Ağır Ceza Avukatı: İstanbul

Ağır ceza avukatı, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren dosyalarda şüpheli veya sanığın müdafiliğini ya da mağdurun ve suçtan zarar görenin vekilliğini üstlenen avukat için kullanılan bir ifadedir. Ayrı bir ruhsat veya unvan değildir; fark, dosyanın ağırlığından, tutuklama ihtimalinden ve kanun yollarının kapsamından doğar. Bu sayfa ağır ceza dosyalarına özgü noktaları anlatır; ceza muhakemesinin genel işleyişi için İstanbul ceza avukatı sayfasına bakabilirsiniz.

Ağır Ceza Mahkemesinin Görevi

Görev kuralı 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m.12’dedir. Buna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere ağır ceza mahkemesi bakar. Madde ayrıca bazı suçları ceza miktarına bakılmaksızın ağır cezaya bırakır: yağma (TCK m.148), irtikâp (TCK m.250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (TCK m.204/2), hileli iflas (TCK m.161), Türk Ceza Kanunu İkinci Kitap Dördüncü Kısmın dört, beş, altı ve yedinci bölümlerindeki suçlar (m.318, 319, 324, 325 ve 332 hariç) ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar. Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevine ilişkin hükümler ve çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.

Ceza miktarı hesaplanırken 5235 sayılı Kanun m.14 uyarınca ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez; kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı esas alınır. Bu nedenle dosyanın hangi mahkemede görüleceği, isnat edilen maddenin ve fıkranın doğru belirlenmesine bağlıdır.

Ağır Ceza Dosyalarında Sık Görülen Suç Türleri

Aşağıdaki örnekler yalnız görev kuralını somutlaştırmak içindir; her dosyada isnadın maddesi ve fıkrası ayrıca incelenir.

  • Kasten öldürme: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.81’de temel ceza müebbet hapistir.
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti: TCK m.188/1’de yirmi yıldan otuz yıla, m.188/3’te on yıldan az olmamak üzere hapis öngörülür.
  • Zimmet: TCK m.247/1’de beş yıldan on iki yıla kadar hapis öngörülür.
  • Rüşvet: TCK m.252/1’de dört yıldan on iki yıla kadar hapis öngörülür.
  • Yağma ve irtikâp (TCK m.250/1 ve 2): 5235 sayılı Kanun m.12’de ayrıca sayıldığı için ağır ceza mahkemesinde görülür.

Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla 5235 sayılı Kanun m.12’deki listeden çıkarılmıştır. Ancak 5235 sayılı Kanun geçici m.7 uyarınca, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan veya istinaf ya da temyiz incelemesinde bulunan dosyalarda görevin değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez; bu davalara kesin hükme kadar önceki görev kurallarına göre bakılır. Bu alandaki ayrıntılar için kara para aklama, bloke ve dolandırıcılık sayfası incelenebilir.

Zorunlu Müdafilik

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.150/1 uyarınca müdafi seçebilecek durumda olmadığını bildiren şüpheli veya sanığa, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir. Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istem aranmaz (m.150/2). Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada da aynı kural uygulanır (m.150/3). Ölçüt cezanın alt sınırıdır; mahkemenin ağır ceza olması tek başına zorunlu müdafilik sonucunu doğurmaz. Tutuklama istendiğinde de şüpheli veya sanık, seçeceği ya da baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m.101/3).

Gözaltı, İfade ve Müdafi ile Görüşme

Yakalama, gözaltı veya gözaltı süresinin uzatılması, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakına veya kişinin belirlediği birine gecikmeksizin bildirilir (CMK m.95/1). İfade ve sorguda yüklenen suç anlatılır; müdafi seçme ve yardımından yararlanma, açıklamada bulunmama ve lehine somut delillerin toplanmasını isteme hakları hatırlatılır (CMK m.147). Şüpheli veya sanık müdafii ile vekâletname aranmaksızın her zaman ve başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir (m.154/1). Kanunda sayılan bazı suçlarda gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, savcının istemi üzerine hâkim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabilir ve bu sürede ifade alınamaz (m.154/2).

Müdafi soruşturma evresinde dosyayı inceleyebilir ve belge örneği alabilir; bu yetki kasten öldürme, uyuşturucu ticareti ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma gibi CMK m.153/2’de sayılan suçlarda, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse savcının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. İfade tutanakları ve bilirkişi raporları kısıtlama kapsamında değildir (m.153/3). İddianamenin kabulünden sonra müdafi dosyanın tamamını inceleyebilir (m.153/4).

Tutuklama ve Tutuklamaya İtiraz

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni gerekir; işin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Kasten öldürme, cinsel saldırı (TCK m.102, birinci fıkra hariç), yağma ve uyuşturucu ticareti gibi m.100/3’te sayılan suçlarda, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Kararda kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersiz kalacağı somut olgularla gösterilmelidir (m.101/2).

Şüpheli veya sanık her aşamada salıverilmesini isteyebilir (m.104/1). Soruşturma evresinde tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle incelenir (m.108/1). Tutuklama kararına itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie yapılır (m.268/1); sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m.268/3-b). Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçeyle uzatılabilir, uzatma toplam üç yılı, TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın dört ila yedinci bölümlerindeki suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda beş yılı geçemez (m.102/2). Soruşturma evresinde ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler için genel üst sınır bir yıldır. Ancak TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın dört ila yedinci bölümlerindeki suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve toplu olarak işlenen suçlarda bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir (m.102/4). Uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir (m.102/3). Çocuklar bakımından m.102/5’teki yaşa bağlı süre oranları ayrıca uygulanır. Ayrıntılı süreç için tutuklama itirazı ve tahliye rehberine bakabilirsiniz.

Duruşma Hazırlığı

İddianamenin kabulüyle kamu davası açılır ve kovuşturma evresi başlar; mahkeme duruşma gününü belirler (CMK m.175). İddianame çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ edilir; tutuklu sanıktan savunması için bir istemi olup olmadığı sorulur ve müdafii de birlikte davet edilir. Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır (m.176). Bu aşamada müdafi iddianamedeki isnadı ve delilleri dosyayla karşılaştırır, lehe delillerin ve tanıkların listesini hazırlar, bilirkişi raporlarına itirazları ve savunma stratejisini belirler. Hazırlığın yöntemi ceza yargılamasında savunma stratejisi sayfasında ayrıca anlatılmıştır.

Mağdur ve Suçtan Zarar Gören Vekilliği

Ağır ceza dosyalarında avukat yalnız savunma tarafında yer almaz. Mağdur ve şikâyetçi soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteyebilir, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edebilir; kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilme, kamu davasına katılma, tanık davetini isteme ve davaya katılmış olmak koşuluyla kanun yollarına başvurma hakları vardır (CMK m.234/1). Vekili bulunmayan mağdur, alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda ve kanunda sayılan diğer suçlarda barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Kamu davasına katılma, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar mümkündür; kanun yolu aşamasında katılma isteğinde bulunulamaz (m.237). Suçtan zarar görenin vekili de CMK m.153’teki dosya inceleme haklarından yararlanır (m.153/5).

İstinaf ve Temyiz

İlk derece mahkemesi hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulabilir; on beş yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir (CMK m.272/1). İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye yapılır (m.273/1). Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümleri temyiz edilebilir; ancak beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin esastan ret kararları gibi m.286/2’de sayılan kararlar, m.286/3’teki istisnalar dışında temyiz edilemez. Temyiz süresi de gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (m.291/1). Bu süreler 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla getirilmiştir ve CMK geçici m.6/1-c uyarınca 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır; daha önceki kararlarda eski hükümler geçerlidir. İki kanun yolunun farkları için istinaf ve temyiz karşılaştırması ile ceza davasında istinaf ve temyiz rehberi incelenebilir.

Avukatlık Ücreti

Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığıdır ve avukatlık asgari ücret tarifesinin altında kararlaştırılamaz (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164). Ağır ceza dosyasında ücret; soruşturma, ilk derece, istinaf ve temyiz evrelerinden hangilerinin kapsandığına ve tutuklama itirazı gibi ara işlere göre yazılı sözleşmede belirlenir. Dava sonunda karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti avukata aittir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ağır ceza avukatı ile ceza avukatı arasında fark var mı?

Hukuken ayrı bir ruhsat yoktur; her avukat ceza dosyası alabilir. “Ağır ceza avukatı” ifadesi, 5235 sayılı Kanun m.12 kapsamındaki ağır cezalık dosyalarda müdafilik veya mağdur vekilliği yapan avukatı anlatır.

Ağır ceza davasında avukat zorunlu mu?

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafii olmayan şüpheli veya sanığa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/3). Ölçüt suçun cezasının alt sınırıdır; şüpheli veya sanık ayrıca dilediği avukatı seçebilir.

Ağır ceza dosyasında tutukluluk en fazla ne kadar sürebilir?

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçeyle uzatılabilir ve uzatma toplam üç yılı, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar gibi TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın dört ila yedinci bölümlerindeki suçlar ile terör suçlarında beş yılı geçemez. Soruşturma evresinde ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler için genel üst sınır bir yıldır; TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın dört ila yedinci bölümlerindeki suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve toplu olarak işlenen suçlarda ise en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Uzatma kararlarından önce Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alınır. Çocuklar bakımından yaşa bağlı süre oranları ayrıca uygulanır (CMK m.102/2, 3, 4 ve 5).

Tutuklama kararına itiraz süresi ne kadar?

Kanunda ayrıca hüküm yoksa itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanla yapılır (CMK m.268/1). Salıverilme talebi ise her aşamada ayrıca ileri sürülebilir (m.104/1).

Ağır ceza kararına karşı istinaf ve temyiz süresi kaç gün?

1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlarda istinaf ve temyiz süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.273/1, m.291/1, geçici m.6/1-c). Bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilebilirliği m.286’ya göre ayrıca incelenir.

Mağdur, ağır ceza davasına ne zamana kadar katılabilir?

Mağdur ve suçtan zarar gören, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir; kanun yolu aşamasında katılma isteğinde bulunulamaz (CMK m.237).

Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim

Son güncelleme: 25.10.2026

0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com