İstinaf ve Temyiz: Ceza Davasında Kanun Yolları
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Son güncelleme: 25.10.2026
Ceza davasında ilk derece mahkemesinin hükmüne karşı önce istinaf, bölge adliye mahkemesinin kararına karşı ise kanunun izin verdiği hâllerde temyiz yoluna gidilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra her iki başvurunun süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK m.273/1 ve m.291/1). Kanun yollarının genel karşılaştırması için istinaf ve temyiz karşılaştırması, dilekçenin yazımı için istinaf başvuru dilekçesi sayfalarına bakılabilir.
Yasal Dayanak
İstinaf CMK m.272-285, temyiz CMK m.286-307, kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesi ise CMK m.309 ve devamında düzenlenmiştir. Güncel ve resmî kanun metni Adalet Bakanlığı mevzuat sistemindeki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu sayfasından okunabilir.
Adım Adım Süreç
Adım 1: Kararın istinafa açık olup olmadığını belirlemek
CMK m.272/1’e göre ilk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulabilir; on beş yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir. Hükümden önce verilip hükme esas olan ya da ayrıca kanun yolu öngörülmemiş kararlar da hükümle birlikte istinaf edilebilir (m.272/2). Buna karşılık m.272/3 uyarınca hapis cezasından çevrilenler hariç, sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri ve kanunda kesin olduğu yazılı hükümler istinaf edilemez.
Adım 2: Süreyi doğru hesaplamak
İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (m.273/1). Eski metindeki “hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün” kuralı 7499 sayılı Kanunun 18. maddesiyle değiştirilmiştir; bu nedenle süreyi kısa kararın tefhiminden değil, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden başlatmak gerekir. Ağır ceza mahkemesindeki Cumhuriyet savcısı için süre, asliye mahkemesi kararının başsavcılığa geliş tarihinden başlar (m.273/3). Tutuklu sanık, beyanını veya dilekçesini zabıt kâtibine ya da ceza infaz kurumu müdürüne verebilir; işlem yapıldığı anda süre kesilmiş sayılır (m.263).
Adım 3: İstinaf dilekçesini hükmü veren mahkemeye vermek
Başvuru, bölge adliye mahkemesine değil, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır; beyan tutanağa geçirilip hâkime onaylatılır (m.273/1). Sanığın, katılanın ve katılma hakkı bulunan suçtan zarar görenin başvuru nedenlerini göstermemesi incelemeye engel değildir (m.273/4). Cumhuriyet savcısı ise nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı olarak göstermek zorundadır (m.273/5).
Adım 4: Bölge adliye mahkemesindeki ön inceleme
Dosya geldiğinde bölge adliye mahkemesi önce dosya üzerinden ön inceleme yapar. Yetkisizlik hâlinde dosyayı yetkili bölge adliye mahkemesine gönderir; başvurunun süresinde yapılmadığını, kararın istinafa tabi olmadığını veya başvuranın buna hakkı bulunmadığını saptarsa başvuruyu reddeder. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır (m.279).
Adım 5: Esas inceleme ve bölge adliye mahkemesinin kararı
İstinaf incelemesi usul, esas ve ispat değerlendirmesini birlikte kapsar. Bölge adliye mahkemesi m.280/1 uyarınca hukuka aykırılık ve eksiklik bulunmadığını saptarsa başvuruyu esastan reddeder; m.303/1’deki bazı hatalar ile m.280/1-b, c ve d bentlerindeki hâllerde hukuka aykırılığı düzelterek esastan ret kararı verir. M.289’daki hukuka kesin aykırılık hâllerinde veya m.280/1-f’deki durumlarda hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir. Diğer hâllerde davanın yeniden görülmesine karar verip duruşma açar (m.280/1-g); duruşma sonunda başvuruyu esastan reddeder ya da hükmü kaldırarak yeniden hüküm kurar (m.280/2). İstinafa yalnız sanık lehine başvurulmuşsa yeni hüküm, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz (m.283).
Adım 6: Bölge adliye mahkemesi kararının temyize açık olup olmadığını belirlemek
Kural olarak bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümleri temyiz edilebilir (m.286/1). M.286/2 ise geniş bir istisna listesi içerir. Örneğin ilk derece mahkemesince verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar ve beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Diğer bentler seçenek yaptırımlar, adli para cezası gerektiren suçlar ve belirli beraat, düşme ve güvenlik tedbiri kararlarını kapsar. M.286/3 bu istisnalara rağmen temyiz edilebilecek suçları ayrıca listeler. Uygulanacak bent dosya özelinde incelenmelidir.
Adım 7: Temyiz dilekçesi ve temyiz nedeni
Temyiz istemi de hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (m.291/1). Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır; bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır (m.288). Temyiz eden, hükmün hangi nedenle bozulmasını istediğini göstermek zorundadır ve temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir (m.294). Hukuka aykırı delile dayanma gibi m.289’da sayılan hâllerde, dilekçede gösterilmese de hukuka kesin aykırılık var sayılır.
Adım 8: Yargıtay incelemesi ve verilebilecek kararlar
Yargıtay, hükmü hukuka uygun bulursa temyiz isteminin esastan reddine karar verir; hükmü etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozar ve bozma sebeplerini ilamda ayrı ayrı gösterir (m.302). Yargıtay’ın incelemesi hukuki denetimle sınırlı olmakla birlikte, m.303’te sayılan hâllerde, örneğin olayın daha fazla aydınlatılmasına gerek kalmadan beraat veya düşme kararı verilmesi gerekiyorsa ya da cezanın hesaplanmasında maddi hata yapılmışsa, davanın esasına hükmedebilir veya hükümdeki hukuka aykırılığı düzeltebilir.
Adım 9: Bozmadan sonra yeniden yargılama ve direnme
Bozma üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (m.307/1). Bozmaya uyularak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı yalnız temyiz yoluna başvurulabilir (m.307/3). Mahkemenin bozma kararına direnme hakkı vardır; direnme kararı önce kararına direnilen daireye gider, daire kararını düzeltmezse dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilir (m.307/4). Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz (m.307/5).
Adım 10: Kesinleşmiş hükme karşı olağanüstü yollar
İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla kanun yararına bozma isteyebilir (m.309); Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da m.309/4-d hâlleriyle sınırlı olarak bu yetkiyi re’sen kullanabilir (m.310). Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi ise belgenin sahteliği, yeni olay veya delil ortaya çıkması ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı gibi m.311’de sayılan sınırlı hâllerde istenebilir. Yenileme istemi infazı kendiliğinden durdurmaz; mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir (m.312).
Süre Konusunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/550, K. 2026/101, 18.02.2026 tarihli kararında, gerekçesiyle birlikte açıklanmayan hükümlerde istinaf süresinin başlangıcını incelemiştir. Kurul, Anayasa Mahkemesinin m.273/1’deki “hükmün açıklanmasından itibaren” ibaresini iptal eden kararını ve 7499 sayılı Kanunla yapılan değişikliği değerlendirerek, 01.06.2024 tarihinden önce verilen kararlar bakımından da sürenin hükmün açıklanmasından değil gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren başladığının kabulü gerektiği sonucuna varmış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oy çokluğuyla reddetmiştir.
Dikkat Edilecek Noktalar
- Süreyi tebliğ tarihinden hesaplayın ve tebliğ evrakını saklayın; süre geçtikten sonra yapılan başvuru ön incelemede reddedilir.
- Kararın istinaf veya temyize açık olup olmadığını m.272/3 ve m.286/2-3 bentlerine göre ayrı ayrı kontrol edin.
- Tutukluluk sürerken kanun yolu başvurusuna ek olarak tutukluluğa itiraz da ayrıca değerlendirilir; ayrıntı için tutuklama itirazı ve tahliye rehberi.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ertelemenin farkı kanun yolunun seçimini etkileyebilir; bkz. HAGB ve erteleme karşılaştırması.
- Kanun yolu dilekçesi savunmanın devamıdır; genel çerçeve için ceza savunma stratejisi, terimler için ceza hukuku sözlüğü.
Her dosyada sonuç, hükmün türüne, ceza miktarına ve somut hukuka aykırılıklara göre değişir; bu sayfa genel bilgi verir ve belirli bir sonucu taahhüt etmez. Diğer ceza hukuku rehberleri için İstanbul ceza avukatı sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza davasında istinaf süresi kaç gündür?
CMK m.273/1’e göre istinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Eski yedi günlük süre 7499 sayılı Kanunla değiştirilmiştir.
Temyiz süresi ne zaman başlar?
CMK m.291/1 uyarınca temyiz süresi de hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.
Her bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilebilir mi?
Hayır. Bozma dışındaki hükümler kural olarak temyize açıktır, ancak CMK m.286/2 beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin esastan ret kararları gibi birçok istisna öngörür; m.286/3 ise bazı suçlarda bu istisnalara rağmen temyize izin verir.
Yalnız sanık başvurursa ceza artabilir mi?
İstinafa yalnız sanık lehine başvurulmuşsa yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz (m.283). Temyiz sonrası yeniden yargılamada da hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine temyiz edilmişse aynı sınır uygulanır (m.307/5).
Yargıtay delilleri yeniden değerlendirir mi?
Temyiz ancak hukuka aykırılık nedenine dayanır ve temyiz sebebi hükmün hukuki yönüne ilişkin olmalıdır (m.288, m.294). Yargıtay m.303’te sayılan sınırlı hâllerde davanın esasına hükmedebilir veya hukuka aykırılığı düzeltebilir.
