İlgili konu: Konkordato başvuru ve mahkeme süreci (İİK 285)

İlgili konu: Konkordato geçici ve kesin mühlet (İİK 287)

Konkordato Hukuku

Konkordato Hukuku: Tanımı, Rolü ve Önemi

Konkordato avukatı, mali zorluk yaşayan borçluların alacaklılarıyla anlaşma (konkordato) sürecinde hizmet veren hukuk danışmanıdır.

Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya yakın gelecekte ödeyememe tehlikesi bulunan şirketler ve şahıslar için konkordato, iflasa alternatif bir yasal çözüm sunar.

Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar nedeniyle konkordato başvurularında artış gözlemlenmiştir.

Bir çok işletme iflasın eşiğine gelmemek ve borç yükünü hafifletmek amacıylakonkordato yoluna başvurmuştur.

Bu süreçtekonkordato avukatı, borçlu veya alacaklı tarafın haklarını korumak ve yasal prosedürleri doğru şekilde uygulamak adına kritik bir rol üstlenir.

Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar nedeniyle konkordato başvurularında artış gözlemlenmiştir; bir çok işletme iflasın eşiğine gelmemek ve borç yükünü hafifletmek amacıylakonkordato yoluna başvurmuştur. Bu tabloda, sürecin karmaşıklığı ve hukuki titizlik gerektirmesi nedeniyle deneyimli birkonkordato avukatıyla çalışmak, başarılı bir konkordato için belirleyici hale gelmiştir.

Nitekim İstanbul, Türkiye’nin ekonomik merkezi olması dolayısıyla konkordato başvurularının da sıkça görüldüğü bir lokasyondur.

Finansal darboğaza giren birçok firmakonkordato ilan ederek yeniden yapılandırma yoluna gitmektedir.

Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar nedeniyle konkordato başvurularında artış gözlemlenmiştir. Bir çok işletme iflasın eşiğine gelmemek ve borç yükünü hafifletmek amacıylakonkordato yoluna başvurmuştur.

Bu tabloda, sürecin karmaşıklığı ve hukuki titizlik gerektirmesi nedeniyle deneyimli birkonkordato avukatıyla çalışmak, başarılı bir konkordato için belirleyici hale gelmiştir.

Konkordato avukatı; müvekkilinin durumunu analiz eder, konkordato başvurusu için gerekli belgeleri hazırlar, mahkeme nezdindeki süreçleri takip eder ve alacaklılarla müzakereleri yönetir.

Bu avukatlar sadece borçlu şirketlere değil, aynı zamanda alacaklı tarafına da hizmet sunarak, alacaklıların çıkarlarının korunmasını sağlar.

İstanbul konkordato avukatı olarak faaliyet gösteren avukatlar, özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşan konkordato davalarında tecrübe sahibidir.

Nitekim İstanbul, Türkiye’nin ekonomik merkezi olması dolayısıyla konkordato başvurularının da sıkça görüldüğü bir lokasyondur. Finansal darboğaza giren birçok firmakonkordato ilan ederek yeniden yapılandırma yoluna gitmektedir. Bu nedenle bölgedeki hukuk büroları arasında konkordato mevzuatına hakim ve pratik deneyime sahip avukatlar öne çıkmaktadır.

Konkordato avukatının önemi, sadece dava dosyasını hazırlamakla sınırlı değildir. Bu avukatlar, müvekkillerine süreç boyunca stratejik danışmanlık yapar, olası riskleri öngörerek engelleyici tedbirler alır ve yasal hak kayıplarını önlemeye çalışır.

Bu rehberde, konkordato hukuku konusunu İİK m.285-309 çerçevesinde kapsamlı bir şekilde ele alıyoruz. Güncel yasal düzenlemeler, uygulamadaki önemli noktalar ve sıkça sorulan sorulara ayrıntılı yanıtlar bulacaksınız. Her hukuki uyuşmazlık kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ilgili mevzuat çerçevesinde avukata danışmanızı öneriyoruz.

Konkordato Nedir ve Nasıl İşler?

Konkordato avukatı, sürecin her aşamasında yalnızca hukuki destek sağlamakla kalmaz, aynı zamanda müvekkilinin finansal durumunu iyileştirmek için stratejik çözümler geliştirir. Bu da borçlu ve alacaklı arasındaki müzakerelerin daha etkili ve özenli olmasını sağlar.

Özellikleİstanbul’daki konkordato avukatları, bölgedeki ekonomik zorluklar ve artan başvurular nedeniyle önemli bir rol oynamaktadırlar. Bu avukatlar, alacaklılar ve borçlular arasında sağlıklı bir iletişim ve müzakere sürecinin yürütülmesinde kritik bir öneme sahiptir.

Konkordato sürecinin başarılı bir şekilde sonuçlanabilmesi içinkonkordato avukatıyla çalışmak oldukça önemlidir. Bu avukatlar, müvekkillerinin etkili bir şekilde savunulmasını sağlar ve yasal süreçlerin doğru bir şekilde yürütülmesine yardımcı olurlar.

Konkordato, ödeme güçlüğüne düşen borçluların, alacaklılarıyla belirli bir ödeme planı üzerinde anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan ve mahkeme gözetiminde yürütülen bir hukuki süreçtir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285–309. maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenen konkordato kurumu, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlulara, muhtemel bir iflastan kurtulma fırsatı sunar.

Bu mekanizma sayesinde borçlu; borçlarını belirli bir oranda indirim (tenzilat) veya vade vererek ödeme teklifinde bulunur ve bu teklif alacaklıların onayına sunulur. Mahkemece tasdik edilen (onaylanan) bir konkordato projesi, borçlu ve konkordatoya dahil alacaklılar bakımından bağlayıcı hale gelir.

Konkordatonun temel amacı, borçlunun ekonomik faaliyetini sürdürebilmesini sağlarken alacaklıların da iflâs haline kıyasla daha yüksek bir geri ödeme almasına imkan tanımaktır. Yani konkordato, bir yönüyle borçluyu koruyan, diğer yönüyle alacaklıların menfaatini gözeten dengeleyici bir çözüm yolu olarak tasarlanmıştır.

  • Başvuru Hazırlığı: Konkordato süreci, borçlunun (veya alacaklılardan birinin) asliye ticaret mahkemesine konkordato talebiyle başvurmasıyla başlar.

Mahkeme onaylı konkordato süresince borçlu, belirli sürelerle koruma altına alınır. Mühlet içinde takip yasağı ve başlamış takiplerin durması genel kuraldır; İİK m.294/2 ve m.295’te düzenlenen imtiyazlı ve rehinli alacaklara ilişkin takip istisnaları saklıdır. Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur (İİK m.294/3). Bu sayede borçlu, yeni bir yük birikmeden mali durumunu iyileştirmeye odaklanabilir. Ancak konkordato süresince borçlu, günlük faaliyetlerini sürdürebilse de mahkemenin atadığı konkordato komiserinin denetimi altındadır.

Konkordatonun iflas ertelemeden farkı, alacaklıların onayına ve mahkeme tasdikine dayanmasıdır. “İflas erteleme” mekanizması geçmişte borçlu şirketlere, alacaklı onayı olmaksızın belirli bir süre koruma sağlıyordu ancak 2018 yılında 7101 sayılı Kanun ile iflasın ertelenmesi hükümleri (İİK m.179/a–179/c) yürürlükten kaldırılmış ve konkordato hükümleri yeniden düzenlenmiştir.

Konkordatoda ise alacaklılar sürecin merkezinde yer alır: Borçlunun önerdiği ödeme planı, alacaklıların yasal çoğunlukla kabulüne ve devamında mahkemenin hukuka uygunluk denetimine tabidir. Bu yönüyle konkordato, şeffaf ve çok taraflı bir yapıdadır.

Özellikle adi konkordato denilen klasik konkordatoda, borçlu iflasa gitmeden önce alacaklılarla masaya oturup bir borç ödeme projesi hazırlar; alacaklıların belirli bir oranı bu projeyi kabul ederse ve proje mahkemece onaylanırsa, borçlu vade veya indirim imkanlarıyla borçlarını ödeyebilir. İİK m.308 uyarınca konkordato tasdik edilmezse mahkeme talebin reddine karar verir. Borçlunun iflâsa tabi olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme borçlunun iflâsına resen karar verir.

Konkordato Türleri: Türk hukukunda birden fazla konkordato türü bulunmaktadır. En yaygın olan adi konkordato, yukarıda anlatılan borçların vadeye yayılması veya kısmen indirim yapılması suretiyle borçların yapılandırıldığı konkordato türüdür. Bunun dışında malvarlığının terki suretiyle konkordato adı verilen konkordato türü de vardır ki bu durumda borçlu, alacaklılarına tüm malvarlığını terketmeyi (devretmeyi) teklif ederek borçlarını tasfiye etmeye çalışır.

Bu tür konkordato, bir bakıma kontrollü tasfiye süreci olup borçlunun tüm malvarlığı bir masa halinde alacaklılar yararına yönetilir ve paraya çevrilir. İflastan sonra konkordato ise borçlunun iflasına karar verildikten sonra devreye girebilen bir mekanizmadır; iflas etmiş bir borçlu, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını ödemek isterse İİK m.309 gereğince konkordato talep.

Bu, pratikte nadiren kullanılan bir yol olsa da kanunda öngörülmüştür. Ayrıca sermaye şirketleri ve kooperatiflerin alacaklılarıyla uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma prosedürü (İİK m.309/m ve devamı) kanuna 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenmiştir. Bu özel yeniden yapılandırma, özellikle finansal kurumlarla yapılan anlaşmalar çerçevesinde borçların yapılandırılmasını sağlayan bir yöntemdir ancak uygulamada konkordato kadar yaygın değildir.

Konkordato Süreci ve Aşamaları

Konkordato süreci, belirli yasal aşamalardan oluşan karmaşık bir süreçtir ve her aşamada yasal şartların eksiksiz yerine getirilmesi gerekir.

Sürecin başarıya ulaşması için borçlunun, konkordato avukatının rehberliğinde bu aşamaları titizlikle yürütmesi şarttır:

Konkordato süreci, belirli yasal aşamalardan oluşan karmaşık bir süreçtir ve her aşamada yasal şartların eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Sürecin başarıya ulaşması için borçlunun, konkordato avukatının rehberliğinde bu aşamaları titizlikle yürütmesi şarttır:

  • Başvuru Hazırlığı: Konkordato süreci, borçlunun (veya alacaklılardan birinin) asliye ticaret mahkemesine konkordato talebiyle başvurmasıyla başlar. Borçlu açısından başvurabilmek için borçlarını ödeyemiyor olması veya yakın bir zamanda ödeyemeyecek durumda bulunması gerekir.
  • Alacaklılar da, eğer borçlu hakkında iflas isteme hakları varsa, gerekçeli bir dilekçeyle borçlu için konkordato süreci başlatılmasını isteyebilir. Başvuru dilekçesine, İcra ve İflas Kanunu m.286’da belirtilen belgelerin eksiksiz eklenmesi zorunludur. Bu belgeler arasında; borçlunun borçlarını hangi oranda ve vadede ödeyeceğini gösteren konkordato ön projesi, borçlunun malvarlığı durumunu ispatlayan ayrıntılı mali tablolar (bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, ara bilançolar, vb.), alacaklılar listesi (alacaklıların isimleri, alacak miktarları ve imtiyaz durumlarıyla birlikte) ve borçlunun teklifinin başarılı olmasının güçlü ihtimal olduğunu gösteren bağımsız denetim raporu yer alır.
  • Bu rapor, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanır (İİK m.286/1-e) ve borçlunun konkordato teklifinin gerçekçi bir zemine oturduğunu finansal analizlerle ortaya koyar. Başvuru esnasında ayrıca konkordato gider avansı adı altında, yargılama giderlerini karşılayacak miktarda depozitoyu mahkeme veznesine yatırmak gerekir. Bu avans; tebligat masrafları, ilan ücretleri, bilirkişi ve konkordato komiseri ücretleri, muhtemel iflas masrafları gibi kalemleri kapsayan bir teminattırhigm.adalet.gov.trhigm.adalet.gov.tr.
  • Adalet Bakanlığınca belirlenen güncel Konkordato Gider Avansı Tarifesi’ne göre tebligat ve ilan giderleri, bilirkişi ve konkordato komiseri ücretleri ile muhtemel iflas gideri gibi kalemler avans olarak peşinen ödenirhigm.adalet.gov.trhigm.adalet.gov.tr. Bu meblağ, borçlunun büyüklüğüne göre on binlerce lirayı bulabilmekte olup başvuru için ciddi bir mali hazırlık gerektirmektedir.
  • Geçici Mühlet (Geçici Koruma): Mahkeme, konkordato talebi ve ekli belgeleri aldıktan sonra, ilk incelemesini yapar. Belgelerde eksiklik varsa başvuran tarafa tamamlaması için süre verilir; eksiklikler giderilmezse başvuru usulden reddedilir. Evraklar tam ise ve borçlunun durumunun konkordato için uygun olduğu görülürse, mahkeme geçici mühlet kararı verir.
  • Geçici mühlet, başvuru tarihinden itibaren 3 ay süreyle borçluya koruma sağlayan geçici bir konkordato tedbiridir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte bir veya birkaç konkordato komiseri atar. Konkordato komiseri, bağımsız ve deneyimli bir kişi olup (genellikle hukukçu, mali müşavir veya akademisyenler arasından seçilir), konkordato sürecinde borçlunun faaliyetlerini denetler ve alacaklıların menfaatlerini gözetir.
  • Geçici mühlet süresince borçlu aleyhine yeni icra takipleri başlatılamaz, başlamış olan takipler durur; borçlu aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları varsa bunların uygulanması da konkordato mühleti boyunca durur. Bu dönemde borçlu, komiserin nezareti altında ticari faaliyetlerini sürdürmeye devam edebilir ancak malvarlığını önemli ölçüde azaltacak tasarruflar için (örneğin değeri yüksek taşınmaz satışı gibi) mahkeme ve/veya komiser onayı gereklidir.
  • Geçici mühlet süresi içinde borçlunun finansal durumunu iyileştirmesi beklenmez; esas amaç, borçlunun konkordato projesini hazırlayıp alacaklılara sunabilmesi için zaman ve koruma sağlamaktır. Kanun, gerektiğinde geçici mühletin en fazla 2 ay daha uzatılabileceğini öngörmektedir (toplamda azami 5 ay). Geçici mühlet kararı, ticaret sicil gazetesinde ve Basın-İlan Kurumu resmi portalında ilan edilir, ilgili tüm alacaklılara tebliğ edilir; ayrıca tapu ve diğer resmi kayıtlara borçlunun konkordato sürecinde olduğuna dair şerhler düşülür.
  • Kesin Mühlet (Kesin Koruma Dönemi): Geçici mühlet içinde, mahkeme borçlunun durumunu detaylı şekilde değerlendirir. Geçici mühlet süresinin sonunda duruşma yapılarak borçluya kesin mühlet verilip verilmeyeceğine karar verilir. Duruşmada borçlu (ve konkordato talebini alacaklı başlatmışsa o alacaklı) hazır bulunur; geçici konkordato komiseri, borçlunun durumuna ilişkin yazılı raporunu önceden mahkemeye sunar ve duruşmada da sözlü açıklamalarda bulunur.
  • Mahkeme, borçlunun sunduğu proje ve finansal veriler ışığında konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalini değerlendirir; alacaklılardan itiraz edenler olmuşsa bunları da dikkate alır. Eğer mahkeme, borçlunun teklif ettiği konkordato projesinin makul bir şekilde başarılı olabileceği kanaatine varırsa borçluya bir yıllık kesin mühlet verir.
  • Kesin mühlet kararıyla birlikte, mahkeme gerek görürse konkordato komiseri heyetinde değişiklik yapabilir veya birden fazla komiser atayabilir; aksi takdirde geçici komiser(ler) görevine devam eder. Kesin mühlet, borçluya tanınan asıl konkordato süresidir; bu süre zarfında borçlu aynen geçici mühletteki gibi koruma altında kalmaya devam eder.
  • Kanun, kesin mühletin gerektiğinde en fazla 6 ay daha uzatılmasına imkan tanımıştır. Böylece borçlu, toplamda en fazla 23 aylık (5 ay geçici + 18 ay kesin) bir koruma süresi elde edebilir. Kesin mühlet kararı da ilan ve tebliğ edilerek alacaklılara duyurulur. Mahkeme, kesin mühletle birlikte uygun görürse alacaklıların hak ve menfaatlerini temsil etmek üzere bir alacaklılar kurulu oluşturulmasına da karar verebilir. Alacaklılar kurulu, farklı sınıflardaki alacaklıları temsilen birkaç kişiden oluşur ve konkordato sürecine ilişkin önemli kararlarda komiserin görüşüne destek sağlar.
  • Alacaklıların Alacak Kayıtları ve İtirazlar: Kesin mühletin ilanıyla birlikte alacaklılar, alacaklarını bildirmek üzere davet edilir. Borçlunun sunduğu alacaklı listesinde yer alan alacaklar komiser tarafından kaydedilir; listede olmayan veya eksik kaydedildiğini düşünen alacaklılar, konkordato komiserine başvurarak alacaklarının listeye eklenmesini talep edebilir.
  • Komiser, tüm alacakları inceleyerek alacaklılar listesini kesinleştirir ve alacakları imtiazlı (öncelikli) alacak, rehinli alacak, adi alacak gibi sınıflara ayırır. Bu aşamada herhangi bir alacaklının alacağına itirazları veya borçlunun alacak kalemlerine itirazları olursa, komiser bu uyuşmazlıkları da raporunda mahkemeye bildirir. Gerekirse mahkeme bu itirazları ayrı bir duruşmada karara bağlayabilir veya konkordato onayı aşamasında dikkate alır.
  • Ayrıca, konkordato mühleti içinde rehinli alacaklılar bakımından, rehinli malın değerinin düşmemesi koşuluyla rehinlerin paraya çevrilmesi ertelenir; ancak rehin değeri alacağı aşan kısım varsa bu fazla kısım için alacaklılar konkordato kapsamında oy kullanabilirler. Bu düzenleme, rehinli alacaklıların da konkordato sürecine kısmen dahil olmasını sağlamaktadır (rehinli alacaklılar, alacağın teminatsız kalan kısmı için oy hakkına sahiptir).
  • Alacaklılar Toplantısı ve Oylama: Konkordato projesi, komiserin uygun gördüğü bir zamanda alacaklılar toplantısında oya sunulur. Komiser, toplantıya başkanlık ederek borçlunun durumu hakkında hazırladığı raporu alacaklılara açıklar. Borçlu da toplantıda hazır bulunarak gerekirse ek açıklamalar yapar.
  • Yapılan oylamada, yalnızca konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir; yasa gereği bazı alacaklılar oy hesabına katılmaz: Örneğin, sırada imtiyazlı alacaklara sahip alacaklılar (İİK m.206/1’de sayılan işçi alacakları gibi) ile borçlunun eşi, çocukları, anne-babası ve kardeşleri alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. Oylama sonucunda konkordato projesinin kabul edilmiş sayılması için kanunda öngörülen çoğunluk şartı sağlanmalıdır.
  • İcra ve İflas Kanunu m.302’ye göre konkordato projesi şu iki şarttan birinin gerçekleşmesiyle kabul edilmiş sayılır: (a) Kaydedilmiş alacaklıların ve alacak tutarlarının yarısından fazlasını aşan bir çoğunluk tarafından imzalanması, veya; (b) Kaydedilmiş alacaklıların dörtte birinden fazlasını ve alacak tutarlarının üçte ikisinden fazlasını aşan bir çoğunluk tarafından imzalanması.
  • Bu koşullar, hem alacaklı sayısı hem de alacak miktarı bakımından nitelikli bir çoğunluk sağlandığını garanti eder. Örneğin, eğer toplam 100 alacaklı ve 1 milyon TL alacak söz konusuysa, en az 51 alacaklının ve 510 bin TL alacağın kabul oyu vermesi veya alternatif olarak en az 26 alacaklının ve 666 bin TL alacağın kabul oyu vermesi gerekir. Oylama sırasında alınan kararlar ve oy dağılımı bir tutanakla tespit edilir ve toplantı sonunda tüm katılımcılarca imzalanır.
  • Alacaklılar toplantısından sonra yedi gün süreyle toplantıya katılamayan alacaklılar için iltihak (sonradan katılma) hakkı tanınır; bu süre içinde yazılı olarak konkordato projesine katılacağını bildiren alacaklıların oyları da hesaba eklenir. Komiser, iltihak süresinin bitiminden itibaren en geç yedi gün içinde konkordato projesine ilişkin tüm belgeleri ve konkordatonun tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye sunar.
  • Mahkemenin İncelemesi ve Tasdik Kararı: Alacaklılar tarafından kabul edilen konkordato projesi, nihai olarak mahkemenin onayına (tasdikine) sunulur. Asliye ticaret mahkemesi, konkordato komiserinin raporu eşliğinde dosyayı inceler ve bir tasdik duruşması yapar. Bu duruşmaya borçlu ve konkordato talebini başlatmış olan alacaklı davet edilir; ayrıca konkordato projesine itiraz eden alacaklılar da duruşmada dinlenir.
  • Mahkeme, kanunda öngörülen tasdik şartlarının sağlanıp sağlanmadığını değerlendirir. İİK m.305’e göre konkordatonun tasdik edilebilmesi için başlıca şu koşullar gerçekleşmelidir: (a) Adi konkordatoda borçlunun alacaklılara teklif ettiği ödeme tutarının, borçlunun iflası halinde alacaklıların elde edebileceği muhtemel tutardan fazla olduğunun anlaşılması gerekir.
  • Yani konkordato teklifi, alacaklılar bakımından iflasa göre daha avantajlı olmalıdır. (b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması. (c) Konkordato projesi, m.302’de belirtilen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmiş olmalıdır. (d) İİK m.206/1’deki birinci sıra imtiyazlı alacakların tam ödenmesinin ve mühlet içinde komiser izniyle yapılan borçların ifasının yeterli teminata bağlanmış olması. (e) Konkordatonun gerektirdiği yargılama giderleri ve harçlar peşin olarak ödenmiş olmalıdır. Mahkeme bu koşulların sağlanıp sağlanmadığını inceledikten sonra konkordato hakkında tasdik ya da red kararı verir.
    • Tasdik (Onay) Kararı: Mahkeme konkordato projesini tasdik ederse, bu karar ticaret sicilinde ve Basın-İlan’da ilan olunur; ilgili resmi kurum ve kuruluşlara bildirilir. Tasdik kararıyla birlikte konkordato projesi resmen yürürlüğe girer ve borçlu ile konkordato kapsamındaki tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı hale gelir. Bu durumda borçlu, borçlarını tasdik edilen proje uyarınca yeniden yapılandırılmış şekilde ödemekle yükümlüdür.
    • Kararda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçtiği ve hangi vadede ödeme alacağı belirtilir. Mahkeme gerekli görürse tasdik kararıyla birlikte konkordatonun ifasının gereği gibi yerine getirilmesini temin etmek üzere borçlunun malvarlığının yönetimi veya gözetimi için bir kayyım atayabilir. Tasdik edilmiş konkordato projesinde aksi kararlaştırılmadıkça, kesin mühletin başladığı tarihten itibaren teminatsız alacaklarda faiz işlemesi durur. Konkordatonun başarıyla tamamlanması halinde, borçlu şirket mali dengesini yeniden kurmuş ve iflas etmeden borç sorununu çözmüş olur. Alacaklılar da konkordato kapsamında belirlenen tutarları tahsil ederek alacağın kalan kısmından feragat etmiş sayılırlar.
    • Red (Tasdik Edilmeme) Kararı: Mahkeme, konkordato projesini onaylamazsa (örneğin alacaklı çoğunluk şartı sağlanamadıysa, borçlunun kötü niyetli işlemleri tespit edildiyse veya teklifin iflasa göre alacaklıları zarara soktuğu anlaşıldıysa) konkordato talebinin reddine karar verir. Ret kararı ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir; iflâs kararı için borçlunun iflâsa tabi olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması birlikte aranır (İİK m.308).
    • İİK m.308 kapsamındaki tasdik edilmeme hâlinde iflâsa tabi olmak tek başına yeterli değildir; doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin de mevcut olması gerekir. Borçlu iflasa tabi değilse (örneğin iflasa tabi olmayan gerçek kişi borçlu), konkordato reddedilse bile iflas kararı verilmeyecektir; ancak alacaklılar bireysel takip haklarını derhal kullanabileceklerdir. Tasdik kararına karşı borçlu veya konkordato talebini yapan alacaklı, kararın tebliğinden itibaren; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir (İİK m.308/a). Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz başvurusu mümkündür. Bu itiraz/temyiz süreçleri konkordato kararlarının kesinleşmesini geciktirebilir; ancak kesinleşmeyen tasdik kararları dahi mahkemece aksine karar verilmedikçe tedbir niteliğinde uygulanmaya devam eder (borçlu koruma altında kalır).
  • Konkordatonun Sona Ermesi: Tasdik edilen konkordato şartları borçlu tarafından gereklerine uygun şekilde yerine getirilirse konkordato süreci başarıyla tamamlanmış olur ve borçlu, konkordato kapsamındaki borçlarından bu yeni koşullar altında kurtulmuş sayılır. Ancak borçlu tasdik edilen projeye uymazsa veya taahhütlerini ifa edemezse, alacaklıların talebiyle konkordatonun feshi gündeme gelebilir.
  • Konkordatoyu onaylayan mahkeme, borçluyu ve ilgili alacaklıları dinledikten sonra konkordatonun borçlu tarafından ihlal edildiği kanaatine varırsa konkordato anlaşmasını feshedebilir. Fesih kararı kesinleştiğinde durum ilan edilir ve borçlu iflasa tabi bir kişiyse mahkeme borçluyu iflasa da karar verebilir. Bu nedenle, konkordato bir ikinci şans olarak görülmeli ve borçlu tarafından titizlikle uygulanmalıdır.

Konkordato Hukukunun Borçlu ve Alacaklı Tarafından Üstlendiği Görevler

Konkordato sürecinin karmaşıklığı göz önüne alındığında, sürece dahil olan her iki tarafın da (borçlu ve alacaklı) deneyimli hukuk desteğine ihtiyaç duyduğu açıktır. Konkordato avukatı, hem borçlu müvekkiller hem de alacaklı müvekkiller için farklı perspektiflerden kritik görevler üstlenir:

Sonuç olarakkonkordato avukatıyla çalışmak, borçlular için olası iflas sürecinden kurtulma şansını artırırken, alacaklılar için de haklarının korunmasını sağlar. Böylece taraflar, süreçten en iyi şekilde faydalanabilirler.

  • Borçlu Tarafı İçin Konkordato Hukuku: Borçlu işletme veya kişi açısından konkordato avukatı, adeta bir rehber ve stratejist rolündedir. İlk etapta borçlunun mali durumunu analiz ederek konkordatonun uygun bir çözüm olup olmadığını değerlendirir. Eğer konkordato başvurusu yapılacaksa, gerekli tüm belgelerin (mali tablolar, alacaklı listeleri, ön proje, denetim raporu vb.) eksiksiz ve doğru hazırlanmasını sağlar. Bir borçlu konkordato avukatı, müvekkilinin muhasebe kayıtları ve finansal projeksiyonları üzerinde de çalışarak gerçekçi ve kanuna uygun bir ödeme planı oluşturur.
  • Bu aşamada borçlu avukatı, gerekirse finans uzmanları ve bağımsız denetçilerle koordinasyon halinde hareket eder; zira konkordato talebinin başarı şansı, büyük ölçüde sunulan projenin ikna ediciliğine bağlıdır. Başvuru mahkemeye yapıldıktan sonra, müvekkili adına duruşmalara katılarak hakim ve konkordato komiseri nezdinde gerekli açıklamaları yapar, borçlunun iyi niyetli olduğunu ve konkordato ile toparlanma imkanı bulunduğunu ortaya koymaya çalışır. Borçlu şirket, konkordato mühleti boyunca da hukuki danışmana muhtaçtır; zira günlük ticari işlemlerinde hangi ödemeleri yapabileceği, hangi sözleşmeleri imzalayabileceği konularında komiserle koordinasyon sağlamak ve gerektiğinde mahkemeden izin almak gerekebilir.
  • Örneğin, konkordato mühleti içinde yeni bir kredi sözleşmesi yapmak veya önemli bir varlığı satmak isteyen borçlu, bunu ancak belirli şartlarla ve mahkeme izniyle yapabileceğinden, avukatı bu işlemlerin hukukî alt yapısını hazırlar. Ayrıca borçlu avukatı, alacaklılarla yapılacak görüşmelerde müvekkilini temsil ederek mümkün olan en fazla alacaklının konkordato teklifine rıza göstermesini sağlamaya çalışır.
  • Oylama öncesi kritik alacaklılarla birebir müzakereler yapılması, onların tereddüt ettiği noktaların giderilmesi çoğu zaman konkordatonun kabulü için fark yaratır. Tüm bu süreç boyunca borçlu avukatı, müvekkilini kanunî yükümlülükler hakkında bilgilendirir (örneğin mühlet süresince usule aykırı işlemler yapmamasını tembihler) ve yapılan işlemlerin kayda geçirilmesini sağlar. Başarılı bir konkordato sonucunda borçlu işletme, ticari itibarını tamamen yitirmeden ve faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalmadan borç sorununu çözmüş olur.
  • Alacaklı Tarafı İçin Konkordato Hukuku: Konkordato süreci, sadece borçlu için değil alacaklılar için de kritik sonuçlar doğurur. Alacaklı konumundaki şirket veya kişiler, borçlunun konkordato ilan etmesiyle alacaklarını tam olarak tahsil edememe riskiyle karşılaşırlar ve sürecin dışında kalmaları halinde hak kaybına uğrayabilirler.
  • İşte bu noktada alacaklı konkordato avukatı, alacaklının süreçte etkin bir rol oynamasını ve hakkını azami ölçüde korumasını temin eder. İlk olarak, alacaklı avukatı, borçlunun sunduğu konkordato projesini detaylı bir şekilde analiz eder. Borçlunun gerçekten zor durumda olup olmadığını, teklif ettiği indirimin makul düzeyde bulunup bulunmadığını, borçlunun malvarlığı ile karşılaştırıldığında alacaklılara sunulan oranın adil olup olmadığını inceler. Gerekirse borçlunun finansal tablolarını uzman yardımıyla değerlendirerek, projenin başarısızlığa mahkum bir oyalama girişimi olup olmadığı yönünde müvekkiline görüş bildirir.
  • Alacaklılar genellikle konkordato sürecinde alacaklılar toplantısına davet edildiklerinde ellerindeki bilgiyle oy kullanırlar; bu nedenle alacaklı avukatının yapacağı hazırlık hayati önem taşır. Alacaklı avukatı, müvekkilinin alacağının konkordato dosyasında doğru listelendiğini, imtiyazlı bir alacak söz konusuysa bunun doğru sınıfta yer aldığını kontrol eder. Eğer borçlu, alacaklı listesinde müvekkilinin alacağını eksik göstermiş veya itiraz etmişse, bunlara karşı yasal yollarla itiraz edip alacağın tam tutarla kabulünü sağlar. Yine borçlunun konkordato talebinde usulsüzlükler veya hileli bir durum tespit ederse (örneğin borçlunun muvazaalı şekilde mal kaçırması, bazı alacaklılara diğerlerinin aleyhine ayrıcalık tanınması gibi), bunları raporlayarak mahkemeye iletir ve konkordato talebinin reddini talep edebilir.
  • Alacaklı avukatı, alacaklılar toplantısında müvekkili adına söz alarak borçlunun teklifine ilişkin görüşlerini bildirir; alacaklı kitlesini ikna etmek adına kritik bir pozisyon da üstlenebilir. Büyük alacaklıların çoğu zaman avukatları aracılığıyla sürece katıldığı düşünüldüğünde, bu müzakerelerde hukuki bilgi ve ikna kabiliyeti yüksek temsilciler bulunması sürecin gidişatını etkileyebilir.
  • Eğer alacaklılar olarak çoğunluk, borçlunun teklifinin yetersiz olduğu kanısına varırlarsa, avukatları vasıtasıyla daha iyi bir teklif sunması için borçluya baskı yapabilir veya konkordatonun reddine yönelik ortak tavır geliştirebilirler. Konkordato tasdik edildiğinde ise alacaklı avukatı, müvekkilinin tasdik kararına olası itiraz haklarını (istinaf/temyiz) değerlendirir; eğer konkordato alacaklı aleyhine görünüyorsa bir üst mahkemeye başvurarak kararın bozulmasını talep edebilir. Ancak çoğu durumda, konkordato tasdik edilse bile alacaklının artık alacağını konkordato şartlarına göre tahsil etmekten başka çaresi kalmadığından, avukat bu aşamada borçlunun karara uygun davranmasını izler. Örneğin, tasdik sonrası borçlu belirlenen taksitleri ödemezse, müvekkili adına konkordatonun feshini talep ederek borçluyu yeniden icra takibine veya iflasa sürükleyebilir.

Görüldüğü üzere avukatın borçlu ve alacaklı taraf için üstlendiği roller farklıdır. Bu da derin bir uzmanlık, titiz bir hazırlık ve süreç boyunca aktif bir takip gerektirir. Özellikle finansal tablo okuma, rapor değerlendirme, ticari müzakere ve mahkeme sunumu konularında beceri sahibi avukatlar, konkordato sürecinde fark yaratmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Süre, ücret, avukat zorunluluğu ve yabancıların dava açması gibi her dosyada geçerli sorular için hukuki süreçle ilgili genel sorular sayfamıza bakabilirsiniz.

Soru 1: Konkordato nedir, ne anlama gelir?
Cevap: Konkordato, borçlarını ödeyemeyen bir borçlunun alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde yaptığı borç ödeme anlaşmasıdır. Borçlu bu süreçte alacaklılara borçlarının bir kısmını belirli bir vade ile ödemeyi teklif eder. Alacaklıların belirli çoğunlukla kabul etmesi ve mahkemenin onaylaması halinde konkordato kararı bağlayıcı olur. Konkordato, iflasın alternatifidir ve borçluya faaliyetini sürdürme şansı tanırken alacaklıların da iflasa göre daha fazla tahsilat yapmasını sağlar.

Soru 2: Konkordato ile iflas arasındaki fark nedir?
Cevap: İflas, borçlunun tüm malvarlığının tasfiyeye girerek alacaklılara paylaştırılması sürecidir ve genellikle borçlunun faaliyetini sona erdirir. Konkordato ise iflası önlemeye yöneliktir; borçlu iflas etmeden alacaklılarla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırır. İflasta yönetim iflas idaresine geçerken konkordato sürecinde borçlu, komiser denetiminde işletmesini devam ettirebilir. Ayrıca iflasta alacaklı onayı gerekmez, konkordatoda ise alacaklıların çoğunluk onayı şarttır.

Soru 3: Konkordato süreci ne kadar sürer?
Cevap: Konkordato süreci, mahkemenin verdiği mühlet kararlarıyla belirlenir. Önce 3 aylık geçici mühlet verilir (gerektiğinde +2 ay uzatılabilir). Ardından mahkeme 1 yıllık kesin mühlet tanır (gerektiğinde +6 ay uzatılabilir). Geçici ve kesin mühlet sürelerinin toplamı, her dosyada bütün sürecin değişmez azami süresi olarak alınmamalıdır. İİK m.304/2’deki koşullarda, kesin mühlet içinde karar verilemeyeceğinin anlaşılması hâlinde mahkeme, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir; bu devam süresi altı aydan fazla olamaz. Bu süre zarfında konkordato projesi alacaklılarca oylanır ve mahkemece onaylanırsa süreç başarıyla tamamlanır.

Konkordato sürecinin karmaşıklığı göz önüne alındığındakonkordato avukatıyla işbirliği yapmak, her iki tarafın da süreçten en iyi şekilde faydalanmasını sağlar. Bu avukatlar, hem borçlu hem de alacaklı taraf için kritik öneme sahiptir.

Soru 4: Konkordato talebini kimler, nerede açabilir?
Cevap: Borçlunun kendisi (şahıs veya şirket) konkordato talebiyle asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Borçlu iflasa tabi bir kişi ise (örneğin bir şirket), merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesi yetkilidir; iflasa tabi değilse yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Ayrıca borçluyu iflasa sürükleyebilecek alacaklılardan herhangi biri de gerekçeli dilekçeyle konkordato başlatılmasını isteyebilir. Başvuru sırasında gerekli belgeler ve konkordato gider avansının yatırılması zorunludur.

Soru 5: Konkordato komiseri kimdir, ne iş yapar?
Cevap: Konkordato komiseri, mahkemenin konkordato süreci için atadığı tarafsız ve deneyimli kişidir. Görevi, konkordato mühleti boyunca borçlunun faaliyetlerini denetlemek, alacaklıların haklarını gözetmek ve sürecin kanuna uygun işlemesini sağlamaktır.

Komiser, borçlunun defterlerini inceler, gerektiğinde işletme hakkında raporlar hazırlar, alacaklılar toplantısını yönetir ve sonunda konkordato hakkında mahkemeye rapor sunar. İİK m.297/1 uyarınca mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izniyle yapılmasına karar verebilir. M.297/2’de sayılan işlemlerde ise mahkeme izni gerekir; komiserin gözetimi veya izni bu şartın yerine geçmez.

Bir konkordato avukatı, müvekkilinin tüm haklarının korunmasını sağlarken, aynı zamanda sürecin her aşamasında destek ve yönlendirme sağlar.

Soru 6: Konkordato sürecinde alacaklılar ne kazanır, ne kaybeder?
Cevap: Konkordato sürecinde alacaklılar, borçludan olan alacaklarının tamamını değil konkordato projesinde teklif edilen oranda kısmını ve belirtilen vadede tahsil etmeyi kabul ederler. Bu bir kayıp gibi görünse de, çoğu durumda iflas halindeki uzun ve masraflı süreçte elde edebileceklerinden daha yüksek bir tutarı daha kısa sürede alabilirler (bir anlamda zararın bir kısmını önlemek).

Ayrıca mühlet sırasında takip yasağı ve mevcut takiplerin durması, İİK m.294 ve m.295’teki kapsam ve istisnalarla birlikte değerlendirilir; bütün alacaklılar için istisnasız bir takip yasağı olduğu söylenemez. Öte yandan, konkordato başarılı olursa alacaklı mevcut ekonomik ilişkiyi koruyarak borçlunun faaliyetinden gelecekte de faydalanabilir; iflasta ise borçlu tamamen piyasadan çekilir.

Soru 7: Borçlu konkordato şartlarını yerine getirmezse ne olur?
Cevap: İİK m.308/e uyarınca, konkordato projesine göre kendisine ifada bulunulmayan alacaklı, kazanmış olduğu yeni hakları koruyarak tasdik mahkemesinden kendisi hakkında konkordatonun feshini isteyebilir. Bu kısmi fesih ile m.308/f’de kötü niyetle sakatlanmış konkordato için düzenlenen tamamen fesih ayrı yollardır. Tamamen fesih kararı kesinleştiğinde m.308 hükmü de uygulanır; borçlunun iflasa tabi olması yanında doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması gerekir. Ödeme aksaması tek başına konkordatonun herkes için tamamen feshi veya otomatik iflas anlamına gelmez.

Soru 8: Konkordato mühleti sırasında borçlu yeni borç alabilir mi veya mal satabilir mi?
Cevap: Konkordato mühleti (geçici ve kesin mühlet) sırasında borçlu, komiserin gözetimi altındadır. Gündelik faaliyetlerini sürdürebilir; işçilere maaş ödeme, hammadde alımı gibi işletmenin devamı için gereken ödemeleri yapabilir.

İİK m.297/2’de, mühlet kararından itibaren rehin tesisi, kefalet ve ivazsız tasarruflar ile borçlunun taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını veya işletmenin devamlı tesisatını devretmesi ve takyit etmesi mahkeme iznine bağlanmıştır. Bu işlemlerde yalnız komiser iznine dayanmak yeterli değildir; mahkeme izni ve ilgili kanuni usul koşulları değerlendirilmelidir. Diğer işlemler ve yeni borçlanma için mahkemenin m.297/1 kapsamında verdiği kararlar ve işlemin niteliği ayrıca incelenir.

Soru 9: Konkordato talebinin reddedilme nedenleri nelerdir?
Cevap: Konkordato talebi birden fazla nedenle reddedilebilir. Bunlardan biri, borçlunun durumunun konkordatoya uygun görülmemesidir; örneğin borçlunun aslında ödeme gücü olduğu halde konkordato ilan ederek kötüye kullanım yapmaya çalışması veya tam tersi, borçlunun durumunun o kadar kötü olması ki konkordato ile dahi kurtuluş imkanı görülmemesi.

Ayrıca, başvuru belgelerinin eksik olması ve verilen sürede tamamlanmaması redde yol açar. Konkordato projesinin alacaklılar tarafından gerekli çoğunlukla kabul edilmemesi de reddedilme nedenidir. Kesin mühlet içinde, İİK m.292/1-c’de borçlunun m.297’ye aykırı davranması, komiserin talimatlarına uymaması veya alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket etmesi düzenlenir. Bu hâllerde ret ve varsa iflas sonucu, m.292’nin borçlunun iflasa tabi olup olmamasına göre belirlediği koşullar ve usulle değerlendirilir. Ret kararının sonuçları, kararın hangi aşamada ve hangi kanuni sebeple verildiğine göre değerlendirilir. Kesin mühlet içindeki İİK m.292 ret ve iflas koşulları ile tasdik edilmemesi hâlindeki m.308 koşulları birbirinden ayrılmalıdır; borçlunun iflasa tabi olması tek başına iflas kararı için yeterli değildir.

Soru 10: Konkordato avukatı tutmak zorunlu mu, faydası nedir?
Cevap: Konkordato sürecinde kanunen bir avukat tutma zorunluluğu yoktur, borçlu veya alacaklılar kendileri de süreci yürütebilirler. Ancak konkordato, teknik hukuki detaylar ve kapsamlı finansal hazırlık gerektiren bir süreçtir. Konkordato avukatı, doğru belge ve raporların hazırlanmasından, mahkeme prosedürlerinin takibine; alacaklılarla müzakereden, olası itirazların yönetilmesine kadar her aşamada süreci profesyonelce yürütür.

Soru 11: İstanbul’da konkordato davası hangi mahkemede görülür?
Cevap: İstanbul’da konkordato talebi, borçlunun merkezinin (veya ikametgahının) bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yapılır. İstanbul’da birden fazla asliye ticaret mahkemesi olduğu için, İstanbul Anadolu veya İstanbul Çağlayan gibi yargı çevrelerinde konkordato davalarına numaralı asliye ticaret mahkemeleri bakmaktadır.

Örneğin borçlu şirket İstanbul Anadolu yakasında kayıtlı ise İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri, Avrupa yakasında ise İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olacaktır. Dava açılırken, yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi ve dilekçede usule uygun taleplerin yer alması önemlidir; aksi halde yetkisizlik veya usul eksikliğinden dolayı süreç uzayabilir.

Soru 12: Konkordato mühleti içinde hacizler durur mu?
Cevap: İİK m.288 uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Mühlet içinde borçlu aleyhine takip yasağı ve başlamış takiplerin durması m.294’te düzenlenir; ancak bu kural istisnasız değildir. M.294/1’de, “bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez” hükmü yer alır. Bir sürenin bu hükmün kapsamında kalıp kalmadığı, sürenin niteliği ve ilgili düzenleme üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

İİK m.294/2, m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takibe izin verir. Rehinli alacaklarda ise m.295/1 uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış takibe devam edilebilir. Ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz. Rehinli malın satışı kural olarak gerçekleştirilemez; m.295/2’de satışa izin verilebilen hâller ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle takip türü ve alacağın niteliği somut dosyada ayrı değerlendirilir.

Soru 13: Konkordato sürecinde şirketin yönetimi kimin elindedir?
Cevap: Konkordato sürecinde şirket yönetimi esasen şirket sahiplerinde/yöneticilerinde kalmaya devam eder; ancak konkordato komiseri bu yönetimi denetleme yetkisine sahiptir. Yani şirket, günlük operasyonlarını kendi organları aracılığıyla yürütür fakat önemli kararlar için komiserin onayı gerekir.

Mahkeme gerek görürse, konkordato mühletiyle birlikte şirket yönetimine müdahale etmek üzere bir kayyım atayabilir (özellikle tasdik kararı sonrasında, konkordatonun uygulanmasını izlemek için). Fakat normal konkordato seyrinde, komiser daha çok danışman ve denetleyici bir rol üstlenir, yönetime doğrudan el koymaz.

Soru 14: Konkordato ilan etmiş bir şirketle iş yapmaya devam etmek güvenli midir?
Cevap: Konkordato sürecindeki bir şirketle çalışmanın riski, alacağın ne zaman ve hangi koşullarda doğduğuna göre değerlendirilir. İİK m.308/c uyarınca bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan alacaklar için de mecburidir; kanundaki istisnalar saklıdır. Geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar ise adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; temerrüt hâlinde mühlet sırasında da icra takibine konu edilebilir ve rehinli alacaklardan sonra, diğer alacaklardan önce ödenir. Yalnız mühlet içinde yeni bir borç doğması, bu özel koşulların gerçekleştiği anlamına gelmez.

Komiser izninin bulunması ve kapsamı, sözleşme yapılmadan önce dosya belgelerinden teyit edilmelidir. Tahsilatın fiilen gerçekleşmesi borçlunun ödeme gücü ve süreçteki gelişmelere bağlıdır; konkordato sürecinde mal veya hizmet sunulması tek başına ödeme güvencesi oluşturmaz.

Soru 15: Konkordato başvurum reddedilirse tekrar başvurabilir miyim?
Cevap: Konkordato talebi reddedilen bir borçlu, kural olarak aynı gerekçelere dayalı olarak hemen yeniden konkordato talep edemez. Özellikle mahkeme, borçlunun kötü niyetli olduğunu veya konkordatonun başarı şansının olmadığını tespit ederek talebi reddetmişse, bu karar kesinleşene kadar yeniden başvuru yoluna gidilemez.

Ancak reddin nedeni belgelerin eksikliği gibi usuli bir eksiklikse ve iflas kararı da verilmemişse, eksikliklerin giderilerek yeniden başvuru yapılması teorik olarak mümkündür. Yine de bu durum pratikte zordur; zira ilk talebin reddi, borçlunun kredibilitesini zedelediğinden ikinci bir şans bulmak güçleşir. En önemlisi, konkordato talebi reddedilip de borçlu iflas ettirildiyse, artık konkordato başvurusu değil iflas prosedürleri geçerli olacaktır.

Soru 16: Konkordato döneminde şirket borçları tamamen silinir mi?
Cevap: Hayır, konkordato borç silme değildir; borçların yeniden yapılandırılmasıdır. Konkordato projesinde genellikle alacaklılara alacaklarının belli bir oranından feragat etmeleri teklif edilir (örneğin %30 indirim gibi) ve kalan kısmın da belirli vadede ödenmesi öngörülür. Eğer alacaklılar bunu kabul eder ve konkordato onaylanırsa, borçlu sadece feragat edilen kısımdan kurtulmuş olur, kalan borçlarını ise yeni plana göre ödemek zorundadır. Bazı durumlarda alacaklılar indirim olmadan sadece vade de verebilir; bu durumda borcun miktarı silinmez, ödeme takvime yayılır. Konkordato, borçlunun borçlarını tamamen sıfırlamaz, ancak sürdürülebilir hale getirir.

Soru 17: Konkordato ilan eden şirketin kefilleri ve garantörleri ne olur?
Cevap: Konkordato anlaşması, kural olarak yalnız konkordato talebinde bulunan borçlu ile alacaklıları arasında etkilidir. Borçlunun borcuna kefil olan üçüncü kişiler veya müşterek borçlular, konkordato kapsamında doğrudan korunmazlar. Bu demektir ki, borçlu konkordato ilan etti diye kefillerin sorumluluğu otomatik olarak ortadan kalkmaz.

Ancak konkordato projesinde eğer alacaklılar kefilleri de kapsayan bir feragat kabul etmişse (pratikte nadirdir), o oranda kefiller de rahatlayabilir. Yine de genel uygulama, alacaklıların konkordatoya gitmeyip kefilden borcun tamamını talep edebileceği yönündedir. Özetle, bir borcun konkordato ile kısmen silinmesi veya vadeye yayılması, o borca kefil olan kişiyi bağlamaz; alacaklı, konkordato sürecinden bağımsız olarak kefile başvurabilir.

Soru 18: Konkordato mühleti içinde dava ve takipler tamamen duruyor mu?
Cevap: Mühletin icra takiplerine etkisi ile borçluya karşı açılmış veya açılacak davaların durumu ayrı değerlendirilir. İİK m.288 geçici mühlete de kesin mühletin sonuçlarını bağlar. Mühlet sırasında takip yasağı ve başlamış takiplerin durması genel kural olmakla birlikte, m.294/2’deki imtiyazlı alacaklar ve m.295’teki rehinli takipler için kanuni istisnalar vardır. Bir davanın açılması, sürdürülmesi veya sonucunun icrası hakkında yalnız bu genel takip kuralından sonuç çıkarılmamalıdır.

İİK m.294/1’de, “bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez” hükmü yer alır. Bir sürenin bu hükmün kapsamında kalıp kalmadığı, sürenin niteliği ve ilgili düzenleme üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir. Bu hükümden bütün dava ve başvuru sürelerinin durduğu veya alacaklının hiçbir hak kaybı yaşamayacağı sonucu çıkarılmamalıdır.

Soru 19: Konkordato başarılı olduktan sonra şirket normal faaliyetlerine dönebilir mi?
Cevap: Evet. Konkordato başarılı bir şekilde tamamlanıp mahkemece onaylandıktan sonra, borçlu şirket, konkordato projesinde belirlenen ödeme planına uygun olarak borçlarını öderken normal ticari faaliyetlerine devam edebilir.

Konkordato, borçluyu iflastan kurtardığı için şirket varlığını sürdürür. Ancak genellikle konkordato sürecinin getirdiği itibar kaybını telafi etmek ve yeniden finansman sağlamak gibi zorluklar olabilir. Şirketin eski güvenilirliğine kavuşması zaman alabilir. Yine de yasal olarak konkordato süreci bittiğinde şirket, iflas etmiş bir şirketin aksine, yaşamaya ve ticaret yapmaya devam eden bir işletme olarak varlığını sürdürür.

Soru 20: Konkordato avukatı ücreti ne kadardır?
Cevap: Konkordato işlerinde avukatlık ücreti, davanın niteliğine, borçlunun mali büyüklüğüne ve işin kapsamına göre değişir. Genellikle konkordato gibi kapsamlı ve zaman alıcı işlerde avukatlar, başlangıçta bir danışmanlık ve başvuru ücreti alır, ayrıca konkordato sürecinin başarısına bağlı olarak ek ücretlendirme yapabilir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen tutarların altında ücret kararlaştırılamaz; ücret, işin kapsamına göre avukat ile müvekkil arasında sözleşmeyle belirlenir. Ücretlendirme genellikle serbestçe kararlaştırılır ve avukatla müvekkil arasında sözleşme ile belirlenir.

Konkordato avukatı, İstanbul konkordato avukatı, borç yapılandırma avukatı, iflas ve konkordato avukatı, konkordato danışmanı, Marmara Bölgesi konkordato hukuku, şirket konkordato avukatı, konkordato davası avukatı, konkordato komiseri ve konkordato avukatı ilişkisi, konkordato başvurusu hukuki destek

Kaynakça:

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.285-309 (15.03.2018 tarihli 7101 sayılı Kanun ile değişik hükümler).
  • Adalet Bakanlığı – İflas erteleme yerine konkordato basın duyurusu (02.02.2018) – 2018’de iflas erteleme hükümlerinin kaldırılarak konkordato müessesesinin yeniden düzenlendiğine dair resmi açıklama.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.179/a–179/c ve m.309/m vd. – 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun m.65 ile yürürlükten kaldırılan iflasın ertelenmesi hükümleri ile 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenen, sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması hükümleri (7101 sayılı Kanun, 28/2/2018 kabul, RG: 15/3/2018-30361).
  • İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi – “Yeni Konkordato Hükümleri” Sunumu – Konkordato sürecinin yasal dayanakları ve aşamalarını açıklayan kaynak (2018).
  • Adalet Bakanlığı Adli İstatistikler (2019–2024) – Konkordato davalarına ilişkin yıllara göre başvuru, ret ve kabul sayıları (Adalet Bakanlığı açıklamalarına dayanarak).
  • Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Duyurusu (11.08.2023) – Resmî Gazete’de yayımlanan Konkordato Gider Avansı Tarifesi’ne ilişkin bilgilendirmehigm.adalet.gov.trhigm.adalet.gov.tr.

Alıntılar

Kripto Para Hukuku | Bilişim Hukuku I Şirket Hukuku Danışmanı I Sosyal Medya avukatı | Avukat Bilal Alyar | Kripto Para Hukuku | Bilişim Hukuku I Şirket Hukuku Danışmanı I Sosyal Medya avukatı | Av. Bilal ALYAR

Kripto Para Hukuku | Bilişim Hukuku I Şirket Hukuku Danışmanı I Sosyal Medya avukatı | Avukat Bilal Alyar | Kripto Para Hukuku | Bilişim Hukuku I Şirket Hukuku Danışmanı I Sosyal Medya avukatı | Av. Bilal ALYAR

Kripto Para Hukuku | Bilişim Hukuku I Şirket Hukuku Danışmanı I Sosyal Medya avukatı | Avukat Bilal Alyar | Kripto Para Hukuku | Bilişim Hukuku I Şirket Hukuku Danışmanı I Sosyal Medya avukatı | Av. Bilal ALYAR

Kripto Para Hukuku | Bilişim Hukuku I Şirket Hukuku Danışmanı I Sosyal Medya avukatı | Avukat Bilal Alyar | Kripto Para Hukuku | Bilişim Hukuku I Şirket Hukuku Danışmanı I Sosyal Medya avukatı | Av. Bilal ALYAR

KONKORDATO NEDİR VE ŞARTLARI NELERDİR?

https://higm.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/15082023102259Konkordato.pdfhttps://higm.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/15082023102259Konkordato.pdfhttps://higm.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/15082023102259Konkordato.pdf

Tüm Kaynaklar

bilalalyar.av

https://www.anayasa.gov.tr/tr/anasayfa/ https://www.anayasa.gov.tr/tr/anasayfa/https://www.yargitay.gov.tr/ KARTAL boşanma hukuku alanı 2026iş hukuku bilgilendirmesiAna Sayfa, borçluların mali sıkıntılarını aşarak alacaklılarıyla, ıkıntılarını aşarak alacaklılarıyla uzlaşma yoluyla, mali sıkıntılarını aşarak alacaklılarıyla uzlaşma, konkordato borçluların mali sıkıntılarını aşarak, KARTAL boşanma hukuku alanı 2026 iş hukuku bilgilendirmesikripto para avukatıistanbul boşanma hukuku bilgilendirmesi Ceza Hukuku Blog Ana Sayfa

borçlarını yeniden yapılandırmalarını sağlayan,yoluyla borçlarını yeniden yapılandırmalarını, alacaklılarıyla uzlaşma yoluyla borçlarını, yeniden yapılandırmalarını sağlayan önemli, avukat İstanbul maddi zorluğun konkordato, yapılandırmalarını sağlayan önemli bir

Konkordato avukatı nedir?

Kurum avukatı kaç lira maaş alıyor?

Konkordato kaç ay sürer?

Konkordato ilan eden şirket borçlarını öder mi?

Şirket hukuku süreçlerinizde profesyonel destek almak içinhakkımızda sayfamızı inceleyebilirsiniz. Bilişim avukatı hizmetlerimiz hakkında bilgi alabilir, sorularınız içiniletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Resmî Gazete ve Mevzuat resmi kaynaklarından güncel mevzuata ulaşabilirsiniz.

Yazar: Av. Bilal ALYAR

Son Güncelleme: 28 Mart 2026

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İlgili Hizmet Alanlarımız

Yasal Uyarı

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her hukuki sorun kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için mutlaka bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Makalede yer alan bilgiler yayın tarihi itibarıyla günceldir; mevzuat değişiklikleri nedeniyle farklılık gösterebilir.

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR

Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

Burada yer verilen kararlar bilgilendirme amaçlı olup somut uyuşmazlığın koşullarına göre farklı sonuçlar doğabilir. Konkordato ile ilgili bir uyuşmazlık içerisindeyseniz, güncel içtihat ve mevzuatı somut olaya uyarlayacak bir ticaret hukuku alanında çalışan avukatla görüşmeniz önerilir.

0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com