İnfaz Hukuku Avukatı İstanbul 2026 | Cezaevi, Koşullu Salıverme, Denetimli Serbestlik

İnfaz hukuku, kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının nasıl yerine getirileceğini, cezaevinin iç düzenini, hükümlü ve tutukluların haklarını, koşullu salıverme ile denetimli serbestlik kurumlarını düzenleyen bir ceza muhakemesi uzantısıdır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 2004 yılında yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana yirminin üzerinde değişiklik geçirmiştir. Son büyük değişiklik 2020 yılında 7242 sayılı Kanun ile yapılmış; koşullu salıverme oranlarında ve denetimli serbestlik sürelerinde önemli güncellemeler getirilmiştir.

Alyar Hukuk & Danışmanlık olarak İstanbul Kartal merkezli ofisimizde hükümlü ve tutuklulara; koşullu salıvermenin hesaplanması, denetimli serbestlik başvuruları, açık cezaevine geçiş talepleri, infaz hâkimliğine şikâyet, cezaevi disiplin cezalarına itiraz ve ağır hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi gibi başlıklarda hukuki destek sunmaktayız. Ceza davasının bitimi ile birlikte süreç sona ermez; aksine infaz aşaması çoğu kez hükümlü ve ailesi için en belirleyici dönemdir.

Bu rehber, infaz hukukunun temel kurumlarını ve 2026 itibarıyla güncel uygulamayı bir arada sunmayı amaçlamaktadır. Koşullu salıverme oranlarının nasıl değiştiği, elektronik kelepçe uygulamasının şartları, ziyaret ve mektup hakları gibi güncel konular ele alınmaktadır. Ceza hukukunun genel çerçevesi için ceza avukatı rehberimiz okunabilir.

  • 2020 yılındaki 7242 sayılı Kanun ile koşullu salıverme oranı birçok suç tipinde yeniden düzenlenmiş, denetimli serbestlik süresi 1 yıldan 3 yıla çıkarılmıştır.
  • Elektronik kelepçe uygulaması Türkiye’de 2013 sonrası yaygınlaşmış; 2026 itibarıyla bazı infaz aşamalarında standart bir tedbir hâline gelmiştir.
  • İnfaz hâkimliği, cezaevi disiplin cezaları ve hükümlü haklarına yönelik ihlaller konusunda şikâyet mercii olarak görev yapar; kararlar kısa süre içinde alınır ve Ceza Mahkemelerinde itiraza açıktır.

İnfaz hukuku uygulaması, ilk bakışta teknik ve prosedürel bir disiplin gibi görünse de, hükümlü ve yakınları için oldukça somut sonuçlar doğuran bir alandır. Koşullu salıverme tarihinin birkaç ay ileri veya geri gitmesi, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulup uyulmaması, ziyaret ve iletişim haklarının korunması her bireyin günlük yaşamını doğrudan etkileyen konulardır. Cezaevindeki hükümlünün ailesi çoğu zaman yalnız kalır; prosedürlerin takibi, belgelerin hazırlanması ve mahkemelere başvuruların zamanında yapılması için düzenli hukuki destek önem kazanır.

Alyar Hukuk & Danışmanlık olarak infaz hukuku süreçlerinin her aşamasında müvekkillerimize eşlik etmekteyiz. Hükmün kesinleştiği andan başlayarak koşullu salıverme hesaplaması, cezaevine sevk süreçleri, disiplin cezalarına itiraz, infaz hâkimliği şikâyetleri, denetimli serbestlik başvuruları, sağlık gerekçesiyle infaz ertelemesi ve uluslararası boyut taşıyan davalarda Anayasa Mahkemesi ile AİHM başvurularına kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktayız. Süreçte hükümlüye yakın olan aile bireyleri ile periyodik iletişim kurarak belgelerin zamanında toplanmasını, başvuruların eksiksiz hazırlanmasını ve hak kayıplarının önlenmesini hedeflemekteyiz.

Türk İnfaz Sistemi ve 5275 Sayılı Kanun

5275 Sayılı Kanunun Kapsamı

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Türkiye’de cezaların nasıl çekileceğini düzenleyen temel kanundur. Kanun 125 asıl madde ve geçici maddelerden oluşur. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi için gerekli olan usul, makam ve kurumları belirler. Kanunun önemli ilkesi, infazın “insan onuruna uygun” gerçekleştirilmesi ve “hükümlünün yeniden topluma kazandırılması” amacına hizmet etmesidir. Bu ilke, infaz hukukunun yol gösterici kriteridir ve uygulamada Anayasa’nın 17. maddesindeki işkence yasağı ile birlikte değerlendirilir.

Cezaevi Türleri

Türk ceza infaz sistemi farklı cezaevi türleri üzerine kurulmuştur. Kapalı ceza infaz kurumları, yüksek güvenlikli ve yüksek risk kabul edilen hükümlülerin bulunduğu kurumlardır. L, T ve F tipi kurumlar olarak sınıflandırılır; her biri fiziki yapı ve güvenlik seviyesi bakımından farklılık gösterir. Açık ceza infaz kurumları düşük güvenlikli yapılardır; hükümlünün gündüz çalışma ve eğitim faaliyetlerine katılmasına olanak tanır. Çocuk eğitim evleri 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında çocuk hükümlülere ayrılmıştır. Kadın kapalı kurumları kadın hükümlülere özgüdür. Gözlem ve sınıflandırma merkezleri ise yeni giren hükümlülerin risk değerlendirmesinin yapıldığı geçici kurumlardır.

İnfaz Savcılığı Yetkisi

Hükmün infazı, suçun işlendiği veya yargılandığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı infaz savcılığı tarafından yürütülür. İnfaz savcısı; infaz emrinin düzenlenmesi, hükümlünün yakalanması, cezaevine sevki, koşullu salıvermenin hazırlanması ve infazın ertelenmesi gibi işlemleri koordine eder. İnfaz savcısı aynı zamanda cezaevi idaresinin yasal denetimini yapar ve disiplin işlemleri üzerinde gözetim yetkisine sahiptir.

İnfaz Hâkimi ve Görev Alanı

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’na göre infaz hâkimi; ceza infaz kurumlarının idari işlem ve eylemlerine karşı hükümlü tarafından yapılan şikâyetleri karara bağlar. İnfaz hâkiminin yetkisi; disiplin cezaları, koğuş değişikliği, ziyaret kısıtlamaları, mektup denetimi, nakil talepleri gibi pratik konuları kapsar. İnfaz hâkimi kararlarına karşı Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açıktır. Şikâyet yapıldıktan sonra infaz hâkimi, 15 gün içinde karar vermek zorundadır.

İnfaz Rejiminin Anayasal Çerçevesi

İnfaz hukukunun anayasal temeli, Anayasa’nın 17. maddesindeki kişinin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ile doğrudan bağlantılıdır. 17/3 maddesi “kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz” hükmünü içerir. Bu hüküm hükümlü ve tutuklular dahil her bireye uygulanır. Anayasa 19. maddesi ise kişi hürriyeti ve güvenliğini düzenlemekte; özgürlükten yoksun bırakmanın yalnızca kanunda öngörülen hal ve usuller çerçevesinde mümkün olduğunu belirtmektedir. İnfaz döneminde özgürlük kısıtlamasının ötesinde yapılan her müdahale anayasal denetime tabidir.

İnfaz Hukukunun Ceza Hukukundan Farkı

Ceza hukuku, suç ve cezayı tanımlayan maddi hukuk dalıdır. Ceza muhakemesi hukuku, suç iddiasının soruşturulması ve yargılanması sürecini düzenler. İnfaz hukuku ise kesin hükmün yerine getirilmesi aşamasını kapsar. Bu üç alan birbirini tamamlar; ancak farklı ilke ve usul kuralları içerir. İnfaz döneminde hükümlünün artık suç isnadı altında değil, kesinleşmiş bir mahkûmiyet yükümlülüğü çerçevesinde bulunduğu gerçeği birçok prosedürel sonucu etkiler. Örneğin masumiyet karinesi hükümlü için artık geçerli değildir; ancak insanca muamele ilkesi devam eder.

Hükmün Kesinleşmesi ve İnfaza Başlama

Karar Kesinleşme Süreci

Bir ceza davası, ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf ve gerektiğinde temyiz yolları tüketildikten veya bu yollara süresinde başvurulmadıktan sonra kesinleşir. Kesinleşen karar “kesin hüküm” niteliği taşır ve infaza konu olabilir. Hükmün kesinleştiği tarih, koşullu salıverme süresinin hesaplanmasında başlangıç tarihi kabul edilir. Ancak hükümlü tutuklu olarak yargılandıysa, tutukluluk süresi infaza mahsup edilir (TCK 63).

Cumhuriyet Savcılığı Çağrısı

Kesinleşen hüküm, hükümlüye yazılı çağrı ile tebliğ edilir. Hükümlü, belirtilen tarih ve saatte infazın başlayacağı ceza infaz kurumuna teslim olmak zorundadır. Tebligat usulü 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre gerçekleşir. Hükümlü tebligatın yapıldığı tarihten itibaren belirlenen sürede teslim olmazsa yakalama emri çıkarılır.

İnfaz Emri ve Yakalama

İnfaz savcılığı, hükümlünün teslim olmaması hâlinde yakalama emri düzenler. Yakalama emri Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı birimlerine iletilir. Hükümlü yakalanarak en yakın cezaevine sevk edilir. Yakalama sonrası infaz savcılığı sürecin hazırlıklarını yürütür.

İnfazın Ertelenme Sebepleri

5275 sayılı Kanunun 17. maddesi bazı durumlarda infazın ertelenebileceğini düzenler. Bu sebepler arasında; hükümlünün ağır hastalığı, hamileliği, yeni doğum yapmış olması, tek ebeveyn konumu, ileri yaş (65 ve üzeri), eğitim-öğretim durumu gibi haller yer alır. Erteleme en fazla 6 ay süreyle gerçekleşir; gerekli hâllerde yenileme mümkündür. Başvuru, infaz savcılığına hitaben dilekçe ile yapılır. Dilekçe ekine sağlık raporu, öğrenci belgesi, doğum belgesi gibi destekleyici belgeler konulur. Savcılığın ret kararına karşı infaz hâkimliğine itiraz edilebilir.

Zamanaşımı

Ceza zamanaşımı TCK 68. maddesinde düzenlenmiştir. Hükmedilen ceza miktarına göre belirli sürelerin geçmesi hâlinde ceza infaz edilemez hâle gelir. Ağırlaştırılmış müebbet için 40 yıl, müebbet için 30 yıl, 20 yıl ve daha fazla hapis cezası için 24 yıl, 5-20 yıl arası hapis cezası için 20 yıl, 5 yıl ve daha az hapis cezası için 10 yıl süre geçerlidir. Bu süreler kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanır.

Tutukluluk Süresinin Mahsubu

Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesi, yargılama sürecinde tutuklu geçirilen her günün sonunda verilen cezadan bir gün indirilmesini düzenler. Mahsup otomatik olarak yapılır ve koşullu salıverme tarihinin hesaplanmasında dikkate alınır. Tutukluluk süresi, hüküm gününe kadar tutuklu kalınan gün sayısı ile belirlenir. Yurt dışında gözaltı veya tutukluluk da aynı şekilde mahsup kapsamındadır; bu durum çoğunlukla uluslararası suç davalarında gündeme gelir.

İnfazın Denetimli Serbestlik ile Başlaması

Bazı durumlarda hükümlü, cezaevine hiç girmeden doğrudan denetimli serbestlik altında infaza başlayabilir. 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesi bu ihtimali kısa süreli hapis cezaları veya belirli suç tipleri için öngörür. Hükümlü, infaz savcılığına başvurarak doğrudan denetimli serbestlik altında cezanın yürütülmesini talep edebilir. Özellikle aile sorumluluğu bulunan, iş sahibi ve sağlık durumu kritik olan hükümlüler için bu yol pratik bir çözümdür.

İnfaz İndirimi ve Koşullu Salıverme

Koşullu Salıverme Kavramı

Koşullu salıverme, hükümlünün cezasının belirli bir bölümünü iyi hâlle geçirmesi şartıyla geri kalanını cezaevi dışında, denetim altında tamamlamasına imkân tanıyan kurumdur. TCK 107. maddesinde düzenlenmiştir. Koşullu salıverme otomatik değildir; cezaevi idaresi ve infaz savcılığı hükümlünün davranışını değerlendirir. İyi hâl kararı, cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilir.

Koşullu Salıverme Oranları

TCK 107/2 uyarınca; süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanabilmesi için cezasının yarısını iyi hâlle geçirmesi gerekir. Bu oran 7242 sayılı Kanun ile yarı yarıya (1/2) olarak belirlenmiştir. Ancak bazı suçlar için özel oranlar öngörülmüştür: cinsel saldırı, cinsel istismar, uyuşturucu madde imalatı, kasten öldürme gibi ağır suçlar için oran 2/3 ya da 3/4 olarak uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet için 30 yıl, müebbet için 24 yıl fiilen çekilmeden koşullu salıverme mümkün değildir. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar için ayrı oranlar geçerlidir.

İyi Hal Değerlendirmesi

Koşullu salıvermenin ön şartı olan “iyi hâl” kavramı; hükümlünün cezaevindeki davranışı, disiplin cezası alıp almadığı, eğitim faaliyetlerine katılımı, iş ve meslek eğitimlerindeki performansı, diğer hükümlü ve personelle ilişkileri gibi kriterleri kapsar. İdare ve Gözlem Kurulu bu değerlendirmeyi belirli aralıklarla yapar. Raporlar cezaevi dosyasına işlenir. Koşullu salıverme aşamasına gelen hükümlünün iyi hâl değerlendirmesi olumsuz ise karar ertelenebilir.

Denetim Süresi

Koşullu salıverilen hükümlü, salıverme tarihinden cezanın bitim tarihine kadar denetim altında kalır. Denetim süresinde denetimli serbestlik müdürlüğünün belirlediği kurallara uymak zorundadır. Bu kurallar arasında; belirli aralıklarla denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurma, ikamet adresini değiştirmeme, mağdura yaklaşmama, uyuşturucu kullanmama gibi yükümlülükler yer alır. Denetim süresinde yeniden suç işlenmesi veya yükümlülüklere uyulmaması hâlinde koşullu salıverme iptal edilir ve hükümlü cezaevine geri döner.

Koşullu Salıverme Örnek Hesaplama

4 yıl hapis cezası alan, suçu TCK kapsamında dolandırıcılık olan ve 2023’te tutuklanmış bir hükümlü örneği üzerinden koşullu salıverme hesaplaması şu şekilde gerçekleştirilir: hükmün kesinleştiği tarihten başlayarak, 4 yıl cezanın yarısı (2 yıl) iyi hâlle çekildikten sonra koşullu salıverme mümkün hâle gelir. Hükümlü 2023’ten beri tutuklu olduğu için tutukluluk süresi bu 2 yıla mahsup edilir. Denetimli serbestlik süresi olan 1 yıl (bazı durumlarda 3 yıla kadar) koşullu salıverme öncesinde devreye girer. Böylece hükümlü, hüküm kesinleşmesinden yaklaşık 1-1,5 yıl sonra denetimli serbestlik altında tahliye edilebilir. Elbette bu hesaplama, iyi hâl koşulunun karşılanmasına ve suç tipine göre değişir.

Koşullu Salıvermenin İptali

Denetim süresinde yeni bir suç işleyen veya denetim yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal eden hükümlünün koşullu salıvermesi iptal edilir (TCK 107/11). İptal kararı; denetim süresinin başlangıcından o tarihe kadar geçen sürenin cezadan indirilmesine imkân verir ancak geri kalan süre yeniden cezaevinde çekilir. İkinci kez koşullu salıverme hakkı, suçun niteliği ve hükümlünün durumu dikkate alınarak yeniden değerlendirilir.

Denetimli Serbestlik Tedbirleri

5402 Sayılı Kanun

5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu, denetimli serbestlik müdürlüklerinin görev ve yetkilerini düzenler. Müdürlükler; koşullu salıverilen hükümlülerin, denetim altındaki tutuklu ve hükümlülerin, hapis cezası ertelenmiş olanların ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişilerin izlenmesinden sorumludur. Ayrıca kamu yararına çalışma, eğitim yükümlülüğü ve adli kontrol tedbirlerinin uygulanması da müdürlüklerin görev alanındadır.

Cezanın Denetimli Serbestlik Yoluyla İnfazı

5275 sayılı Kanunun 105/A maddesi, belirli koşullarla hapis cezasının son bölümünün cezaevi dışında denetimli serbestlik hükümleri altında tamamlanmasına olanak tanır. Genel kural olarak, hükümlü koşullu salıverilmeden önce son 1 yılını (bazı suç ve durumlarda 3 yıla kadar) denetimli serbestlik altında geçirebilir. Bu süre 7242 sayılı Kanun ile özellikle pandemi koşulları nedeniyle geçici olarak uzatılmış; sonrasında kısmen kalıcılaştırılmıştır. Başvuru, koşullu salıverme tarihinden önce infaz hâkimliğine yapılır. İnfaz hâkimi, hükümlünün tahliye edilerek denetimli serbestlik altına alınmasına veya başvurunun reddine karar verir.

Elektronik Kelepçe Uygulaması

Elektronik kelepçe (elektronik izleme cihazı), denetimli serbestlik altındaki kişinin belirli bir alanda bulunması veya belirli alanlardan uzak durması koşuluna uyup uymadığını GPS teknolojisiyle izler. 5275 sayılı Kanun ve Denetimli Serbestlik Yönetmeliği bu uygulamayı düzenler. Elektronik kelepçe; yüksek riskli suç tipleri, yakınlaşma yasağı bulunan aile içi şiddet vakaları, uyuşturucu suçu hükümlüleri ve bazı terör davalarında aile hukuku önlemi çerçevesinde uygulanabilir. Cihazın çıkarılmaya çalışılması, şarj edilmemesi veya sinyalin kasıtlı olarak kesilmesi ciddi sonuçlar doğurur; denetimli serbestliğin iptali ile birlikte yeni bir ceza ile karşılaşılabilir.

Kamu Yararına Çalışma

Kısa süreli hapis cezalarına seçenek yaptırım olarak TCK 50. maddede düzenlenen “kamu yararına çalışma”, hükümlünün belirli bir kamu kurumunda karşılıksız çalışmasıdır. Belediyeler, hastaneler, halk eğitim merkezleri, müzeler, parklar gibi kurumlarda gerçekleşir. Günlük 2 saat 8 saat arası çalışma süreleri belirlenir. Yükümlülüğe uyulmaması hâlinde hapis cezası yeniden devreye girer.

Eğitim Yükümlülüğü

Denetimli serbestlik programı kapsamında bazı hükümlülere eğitim yükümlülüğü verilir. Öfke kontrolü, madde bağımlılığı, aile içi şiddetle mücadele, trafik güvenliği gibi konularda eğitimler düzenlenir. Bu eğitimler denetimli serbestlik müdürlüğü veya işbirliği yapılan sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülür. Eğitime devamsızlık, denetimli serbestliğin iptal edilme sebeplerinden biridir.

İhlal Halinde Sonuçlar

Denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulmaması; ihlalin niteliği ve ağırlığına göre değişen sonuçlar doğurur. İlk ihlalde uyarı verilir; tekrarında denetim koşulları ağırlaştırılır. Üçüncü ihlalde veya tek seferlik ağır ihlalde (örneğin yeni suç işleme) denetimli serbestlik iptal edilir ve hükümlü ceza infaz kurumuna geri dönerek cezasını tamamlar. Bu kararlar infaz hâkimi tarafından verilir; hükümlünün itiraz hakkı mevcuttur.

Adli Kontrol Tedbirleri

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında tutuklama yerine uygulanan adli kontrol tedbirleri de denetimli serbestlik müdürlüklerinin takibindedir. Bu tedbirler arasında; yurt dışı çıkış yasağı, konutu terk etmeme, belirli yerlere gitmeme, belirli kişilerle görüşmeme, adli makam bünyesinde düzenli imza verme yükümlülükleri yer alır. Denetimli serbestlik müdürlüğü bu yükümlülüklerin takibini gerçekleştirir; ihlal halinde tutuklamaya döndürme gerekçesi olarak mahkemeye bildirir.

İnfaz Hesabı ve Hatalar

Koşullu salıverme tarihinin hesaplanmasında; cezanın süresi, suç tipine göre koşullu salıverme oranı, tutukluluk mahsubu, önceki disiplin cezaları ve varsa yeni cezalar gibi çok sayıda unsur birlikte değerlendirilir. İnfaz savcılığının infaz hesaplamasında hata yapması mümkündür; bu hatalar çoğunlukla hükümlünün aleyhinedir ve koşullu salıverme tarihinin geriye kaydırılmasına yol açar. Hesaplama hatasından şüphe edildiğinde infaz hâkimliğine itiraz yoluyla düzeltme talep edilir. Bu süreçte bir avukat ile birlikte ayrıntılı infaz hesabı çıkarmak tavsiye edilir.

Açık Cezaevine Ayrılma

Açık Cezaevi Geçiş Şartları

Açık cezaevine geçiş, hükümlünün kapalı cezaevindeki davranışı, cezasının süresi, suç tipi ve risk değerlendirmesi kriterleri göz önünde bulundurularak yapılır. Genel kural olarak koşullu salıverme tarihine belirli bir süre (bazı durumlarda 1 yıl) kalmış, iyi hâl gösteren hükümlüler açık cezaevine ayrılabilir. Bazı ağır suçlar (cinsel saldırı, terör, uyuşturucu imalatı) için açık cezaevi geçiş şartları daha katıdır.

Açık Kurumda Psiko-sosyal Destek

Açık cezaevine geçen hükümlü için ruh sağlığı, aile ilişkilerini yeniden kurma ve topluma yeniden kazanım odaklı psiko-sosyal destek programları uygulanır. Cezaevi psikoloğu ve sosyal çalışmacısı ile periyodik görüşmeler yapılır. Tahliye öncesi hazırlık eğitimi, işe yerleştirme danışmanlığı ve aile iletişim seminerleri programın parçasıdır. Tahliye sonrası dönemde de denetimli serbestlik müdürlüğü ile koordineli izleme sürer; bu izleme suça yeniden yönelme oranlarını azaltmayı hedefler.

İzin Hakkı

Açık cezaevindeki hükümlüler belirli koşullarda izin kullanma hakkına sahiptir. 5275 sayılı Kanunun 95. maddesi izin türlerini düzenler: mazeret izni (ölüm, doğum gibi sebeplerle), özel izin (iyi hâl değerlendirmesi sonrası), iş arama izni (tahliye öncesi). İzin süresi ve sayısı cezaevi idaresi tarafından belirlenir; izin sonunda belirtilen tarih ve saatte cezaevine dönülmek zorundadır.

İzinden Dönmeme ve Firar Suçu

İzin süresinin bitiminden itibaren belirlenen süre içinde cezaevine dönmemek, TCK 292. maddesi kapsamında firar suçunu oluşturur. İzinden dönmeyen hükümlü hakkında yakalama emri çıkarılır ve yeni bir dava açılır. Mevcut cezaya ek olarak firar nedeniyle verilen ceza ardışık olarak çekilir; koşullu salıverme tarihi geriye çekilir. Mazereti olan hükümlü (ağır hastalık, kaza, doğal afet) derhal cezaevi idaresini bilgilendirmeli ve mazeretini belgelemelidir.

Çalışma İmkânları

Açık cezaevindeki hükümlüler, cezaevi içindeki atölyelerde veya dışarıdaki özel işyerlerinde çalışabilir. Çalışma karşılığı ücret alır ve bu ücretin bir kısmı cezaevi hesabına, bir kısmı tasarruf hesabına yatırılır. İşbirliği yapılan işyerleri belirli kriterleri karşılamak zorundadır. Çalışma süresi koşullu salıverme hesaplamasında bazı durumlarda ek indirim sağlayabilir.

Geçiş Reddine İtiraz

Açık cezaevi geçiş talebi reddedilen hükümlü, infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla itiraz edebilir. İnfaz hâkimi, red gerekçesini dosya üzerinden inceler ve 15 gün içinde karar verir. Karar aleyhine Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde ikinci aşama itiraz yolu açıktır. Red gerekçelerinin keyfi veya hatalı olması hâlinde mahkeme geçişin yapılmasına karar verebilir.

Özel Durum İndirimleri

Hamile ve Emziren Anne

Hamile hükümlü, doğuma 6 ay kalana kadar ve doğum sonrası 6 ay süreyle infazın ertelenmesi hakkına sahiptir (5275 sayılı Kanun m. 16). Emziren anne, bebeğin 6 yaşına kadar çocuğu yanında bulundurabilir; bu süre boyunca anne-çocuk koğuşunda kalır. Çocuk belirli bir yaşa geldiğinde, çocuğun eğitim ihtiyaçları ve psikolojik gelişimi dikkate alınarak dışarıdaki aile fertlerine ya da koruyucu aileye verilebilir.

Ağır Hastalık

Hükümlü cezaevi şartlarında tedavi edilemeyecek bir hastalığa yakalandıysa 5275 sayılı Kanun m. 16 uyarınca infazın ertelenmesi veya doğrudan tahliye mümkündür. Başvuru infaz savcılığına yapılır; başvuru ekine Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesinden alınan tam teşekküllü rapor eklenir. Ağır hastalık kapsamına; ileri evre kanser, son evre organ yetmezliği, beyin hasarı, kalp yetmezliği gibi tablolar girer. Başvurunun reddi hâlinde infaz hâkimliğine itiraz edilebilir.

Yaşlılık

5275 sayılı Kanunun 16. maddesi 70 yaş ve üzeri hükümlüler için özel düzenlemeler içerir. 75 yaş üzerindeki bazı hükümlüler, cezalarının son bölümünü evde denetimli serbestlik altında geçirebilir. Yaşlılık sebebiyle infaz ertelemesi, sağlık koşullarıyla birlikte değerlendirilir. Tek başına yaşlılık otomatik bir erteleme sebebi değildir; fiziksel ve zihinsel yeterlilik aranır.

Çocuk Hükümlü

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, suça sürüklenen çocuklar için özel infaz rejimi öngörür. 12 yaşından küçük çocuklar için cezai sorumluluk yoktur; 12-15 yaş aralığında ise akıl ve fiziksel gelişim incelemesi yapılır. 15-18 yaş aralığındaki çocuk hükümlüler “çocuk eğitim evi” adı verilen özel kurumlarda tutulur. Eğitim, meslek kazandırma ve psikolojik destek ön plandadır. Koşullu salıverme oranları yetişkin hükümlülerden daha lehedir.

Engelli Hükümlü

Bedensel veya zihinsel engelli hükümlüler için cezaevlerinde engelli erişime uygun koğuşlar, sağlık hizmetleri ve özel bakım personeli bulundurulur. Engellilik derecesi cezaevi koşullarıyla uyumsuz ise 5275 sayılı Kanun m. 16 kapsamında infazın ertelenmesi veya evde denetimli serbestlik altında geçirilmesi gündeme gelir.

Tek Ebeveyn Hükümlü

7242 sayılı Kanun değişikliğinin ardından, 0-6 yaş aralığında çocuğu bulunan tek ebeveyn hükümlüler için özel düzenlemeler yapılmıştır. Bu hükümlüler belirli koşullarda cezalarının son bölümünü evde denetimli serbestlik altında geçirebilir. Elektronik kelepçe takılarak çocuğun bakımının aksamaması sağlanır. Başvuru infaz hâkimliğine yapılır; çocuğun doğum belgesi, tek ebeveynlik durumunu gösteren mahkeme kararı veya eşin vefat belgesi, çocuğun bakımı için başka sorumlu kimsenin bulunmadığına dair belge sunulur.

Yabancı Hükümlüler ve Sınır Dışı Edilme

Türkiye’de hapis cezasına çarptırılan yabancı uyruklu hükümlüler için 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile 5275 sayılı Kanun birlikte uygulanır. Koşullu salıverme tarihinde hükümlü sınır dışı edilme prosedürüne tabi olabilir. Bazı durumlarda Türkiye ile ülkeler arasında imzalanmış “hükümlü nakli” sözleşmeleri çerçevesinde hükümlü kendi ülkesine nakil talep edebilir. Yabancılar hukuku boyutu için yabancılar hukuku avukatı rehberimiz incelenebilir.

İnfaz Hâkimine Şikâyet

İnfaz Hâkimliğinin Görev Alanı

4675 sayılı Kanunun 4. maddesi infaz hâkiminin görevlerini sayar. Bu görevler arasında; cezaevi idaresinin verdiği disiplin cezalarına itirazları incelemek, koğuş değişikliği ve nakil taleplerini değerlendirmek, ziyaret ve mektup yasaklarına karşı şikâyetleri karara bağlamak, 5275 sayılı Kanunun 105/A kapsamındaki denetimli serbestlik geçişlerini değerlendirmek yer alır. İnfaz hâkimi dosya üzerinden karar verir; gerekli görmesi hâlinde duruşma yapabilir.

Disiplin Cezalarına İtiraz

Cezaevi Disiplin Kurulu, 5275 sayılı Kanunun 37-56. maddeleri arasında sayılan disiplin suçları için hükümlüye disiplin cezası verebilir. Bu cezalar; kınama, bazı haklardan yoksun bırakma (ziyaret, mektup, telefon), hücreye koyma gibi yaptırımlardır. Hükümlü, disiplin kararına karşı 15 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edebilir. İnfaz hâkimi disiplin kararını kaldırabilir, değiştirebilir veya onaylayabilir.

Nakil Talepleri

Hükümlü, kendisine veya ailesine yakın olan bir cezaevine nakil talebinde bulunabilir. Bu talep cezaevi idaresi aracılığıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne iletilir. Red halinde infaz hâkimine şikâyet mümkündür. Nakil talepleri; aile ziyaretinin kolaylaşması, ekonomik imkânsızlıklar, sağlık durumu, eğitim ihtiyaçları gibi gerekçelerle yapılır.

Haklara Yönelik İhlaller

Cezaevinde kötü muameleye maruz kalındığı, sağlık hizmetlerinin geciktirildiği, temel insani ihtiyaçların karşılanmadığı durumlarda hükümlü infaz hâkimine şikâyet edebilir. İnfaz hâkimi gerektiğinde cezaevinde inceleme yapar veya Cumhuriyet Başsavcılığı’nı bilgilendirir. Haklara yönelik ciddi ihlaller AİHM başvurusuna da konu olabilir.

Disiplin Suçları Katalogu

5275 sayılı Kanunun 37-45. maddeleri arasında disiplin suçları kategorize edilmiştir. Kınama cezasını gerektiren eylemler arasında; koğuşta tutulmasına izin verilmeyen eşya bulundurma, kişisel temizliğe özen göstermeme, idarenin dikkat çekme uyarılarına aykırı davranma yer alır. Bazı haklardan yoksun bırakma cezasını gerektiren eylemler; telefon görüşmesinde tehdit içeren ifadelerde bulunma, ziyaretçi ile izinsiz eşya alışverişi, idareye hakaret etme gibi davranışlardır. Hücreye koyma cezasını gerektiren ağır eylemler ise; firar teşebbüsü, cezaevi personeline saldırı, diğer hükümlülere ağır saldırı ve uyuşturucu kullanımı gibi suçları kapsar.

Şikâyet Dilekçesi Örneği

İnfaz hâkimine yapılacak şikâyet dilekçesinde; hükümlünün kimlik bilgileri, tutulduğu cezaevi, mahkumiyet dosya numarası, şikâyet konusu, olay tarihi, varsa tanık isimleri, talep ve dayanılan hukuki sebepler yer almalıdır. Dilekçe el yazısı olabileceği gibi bilgisayar çıktısı da kabul edilir. Hükümlü doğrudan cezaevi idaresine teslim edebilir; idare dilekçeyi 3 iş günü içinde infaz hâkimliğine göndermekle yükümlüdür. Avukat tarafından yapılan şikâyetler doğrudan UYAP üzerinden iletilebilir.

Ziyaret, Telefon, Mektup Hakları

Görüş Hakları

Hükümlünün birinci derece akrabaları ve özel durumlarda diğer yakınlarıyla görüşmesi kanuni haktır. 5275 sayılı Kanunun 83. maddesi görüş türlerini düzenler. Açık görüş, aynı odada yüz yüze yapılan görüşmedir; haftada 1 kez veya belirli periyotlarla gerçekleşir. Kapalı görüş, cam bölmeli kabinde, telefonla konuşma biçimindedir. Görüş süreleri ve sayıları cezaevi tipine ve hükümlünün durumuna göre değişir.

Telefon Görüşmesi

Hükümlü belirli periyotlarda önceden bildirdiği birinci derece akrabalarını arayabilir. Telefon görüşmeleri cezaevinde kurulu kabin telefonlarından yapılır; görüşme süresi sınırlıdır (genellikle 10 dakika). Bazı disiplin cezalarında telefon hakkı geçici olarak kısıtlanır. Ağır hastalık veya acil aile durumu hâlinde ek görüşme yapılmasına cezaevi idaresi karar verebilir.

Avukat Görüşü

Hükümlünün avukatıyla görüşmesi temel haktır ve süre sınırlaması yoktur. Görüşme mahremiyete uygun ayrı bir odada gerçekleşir. Avukat müvekkiline savunma, tahliye talebi, koşullu salıverme başvurusu, cezaevi içi sorunlar gibi konularda hukuki destek sunar. Bazı terör davalarında avukat görüşlerine kamera ile denetim getirilebilir; ancak görüşmenin içeriği mahrem kalır.

Avukat-Hükümlü İletişimi ve UYAP

Avukat ile hükümlü arasındaki resmi iletişim UYAP üzerinden dilekçe, dosya erişimi ve tebligat yoluyla gerçekleşir. Avukat, cezaevi ziyareti dışında UYAP üzerinden dosyaya ek belge sunabilir, itiraz dilekçesi gönderebilir, müvekkilin dilekçelerini ekleyebilir. Acil durumlarda avukat cezaeyine telefonla ön başvuru yaparak kısa sürede ziyaret izni alabilir. Avukat görüşleri, hükümlünün hukuki hakları açısından kritik olduğundan zaman kısıtlaması getirilmemiştir.

Görüşlerde Ses ve Görüntü Kaydı

Aile görüşmeleri cezaevi güvenliği gereği genel kameralı alan içinde yapılabilir; ancak ses kaydı alınmaz. Avukat görüşlerinde ise ses veya görüntü kaydı alınması kural olarak yasaktır. Terör davaları gibi özel durumlarda mahkeme kararıyla avukat-müvekkil görüşmesine denetim getirilmesi mümkün olmakla birlikte bu uygulama istisnaidir ve mahrem ilişki ilkesine müdahale oluşturmaması gerekir.

Mahpusların Aile Görüşmelerinde Video Konferans

Bazı cezaevleri, uzak mesafeli ailelerin görüşme imkânı için video konferans sistemi kurmuş durumdadır. Bu sistem özellikle ilçeler arası uzun mesafelerin bulunduğu illerdeki cezaevlerinde uygulanmaktadır. Video konferans aile görüşü, fiziksel ziyaret hakkının yerini tutmaz; ek imkân olarak sunulur. Görüşme süresi ve sayısı cezaevi idaresi tarafından belirlenir.

Mektup Hakları ve Kısıtlamaları

Hükümlü, aile ve arkadaşlarıyla mektuplaşabilir. Gelen ve giden mektuplar cezaevi idaresi tarafından güvenlik amacıyla incelenir; avukat yazışmaları bu denetimin dışındadır. Şifreli, kodlu veya tehdit içerikli mektuplar imha edilir. Gazete ve dergi abonelikleri de belirli kurallar çerçevesinde mümkündür.

Kitap ve Yayın Erişimi

Hükümlünün kitap okuma hakkı, cezaevi kütüphanesi aracılığıyla ve dışarıdan temin edilen yayınlar üzerinden kullanılır. Yasaklı yayın listesi cezaevi idaresi tarafından güncellenir; şiddet, terör propagandası, müstehcen içerik taşıyan yayınlar reddedilir. Hükümlü reddedilen bir yayın için infaz hâkimliğine şikâyet edebilir. Akademik yayınlar, dini yayınlar ve mesleki yayınlar genellikle sorunsuz kabul edilir.

Cezaevinde Eğitim Hakkı

Hükümlü cezaevinde eğitimini sürdürme hakkına sahiptir. Açıköğretim Fakültesi, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim programları cezaevlerinde yaygın olarak kullanılır. Hükümlü kayıt işlemlerini, sınav girişlerini cezaevi idaresinin koordinasyonuyla gerçekleştirir. Açıköğretim sınavları cezaevinde özel salon kurularak yapılır. Cezaevi içi mesleki eğitim kursları da iyi hâl değerlendirmesinde olumlu etki yapar.

Cezaevinde Hasta Tutuklu ve Hükümlü

Adli Tıp Raporu

Hükümlünün cezaevinde tutulmasının yaşam hakkını tehdit eder düzeyde ağır sağlık sorunu yaratması hâlinde, Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması süreç açısından belirleyicidir. Rapor; hastalığın cezaevi koşullarında tedavi edilip edilemeyeceği, mevcut sağlık durumunun gelişme veya kötüleşme eğilimi, hükümlünün kendi başına yaşamını sürdürme kapasitesi gibi kriterleri değerlendirir. Rapor olumlu çıkarsa infazın ertelenmesi veya tahliye kararı çıkabilir.

Geçici Salıverme

5275 sayılı Kanun m. 16 “hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması” imkânını düzenler. Geçici salıverme kararı infaz hâkimi veya gerekli durumlarda Cumhuriyet Savcısı tarafından verilir. Hükümlü tedavi süresince serbest kalır; tedavinin tamamlanması sonrası sağlık durumuna göre ya yeniden cezaevine alınır ya da infazın sonlandırılmasına karar verilir.

Hastaneye Sevk

Cezaevindeki hükümlü, cezaevi sağlık biriminin yeterli olmadığı durumlarda dış sağlık kuruluşuna sevk edilir. Bu sevk güvenlik tedbirleri altında gerçekleşir; polis veya jandarma eşliğinde hastaneye götürülür. Hastane yataklı tedavi gerektirirse cezaevi revirinde veya hastanede kelepçelenmiş biçimde tutulur. İnsan hakları ihlali oluşturabilecek durumlar (aşırı kelepçeleme, tedaviye engel olma) infaz hâkimine şikâyet edilebilir.

5275 m. 16 İnfaz Ertelemesi Başvurusu

İnfaz ertelemesi başvurusu, infaz savcılığına yazılı dilekçe ile yapılır. Dilekçede hükümlünün adı, dosya numarası, cezanın niteliği, erteleme sebebi, varsa rapor örneği yer alır. Savcılık başvuruyu 30 gün içinde değerlendirir. Red halinde infaz hâkimliğine 15 gün içinde itiraz yolu açıktır. Başvurular detaylı hazırlık gerektirdiğinden bir ceza avukatı desteği tavsiye edilir.

Hastane Sevki ve Kelepçe Kullanımı

Hastane sevkinde kelepçe kullanımı, tedavinin niteliğine ve hastanın durumuna göre değişir. Acil tıbbi müdahale sırasında kelepçe çıkartılmalı; hasta yoğun bakıma alındıysa veya ameliyat sonrası bilinç açık değilse kelepçe uygulanamaz. Aksi yönde uygulamalar AİHM m. 3 ihlali olarak değerlendirilebilir. Hasta yakınları, sevk sonrası kelepçe kullanımı konusunda itirazda bulunabilir ve infaz hâkimliği şikâyetine konu edebilir.

Cezaevinde Ölüm ve Otopsi

Hükümlünün cezaevinde vefatı hâlinde, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatarak olay yerinde inceleme yapar. Otopsi Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilir. Aile, otopsi raporunu talep edebilir; şüphe uyandıran bulgular söz konusuysa özel soruşturma açılır. Cezaevinde ihmal sonucu ölüm tespiti hâlinde cezaevi personeli hakkında adli ve idari soruşturma başlar; aileler tazminat davası açabilir.

AİHM Başvuruları İnfaz Kaynaklı

İnsanca Muamele Hakkı — AİHS m. 3

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı muamele yasağını düzenler. Cezaevi koşullarının bu standardı karşılamaması durumunda Türkiye’de iç hukuk yolları tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru yapılabilir. AİHM içtihatları HUDOC veritabanından izlenebilir; bu rehber somut karar numarası vermemekle birlikte tüm içtihatların resmî kaynaktan takibi önerilir.

Cezaevi Koşulları Davaları

Aşırı kalabalık koğuşlar, havalandırma yetersizliği, kötü beslenme, yetersiz sağlık hizmeti, temiz su eksikliği gibi koşullar AİHM’e konu olabilecek ihlallerdir. Başvuru öncesi Türkiye’de iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekir: infaz hâkimine şikâyet, Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz ve Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu. Tüm yollar sonuç vermezse 4 ay içinde AİHM’e başvuru yapılır.

Sağlık İhmali Davaları

Cezaevinde ağır hastalıktan muzdarip hükümlünün yeterli tedaviye erişememesi, geciktirilen ameliyat, uygun olmayan ilaç tedavisi gibi durumlar AİHS m. 2 (yaşam hakkı) ve m. 3 (insanca muamele) kapsamında değerlendirilir. Vefat eden hükümlünün yakınları da AİHM’e başvurabilir.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru

AİHM öncesi aşama olarak Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kurumu devreye girer. İç hukuk yolu tüketildikten sonra 30 gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılır. Anayasa Mahkemesi, ihlalin tespiti hâlinde ihlalin giderilmesine ve tazminata hükmedebilir. Anayasa Mahkemesi içtihatları için anayasa.gov.tr takip edilebilir.

Aile Yaşamı Hakkının Korunması

AİHS m. 8 aile yaşamı hakkını düzenler. Hükümlünün aile ziyaretleri, telefon görüşmeleri, eşi ve çocukları ile ilişkisini sürdürmesi bu madde kapsamında değerlendirilir. Nakil kararlarında ailenin ulaşım zorluğu, görüş sürelerinin kısıtlanması, çocukla iletişim haklarının engellenmesi aile yaşamına müdahale sayılabilir. Bu tür müdahalelerin haklı gerekçesi, orantılılığı ve demokratik toplumda gerekliliği sınavına tabidir.

Hükümlü Nakli Sözleşmeleri ve Yabancı Ülkelere İade

Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Konseyi Mahkûmların Nakline Dair Sözleşme ve ikili anlaşmalar kapsamında, Türk vatandaşı hükümlüler yurt dışında aldıkları cezayı Türkiye’de çekebilir; yabancı hükümlüler de kendi ülkelerinde infazı sürdürebilir. Başvuru hükümlü veya devlet tarafından yapılır. Transferin gerçekleşmesi için hem gönderen hem de alan devlet, hükümlü ve cezanın niteliği hakkında mutabık kalmalıdır. Süreç çoğunlukla 6 ay ile 2 yıl arasında sürebilir; Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Genel Müdürlüğü yürütmeyi koordine eder.

Tazminat Mekanizmaları

İnfaz döneminde hakları ihlal edilen hükümlü, ulaşılabilir iç hukuk yollarından sonra Anayasa Mahkemesi veya AİHM’den tazminata hükmedilmesini talep edebilir. Ayrıca, ihmal sonucu zarar gören hükümlüler için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde idari yargı yoluyla tam yargı davası açılabilir. Bu davada devlet kusurlu bulunursa, maddi ve manevi tazminata hükmedilir. İdare hukuku boyutu için idare hukuku avukatı rehberimiz incelenebilir.

7242 Sayılı Kanun ile Getirilen Değişiklikler

Reformun Arka Planı

2020 yılında yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Türk infaz sisteminin son on yıllık dönemdeki en kapsamlı düzenlemesini oluşturur. Pandemi koşullarında cezaevlerindeki nüfus yoğunluğunu azaltma ihtiyacı ve uzun süredir birikmiş reform talepleri bu değişikliğin zeminini hazırlamıştır. Ancak bazı suç tipleri kapsam dışında tutulmuş, özellikle cinsel saldırı, terör, uyuşturucu imalatı gibi suçlarda koşullu salıverme oranları değiştirilmemiştir.

Koşullu Salıverme Oranı

7242 sayılı Kanun öncesinde çoğu suç tipinde koşullu salıverme oranı 2/3 olarak uygulanmaktayken, değişiklik sonrası bu oran 1/2’ye düşürülmüştür. Bu değişiklik pratik olarak; örneğin 6 yıl hapis cezası alan bir hükümlünün koşullu salıverme için cezaevinde çekeceği süreyi 4 yıldan 3 yıla indirmiştir. Ancak katalog suç olarak belirlenen ve kanunda ayrıca sayılan suçlar için eski 2/3 veya 3/4 oranları devam etmektedir.

Denetimli Serbestlik Süresinin Uzatılması

7242 sayılı Kanun ile denetimli serbestlik süresi eski 1 yıldan 3 yıla kadar uzatılmıştır. Bu değişiklik, hükümlünün cezaevinde geçireceği süreyi belirgin biçimde azaltmıştır. Geçici olarak getirilen bazı düzenlemeler sürekli hâle gelmiş, bazı istisnalar ise pandeminin bitmesiyle birlikte kaldırılmıştır. Güncel denetimli serbestlik süresi, suç tipi ve hükümlünün durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Kanundan Geriye Dönük Yararlanma

Ceza kanunlarında yapılan değişiklik, lehe olan düzenlemeler açısından geriye dönük uygulanır (TCK 7). Bu ilke gereği 7242 sayılı Kanun yürürlüğe girdiğinde, önceden hüküm giymiş ve cezasını çekmekte olan hükümlüler de yeni koşullu salıverme oranlarından yararlanmıştır. Bu durum, pek çok hükümlünün tahliye tarihini ileriye çekerek binlerce kişinin cezaevinden erken ayrılmasına neden olmuştur. Geriye dönük uygulama, infaz savcılıkları tarafından resen yapılmakla birlikte bazı hatalar ortaya çıkabildiği için avukat kontrolü önerilir.

Kurgusal Senaryo: Açık Cezaevi Geçişi Reddi ve İtiraz

Aşağıdaki senaryo eğitim amaçlı kurgusaldır; gerçek bir dosyayla benzerlik tesadüfidir.

K.Y., dolandırıcılık suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırılmış, cezasının 2 yılını kapalı cezaevinde geçirdikten sonra açık cezaevine geçiş talebinde bulunmuştur. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu, hükümlünün disiplin cezası bulunmadığını, eğitim kurslarına düzenli katıldığını ve ailesiyle iletişiminin olumlu olduğunu değerlendirmekle birlikte; geçişi “risk değerlendirmesi olumsuz” gerekçesiyle reddetmiştir. Gerekçede somut bir risk unsuru belirtilmemiştir.

K.Y.’nin avukatı, red kararına karşı 15 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyette bulunmuştur. Dilekçede; hükümlünün tüm iyi hâl kriterlerini karşıladığı, gerekçenin soyut olduğu, cezaevi iç yönetmeliğinde öngörülen değerlendirme raporunun objektif biçimde hazırlanmadığı belirtilmiştir. İnfaz hâkimi dosyayı inceleyerek cezaevi idaresinden ek rapor talep etmiştir. İkinci raporda risk değerlendirmesinin dayanakları somut biçimde ortaya konulamamıştır.

İnfaz hâkimi 22 gün sonra red kararının kaldırılmasına ve K.Y.’nin açık cezaevine geçişinin yapılmasına karar vermiştir. Cezaevi idaresi karara uyarak K.Y.’yi yakın ildeki açık cezaevine nakletmiştir. Bu kurgusal senaryo, infaz hâkimliği şikâyet yolunun pratik etkisini göstermektedir: somut dayanağı olmayan idari işlemler, hukuki denetimden geçirildiğinde değiştirilebilmektedir.

İnfaz Süreçlerinde Süreler ve Ücretlendirme

Başvuru Süreleri Tablosu

İnfaz süreçleriyle ilgili başvurularda sürelere dikkat edilmelidir. Disiplin cezalarına karşı infaz hâkimliğine şikâyet süresi 15 gündür. İnfaz hâkimi kararına karşı Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz süresi 7 gündür. Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu, kesin karar tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. AİHM başvurusu için ise Anayasa Mahkemesi kararından itibaren 4 ay süre mevcuttur. Bu sürelerin kaçırılması başvurunun reddine yol açar.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uygulaması

Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, infaz hukuku davalarında uygulanacak asgari ücret taban değerlerini belirler. İnfaz hâkimliği şikâyetleri için maktu ücret, AİHM başvuru hazırlığı için daha yüksek ücret kategorileri uygulanır. Alyar Hukuk & Danışmanlık olarak ücretlendirme, dosyanın somut koşullarına ve çalışma süresine göre ön görüşmede belirlenir.

Mahkeme Harçları ve Masraflar

İnfaz hâkimliği şikâyetleri harçtan muaftır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunda başvuru harcı mevcuttur; maddi durumu yetersiz başvurucular için harç muafiyeti imkânı vardır. AİHM başvurusunda harç alınmaz. Dava süresince tebligat, fotokopi, tercüme giderleri müvekkil tarafından karşılanır.

İnfaz Süreçlerinde Sık Yapılan Hatalar

Süreleri Kaçırmak

İnfaz hukukunda süreler kesindir ve kaçırılması geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Disiplin cezasına şikâyet için 15 gün, itiraz için 7 gün, Anayasa Mahkemesi başvurusu için 30 gün süreleri dikkatli takip edilmelidir. Hükümlünün cezaevinden erişiminin kısıtlı olması nedeniyle aile fertleri ve avukat bu takibi üstlenmelidir.

Dilekçeyi Gerekçesiz Yazmak

Cezaevi idaresine veya infaz hâkimliğine yapılan şikâyet dilekçelerinin somut delil ve gerekçelerle desteklenmesi şarttır. Soyut şikâyetler dosya üzerinden incelemede hızla reddedilir. Sağlık ihmali iddiası için rapor, disiplin cezasına itiraz için olay tutanağı ve tanık ifadeleri, nakil talebi için ailenin ikamet belgesi gibi somut belgeler eklenmelidir.

Avukatsız Süreci Yönetmeye Çalışmak

Hükümlü ve aileleri zaman zaman maliyet nedeniyle avukatsız süreç yönetmeye çalışır. Ancak infaz hukukunun teknik ve prosedürel yoğunluğu, avukatsız yürütülen süreçlerde hak kaybına yol açabilir. Özellikle AİHM başvurusu gibi uluslararası süreçlerde profesyonel destek zorunludur.

Cezaevi İçi Kuralları İhlal Etmek

Hükümlünün koşullu salıverme hakkını en çok etkileyen faktör disiplin cezası almaktır. Kavga, kurallara uymama, izinsiz eşya bulundurma gibi davranışlar iyi hâl kaydına olumsuz yansır. Koşullu salıverme tarihine yaklaşılan aylarda dikkatli davranmak önemlidir.

Denetimli Serbestlik Yükümlülüklerini Hafife Almak

Denetimli serbestlik döneminde imzaya gelmeme, eğitime devamsızlık, uyuşturucu testi sonucunun olumsuz çıkması gibi durumlar denetimli serbestliğin iptaline yol açar. Hükümlü iptal kararı sonrası cezaevine geri döner ve kalan cezasını kapalı kurumda tamamlar. Denetim döneminde her yükümlülük kapalı cezaevindeki bir günün değeri kadar ciddiye alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Koşullu salıverme ne zaman gerçekleşir?

Koşullu salıverme tarihi, suç tipine ve hüküm tarihine göre değişir. Genel olarak süreli hapis cezalarında cezanın yarısının iyi hâlle çekilmesi sonrası koşullu salıverme mümkündür. Cinsel saldırı, uyuşturucu imalatı, kasten öldürme gibi ağır suçlarda oran 2/3 veya 3/4 olarak uygulanır. Hesaplama için infaz savcılığı ya da avukatla görüşmek sağlıklıdır.

Denetimli serbestlik ne kadar sürer?

Denetimli serbestlik süresi cezanın ve suç tipinin niteliğine göre 1 yıl ile 3 yıl arasında değişir. 7242 sayılı Kanun değişikliği ile belirli suçlarda bu süre uzatılmıştır. Süre koşullu salıverme tarihinden önce başlar ve cezanın sonuna kadar devam eder. Aksine, yükümlülüğe uyulmaması hâlinde iptalle cezaevine dönüş söz konusu olur.

Elektronik kelepçe hangi durumlarda uygulanır?

Elektronik kelepçe; yüksek riskli suç hükümlüleri, aile içi şiddet davalarında yakınlaşma yasağı uygulanacak kişiler ve bazı uyuşturucu suçu denetimli serbestlik kararları için uygulanır. İnfaz hâkimi veya Aile Mahkemesi karar verir. Cihazın çıkarılması, şarj edilmemesi veya sinyalin kasıtlı kesilmesi yeniden cezaevine sevk ve ek yaptırımla sonuçlanır.

Açık cezaevine nasıl geçilir?

Açık cezaevine geçiş için hükümlünün iyi hâl göstermesi, koşullu salıverme tarihine belirli bir süre kalması ve Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’nun olumlu raporu gerekir. Karar cezaevi idaresi tarafından verilir; red halinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir.

Cezaevinde disiplin cezası aldım, itiraz edebilir miyim?

Evet. Disiplin kararından itibaren 15 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet dilekçesi sunarak itiraz edebilirsiniz. İnfaz hâkimi disiplin kararını değerlendirir ve kaldırabilir, değiştirebilir veya onaylayabilir. İnfaz hâkimi kararına karşı 7 gün içinde Ağır Ceza Mahkemesi’ne ikinci aşama itiraz yolu açıktır.

Hasta hükümlüyüm, tahliye olabilir miyim?

5275 sayılı Kanun m. 16 uyarınca ağır hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi veya tahliye mümkündür. Başvuruya Adli Tıp Kurumu raporu eklenmelidir. Başvuru infaz savcılığına yapılır; red halinde infaz hâkimliğine itiraz edilir. Hastalığın cezaevi koşullarında tedavi edilemez nitelikte olması aranır.

Avukat görüş süresi sınırlı mıdır?

Avukat görüşmeleri kural olarak süre sınırlamasına tabi değildir ve mahremiyete uygun ayrı odada gerçekleşir. Bazı terör davalarında görüşmeye kamera ile denetim getirilebilir; içerik mahrem kalır. Hükümlü avukatıyla istediği sıklıkta görüşebilir.

İnfaz indirimi kaçırılırsa ne olur?

Koşullu salıverme tarihini kaçırmak diye bir durum yoktur; süre otomatik olarak hesaplanır. Ancak koşullu salıverme için “iyi hâl” şartı aranır. Disiplin cezaları alan veya iyi hâl gösteremeyen hükümlünün koşullu salıverme tarihi gelse dahi koşullu salıverme reddedilebilir. Bu durumda ceza tam süresi boyunca çekilir.

7242 sayılı Kanun benim cezam için uygulanabilir mi?

7242 sayılı Kanun, lehe olan düzenlemeler açısından geriye dönük uygulanır. Kanun yürürlüğe girdiğinde hükümlü olan kişiler de yeni koşullu salıverme oranından yararlanır; infaz savcılığı bu hesaplamayı resen yapar. Ancak kanun kapsam dışında bıraktığı cinsel saldırı, terör ve bazı uyuşturucu suçları için eski oranlar devam eder. Hükmünüzün hangi grupta yer aldığını öğrenmek için avukatınızla görüşmeniz gerekir.

Cezaevinden eşime nasıl ulaşabilirim?

Cezaevinden eş, çocuk ve birinci derece yakın akrabalara yazılı mektup gönderme ve telefon görüşmesi hakkı mevcuttur. Telefon görüşmeleri önceden bildirilen numaralar üzerinden belirli aralıklarla yapılır. Açık cezaeyine geçildiğinde izin kullanma hakkı aileye bizzat ulaşmayı sağlar. Avukat ziyaretinde avukat aracılığıyla mesaj iletimi de mümkündür.

Cezaevinde nakil talep edebilir miyim?

Evet. Hükümlü cezaevi idaresi aracılığıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne nakil talebinde bulunabilir. Talep ailenin ikametine yakınlık, sağlık koşulları, eğitim ihtiyaçları gibi gerekçelerle yapılır. Red halinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla itiraz edilebilir.

Türk vatandaşıyım yurt dışında ceza aldım, Türkiye’de çekebilir miyim?

Evet. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Konseyi Mahkûmların Nakli Sözleşmesi ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yurt dışında Türk vatandaşı olarak ceza alan kişi Türkiye’de cezasını çekmek için başvuru yapabilir. İşlem Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Genel Müdürlüğü aracılığıyla koordine edilir; süre 6 ay ile 2 yıl arasında değişir.

İlgili Rehberler

Ücretsiz Ön Görüşme Talebi
İnfaz hukuku, koşullu salıverme, denetimli serbestlik, elektronik kelepçe, açık cezaevine geçiş ve infaz hâkimliği başvuruları için Alyar Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz:
Telefon: 0545 199 25 25
E-posta: info@bilalalyar.av.tr
Adres: Cevizli Mah. Enderun Sok. No:10C D:58, 34865 Kartal/İstanbul

Hukuki Uyarı: Bu rehber genel bilgi amaçlıdır, somut bir olaya ilişkin hukuki tavsiye yerine geçmez. İnfaz hukukunda mevzuat değişiklikleri sık yaşandığından, güncel uygulama için doğrudan hukuk profesyoneliyle görüşülmesi tavsiye olunur. Yazılan tüm senaryolar eğitim amaçlı kurgusal olup gerçek bir dava ile benzerlik tesadüfidir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Blog

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.