Terekenin Resmi Defterinin Tutulması (TMK 619, 2026)
Terekenin resmi defterinin tutulması, mirasçının mirasbırakanın borçlarından terekeyle sınırlı sorumlu olmasını sağlayan koruyucu bir kurumdur. TMK 619-636 arası hükümler uygulanır. 1 ay süre içinde talep edilmelidir.
İçindekiler
- Talep Süresi ve Şartlar
- Alacaklıların Talep Edilmesi (TMK 621)
- Defter Tutma Süresi (TMK 626)
- Karar Süreci (TMK 627-628)
- Sınırlı Sorumluluk ve Alacaklı Hakları
- Sıkça Sorulan Sorular
Talep Süresi ve Şartlar
TMK 619/1 mirasçının miras hakkını öğrenmesinden itibaren 1 ay içinde resmi defter tutulmasını talep edebileceğini düzenler. Süre hak düşürücüdür. Talep mirasbırakanın son yerleşim yerinin sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mahkeme ilan yoluyla alacaklıları tespite çağırır.
Alacaklıların Talep Edilmesi (TMK 621)
Mahkeme resmi deftere geçmesi için alacaklılar ve borçluları ilan yoluyla çağırır. İlanda bir aydan az olmamak üzere süre verilir. Süre içinde deftere kaydedilmeyen alacaklar terekenin tasfiyesinde ikinci planda kalır ve sorumluluk sınırlı olur.
Defter Tutma Süresi (TMK 626)
Defter tutma süresi en fazla 2 aydır; mahkeme haklı sebeple uzatabilir. Bu sürede mirasçı mal beyanında bulunur, mahkeme banka ve kamu kurumlarından bilgi toplar, değerlendirme yapar. Defter tamamlandığında mirasçıya karar tebliğ edilir.
Karar Süreci (TMK 627-628)
Defter tutma kararı sonrasında mirasçı; 1) Mirası kayıtsız şartsız kabul edebilir, 2) Mirası reddedebilir, 3) Resmi tasfiye talep edebilir, 4) Resmi defter uyarınca sınırlı sorumlulukla mirası kabul edebilir. Karar için 1 ay süre verilir; süresi içinde karar verilmezse defter uyarınca kabul edilmiş sayılır (TMK 627).
Sınırlı Sorumluluk ve Alacaklı Hakları
Deftere kaydedilmiş alacaklar bakımından mirasçı tereke ile sınırlı sorumludur. Deftere kaydedilmemiş alacaklılar yalnızca mirasbırakanın defterde yer alan terekesindeki haklarından yararlanabilirler. Mirasçı kendi kişisel malvarlığıyla sorumlu olmaz; bu mirasçıyı borca batmaktan korur.
Sıkça Sorulan Sorular
Resmi defter tutma talep süresi ne kadar?
TMK 619/1’e göre mirasçı miras hakkını öğrendiği tarihten itibaren 1 ay içinde talep etmelidir. Süre hak düşürücüdür; süre geçtikten sonra talep edilemez.
Resmi defter mirasçıya ne sağlar?
Mirasçı mirasbırakanın borçlarından terekeyle sınırlı sorumlu olur. Kişisel mal varlığı borçlara karşı korunur; deftere geçmeyen alacaklar yalnızca tereke ile sınırlı hak doğurur.
Defter tutma ne kadar sürer?
TMK 626’ya göre defter tutma süresi en fazla 2 aydır. Mahkeme haklı sebeple bu süreyi uzatabilir. Sürede mal varlığı, borçlar, alacaklar tespit edilir.
Süre içinde karar vermezsem ne olur?
TMK 627 uyarınca kendisine tanınan 1 ay içinde karar vermeyen mirasçı resmi defter uyarınca (sınırlı sorumlulukla) mirası kabul etmiş sayılır.
Yargıtay ve AYM Kararları
- Yargıtay içtihatları: Yargıtay içtihatları- Terekenin Paylaşımı. Mirasçılar arası paylaşma anlaşmasının geçersizliği iddiasında şekil şartları, tarafların iradesi, taşınmazın tapuda resmi devri gibi unsurların birlikte değerlendirileceği; anlaşmazlık halinde sulh mahkemesinin aynen paylaşma veya satış yoluyla paylaşmaya karar vereceği vurgulanmıştır. UYAP Mevzuat
- Yargıtay içtihatları: Yargıtay içtihatları- Mirasın Reddi ve Süre. Mirasın reddi için TMK 605’teki 3 aylık sürenin mirasçının miras hakkını öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başladığı; süre geçirilmesi halinde mirasın kabul edilmiş sayılacağı; hükmen red halinde alacaklı itirazının koşulları incelenmiştir. UYAP Mevzuat
İlgili Miras Hukuku Rehberleri
Bölgesel Miras Hukuku Hizmetleri
- istanbul miras hukuku alanı Rehberi (2026)
- ankara miras hukuku alanı Rehberi (2026)
- izmir miras hukuku alanı Rehberi (2026)
- bursa miras hukuku alanı Rehberi (2026)
- antalya miras hukuku alanı Rehberi (2026)
YouTube Hukuk Kanalı
Detaylı video anlatımı için @bilalalyar YouTube kanalını ziyaret edebilirsiniz.
Güncellenme: 17 Nisan 2026 — Alyar Hukuk & Danışmanlık
İlgili Mevzuat ve Yararlı Kaynaklar
| Mevzuat | Konu | Madde Atfı |
|---|---|---|
| 4721 SK — TMK | Türk Medeni Kanunu — Aile hukuku | m.118-494 |
| TMK m.161-166 | Boşanma sebepleri | Özel ve genel sebepler |
| TMK m.166/3 | Anlaşmalı boşanma | Min. 1 yıl evlilik |
| TMK m.174-175 | Tazminat ve yoksulluk nafakası | Kusur analizi |
| TMK m.182 | Velayet | Çocuğun üstün yararı |
| TMK m.202-232 | Mal rejimi — edinilmiş mallara katılma | Katılma alacağı, değer artış payı |
| TMK m.282-301 | Soybağı | Tanıma, babalık, ret |
| TMK m.305-320 | Evlat edinme | Küçük ve ergin |
| TMK m.396-494 | Vesayet | Kısıtlama, vasi, kayyım |
| 6284 SK | Ailenin korunması | Koruma ve önleyici tedbirler |
| 5718 SK — MÖHUK | Yabancı karar tanıma-tenfiz | m.50-59 |
| 4787 SK | Aile Mahkemeleri | Pedagog/psikolog/sosyal çalışmacı |
| HMK m.12 | Aile mahkemesi yetkisi | Yerleşim yeri / son 6 ay |
| İİK m.38, 344 | İlam ve tazyik hapsi | Nafaka tahsili |
| AİHS m.8 | Özel hayat ve aile yaşamına saygı | İnsan hakları çerçevesi |
Başvurulacak Kurumlar
- Aile Mahkemesi — boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi, evlat edinme, soybağı
- Sulh Hukuk Mahkemesi — vesayet, kayyım, tereke
- Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü — sosyal inceleme, koruma
- Nüfus Müdürlüğü — tanıma, boşanma tescili
- Noter — evlilik sözleşmesi, vekalet
- Arabuluculuk Daire Başkanlığı — ihtiyari aile arabuluculuğu
- BAM Hukuk Daireleri / Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — kanun yolu
Genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için uzman değerlendirmesi gereklidir.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Hukuku
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde ilgili mevzuat çerçevesinde bilgilendirme alınması yararlı olabilir.
