İnfaz Hukuku İstanbul 2026 | Cezaevi, Koşullu Salıverme, Denetimli Serbestlik
İnfaz hukuku, kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının nasıl yerine getirileceğini, cezaevinin iç düzenini, hükümlü ve tutukluların haklarını, koşullu salıverme ile denetimli serbestlik kurumlarını düzenleyen bir ceza muhakemesi uzantısıdır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun 13/12/2004 tarihinde kabul edilmiş, 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana birçok kez değiştirilmiştir. 2020 yılındaki 7242 sayılı Kanunla koşullu salıverilme oranları ve denetimli serbestlik hükümleri değiştirilmiş; sonrasında 7550 (2025), 7571 (2025) ve 7593 (2026) sayılı Kanunlarla da değişiklikler yapılmıştır.
ALYAR LAW & CONSULTANCY olarak İstanbul Kartal merkezli ofisimizde hükümlü ve tutuklulara; koşullu salıvermenin hesaplanması, denetimli serbestlik başvuruları, açık cezaevine geçiş talepleri, infaz hâkimliğine şikâyet, cezaevi disiplin cezalarına itiraz ve ağır hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi gibi başlıklarda hukuki destek sunmaktayız. Ceza davasının bitimi ile birlikte süreç sona ermez; aksine infaz aşaması çoğu kez hükümlü ve ailesi için en belirleyici dönemdir.
Bu rehber, infaz hukukunun temel kurumlarını ve 2026 itibarıyla güncel uygulamayı bir arada sunmayı amaçlamaktadır. Koşullu salıverme oranlarının nasıl değiştiği, elektronik kelepçe uygulamasının şartları, ziyaret ve mektup hakları gibi güncel konular ele alınmaktadır. Ceza hukukunun genel çerçevesi için ceza avukatı rehberimiz okunabilir.
- 2020 yılındaki 7242 sayılı Kanunla süreli hapis cezalarında genel koşullu salıverilme oranı yarı olarak düzenlenmiş; 30/3/2020 tarihine kadar işlenen ve kapsam dışı bırakılmayan suçlarda 105/A’daki bir yıllık süre geçici 6. madde uyarınca üç yıl olarak uygulanmıştır.
- İnfaz hâkimliği, cezaevi disiplin cezaları ve hükümlü haklarına yönelik ihlaller konusunda şikâyet mercii olarak görev yapar; şikâyeti dosya üzerinden bir hafta içinde karara bağlar ve kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir (4675 m.6).
İnfaz hukuku uygulaması, ilk bakışta teknik ve prosedürel bir disiplin gibi görünse de, hükümlü ve yakınları için oldukça somut sonuçlar doğuran bir alandır. Koşullu salıverme tarihinin birkaç ay ileri veya geri gitmesi, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulup uyulmaması, ziyaret ve iletişim haklarının korunması her bireyin günlük yaşamını doğrudan etkileyen konulardır. Cezaevindeki hükümlünün ailesi çoğu zaman yalnız kalır; prosedürlerin takibi, belgelerin hazırlanması ve mahkemelere başvuruların zamanında yapılması için düzenli hukuki destek önem kazanır.
ALYAR LAW & CONSULTANCY olarak infaz hukuku süreçlerinin her aşamasında müvekkillerimize eşlik etmekteyiz. Hükmün kesinleştiği andan başlayarak koşullu salıverme hesaplaması, cezaevine sevk süreçleri, disiplin cezalarına itiraz, infaz hâkimliği şikâyetleri, denetimli serbestlik başvuruları, sağlık gerekçesiyle infaz ertelemesi ve uluslararası boyut taşıyan davalarda Anayasa Mahkemesi ile AİHM başvurularına kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktayız. Süreçte hükümlüye yakın olan aile bireyleri ile periyodik iletişim kurarak belgelerin zamanında toplanmasını, başvuruların eksiksiz hazırlanmasını ve hak kayıplarının önlenmesini hedeflemekteyiz.
Türk İnfaz Sistemi ve 5275 Sayılı Kanun
5275 Sayılı Kanunun Kapsamı
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Türkiye’de cezaların nasıl çekileceğini düzenleyen temel kanundur. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi için gerekli olan usul, makam ve kurumları belirler. Kanunun önemli ilkesi, infazın “insan onuruna uygun” gerçekleştirilmesi ve “hükümlünün yeniden topluma kazandırılması” amacına hizmet etmesidir. Bu ilke, infaz hukukunun yol gösterici kriteridir ve uygulamada Anayasa’nın 17. maddesindeki işkence yasağı ile birlikte değerlendirilir.
Cezaevi Türleri
Türk ceza infaz sistemi farklı cezaevi türleri üzerine kurulmuştur. Kapalı ceza infaz kurumları, yüksek güvenlikli ve yüksek risk kabul edilen hükümlülerin bulunduğu kurumlardır. L, T ve F tipi kurumlar olarak sınıflandırılır; her biri fiziki yapı ve güvenlik seviyesi bakımından farklılık gösterir. Açık ceza infaz kurumları düşük güvenlikli yapılardır; hükümlünün gündüz çalışma ve eğitim faaliyetlerine katılmasına olanak tanır. Çocuk eğitim evleri 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında çocuk hükümlülere ayrılmıştır. Kadın kapalı kurumları kadın hükümlülere özgüdür. Gözlem ve sınıflandırma merkezleri ise yeni giren hükümlülerin risk değerlendirmesinin yapıldığı geçici kurumlardır.
İnfaz Savcılığı Yetkisi
Hükmün infazı, suçun işlendiği veya yargılandığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı infaz savcılığı tarafından yürütülür. İnfaz savcısı; infaz emrinin düzenlenmesi, hükümlünün yakalanması, cezaevine sevki, koşullu salıvermenin hazırlanması ve infazın ertelenmesi gibi işlemleri koordine eder. İnfaz savcısı aynı zamanda cezaevi idaresinin yasal denetimini yapar ve disiplin işlemleri üzerinde gözetim yetkisine sahiptir.
İnfaz Hâkimi ve Görev Alanı
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’na göre infaz hâkimi; ceza infaz kurumlarının idari işlem ve eylemlerine karşı hükümlü tarafından yapılan şikâyetleri karara bağlar. İnfaz hâkiminin yetkisi; disiplin cezaları, koğuş değişikliği, ziyaret kısıtlamaları, mektup denetimi, nakil talepleri gibi pratik konuları kapsar. İnfaz hâkimi kararlarına karşı Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açıktır. Şikâyet üzerine infaz hâkimi, kural olarak duruşma yapmadan dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir (4675 m.6).
İnfaz Rejiminin Anayasal Çerçevesi
İnfaz hukukunun anayasal temeli, Anayasa’nın 17. maddesindeki kişinin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ile doğrudan bağlantılıdır. 17/3 maddesi “kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz” hükmünü içerir. Bu hüküm hükümlü ve tutuklular dahil her bireye uygulanır. Anayasa 19. maddesi ise kişi hürriyeti ve güvenliğini düzenlemekte; özgürlükten yoksun bırakmanın yalnızca kanunda öngörülen hal ve usuller çerçevesinde mümkün olduğunu belirtmektedir. İnfaz döneminde özgürlük kısıtlamasının ötesinde yapılan her müdahale anayasal denetime tabidir.
İnfaz Hukukunun Ceza Hukukundan Farkı
Ceza hukuku, suç ve cezayı tanımlayan maddi hukuk dalıdır. Ceza muhakemesi hukuku, suç iddiasının soruşturulması ve yargılanması sürecini düzenler. İnfaz hukuku ise kesin hükmün yerine getirilmesi aşamasını kapsar. Bu üç alan birbirini tamamlar; ancak farklı ilke ve usul kuralları içerir. İnfaz döneminde hükümlünün artık suç isnadı altında değil, kesinleşmiş bir mahkûmiyet yükümlülüğü çerçevesinde bulunduğu gerçeği birçok prosedürel sonucu etkiler. Örneğin masumiyet karinesi hükümlü için artık geçerli değildir; ancak insanca muamele ilkesi devam eder.
Hükmün Kesinleşmesi ve İnfaza Başlama
Karar Kesinleşme Süreci
Bir ceza davası, ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf ve gerektiğinde temyiz yolları tüketildikten veya bu yollara süresinde başvurulmadıktan sonra kesinleşir. Kesinleşen karar “kesin hüküm” niteliği taşır ve infaza konu olabilir. Koşullu salıverilme süresi infaz kurumunda geçirilen süre esas alınarak hesaplanır; gözaltı ve tutuklulukta geçen süreler TCK m.63 uyarınca mahsup edilir (5275 m.107/2). Ancak hükümlü tutuklu olarak yargılandıysa, tutukluluk süresi infaza mahsup edilir (TCK 63).
Cumhuriyet Savcılığı Çağrısı
Kesinleşen hüküm, hükümlüye yazılı çağrı ile tebliğ edilir. Hükümlü, belirtilen tarih ve saatte infazın başlayacağı ceza infaz kurumuna teslim olmak zorundadır. Tebligat usulü 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre gerçekleşir. Hükümlü tebligatın yapıldığı tarihten itibaren belirlenen sürede teslim olmazsa yakalama emri çıkarılır.
İnfaz Emri ve Yakalama
İnfaz savcılığı, hükümlünün teslim olmaması hâlinde yakalama emri düzenler. Yakalama emri Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı birimlerine iletilir. Hükümlü yakalanarak en yakın cezaevine sevk edilir. Yakalama sonrası infaz savcılığı sürecin hazırlıklarını yürütür.
İnfazın Ertelenme Sebepleri
5275 sayılı Kanunun 17. maddesine göre kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir; erteleme her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanır. Hastalık ve gebelik nedeniyle geri bırakma m.16’da düzenlenmiştir; yükseköğrenimin bitirilmesi gibi zorunlu hâllerde m.17/4 uyarınca infaza ara verilebilir. Başvuru, infaz savcılığına hitaben dilekçe ile yapılır. Dilekçe ekine sağlık raporu, öğrenci belgesi, doğum belgesi gibi destekleyici belgeler konulur. Savcılığın ret kararına karşı infaz hâkimliğine itiraz edilebilir.
Zamanaşımı
Ceza zamanaşımı TCK 68. maddesinde düzenlenmiştir. Hükmedilen ceza miktarına göre belirli sürelerin geçmesi hâlinde ceza infaz edilemez hâle gelir. Ağırlaştırılmış müebbet için 40 yıl, müebbet için 30 yıl, 20 yıl ve daha fazla hapis cezası için 24 yıl, 5-20 yıl arası hapis cezası için 20 yıl, 5 yıl ve daha az hapis cezası için 10 yıl süre geçerlidir. Bu süreler kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanır.
Tutukluluk Süresinin Mahsubu
Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesi, yargılama sürecinde tutuklu geçirilen her günün sonunda verilen cezadan bir gün indirilmesini düzenler. Mahsup otomatik olarak yapılır ve koşullu salıverme tarihinin hesaplanmasında dikkate alınır. Tutukluluk süresi, hüküm gününe kadar tutuklu kalınan gün sayısı ile belirlenir. Yurt dışında gözaltı veya tutukluluk da aynı şekilde mahsup kapsamındadır; bu durum çoğunlukla uluslararası suç davalarında gündeme gelir.
İnfazın Denetimli Serbestlik ile Başlaması
5275 sayılı Kanunun 105/A maddesine göre denetimli serbestlik tedbiri, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebiyle infaz hâkimi kararıyla uygulanır. Bu usulden yararlanmak için, beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmiş olması gerekir (m.105/A/1); bu şart, 7550 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin yürürlüğünden önce işlenen suçlar için uygulanmaz (geçici m.11).
İnfaz İndirimi ve Koşullu Salıverme
Koşullu Salıverme Kavramı
Koşullu salıverme, hükümlünün cezasının belirli bir bölümünü iyi hâlle geçirmesi şartıyla geri kalanını cezaevi dışında, denetim altında tamamlamasına imkân tanıyan kurumdur. 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinde düzenlenmiştir. Koşullu salıverme otomatik değildir; ceza infaz kurumu idaresinin gerekçeli raporu üzerine infaz hâkimi dosya üzerinden karar verir (m.107/11). İyi hâl kararı, cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilir.
Koşullu Salıverme Oranları
5275 m.107/2 uyarınca; süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanabilmesi için cezasının yarısını iyi hâlle geçirmesi gerekir. Bu oran 7242 sayılı Kanun ile yarı yarıya (1/2) olarak belirlenmiştir. Ancak m.107/2’de sayılan kasten öldürme, işkence ve eziyet, belirli cinsel suçlar, özel hayata karşı suçlar ve casusluk suçlarında oran üçte ikidir; uyuşturucu imal ve ticaretinde üçte iki oran bu fıkrada çocuklar için öngörülmüştür, örgüt suçlarında m.107/4 uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet için 30 yıl, müebbet için 24 yıl fiilen çekilmeden koşullu salıverme mümkün değildir. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar için ayrı oranlar geçerlidir.
İyi Hal Değerlendirmesi
Koşullu salıvermenin ön şartı olan “iyi hâl” kavramı; hükümlünün cezaevindeki davranışı, disiplin cezası alıp almadığı, eğitim faaliyetlerine katılımı, iş ve meslek eğitimlerindeki performansı, diğer hükümlü ve personelle ilişkileri gibi kriterleri kapsar. İdare ve Gözlem Kurulu bu değerlendirmeyi belirli aralıklarla yapar. Raporlar cezaevi dosyasına işlenir. Koşullu salıverme aşamasına gelen hükümlünün iyi hâl değerlendirmesi olumsuz ise karar ertelenebilir.
Denetim Süresi
Koşullu salıverilen hükümlü, salıverme tarihinden cezanın bitim tarihine kadar denetim altında kalır. Denetim süresinde denetimli serbestlik müdürlüğünün belirlediği kurallara uymak zorundadır. Bu kurallar arasında; belirli aralıklarla denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurma, ikamet adresini değiştirmeme, mağdura yaklaşmama, uyuşturucu kullanmama gibi yükümlülükler yer alır. Denetim süresinde yeniden suç işlenmesi veya yükümlülüklere uyulmaması hâlinde koşullu salıverme iptal edilir ve hükümlü cezaevine geri döner.
Koşullu Salıverme Örnek Hesaplama
4 yıl hapis cezası alan, suçu TCK kapsamında dolandırıcılık olan ve 2023’te tutuklanmış bir hükümlü örneği üzerinden koşullu salıverme hesaplaması şu şekilde gerçekleştirilir: hükmün kesinleştiği tarihten başlayarak, 4 yıl cezanın yarısı (2 yıl) iyi hâlle çekildikten sonra koşullu salıverme mümkün hâle gelir. Hükümlü 2023’ten beri tutuklu olduğu için tutukluluk süresi bu 2 yıla mahsup edilir. Denetimli serbestlik süresi olan 1 yıl (bazı durumlarda 3 yıla kadar) koşullu salıverme öncesinde devreye girer. Böylece hükümlü, hüküm kesinleşmesinden yaklaşık 1-1,5 yıl sonra denetimli serbestlik altında tahliye edilebilir. Elbette bu hesaplama, iyi hâl koşulunun karşılanmasına ve suç tipine göre değişir.
Koşullu Salıvermenin İptali
Denetim süresinde yeni bir suç işleyen veya denetim yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal eden hükümlünün koşullu salıvermesi geri alınır (5275 m.107/12). Geri alma hâlinde yeni suç için verilen hapis cezasının iki katı süre veya yükümlülük ihlalinin niteliğine göre takdir edilen süre kurumda aynen çektirilir ve aynı hüküm için bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez (m.107/13).
Denetimli Serbestlik Tedbirleri
5402 Sayılı Kanun
5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu, denetimli serbestlik müdürlüklerinin görev ve yetkilerini düzenler. Müdürlükler; koşullu salıverilen hükümlülerin, denetim altındaki tutuklu ve hükümlülerin, hapis cezası ertelenmiş olanların ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişilerin izlenmesinden sorumludur. Ayrıca kamu yararına çalışma, eğitim yükümlülüğü ve adli kontrol tedbirlerinin uygulanması da müdürlüklerin görev alanındadır.
Cezanın Denetimli Serbestlik Yoluyla İnfazı
5275 sayılı Kanunun 105/A maddesi, belirli koşullarla hapis cezasının son bölümünün cezaevi dışında denetimli serbestlik hükümleri altında tamamlanmasına olanak tanır. Genel kural olarak, hükümlü koşullu salıverilmeden önce son 1 yılını (bazı suç ve durumlarda 3 yıla kadar) denetimli serbestlik altında geçirebilir. 30/3/2020 tarihine kadar işlenen ve kapsam dışı bırakılmayan suçlarda bu süre geçici 6. madde uyarınca üç yıl olarak uygulanır. Başvuru, koşullu salıverme tarihinden önce infaz hâkimliğine yapılır. İnfaz hâkimi, hükümlünün tahliye edilerek denetimli serbestlik altına alınmasına veya başvurunun reddine karar verir.
Elektronik Kelepçe Uygulaması
Elektronik kelepçe (elektronik izleme cihazı), denetimli serbestlik altındaki kişinin belirli bir alanda bulunması veya belirli alanlardan uzak durması koşuluna uyup uymadığını GPS teknolojisiyle izler. 5275 sayılı Kanun ve Denetimli Serbestlik Yönetmeliği bu uygulamayı düzenler. Elektronik izleme, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin veya 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirlerin denetlenmesinde, ilgili kararda öngörülmesi hâlinde uygulanabilir. Cihazın çıkarılmaya çalışılması, şarj edilmemesi veya sinyalin kasıtlı olarak kesilmesi ciddi sonuçlar doğurur; denetimli serbestliğin iptali ile birlikte yeni bir ceza ile karşılaşılabilir.
Kamu Yararına Çalışma
Kısa süreli hapis cezalarına seçenek yaptırım olarak TCK 50. maddede düzenlenen “kamu yararına çalışma”, hükümlünün belirli bir kamu kurumunda karşılıksız çalışmasıdır. Belediyeler, hastaneler, halk eğitim merkezleri, müzeler, parklar gibi kurumlarda gerçekleşir. Günlük 2 saat 8 saat arası çalışma süreleri belirlenir. Yükümlülüğe uyulmaması hâlinde hapis cezası yeniden devreye girer.
Eğitim Yükümlülüğü
Denetimli serbestlik programı kapsamında bazı hükümlülere eğitim yükümlülüğü verilir. Öfke kontrolü, madde bağımlılığı, aile içi şiddetle mücadele, trafik güvenliği gibi konularda eğitimler düzenlenir. Bu eğitimler denetimli serbestlik müdürlüğü veya işbirliği yapılan sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülür. Eğitime devamsızlık, denetimli serbestliğin iptal edilme sebeplerinden biridir.
İhlal Halinde Sonuçlar
Denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulmaması; ihlalin niteliği ve ağırlığına göre değişen sonuçlar doğurur. Hükümlünün yükümlülüklere ve denetim planına uymamakta ısrar etmesi hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi kalan cezanın açık ceza infaz kurumunda infazına karar verir (5275 m.105/A/6). Bu kararlar infaz hâkimi tarafından verilir; hükümlünün itiraz hakkı mevcuttur.
Adli Kontrol Tedbirleri
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında tutuklama yerine uygulanan adli kontrol tedbirleri de denetimli serbestlik müdürlüklerinin takibindedir. Bu tedbirler arasında; yurt dışı çıkış yasağı, konutu terk etmeme, belirli yerlere gitmeme, belirli kişilerle görüşmeme, adli makam bünyesinde düzenli imza verme yükümlülükleri yer alır. Denetimli serbestlik müdürlüğü bu yükümlülüklerin takibini gerçekleştirir; ihlal halinde tutuklamaya döndürme gerekçesi olarak mahkemeye bildirir.
İnfaz Hesabı ve Hatalar
Koşullu salıverme tarihinin hesaplanmasında; cezanın süresi, suç tipine göre koşullu salıverme oranı, tutukluluk mahsubu, önceki disiplin cezaları ve varsa yeni cezalar gibi çok sayıda unsur birlikte değerlendirilir. İnfaz savcılığının infaz hesaplamasında hata yapması mümkündür; bu hatalar çoğunlukla hükümlünün aleyhinedir ve koşullu salıverme tarihinin geriye kaydırılmasına yol açar. Hesaplama hatasından şüphe edildiğinde infaz hâkimliğine itiraz yoluyla düzeltme talep edilir. Bu süreçte avukatı ile birlikte ayrıntılı infaz hesabı çıkarmak tavsiye edilir.
Açık Cezaevine Ayrılma
Açık Cezaevi Geçiş Şartları
Açık cezaevine geçiş, hükümlünün kapalı cezaevindeki davranışı, cezasının süresi, suç tipi ve risk değerlendirmesi kriterleri göz önünde bulundurularak yapılır. Genel kural olarak koşullu salıverme tarihine belirli bir süre (bazı durumlarda 1 yıl) kalmış, iyi hâl gösteren hükümlüler açık cezaevine ayrılabilir. Bazı ağır suçlar (cinsel saldırı, terör, uyuşturucu imalatı) için açık cezaevi geçiş şartları daha katıdır.
Açık Kurumda Psiko-sosyal Destek
Açık cezaevine geçen hükümlü için ruh sağlığı, aile ilişkilerini yeniden kurma ve topluma yeniden kazanım odaklı psiko-sosyal destek programları uygulanır. Cezaevi psikoloğu ve sosyal çalışmacısı ile periyodik görüşmeler yapılır. Tahliye öncesi hazırlık eğitimi, işe yerleştirme danışmanlığı ve aile iletişim seminerleri programın parçasıdır. Tahliye sonrası dönemde de denetimli serbestlik müdürlüğü ile koordineli izleme sürer; bu izleme suça yeniden yönelme oranlarını azaltmayı hedefler.
İzin Hakkı
Açık cezaevindeki hükümlüler belirli koşullarda izin kullanma hakkına sahiptir. İzinler 5275 sayılı Kanunun 93-96. maddelerinde düzenlenir: mazeret izni (m.94), özel izin (m.95) ve iş arama izni (m.96). İzin süresi ve sayısı cezaevi idaresi tarafından belirlenir; izin sonunda belirtilen tarih ve saatte cezaevine dönülmek zorundadır.
İzinden Dönmeme ve Firar Suçu
İzin süresinin bitiminden itibaren belirlenen süre içinde cezaevine dönmemek, TCK 292. maddesi kapsamında firar suçunu oluşturur. İzinden dönmeyen hükümlü hakkında yakalama emri çıkarılır ve yeni bir dava açılır. Mevcut cezaya ek olarak firar nedeniyle verilen ceza ardışık olarak çekilir; koşullu salıverme tarihi geriye çekilir. Mazereti olan hükümlü (ağır hastalık, kaza, doğal afet) derhal cezaevi idaresini bilgilendirmeli ve mazeretini belgelemelidir.
Çalışma İmkânları
Açık cezaevindeki hükümlüler, cezaevi içindeki atölyelerde veya dışarıdaki özel işyerlerinde çalışabilir. Çalışma karşılığı ücret alır ve bu ücretin bir kısmı cezaevi hesabına, bir kısmı tasarruf hesabına yatırılır. İşbirliği yapılan işyerleri belirli kriterleri karşılamak zorundadır.
Geçiş Reddine İtiraz
Açık cezaevi geçiş talebi reddedilen hükümlü, infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla itiraz edebilir. İnfaz hâkimi, red gerekçesini dosya üzerinden inceler ve bir hafta içinde karar verir. Karar aleyhine Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde ikinci aşama itiraz yolu açıktır. Red gerekçelerinin keyfi veya hatalı olması hâlinde mahkeme geçişin yapılmasına karar verebilir.
Özel Durum İndirimleri
Hamile ve Emziren Anne
Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadın hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır (5275 sayılı Kanun m. 16/4); m.16/5’teki istisnalar saklıdır. Emziren anne, bebeğin 6 yaşına kadar çocuğu yanında bulundurabilir; bu süre boyunca anne-çocuk koğuşunda kalır. Çocuk belirli bir yaşa geldiğinde, çocuğun eğitim ihtiyaçları ve psikolojik gelişimi dikkate alınarak dışarıdaki aile fertlerine ya da koruyucu aileye verilebilir.
Ağır Hastalık
Hükümlü cezaevi şartlarında tedavi edilemeyecek bir hastalığa yakalandıysa 5275 sayılı Kanun m. 16 uyarınca infazın ertelenmesi veya doğrudan tahliye mümkündür. Başvuru infaz savcılığına yapılır; başvuru ekine Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesinden alınan tam teşekküllü rapor eklenir. Ağır hastalık kapsamına; ileri evre kanser, son evre organ yetmezliği, beyin hasarı, kalp yetmezliği gibi tablolar girer. Başvurunun reddi hâlinde infaz hâkimliğine itiraz edilebilir.
Yaşlılık
70 yaşını bitirmiş hükümlüler için özel düzenleme 5275 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesindedir: 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlarda (kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, terör suçları gibi istisnalar hariç) 105/A maddesindeki iki yıllık denetimli serbestlik süresi dört yıl olarak uygulanır. Ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitirmiş hükümlüler ise aynı madde uyarınca azami süre sınırına bakılmaksızın cezalarını denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edebilir (Geçici m.6/2). Yaşlılık sebebiyle infaz ertelemesi, sağlık koşullarıyla birlikte değerlendirilir. Tek başına yaşlılık otomatik bir erteleme sebebi değildir; fiziksel ve zihinsel yeterlilik aranır.
Çocuk Hükümlü
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, suça sürüklenen çocuklar için özel infaz rejimi öngörür. 12 yaşından küçük çocuklar için cezai sorumluluk yoktur; 12-15 yaş aralığında ise akıl ve fiziksel gelişim incelemesi yapılır. 15-18 yaş aralığındaki çocuk hükümlüler “çocuk eğitim evi” adı verilen özel kurumlarda tutulur. Eğitim, meslek kazandırma ve psikolojik destek ön plandadır. Koşullu salıverme oranları yetişkin hükümlülerden daha lehedir.
Engelli Hükümlü
Bedensel veya zihinsel engelli hükümlüler için cezaevlerinde engelli erişime uygun koğuşlar, sağlık hizmetleri ve özel bakım personeli bulundurulur. Engellilik derecesi cezaevi koşullarıyla uyumsuz ise 5275 sayılı Kanun m. 16 kapsamında infazın ertelenmesi veya evde denetimli serbestlik altında geçirilmesi gündeme gelir.
Tek Ebeveyn Hükümlü
5275 m.105/A/3-a uyarınca, koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan ve sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler için özel düzenleme vardır; hüküm tek ebeveyn olma şartı aramaz, kadın hükümlü olmak ve çocuğun yaşı yeterlidir (30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlarda Geçici m.6/2-a ile bu süre dört yıl olarak uygulanır). Bu hükümlüler belirli koşullarda cezalarının son bölümünü denetimli serbestlik altında geçirebilir. Elektronik kelepçe takılarak çocuğun bakımının aksamaması sağlanır. Hükümlünün talebi üzerine, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi karar verir (5275 m.105/A/1); çocuğun yaşı nüfus kaydıyla gösterilir, kanun tek ebeveynlik şartı ve buna ilişkin belge aramaz.
Yabancı Hükümlüler ve Sınır Dışı Edilme
Türkiye’de hapis cezasına çarptırılan yabancı uyruklu hükümlüler için 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile 5275 sayılı Kanun birlikte uygulanır. Koşullu salıverme tarihinde hükümlü sınır dışı edilme prosedürüne tabi olabilir. Bazı durumlarda Türkiye ile ülkeler arasında imzalanmış “hükümlü nakli” sözleşmeleri çerçevesinde hükümlü kendi ülkesine nakil talep edebilir. Yabancılar hukuku boyutu için yabancılar hukuku avukatı rehberimiz incelenebilir.
İnfaz Hâkimine Şikâyet
İnfaz Hâkimliğinin Görev Alanı
4675 sayılı Kanunun 4. maddesi infaz hâkiminin görevlerini sayar. Bu görevler arasında; cezaevi idaresinin verdiği disiplin cezalarına itirazları incelemek, koğuş değişikliği ve nakil taleplerini değerlendirmek, ziyaret ve mektup yasaklarına karşı şikâyetleri karara bağlamak, 5275 sayılı Kanunun 105/A kapsamındaki denetimli serbestlik geçişlerini değerlendirmek yer alır. İnfaz hâkimi dosya üzerinden karar verir; gerekli görmesi hâlinde duruşma yapabilir.
Disiplin Cezalarına İtiraz
Disiplin kurulu, 5275 sayılı Kanunun 38-46. maddelerinde düzenlenen disiplin cezalarını verebilir. Bu cezalar; kınama, bazı haklardan yoksun bırakma (ziyaret, mektup, telefon), hücreye koyma gibi yaptırımlardır. Hükümlü, disiplin kararına karşı 15 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edebilir. İnfaz hâkimi disiplin kararını kaldırabilir, değiştirebilir veya onaylayabilir.
Nakil Talepleri
Hükümlü, kendisine veya ailesine yakın olan bir cezaevine nakil talebinde bulunabilir. Bu talep cezaevi idaresi aracılığıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne iletilir. Red halinde infaz hâkimine şikâyet mümkündür. Nakil talepleri; aile ziyaretinin kolaylaşması, ekonomik imkânsızlıklar, sağlık durumu, eğitim ihtiyaçları gibi gerekçelerle yapılır.
Haklara Yönelik İhlaller
Cezaevinde kötü muameleye maruz kalındığı, sağlık hizmetlerinin geciktirildiği, temel insani ihtiyaçların karşılanmadığı durumlarda hükümlü infaz hâkimine şikâyet edebilir. İnfaz hâkimi gerektiğinde cezaevinde inceleme yapar veya Cumhuriyet Başsavcılığı’nı bilgilendirir. Haklara yönelik ciddi ihlaller AİHM başvurusuna da konu olabilir.
Disiplin Suçları Katalogu
Disiplin cezaları ve bunları gerektiren eylemler 5275 sayılı Kanunun 38-46. maddelerinde düzenlenir. Kınama cezasını gerektiren eylemler arasında; koğuşta tutulmasına izin verilmeyen eşya bulundurma, kişisel temizliğe özen göstermeme, idarenin dikkat çekme uyarılarına aykırı davranma yer alır. Bazı haklardan yoksun bırakma cezasını gerektiren eylemler; telefon görüşmesinde tehdit içeren ifadelerde bulunma, ziyaretçi ile izinsiz eşya alışverişi, idareye hakaret etme gibi davranışlardır. Hücreye koyma cezasını gerektiren ağır eylemler ise; firar teşebbüsü, cezaevi personeline saldırı, diğer hükümlülere ağır saldırı ve uyuşturucu kullanımı gibi suçları kapsar.
Şikâyet Dilekçesi Örneği
İnfaz hâkimine yapılacak şikâyet dilekçesinde; hükümlünün kimlik bilgileri, tutulduğu cezaevi, mahkumiyet dosya numarası, şikâyet konusu, olay tarihi, varsa tanık isimleri, talep ve dayanılan hukuki sebepler yer almalıdır. Dilekçe el yazısı olabileceği gibi bilgisayar çıktısı da kabul edilir. Hükümlü dilekçeyi ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da verebilir; infaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir (4675 m.5). Avukat tarafından yapılan şikâyetler doğrudan UYAP üzerinden iletilebilir.
Ziyaret, Telefon, Mektup Hakları
Görüş Hakları
Hükümlünün birinci derece akrabaları ve özel durumlarda diğer yakınlarıyla görüşmesi kanuni haktır. 5275 sayılı Kanunun 83. maddesi görüş türlerini düzenler. Açık görüş, aynı odada yüz yüze yapılan görüşmedir; haftada 1 kez veya belirli periyotlarla gerçekleşir. Kapalı görüş, cam bölmeli kabinde, telefonla konuşma biçimindedir. Görüş süreleri ve sayıları cezaevi tipine ve hükümlünün durumuna göre değişir.
Telefon Görüşmesi
Hükümlü belirli periyotlarda önceden bildirdiği birinci derece akrabalarını arayabilir. Telefon görüşmeleri cezaevinde kurulu kabin telefonlarından yapılır; görüşme süresi sınırlıdır (genellikle 10 dakika). Bazı disiplin cezalarında telefon hakkı geçici olarak kısıtlanır. Ağır hastalık veya acil aile durumu hâlinde ek görüşme yapılmasına cezaevi idaresi karar verebilir.
Avukat Görüşü
Hükümlünün avukatla görüşmesi temel haktır ve süre sınırlaması yoktur. Görüşme mahremiyete uygun ayrı bir odada gerçekleşir. Avukat müvekkiline savunma, tahliye talebi, koşullu salıverme başvurusu, cezaevi içi sorunlar gibi konularda hukuki destek sunar. 5275 m.59/5 uyarınca TCK m.220 ile TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısımdaki devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar ve devlet sırlarına karşı suçlar/casusluktan (m.326-339) ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlardan hükümlülerin avukat görüşmelerinde, örgütün yönlendirildiğine veya şifreli mesaj iletildiğine ilişkin bilgi ya da bulgu elde edilirse Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla üç ay süreyle görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü kaydedilebilir, görüşmede görevli hazır bulundurulabilir ve belge alışverişi denetlenebilir; görüşmenin bu amaçla yapıldığı tutanakla tespit edilirse infaz hâkimi hükümlünün avukatlarıyla görüşmesini altı ay süreyle yasaklayabilir (m.59/7-8). Bu kararlara 4675 sayılı Kanuna göre itiraz edilebilir (m.59/9).
Avukat-Hükümlü İletişimi ve UYAP
Avukat ile hükümlü arasındaki resmi iletişim UYAP üzerinden dilekçe, dosya erişimi ve tebligat yoluyla gerçekleşir. Avukat, cezaevi ziyareti dışında UYAP üzerinden dosyaya ek belge sunabilir, itiraz dilekçesi gönderebilir, müvekkilin dilekçelerini ekleyebilir. Acil durumlarda avukat cezaevine telefonla ön başvuru yaparak kısa sürede ziyaret izni alabilir. Avukat görüşleri, hükümlünün hukuki hakları açısından kritik olduğundan zaman kısıtlaması getirilmemiştir.
Görüşlerde Ses ve Görüntü Kaydı
Aile görüşmeleri cezaevi güvenliği gereği genel kameralı alan içinde yapılabilir; ancak ses kaydı alınmaz. Avukat görüşlerinde ise ses veya görüntü kaydı alınması kural olarak yasaktır. Terör davaları gibi özel durumlarda mahkeme kararıyla vekil-müvekkil görüşmesine denetim getirilmesi mümkün olmakla birlikte bu uygulama istisnaidir ve mahrem ilişki ilkesine müdahale oluşturmaması gerekir.
Mahpusların Aile Görüşmelerinde Video Konferans
Bazı cezaevleri, uzak mesafeli ailelerin görüşme imkânı için video konferans sistemi kurmuş durumdadır. Bu sistem özellikle ilçeler arası uzun mesafelerin bulunduğu illerdeki cezaevlerinde uygulanmaktadır. Video konferans aile görüşü, fiziksel ziyaret hakkının yerini tutmaz; ek imkân olarak sunulur. Görüşme süresi ve sayısı cezaevi idaresi tarafından belirlenir.
Mektup Hakları ve Kısıtlamaları
Hükümlü, aile ve arkadaşlarıyla mektuplaşabilir. Gelen ve giden mektuplar cezaevi idaresi tarafından güvenlik amacıyla incelenir; avukat yazışmaları bu denetimin dışındadır. Şifreli, kodlu veya tehdit içerikli mektuplar imha edilir. Gazete ve dergi abonelikleri de belirli kurallar çerçevesinde mümkündür.
Kitap ve Yayın Erişimi
Hükümlünün kitap okuma hakkı, cezaevi kütüphanesi aracılığıyla ve dışarıdan temin edilen yayınlar üzerinden kullanılır. Yasaklı yayın listesi cezaevi idaresi tarafından güncellenir; şiddet, terör propagandası, müstehcen içerik taşıyan yayınlar reddedilir. Hükümlü reddedilen bir yayın için infaz hâkimliğine şikâyet edebilir. Akademik yayınlar, dini yayınlar ve mesleki yayınlar genellikle sorunsuz kabul edilir.
Cezaevinde Eğitim Hakkı
Hükümlü cezaevinde eğitimini sürdürme hakkına sahiptir. Açıköğretim Fakültesi, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim programları cezaevlerinde yaygın olarak kullanılır. Hükümlü kayıt işlemlerini, sınav girişlerini cezaevi idaresinin koordinasyonuyla gerçekleştirir. Açıköğretim sınavları cezaevinde özel salon kurularak yapılır. Cezaevi içi mesleki eğitim kursları da iyi hâl değerlendirmesinde olumlu etki yapar.
Cezaevinde Hasta Tutuklu ve Hükümlü
Adli Tıp Raporu
Hükümlünün cezaevinde tutulmasının yaşam hakkını tehdit eder düzeyde ağır sağlık sorunu yaratması hâlinde, Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması süreç açısından belirleyicidir. Rapor; hastalığın cezaevi koşullarında tedavi edilip edilemeyeceği, mevcut sağlık durumunun gelişme veya kötüleşme eğilimi, hükümlünün kendi başına yaşamını sürdürme kapasitesi gibi kriterleri değerlendirir. Rapor olumlu çıkarsa infazın ertelenmesi veya tahliye kararı çıkabilir.
Geçici Salıverme
5275 sayılı Kanun m. 16 “hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması” imkânını düzenler. Geri bırakma kararını, Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı verir (m.16/3). Hükümlü tedavi süresince serbest kalır; tedavinin tamamlanması sonrası sağlık durumuna göre ya yeniden cezaevine alınır ya da infazın sonlandırılmasına karar verilir.
Hastaneye Sevk
Cezaevindeki hükümlü, cezaevi sağlık biriminin yeterli olmadığı durumlarda dış sağlık kuruluşuna sevk edilir. Bu sevk güvenlik tedbirleri altında gerçekleşir; polis veya jandarma eşliğinde hastaneye götürülür. Hastane yataklı tedavi gerektirirse cezaevi revirinde veya hastanede kelepçelenmiş biçimde tutulur. İnsan hakları ihlali oluşturabilecek durumlar (aşırı kelepçeleme, tedaviye engel olma) infaz hâkimine şikâyet edilebilir.
5275 m. 16 İnfaz Ertelemesi Başvurusu
İnfaz ertelemesi başvurusu, infaz savcılığına yazılı dilekçe ile yapılır. Dilekçede hükümlünün adı, dosya numarası, cezanın niteliği, erteleme sebebi, varsa rapor örneği yer alır. Ret kararına karşı öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde kararın verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluna gidilebilir (4675 m.5). Başvurular detaylı hazırlık gerektirdiğinden bir ceza avukatı desteği tavsiye edilir.
Hastane Sevki ve Kelepçe Kullanımı
Hastane sevkinde kelepçe kullanımı, tedavinin niteliğine ve hastanın durumuna göre değişir. Acil tıbbi müdahale sırasında kelepçe çıkartılmalı; hasta yoğun bakıma alındıysa veya ameliyat sonrası bilinç açık değilse kelepçe uygulanamaz. Aksi yönde uygulamalar AİHS m. 3 ihlali olarak değerlendirilebilir. Hasta yakınları, sevk sonrası kelepçe kullanımı konusunda itirazda bulunabilir ve infaz hâkimliği şikâyetine konu edebilir.
Cezaevinde Ölüm ve Otopsi
Hükümlünün cezaevinde vefatı hâlinde, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatarak olay yerinde inceleme yapar. Otopsi Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilir. Aile, otopsi raporunu talep edebilir; şüphe uyandıran bulgular söz konusuysa özel soruşturma açılır. Cezaevinde ihmal sonucu ölüm tespiti hâlinde cezaevi personeli hakkında adli ve idari soruşturma başlar; aileler tazminat davası açabilir.
AİHM Başvuruları İnfaz Kaynaklı
İnsanca Muamele Hakkı — AİHS m. 3
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı muamele yasağını düzenler. Cezaevi koşullarının bu standardı karşılamaması durumunda Türkiye’de iç hukuk yolları tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru yapılabilir. AİHM içtihatları HUDOC veritabanından izlenebilir; bu rehber somut karar numarası vermemekle birlikte tüm içtihatların resmî kaynaktan takibi önerilir.
Cezaevi Koşulları Davaları
Aşırı kalabalık koğuşlar, havalandırma yetersizliği, kötü beslenme, yetersiz sağlık hizmeti, temiz su eksikliği gibi koşullar AİHM’e konu olabilecek ihlallerdir. Başvuru öncesi Türkiye’de iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekir: infaz hâkimine şikâyet, Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz ve Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu. Tüm yollar sonuç vermezse 4 ay içinde AİHM’e başvuru yapılır.
Sağlık İhmali Davaları
Cezaevinde ağır hastalıktan muzdarip hükümlünün yeterli tedaviye erişememesi, geciktirilen ameliyat, uygun olmayan ilaç tedavisi gibi durumlar AİHS m. 2 (yaşam hakkı) ve m. 3 (insanca muamele) kapsamında değerlendirilir. Vefat eden hükümlünün yakınları da AİHM’e başvurabilir.
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru
AİHM öncesi aşama olarak Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kurumu devreye girer. İç hukuk yolu tüketildikten sonra 30 gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılır. Anayasa Mahkemesi, ihlalin tespiti hâlinde ihlalin giderilmesine ve tazminata hükmedebilir. Anayasa Mahkemesi içtihatları için anayasa.gov.tr takip edilebilir.
Aile Yaşamı Hakkının Korunması
AİHS m. 8 aile yaşamı hakkını düzenler. Hükümlünün aile ziyaretleri, telefon görüşmeleri, eşi ve çocukları ile ilişkisini sürdürmesi bu madde kapsamında değerlendirilir. Nakil kararlarında ailenin ulaşım zorluğu, görüş sürelerinin kısıtlanması, çocukla iletişim haklarının engellenmesi aile yaşamına müdahale sayılabilir. Bu tür müdahalelerin haklı gerekçesi, orantılılığı ve demokratik toplumda gerekliliği sınavına tabidir.
Hükümlü Nakli Sözleşmeleri ve Yabancı Ülkelere İade
Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Konseyi Mahkûmların Nakline Dair Sözleşme ve ikili anlaşmalar kapsamında, Türk vatandaşı hükümlüler yurt dışında aldıkları cezayı Türkiye’de çekebilir; yabancı hükümlüler de kendi ülkelerinde infazı sürdürebilir. Başvuru hükümlü veya devlet tarafından yapılır. Transferin gerçekleşmesi için hem gönderen hem de alan devlet, hükümlü ve cezanın niteliği hakkında mutabık kalmalıdır. Süreç çoğunlukla 6 ay ile 2 yıl arasında sürebilir; Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Genel Müdürlüğü yürütmeyi koordine eder.
Tazminat Mekanizmaları
İnfaz döneminde hakları ihlal edilen hükümlü, ulaşılabilir iç hukuk yollarından sonra Anayasa Mahkemesi veya AİHM’den tazminata hükmedilmesini talep edebilir. Ayrıca, ihmal sonucu zarar gören hükümlüler için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde idari yargı yoluyla tam yargı davası açılabilir. Bu davada devlet kusurlu bulunursa, maddi ve manevi tazminata hükmedilir. İdare hukuku boyutu için idare hukuku avukatı rehberimiz incelenebilir.
7242 Sayılı Kanun ile Getirilen Değişiklikler
Reformun Arka Planı
2020 yılında yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Türk infaz sisteminin son on yıllık dönemdeki en kapsamlı düzenlemesini oluşturur. Pandemi koşullarında cezaevlerindeki nüfus yoğunluğunu azaltma ihtiyacı ve uzun süredir birikmiş reform talepleri bu değişikliğin zeminini hazırlamıştır. Ancak bazı suç tipleri kapsam dışında tutulmuş, özellikle kasten öldürme ve cinsel saldırı gibi suçlarda üçte iki oranı korunmuştur.
Koşullu Salıverme Oranı
7242 sayılı Kanun öncesinde çoğu suç tipinde koşullu salıverme oranı 2/3 olarak uygulanmaktayken, değişiklik sonrası bu oran 1/2’ye düşürülmüştür. Bu değişiklik pratik olarak; örneğin 6 yıl hapis cezası alan bir hükümlünün koşullu salıverme için cezaevinde çekeceği süreyi 4 yıldan 3 yıla indirmiştir. Ancak 5275 m.107/2’de sayılan katalog suçlar için üçte iki oranı devam etmektedir.
Denetimli Serbestlik Süresinin Uzatılması
7242 sayılı Kanunla eklenen geçici 6. madde uyarınca, 30/3/2020 tarihine kadar işlenen ve kapsam dışı bırakılmayan suçlarda 105/A’daki bir yıllık süre üç yıl olarak uygulanır. Bu değişiklik, hükümlünün cezaevinde geçireceği süreyi belirgin biçimde azaltmıştır. Güncel denetimli serbestlik süresi, suç tipi ve hükümlünün durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Kanundan Geriye Dönük Yararlanma
Ceza kanunlarında yapılan değişiklik, lehe olan düzenlemeler açısından geriye dönük uygulanır (TCK 7). Bu ilke gereği 7242 sayılı Kanun yürürlüğe girdiğinde, önceden hüküm giymiş ve cezasını çekmekte olan hükümlüler de yeni koşullu salıverme oranlarından yararlanmıştır. Geriye dönük uygulama, infaz savcılıkları tarafından resen yapılmakla birlikte bazı hatalar ortaya çıkabildiği için avukat kontrolü önerilir.
İnfaz Süreçlerinde Süreler ve Ücretlendirme
Başvuru Süreleri Tablosu
İnfaz süreçleriyle ilgili başvurularda sürelere dikkat edilmelidir. Disiplin cezalarına karşı infaz hâkimliğine şikâyet süresi 15 gündür. İnfaz hâkimi kararına karşı Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır (4675 m.6). Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu, kesin karar tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. AİHM başvurusu için ise Anayasa Mahkemesi kararından itibaren 4 ay süre mevcuttur. Bu sürelerin kaçırılması başvurunun reddine yol açar.
Hukuk Asgari Ücret Tarifesi Uygulaması
Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, infaz hukuku davalarında uygulanacak asgari ücret taban değerlerini belirler. ALYAR LAW & CONSULTANCY olarak ücretlendirme, dosyanın somut koşullarına ve çalışma süresine göre ön görüşmede belirlenir.
Mahkeme Harçları ve Masraflar
İnfaz hâkimliği şikâyetleri harçtan muaftır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunda başvuru harcı mevcuttur; maddi durumu yetersiz başvurucular için harç muafiyeti imkânı vardır. AİHM başvurusunda harç alınmaz. Dava süresince tebligat, fotokopi, tercüme giderleri müvekkil tarafından karşılanır.
İnfaz Süreçlerinde Sık Yapılan Hatalar
Süreleri Kaçırmak
İnfaz hukukunda süreler kesindir ve kaçırılması geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Disiplin cezasına şikâyet için 15 gün, itiraz için iki hafta, Anayasa Mahkemesi başvurusu için 30 gün süreleri dikkatli takip edilmelidir. Hükümlünün cezaevinden erişiminin kısıtlı olması nedeniyle aile fertleri ve avukat bu takibi üstlenmelidir.
Dilekçeyi Gerekçesiz Yazmak
Cezaevi idaresine veya infaz hâkimliğine yapılan şikâyet dilekçelerinin somut delil ve gerekçelerle desteklenmesi şarttır. Soyut şikâyetler dosya üzerinden incelemede hızla reddedilir. Sağlık ihmali iddiası için rapor, disiplin cezasına itiraz için olay tutanağı ve tanık ifadeleri, nakil talebi için ailenin ikamet belgesi gibi somut belgeler eklenmelidir.
Avukatsız Süreci Yönetmeye Çalışmak
Hükümlü ve aileleri zaman zaman maliyet nedeniyle avukatsız süreç yönetmeye çalışır. Ancak infaz hukukunun teknik ve prosedürel yoğunluğu, avukatsız yürütülen süreçlerde hak kaybına yol açabilir. AİHM başvurusu başvurucunun kendisi tarafından da yapılabilir; usul koşulları nedeniyle hukuki destek yararlı olabilir.
Cezaevi İçi Kuralları İhlal Etmek
Hükümlünün koşullu salıverme hakkını en çok etkileyen faktör disiplin cezası almaktır. Kavga, kurallara uymama, izinsiz eşya bulundurma gibi davranışlar iyi hâl kaydına olumsuz yansır. Koşullu salıverme tarihine yaklaşılan aylarda dikkatli davranmak önemlidir.
Denetimli Serbestlik Yükümlülüklerini Hafife Almak
Denetimli serbestlik döneminde imzaya gelmeme, eğitime devamsızlık, uyuşturucu testi sonucunun olumsuz çıkması gibi durumlar denetimli serbestliğin iptaline yol açar. Hükümlü iptal kararı sonrası cezaevine geri döner ve kalan cezasını kapalı kurumda tamamlar. Denetim döneminde her yükümlülük kapalı cezaevindeki bir günün değeri kadar ciddiye alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Koşullu salıverme ne zaman gerçekleşir?
Koşullu salıverme tarihi, suç tipine ve hüküm tarihine göre değişir. Genel olarak süreli hapis cezalarında cezanın yarısının iyi hâlle çekilmesi sonrası koşullu salıverme mümkündür. Kasten öldürme, cinsel saldırı gibi 5275 m.107/2’de sayılan suçlarda oran üçte ikidir; örgüt suçlarında m.107/4 uygulanır. Hesaplama için infaz savcılığı ya da avukatla görüşmek sağlıklıdır.
Denetimli serbestlik ne kadar sürer?
Genel kural koşullu salıverilmeye bir yıl veya daha az süre kalmasıdır (m.105/A/1); 0-6 yaş çocuğu olan kadın ve ağır hasta, engelli veya kocamış hükümlüler için m.105/A/3, 30/3/2020 öncesi suçlar için geçici 6. madde farklı süreler öngörür. 7242 sayılı Kanun değişikliği ile belirli suçlarda bu süre uzatılmıştır. Süre koşullu salıverme tarihinden önce başlar ve cezanın sonuna kadar devam eder. Aksine, yükümlülüğe uyulmaması hâlinde iptalle cezaevine dönüş söz konusu olur.
Elektronik kelepçe hangi durumlarda uygulanır?
Elektronik kelepçe; yüksek riskli suç hükümlüleri, aile içi şiddet davalarında yakınlaşma yasağı uygulanacak kişiler ve bazı uyuşturucu suçu denetimli serbestlik kararları için uygulanır. İnfaz hâkimi veya Aile Mahkemesi karar verir. Cihazın çıkarılması, şarj edilmemesi veya sinyalin kasıtlı kesilmesi yeniden cezaevine sevk ve ek yaptırımla sonuçlanır.
Açık cezaevine nasıl geçilir?
Açık cezaevine geçiş için hükümlünün iyi hâl göstermesi, koşullu salıverme tarihine belirli bir süre kalması ve Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’nun olumlu raporu gerekir. Karar cezaevi idaresi tarafından verilir; red halinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir.
Cezaevinde disiplin cezası aldım, itiraz edebilir miyim?
Evet. Disiplin kararından itibaren 15 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet dilekçesi sunarak itiraz edebilirsiniz. İnfaz hâkimi disiplin kararını değerlendirir ve kaldırabilir, değiştirebilir veya onaylayabilir. İnfaz hâkimi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz yolu açıktır.
Hasta hükümlüyüm, tahliye olabilir miyim?
5275 sayılı Kanun m. 16 uyarınca ağır hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi veya tahliye mümkündür. Başvuruya Adli Tıp Kurumu raporu eklenmelidir. Başvuru infaz savcılığına yapılır; red halinde infaz hâkimliğine itiraz edilir. Hastalığın cezaevi koşullarında tedavi edilemez nitelikte olması aranır.
Avukat görüş süresi sınırlı mıdır?
Avukat görüşmeleri kural olarak süre sınırlamasına tabi değildir ve mahremiyete uygun ayrı odada gerçekleşir. Bazı terör davalarında görüşmeye kamera ile denetim getirilebilir; içerik mahrem kalır. Hükümlü avukatla istediği sıklıkta görüşebilir.
İnfaz indirimi kaçırılırsa ne olur?
Koşullu salıverme tarihini kaçırmak diye bir durum yoktur; süre otomatik olarak hesaplanır. Ancak koşullu salıverme için “iyi hâl” şartı aranır. Disiplin cezaları alan veya iyi hâl gösteremeyen hükümlünün koşullu salıverme tarihi gelse dahi koşullu salıverme reddedilebilir. Bu durumda ceza tam süresi boyunca çekilir.
7242 sayılı Kanun benim cezam için uygulanabilir mi?
7242 sayılı Kanun, lehe olan düzenlemeler açısından geriye dönük uygulanır. Kanun yürürlüğe girdiğinde hükümlü olan kişiler de yeni koşullu salıverme oranından yararlanır; infaz savcılığı bu hesaplamayı resen yapar. Ancak 5275 m.107/2 ve m.107/4’te sayılan suçlar (ör. kasten öldürme, cinsel saldırı, örgüt suçları) için üçte iki oranı uygulanmaya devam eder. Hükmünüzün hangi oran grubunda yer aldığı 5275 m.107/2 ve infaz savcılığının hesabı üzerinden kontrol edilebilir.
Cezaevinden eşime nasıl ulaşabilirim?
Cezaevinden eş, çocuk ve birinci derece yakın akrabalara yazılı mektup gönderme ve telefon görüşmesi hakkı mevcuttur. Telefon görüşmeleri önceden bildirilen numaralar üzerinden belirli aralıklarla yapılır. Açık cezaevine geçildiğinde izin kullanma hakkı aileye bizzat ulaşmayı sağlar. Avukat ziyaretinde avukat aracılığıyla mesaj iletimi de mümkündür.
Cezaevinde nakil talep edebilir miyim?
Evet. Hükümlü cezaevi idaresi aracılığıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne nakil talebinde bulunabilir. Talep ailenin ikametine yakınlık, sağlık koşulları, eğitim ihtiyaçları gibi gerekçelerle yapılır. Red halinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla itiraz edilebilir.
Türk vatandaşıyım yurt dışında ceza aldım, Türkiye’de çekebilir miyim?
Evet. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Konseyi Mahkûmların Nakli Sözleşmesi ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yurt dışında Türk vatandaşı olarak ceza alan kişi Türkiye’de cezasını çekmek için başvuru yapabilir. İşlem Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Genel Müdürlüğü aracılığıyla koordine edilir; süre 6 ay ile 2 yıl arasında değişir.
11. Yargı Paketi (7571 Sayılı Kanun) Güncellemesi
24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun (“11. Yargı Paketi”), 5275 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin 6. fıkrasına yeni istisnalar ekleyerek açık cezaevine erken geçiş ve denetimli serbestlikten erken yararlanma mekanizmasının kapsamını daralttı. Güncel oranlar, hangi suçların artık bu haktan yararlanamadığı ve doğrulanmış bir Yargıtay kararı için infaz hesaplama 2026 rehberimize bakabilirsiniz.
Başvurulacak Kurumlar
- Cumhuriyet Başsavcılığı — şikayet ve suç duyurusu
- Sulh Ceza Hakimliği — tutuklama, adli kontrol, arama itirazı
- Asliye/Ağır Ceza Mahkemesi — kovuşturma
- Bölge Adliye Mahkemesi — istinaf
- Yargıtay Ceza Daireleri — temyiz
- İnfaz Hakimliği — infaz işlemleri (4675 SK)
- Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü — sicil başvuru
Genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için avukat değerlendirmesi gereklidir.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR
Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.
İletişim | Hakkımızda
Ceza hukuku uygulamasında en sık karşılaşılan suçlar arasında kasten yaralama, dolandırıcılık, hakaret, tehdit, hırsızlık ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçları yer alır. Aşağıda bu alanların her birine ilişkin Yargıtay Ceza Daireleri ile Ceza Genel Kurulu’nun güncel tarihli kararlarından bir kesit sunulmaktadır. Kararlar resmi Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) İçtihat Bilgi Bankası üzerinden alınmış olup yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.
- Yargıtay 11. CD, 2021/33203 E., 2026/2148 K. (karar metni), 26.02.2026
- Yargıtay 1. CD, 2026/291 E., 2026/1734 K. (karar metni), 09.03.2026 — kasten yaralamada adli para cezası gün karşılığının 100 TL yerine 20 TL gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminin reddi
- Yargıtay 1. CD, 2024/6696 E., 2026/1574 K. (karar metni), 03.03.2026 — kasten öldürme/yaralamada haksız tahrik, fikri içtima, mağdurun durumu ve tekerrüre esas ilamda uzlaştırma araştırılmadan ikinci kez mükerrir infaz rejimi uygulanması yönlerinden bozma
Somut olayın nitelendirilmesi, delil değerlendirmesi, iştirak ilişkisi ve ceza tayini bakımından her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafi desteği, savunma stratejisinin doğru kurgulanması bakımından önemli rol oynar.
