WhatsApp

Konkordato Avukatı İstanbul: Tanımı ve Önemi

Konkordato, en basit ifadeyle borçlu ile alacaklılar arasındaki bir anlaşmalı iflas düzenlemesidir. Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe riski bulunan bir borçlu, iflasa gitmemek için mahkeme denetiminde alacaklılarıyla bir ödeme planı üzerinde anlaşmaya çalışır. Bu hukuki süreç, borçluya mali durumunu düzeltmek için bir fırsat sunarken, alacaklıların da alacaklarının en azından bir kısmını tahsil edebilmesini amaçlar.

Peki, konkordato avukatı nedir? Konkordato avukatı, konkordato sürecinde uzmanlaşmış, borçlunun bu zorlu yapılandırma aşamalarında yol gösteren bir hukuk danışmanıdır. İstanbul gibi ticari hayatın yoğun olduğu bir şehirde, konkordato avukatı; borçlu şirketlerin veya kişilerin konkordato başvurusunu hazırlamaktan alacaklılarla müzakerelere, mahkeme sürecinin takibinden konkordato projesinin oluşturulmasına kadar her adımda kritik rol oynar.

Konkordato uygulaması, 2018 yılında yapılan yasal değişikliklerle yeniden gündeme gelmiştir. Uzun yıllar nadiren kullanılan konkordato kurumu, “iflas erteleme” mekanizmasının kaldırılmasıyla birlikte şirketler için adeta iflastan önceki son çıkış haline gelmiştirtbmm.gov.tr. 28 Şubat 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun ile İcra ve İflas Kanunu’nun konkordatoya ilişkin maddeleri değiştirilmiş; böylece geçmişte uygulanması sınırlı kalan konkordato, zor durumdaki işletmeler için etkin bir kurtuluş yolu olarak yeniden canlandırılmıştırmedya.barobirlik.org.tr.

Bu değişiklikler sonrasında, özellikle 2018 yılının ikinci yarısından itibaren Türkiye genelinde konkordato başvurularında büyük bir artış yaşanmıştır. Ticaret sicil verilerine göre yalnızca 2018 yılında, ülke çapında bin 500’den fazla gerçek veya tüzel kişi konkordato talebinde bulunmuş ve bunların önemli bir kısmı İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki işletmelerdir. Nitekim 2018 yılında konkordato talebi kabul edilen şirket merkezlerine bakıldığında İstanbul ilk sırada yer almıştır (yaklaşık 477 konkordato talebi). Bu durum, konkordatonun özellikle İstanbul gibi ticari faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde ne denli kritik bir rol oynadığını göstermektedir.

Konkordatonun temel amacı, borçlu işletmeyi ayakta tutarak borçların yeniden yapılandırılmasıdır. Bu sayede dürüst borçlular, faaliyetlerine son vermek zorunda kalmadan, alacaklılarının çoğunluğuyla anlaşarak ticari hayatına devam etme şansı yakalar. Alacaklılar ise borçlarının belirli bir kısmını tahsil ederek, olası bir iflas durumuna kıyasla daha avantajlı bir konumda olurlar. Konkordato, tüm alacaklılar arasında adil bir çözüm oluşturmayı hedefler; mahkeme gözetiminde ortak bir plan dahilinde ödeme yapıldığı için bazı alacaklıların diğerlerine göre ayrıcalık elde etmesinin önüne geçilir. Bu yönüyle konkordato, iflasın ağır sonuçlarına karşı daha dengeli ve kontrollü bir alternatif sunar.

Yasal tanıma göre konkordato; iflasa tabi borçluların mali durumunu düzeltip iflastan kurtulmasını, diğer borçluların ise mali durumlarının iyileşmesini amaçlayan; alacaklıların da belli bir indirim veya vade karşılığında alacaklarına kavuşmasını sağlayan ve mahkeme onayıyla bağlayıcılık kazanan bir anlaşmadırtbmm.gov.tr. Kısacası konkordato, hem borçlu hem de alacaklılar için ikinci bir şans anlamına gelir. Bu süreç doğru kullanıldığında, işletmeler için iflasın yıkıcı etkilerinden kaçınmak ve borçlarını sürdürülebilir bir yapı altında ödemek mümkün hale gelebilir.

Konkordato Türleri: Adi, İflas İçi ve Malvarlığının Terki

Türk hukukunda konkordato, yapılış zamanı ve niteliğine göre farklı türlere ayrılır. İcra ve İflas Kanunu’nda üç temel konkordato türü düzenlenmiştir: adi konkordato, iflas içi konkordato ve malvarlığının terki suretiyle konkordato.

Adi Konkordato (İflas Dışı Konkordato)

Adi konkordato, en yaygın konkordato türüdür ve iflasın önlenmesine yöneliktir. Borçlarını ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında olan herkes, ticari işletme sahibi olsun veya olmasın, adi konkordato talebinde bulunabilir. Bu konkordato türünde amaç, borçlunun mahkeme gözetiminde alacaklılarıyla anlaşarak iflasa düşmeden borçlarını belirli bir ödeme planıyla ödemesini sağlamaktır. Mahkeme, gerekli şartların sağlandığına kanaat getirirse borçluya konkordato mühleti verir; bu süre zarfında borçlu aleyhine yeni icra takipleri durur ve mevcut takipler de konkordato kapsamında duraklar. Borçlu, komiser denetiminde işletmesini sürdürerek alacaklılara ödeme teklifini hazırlar. Önerilen plan alacaklıların gerekli çoğunluğunca kabul edilip mahkemece tasdik edilirse konkordato kesinleşir ve borçlu iflastan kurtulur.

İflas İçi Konkordato (İflastan Sonra Konkordato)

İflas içi konkordato, borçlu hakkında iflas kararı verildikten sonra devreye giren bir konkordato türüdür. Yani borçlu, mahkemece iflas etmiş olsa bile, belirli şartlar altında alacaklılarıyla anlaşarak iflastan çıkmayı talep edebilir. Bu durumda iflas kararından sonra borçlu, iflas masasındaki alacaklıların belirli bir oranda vazgeçmelerini veya vade vermelerini öngören bir konkordato projesi sunar. Eğer alacaklılar bu teklifi kabul eder ve mahkeme konkordato projesini tasdik ederse, borçlu iflastan kurtularak faaliyetlerine devam etme imkânı bulabilir. İflas içi konkordato nadiren uygulanan bir yol olsa da, özellikle iflas sonrası borçlunun malvarlığının tamamen tasfiyesi yerine daha iyi bir geri dönüş sağlanabileceği düşünülen durumlarda gündeme gelebilir.

Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato

Malvarlığının terki suretiyle konkordato, borçlunun alacaklılarına malvarlığını devrederek borçlarından kurtulmasını öngören özel bir konkordato şeklidir. Bu tür konkordatoda borçlu, sahip olduğu tüm malvarlığını bir havuz halinde alacaklılara terk etmeyi teklif eder. Alacaklılar, borçlunun malvarlığının tamamının satılarak elde edilecek gelirin aralarında paylaştırılmasını kabul ederlerse ve mahkeme de bu anlaşmayı onaylarsa konkordato gerçekleşmiş olur. Malvarlığının terki konkordatosunda borçlu, malvarlığını alacaklılara bırakmak suretiyle borç yükünden kurtulur; alacaklılar da iflas yoluna gitmeden, borçlunun tüm malvarlığından pay alarak alacaklarını tahsil etmeye çalışır. Bu konkordato türü, diğerlerine göre daha istisnai olup, genellikle borçlunun faaliyetini sürdürmesinin mümkün olmadığı, tasfiyenin en pratik çözüm olduğu hallerde gündeme gelir.

Konkordato Süreci: Başvuru, Mühlet ve Tasdik Aşamaları

Konkordato başvurusu ve sonrasındaki süreç, belirli aşamalardan oluşan teknik bir prosedürdür. Bu süreçte uyulması gereken kurallar kanunla ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Aşağıda konkordato sürecinin temel adımları ve her bir aşamada yapılan işlemler özetlenmektedir:

Kimler Konkordato Başvurusu Yapabilir?

Kanun, borçluya konkordato talep etme hakkı tanıdığı gibi bazı durumlarda alacaklılara da bu imkânı vermiştir. İcra ve İflas Kanunu’na göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu konkordato talep edebilirtbmm.gov.tr. Yani ödeme güçlüğüne düşen şirketler, kooperatifler, ticari işletme sahipleri ve hatta iflasa tabi olmasa bile borç batağındaki gerçek kişiler konkordato başvurusu yapma hakkına sahiptir. Borçlunun borçlarını yapılandırma yoluyla geri ödeme ihtimali bulunuyorsa, konkordato onun için iflası önleyici önemli bir fırsattır.

Bunun yanı sıra, eğer borçlu iflasa tabi bir kişi ise (örneğin bir sermaye şirketi) ve hakkında iflas talep etme yetkisine sahip bir alacaklısı varsa, ilgili alacaklı da borçlu için konkordato süreci başlatılmasını mahkemeden talep edebilirtbmm.gov.tr. Uygulamada konkordato başvurularının büyük çoğunluğu borçlular tarafından yapılsa da, kanun böyle bir olanağı belirli koşullarda alacaklıya da tanımıştır.

Gerekli Belgeler ve Başvuru Dosyasının Hazırlanması

Konkordato talebi, borçlunun yerleşim yerindeki yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunulacak bir konkordato dilekçesi ile resmen başlatılır. Ancak bu dilekçeye kanunen bazı belgelerin eksiksiz olarak eklenmesi gerekmektedirtbmm.gov.tr. Başvuru dosyasının tam ve düzgün hazırlanması, konkordato talebinin kabul edilebilmesi için kritik önemdedir. Dosyada bulunması gereken başlıca belgeler şunlardır:

  • Borçlunun borçlarını hangi plan dahilinde ödeyeceğini gösteren ayrıntılı konkordato ön projesi (ödeme planı taslağı).
  • Borçlunun tüm malvarlığı değerlerini ve borç durumunu ortaya koyan belgeler (bilanço, gelir tablosu, alacak-borç listeleri vb.).
  • Borçlunun alacaklılarının listesi ve alacak miktarları.
  • Konkordato teklifinin alacaklılar bakımından iflas durumuna göre daha avantajlı olduğunu gösterir karşılaştırmalı tablo.
  • Bağımsız denetim kuruluşunca hazırlanmış, borçlunun mali durumunu ve konkordato teklifinin ciddiyetini ortaya koyan finansal analiz raporu.

Ayrıca konkordato talebinde bulunan borçlu, kanunun öngördüğü orandaki konkordato gider avansını mahkeme veznesine yatırmak zorundadırwww5.tbmm.gov.tr. Bu avans, konkordato süreci boyunca komiser ücretleri ve ilan masrafları gibi giderlerin karşılanması için kullanılır. Gerekli evraklar tamamlanıp gider avansı da yatırıldıktan sonra mahkeme, başvuruyu şekli yönden inceler.

Başvuru dosyasındaki belgelerin eksiksiz ve usulüne uygun olması hayati önem taşır. Kanunen istenen belgelerde eksiklik varsa veya borçlunun konkordato talebinin kötü niyetli olduğu tespit edilirse, mahkeme geçici mühlet vermeden konkordato talebini reddedebilir. Bu nedenle konkordato başvurusunun deneyimli bir konkordato avukatı rehberliğinde, titizlikle hazırlanması tavsiye edilir; zira usul eksikleri ya da ihmal, borçlu için bu son şansın daha en baştan kaybedilmesine yol açabilir.

Geçici Mühlet ve Kesin Mühlet Kararı

Mahkeme, konkordato talebini aldıktan sonra dosyanın şeklen yeterli olup olmadığını öncelikle inceler. Eğer başvuru gerekli tüm belgeleri içeriyor ve usule uygun yapılmışsa, mahkeme aynı gün içinde borçlu hakkında geçici mühlet kararı verirtbmm.gov.tr. Geçici mühlet, borçluyu konkordato süresince koruma altına alan bir süre tanınması demektir. Kanuna göre mahkeme, başlangıçta borçluya 3 ay süreyle geçici mühlet tanır. Gerektiğinde bu süre, mahkeme kararıyla en fazla 2 ay daha uzatılabilir (toplamda en çok 5 ay geçici mühlet)bilalalyar.com.

Geçici mühlet kararı, borçluya derhal hukuki koruma sağlar. Bu süre içinde borçlu aleyhine başlatılmış icra takipleri durur, yeni takip açılamaz ve borçlunun malvarlığının korunması için mahkeme gerekli önlemleri alır. Mahkeme, geçici mühlet kararını uygun gördüğü takdirde ticaret sicili gazetesinde ilan ettirir ve ilgili kurumlara (tapu müdürlüğü, vergi dairesi, bankalar birliği vb.) bildirirtbmm.gov.tr. Böylece alacaklılar, borçlunun konkordato sürecine girdiğinden haberdar olur ve bireysel girişimlerden ziyade konkordato sürecine tabi olurlar.

Geçici mühlet sona ermeden, mahkeme dosyayı ve konkordato komiserinin raporlarını inceleyerek konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşamayacağı konusunda bir değerlendirme yapar. Eğer borçlunun önerdiği konkordato projesinin makul ve gerçekleştirilebilir olduğu kanaatine varılırsa, mahkeme borçluya kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet süresi kanunen 1 yıl olup, borçlunun durumuna göre mahkeme tarafından 6 aya kadar uzatılabilirtbmm.gov.tr. Böylece borçlu toplamda en fazla yaklaşık 23 aya varan bir koruma süresi elde edebilir. Kesin mühlet kararının verilmesiyle birlikte konkordato süreci resmen ilerleme aşamasına geçer; alacaklılarla müzakereler bu kesin mühlet içinde tamamlanır.

Konkordato Komiserinin Atanması ve Görevleri

Konkordato komiseri, konkordato sürecinin sağlıklı işlemesi için mahkeme tarafından atanan tarafsız ve uzman kişidir. Genellikle hukuki veya mali alanda uzman (örneğin avukat, yeminli mali müşavir veya bankacı) kişiler arasından seçilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte borçluya derhal bir konkordato komiseri atar (gerekli görülen hallerde bir heyet halinde üç komiser de atanabilir).

Komiserin görevi, konkordato boyunca borçlunun faaliyetlerini denetlemek, alacaklıların hak ve menfaatlerini gözetmek ve süreç hakkında mahkemeye rapor sunmaktır. Konkordato komiseri, borçlunun defter ve hesaplarını inceleyerek gerçek mali durumunu tespit eder; konkordato projesinin makul olup olmadığını değerlendirir. Ayrıca alacaklılardan alacak bildirimlerini toplar ve gerekli gördüğünde alacaklılarla görüşerek borçlunun teklifinin şekillenmesine yardımcı olurtbmm.gov.tr. Alacaklılar toplantısının organizasyonu komiser tarafından yapılır ve toplantıya komiser başkanlık eder. Süreç sonunda da komiser, konkordatonun gidişatıyla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlayarak mahkemeye sunar.

Özetle konkordato komiseri, borçlunun konkordato sürecini kötüye kullanmasını önleyen, alacaklıların eşit muamele görmesini sağlamaya çalışan ve mahkemeye yol gösteren bir gözetmen/hakem rolünü üstlenir. Komiserin bağımsız ve tarafsız hareket etmesi, konkordato sürecinin güvenilirliği açısından büyük önem taşır.

Alacaklılarla Toplantı ve Borç Yapılandırma

Kesin mühlet süresi içinde, borçlu ve konkordato komiseri borçları yapılandırmaya yönelik konkordato teklifini olgunlaştırdıktan sonra alacaklılar toplantısı aşamasına geçilir. Mahkeme, kesin mühlet kararından sonra borçlunun alacaklılarını toplantıya davet eder ve konkordato projesi bu toplantıda oylamaya sunulur. Alacaklılar toplantısında borçlunun konkordato teklifi müzakere edilir; alacaklılar teklif edilen indirimleri veya ödeme vadelerini tartışır.

Konkordato teklifinin kabul edilmesi için kanunda öngörülen belirli çoğunluk şartları sağlanmalıdır. Genel olarak, konkordato projesinin kabulü için alacaklıların ve alacak miktarlarının belirli bir oranının onayı gerekir (örneğin alacaklıların yarısından fazlasının ve alacak miktarının üçte ikisinin kabulü gibi)giresunbarosu.org.tr. Eğer gerekli çoğunluk sağlanırsa, alacaklılar konkordato projesini kabul etmiş sayılır. Yeterli çoğunluk olmadığında borçlu, alacaklılarla ek müzakereler yaparak revize edilmiş bir teklif sunma yoluna gidebilir.

Alacaklılar toplantısının tutanağı ve oylama sonuçları komiser tarafından mahkemeye iletilir. Bu aşamada, konkordato projesinin kabulü için sağlanan çoğunluğun hesaplanmasında sadece konkordatoya tabi (rehinsiz) alacaklılar dikkate alınır; rehinli alacaklılar kendi haklarını saklı tutarlar. Alacaklılar toplantısı, konkordato sürecinin en kritik aşamalarından biridir; zira bu toplantıda alınan karar, borçlunun kaderini belirler.

Mahkeme Kararı ve Konkordatonun Tasdiki

Alacaklıların gereken çoğunlukla kabul ettiği bir konkordato teklifi, nihai olarak mahkemenin tasdik (onay) kararına sunulur. Asliye Ticaret Mahkemesi, konkordato projesini ve sürecin kanuna uygun işleyip işlemediğini değerlendirerek konkordatonun tasdikine veya reddine karar verir. Eğer alacaklı çoğunluk şartları sağlanmış ve konkordato projesi kanuna uygun şekilde oluşturulmuşsa, mahkeme konkordato anlaşmasını tasdik eder. Tasdik kararı, konkordato anlaşmasını tüm adi (rehinsiz) alacaklılar bakımından bağlayıcı ve kesin hale getirir.

Mahkeme, konkordatoyu tasdik ederken bazı tedbir kararları da alabilir. Örneğin, konkordato teklifinin başarıyla uygulanmasını sağlamak için alacaklılar kurulunun oluşturulmasına karar verebilir. Alacaklılar kurulu, farklı alacaklı gruplarını temsilen belirlenen ve konkordato sürecini izleyen bir organdır. Ayrıca mahkeme, konkordatonun tasdikiyle birlikte borçlunun mühlet boyunca ödemediği bazı borçları belirli vadede ödeme yükümlülüğü de getirebilir.

Konkordato projesi mahkemece onaylandığında borçlu, anlaşmada belirtilen indirim ve vadeler çerçevesinde borçlarını ödemeye devam eder. Mahkeme kararı ile konkordato süreci resmen tamamlanmış olur ve borçlu, iflas tehdidini bertaraf ederek ekonomik faaliyetlerini sürdürme imkânı kazanır. Alacaklılar ise konkordato anlaşması kapsamında alacaklarını belirtilen oran ve vadelerde tahsil etmeye çalışırlar.

Konkordato Başvurusunun Reddedilme Sebepleri

Her konkordato başvurusu başarılı olacak diye bir kural yoktur. Mahkeme, borçlunun konkordato talebini çeşitli nedenlerle reddedebilir. Konkordato başvurusunun reddine yol açabilecek başlıca sebepler şöyle sıralanabilir:

  • Başvuru dosyasının eksik olması: Kanunen sunulması zorunlu belgelerden birinin bile eksik olması halinde mahkeme konkordato talebini kabul etmez. Örneğin finansal tablo, alacaklı listesi veya bağımsız denetim raporunun bulunmaması ret sebebidir.
  • Borçlunun kötü niyeti: Eğer borçlunun aslında ödeme gücü olduğu halde sadece zaman kazanmak veya alacaklıları zarara uğratmak amacıyla konkordatoya başvurduğu tespit edilirse, talep geri çevrilir. Mahkeme, konkordatonun amacına aykırı şekilde kötüye kullanılmasını engellemekle yükümlüdür.
  • Borçlunun kurtuluşunun mümkün olmaması: Konkordato, borçlunun mali durumunun iyileştirilebilir olması varsayımına dayanır. Borçlunun borçları, varlıklarına ve gelir potansiyeline kıyasla çok büyükse veya işletmenin devamı imkânsız hale gelmişse, mahkeme konkordatonun başarı şansı görmeyip talebi reddedebilir.
  • Alacaklı çoğunluğunun sağlanamaması: Geçici mühlet sonunda yapılan alacaklılar oylamasında, kanunun aradığı çoğunluk oranları yakalanamazsa konkordato teklifi başarısız olur. Yeterli çoğunluk olmadığında mahkeme konkordato projesini onaylamaz ve süreç doğal olarak düşer.
  • Gider avansının yatırılmaması: Konkordato giderleri için öngörülen avans, başvuru sırasında mahkeme veznesine depo edilmezse konkordato talebi usulden reddedilir. Bu avansın yatırılması konkordato sürecinin başlaması için ön koşuldur.

Yukarıdaki nedenlerle konkordato talebinin reddedilmesi halinde borçlu için ciddi sonuçlar doğar. Özellikle kesin mühlet aşamasına geçildikten sonra konkordato tasdik edilmezse (örneğin alacaklılar gerekli çoğunlukla kabul etmez veya mahkeme kamu düzeni gerekçesiyle onaylamazsa), borçlu iflasa tabi bir kişi ise mahkeme çoğunlukla borçlunun iflasına karar verir. Nitekim konkordatonun başarıya ulaşamadığı durumda borçlunun mali durumu kötü ve borca batık ise, mahkemenin iflas kararı vermesi kaçınılmaz hale gelebilir. Eğer borçlu iflasa tabi olmayan bir gerçek kişi ise konkordato reddedilmiş olsa bile iflas kararı verilemez; ancak bu durumda borçlu konkordato korumasını yitireceğinden alacaklılar derhal icra takibine geçebilir.

Ayrıca, İcra ve İflas Kanunu’na göre mahkeme konkordato projesini tasdik etmediğinde borçlunun mallarının tamamı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verebilirbilalalyar.com. Bu, alacaklıların haklarını korumak için alınan bir tedbirdir. Konkordato koruması kalkınca alacaklılar hızla harekete geçip borçlunun mallarına el koymaya başlayabilir.

Sonuç olarak konkordato sürecinin ehil kişilerce yönetilmesi ve mümkün olduğunca reddedilmeye mahal vermeyecek şekilde ilerletilmesi çok önemlidir. Başvuru aşamasından alacaklılarla müzakerelere ve proje yazımına kadar her adımın dikkatle yürütülmesi, konkordatonun başarı şansını artırır. Aksi halde borçlu, konkordato ile zaman kazanayım derken doğrudan iflas riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Konkordato Avukatının Rolü

Konkordato süreci, hukuki yönü ağır basan ve finansal analizlerle örülü karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte konkordato avukatının rolü hem borçlular hem de alacaklılar açısından kritik öneme sahiptir. Konkordato talebinin hazırlanmasından onaylanmasına kadarki her aşamada hukuki danışmanlık ve temsil görevini üstlenen avukat, sürecin doğru yönetilmesini sağlar.

Konkordato başvurusunda avukatın önemi

Konkordato talebinin hazırlanmasından mahkeme sürecinin takibine kadar geçen aşamalar, usul kuralları ve teknik ayrıntılar barındırır. Deneyimli bir konkordato avukatı, başvurunun eksiksiz hazırlanmasını, gerekli belgelerin doğru temin edilmesini ve sürecin kanuna uygun ilerlemesini temin eder. Bu sayede olası usul hatalarının veya ihmalin önüne geçilerek konkordato talebinin reddi riskini en aza indirir. Ayrıca avukat, borçlunun mali durumunu analiz ederek gerçekçi bir konkordato projesi hazırlanmasına yardımcı olur ve alacaklılarla yapılacak görüşmeleri profesyonelce yönetir. Süreç boyunca ortaya çıkabilecek hukuki sorunlara anında müdahale ederek borçlunun haklarını korur.

Benzer şekilde alacaklı tarafında da konkordato avukatı önemli bir rol oynar. Alacaklılar, borçlunun konkordato ilan etmesiyle hak kaybına uğramamak için süreci yakından izlemek zorundadır. Alacaklıyı temsil eden bir avukat, borçlunun teklifini değerlendirip gerekirse itirazların yapılmasını, alacaklının konkordato sürecinde söz sahibi olmasını sağlar. Böylece konkordato anlaşmasının alacaklı açısından mümkün olan en iyi şartları içermesi için çaba gösterir.

Şirketler ve bireyler için sağlanan hukuki destek

Konkordato avukatları, hem kurumsal şirketler hem de bireysel borçlular için hizmet verirler. Ancak şirketler ve gerçek kişilerin konkordato süreçlerinde ihtiyaç duydukları hukuki destek farklılık gösterebilir. Örneğin, büyük ölçekli bir şirket konkordatosunda finansal tabloların analizi, alacaklı sayısının fazlalığı ve yüksek meblağlı borçlar söz konusu olduğundan hukuki desteğin yanı sıra mali danışmanlık ve kriz yönetimi becerileri de gerekebilir. Konkordato avukatı bu noktada gerektiğinde finans uzmanlarıyla iş birliği yaparak şirketin sürdürülebilir bir yapılandırma planı oluşturmasına yardımcı olur.

Bireysel borçluların konkordato taleplerinde ise daha sınırlı ölçekte de olsa benzer bir titizlik gerekir. Kişinin borçlarını ödeyebilmesi için gelir-gider dengesinin planlanması, ailevi durumunun gözetilmesi gibi hususlar devreye girebilir. Konkordato avukatı, bireysel borçlunun durumunu ayrıntılı biçimde değerlendirip en uygun ödeme teklifini hazırlamasında destek olur. Hem şirketler hem de bireyler açısından, konkordato avukatının süreç boyunca sağladığı hukuki güvence, hatalı adımların önüne geçerek konkordatonun başarı ihtimalini yükseltir.

Konkordato avukatı seçerken dikkat edilmesi gerekenler

Konkordato sürecinin hassasiyeti, bu alanda çalışacak avukatın seçiminde de titiz olunmasını gerektirir. Konkordato avukatı seçerken aşağıdaki kriterlere önem vermek faydalı olacaktır:

  • Tecrübe: Daha önce konkordato veya iflas hukuku alanında dava ve danışmanlık tecrübesi bulunan bir avukat tercih edilmelidir. Konuya hakim bir avukat, sürecin inceliklerini bildiğinden hata yapma olasılığı düşüktür.
  • Uzmanlık ve eğitim: İcra ve iflas hukuku, şirketler hukuku gibi alanlarda uzmanlaşmış ve bu konuda eğitim/seminer geçmişi olan avukatlar konkordato sürecinde avantaj sağlar.
  • Referanslar: Avukatın daha önce yürüttüğü konkordato dosyaları veya benzer finansal yeniden yapılandırma işlemlerindeki başarısı, onun yeterliliği hakkında fikir verebilir. Mümkünse önceki müvekkillerinin geri bildirimleri incelenmelidir.
  • Ekip ve işbirliği: Konkordato süreci multidisipliner bir yaklaşımla yürütülür. Avukatın gerek kendi bürosunda gerekse gerektiğinde bağımsız mali müşavirler, değerleme uzmanları gibi profesyonellerle işbirliği yapabilmesi önemlidir.
  • İletişim becerisi: Hem müvekkille hem de alacaklı tarafla etkin iletişim kurabilen, müzakere becerileri güçlü bir avukat süreci başarıyla yönetebilir. Konkordato görüşmelerinde uzlaşmacı ancak kararlı bir tutum sergileyebilmelidir.

Bu kriterler ışığında, borçlu veya alacaklı olarak konkordato sürecine dahil olacakların, kendilerini temsil edecek konkordato avukatını özenle seçmeleri önerilir. Özellikle karmaşık ve yüksek meblağlı konkordato dosyalarında, alanında uzman bir avukatla çalışmak başarının anahtarıdır.

İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde Konkordato Hizmetleri

Türkiye genelinde konkordato uygulaması tek bir kanuna dayansa da, bölgesel farklılıklar ve yerel mahkeme uygulamaları sürecin pratiğinde etkili olabilmektedir. İstanbul, Kocaeli, Bursa, Tekirdağ gibi Marmara Bölgesi illeri sanayinin ve ticaretin merkezi konumundadır. İstatistikler, konkordato başvurularının coğrafi dağılımında bu bölgenin ağırlığını ortaya koymaktadır. Yoğun ticari faaliyet nedeniyle İstanbul ve çevresinde konkordato süreçleri sayıca fazla ve dosyalar daha kapsamlı olabilmektedir. Bu da, yerel mahkemelerin konkordato konusundaki tecrübesini artırmış, belirli uygulama alışkanlıkları oluşmuştur. Örneğin, İstanbul’daki Asliye Ticaret Mahkemeleri konkordato taleplerini değerlendirirken belge eksikliklerine karşı daha katı bir tutum izleyebilmektedir. Benzer şekilde alacaklılar kurulu oluşturma, konkordato komiseri atama gibi konularda farklı mahkemelerin farklı uygulamaları olabileceği görülmektedir.

Bu bölgesel pratiklere vakıf olmak, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde konkordato sürecini yönetirken büyük avantaj sağlar. Deneyimli avukatlarla çalışmanın önemi, tam da bu noktada ortaya çıkar. İster borçlu olsun ister alacaklı, İstanbul ve Marmara gibi yoğun bölgelerde konkordato ile karşı karşıya kalan herkes için deneyimli bir konkordato avukatıyla çalışmak başarı şansını artırmaktadır. Bu bölgedeki konkordato avukatları, yerel mahkeme uygulamalarını ve piyasa koşullarını yakından bildikleri için müvekkillerini doğru yönlendirebilirler. Örneğin, konkordato başvurusu öncesi mahkemenin talep edeceği belgeleri eksiksiz hazırlamak, alacaklılarla görüşmelerde bölgedeki sektör dinamiklerini göz önünde bulundurmak gibi hususlar, yerel tecrübeye sahip avukatların katkısıyla mümkün olur.

Unutulmamalıdır ki konkordato bir ekip işidir: Borçlu, avukat, denetçi, konkordato komiseri ve alacaklılar el ele verirse ekonomik sıkıntılar aşılabilir ve iflasın ağır sonuçlarından kaçınılabilir. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi gibi ekonomik aktivitenin yüksek olduğu yerlerde, Avukat Bilal Alyar gibi bu alanda uzmanlaşmış avukatlardan destek almak, konkordato sürecinin başarıyla yönetilmesine büyük katkı sağlayacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato ile ilgili internette en çok merak edilen sorular ve cevapları aşağıdadır:

Konkordato nedir?

Konkordato, borçlarını ödemekte zorlanan bir borçlunun, mahkeme gözetiminde alacaklılarıyla yaptığı bir borç ödeme anlaşmasıdır. Bu anlaşma sayesinde borçlu, borçlarının bir kısmını ödeyerek kalanı için muafiyet veya vade alır; alacaklılar da iflas halinde alabileceklerinden daha fazla tahsilat yapmayı hedefler. Özetle konkordato, iflasın önüne geçmek için başvurulan bir borç yapılandırma yoludur. Borçlu konkordato ilan ettiğinde hukuken iflas etmiş sayılmaz, faaliyetlerine devam eder ancak mahkeme ve konkordato komiseri denetiminde, alacaklılarla anlaşmaya çalışır. Çoğunluk tarafından kabul edilip mahkemece onaylanan konkordato planı, tüm adi alacaklıları bağlayan resmi bir anlaşma niteliği kazanır.

Konkordato ile iflas arasındaki fark nedir?

İflas, borçlunun tüm malvarlığının hukuken tasfiyesine yol açan, borçlunun ticari itibarını ağır zedeleyen bir süreçtir. İflasta borçlunun malvarlığı üzerindeki yönetim tamamen iflas idaresine geçer; borçlu artık malvarlığını kontrol edemez. Konkordato ise iflasın aksine bir kurtarma operasyonudur. Konkordato mühleti içinde borçlu işletmesini ve malvarlığını kontrol etmeye (bazı kısıtlarla) devam edertbmm.gov.tr. İflasta alacaklılar genelde alacaklarının çok küçük bir kısmını alabilirken, konkordatoda alacaklılar daha yüksek oranda tahsilat yapma şansı bulur.

Ayrıca konkordato sürecinde borçlu, iflasın getirdiği ticari kısıtlamalara (örneğin iflas eden bir tacirin belli süre ticaret yapamaması gibi) maruz kalmaz. İflas, ticari hayatın sonu gibiyken; konkordato, borçluya ikinci bir şans tanır. Örneğin iflas eden bir şirket tasfiye edilirken, konkordato ilan eden bir şirket faaliyetlerine devam ederek borçlarını yapılandırır. Kısaca, iflas tasfiye, konkordato ise rehabilitasyon sürecidir.

Kimler konkordato ilan edebilir?

Borçlarını ödeyemeyen veya vadesi geldiğinde ödeyememe riski bulunan her borçlu konkordato talep edebilir. Buna şirketler, tacirler, esnaflar ve hatta iflasa tabi olmasa bile borç batağındaki gerçek kişiler dahildirtbmm.gov.tr. Ayrıca, eğer borçlu iflasa tabi bir kişi ise (örneğin bir sermaye şirketi) ve alacaklılarının o borçlu hakkında iflas isteme hakkı varsa, ilgili alacaklılar da mahkemeden konkordato süreci başlatılmasını talep edebilirtbmm.gov.tr. Uygulamada konkordato başvurularının çoğu borçlu şirketler tarafından yapılsa da, bireysel borçluların konkordato talepleri de görülmektedir. Önemli olan, borçlunun borç yapılandırmasıyla düze çıkma ihtimalinin bulunmasıdır; tamamen ümitsiz durumdaki kişiler için konkordato yerine iflas yoluna gitmek gerekebilir.

Konkordato başvurusu nasıl yapılır?

Konkordato başvurusu, borçlunun (veya şartları varsa konkordato talep eden alacaklının) yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi’ne konkordato talebini içerir bir dilekçe sunmasıyla yapılır. Bu dilekçeye kanunen bazı belgelerin eklenmesi şarttır: Borçlunun borçlarını hangi planda ödeyeceğini gösteren konkordato ön projesi, borçlunun tüm malvarlığı ve borç durumunu ortaya koyan finansal tablolar ve dökümler, alacaklıların listesi, konkordato teklifinin alacaklılar bakımından iflasa göre daha avantajlı olduğunu gösterir karşılaştırmalı tablo ve bağımsız denetim raporu başlıca belgelerdirtbmm.gov.tr.

Ayrıca konkordato giderleri için tarifeye göre hesaplanan avans mahkemeye depo edilirwww5.tbmm.gov.tr. Başvuru dilekçesi ve ekleri tam olunca mahkeme aynı gün geçici konkordato mühleti kararı verebilir. Başvurunun doğru ve eksiksiz hazırlanması için genellikle bir konkordato avukatı ile çalışılması tavsiye edilir, zira usul eksikleri halinde talep hemen reddedilebilir.

Konkordato süreci ne kadar sürer?

Konkordato süreci, mahkemenin verdiği mühlet kararlarıyla sınırlanmıştır. İlk olarak mahkeme genellikle 3 ay süreli geçici mühlet kararı verirtbmm.gov.tr. Bu geçici mühlet, zorunlu hallerde 2 ay daha uzatılabilir (toplamda en fazla 5 ay geçici mühlet). Geçici mühlet bitmeden mahkeme durumu değerlendirir ve konkordatoya devamın mümkün olduğuna kanaat getirirse 1 yıllık kesin mühlet kararı verirtbmm.gov.tr. Kesin mühlet süresi de gerektiğinde 6 aya kadar uzatılabilir.

Tüm uzatmalar kullanıldığında konkordato süreci en çok yaklaşık 23 aya kadar uzayabilirtbmm.gov.tr. Bu süreler içinde konkordato teklifi oylanıp mahkemece onaylanmazsa süreç başarısız olur. Özetle, konkordato ilanından (geçici mühlet başlangıcından) konkordatoyla borçların yapılandırılmasının kesinleşmesine kadar kabaca 1,5 – 2 yıl arası bir süre öngörülmelidir. Ancak alacaklılarla anlaşma daha erken sağlanırsa süreç fiilen daha kısa sürebilir; mahkeme onayıyla konkordato daha erken de tamamlanabilir.

Konkordato ilan eden bir şirket faaliyetlerine devam edebilir mi?

Evet, konkordato ilan eden bir şirket normal faaliyetlerine (bazı sınırlamalarla) devam edebilir. Konkordato talebi, şirketin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmaz veya yönetime el konulması anlamına gelmez. Şirket yönetimi görevine devam eder, üretim veya hizmet faaliyetleri sürer, çalışanlar çalışmaya devam eder. Ancak konkordato mühleti içinde şirketin bazı önemli işlemleri kısıtlanır. Örneğin, mahkeme izni olmadan kefalet veremez, gayrimenkul satamaz, işletmenin olağan faaliyetini aşan malvarlığı tasarruflarında bulunamaztbmm.gov.tr. Bu kısıtlamaların amacı, şirketin malvarlığının konkordato sürecinde azalmasını engellemektir.

Şirket konkordato ilan ettiğinde genellikle alacaklılara borç ödemeleri durdurulur (mühlet süresince eski borçlar ödenmez) ancak çalışan maaşları gibi yeni doğan borçlar genellikle ödenmeye devam eder. Hatta kanun, mühlet içinde komiser izniyle yapılan mal ve hizmet alımlarının bedellerinin zamanında ödenmesi gerektiğini belirtir. Bu da şirketin konkordato sırasında faaliyetini sürdürebilmesi içindir. Sonuç olarak konkordato ilan eden bir şirket, adeta yoğun bakımda tedavi görürken yaşam faaliyetlerini sürdürmeye çalışan bir hasta gibidir; kontrollü şekilde işine devam ederek iyileşmeye çalışır.

Konkordato komiseri kimdir, ne iş yapar?

Konkordato komiseri, mahkemenin konkordato süreci için atadığı bağımsız denetçi/yönetici diyebileceğimiz kişidir. Komiserin görevi, konkordato boyunca borçlunun faaliyetlerini denetlemek, alacaklıların haklarını gözetmek ve süreç hakkında mahkemeye rapor sunmaktır. Konkordato ilan edildiğinde mahkeme borçluya hemen bir (gerektiğinde üç kişilik) komiser atar. Komiser, borçlunun mali durumunu inceleyerek konkordato projesinin gerçekçi olup olmadığını değerlendirir; borçlunun defterlerini tutar, malvarlığı listesi çıkarır, alacaklılardan alacak bildirimlerini toplartbmm.gov.tr.

Ayrıca borçlunun konkordato teklifinin şekillenmesine yardımcı olur, alacaklılarla borçlu arasında iletişim sağlar. Alacaklılar toplantısını komiser düzenler ve toplantıda başkanlık yapar. Tüm bu süreç sonunda komiser, konkordatonun gidişatı hakkında ayrıntılı bir rapor hazırlayıp mahkemeye sunar. Mahkeme, konkordatonun onaylanıp onaylanmayacağına dair karar verirken komiserin raporunu dikkate alır. Özetle, konkordato komiseri sürecin hakemi ve gözetmenidir; borçlunun kötü niyetli işlemler yapmasını önler, alacaklıların eşit muamele görmesini sağlar ve mahkemeye yol gösterir.

Konkordato talebi reddedilirse ne olur?

Konkordato talebinin reddedilmesi, borçlu açısından istenmeyen bir durumdur ve ciddi sonuçlar doğurur. Eğer konkordato başvurusu baştan (geçici mühlet dahi verilmeden) reddedilmişse, borçlu konkordato korumasından yararlanamaz ve alacaklılar derhal icra takibi yapmaya devam edebilir. Daha kritik olan, konkordatonun tasdik edilmemesi (onaylanmaması) hâlidir. Mahkeme kesin mühlet sonunda konkordato projesini onaylamazsa veya alacaklıların gerekli çoğunluğu sağlanamadığı için zaten onaya sunulamazsa, konkordato süreci sona erer. Borçlu iflasa tabi bir kişi (örneğin bir şirket) ise ve konkordato reddi anında hâlâ borca batık durumdaysa, mahkeme çoğunlukla borçlunun iflasına karar verirbilalalyar.com. Yani konkordato kalkınca şirkete doğrudan iflas kararı gelebilir.

Borçlu iflasa tabi değilse (örneğin gerçek kişi) konkordato reddedilse bile iflas kararı verilemez ama borçlu korumasız kalır; alacaklılar hemen haciz işlemlerine başlayabilir. Ayrıca İcra İflas Kanunu’na göre mahkeme, konkordato tasdikini reddederken borçlunun mallarının tamamına ihtiyati haciz de koyabilir. Bu, alacaklıların haklarını korumak için alınan bir tedbirdir; redden sonra alacaklılar koşullar oluşursa hızla bu haczi icraya çevirebilirler. Kısaca konkordato talebi reddedilirse, borçlu için iflas yolu görünür veya en azından çok sayıda icra takibiyle karşı karşıya kalır. Bu yüzden konkordato sürecinin ehil kişilerce yürütülmesi ve mümkün olduğunca reddedilmeye mahal vermeyecek şekilde yönetilmesi çok önemlidir.

Konkordato avukatı ücreti ne kadar?

Konkordato avukatının alacağı ücret, davanın ve işin kapsamına göre değişkenlik gösterir. Bu alanda sabit bir ücret tarifesi yoktur; her konkordato dosyasının karmaşıklığı, borç miktarı, alacaklı sayısı ve harcanacak emek farklı olacağından avukat ücreti de bunlara bağlı olarak belirlenir. A

vukatlık Kanunu ve baro tarifeleri gereği asgari ücretler mevcut olsa da, konkordato gibi kapsamlı işlerde genellikle müvekkille avukat arasında serbest bir ücret sözleşmesi yapılır. Ücretin miktarı; konkordato başvurusunun hazırlanması, mahkeme sürecinin takibi, alacaklılarla görüşme ve konkordato projesinin oluşturulması gibi işlerin tümünü kapsayacak şekilde, avukat ve müvekkil arasında müzakere edilerek kararlaştırılır. Özetle konkordato avukatı ücreti, işin niteliğine ve avukatın tecrübesine göre değişir; en doğrusu doğrudan avukatla görüşerek somut durum için bir ücret teklifi almaktır.

Sonuç ve Özet

Konkordato avukatı İstanbul” anahtar kelimesiyle aranan bu kapsamlı rehberde, konkordatonun ne olduğu, türleri, işleyiş süreci, reddedilme nedenleri ve bu alandaki avukatların rolü detaylı biçimde ele alınmıştır. Konkordato, doğru kullanıldığında zor durumdaki şirketler ve bireyler için hayati bir çıkış yoludur. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi gibi ekonomik aktivitenin yüksek olduğu yerlerde, konkordato uygulamaları yoğunlaştığından bu bölgelerde uzmanlaşmış avukatlardan destek almak başarı şansını artırmaktadır.

Unutulmamalıdır ki uygun koşullarda konkordato, iflasa kıyasla hem borçlu hem alacaklılar için daha avantajlı ve kontrollü bir çözümdür. Bu rehberi okuyan işletme sahipleri ve borçlular için en büyük tavsiye, erken hareket etmeleri ve konkordato sürecine girmeyi düşünüyorlarsa deneyimli bir konkordato avukatından profesyonel danışmanlık almayı ihmal etmemeleridir.

Kısaca Konkordato Avukatı İstanbul Rehberi – Başlıklar:

  • Konkordato Avukatı İstanbul – Tanımı ve Önemi: Konkordato kavramının anlamı, konkordato avukatının rolü ve İstanbul özelindeki önemi açıklandı.
  • Konkordato Türleri: Adi konkordato, iflas içi konkordato ve malvarlığının terki suretiyle konkordato olmak üzere üç konkordato türünün özellikleri ayrıntılarıyla ele alındı.
  • Konkordato Süreci Adımları: Başvurudan geçici ve kesin mühlet kararlarına, konkordato komiseri atanmasından alacaklılar toplantısı ve mahkeme tasdikine kadar konkordato sürecinin tüm aşamaları adım adım incelendi.
  • Konkordato Avukatının Rolü: Konkordato sürecinde avukatın üstlendiği görevler, borçlu ve alacaklılar için sağladığı faydalar ile konkordato avukatı seçerken dikkat edilmesi gereken noktalar vurgulandı.
  • İstanbul ve Marmara Bölgesi Uygulamaları: İstanbul ve çevresindeki konkordato uygulamalarının yoğunluğu, yerel mahkeme tecrübeleri ve bu bölgede uzman konkordato avukatlarıyla çalışmanın başarıya etkisi anlatıldı.
  • Sıkça Sorulan Sorular: Konkordato hakkında en çok merak edilen sorular (konkordato nedir, şartları, iflasla farkı, mühlet süreleri, konkordato komiserinin görevi, konkordato avukatı ücreti vb.) kısa ve anlaşılır şekilde cevaplandı.

konkordato avukatı

konkordato avukatı hakkında

konkordato avukatı

[1] [3] [4] [5] [6] [9] [10] [11] TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

https://tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=03BE2FB4-63AE-4EE4-AAA3-26F21AB84642

[2] medya.barobirlik.org.tr

https://medya.barobirlik.org.tr/tbbkitaplari/TBBBooks/623.pdf

[7] [PDF] İCRA VE İFLÂS KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK …

https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc102/kanuntbmmc102/kanuntbmmc10207101.pdf

[8] [13] Konkordato Avukatı Rehberi – İstanbul ve Türkiye | Kripto Para Avukatı | Bilişim Avukatı I Şirket Avukatı I Sosyal Medya Avukatı | Av. Bilal ALYAR

https://bilalalyar.com/konkordato-avukati

[12] [PDF] İCRA VE İFLAS KANUNU KONKORDATO HÜKÜMLERİ M.299-308/h

https://www.giresunbarosu.org.tr/upload/dosyalar/konkordato-semineri-sunum_17.pdf
Konkordato Avukatı İstanbul