İcra Takibine İtiraz Rehberi 2026 | 7 Gün İtiraz Süresi
Ödeme emrini aldıktan sonra ilk kontrol
İcra takibine itirazda önce takip türünü belirlemek gerekir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte yedi gün içinde icra dairesine yapılan itiraz ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda beş gün içinde icra mahkemesine yapılan itiraz aynı usule tabi değildir. İtirazın nereye verileceği kadar takibi hangi ölçüde durduracağı da değişir. Bu rehber, özellikle bu iki yolun ayrımını ve ilamlı icradaki farklı başvuru düzenini ele alır.
Dosyadaki ödeme veya icra emrini, tebliğ belgesini, takip dayanağını ve talep edilen kalemleri birlikte inceleyin. Bir belgenin üzerinde yalnız dosya numarasını görmek, uygulanacak itiraz süresini belirlemek için yeterli değildir. Aşağıdaki süreler belirli takip yollarına aittir; kira alacağı, tahliye veya rehnin paraya çevrilmesi gibi özel yollar için aynı tabloyu kendiliğinden uygulamayın.
Genel haciz yolunda yedi günlük itiraz
İİK m.62 uyarınca borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazını dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirir. İtiraz başka bir icra dairesine verildiğinde, bu daire gerekli gönderme masrafını alarak itirazı yetkili daireye iletir. Başvurunun kayda alındığını gösteren belgeyi saklamak, hangi dosyada ve ne zaman işlem yapıldığını sonradan ortaya koyabilmek bakımından yararlıdır.
Borcun yalnız bir kısmına itiraz ediliyorsa bu kısmın yönü ve miktarı açıkça belirtilmelidir; aksi halde itiraz edilmemiş sayılır. Örneğin asıl alacak kabul edilip belirli bir faiz kalemine karşı çıkılıyorsa, hangi kalemin hangi bölümünün kabul edilmediği anlaşılmalıdır. Takip dayanağı senetteki imza reddediliyorsa bu da ayrıca ve açıkça beyan edilmelidir. Aksi halde imza, o icra takibi bakımından kabul edilmiş sayılır.
Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerinde kullanılmak üzere borçluya ait yurt içi adresini de itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adres değişikliğinde yeni adresin bildirilmemesi, kanunda gösterilen koşullarda takip talebindeki adrese çıkarılan tebligatın yapılmış sayılması sonucunu doğurabilir. İtirazın esasına yoğunlaşırken bu usul bilgisini atlamamak gerekir.
İtirazın takibe etkisi
Genel haciz yolunda süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borcun sadece bir kısmına itiraz edilmişse kabul edilen miktar bakımından takibe devam olunur. Süresinden sonra yapılan itiraz ise aynı sonucu doğurmaz; İİK m.66 uyarınca alacaklının talebi üzerine takip işlemleri alacağın tamamı için sürdürülebilir. Bu nedenle dilekçeyi vermiş olmak ile süresinde ve ilgili takip yoluna uygun başvuru yapmış olmak ayrı değerlendirilir.
Bu durma kuralı kambiyo takibine taşınamaz. Çek, bono veya poliçeye özgü haciz yolunda borca ya da imzaya itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Geçici durdurma ve itirazın kabulü kararlarının etkileri ayrıca incelenir. Ödeme emrini aldıktan sonra yalnızca bir itiraz dilekçesi verildiğine güvenerek dosyanın bütünüyle durduğunu varsaymak bu ayrımı gözden kaçırır.
Kambiyo takibinde beş günlük başvuru
İİK m.168, kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasının beş gün içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmesini öngörür. Borçlu olmadığı, borcun ödendiği, süre verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazlar da maddede gösterilen beş günlük başvuru düzenine tabidir. Bu yol, genel haciz takibinde icra dairesine verilen itirazdan farklıdır.
Borca itiraz bakımından hâkim, İİK m.169/a kapsamındaki belgelerden ve koşullardan hareketle esas kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. İmzaya itirazda ise m.170 uyarınca dilekçe ve eklerinden itirazın ciddi görüldüğü hallerde geçici durdurma mümkündür. Her iki başvuruda da itirazın kabulü kararıyla takip durur. Geçici karar alınacağını veya itirazın mutlaka kabul edileceğini önceden varsaymak doğru olmaz.
İmzaya itirazın haksız çıkması da risksiz değildir. İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılır ve takip m.170’in ikinci fıkrasına göre durdurulmuşsa kanunda tazminat ve para cezası öngörülür. İtirazın kabulünde alacaklı bakımından düzenlenen yaptırımlar ise senedi takibe koymada kötü niyet veya ağır kusur gibi koşullara bağlıdır. Her imza itirazında her iki tarafa otomatik yaptırım uygulanacağı söylenemez.
Alacaklının itiraz sonrasında başvurabileceği yollar
Genel haciz takibine itiraz eden borçlu karşısında alacaklı, İİK m.67 uyarınca itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Bu davada alacağın varlığını genel hükümler çerçevesinde ispatlaması gerekir. Bir yıllık sürenin başlangıcı, takip tarihinden veya ödeme emrinin borçluya tebliğinden farklıdır. Süreyi kaçıran alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacağını dava etme hakkı kanunda saklı tutulmuştur.
İtirazın kesin kaldırılması ise her belgeye dayanılarak istenemez. İİK m.68; imzası kabul edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarı içeren senetler ile maddede sayılan resmî makbuz ve belgeler bakımından özel bir yol düzenler. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde kaldırma talebinde bulunabilir. Belgenin niteliği ve savunmanın dayanakları incelenmeden bu yolun mutlaka kullanılabileceği sonucuna varılamaz.
İcra inkâr tazminatı da yalnız itiraz yapılmasının bedeli değildir. İİK m.67, borçlunun itirazında haksız bulunması halinde ve diğer tarafın talebi üzerine uygulanabilecek tazminatı; alacaklı bakımından ise haksız ve kötü niyetli takip koşulunu düzenler. En az yüzde yirmilik oran, bütün itirazlarda kendiliğinden doğan sabit bir borç gibi anlatılmamalıdır. Dosyanın tazminat koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Süre kaçırıldığında gecikmiş itiraz
İİK m.65, borçlunun kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememesi halini düzenler. Borçlu, engelin kalkmasından itibaren üç gün içinde mazeretini gösteren delillerle birlikte itirazını, sebeplerini ve dayanaklarını icra mahkemesine bildirmelidir. Başvuru paraya çevirme işlemi bitmeden yapılabilir; duruşmaya ilişkin harç ve masraflar bakımından da madde koşulları gözetilir. Yedi günlük olağan sürenin kaçırılması tek başına bu imkânı sağlamaz.
Gecikmiş itiraz başvurusu kendiliğinden olağan itirazın bütün sonuçlarını doğurmaz. Mahkeme gecikme sebebine ve olayın özelliklerine göre takibin tatiline karar verebilir; mazeretin kabulü halinde takip durur. Engelin varlığı, borçluya yüklenebilir olup olmadığı ve ne zaman kalktığı belgelerle değerlendirilir. Usulsüz tebligat iddiası ile usulüne uygun tebliğe rağmen kusursuz engel nedeniyle süreyi kaçırma hali bu yüzden birbirine karıştırılmamalıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.12.2024 tarihli, E.2024/5978, K.2024/10413 sayılı kararında, usulüne uygun tebligatın kabul edildiği somut dosyada başvurunun gecikmiş itiraz koşulları yönünden incelenmesi gerektiği belirtilerek ilk derece kararı bozulmuştur. Bu karar, her gecikme mazeretinin kabul edileceği anlamına gelmez; hukuki yolun ve mazeret koşullarının somut dosyada ayrı incelenmesi gereğini gösterir.
İlamlı icrada ayrı başvuru düzeni
İlamlı icrada genel haciz yolundaki gibi icra dairesine itiraz ederek takibi durdurma usulü uygulanmaz. İİK m.33, icra emrinin tebliği üzerine yedi gün içinde icra mahkemesine zamanaşımı, itfa veya imhal sebepleriyle başvuruyu düzenler. İtfa ve imhal bakımından maddede özel belge koşulları vardır. Tebliğden sonra gerçekleşen bu sebeplere dayalı istemler için ayrıca farklı bir düzenleme bulunur; bu nedenle bütün başvuruların yalnız yedi güne bağlı olduğu da söylenemez.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra takibine itiraz her zaman yedi gün içinde mi yapılır?
Hayır. Genel haciz yolunda m.62 kapsamında yedi günlük süre vardır. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda m.168’deki borca ve imzaya itirazlar beş gün içinde icra mahkemesine bildirilir. Takip türü belirlenmeden tek bir süreye güvenilmemelidir.
İtiraz dilekçesi verince takip tamamen durur mu?
Genel haciz yolunda süresinde itiraz takibi durdurur; kısmi itirazda kabul edilen miktar için devam edilir. Kambiyo takibinde borca ve imzaya itiraz ise satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Geçici durdurma veya kabul kararı ayrıca önem taşır.
İmzayı ayrıca reddetmek gerekir mi?
Genel haciz yolunda senet altındaki imza reddediliyorsa itirazda ayrıca ve açıkça belirtilmelidir. Kambiyo takibinde de imzanın borçluya ait olmadığı iddiası beş gün içinde açıkça icra mahkemesine sunulur. İki takip yolunda başvurunun muhatabı aynı değildir.
Borcu kısmen kabul edersem kalanına itiraz edebilir miyim?
Genel haciz yolunda kısmi itiraz mümkündür; itiraz edilen bölümün yönü ve miktarı açıkça gösterilmelidir. Belirsiz bir kısmi itiraz, m.62’deki yaptırımla karşılaşabilir. Takip kabul edilen miktar bakımından sürer.
Süreyi kaçırınca yeniden yedi gün verilir mi?
Kendiliğinden yeni bir yedi günlük süre doğmaz. Kusursuz bir engel varsa m.65’teki gecikmiş itirazın koşulları, engelin kalkmasından itibaren üç günlük süre ve paraya çevirmenin bitmemiş olması birlikte incelenir.
İtirazın iptali ile kaldırılması aynı işlem midir?
Hayır. İİK m.67’deki iptal davası ile m.68’deki kesin kaldırma yolunun ispat düzeni ve süreleri farklıdır. Bir yıllık iptal davası süresi ve altı aylık kaldırma süresi, ilgili maddelerde itirazın alacaklıya tebliğine bağlanır.
İlgili rehberler
- Borca itiraz süresi (İİK 62): ayrıntılı rehber
- ilamsız icra takibi rehberimize
- İcra Hukuku
- Maaş Haczi
- Haciz İhbarnamesine İtiraz
- İstihkak Davası
Resmî kaynak ve hazırlayan
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.
Bu rehber genel bilgilendirme içindir; takip belgesi, tebliğ ve başvuru koşulları dosya üzerinden değerlendirilmelidir.
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Son güncelleme: 27.10.2026
