IBAN kiralama, kişinin kendi banka hesabını, kartını ya da hesaba erişim bilgilerini bir bedel veya yarar karşılığında başkasının kullanımına bırakmasını anlatan gündelik bir ifadedir; kanunda bu adla ayrı bir suç tanımı yoktur. Hesap dolandırıcılıkta kullanıldığında, hesabı veren kişinin sorumluluğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157 ve m.158 kapsamındaki dolandırıcılığa iştirak çerçevesinde değerlendirilir. 7589 sayılı Kanunla TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra, iştirakin hesap, ödeme aracı veya hesabı kullandıran zorunlu bilgi ya da aracı başkasına vermekle sınırlı kaldığı hâlde cezanın yarı oranında indirileceğini düzenler.
Son güncelleme: 25.10.2026
İçindekiler
- Dolandırıcı, aracı ve hesabı veren kişi
- TCK m.157 ve m.158/1 bentleri
- TCK m.158/4 iştirak indirimi
- Yürürlük ve geçiş hükümleri
- Ceza hesabında dikkat edilecek noktalar
- Hesabın askıya alınması, elkoyma ve 5549 sayılı Kanun
- Savunmada incelenecek deliller
- Sıkça Sorulan Sorular
Dolandırıcı, Aracı ve Hesabı Veren Kişi
IBAN kiralama dosyalarında genellikle üç ayrı rol bulunur ve her birinin hukuki konumu farklıdır. Asıl fail, hileli davranışlarla mağduru aldatıp onun zararına kendisine veya başkasına yarar sağlayan dolandırıcıdır; TCK m.157 suçu bu fiil üzerinden tanımlar. İkinci rol, hesap toplayan, hesap sahipleriyle dolandırıcı arasında bağlantı kuran veya hesaba gelen parayı yönlendiren kişidir; uygulamada “kiralayan” ya da “aracı” diye anılır. Üçüncü rol ise hesabını, kartını, internet bankacılığı bilgilerini veya hesaba bağlı cihazı veren hesap sahibidir. Mağdur ise aldatılarak parayı bu hesaba gönderen kişidir.
TCK m.158/4 yalnız iştirakin “vermek fiiliyle sınırlı” olduğu kişi için indirim öngörür. Hesabını veren ve başka bir katkısı bulunmayan kişi bu hükmün doğrudan muhatabıdır. Hesap toplayan, dolandırıcıyla birlikte plan yapan, mağdurla iletişime geçen ya da gelen parayı başka hesaplara aktaran kişinin katkısı verme fiilinin ötesine geçtiğinden, indirim şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca incelenir. Bu kişilerin katılım biçimi TCK’nın iştirak hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; örneğin TCK m.39/2-b, fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamayı yardım etme hâlleri arasında sayar.
Hesabı veren kişinin kendisi de aldatılmış olabilir. İş ilanı, kargo, kredi notu düzeltme veya “hesabına gelecek parayı geri gönder” gibi gerekçelerle hesap bilgisi alınan kişi bakımından kastın varlığı somut delillerle ortaya konmalıdır. Hesabın suçta kullanılmış olması tek başına hesap sahibinin kastını göstermez.
TCK m.157 ve m.158/1 Bentleri
TCK m.157’ye göre hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir. TCK m.158/1, dolandırıcılığın on iki ayrı nitelikli hâlini (a) ile (l) bentleri arasında sayar ve bu hâllerde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörür. Aynı fıkranın son cümlesine göre (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
IBAN kiralama dosyalarında en sık gündeme gelen bent, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılığı düzenleyen m.158/1-f’dir. Bu bentin uygulanıp uygulanmayacağı, aldatmanın nasıl gerçekleştiğine göre somut olayda belirlenir. M.158/1-l ise kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenen dolandırıcılıktır. Bu bent dolandırıcının aldatma yöntemini anlatır; hesabını başkasına veren kişinin fiilini tanımlamaz. Örneğin mağdur kendisini banka görevlisi olarak tanıtan biri tarafından aranıp parayı bir hesaba göndermişse dolandırıcı yönünden (l) bendi tartışılabilir; hesabı veren kişinin durumu ise m.158/4 ve iştirak hükümleriyle değerlendirilir.
TCK m.158/3’e göre m.157 ve m.158’deki suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır. Hesap sahiplerinin, aracıların ve dolandırıcıların birlikte yer aldığı dosyalarda bu fıkra da ayrıca gündeme gelebilir.
TCK m.158/4 İştirak İndirimi
TCK m.158/4, 16.07.2026 kabul tarihli 7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle eklenmiştir. Hükme göre m.158 ile m.157’deki suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hükmün uygulanması için metinden çıkan şartlar şunlardır:
- Kişinin m.157 veya m.158’deki bir dolandırıcılık suçuna iştirak etmiş olması; kasıt bulunmuyorsa iştirak ve indirim tartışması da doğmaz.
- Verilen şeyin kart gibi bir ödeme aracı ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabı kullandıran zorunlu bilgi veya araç olması.
- Vermenin kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla yapılması.
- Kişinin katkısının bu verme fiiliyle sınırlı kalması.
Hüküm yalnız banka hesaplarını değil, ödeme kuruluşlarındaki hesapları, aracı kurum hesaplarını ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarındaki hesapları da kapsar. Bu nedenle kripto varlık platformundaki hesabını veya bu hesaba erişim bilgilerini veren kişi de, diğer şartlar varsa, aynı indirimden yararlanabilir.
Yürürlük ve Geçiş Hükümleri
7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 26. maddesi, sayılan istisnalar dışındaki maddelerin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini öngördüğünden, TCK m.158/4’ü ekleyen 13. madde 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
7589 sayılı Kanunla getirilen geçiş hükmü iki durumu ayrıca düzenler. Yürürlükten önce m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolunda bulunan sanıklardan dördüncü fıkranın uygulanacağı kişilerin bölge adliye mahkemesindeki dosyaları hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da ilk derece mahkemelerine gönderilir. Dosyası infaz aşamasında olan ve hakkında TCK m.168 uygulanmamış hükümlülerden dördüncü fıkranın uygulanacağı kişiler, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirlerse TCK m.168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Bu süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar bu hüküm uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Ceza Hesabında Dikkat Edilecek Noktalar
M.158/4 bağımsız bir suç tanımı değil, iştirak eden kişi için öngörülmüş bir indirim hükmüdür. Bu nedenle önce hangi dolandırıcılık suçuna iştirak edildiği belirlenir: basit dolandırıcılık (m.157), m.158/1 bentlerinden biri ve varsa m.158/3 artırımı. Ardından kişinin katkısı yalnız hesap, araç veya bilgi vermekle sınırlıysa bu ceza üzerinden yarı oranında indirim yapılır. Dolandırıcının ve aracının cezası ile hesabı veren kişinin cezası bu yüzden aynı dosyada farklı çıkabilir.
Etkin pişmanlık ayrıca önemlidir. TCK m.168’e göre dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde yarısına kadarı indirilir. Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık için mağdurun rızası da aranır. Nitelikli dolandırıcılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 kapsamındaki uzlaştırmaya tabi suçlar arasında değildir.
Hesaba gelen paranın bilerek başka hesaplara aktarılması veya kaynağının gizlenmesi, dolandırıcılıktan ayrı olarak TCK m.282 yönünden de incelenebilir. TCK m.282/1, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkaran ya da gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutan kişiyi cezalandırır. Bu ayrım için bkz. TCK m.282 aklama suçu rehberi.
Hesabın Askıya Alınması, Elkoyma ve 5549 Sayılı Kanun
Kiralanan hesap dolandırıcılıkta kullanıldığında hesap sahibi çoğu zaman önce hesabının kullanılamaz hâle geldiğini fark eder. CMK m.128/A, 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla eklenmiştir. Bu hükme göre TCK m.142/2-e, m.158/1-f ve l ile m.245’teki suçların işlendiği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Askıya alma ve hesap hareketleri derhal Cumhuriyet başsavcılığına ve hesap sahibine bildirilir; hesap sahibi askının kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir ve Cumhuriyet savcısı başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar verir.
Askı süresi içinde suça konu menfaate hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle elkonulabilir. Hâkim kararı olmadan yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur; hâkim kırk sekiz saat içinde kararını açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu madde uyarınca yapılan elkoymada CMK m.128’deki rapor alma şartı aranmaz ve elkonulan menfaat mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir. CMK m.128 kapsamındaki genel elkoyma ise katalog suçlarda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve rapor şartına bağlıdır ve m.128/9 uyarınca bu elkoymaya yalnız hâkim karar verebilir. Ayrıntılar için savcılık banka blokesi ve CMK m.128 rehberine bakılabilir.
Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında 5549 sayılı Kanun ayrı bir rejim kurar. Kanunun 4. maddesine göre yükümlüler nezdinde yapılan işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektiren bir husus varsa işlemin yükümlü tarafından MASAK Başkanlığına bildirilmesi zorunludur ve yükümlü bu bildirimi işleme taraf olanlar dahil kimseye açıklayamaz. M.19/A’ya göre ise aklama veya terörün finansmanı şüphesi bulunan işlemleri yedi iş günü süreyle askıya almaya veya gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir; Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir. Bu iki yol, CMK m.128/A kapsamındaki banka askısı ve hâkim kararlı elkoymadan farklıdır. Konunun genel çerçevesi 5549 sayılı Kanun rehberinde, hesap kısıtlamasının kaldırılması süreci MASAK bloke kaldırma rehberinde anlatılmıştır.
Savunmada İncelenecek Deliller
Hesabı veren kişi yönünden ilk mesele kastın bulunup bulunmadığıdır; ikinci mesele kast varsa katkının m.158/4’teki verme fiiliyle sınırlı kalıp kalmadığıdır. Bu iki soru için aşağıdaki kayıtlar birlikte incelenir:
- Hesap bilgisinin kime, hangi gerekçeyle ve hangi tarihte verildiğini gösteren yazışmalar, ilan ekranları ve arama kayıtları.
- Hesap sahibine bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarı ve zamanı.
- Hesaba gelen paranın hesap sahibi tarafından mı, yoksa erişim bilgilerini alan kişi tarafından mı aktarıldığını gösteren banka ve cihaz kayıtları.
- Hesap sahibinin mağdurla herhangi bir iletişiminin bulunup bulunmadığı.
- Kartın, şifrenin veya cihazın rıza dışında ele geçirildiğine ilişkin şikâyet ve başvuru kayıtları.
- Mağdurun zararının giderilip giderilmediği ve giderildiyse hangi aşamada giderildiği.
Mağdur tarafında ise paranın gönderildiği hesap, işlem saati ve dekontlar gecikmeden Cumhuriyet başsavcılığına sunulmalıdır; paranın geri alınması için izlenecek yollar dolandırıcıya gönderilen paranın geri alınması rehberinde anlatılmıştır. Her dosyada suç vasfı, katılım biçimi ve uygulanacak indirim somut delillere göre belirlenir; burada yer alan açıklamalar bir sonuç öngörüsü değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
IBAN kiralama hangi madde kapsamında değerlendirilir?
Kanunda IBAN kiralama adlı ayrı bir suç yoktur. Hesap dolandırıcılıkta kullanılmışsa hesabı veren kişinin durumu TCK m.157 veya m.158’deki suça iştirak çerçevesinde değerlendirilir; katkısı hesap, ödeme aracı veya erişim bilgisi vermekle sınırlıysa TCK m.158/4 uyarınca ceza yarı oranında indirilir.
TCK m.158/1-l IBAN kiralamayı mı düzenler?
Hayır. M.158/1-l, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenen dolandırıcılığı düzenler. Bu bent dolandırıcının aldatma yöntemine ilişkindir; hesabını veren kişiye ilişkin indirim hükmü m.158/4’tür.
TCK m.158/4 ne zaman yürürlüğe girdi?
Hüküm, 7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle eklenmiş ve Kanunun 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla aynı gün yürürlüğe girmiştir. Kanun yolunda ve infaz aşamasındaki dosyalar için ayrıca geçiş hükmü bulunmaktadır.
Hesabımı bilmeden kullandırdıysam sorumlu olur muyum?
Hesabın suçta kullanılmış olması tek başına kastı göstermez. Aldatılarak hesap bilgisi verilmişse yazışmalar, verilen gerekçe, ödeme alınıp alınmadığı ve paranın kim tarafından aktarıldığı gibi deliller kastın bulunmadığını ortaya koymak için önem taşır.
Hesabım askıya alındıysa ne yapabilirim?
Askı CMK m.128/A kapsamında banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından yapılmışsa hesap sahibi askının kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir ve savcı yirmi dört saat içinde karar verir. Kısıtlama 5549 sayılı Kanuna veya hâkim kararıyla elkoymaya dayanıyorsa başvuru yolu kararın dayanağına göre belirlenir.
İlgili Rehberler
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m.39, m.157, m.158, m.168, m.282)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m.128, m.128/A, m.253)
- 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun (m.4, m.19/A)
- 7589 sayılı Kanun, Resmî Gazete 31.07.2026, Sayı 33326
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez.
