Kredi kartı borcunuz ödenemez hâle geldiyse, size icra takibi başlatıldıysa veya alacağın bir varlık yönetim şirketine devredildiğini bildiren bir yazı aldıysanız, önce üç konuyu netleştirmeniz gerekir: faizin kanunda nasıl sınırlandığı, borcun kime ve hangi şekilde devredildiği ve icra takibine karşı kullanılabilecek yasal yollar. Bu rehber 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde süreci adım adım açıklar.
Kısa Özet
- Kredi kartı borcu özel hukuktan doğan bir banka alacağıdır; vergi ve benzeri kamu alacaklarına özgü tecil ve yapılandırma kuralları bu borca kendiliğinden uygulanmaz.
- Asgari tutarın altında ödeme yapılırsa kalan bakiyeye gecikme faizi uygulanır; kart borçlarında bileşik faiz uygulanmaz ve azami akdi ve gecikme faiz oranlarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tespit ve ilan eder (5464 sayılı Kanun m.26).
- Banka alacağını yazılı bir devir sözleşmesiyle varlık yönetim şirketine devredebilir; devirden önce bankaya karşı sahip olduğunuz savunmaları yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilirsiniz (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183, m.184, m.188).
- Ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62).
- Kanunda aksine hüküm yoksa alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir; beş yıllık süreye tabi alacaklar ayrıca sayılmıştır (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146-147). Hangi sürenin uygulanacağı borcun kalemlerine göre dosyada incelenir.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Son güncelleme: 25.10.2026
Kredi Kartı Borcunda Faizin İşleyişi
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m.26’ya göre dönem borcunun bir kısmı ödenirse kalan hesap bakiyesi üzerinden faiz hesaplanır: asgari tutar ve üzerinde ödeme yapılmışsa akdi faiz, asgari tutarın altında ödeme yapılmışsa gecikme faizi uygulanır. Aynı maddeye göre temerrüt hâli de dahil olmak üzere kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz; yani işlemiş faize yeniden faiz yürütülemez. Azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etme yetkisi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na aittir; bu nedenle hesap özetinde veya takip talebinde gösterilen oranın ilan edilen azami oranla karşılaştırılması önemlidir. Madde ayrıca hesap kesim tarihinden önceki bir tarihten faiz yürütülmesine ilişkin sözleşme kayıtlarını hükümsüz sayar (nakit kullanımı bakımından işlem tarihi esas alınabilir) ve hesap kesim tarihi ile son ödeme tarihi arasında on günden az süre bulunamayacağını öngörür.
Alacağın Varlık Yönetim Şirketine Devri ve Etkileri
5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.143, bankaların ve diğer mali kurumların alacaklarını satın almak, tahsil etmek ve yeniden yapılandırmak amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından belirlenen varlık yönetim şirketlerinin kurulabileceğini düzenler. Alacağın devri ise genel olarak Türk Borçlar Kanunu’na tabidir:
- Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183). Devirle borcun kendisi değil, alacaklı taraf değişir.
- Alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır (m.184). Takip veya davada devir sözleşmesinin ve devredilen alacağın kapsamının dosyaya sunulmasını isteyebilirsiniz.
- Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir (m.188). Faiz oranına, hesabın doğruluğuna veya zamanaşımına ilişkin itirazlar devirle ortadan kalkmaz.
İcra Takibi Geldiğinde İzlenecek Yol
Kredi kartı alacağı için uygulamada çoğunlukla ilamsız icra takibi başlatılır ve borçluya ödeme emri gönderilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62’ye göre itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır. Borcun yalnız bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen kısmın ve miktarın açıkça gösterilmesi gerekir; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır. Süresinde itiraz edilirse alacaklı, itirazın kaldırılmasını icra mahkemesinden isteyebilir veya itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemede itirazın iptali davası açabilir (m.67). İtirazın iptali davasında itirazın haksız olduğuna karar verilirse borçlu, talep üzerine hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir; takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa aynı tazminat alacaklı aleyhine de hükmedilebilir.
Yedi günlük süre kaçırılırsa takip kesinleşir. Bu durumda dahi borçlu, borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir; borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalan kişi ise ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilir (m.72). Takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödendiği noterden onaylı veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlanırsa takibin iptali icra mahkemesinden istenebilir (m.71). Ayrıntılı açıklama için menfi tespit ve istirdat davası rehberine bakabilirsiniz.
Zamanaşımı Savunması
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146’ya göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı Kanunun 147. maddesi beş yıllık zamanaşımına tabi alacakları sayar; bu liste arasında kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler de yer alır. Kredi kartı sözleşmesinden doğan anapara ile işlemiş faiz gibi kalemlerin hangi süreye tabi olduğu, sözleşmenin niteliğine ve takip konusu kalemlere göre somut dosyada değerlendirilmelidir; bu sayfa bu konuda tek bir kesin süre öngörmez. Zamanaşımı, borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması ile alacaklının dava açması veya icra takibinde bulunması hâllerinde kesilir (m.154) ve kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar; borç bir senetle ikrar edilmiş veya mahkeme kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (m.156). Zamanaşımı itirazının ödeme emrine karşı yedi günlük süre içinde ileri sürülmesi gerekir. Takip kesinleştikten sonra borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülecekse İcra ve İflas Kanunu m.71/2 uyarınca aynı Kanunun 33/a maddesi kıyasen uygulanır ve bu talep icra mahkemesinde incelenir.
Maaş ve Hesap Haczi Sınırları
Takip kesinleştiğinde alacaklı maaş, ücret ve banka hesapları üzerine haciz isteyebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.11.2025 tarihli, E.2023/593, K.2025/686 sayılı kararında aktarılan İcra ve İflas Kanunu m.83 metnine göre maaşlar ve ücretler, borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczolunabilir ve haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Aynı kararda, emekli aylıklarının 5510 sayılı Kanun m.93 uyarınca kural olarak haczedilemediği hatırlatılmış; bununla birlikte tüketici kredisi sözleşmesinde verilen takas ve mahsup talimatına dayanılarak bankanın emekli maaşı hesabına bloke koyabileceği, 21.03.2025 tarihli içtihadı birleştirme kararına uyularak kabul edilmiştir. Karar kredi kartı borcuna değil tüketici kredisine ilişkindir; kart sözleşmenizdeki takas ve mahsup hükmü ayrıca incelenmelidir. İcra dairesinin haciz işlemine karşı icra mahkemesine şikâyet, kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (İcra ve İflas Kanunu m.16). Ayrıntılar için maaş haczi sınırları ve banka hesabı blokesinin kaldırılması sayfalarına bakabilirsiniz.
Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemesi Yolu
Kart sözleşmesinden doğan ve tüketici işlemi niteliği taşıyan uyuşmazlıklarda (örneğin hesaba yansıtılan bir ücretin iadesi) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri de gündeme gelir. Aynı Kanunun 68. maddesine göre, tarafların İcra ve İflas Kanunu’ndaki hakları saklı kalmak kaydıyla, maddede belirtilen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvurulamaz ve parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir ve tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (m.73). Dava açmadan önce dava şartı arabuluculuğun uygulanıp uygulanmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ödeme emrine itiraz süresi ne kadardır?
İcra ve İflas Kanunu m.62’ye göre itiraz, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir. Borcun bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen kısım ve miktar açıkça yazılmalıdır.
Ödeme emrine itiraz etmediysem hangi yollar kalır?
Takip kesinleşir; ancak borçlu olmadığınızı ispat için menfi tespit davası açabilir, borçlu olmadığınız bir parayı ödemek zorunda kaldıysanız ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilirsiniz (m.72). Kesinleşmeden sonra ödeme veya zamanaşımı iddiaları için m.71 kapsamında icra mahkemesine başvurulabilir.
Varlık yönetim şirketine devredilen borçta savunmalarım ortadan kalkar mı?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu m.188’e göre borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (m.184).
Kredi kartı borcu kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Türk Borçlar Kanunu m.146 genel süreyi on yıl olarak belirler; m.147 ise anapara faizleri gibi dönemsel edimler dahil bazı alacakları beş yıllık süreye bağlar. Hangi kalemin hangi süreye tabi olduğu, sürenin ne zaman başladığı ve ikrar, kısmi ödeme veya icra takibiyle kesilip kesilmediği dosya belgeleriyle hesaplanmalıdır.
Banka veya varlık yönetim şirketiyle taksitli ödeme planı yapılabilir mi?
Ödeme planı, alacaklı ile borçlunun anlaşmasıyla yapılır. Plan yapılacaksa yazılı olması ve takip dosyasındaki tutarla karşılaştırılması önerilir. Kısmi ödeme ve borcun ikrarı, Türk Borçlar Kanunu m.154 uyarınca zamanaşımını keser.
İlgili Sayfalar
Resmî Kaynaklar
- 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu (m.26)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m.16, m.62, m.67, m.71, m.72)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.146-147, m.154, m.156, m.183-184, m.188)
- 5411 sayılı Bankacılık Kanunu (m.143)
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (m.68, m.73)
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Yasal uyarı: Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; icra süreleri tebliğ tarihine göre hesaplanır. Somut dosyanız için belgelerinizle birlikte değerlendirme yapılmalıdır.
