Maltepe’de İş Sözleşmesinin Sona Ermesi ve İşçi Hakları
Maltepe’de çalışan bir işçinin iş sözleşmesi sona erdiğinde ilk iş, hangi hakkın hangi süreye bağlı olduğunu ayırmaktır. İşe iade talebi kısa ve kesin bir takvime bağlıdır; kıdem, ihbar, ücret ve yıllık izin gibi alacaklar ise önce arabulucuya götürülür, anlaşma olmazsa yetkili iş mahkemesinde dava edilir. Bu rehber Maltepe’deki işçi ve işverenler için bu dört başlığı, yani işe iade, işçilik alacakları, yetkili mahkeme ve zamanaşımını sırasıyla açıklar. Açıklamalar genel bilgi niteliğindedir ve somut dosyanın incelenmesinin yerini tutmaz.
Fesih bildirimi geldiğinde ilk kontrol listesi
Bir fesih bildirimi alındığında önce bildirimin tebliğ tarihi not edilir, çünkü işe iade süresi bu tarihten işlemeye başlar. Ardından sözleşmenin belirli mi belirsiz süreli mi olduğu, işyerindeki toplam işçi sayısı, işçinin kıdemi ve bildirimde gösterilen fesih sebebi tespit edilir. Bu bilgiler hem işe iade yolunun açık olup olmadığını hem de hangi alacak kalemlerinin talep edilebileceğini belirler.
- İş sözleşmesi, bordrolar ve banka ücret dökümü
- SGK hizmet dökümü ve işten çıkış bildirimi
- Fesih bildirimi ile varsa savunma istem yazısı
- Mesai, izin ve görev yazışmaları, tanık bilgileri
İşe iade: geçerli sebep, bir aylık süre ve sonuçları
4857 sayılı İş Kanunu m.18’e göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Yer altı işlerinde kıdem şartı aranmaz. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa işçi sayısı bu işyerlerindeki toplam sayıya göre belirlenir; bu nedenle Maltepe’deki şubede az sayıda kişi çalışıyor olması tek başına iş güvencesini dışlamaz. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ve maddede sayılan diğer işveren vekilleri hakkında bu hükümler uygulanmaz.
Aynı Kanunun m.20 hükmüne göre işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir; taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme de götürülebilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını ileri sürerse bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Feshin geçersizliğine karar verilirse m.21 uyarınca işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır; başlatmazsa işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat öder. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir. İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmazsa fesih geçerli sayılır. İşe iade arabuluculukta anlaşmayla sonuçlanırsa işe başlatma tarihi, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının parasal miktarı belirlenmek zorundadır; aksi hâlde anlaşma sağlanamamış sayılır. 4857 sayılı İş Kanunu m.18, 20 ve 21.
İşçilik alacakları ve dava şartı arabuluculuk
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1’e göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsamdadır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun dışındadır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.
Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır (m.3/5). Maltepe’de fiilen çalışılan bir işyeri için işin yapıldığı yer bürosu bu kural çerçevesinde değerlendirilir. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur (m.3/12). Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m.3/17). 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ve 6.
Talep edilebilecek kalemler somut fesih nedenine göre değişir. 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükteki 14. maddesine göre kıdem tazminatı, maddede sayılan sona erme hâllerinde her geçen tam yıl için otuz günlük ücret tutarında ödenir ve bir yıldan artan süreler için de aynı oran uygulanır. İhbar tazminatı ise 4857 sayılı Kanun m.17’deki bildirim sürelerine uyulmamasına bağlıdır; bu süreler işçinin kıdemine göre iki ile sekiz hafta arasında değişir. İşçinin ücretinin kanun veya sözleşmeye uygun hesaplanmaması ya da ödenmemesi, m.24/II-e uyarınca işçiye haklı nedenle derhâl fesih imkânı verir. Hesap yöntemi için ihbar tazminatı rehberi, başvuru aşaması için işçi alacaklarında arabuluculuk sayfası incelenebilir. 1475 sayılı İş Kanunu m.14.
Maltepe’deki iş için yetkili iş mahkemesi
7036 sayılı Kanun m.6’ya göre iş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Davalı birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; iş kazasından doğan tazminat davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu kurallara aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. Dolayısıyla merkezi başka bir ilde bulunan bir şirketin Maltepe’deki işyerinde çalışan işçi, işin yapıldığı yer olarak Maltepe’nin bağlı olduğu adli yargı çevresindeki iş mahkemesinde dava açabilir. Sözleşmeye yazılmış farklı bir yetki şartı bu imkânı ortadan kaldırmaz.
Zamanaşımı ve kaçırılmaması gereken süreler
4857 sayılı Kanun ek m.3’e göre iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla, hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmadan yapılan fesihten doğan tazminat, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırı fesihten doğan tazminatın zamanaşımı süresi beş yıldır. Aynı Kanunun m.32 hükmüne göre ücret alacaklarında da zamanaşımı süresi beş yıldır; m.59 uyarınca kullanılmayan yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı ise iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Bu sürelerden ayrı olarak işe iade için bir aylık arabuluculuk başvuru süresi ve son tutanaktan sonraki iki haftalık dava süresi, alacak zamanaşımından çok daha kısadır. İşveren veya işçi, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışa dayanarak derhâl fesih yapacaksa m.26’daki süreler de dikkate alınır: bu yetki davranışın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl geçtikten sonra kullanılamaz; işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz.
İbraname ve arabuluculuk anlaşması imzalamadan önce
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420’ye göre işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir ay geçmiş bulunması, alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak tutarına göre noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmesi veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür; hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen belgeler içerdikleri miktarla sınırlı makbuz hükmündedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420. Arabuluculuk sonunda imzalanan anlaşma belgesi ise farklı sonuç doğurur: arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz ve taraflar, avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi kanunda zorunlu kılınan hâller dışında icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Bu nedenle anlaşma metnindeki her kalemin tutarı imzadan önce kontrol edilmelidir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18.
Maltepe’deki işçi ve işverenler için çalışma biçimimiz
ALYAR LAW & CONSULTANCY, Maltepe’ye komşu Kartal’daki bürosunda işçi ve işveren taraflı iş uyuşmazlıklarında önce fesih tarihini ve kalan süreleri çıkarır, ardından belgeler üzerinden talep edilebilecek kalemleri ve arabuluculuk stratejisini belirler. İşveren tarafında fesih öncesi belge düzeni, fesih bildiriminin içeriği ve arabuluculuk müzakeresi aynı çerçevede ele alınır. İş hukukunun genel kapsamı için iş hukuku avukatı, hizmet alanlarının bütünü için iş avukatı ve büronun bulunduğu ilçeye ilişkin ayrıntılar için Kartal iş avukatı sayfaları incelenebilir. Görüşmeler önceden randevu ile yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
İşten çıkarıldım, işe iade için ne kadar sürem var?
4857 sayılı Kanun m.20’ye göre fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Bu yolun açık olması için m.18’deki işçi sayısı, kıdem ve belirsiz süreli sözleşme koşullarının da bulunması gerekir.
Maltepe’de çalışıyorsam arabulucuya nereden başvururum?
7036 sayılı Kanun m.3/5’e göre başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Karşı taraf, en geç ilk toplantıda belge sunarak büronun yetkisine itiraz edebilir; bu itirazı sulh hukuk mahkemesi kesin olarak karara bağlar.
Kıdem ve ihbar tazminatı kaç yılda zamanaşımına uğrar?
4857 sayılı Kanun ek m.3’e göre iş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, eşit davranma ilkesine aykırı fesih tazminatı ve yıllık izin ücretinde zamanaşımı süresi beş yıldır. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar geçen sürede zamanaşımı durur.
Deneme süresinde işten çıkarılan işçi tazminat isteyebilir mi?
4857 sayılı Kanun m.15’e göre deneme süresi en çok iki ay olabilir, toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilir. Bu süre içinde taraflar sözleşmeyi bildirim süresine gerek olmadan ve tazminatsız feshedebilir; işçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır. Sözleşmede geçerli bir deneme kaydı bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilir.
Sigortasız çalıştığım dönemi nasıl ispatlarım?
5510 sayılı Kanun m.86’ya göre aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen ya da çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurarak çalışmalarını ilamla ispatlayabilir. Bu dava, ücret ve tazminat alacaklarından ayrı bir hizmet tespiti davasıdır. 5510 sayılı Kanun m.86.
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Son güncelleme: 25.10.2026
