Sigortacının Halefiyeti ve Rücu Hakkı 2026 | TTK m.1472 Rehberi

Sigortacının halefiyeti ve rücu hakkı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesinde düzenlenen ve sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, zarardan sorumlu üçüncü kişilere karşı sigortalının sahip olduğu hakları kullanma yetkisini ifade eden özel bir kurumdur. Bu kurum çifte tazminatı önler ve hakkaniyete uygun bir risk dağılımı sağlar. Bu rehberde halefiyetin şartları, kapsamı ve rücu davasının usulü detaylı biçimde incelenmektedir.

Halefiyetin Hukuki Dayanağı ve Kapsamı

TTK m.1472/1 uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediği tutarda sigortalının rizikonun gerçekleşmesine sebep olan üçüncü kişilere karşı dava haklarına halef olur. Halefiyet otomatik doğar; ayrı bir devir sözleşmesi veya tebliğ gerekmez. Halefiyet kapsamı:

  • Sigortacı sadece ödediği tazminat kadar hakları kullanabilir
  • Sigortalının hakları aşılamaz (sigortalının 100 zararı varsa ve sigorta 80 öderse, 80 için rücu)
  • Sigortalının zararı aşan kalan kısım için sigortalının kendi dava hakkı devam eder
  • Sigortalının savunmaları (kusur, zamanaşımı) rücu davasında da geçerli kalır

Halefiyetin Sınırı: Sigortalının Hakkı Zedeleyen Davranışları

TTK m.1472/2 uyarınca sigortalı, sigortacıya geçen haklarını ihlal edecek şekilde davranırsa (ör. sorumluyu ibra ederse) sigortacıya karşı sorumlu olur; sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse sigortalı kalan kısım için başvurma hakkını korur. Aile fertlerine özgü bir rücu sınırlaması TTK m.1472’de yer almaz; bu konuda poliçe genel şartlarına bakılmalıdır. Bu kural:

  • Sigortalının ihlali sigortacıya karşı sorumluluk doğurur; sigortacı buradan doğan zararını sigortalıdan talep edebilir
  • Sigortacı zararı yalnızca kısmen ödemişse, sigortalı karşılanmayan kısım için sorumluya başvurma hakkını korur
  • Karşılıklı sorumluluk sigortası (örneğin işveren mali sorumluluk) özel hükümlere tabidir

Rücu Davasında Sigortacının Yükümlülükleri

Sigortacı rücu davasında sigortalının hak sahibi olarak mevcut olduğu konumu devralır. Bu nedenle:

  • Sigortalının zararını eksiksiz tespit edilmiş olması (kusur oranı dahil)
  • Sigortalının delillerini sigortacıya geçirmesi yükümlülüğü doğar
  • Sigortalı rücu hakkını zedeleyecek işlem yapamaz (TTK m.1472/2 – ibraname gibi); aksi hâlde sigortacıya karşı sorumlu olur
  • Sigortalı rücu hakkını zedeleyecek şekilde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur; sigortacı bu nedenle uğradığı zararı sigortalıdan isteyebilir
  • Kusur oranı tespitinde karşı tarafın da ispat hakkı bulunur
  • Kısmi ödemede sigortalı, karşılanmayan zarar için sorumluya başvurma hakkını korur (TTK m.1472/2)

Yargıtay Kararı: Rücu Davasının Zamanaşımı, Sigortalının Kendi Davasının Zamanaşımıdır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2010/15323 K.2012/5681 sayılı, 09.04.2012 tarihli kararında (oy birliği, bozma) sigortalı emtianın taşınması sırasında oluşan hasarı ödeyen sigortacının, yükleme ve üretim işini üstlenen kusurlu üçüncü kişiye açtığı rücu davasında yerel mahkemenin sigorta sözleşmesine ilişkin iki yıllık zamanaşımını (eski TTK m.1268) uygulayarak davayı reddetmesini hatalı bulmuştur. Daire, sigortacının rücu davasını sigortalının “hukuki halefi” sıfatıyla açtığını, halefiyetle yeni bir talep hakkı doğmadığını; bu nedenle rücu davasının zamanaşımı süresinin ve başlangıcının, sigortalının tazminat borçlusuna karşı açabileceği davanın dayandığı temel hukuki ilişkiye (örneğin eser veya taşıma sözleşmesi ya da haksız fiil) göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Karar eski TTK m.1301 döneminde verilmiş olmakla birlikte, halefiyet ilkesi 6102 sayılı TTK m.1472’de aynı esasla korunduğundan bugün de yol göstericidir.

Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Yetki

Rücu davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup (sigortacı ticari işletme sahibidir), yetki uyuşmazlığın konusuna göre değişir (kaza yeri, davalının ikametgahı, sözleşme yeri). Zamanaşımı:

  • Sigortacının halef olduğu hak sigortalının hakkıdır; o hakkın zamanaşımı uygulanır
  • Haksız fiil ise TBK m.72: 2 yıl (öğrenme), 10 yıl (fiil)
  • Trafik kazası ise 2918 KTK m.109: 2 yıl / 10 yıl (ceza zamanaşımı daha uzunsa o)
  • Sözleşmeye aykırılık ise TBK m.146: 10 yıl
  • Sigortacının halefiyet hakkı ödeme tarihinde doğar; öncesinde başlatılamaz

Özellikli Haller: Rücu Yasağı ve Sınırlamalar

Bazı hallerde rücu hakkı kısıtlanır veya yasaklanır:

  • TTK m.1472/2 gereği sigortalının rücu hakkını zedeleyen işlemi (ör. ibra), sigortalıyı sigortacıya karşı sorumlu kılar
  • Zorunlu trafik sigortasında işletenin kastı veya ağır kusuru halinde rücu
  • Alkol, uyuşturucu, ehliyetsiz sürücü hallerinde rücu (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları)
  • Reasürans ilişkisinde özel düzenlemeler
  • Halefiyet yerine sözleşme özgürlüğüyle vazgeçme (bazı kurumsal sigorta)

TTK m.1472’nin Kendi Cümleleri: Devam Ettirme Hakkı ve İki Yönlü Sorumluluk

1. Halefiyet ödemeyle kendiliğinden doğar

TTK m.1472/1’in ilk iki cümlesi kuralı kurar: “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” İki sınır buradadır: halefiyet ödeme anında doğar ve yalnızca ödenen bedel kadardır. Sigortacı, sigortalının sahip olmadığı bir hakkı kazanamaz; bu nedenle borçlunun sigortalıya karşı ileri sürebileceği tüm def’iler sigortacıya karşı da ileri sürülebilir.

2. Derdest dosyayı kaldığı yerden devam ettirme

Aynı fıkranın üçüncü cümlesi, uygulamada çok zaman kaybettiren bir tartışmayı bitirir: “Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.”

Yani sigortacının yeni bir dava açmasına gerek yoktur; derdest dosyaya girmek için ne mahkemenin ne de karşı tarafın onayı aranır. Tek gereken, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmesidir. Dosyaya ödeme dekontu ve ibraname sunulması bu nedenle yeterlidir; HMK’daki taraf değişikliği kuralları burada uygulanmaz.

3. Sigortalının ibra vermesi kendisini sorumlu kılar

m.1472/2’nin ilk cümlesi sigortalıya bir yasak getirir: “Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur.” Tazminatı aldıktan sonra karşı tarafı ibra etmek, feragat etmek veya sulh olmak bu kapsamdadır ve sigortalıyı sigortacıya karşı tazminatla yükümlü kılar. Kaza sonrası imzalanan “karşılıklı anlaşma” tutanaklarında bu risk sıkça göz ardı edilir.

4. Kısmî ödemede sigortalının hakkı devam eder

Aynı fıkranın ikinci cümlesi sigortalıyı korur: “Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.” Muafiyet, limit aşımı veya eksik sigorta hallerinde sigortalı kalan zarar için kendi adına dava açabilir. Uygulamada tartışılan öncelik sorununda dayanak bu cümledir.

5. Zamanaşımında iki ayrı rejim karıştırılmamalı

  • Sigorta sözleşmesinden doğan istemler (TTK m.1420): “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Bu, sigortalı ile sigortacı arasındaki ilişkiye aittir.
  • Halefiyete dayalı rücû istemi: sigortacı sigortalının hakkını devraldığı için, sorumluya karşı açacağı davada o hakkın kendi zamanaşımı uygulanır: haksız fiilde TBK m.72 (öğrenmeden iki yıl, her hâlde on yıl ve fiil suç teşkil ediyorsa daha uzun ceza zamanaşımı), trafik kazalarında 2918 sayılı Kanun m.109. TTK m.1420’deki iki ve altı yıllık süreler rücû davasına uygulanmaz.

Ayrıca 2918 sayılı Kanun m.109/3, rücû dosyalarında sık kullanılan bir kolaylık sağlar: “Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.”

Mevzuat metinleri: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1420 ve m.1472 ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.109.

İlgili Mevzuat Tablosu

Kanun / MaddeKonu
6102 TTK m.1401Sigorta sözleşmesinin tanımı
6102 TTK m.1409-1417Sigortanın kapsamı ve genel hükümler
6102 TTK m.1418-1419Sigortacının iflası ve prim iadesi
6102 TTK m.1421Sigortacının sorumluluğunun başlangıcı
6102 TTK m.1423-1427Sigortacının aydınlatma, poliçe verme ve ödeme yükümlülükleri
6102 TTK m.1434Primin ödenmemesinin sonuçları
6102 TTK m.1435-1439Sözleşme öncesi ihbar ve beyan yükümlülüğü
6102 TTK m.1453-1486Zarar sigortaları (mal ve sorumluluk sigortası)
6102 TTK m.1472Sigortacının halefiyeti (rücu hakkı)
6102 TTK m.1478Zarar görenin sigortacıya doğrudan dava hakkı
5684 Sigortacılık K.Sigortacılık düzenlemeleri, lisans ve denetim
2918 KTK m.91-111Zorunlu trafik mali sorumluluk sigortası
2918 KTK m.98Trafik kazasında sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanması
6305 Afet Sigortası K.Zorunlu deprem sigortası (DASK)
6098 TBK m.49-56Haksız fiil ve tazminat
6098 TBK m.72Haksız fiil zamanaşımı (2/10 yıl)
HMK m.1-34Görev ve yetki hükümleri

Sıkça Sorulan Sorular

Aile ferdi arabayı hasara uğrattıysa sigorta rücu edebilir mi?

TTK m.1472’de aile fertlerine özgü bir rücu yasağı yer almaz; sigortacı ödediği tazminat kadar sigortalının sorumluya karşı haklarına halef olur. Poliçe genel şartlarındaki özel düzenlemeler ayrıca kontrol edilmelidir.

Sigortalı üçüncü kişiyi ibra ederse sigortacının rücu hakkı ne olur?

TTK m.1472/2 uyarınca sigortalı, ibra gibi rücu hakkını zedeleyen bir işlem yaparsa sigortacıya karşı bundan sorumlu olur; sigortacı bu nedenle uğradığı zararı sigortalıdan talep edebilir.

Kaskocu değer kaybı rücuyu yapabilir mi?

Kasko poliçesi genellikle değer kaybını kapsamaz; dolayısıyla bu kalem kasko şirketinin rücu hakkına konu olmaz. Ancak ödenen diğer tazminat kalemleri için rücu mümkündür.

İlgili Rehberler



Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR

Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com