İlgili konu: Miras Hukuku Rehberi

Mirasın Resmî Tasfiyesi TMK m.632 | Tereke Alacaklılarının Korunması 2026

Mirasın resmî tasfiyesi; mirasın reddi ve kabulü dışındaki üçüncü yol olarak, terekenin mahkemece görevlendirilen bir tasfiye memuru eliyle borç ve alacaklarının tahsil edilip ödenmesini öngören özel bir tasfiye usulüdür. TMK m.632-636 hükümleri mirasçının ve alacaklının tasfiye talebini, usul ve sonuçlarını düzenler. Rehberde resmî tasfiyenin kimler tarafından istenebileceği, koşulları, yürütülmesi ve tereke alacaklılarının durumu ele alınır.

Resmî Tasfiyenin İşlevi ve Amacı

Mirasçı; mirası kabul edebilir, reddedebilir veya TMK m.632 uyarınca resmî tasfiye isteyebilir. Resmî tasfiye, mirasçının terekenin borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu olmaktan kaçınmak istediği ancak mirası tümüyle de reddetmek istemediği hâllerde kullanılan dengeli bir yoldur. Bu yolun seçilmesiyle mirasçı, terekenin net aktifinden pay alır; tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olmaz. Aynı hakkı, TMK m.633 uyarınca tereke alacaklıları da mirasçının hakları tehlikeye düştüğünde talep edebilir. Böylece hem mirasçılar hem alacaklılar için bir güvence sağlanır.

Talep Hakkı ve Süre

Resmî tasfiyeyi şu kişiler isteyebilir: (i) Mirasçılardan her biri, mirasın açıldığı andan itibaren üç aylık ret süresi içinde (TMK m.605/1’e paralel); (ii) TMK m.633 uyarınca, alacaklarını elde edemeyeceklerinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan ve istedikleri hâlde alacakları ödenmeyen veya kendilerine güvence verilmeyen tereke alacaklıları, mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde. Mirasçı tarafından istenen tasfiye, mirasın açıldığı son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılan beyan veya dilekçe ile başlar (TMK m.632, HMK m.4, TMK m.576). Mahkeme, talebi yerinde görürse resmî tasfiyenin yapılmasına karar verir ve bir tasfiye memuru görevlendirir. Tasfiye memuru genellikle uzman bir hukukçu veya muhasebeci olup terekenin yönetiminden ve tasfiyesinden mahkemeye karşı sorumludur.

Tasfiyenin Yürütülmesi

Tasfiye memuru şu işlemleri sırasıyla yapar: (i) Terekenin yazımı – aktif ve pasif tespit edilir, tereke defteri tutulur; (ii) Alacaklıların ilanen daveti – TMK m.621 uyarınca gazete ilanıyla belirtilen sürede (en az bir ay) alacaklılar davet edilir; (iii) Alacakların kabul ya da reddi – bildirilen alacaklar incelenir, reddedilenler için alacaklıya dava hakkı doğar; (iv) Tereke aktifinin paraya çevrilmesi – gerektiğinde taşınmazlar satılır, alacaklar tahsil edilir; (v) Borçların ödenmesi – kabul edilen alacaklar sırasıyla ödenir; imtiyazlı alacaklar önce, diğer alacaklar sonra ödenir; (vi) Arta kalanın mirasçılara dağıtımı – borçlar ödendikten sonra kalan net değer mirasçılara pay oranında dağıtılır.

Mirasçıların ve Alacaklıların Durumu

Resmî tasfiyede mirasçılar, terekenin borçlarından kişisel malvarlıklarıyla sorumlu olmaz. Borçlar yalnızca tereke aktifinden ödenir; aktif yetmezse ödenmeyen borçlar düşer. Bu yönüyle resmî tasfiye sınırlı sorumluluk sağlar. Alacaklılar bakımından ise: (i) Bildirim süresinde alacağını bildiren alacaklılar tasfiyeye katılır. (ii) Süresinde bildirmeyenler yalnızca tasfiye sonunda kalan aktif varsa ondan pay alabilir (TMK m.622, 634). (iii) Rehinli alacaklılar rehin hakkını korur. (iv) Mirasbırakanın sağlararası yaptığı bağışlamalar, alacaklıları zarara uğrattıysa TBK m.282 ve İİK m.277 çerçevesinde tasarrufun iptali davasına konu olabilir.

Resmî Tasfiye ile Mirasın Reddi Arasındaki Fark

Mirasın reddi (TMK m.605); mirasçının mirasın tüm aktif ve pasifinden feragat etmesi sonucunu doğurur; mirasçı sıfatı geçmişe etkili şekilde sona erer. Resmî tasfiyede ise mirasçılık sıfatı korunur, yalnızca borçlardan kişisel sorumluluktan kaçınılır ve net aktif kadar pay alınır. Bir diğer fark: ret halinde ret beyanı üç ay içinde sulh mahkemesine yapılır (TMK m.609); resmî tasfiyede ise talep süreye bağlı olmakla birlikte farklı bir usul izlenir (TMK m.632). Uygulamada, terekenin aktif ve pasif durumunun belirsiz olduğu, ciddi borçlar içerebileceği hâllerde resmî tasfiye; tamamen zararda olduğu kesin hâllerde ise ret yolu tercih edilir.

TMK m.632-636’nın Kendi Cümleleri

1. Bir mirasçının kabulü tüm talebi düşürür

TMK m.632, resmî tasfiye talebini üç kısa fıkrada düzenler ve ikinci fıkrası uygulamada çoğu zaman atlanır: “Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir. Bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz. Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu olmazlar.”

Yani diğer mirasçılardan yalnızca birinin mirası kayıtsız şartsız kabul etmesi, talebi tek başına etkisiz kılar. Bu nedenle resmî tasfiye düşünülen dosyalarda önce diğer mirasçıların tutumu netleştirilmeli, gerekirse eş zamanlı hareket edilmelidir. Üçüncü fıkra ise kurumun asıl cazibesidir: mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmazlar.

2. Alacaklıların talebi üç aylık süreye bağlıdır

TMK m.633’ün metni, hem şartı hem süreyi birlikte verir: “Mirasbırakanın alacaklarını elde edemeyeceklerinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklıları, istedikleri hâlde alacakları ödenmediği veya kendilerine güvence verilmediği takdirde, mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde, terekenin resmî tasfiyesini isteyebilirler.”

Üç unsur birlikte aranır: inandırıcı sebeplerle kuşku, ödeme veya güvence talebinin karşılanmamış olması ve üç aylık süre. Uygulamada en sık yapılan hata, alacaklının önce ödeme veya güvence talebinde bulunmadan doğrudan tasfiye istemesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası vasiyet alacaklılarına da aynı koşullarla haklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasını isteme hakkı tanır.

3. Tasfiyeyi mahkeme de bizzat yapabilir; şikâyet süresi yedi gün

TMK m.634/1: “Resmî tasfiye, sulh mahkemesince veya atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memuru tarafından yapılır.” Tasfiye memuru atanması zorunlu değildir. Tasfiyeye terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlanır ve aynı zamanda yapılacak ilânla alacaklılardan ve borçlulardan, belirtilen süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri istenir. Terekenin daha önce resmî defteri düzenlenmişse tasfiye bu deftere göre yapılır.

Denetim mekanizması ve süresi de maddededir: tasfiye memuru işlerini sulh mahkemesinin gözetim ve denetimi altında yürütür ve “Mirasçılar ve tereke alacaklıları, sulh mahkemesine, tasfiye memuru tarafından yapılan veya tasarlanan işlemlerden dolayı bunu öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gün içinde yazılı olarak şikâyette bulunabilirler.” Bu yedi günlük şikâyet süresi, satış ve ödeme kararlarına karşı tek etkili araçtır.

4. Tasfiyenin kapsamı ve taşınmaz satışında iki yol

TMK m.635’e göre resmî tasfiye; yürüyen işlerin tamamlanmasını, borçların yerine getirilmesini, alacakların tahsilini, vasiyet borçlarının terekenin olanağı ölçüsünde yerine getirilmesini, zorunlu oldukça hakların ve borçların mahkemece tespitini ve malların paraya çevrilmesini kapsar. Tasfiye memuru, tereke ile ilgili dava, takip ve idarî işlemler hakkında mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür.

Taşınmaz satışı bakımından kural nettir: “Terekedeki taşınmazlar, açık artırma veya bütün mirasçıların kabulü hâlinde pazarlık yoluyla satılır.” Pazarlık usulü için mirasçılardan birinin dahi karşı çıkması yeterlidir. Ayrıca mirasçılar, tasfiye devam ederken tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının ve paranın kısmen veya tamamen kendilerine verilmesini isteyebilirler; bu, uzun süren tasfiyelerde nakit sıkışıklığını çözen ve az bilinen bir imkândır.

5. Terekenin borca batık olması: usul değişir

TMK m.636 tek cümledir ama sonucu büyüktür: “Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır.” Yani tereke borca batıksa olağan tasfiye usulü terk edilir; sıra cetveli, alacak kaydı ve pay cetveli gibi İcra ve İflas Kanunu’nun iflâs hükümleri devreye girer. Alacaklı bakımından bu, alacak kaydı sürelerinin kaçırılmaması gereken bir aşamaya geçildiği anlamına gelir.

Mevzuat metni: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.632-636.

İlgili Mevzuat ve Temel Hükümler

KaynakHükümKonusu
4721 s. TMKm.495-501Yasal mirasçılar ve zümre sistemi
4721 s. TMKm.499Sağ kalan eşin miras payı
4721 s. TMKm.505-506Saklı pay ve tasarruf nisabı
4721 s. TMKm.514Mirastan çıkarma (ıskat)
4721 s. TMKm.531-536Ölüme bağlı tasarrufların şekli
4721 s. TMKm.557-559Vasiyetname iptali sebepleri ve süresi
4721 s. TMKm.560-571Tenkis davası usul ve zamanaşımı
4721 s. TMKm.575-578Mirasın geçişi ve yoksunluk
4721 s. TMKm.589-597Tereke tespiti ve koruma önlemleri
4721 s. TMKm.598Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)
4721 s. TMKm.605-618Mirasın reddi (gerçek ve hükmen)
4721 s. TMKm.619-630Resmî defter tutma
4721 s. TMKm.632-636Mirasın resmî tasfiyesi
4721 s. TMKm.640-645Miras ortaklığı ve tereke temsilcisi
4721 s. TMKm.646-676Mirasın paylaşılması davası
6098 s. TBKm.611-619Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
6100 s. HMKm.11Miras davalarında yetkili mahkeme (son yerleşim yeri)

Yetkili Kurumlar ve Başvuru Kanalları

  • Sulh Hukuk Mahkemesi: Mirasçılık belgesi, tereke tespiti, miras ortaklığı temsilcisi tayini.
  • Asliye Hukuk Mahkemesi: Tenkis, mirasın reddi, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali, miras paylaşım davaları.
  • Noterlik: Resmî vasiyetname düzenleme, mirasın reddi beyanı (TMK m.609).
  • Nüfus Müdürlüğü: Veraset intikal işlemleri için nüfus kayıt örneği.
  • Tapu Müdürlüğü: İntikal tescili, miras nedeniyle geçiş işlemleri.
  • Vergi Dairesi: Veraset ve intikal vergisi beyannamesi (7338 s. VİVK).

İlgili İçerikler

Sıkça Sorulan Sorular

Resmî tasfiyeyi kim isteyebilir?

TMK m.632 uyarınca mirasçılardan her biri ret süresi içinde; TMK m.633 uyarınca alacağının mirasçılardan tahsilinin tehlikeye düştüğünü ispatlayan tereke alacaklıları isteyebilir.

Resmî tasfiyede mirasçı borçlardan sorumlu olur mu?

Hayır. Mirasçı yalnızca terekenin net aktifinden pay alır; tereke borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu olmaz. TMK m.632/3 uyarınca resmî tasfiye hâlinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmazlar; borçlar tereke mevcuduyla sınırlı olarak karşılanır.

Alacağını süresinde bildirmeyen alacaklı ne olur?

TMK m.622 ve 634 çerçevesinde bu alacaklı tasfiyeye katılamaz; yalnızca tasfiye sonunda kalan aktif varsa ondan pay alabilir. Rehinli alacaklılar rehin hakkını korur.



Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr