Tüketici Arabuluculuk Rehberi 2026 | Dava Şartı
Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, 6502 sayılı Kanun m.73/A’da sayılan istisnalar dışında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ancak her tüketici talebi bu kapsama girmez. Önce uyuşmazlığın tüketici hakem heyetinin görevinde olup olmadığı, talebin niteliği ve kanundaki istisnalardan birine girip girmediği belirlenmelidir.
Dava şartı arabuluculuğun kapsamı
Tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlarda m.73/A’daki dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. Aynı maddede, 73’üncü maddenin altıncı fıkrasındaki davalar, 74’üncü maddede belirtilen davalar ve tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar da istisna olarak sayılmıştır. Bir talebin hangi istisnaya girdiği, yalnız tarafın kendisini tüketici olarak tanımlamasıyla belirlenmez.
Bu istisnalar m.73/A bakımından değerlendirilir; uyuşmazlığın başka bir özel düzenleme kapsamına girip girmediği ayrıca incelenmelidir. Örneğin 6325 sayılı Kanun m.18/B, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında, maddede belirtilen istisnalarla ayrı dava şartları düzenler. Birden fazla hukuki ilişkinin bulunduğu dosyada talebin konusu netleştirilmeden yalnız tek maddeye dayanılarak bütün başvuru gerekliliklerinin ortadan kalktığı sonucuna varılmamalıdır.
Başvuru yeri ve arabulucunun belirlenmesi
6325 sayılı Kanun m.18/A’ya göre başvuru, uyuşmazlık konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro bulunmayan yerlerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurulur. Arabulucu, büroya bildirilen listeden belirlenir. Taraflar bu listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o kişi görevlendirilir; herhangi bir sicil kaydının tek başına bu seçim usulünün bütün koşullarını karşıladığı varsayılmamalıdır.
Başvuruda karşı tarafa ve uyuşmazlığa ilişkin bilgilerin dosyayla uyumlu olması önemlidir. Arabulucu, eldeki iletişim bilgileriyle tarafları görevlendirme hakkında bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder; avukatı bulunsa bile asıl taraf da bilgilendirilir. Süreci yalnız dava dosyasına eklenecek bir kâğıt olarak görmek yerine, hangi talep üzerinde görüşüldüğünü baştan belirlemek gerekir.
Üç haftalık süre ve son tutanak
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Başvuru tarihi ile görevlendirme tarihini aynı tarih kabul ederek süre hesaplamak doğru olmayabilir. Taraflara ulaşılamaması, toplantıya katılım olmaması, anlaşma veya anlaşamama gibi sonuçlar üzerine faaliyet sona erdirilir ve son tutanak düzenlenir.
Arabuluculuk bürosuna başvurulması ile son tutanağın düzenlenmesi arasında geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu hüküm her dosyada son tutanaktan sonra baştan başlayan yeni ve tek tip bir dava süresi bulunduğu anlamına gelmez. İlgili talebin tabi olduğu süre, başvuru öncesindeki durum ve süreçte geçen zaman birlikte değerlendirilmelidir.
Başvuru yapılmaması ile tutanak eksikliği
Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta arabulucuya hiç başvurulmadan dava açılması ile başvuru yapılmış olmasına rağmen son tutanağın dilekçeye eklenmemesi farklıdır. İlgili düzenleme, 6325 sayılı Kanun m.18/A’nın ikinci fıkrasındadır. Bu ayrım, eksikliğin yalnız bir belge sunma sorunu mu yoksa dava öncesi başvurunun hiç yapılmamış olması mı olduğunu belirler.
Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucunun onayladığı örneğini dava dilekçesine eklemelidir. Eklenmemişse mahkeme, tutanağın bir haftalık kesin sürede sunulmasını ve aksi halde davanın usulden reddedileceğini bildirir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa ise kanunda herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan usulden ret öngörülür.
Anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik
6325 sayılı Kanun m.18’e göre anlaşmanın kapsamını taraflar belirler. Anlaşma belgesi düzenlenirse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Bununla birlikte bir belgenin anlaşma içermesi ile ayrıca ilam niteliğinde icra edilebilir belge sayılması farklı değerlendirmelerdir. İmza düzeni ve kanunun ayrıca şerh aradığı haller incelenmelidir.
Kanunlarda icra edilebilirlik şerhinin zorunlu tutulduğu haller dışında, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi m.18/4 uyarınca şerh aranmadan ilam niteliğinde belge sayılır. Bu koşulları karşılamayan belge için şerh talebi gündeme geldiğinde, dava öncesi arabuluculukta arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesine; devam eden dava sırasında arabuluculukta ise davayı gören mahkemeye başvurulması düzenlenmiştir.
Arabuluculuk sonunda üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaması m.18/5’te düzenlenmiştir. Bu nedenle anlaşma metninde hangi talebin, hangi edimin ve hangi kapsamın kararlaştırıldığı dikkatle belirlenmelidir. Anlaşma belgesinin sonradan geçersizliğinin ileri sürülmesi gibi farklı uyuşmazlıklar için bu rehberde bütün dosyalara uygulanacak bir sonuç açıklanmamaktadır.
Tüketiciye özgü ücret düzenlemesi
6502 sayılı Kanun m.73/A/3; taraflara ulaşılamaması, katılmama nedeniyle görüşme yapılamaması, anlaşma veya anlaşamama hallerinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanmasını düzenler. Ancak maddede bu tutarın, tarifenin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücreti geçemeyeceği de belirtilir. Bu üst sınır, bütün tarafların bütün giderlerinin sınırsız biçimde karşılandığı şeklinde sunulmamalıdır.
Tüketici lehine sonuçlanan dava sonrasında arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek bütçeye gelir kaydedilmesi de m.73/A’da düzenlenir. Ayrıca 6325 sayılı Kanun m.18/A’nın on birinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. Tüketicinin bu özel koruması ile diğer tarafın durumu birbirinden ayrılmalı; yalnız genel arabuluculuk hükümlerine bakılarak tüketiciye otomatik yaptırım yüklenmemelidir.
Gizlilik ile delil kullanma yasağının ayrımı
6325 sayılı Kanun m.4, aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun bilgi, belge ve kayıtları gizli tutmasını; taraflar ve görüşmeye katılan diğer kişilerin de gizliliğe uymasını düzenler. Delil kullanma yasağı ise ayrı olarak m.5’tedir. Görüşmelerde kullanılan her belgenin yalnız sunulduğu için daha sonraki davada kullanılamaz hale geldiği söylenemez.
M.5; arabuluculuk daveti, çözüm amacıyla ileri sürülen görüş ve teklifler, görüşme sırasında yapılan kabul ve öneriler ile yalnız arabuluculuk için hazırlanan belgeler bakımından sınırlamalar getirir. Hukuk davası ve tahkimde kullanılabilir bir delil, yalnız arabuluculukta sunulması nedeniyle kullanılamaz delile dönüşmez. Kanunun emrettiği veya anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde açıklamaya ilişkin istisna da maddede yer alır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hakem heyetine başvurmak için önce arabulucu gerekir mi?
6502 sayılı Kanun m.73/A’daki dava şartı arabuluculuk hükümleri, tüketici hakem heyetinin görevindeki uyuşmazlıklara uygulanmaz. Hakem heyeti kararlarına itiraz da aynı maddede ayrı istisnadır.
Arabulucuyu taraflar birlikte seçebilir mi?
Taraflar, büroya bildirilen listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşırsa bu kişi görevlendirilir. Anlaşma yoksa büro listeden belirleme yapar.
Son tutanak yoksa dava hemen reddedilir mi?
Başvurunun yapılmış olup olmadığı önemlidir. Başvuru yapılmış ancak tutanak eklenmemişse belgeyi sunmak için bir haftalık kesin süre verilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan davada ise m.18/A/2’de farklı ret düzenlemesi vardır.
Her anlaşma belgesi şerhsiz ilam niteliğinde midir?
Hayır. M.18/4’teki imza koşulları ve kanunun şerhi zorunlu tuttuğu haller ayrılmalıdır. Yalnız tarafların bir metni imzalaması, bu hükmün bütün koşullarının karşılandığını göstermez.
Arabuluculukta gösterdiğim fatura sonradan delil olamaz mı?
Kullanılabilir bir delil, yalnız arabuluculukta sunulması nedeniyle kullanılamaz hale gelmez. M.5’in belirli beyan ve belgelere ilişkin sınırlamaları saklıdır; gizlilik ile delil yasağı aynı şey değildir.
İlgili rehberler
Resmî kaynaklar
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Son güncelleme: 27.10.2026
