Kripto Para Dolandırıcılığı Şikayet Dilekçesi
Kripto para dolandırıcılığına uğrayan kişi, olayı yazılı bir şikâyet dilekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir. Dilekçenin kalitesi, soruşturmanın hızını ve paranın izinin sürülebilmesini doğrudan etkiler. Bu rehber, dilekçede bulunması gereken unsurları, kişi ve kurum adı içermeyen jenerik bir dilekçe kalıbını, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157 ve m.158 çerçevesindeki ceza hükümlerini ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.128/A uyarınca hesapların hızlı askıya alınması mekanizmasını güncel mevzuata göre anlatır.
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Son güncelleme: 25.10.2026
Önce Ne Yapılmalı
İlk saatler belirleyicidir. Para bir bankaya veya ödeme kuruluşuna gönderildiyse, ilgili kuruma ve savcılığa mümkün olan en kısa sürede bildirim yapılması, paranın başka hesaplara dağıtılmasından önce müdahale ihtimalini artırır. Para kripto varlık olarak çıkış yaptıysa transfer kimliği (TXID), cüzdan adresi, ağ ve tutar bilgisi hemen kaydedilmelidir. Dolandırıcıyla yazışmalar silinmemeli, sahte siteye ait ekran görüntüleri ve bağlantılar alınmalı, daha fazla para gönderilmemelidir. Kayıp geri alınır diye ek ödeme, vergi veya komisyon isteyen kişiler, aynı dolandırıcılığın devamıdır.
Bu aşamada yapılacak işlerin sırası şöyledir:
- Tüm dekontları, TXID kayıtlarını, cüzdan adreslerini, yazışmaları ve site görüntülerini tarihli olarak toplayıp yedekleyin.
- Paranın gönderildiği bankaya veya ödeme kuruluşuna yazılı bildirim yapın ve işlemin dolandırıcılık şüphesi taşıdığını belirtin.
- Kripto varlık gönderdiyseniz, varlığın gittiği platform ya da hizmet sağlayıcıya adres ve TXID ile bildirim yapın.
- Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı şikâyet dilekçesi verin.
Kripto Para Dolandırıcılığı Hangi Suça Girer
Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla karşılaşır. Sahte yatırım platformu, sahte danışman, sahte borsa ya da duygusal güven kurularak yönlendirilen yatırım türü olaylarda, mağdurun parayı kendi iradesiyle göndermesi, o iradenin hileyle oluşturulmuş olması nedeniyle dolandırıcılık tipine uyar.
Nitelikli Dolandırıcılık
Fiil bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmişse m.158/1-f bendi gündeme gelir. Kendini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtan ya da bu kurumlarla ilişkili olduğunu söyleyen failler bakımından m.158/1-l bendi değerlendirilir. Madde 158/1 uyarınca ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Bendin uygulanıp uygulanmayacağını her dosyada olayın somut unsurları belirler.
Artırım ve İndirim Hâlleri
Madde 158/3 uyarınca m.157 ve m.158 suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır. 7589 sayılı Kanunla eklenen m.158/4 ise farklı bir durumu düzenler: iştirak, banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlıysa, ceza yarı oranında indirilir. Kısacası hesabını kiralayan veya veren kişi, dolandırıcılığın asıl failiyle aynı cezai sonuca bağlanmayabilir; ancak bu hüküm hesabı verenin sorumluluktan kurtulması anlamına gelmez, yalnızca cezada indirim sağlar.
Hırsızlıktan Ayrım
Mağdur kandırılarak parayı kendisi göndermişse dolandırıcılık söz konusudur. Cüzdan veya borsa hesabına izinsiz girilerek varlıklar başka adrese aktarılmışsa, aldatma bulunmadığından olay bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık olarak değerlendirilebilir. TCK m.142/2-e bu hâlde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörür. Dilekçede olayın hangi tipe girdiğini kesin hükümle yazmak zorunlu değildir; olgular açık anlatılırsa niteleme savcılık tarafından yapılır.
Kripto Varlıkların Hukuki Çerçevesi
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı Kanunla 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa eklenen hükümlerle düzenlenmiştir. Aynı Kanunla eklenen m.109/A uyarınca izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürütenlerin yetkilileri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Kripto varlıkların ödemelerde kullanılmaması ise Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelikle düzenlenmiştir (RG 16.04.2021, sayı 31456). Bu nedenle bir platformun izinli olup olmadığı, şikâyet dilekçesinde bilinen bir olgu olarak belirtilmeli, ancak izinsizlik iddiası ancak resmî kayıtlarla desteklenebiliyorsa ileri sürülmelidir.
Şikâyet Nereye ve Nasıl Yapılır
Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/1 uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılır. Yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (m.158/5). Pratikte en sağlıklı yol, ekleriyle birlikte düzenlenmiş yazılı dilekçedir; dilekçe adliyedeki başsavcılık kalemine, UYAP üzerinden vekil aracılığıyla veya ilgili elektronik başvuru kanalıyla iletilebilir.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanıldığı suçlarda, 5271 sayılı Kanun m.12/6 uyarınca mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Dolayısıyla İstanbul’da oturan bir mağdur, parayı farklı bir ildeki hesaba göndermiş olsa bile kendi yerleşim yerindeki başsavcılığa başvurabilir.
Kripto para dolandırıcılığı şikâyete bağlı bir suç değildir. Kamu davası bakımından süre sınırı, TCK m.66 uyarınca suçun cezasının üst sınırına göre belirlenen dava zamanaşımıdır. Üst sınırı beş yılı geçmeyen temel dolandırıcılıkta sekiz yıl, üst sınırı on yıl olan nitelikli dolandırıcılıkta ise on beş yıl uygulanır; dosyadaki delillere göre suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınır (m.66/3). Zamanaşımının durması ve kesilmesi hâlleri m.67’de düzenlenmiştir. Tazminat bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl öngörür; tazminat, ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülen bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun süre uygulanır. Yine de ceza hukuku bakımından süre uzun olsa bile, dijital kayıtlara ulaşmak zamanla güçleşebileceğinden gecikme delil kaybı riski doğurabilir.
Şikâyet Dilekçesinde Bulunması Gereken Unsurlar
Dilekçe kronolojik, somut ve belgeli olmalıdır. Duygusal anlatımdan çok tarih, saat, tutar, hesap ve cüzdan bilgisi öne çıkarılmalıdır. Aşağıdaki başlıklar dilekçenin omurgasını oluşturur.
- Makam: Dilekçe, olayın bildirileceği ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılır.
- Müşteki: Ad, soyad, T.C. kimlik numarası, adres ve varsa vekil bilgisi.
- Şüpheli: Kimliği biliniyorsa kimlik bilgileri; bilinmiyorsa kullanıcı adı, profil bağlantısı, alan adı, e-posta, hesap numarası, cüzdan adresi gibi tespit edilebilen tüm tanımlayıcılar. Kimlik bilinmiyorsa dilekçede "şüpheli veya şüpheliler" ifadesi kullanılır.
- Olayın anlatımı: Tanışma biçimi, verilen vaatler, yapılan her ödeme (tarih, tutar, gönderilen hesap veya adres), alınan sözde kâr bilgileri, çekim talebinin nasıl engellendiği ve iletişimin nasıl koptuğu.
- Deliller: Dekontlar, TXID kayıtları, yazışma çıktıları, site ve uygulama görüntüleri, reklam kayıtları, varsa tanık bilgileri.
- Talepler: Soruşturma yapılması, ilgili hesap ve adreslerin tespiti, hesap hareketlerinin getirilmesi, uygun görülürse CMK m.128/A ve m.128 kapsamında tedbir uygulanması ve kamu davası açılması.
- Ekler ve imza: Ek listesi, tarih ve imza.
Dilekçede hukuki nitelendirme yapılması zorunlu değildir; ancak olgular açıkça yazıldıktan sonra "fiillerin TCK m.157 ve m.158 kapsamında değerlendirilmesini" talep etmek yaygın ve yerindedir. Dilekçede belirli bir şirket veya kişiye yönelik kesin hüküm cümleleri kurmak yerine, olgunun kendisini yazmak ve nitelendirmeyi savcılığa bırakmak hem hukuki hem de ispat bakımından daha güvenlidir.
Jenerik Şikâyet Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki kalıp, kişi ve kurum adı içermeyen genel bir örnektir. Köşeli parantez içindeki alanlar kendi olayınıza göre doldurulmalı, olayda bulunmayan bölümler çıkarılmalıdır. Örnek bağlayıcı bir hukuki görüş değildir, her olayın kendi özelliği vardır.
[İL] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
MÜŞTEKİ: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […], Adres: […]
VEKİLİ: [Varsa avukat bilgileri]
ŞÜPHELİ: Kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişiler. Bilinen tanımlayıcılar: [kullanıcı adı / alan adı / profil bağlantısı / hesap numarası / cüzdan adresi]
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık ve olayın niteliğine göre diğer suçlar
SUÇ TARİHİ: [başlangıç tarihi] ile [son ödeme tarihi] arası
KONU: Şüpheliler hakkında soruşturma yapılması ve kamu davası açılması ile suça konu menfaatin bulunduğu hesapların tespiti ve gerekli tedbirlerin uygulanması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. [Tarih] tarihinde [sosyal medya / mesajlaşma uygulaması / internet sitesi] üzerinden [yatırım teklifi / danışmanlık / ortaklık] adı altında tarafıma ulaşılmış, [vaat edilen getiri veya hizmet] belirtilmiştir.
2. Bu vaatlere güvenerek [tarih] tarihinde [tutar] TL / [miktar ve cins] tutarındaki bedeli [banka hesabı / cüzdan adresi] hesabına aktardım. Toplamda [adet] işlemle [toplam tutar] gönderdim. İşlem dökümü ekte sunulmuştur.
3. Sistemde görünen bakiyemi çekmek istediğimde, [vergi, komisyon, teminat vb.] adı altında ek ödeme istendi ve çekim yapılmadı. Daha sonra [site erişime kapandı / iletişim kesildi / hesabım engellendi].
4. Anlatılan olgular karşısında hileli davranışlarla aldatıldığım ve zarara uğradığım anlaşılmıştır. Fiillerin Türk Ceza Kanunu m.157 ve m.158 kapsamında değerlendirilmesini talep ederim.
5. Zararımın bulunduğu hesaplara yönelik olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.128/A ve m.128 hükümleri kapsamında hesapların askıya alınması ve gerekli tedbirlerin uygulanması hususunda değerlendirme yapılmasını talep ederim.
DELİLLER: Banka dekontları, kripto transfer kayıtları (TXID), yazışma çıktıları, site ve uygulama görüntüleri, hesap ekstreleri, tanık bilgileri ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şüpheliler hakkında soruşturma yapılmasını, suça konu menfaatin bulunduğu hesap ve adreslerin tespit edilerek gerekli tedbirlerin alınmasını, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını ve sonuçta cezalandırılmalarını saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
MÜŞTEKİ / VEKİLİ [Ad Soyad] [İmza]
EKLER: EK-1 Dekont ve transfer kayıtları, EK-2 Yazışma çıktıları, EK-3 Site ve uygulama görüntüleri, EK-4 Kimlik fotokopisi, vekâlet (varsa)
Hesapların Hızlı Askıya Alınması: CMK m.128/A
24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa eklenen m.128/A, dolandırıcılık mağdurları bakımından önemli bir araç getirmiştir. Madde, nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f ve l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m.245) suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde ya da bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına, ilgili kurumun karar verebilmesini sağlar.
Mekanizmanın işleyişi şöyledir. Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhâl Cumhuriyet başsavcılığına ve ayrıca hesap sahibine bildirilir. Hesap sahibi, askıya almanın kaldırılması için başsavcılığa başvurabilir ve savcı bu başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar verir. Askıya alma süresi içinde suça konu menfaate, hâkim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle elkonulabilir. Hâkim kararı olmadan yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu madde uyarınca yapılacak elkoymada CMK m.128’deki rapor alma şartı aranmaz. Elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması hâlinde soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edileceği de aynı maddede düzenlenmiştir (m.128/A-5).
Mağdur açısından pratik sonuç şudur: dilekçede suçta kullanılan hesaplar, IBAN ve cüzdan adresleri açıkça listelenmeli ve hesapların bulunduğu kurumun adı belirtilmelidir. Askıya alma kararını verecek olan kurumdur; savcılığın bu sürece katılımı bildirim ve onay aşamalarında başlar. Hızlı davranmak çok önemlidir, çünkü kırk sekiz saatlik süre kısadır; askıya alma tamamlanmadan menfaat başka bir mali kuruma aktarılmışsa, bu durumun ilgili kuruma gecikmeksizin bildirilmesi gerekir (m.128/A-3).
Genel elkoyma yolu olan CMK m.128 ise daha ağır koşullara bağlıdır. Bu madde, soruşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunmasını arar; ilgili kurumlardan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınmasını gerektirir ve elkoymaya yalnızca hâkim karar verebilir (m.128/9). Dolandırıcılık (TCK m.157 ve 158) bu madde kapsamındaki suçlar arasındadır.
Bir noktayı ayrıca belirtmek gerekir: şüpheli işlem bildirimi, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yükümlülerin görevidir ve bildirimin gizliliği esastır. Aynı Kanunun m.19/A hükmü, aklama veya terörün finansmanı şüphesi hâlinde işlemi yedi iş günü süreyle askıya almaya veya gerçekleşmesine izin vermemeye Bakanı yetkili kılar. Bu yetki bireysel dolandırıcılık şikâyetinin otomatik bir sonucu değildir ve mağdurun talebiyle işleyen bir bloke mekanizması da değildir.
Soruşturma Aşaması ve Savcılığın Kararları
Şikâyet sonrasında savcılık mağdurun ifadesini alır, banka ve ödeme hizmeti sağlayıcılarından hesap hareketlerini ister, kripto varlık hizmet sağlayıcılarından hesap ve işlem kayıtlarını talep eder. CMK m.128/A-7 uyarınca soruşturma kapsamında savcı, hâkim veya mahkemece bu kurumlardan istenen bilgi veya belge on gün içinde gönderilmek zorundadır; gönderilmemesi veya eksik gönderilmesi hâlinde ilgili kuruma elli bin Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilebilir. Şüphelinin kimliği tespit edilirse ifadesi alınır, delil yeterliyse iddianame düzenlenir.
İhbar veya şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığı herhangi bir araştırma gerektirmeksizin açıkça anlaşılıyorsa ya da şikâyet soyut ve genel nitelikteyse, CMK m.158/6 uyarınca soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilebilir. Bu nedenle olgusuz, ekleri bulunmayan ve genel ifadelerden oluşan dilekçe, doğrudan bu sonuçla karşılaşma riski taşır. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın suçtan zarar görene tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m.173/1). İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
Yargılama Aşaması
Dava açıldığında mağdur ve suçtan zarar gören, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilir (CMK m.237/1). Katılan sıfatı, delil sunma, tanık dinletme ve kanun yoluna başvurma bakımından önemli haklar sağlar. Görev bakımından, nitelikli dolandırıcılık 7571 sayılı Kanunla ağır ceza mahkemesinin görevini düzenleyen 5235 sayılı Kanun m.12’deki sayımdan çıkarılmıştır. Bu nedenle m.158/1 kapsamındaki dolandırıcılık tek başına asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır; m.158/3 uyarınca artırım yapılarak cezanın üst sınırının on yılı aşması hâlinde ise ağır ceza mahkemesi görevli olur. Bu ayrım her dosyada somut cezaya bağlı olduğu için avukat tarafından ayrıca değerlendirilmelidir.
Uzlaşma ve Etkin Pişmanlık
Temel dolandırıcılık (TCK m.157) CMK m.253/1-b kapsamındaki suçlar arasında sayılmıştır ve bu suç bakımından uzlaştırma girişimi yapılır. Nitelikli dolandırıcılık (m.158) bu sayımda yer almadığından, uzlaştırma kapsamında değildir. Zararın giderilmesi bakımından önemli bir diğer hüküm TCK m.168’dir: dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce, failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilir; kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilirse yarısına kadar indirilir. Zararın kısmen giderilmesi hâlinde bu hükmün uygulanabilmesi için mağdurun rızası da aranır (m.168/4). Mağdur olarak bu hükmün sonuçlarını bilmek, zarar giderim tekliflerinde sonucu değerlendirmek açısından yararlıdır.
Tazminat ve Paranın Geri Alınması
Ceza davası failin cezalandırılmasına yöneliktir; zararın tamamen geri alınması ise failin veya fona ulaşılan hesabın tespit edilebilmesine bağlıdır. Fonlar henüz hesaplarda duruyorsa askıya alma ve elkoyma ile iade ihtimali doğar. Fonlar yurt dışına veya çok sayıda hesaba dağıtılmışsa süreç uzar ve sonuç kesin olarak öngörülemez. Ayrıca zararın tazmini için hukuk mahkemesinde ayrıca dava açılabilir; süre bakımından yukarıda anlatılan TBK m.72 hükmü dikkate alınmalıdır.
Korunma İçin Pratik Kontroller
- Kısa sürede sabit ve kesin kazanç vaat eden her teklifi şüpheli kabul edin.
- Bir platformun kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak izinli olup olmadığını Sermaye Piyasası Kurulunun resmî duyuru ve listelerinden kontrol edin.
- Hiçbir meşru hizmet sağlayıcı sizden özel anahtar, kurtarma ifadesi veya doğrulama kodu istemez.
- Küçük tutarla başlayıp çekim işlemini test edin; çekim engelleniyor ya da ek ödeme isteniyorsa ödeme yapmayın.
- Başkasının talebiyle kendi banka hesabınızı, kartınızı veya kripto hesabınızı kullandırmayın; TCK m.158/4 yalnızca cezada indirim sağlar, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Resmî Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
- Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik
İlgili Rehberler
Dolandırıldıktan sonra atılacak adımlar için kripto dolandırıldım rehberimiz, para transferinin izini sürmek için dolandırıcıya gönderilen paranın geri alınması, hesap kiralama ve aracılık sorumluluğu için IBAN ve hesap kullandırma suçları, alacağın tahsili için kripto para haczi ve sınır ötesi olaylar için uluslararası kripto dolandırıcılığı sayfalarına bakabilirsiniz. Dosyanız için hukuki destek istiyorsanız kripto para avukatı sayfamızı inceleyebilir veya iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kripto para dolandırıcılığı hangi makama şikâyet edilir?
Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılır (CMK m.158/1). Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığı suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir (CMK m.12/6), bu nedenle ikamet ettiğiniz yerin başsavcılığına başvurabilirsiniz.
Şikâyet dilekçesini avukat olmadan verebilir miyim?
Evet, mağdur dilekçeyi kendisi verebilir. Ancak teknik delillerin sunulması, hesap ve adreslerin doğru tespiti ve askıya alma talebinin yazılması gibi konularda hukuki destek faydalıdır.
Dolandırıcılığa uğrayan hesap kaç saat içinde askıya alınabilir?
CMK m.128/A uyarınca makul şüphe bulunan hâllerde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Askıya alma derhâl başsavcılığa ve hesap sahibine bildirilir.
Hesabını başkasına kullandıran kişi sorumlu olur mu?
Evet, olabilir. TCK m.158/4 uyarınca iştirak yalnızca ödeme aracını, hesabı veya zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir; bu, sorumluluğun tamamen kalktığı anlamına gelmez. Somut durum dosyadaki delillere göre değerlendirilir.
Savcılık soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verirse ne olur?
Karar, suçtan zarar görene tebliğ edilir ve tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m.173/1). İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
Davaya katılmak için ne yapmalıyım?
Dava açıldığında ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunuzu bildirerek kamu davasına katılabilirsiniz (CMK m.237/1). Kanun yolu aşamasında yeni katılma isteğinde bulunulamaz.
