İştirak ve Yoksulluk Nafakası Hesaplama Rehberi (TMK m.175, m.327) 2026
Boşanmanın mali sonuçlarından en önemlisi nafaka düzenlemesidir. Türk hukukunda üç temel nafaka türü bulunur: tedbir nafakası (dava süresince, TMK m.169), yoksulluk nafakası (eş için, TMK m.175) ve iştirak nafakası (çocuk için, TMK m.327-334). Nafakalar tarafların ekonomik durumuna göre hakim tarafından takdiren belirlenir; emsal kararlar ve asgari ücret referans alınır.
Yoksulluk Nafakası (TMK m.175)
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Yoksulluk kavramı; yerleşik Yargıtay içtihatlarında “zaruri ihtiyaçları karşılayamayacak ekonomik durum” olarak tanımlanır. Asgari ücret seviyesinde gelir yoksulluğu ortadan kaldırmaz; bu nedenle asgari ücret alan eş lehine de nafaka takdir edilebilir.
Yoksulluk nafakası süresizdir; lehine nafaka takdir edilen tarafın yeniden evlenmesi, ölümü veya nafaka verenin ödeme gücünü kaybetmesi halinde son bulabilir ya da uyarlanabilir (m.176).
İştirak Nafakası (TMK m.327-334)
Velayet sahibi olmayan eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılması yükümlülüğüdür. TMK m.327’ye göre her iki ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerini mali gücüne göre karşılamakla yükümlüdür. Velayet sahibi ebeveyn zaten fiili bakımı üstlendiğinden, diğer ebeveyn iştirak nafakası öder.
Miktar belirlemede dikkate alınan faktörler: çocuğun yaşı, eğitim düzeyi (okul öncesi, ilk/orta/lise/üniversite), özel ihtiyaçları (sağlık, özel ders), velayet sahibi ebeveynin gelir durumu, ödeyen ebeveynin gelir durumu, yerleşim yeri (büyükşehir/diğer), genel yaşam standardı.
Nafaka Uyarlaması (TMK m.176)
Takdir edilen nafaka; koşulların değişmesi halinde artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir. Uyarlama sebepleri: (i) tarafların gelir değişimi, (ii) enflasyon, (iii) çocuğun eğitim aşamasının değişmesi, (iv) nafaka alan eşin evlenmesi, (v) nafaka verenin emeklilik veya işsizlik durumu, (vi) nafaka alan eşin yeniden çalışmaya başlaması. Uyarlama davaları TMK m.176’ya dayanır ve ayrı bir dava türüdür.
Endeksleme: Protokole veya mahkeme kararına “nafakanın yıllık ÜFE/TÜFE oranında artırılması” şartı konabilir. Endeksleme yoksa enflasyona karşı uyarlama için ayrı dava gerekir.
Hesaplama Yaklaşımı
Nafaka miktarının hesaplanmasında matematiksel kesin formül yoktur; ancak yerleşik uygulamada şu yaklaşım kullanılır: Ödeyecek tarafın net geliri tespit edilir → ev kirası, düzenli sağlık gideri, diğer zorunlu giderler düşülür → kalan gelirden çocuk sayısı ve ihtiyaçlar oranında pay ayrılır → genelde net gelirin yüzde 10-30’u arasında iştirak nafakası takdir edilir (çocuk başına). Yoksulluk nafakasında da benzer yaklaşım izlenir.
Nafaka Ödememe — İcra ve Tazyik Hapsi
Kesinleşmiş nafaka kararı ilam niteliğinde olup icra edilebilir (İİK m.38). Ödenmeyen nafaka için icra takibi başlatılır. Üç aydan fazla nafaka ödememek tazyik hapsi sebebidir (İİK m.344): alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi üç aya kadar tazyik hapsi verir. Ödeme yapılırsa hapis düşer. Tazyik hapsi adli sicile işlemez; cezai değil zorlayıcı niteliktedir.
Nafakanın Kaldırılması
TMK m.176/3 uyarınca yoksulluk nafakası, yeniden evlenme halinde kendiliğinden sona erer. Evlilik dışı birlikte yaşama durumu ispat edilirse nafakanın kaldırılması talep edilebilir; Yargıtay içtihadında fiili birliktelik yoksulluğu ortadan kaldırıcı sebep sayılmaktadır. Ölüm halinde yoksulluk nafakası sona erer (miras hukuku devreye girmez).
İştirak Nafakasında Özel Durumlar
Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası kural olarak sona erer; ancak çocuk eğitime devam ediyorsa yardım nafakası (TMK m.328) olarak devam edebilir. Çocuk reşit olsa bile eğitim devam ederken nafakanın devamı için ayrı dava açılmalıdır. Özel ihtiyaçları olan çocuklarda (engellilik, ağır hastalık) nafaka yaş sınırsız devam edebilir.
Mevzuat Özeti ve Temel Atıflar
| Madde | Konu | İçerik |
|---|---|---|
| TMK m.169 | Tedbir nafakası | Dava süresince |
| TMK m.174 | Maddi-manevi tazminat | Kusursuz/az kusurlu eş |
| TMK m.175 | Yoksulluk nafakası | Süresiz, eş için |
| TMK m.176 | Uyarlama / kaldırma | Koşul değişirse |
| TMK m.327 | Çocuğun bakım yükümlülüğü | Her iki ebeveyn |
| TMK m.328 | Yardım nafakası | Reşit olana eğitim süresince |
| TMK m.333 | İştirak nafakasında artırım | Çocuğun ihtiyacı değişirse |
| TMK m.364 | Yardım nafakası | Akrabalar arası |
| İİK m.38 | İlam | Nafaka kararı |
| İİK m.344 | Tazyik hapsi | Üç ay ödememek |
| TBK m.146 | Zamanaşımı | 10 yıl (biriken) |
| TÜFE/ÜFE | Endeksleme | Yıllık artırım |
Sıkça Sorulan Sorular
Asgari ücret alıyorum, yoksulluk nafakası alabilir miyim?
Yargıtay yerleşik içtihadı uyarınca asgari ücret tek başına yoksulluğu ortadan kaldırıcı sayılmaz. Kişinin yaşı, sağlık durumu, bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve yerleşim yerine göre değerlendirme yapılır. Somut olayda asgari ücret alan eş lehine de nafaka takdir edilmektedir.
Nafaka endekslemesi nasıl yapılır?
Protokole veya karara “yıllık TÜİK TÜFE (tüketici fiyat endeksi) oranında” veya “asgari ücret artış oranında” ibaresi konur. Her yıl ocak ayında endekse göre yeni miktar otomatik belirlenir. Endeksleme yoksa uyarlama için TMK m.176 davası gerekir.
Çocuk 18 yaşını doldurdu, nafaka kesilir mi?
Kural olarak evet. Ancak çocuk üniversite/lise gibi eğitime devam ediyorsa TMK m.328 yardım nafakası için ayrı dava açılabilir; eğitim boyunca devam edebilir. Engellilik/ağır hastalık halinde süresiz devam edebilir.
İlgili Rehberler
- Boşanma Avukatı İstanbul — Ana Rehber
- Aile Hukuku Rehberi
- Anlaşmalı Boşanma Protokolü
- Velayet ve Üstün Yarar Kriterleri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza göre uzman değerlendirmesi zorunludur.
📍 İstanbul / Kartal Özelinde Sık Sorulan Sorular
İstanbul’da boşanma davası hangi mahkemede açılır?
İstanbul’da boşanma davaları Aile Mahkemelerinde görülür. Yetkili mahkeme, HMK m.168 ve TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Anadolu Yakası ikametgâhlı davalar için Anadolu Aile Mahkemeleri (Kartal Adliyesi), Avrupa Yakası için İstanbul Aile Mahkemeleri (Çağlayan Adliyesi) yetkilidir.
Kartal Adliyesi nerede ve aile mahkemelerine nasıl ulaşılır?
Anadolu Adalet Sarayı, Kartal/İstanbul E-5 üzerinde bulunur. Kartal, Pendik, Maltepe, Tuzla, Sultanbeyli ve Şile ilçelerinde yerleşik olanların aile hukuku uyuşmazlıkları bu adliyede görülür. Metro (Kartal durağı) ve Marmaray (Maltepe/Pendik hattı) ile ulaşım sağlanır. Cevizli Mah. Enderun Sk. No:10C D:58, Kartal/İstanbul 34865 adresindeki büromuz adliyeye 5 dakika mesafededir.
🏢 Kartal / Anadolu Yakası Hizmet Alanlarımız
Büromuz Kartal/İstanbul merkezli olup Anadolu Yakası genelinde boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hizmet vermektedir. Kartal, Pendik, Maltepe, Tuzla, Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Sultanbeyli, Sancaktepe, Çekmeköy, Ümraniye ve Beykoz ilçelerindeki müvekkillerimize yüz yüze görüşme imkanı sunuyoruz. Avrupa Yakası ve şehir dışından gelen talepler için online görüşme ve e-vekaletname sistemi üzerinden dava süreci yürütülmektedir.
📞 Randevu: +90 545 199 25 25 • 📧 info@bilalalyar.av.tr • 📍 Cevizli Mah. Enderun Sk. No:10C D:58, Kartal/İstanbul 34865
🔗 İlgili Aile Hukuku Rehberleri
- Katkı Payı Alacağı Davası (TMK m.227) — Mal Rejimi Öncesi Katkılar
- Boşanma Sonrası Kredi Borcu Sorumluluğu — Müşterek ve Kefil Krediler
- Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiye (TMK m.202-232) — 2026 Rehberi
- Anlaşmalı Boşanma Protokolü — TMK m.166/3 (2026 Rehberi)
- Zina, Hayata Kast, Pek Kötü Davranış ve Haysiyetsiz Yaşam — TMK m.161-163
- Nafaka İcra Takibi ve Tazyik Hapsi — İİK m.344
📝 İçerik Güncelleme Notu (Son Güncelleme: 22 Nisan 2026)
Bu rehber, Nisan 2026 itibarıyla güncellenmiştir:
- Mevzuat: TMK, HMK, MÖHUK, İİK ve 6284 sayılı Kanun güncel hükümleri yansıtıldı.
- Uygulama: 2026 UYAP e-satış süreci, arabuluculuk dava şartı revizyonları, Kartal Anadolu Adalet Sarayı bilgileri kontrol edildi.
- İçtihat: Yerleşik Yargıtay içtihadı güncel değerlendirmeleri dahil edildi.
- Yerel Veri: İstanbul Anadolu Yakası adliye ve yetki bilgileri güncellendi.
Yazı, aile hukuku alanında uzmanlaşmış Av. Bilal ALYAR (İstanbul Barosu) tarafından kaleme alınmış olup hukuki görüş niteliği taşımaz, genel bilgilendirme amaçlıdır.
