Nafaka Hesaplama ve Nafaka Türleri 2026

Nafaka için kanunda sabit bir hesap formülü, maaşın belirli bir yüzdesi veya tablo bulunmaz. Miktarı hâkim, nafaka türüne göre kanunun saydığı ölçütleri somut olaya uygulayarak belirler. Bu sayfa tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakasının dayanaklarını, miktarın belirlenmesinde bakılan ölçütleri, artırma ve kaldırma yollarını ve ödenmeyen nafakanın tahsilini resmî metinlere dayanarak anlatır. Boşanma sürecinin genel çerçevesi için boşanma davası rehberine ve İstanbul boşanma hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Yoksulluk Nafakasında 2026 Değişikliği

Anayasa Mahkemesi, 4/6/2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar 30/9/2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir; mevzuat metnindeki dipnot bu tarihi 30/6/2027 olarak göstermektedir. Kararın gerekçesinde, hâkime nafakanın süresini evliliğin süresi, alacaklı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi unsurlara göre belirleme yetkisi tanınması gerektiği belirtilmiştir. Kararın Resmî Gazete’deki metnine ve Anayasa Mahkemesi karar bilgi bankasındaki metnine ulaşabilirsiniz. İptalin yürürlük tarihine kadar madde mevcut lafzıyla uygulanır; yürürlükten sonra süre bakımından nasıl bir uygulama oluşacağı için güncel mevzuat metni ve yeni yargı kararları izlenmelidir. Konunun ayrıntısı için yoksulluk nafakası ve süresizlik sayfamıza bakabilirsiniz.

Nafaka Türleri ve Dayanakları

Türk Medeni Kanunu’nda nafaka, eşler, çocuklar ve yakın akrabalar arasındaki bakım ve yardım yükümlülüğünün parasal karşılığı olarak dört ana başlıkta karşımıza çıkar. Aşağıdaki tablo her türün dayanağını ve dikkate alınan ölçütü özetler.

Nafaka türüDayanakTemel ölçüt
Tedbir nafakası4721 sayılı Kanun m.169Boşanma veya ayrılık davasının devamı süresince gerekli olan geçici önlemler
Yoksulluk nafakası4721 sayılı Kanun m.175 ve m.176Boşanma yüzünden yoksulluğa düşme, daha ağır kusurlu olmama, diğer tarafın malî gücü
İştirak nafakası4721 sayılı Kanun m.182, m.327-330Çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri, çocuğun gelirleri
Yardım nafakası4721 sayılı Kanun m.364Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşler

Tedbir Nafakası

4721 sayılı Kanun m.169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Maddede talep şartı aranmadığı için tedbir nafakası istenmese bile hükmedilebilir ve kapsamı yalnızca para ile sınırlı değildir. Diğer nafaka türleriyle karşılaştırma için nafaka türleri sayfasına bakabilirsiniz.

Yoksulluk Nafakasının Şartları ve Kalkması

4721 sayılı Kanun m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Anayasa Mahkemesi kararında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına atıfla, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edildiği aktarılmıştır. 4721 sayılı Kanun m.176/3’e göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Yoksulluk nafakası m.176/1 uyarınca toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.

İştirak Nafakasının Miktarı

4721 sayılı Kanun m.182/3’e göre velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Aynı Kanun m.330/1 miktarın belirlenmesinde dört ölçüt sayar: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları, ana ve babanın ödeme güçleri ve çocuğun gelirleri. Bakım borcu m.328 uyarınca çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2026 tarihli ve 2026/2775 E., 2026/4877 K. sayılı iştirak nafakasının artırılması kararında, miktar belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve eğitiminin gözetilmesi gerektiği belirtilmiş; eğitim masraflarını da kapsayan hakkaniyete uygun bir nafaka belirlenmesi gerektiğinden karar bozulmuştur. Kararın metnine buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıntılı anlatım için iştirak nafakası rehberi ve iştirak ve yoksulluk nafakası hesaplama rehberi sayfalarına bakabilirsiniz.

Yardım Nafakası

4721 sayılı Kanun m.364/1’e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; kardeşlerin nafaka yükümlülükleri refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 16.11.2015 tarihli ve 2015/15557 E., 2015/18080 K. sayılı kararı, üniversite öğrencisi bir çocuğun babasına karşı açtığı yardım nafakası davasına ilişkindir. Karar, bu nafakanın davacının geçinmesi için gerekli ve nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde Türk Medeni Kanunu m.4’teki hakkaniyet ilkesi gözetilerek takdir edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dairenin değerlendirmesinde yükümlünün maaşı, kira ödememesi, yeniden evlenmiş olması ve bu evlilikten çocuğu bulunması gibi somut olgular da dikkate alınmıştır. Karar yardım nafakasına ilişkin olduğundan eş veya çocuk nafakasının hesabına doğrudan uygulanacak bir formül sunmaz. Kararın metni buradadır.

Nafaka Miktarının Belirlenmesinde Dikkate Alınanlar

Kanun hâkime nafaka türüne göre ölçüt verir, sabit bir oran vermez. Uygulamada tarafların gelir belgeleri, SGK kayıtları, banka hareketleri, çocuğun eğitim, sağlık ve barınma giderleri ile yaşam standardını gösteren belgeler bu ölçütlerin ispatında kullanılır.

  • Nafaka yükümlüsünün gelirleri ve malvarlığı
  • Nafaka alacaklısının geliri ve çalışabilme imkânı
  • Çocuğun eğitim, sağlık ve barınma giderleri ile kendi gelirleri
  • Tarafların hayat koşulları ve ödeme güçleri

Nafakanın Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması

4721 sayılı Kanun m.176/4’e göre tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat biçimindeki nafakanın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Çocuk nafakası için aynı imkânı m.331 sağlar: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Kanunda enflasyon ya da TÜFE oranına bağlı sabit bir artış yoktur; enflasyon, tarafların malî durumundaki değişimin bir göstergesi olarak somut olayda değerlendirilir. m.176/5, m.182/4 ve m.330/3, hâkime istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlama imkânı verir; bu istem dava aşamasında ileri sürülmezse sonradan artış için ayrıca dava açmak gerekir. Dava ve dilekçe için nafaka artırım davası ile nafaka artırım dilekçe örneği sayfalarına bakabilirsiniz.

Ödenmeyen Nafakanın Tahsili

Nafaka alacağı icra takibiyle tahsil edilebilir; adım adım süreç için nafaka takibi rehberine bakabilirsiniz. Bunun yanında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344’e göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. 5510 sayılı Kanun m.93/1 uyarınca sigortalıların gelir, aylık ve ödenekleri kural olarak haczedilemez; nafaka borçları bu kuralın dışındadır. Ayrıntı için nafaka icra takibi ve tazyik hapsi sayfasına bakabilirsiniz.

Yabancı Mahkeme Kararları

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50/1’e göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devletin kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Yurt dışında verilmiş bir nafaka kararının Türkiye’de icrası için bu yola başvurmak gerekir; şartlar somut dosyaya göre ayrıca incelenmelidir.

İlgili Mevzuat

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; her somut olay kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka miktarı nasıl hesaplanır?

Kanunda sabit bir formül veya oran yoktur. İştirak nafakasında m.330/1 uyarınca çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun gelirleri; yoksulluk nafakasında m.175 uyarınca yoksulluğa düşme, kusur durumu ve diğer tarafın malî gücü esas alınır. Hâkim bu ölçütleri belgelerle birlikte değerlendirerek miktarı takdir eder.

Yoksulluk nafakası süresiz midir?

Madde metnindeki “süresiz olarak” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli kararıyla iptal edilmiştir ve iptal, Resmî Gazete’de yayımdan dokuz ay sonra, mevzuat dipnotuna göre 30/6/2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar madde mevcut lafzıyla uygulanır. İrat biçimindeki nafaka m.176/3 uyarınca alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Enflasyon nafakanın artırılması için sebep midir?

Kanunda enflasyon oranına bağlı bir artış öngörülmemiştir. m.176/4 tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına imkân verir; enflasyon bu değerlendirmede somut olaya göre dikkate alınabilir, artışın ölçüsünü mahkeme belirler.

Nafakayı ödememenin sonucu nedir?

İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Borçlu kararın gereğini yerine getirirse tahliye edilir; nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açılmışsa hapsin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Emekli aylığı nafaka borcu için haczedilebilir mi?

5510 sayılı Kanun m.93/1’e göre sigortalıların gelir, aylık ve ödenekleri, nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu nedenle nafaka borcu bakımından haciz yasağı uygulanmaz.

Ergin çocuk için nafaka devam eder mi?

m.328/2’ye göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Yoksulluğa düşecek altsoy için m.364 de ayrıca gündeme gelebilir.

İlgili Sayfalar

Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim

Son güncelleme: 25.10.2026

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com