Tutuklama İtirazı ve Tahliye: Adım Adım Süreç

Tutuklama kararına karşı yol, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.267-268’de düzenlenen itirazdır. İtiraz, kararı öğrenme gününden itibaren iki hafta içinde kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye verilir; kararı veren merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde inceleme merciine gönderir. Bunun yanında şüpheli veya sanık her aşamada salıverilmesini isteyebilir (CMK m.104) ve tutukluluk belirli aralıklarla yeniden incelenir (CMK m.108). Bu rehber, süreci sırasıyla ve kanun metnine dayanarak anlatır; hiçbir adım tahliye sonucunu güvence altına almaz.

Son güncelleme: 25.10.2026

Yasal Dayanak

Tutuklamanın şartları CMK m.100’de, tutuklama kararının içeriği m.101’de, azami süreler m.102’de, salıverilme istemleri m.103-104’te, tutukluluğun incelenmesi m.108’de, adli kontrol m.109-112’de, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat m.141-142’de, itiraz ise m.267-268’de yer alır. Güncel metnin tamamı Ceza Muhakemesi Kanunu resmî metninde okunabilir. Kavramların kısa tanımları için Ceza Hukuku Sözlüğü sayfasına bakılabilir.

Adım Adım Süreç

Adım 1: Tutuklama Kararının Gerekçesini İncelemek

CMK m.100/1’e göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması gerekir; işin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan durumda tutuklama kararı verilemez. Tutuklama nedenleri m.100/2’de kaçma şüphesi ile delilleri karartma veya tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı girişimi olarak sayılmıştır; m.100/3’teki katalog suçlarda ise somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere üst sınırı iki yılı aşmayan hapis cezalı suçlarda tutuklama kararı verilemez (m.100/4). CMK m.101/2 uyarınca kararda kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerini, tedbirin ölçülü olduğunu ve adli kontrolün yetersiz kalacağını gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilmesi gerekir. İtirazın ilk işi, bu dört unsurun kararda ayrı ayrı karşılanıp karşılanmadığını kontrol etmektir.

Adım 2: İtiraz Dilekçesini Süresinde Vermek

CMK m.101/5, tutuklama kararlarına itiraz edilebileceğini öngörür. CMK m.268/1’e göre itiraz, kanunda ayrık hüküm yoksa ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçeyle veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilmek koşuluyla beyanla yapılır. Bu süre 7499 sayılı Kanun ile “yedi gün” yerine “iki hafta” olarak değiştirilmiştir. Dilekçede kararın hangi unsurunun somut olgularla desteklenmediği, adli kontrol yükümlülüklerinin neden yeterli olabileceği ve dosyadaki yeni gelişmeler açıkça yazılmalıdır.

Adım 3: Kararı Veren Merciin Ön Değerlendirmesi

CMK m.268/2 uyarınca kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. Dolayısıyla itiraz önce kararı veren merciin önüne gelir ve bu aşamada da tahliye veya adli kontrole çevirme kararı verilebilir.

Adım 4: İtiraz Merciinin İncelemesi

İtirazı inceleyen merci “üst mahkeme” değil, CMK m.268/3’te gösterilen mercidir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına karşı itirazı, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir (m.268/3-b). Asliye ceza mahkemesi kararlarına itirazı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi; ağır ceza mahkemesi kararlarına itirazı ise numara olarak kendisini izleyen daire, tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi inceler (m.268/3-c).

Adım 5: Salıverilme Talebi ve Periyodik İnceleme

İtirazdan bağımsız olarak şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; bu talep hakkındaki kararlara da itiraz edilebilir (CMK m.104/1-2). Soruşturmada şüpheli ve müdafii, adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmayı sulh ceza hâkiminden isteyebilir; Cumhuriyet savcısı tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi re’sen serbest bırakır (m.103). CMK m.108/1’e göre soruşturma evresinde en geç otuzar günlük süreler itibarıyla, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle tutukluluğun devamına karar verir; bu inceleme şüpheli tarafından da istenebilir (m.108/2). Kovuşturmada hâkim veya mahkeme bu değerlendirmeyi her oturumda, gerektiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkradaki süre içinde re’sen yapar (m.108/3).

Adım 6: Adli Kontrolü Alternatif Olarak Sunmak

CMK m.109/1’e göre tutuklama nedenleri bulunsa bile şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir; m.109/3 yurt dışına çıkış yasağı, belirli yerlere düzenli başvurma, güvence yatırma ve konutu terk etmeme gibi yükümlülükleri sayar. Adli kontrol yükümlülüklerinin devamı en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilir (m.110/4), kararlara itiraz edilebilir (m.111/2) ve yükümlülüklere isteyerek uymayan kişi hakkında hemen tutuklama kararı verilebilir (m.112/1). İki tedbirin ayrıntılı karşılaştırması için tutuklama ve adli kontrol karşılaştırması rehberine bakılabilir.

Adım 7: Azami Tutukluluk Sürelerini Takip Etmek

CMK m.102’ye göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok bir yıldır ve zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok iki yıldır; uzatma toplam üç yılı, kanunda sayılan bazı suçlarda beş yılı geçemez. Soruşturma evresinde tutukluluk, ağır ceza dışındaki işlerde altı ayı, ağır ceza işlerinde bir yılı geçemez (m.102/4). On beş yaşını doldurmamış çocuklarda bu süreler yarı, on sekiz yaşını doldurmamışlarda dörtte üç oranında uygulanır (m.102/5).

Adım 8: Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminatı Değerlendirmek

CMK m.141/1, kanuna aykırı tutuklama, kanuna uygun tutuklamadan sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi ve tutuklama işlemine karşı kanuni başvuru imkânlarından yararlandırılmama gibi hâllerde maddi ve manevi zararın Devletten istenebileceğini düzenler. İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılabilir (m.142/1); (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemlerde 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır (m.142/2). Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün 11/5/2022 tarihli, 2020/15818 başvuru numaralı kararında, tutukluluğu mahkûmiyetle sona eren başvurucunun itirazlarının geç değerlendirildiği şikâyeti bakımından CMK m.141’deki tazminat davasının önce tüketilmesi gereken etkili bir yol olduğu belirtilmiş ve başvurunun bu kısmı kabul edilemez bulunmuştur.

Adım 9: Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

6216 sayılı Kanun m.45/1’e göre herkes, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki bir hakkının kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir; ancak m.45/2 uyarınca kanunda öngörülen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamı önceden tüketilmiş olmalıdır. Başvuru, iç hukuk yolları tüketildikten sonra, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (m.47/5). Başvuru dilekçesinin içeriği ve ekleri 6216 sayılı Kanun resmî metninde m.47/3’te sayılmıştır.

Adım 10: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

İç hukuk yolları ve Anayasa Mahkemesi aşaması tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru da gündeme gelebilir. Başvurunun kabul edilebilirlik şartları ve süresi, başvuru öncesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin güncel resmî metninden ayrıca kontrol edilmelidir.

İtiraz Dilekçesinde Dikkat Edilecek Noktalar

  • Kararın öğrenildiği tarih ve iki haftalık itiraz süresinin son günü dosyaya not edilmelidir (CMK m.268/1).
  • Kararın m.101/2’deki dört unsuru somut olgularla gerekçelendirip gerekçelendirmediği ayrı başlıklar hâlinde ele alınmalıdır.
  • Adli kontrol yükümlülüklerinden hangisinin somut olayda yeterli olabileceği, kişinin sabit adresi, ailesi ve işi gibi olgularla belgelendirilmelidir.
  • Delillerin toplanmış olması gibi tutuklama nedenini etkileyen yeni durumlar, salıverilme talebinde (m.104) de ayrıca ileri sürülebilir.

İlgili Rehberler

Hüküm sonrasındaki kanun yolları için ceza davasında istinaf ve temyiz rehberine, soruşturma ve kovuşturmada savunmanın kurgusu için ceza savunma stratejisi rehberine bakılabilir. Ceza hukukundaki diğer konular İstanbul ceza avukatı sayfasında toplanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tutuklama kararına itiraz süresi kaç gündür?

CMK m.268/1’e göre itiraz, kanunda ayrık hüküm yoksa kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. Bu süre 7499 sayılı Kanun ile yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır.

İtiraz dilekçesi hangi mercie verilir?

Dilekçe kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye verilir. Bu merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde CMK m.268/3’te gösterilen inceleme merciine gönderir; sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararında bu merci, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimidir.

İtiraz reddedilirse yeniden tahliye istenebilir mi?

Evet. CMK m.104/1 uyarınca şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; bu talep hakkındaki kararlara da itiraz edilebilir. Ayrıca soruşturmada tutukluluk en geç otuzar günlük süreler itibarıyla yeniden incelenir.

Tutukluluk en fazla ne kadar sürebilir?

CMK m.102’ye göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde süre bir yıl olup altı ay uzatılabilir; ağır ceza işlerinde iki yıldır ve uzatmalarla toplam üç yılı, kanunda sayılan bazı suçlarda beş yılı geçemez. Soruşturma evresi için ayrıca daha kısa üst sınırlar vardır.

Anayasa Mahkemesine ne zaman başvurulabilir?

6216 sayılı Kanun m.45/2 uyarınca önce kanunda öngörülen başvuru yollarının tamamı tüketilmelidir. Başvuru, bu yolların tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (m.47/5).

Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com