Adli Kontrol Tedbirleri (CMK m.109) — İtiraz, Kaldırma ve Uygulama Rehberi 2026
Adli kontrol; tutuklamanın ağırlığını taşıyamayan ancak şüphelinin kaçma, delil karartma veya suç işlemeye devam etme risklerinin yönetilmesi gereken durumlarda uygulanan bir koruma tedbiridir. 5271 sayılı CMK m.109 ve devamı maddeleri kapsamında, hâkimin kararıyla farklı seçeneklerle (yurt dışına çıkış yasağı, hâkimin belirlediği yerlere düzenli başvuru (imza), konutu terk etmeme gibi) verilebilir. Tutuklama ile aynı koşulları gerektirir ancak daha az özgürlük kısıtlayıcıdır.
Adli Kontrol Nedir? Hukuki Nitelik ve Amaç
Adli kontrol, CMK m.109 ile düzenlenen ve tutuklamaya alternatif olarak uygulanan bir koruma tedbiridir. Amaç; kovuşturmanın selameti ile şüphelinin özgürlüğü arasında denge kurmaktır. Orantılılık ilkesi gereği, aynı amaca daha hafif bir tedbirle ulaşılabiliyorsa tutuklama yerine adli kontrol tercih edilmelidir. AİHS m.5 ve Anayasa m.19 kapsamında kişi özgürlüğüne en az müdahale prensibi esastır.
Uygulamada cumhuriyet savcısının talebi veya mahkemenin re’sen kararı ile verilebilir. Şüpheli/sanık açısından, tutukluluğun devamı yerine adli kontrole çevrilmesi talep edilebilir.
CMK m.109 Adli Kontrol Seçenekleri
Kanun, CMK m.109/3 uyarınca şüphelinin bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasına imkân verir: yurt dışına çıkamamak, hâkimin belirlediği yerlere düzenli olarak başvurmak (imza), hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlara veya eğitime devama ilişkin kontrol tedbirlerine uymak, taşıt kullanamamak ve gerektiğinde sürücü belgesini teslim etmek, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak, güvence yatırmak, silah bulunduramamak veya taşıyamamak, suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere belirlenen parayı güvenceye bağlamak, aile yükümlülüklerini ve nafakayı düzenli ödeyeceğine dair güvence vermek, konutunu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek ve belirlenen yer veya bölgelere gitmemek. Bu yükümlülükler tek başına veya birlikte hükmedilebilir; ölçülülük ilkesi somut dosyadaki risk düzeyine göre belirlenir.
Süre ve Süreye Etki
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok üç yıldır ve zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir (CMK m.110/A). Adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez; ancak tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülükleri bakımından mahsup mümkündür (konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün bir gün sayılır, CMK m.109/6).
İtiraz Usulü (CMK m.267-271)
Adli kontrole ilişkin kararlara karşı, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilen beyanla itiraz edilebilir (CMK m.111/2, m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrole ilişkin kararlarına itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi, asliye ceza mahkemesi hâkiminin kararlarına itirazı ağır ceza mahkemesi inceler (CMK m.268/3). İtiraz dilekçesinde tedbirin orantılı olmadığı, güvence altına alınmak istenen amaca daha hafif bir tedbirle ulaşılabileceği ve risk unsurlarının somut olmadığı ayrıntılı açıklanmalıdır.
Kaldırma ve Değiştirme Talebi (CMK m.111)
Şüpheli/sanık veya müdafi, koşullar değiştikçe tedbirin kaldırılmasını ya da daha hafifine çevrilmesini her zaman talep edebilir. Tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi için yeni bir gelişme (örneğin tanık dinlendi, belgeler toplandı, sağlık sorunu ortaya çıktı, iş kaybı gündeme geldi) gerekçe yapılır. Cumhuriyet savcısının görüşü alınır; hâkim veya mahkeme istem üzerine beş gün içinde karar verebilir (CMK m.111/1).
İhlal Halinde Sonuçları
Adli kontrol tedbirine uyulmaması halinde tutuklamaya çevrilebilir (CMK m.112). Ancak bu otomatik değildir; mahkeme, ihlalin ağırlığını, kasıt unsurunu ve mazeretleri değerlendirir. Sağlık, zorunluluk halleri veya teknik arıza gibi durumlar mazeret teşkil edebilir; belgelendirilmesi önemlidir. Tek başına bir imza eksikliği genellikle tutuklamaya çevrilmez.
Teminat ve Güvence (CMK m.113-115)
Adli kontrolün bir türü olarak teminat verme; zarar tazmini, yargılama giderleri ve muhtemel ceza/tazminatı karşılamaya yönelik olarak para veya kıymetli evrak depolanması ile uygulanır. Beraat veya düşme halinde teminat iade edilir; mahkumiyet halinde öncelikle mağdurun zararı ve yargılama giderlerine mahsup edilir.
Mevzuat Özeti ve Temel Atıflar
| Madde | Konu | Uygulama |
|---|---|---|
| CMK m.109 | Adli kontrol — genel hüküm ve seçenekler | Tutuklamaya alternatif, orantılılık ilkesi |
| CMK m.110/A | Süre | Ağır cezalık olmayanlarda en çok 2 yıl + 1 yıl uzatma; ağır cezalıkta en çok 3 yıl |
| CMK m.110 | Karar mercii | Soruşturmada savcı istemiyle sulh ceza hâkimi |
| CMK m.111 | Kaldırma/değiştirme | Her zaman talep edilebilir |
| CMK m.112 | İhlal sonucu | Tutuklamaya çevrilebilir |
| CMK m.113-115 | Teminat/güvence | Para, kıymetli evrak depo |
| CMK m.111/2, m.268 | İtiraz usulü | 2 hafta içinde, yazılı |
| AY m.19 | Kişi özgürlüğü ve güvenliği | En az müdahale ilkesi |
| AİHS m.5 | Özgürlük hakkı | Orantılılık denetimi |
| CMK m.109/6 | Mahsup | Kural olarak mahsup yok; tedavi/muayene ve konutu terk etmeme istisna |
Sıkça Sorulan Sorular
Adli kontrol süresi cezamdan düşer mi?
Kural olarak hayır; ancak tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülükleri bakımından mahsup mümkündür (CMK m.109/6); konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün cezanın mahsubunda bir gün sayılır.
Yurt dışına çıkış yasağı ne kadar sürer?
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl, zorunlu hâllerde bir yıl uzatma ile üç yıla kadar; ağır ceza işlerinde en çok üç yıl ve gerekçeli uzatma mümkündür (CMK m.110/A). Koşullar değiştiğinde CMK m.110/2 ve m.111 kapsamında kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir.
İmza atmayı bir gün unutursam tutuklanır mıyım?
Kural olarak tek seferlik ve mazeretli ihlal tutuklamaya çevirme nedeni sayılmaz. Ancak mazeretin belgelenmesi (sağlık raporu, iş belgesi, ulaşım kanıtı) ve dilekçe ile bildirilmesi büyük önem taşır; tekrarlayan ihlaller riski artırır.
İlgili Rehberler
- Ceza Hukuku İstanbul — Ana Rehber
- Ceza Hukuku Genel Rehberi
- HAGB CMK m.231 Rehberi
- Zamanaşımı Hesaplama Rehberi
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza göre uzman değerlendirmesi zorunludur.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde bir avukattan görüş alınması yararlı olabilir.
