İlgili konular: İhtiyati Tedbir Talep Dilekçesi ÖrneğiTüketici Davasında İhtiyati TedbirMarka İhlalinde İhtiyati TedbirŞirket Kararlarına Karşı İhtiyati Tedbirİhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Farkı.

İhtiyati Tedbir: HMK m.389-399 Geçici Hukuki Koruma Rehberi 2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389-399, dava sürecinde verilen kararın etkili sonuç doğurmasını sağlamak amacıyla başvurulan ihtiyati tedbir kurumunu düzenler. İhtiyati tedbir, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar uyuşmazlık konusu hakkın ya da malvarlığının korunması için alınan geçici nitelikteki hukuki güvencedir.

İhtiyati Tedbirin Şartları (HMK m.389)

“Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” Hüküm üç temel şart öngörür:

  • Yaklaşık ispat (HMK m.390/3): Talep eden tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir; tam ispat aranmaz
  • Tedbire ihtiyaç: Hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansızlaşacağı endişesi
  • Acelelik: Gecikme halinde sakınca veya ciddi zararın doğması ihtimali

Görevli ve Yetkili Mahkeme (HMK m.390/1)

İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davayı görmekte olan mahkemeden talep edilebilir. Sulh hukuk mahkemesi sınırını aşan değerlerde asliye hukuk; ticari uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.

İhtiyati Tedbir Talebi (HMK m.390/3)

“Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek; davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” Talep, dilekçeyle veya ön karar usulü ile yapılır. Mahkeme, gerekirse tarafları davet ederek dinleyebilir veya inceleme yapmadan da karar verebilir.

Karşı Tarafın Dinlenmesi (HMK m.390/2)

İhtiyati tedbir kararı verilmesinden önce karşı taraf dinlenmek zorunda değildir; mahkeme talebin niteliğine ve aciliyetine göre karşı tarafı dinlemeden karar verebilir. Dinlemeden karar verilen hallerde karşı taraf itiraz hakkını kullanabilir.

Teminat (HMK m.392)

İhtiyati tedbir kararı verilirken, talep eden tarafın haksız çıkması halinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararları karşılamak üzere teminat alınır. Teminat tutarı mahkemece, tedbirin türüne ve büyüklüğüne göre belirlenir. Adli yardım kararı verilen veya hakkını yaklaşık ispat etmesi yeterli sayılan kişiden teminat alınmayabilir.

İhtiyati Tedbir Türleri (HMK m.391)

Tedbir; uyuşmazlık konusu mal veya hakkın muhafaza altına alınması ya da bir yediemine tevdii, mal veya hakkın el değiştirilmesinin önlenmesi (tasarruf yasağı), takdire göre uygun başka tedbirler şeklinde olabilir. Mahkemeye geniş takdir yetkisi tanınmıştır; somut olayın özelliklerine göre ayrıntılı tedbirler belirlenebilir.

Tedbir Kararının İcrası (HMK m.393)

HMK m.393/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Tedbir kararının icrası icra dairesinden talep edilir veya doğrudan ilgili mercilere (tapu sicil, ticaret sicil, banka) bildirilir.

Esas Davanın Açılması Zorunluluğu (HMK m.397)

İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Dava açılmazsa veya açılan dava süre geçtikten sonra açılırsa tedbir kendiliğinden kalkar. Bu süre hak düşürücüdür.

Tedbir Kararına İtiraz (HMK m.394)

Karşı taraf, ihtiyati tedbir kararına karşı bir hafta içinde mahkemeye itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde itiraz sebepleri ve dayanılan deliller belirtilir. Mahkeme, itirazı incelemek üzere tarafları davet ederek dinler ve karar verir; itiraz red, kabul veya tedbirin değiştirilmesi şeklinde sonuçlanabilir.

İstinaf Yolu (HMK m.394/5)

İhtiyati tedbir kararına karşı verilen kararlar (kabul, ret, itiraz red) istinafa tabidir. İstinaf süresi tebliğden itibaren iki haftadır.

Haksız Tedbirin Sonuçları (HMK m.399)

“Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, tedbir talebinde haksız bulunduğu takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğradıkları zararları tazmin etmekle yükümlüdür.” Tazminat davası, tedbir kararının kalkması veya esasın haksız çıkmasıyla doğar; bir yıllık zamanaşımına tabidir (HMK m.399/2).

İhtiyati Tedbirin Kalkması

İhtiyati tedbir; (a) süresinde esas dava açılmaması, (b) talep eden tarafından feragat edilmesi, (c) karşı tarafın teminat göstermesi, (d) esas davanın reddedilmesi ve hükmün kesinleşmesi, (e) mahkemenin kaldırma kararı vermesi hallerinde sona erer.

İcra Hukukundaki İhtiyati Haciz ile Karşılaştırma

İhtiyati tedbir (HMK m.389-399) genel hukuki koruma; ihtiyati haciz (İİK m.257-268) ise para alacaklarına özgü icra önlemidir. İhtiyati haciz yalnızca para alacağı için, ihtiyati tedbir ise her türlü hak ve menfaat için uygulanabilir. İhtiyati haczin infazını İİK m.261 uyarınca kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde istemek; tedbiri ise bir hafta içinde uygulamak gerekir.

Süreler, İtiraz ve Yaptırım: Maddelerin Kendi Cümleleri

1. Bir haftalık süre “uygulama” değil, “uygulama talebi” süresidir

HMK m.393/1’in metni şöyledir: “İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.” İki ayrıntı kritiktir: süre kararın verildiği tarihten değil, tedbir isteyene tefhim veya tebliğ edildiği tarihten işler; ve bir hafta içinde yapılması gereken şey uygulamanın tamamlanması değil, talep edilmesidir.

Uygulama, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir; mahkeme kararında belirtmek suretiyle yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir. Gerekirse zor kullanılabilir. Uygulayan memur bir tutanak düzenler; tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye bu tutanağın bir örneğini tebliğ eder. Bu tebliğ, itiraz süresini başlattığı için önemlidir.

2. İki haftalık dava süresi karar tarihinden değil, uygulama talebinden işler

HMK m.397/1: “İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.” Yalnızca dava açmak yetmez; dava açıldığının uygulama dosyasına işlenmesi ve belge alınması da kanunî bir yükümlülüktür.

Aynı maddeye göre tedbirin etkisi, aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder ve ihtiyati tedbir dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır.

3. İtiraz: bir hafta, ve icrayı durdurmaz

HMK m.394’e göre karşı taraf dinlenmeden verilmiş tedbir kararlarına itiraz edilebilir; ancak “Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz.” Süre, karşı taraf uygulama sırasında hazır bulunuyorsa uygulamadan itibaren, hazır bulunmuyorsa tutanağın tebliğinden itibaren bir haftadır. İtiraz üç konuyla sınırlıdır: tedbirin şartları, mahkemenin yetkisi ve teminat.

Maddeye 7251 sayılı Kanunla eklenen cümle uygulamadaki tereddüdü gidermiştir: “Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.” Ayrıca menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde şartlara ve teminata itiraz edebilir. İtiraz dilekçeyle yapılır ve itiraz sebepleri ile tüm deliller dilekçeye eklenmek zorundadır.

4. Kanun yolu var, ama sonuç kesindir

İki ayrı hüküm aynı sonuca varmaktadır. İtiraz üzerine verilen karar bakımından m.394/5: “İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.” Talebin reddi bakımından ise 7251 sayılı Kanunla değiştirilen m.391/3: “İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.” Yani istinaf incelemesi sonrası temyiz yolu kapalıdır.

Bunun dışında m.395, aleyhine tedbir kararı verilen kişiye ayrı bir imkân tanır: mahkemece kabul edilecek teminatı göstermesi halinde mahkeme tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir.

5. Tedbire aykırı davranmanın yaptırımı: altı aya kadar disiplin hapsi

HMK m.398 (7251 sayılı Kanunla değiştirilmiştir) uyarınca tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya karara aykırı davranan kişi, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Görevli mahkeme, esas dava henüz açılmamışsa tedbir kararını veren, açılmışsa davanın görüldüğü mahkemedir.

Maddenin uygulamada en çok işe yarayan fıkrası sekizincisidir: “Tedbir kararına aykırı davranışın sona ermesi veya tedbir kararının gereğinin yerine getirilmesi ya da şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde, dava ve bütün sonuçlarıyla beraber ceza düşer.” Karara karşı taraflar iki hafta içinde itiraz edebilir; itiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir. Disiplin hapsi kararları kesinleşmeden infaz edilemez ve kesinleşmeden itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez.

6. Haksız tedbirin tazminatı: bir yıllık zamanaşımı

HMK m.399/1 sorumluluğu üç ayrı hale bağlar: lehine tedbir kararı verilen taraf, talepte bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılırsa, tedbir kararı kendiliğinden kalkarsa ya da itiraz üzerine kaldırılırsa uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Dava, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır ve dava açma hakkı hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Mevzuat metni: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389-399.

Yargıtay Kararı: İhtiyati Tedbir, Esas Hakkındaki Karar Kesinleşene Kadar Sürer (HMK m.389)

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E.2025/3494 K.2025/5320 sayılı, 24.11.2025 tarihli kararıyla (oy birliği, kesin) inançlı işleme dayalı tapu iptali davasında verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Onanan kararda davalının, aleyhine verilen ihtiyati tedbirin “tasarruf yetkisini kısıtladığı” gerekçesiyle kaldırılması talebi; HMK m.389/1 uyarınca ihtiyati tedbirin, çekişmeli ve dava konusu olan şey hakkında önleyici nitelikte geçici bir hukuki koruma olması nedeniyle esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar devam etmesi gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Karar, tedbirin kural olarak yargılama boyunca ve hüküm kesinleşene dek yürürlükte kaldığını, salt “tasarruf yetkisinin kısıtlanması” iddiasının m.396 anlamında bir kaldırma sebebi olmadığını gösteren güncel bir uygulama örneğidir.

İlgili Mevzuat

  • 6100 sayılı HMK m.389-399 (ihtiyati tedbir)
  • 6100 sayılı HMK m.400-405 (delil tespiti)
  • 2004 sayılı İİK m.257-268 (ihtiyati haciz)
  • 6098 sayılı TBK m.49 (haksız fiil sorumluluğu)
  • 6100 sayılı HMK m.341 (istinaf)

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr