoğu serbest bölgede kuruluş işlemleri 3 – 7 iş günü içinde tamamlanır. Örneğin, belgelerinizi teslim edip ödemeleri yaptığınızda bir hafta içinde lisansınız çıkmış olabilir. Bazı durumlarda ek güvenlik onayları veya isim onayı gerektiğinde bu süre 2-3 haftaya uzayabilir. Yine de uluslararası standartlarda Dubai, en hızlı şirket kurulan yerlerden biridir. Ana karada (mainland) şirket kurmak ise genelde biraz daha uzun sürebilir (2-4 hafta gibi) çünkü ek prosedürler vardır. Serbest bölge seçimi ve başvuru yoğunluğu da süreyi etkileyebilir; ancak doğru planlama ile bir hafta içinde şirketinizi kurmak mümkün olmaktadır.

Dubai’de şirket kurmak için minimum sermaye şartı var mı?

Genellikle hayır. Birçok serbest bölgede minimum sermaye şartı ya hiç yoktur ya da çok düşüktür (1 AED gibi sembolik bir tutar). Örneğin Ajman veya Fujairah serbest bölgelerinde şirket kurarken herhangi bir sermaye blokajı talep edilmez – şirketi 0 sermaye ile başlatabilirsiniz. Bazı serbest bölgeler ise 50.000 AED’ye kadar nominal bir sermayeyi ana sözleşmeye yazmanızı ister, fakat bu parayı fiilen banka hesabına yatırmanız çoğunlukla istenmez. Ana karada da çoğu sektör için resmi bir sermaye zorunluluğu bulunmamaktadır.

Bu durum, Dubai’de şirket kurarken Türkiye’deki gibi yüksek sermaye yükümlülüğü altında kalmamanızı sağlar. Ancak elbette işinizin gerektirdiği fiili bir sermaye varsa (örneğin büyük bir ticari parti alımı için) onu ayrı tutmak gerekir; hukuken zorunlu olmasa da finansal planlama açısından yeterli sermaye ile yola çıkmak her zaman önerilir.

Dubai’de gelir vergisi veya başka kişisel vergi var mı?

Hayır, BAE genelinde gelir vergisi yoktur. Dubai’de çalışanlar veya şirket sahipleri, elde ettikleri maaş, kar payı vb. gelirler için herhangi bir kişisel gelir vergisi ödemezler. Ayrıca sermaye kazançları, temettüler, faiz gelirleri gibi kalemler de vergilendirilmez. BAE’de uygulanmakta olan temel vergiler KDV (yüzde 5, belirli mal/hizmetlerde) ve 2023 itibarıyla bazı büyük şirket kazançlarına yönelik %9 kurumlar vergisidir. Fakat serbest bölge şirketleri, uygun koşulları sağladıkları sürece bu %9’luk kurumlar vergisinden muaftır (yıllık karı 375.000 AED üzerinde olsa bile, eğer kazançları “nitelikli serbest bölge geliri” kapsamında ise vergi 0 olarak devam eder). Özetle, Dubai’de ne şahsi gelir vergisi ne de servet vergisi bulunmakta; bu da işletme sahipleri ve profesyoneller için çok avantajlı bir durum yaratmaktadır.

Serbest bölge şirketi ürünlerimi Dubai içinde satabilir mi?

Doğrudan satamaz. Serbest bölge şirketleri, hukuken sadece kendi serbest bölgeleri içinde ve BAE dışındaki uluslararası piyasalarda ticaret yapabilirler. Dubai’nin ana karasındaki (yani serbest bölge dışındaki) müşterilere satış yapmak isterseniz, ürünlerinizi gümrükten geçirmeniz ve yerel bir distribütör aracılığıyla sunmanız gerekir. Örneğin serbest bölgedeki şirketiniz malları Dubai’deki bir distribütöre satar, distribütör gerekli vergileri ödeyip iç piyasaya satar.

Hizmet sunuyorsanız, ana karada hizmet verebilmek için ya müşterinizle bir aracılık sözleşmesi yapmalı ya da ana karada ayrı bir şirket kurmalısınız. Bu kural, BAE’nin yerel pazarını korumak amacıyla konmuş bir düzenlemedir ancak pratikte birçok yoluyla aşılabilir. Zaten serbest bölge şirketleri çoğunlukla ihracat, yeniden ihracat veya uluslararası hizmet odaklı çalıştığı için bu kısıtlama işletmelerin büyümesine engel olmaz – ihtiyaç halinde kolayca bir dağıtım ağı kurulabilir.

Dubai’de kurduğum şirket üzerinden oturma izni alabilir miyim?

Evet, alabilirsiniz. Serbest bölge şirketinin ortakları ve belirli üst düzey yöneticileri yatırımcı oturma izni (Investor Residence Visa) başvurusunda bulunma hakkına sahiptir. Şirket kurulumunuz tamamlandıktan sonra ilgili serbest bölge aracılığıyla vize süreci başlatılır ve genellikle 2-3 hafta içinde BAE oturum izninizi alırsınız. Bu oturma izni sayesinde Dubai’de yaşayabilir, dilediğiniz sıklıkta giriş çıkış yapabilir, yerel bankalarda hesap açabilir ve diğer yerleşiklere tanınan haklardan faydalanabilirsiniz. Ayrıca aldığınız oturum izniyle eşinize ve 18 yaş altı çocuklarınıza da aile oturma izni çıkarabilirsiniz.

Örneğin Dubai’de yatırımcı vizesi alan bir iş insanı, ailesini de yanına alarak ikamet edebilir. Oturma izni 2 veya 3 yıllık sürelerle verilmekte olup, şirketiniz devam ettiği sürece bu vizeleri yenileyebilirsiniz. Önemli bir not: Oturum izni almak zorunlu değildir, istemeyen ortaklar Türkiye’de yaşamaya devam edebilir; ancak Dubai’de iş kurup burada fırsatları değerlendirmek isteyen çoğu yatırımcı, en azından bir ayağını Dubai’ye bağlamak için bu izni tercih etmektedir.

Dubai’de banka hesabı açmak zor mu? Nelere ihtiyacım var?

Dubai’de şirketiniz için banka hesabı açmak mümkündür ancak bankaların belirli KYC (müşteri tanıma) prosedürleri vardır. Hesap açılışı için genelde şu belgeler istenir: Şirketin ticaret lisansı ve kuruluş belgeleri, şirket yetkilisinin pasaportu ve oturma kimliği (varsa), şirkete ait bir iş planı veya faaliyet özeti, şirketin Türkiye’deki faaliyetleri varsa o bağlantıyı açıklayan belgeler ve adres teyidi. Başvuru yapacağınız bankanın ilgili kurumsal hesabı açma formunu doldurmanız ve yöneticilerle mülakat yapmanız da gerekebilir.

Belgeleriniz tam ve düzenliyse, hesap açılışı genelde 1-3 hafta içinde sonuçlanmaktadır. Bazı bankalar hesapta asgari belli bir bakiye tutulmasını şart koşabilir (örneğin 10.000 AED). Hesap açıldıktan sonra şirketiniz, uluslararası ticaretini kolayca yürütebilir hale gelecektir. Tecrübelerimize göre, yerleşik bir oturum iznine sahip olmanız hesap açılışını daha da kolaylaştırabilmektedir; zira banka, hesap yetkilisinin BAE’de ikamet ettiğini gördüğünde süreci hızlandırabilir. Sonuç olarak, doğru yönlendirme ve evrakla Dubai’de banka hesabı açmak zorlayıcı bir süreç olmaktan çıkar ve global bankacılık imkanlarına erişirsiniz.

Dubai’deki serbest bölge şirketimin kazancını Türkiye’ye getirebilir miyim?

Evet, serbest bölge şirketinizin elde ettiği kazançları kâr payı (temettü) olarak veya hizmet/ürün bedeli olarak Türkiye’ye transfer etmek serbesttir. Dubai’de döviz transferine dair bir engel olmadığı için şirket hesabınızdan Türkiye’deki şahsi hesabınıza veya şirket hesabınıza para gönderebilirsiniz. Bu transfer sırasında BAE tarafında vergi kesintisi olmaz (çünkü temettü vergisi yoktur). Türkiye tarafında ise eğer bu para kişisel geliriniz ise Gelir Vergisi, şirketinize gelen bir tutar ise Kurumlar Vergisi kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak Türkiye ve BAE arasındaki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması sayesinde Dubai’deki kazancınızdan dolayı BAE’de vergi ödemediğiniz için, Türkiye’de de sadece yerel vergi oranında ödeme yaparsınız, ekstra bir çifte vergi yükü oluşmaz. Örneğin, Dubai’deki şirketiniz 100 birim kâr etti ve bunu temettü olarak kendinize dağıttınız, Dubai’de vergi yok; Türkiye’de ise sanki yurtdışı kazancı olarak beyan edip ilgili gelir vergisini ödemeniz gerekir. Bu vergiden, eğer BAE’de ödemiş olsaydınız düşülecek tutar var ama BAE’de 0 ödediğiniz için Türkiye’de normal vergiyi ödersiniz. Bu durum, planlanabilir bir vergi sürecidir ve bir kez vergi ödemeniz yeterlidir. Özetle, kazancınızı Türkiye’ye getirmekte bir engel yoktur; sadece doğru beyan ve vergi planlamasıyla hareket etmeye dikkat edin.

Sonuç ve Özet

Dubai freezone şirket avantajları, vergi muafiyetinden %100 yabancı mülkiyete, hızlı kuruluma süreçlerinden küresel pazarlara açılmaya kadar pek çok boyutuyla yatırımcılar için benzersiz fırsatlar sunmaktadır. İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki birçok girişimci, Dubai’de şirket kurarak hem bölgesel hem küresel ölçekte işlerini büyütmeyi başarmıştır. Bu rehberde detaylı şekilde incelediğimiz gibi, Dubai serbest bölge şirketi kurmak yabancı yatırımcıya büyük kolaylıklar sağlamakla birlikte, her uluslararası girişimde olduğu gibi uzman bir planlama gerektirir.

Avukat Bilal Alyar olarak, İstanbul merkezli ofisimizle Türkiye genelinde Dubai’de şirket kuruluşu ve uluslararası ticaret hukuku alanlarında uzman desteği sunmaktayız. Amacımız, müvekkillerimizin Dubai’de şirket kurarken tüm hukuki prosedürlerini sorunsuzca tamamlamak, onların sadece iş hedeflerine odaklanmasını sağlamaktır. Eğer siz de Dubai’nin sunduğu vergi avantajlarından yararlanmak, küresel bir ticaret merkezi olan bu şehirde kendi şirketinizi kurmak istiyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Unutmayın, doğru bilgi ve deneyimli bir hukuk desteği ile Dubai’de şirket kurma süreci son derece rahat ve güvenlidir. Bu rehberi okuduktan sonra aklınızda hala sorular varsa veya adım atmaya hazırsanız, iletişim sayfamızdan bize ulaşarak detaylı bir danışmanlık alabilirsiniz. İstanbul’dan Dubai’ye uzanan bu yolda, hukuki güvence ve profesyonel rehberlik ile yanınızdayız. Emirates’in iş dostu ikliminde şirketinizi kurarken yanınıza alacağınız en önemli şey, alanında uzman bir avukatın sağlayacağı güvendir. Biz de tam olarak bunu vaat ediyoruz: “Aradığım uzman bu” dedirtecek bir hizmet anlayışıyla, Dubai’deki başarınız için çalışıyoruz.

Kaynaklar:

  • Dubai Serbest Bölge Şirketinin Avantajları – Shuraa Business Setup
  • Mükellef.co Blog – Dubai’de Şirket Kurmanın Avantajları 2026
  • DubaiŞirketKur.com – Sıkça Sorulanlar
  • Cebraj Dubai – S.S.S. Sayfası (Dubai’de ikamet gerekliliği hakkında)
  • Gurcan Partners Blog – Dubai’de Freezone ve Mainland Farkları
  • Sirket.io Blog – Dubai’de Şirket Kurulum Süreci

Dubai çözüm ortaklarımızla dubaide Şirket kurmak , dubaide şirket kurmanın avantajlarını , city free zone , dubai free zone konularında çözüm sunuyoruz.

https://u.ae/en

https://inhak.adalet.gov.tr/Home/Index

Dubai Avukatı

Dubai Muhasebe

Dubai Avukatı

Dubai Avukatlık Ücreti

Dubai Freezone Şirket Avantajları