P2P Mağdurları 2026: Sahte Dekont, USDT Bloke ve Hukuki Yol
Son güncelleme: 03.11.2026 (CMK m.128 koşulları ve rapor şartı açıklaması)
P2P (kişiden kişiye) kripto alım satımında taraflar parayı ve kripto varlığı çoğu zaman birbirine doğrudan gönderir. Bu yapı hızlıdır, fakat dolandırıcılar için de elverişli bir ortam yaratır: sahte dekont gönderilir, banka transferi sonradan geri çektirilir, kripto varlık teslim edildikten sonra karşı taraf kaybolur ya da ödeme başkası adına açılmış bir hesaptan yapılır. Bu rehber, P2P işleminde dolandırıldığını düşünen kişinin 2026 yılı itibarıyla hangi adımları atabileceğini, hangi kanun hükümlerinin devreye girdiğini ve nelerin garanti edilemeyeceğini sade bir dille anlatır. Metin genel bilgilendirme amaçlıdır; belirli bir platformu, bankayı veya şirketi hedef almaz.
P2P dolandırıcılığının ortaya çıkış biçimleri
Uygulamada karşılaşılan olaylar birkaç ana kalıpta toplanır. Bunları ayırt etmek, hangi hukuki yolun öne çıkacağını belirler.
- Sahte veya düzenlenmiş dekont: Alıcı, ödeme yapmış gibi görünen bir ekran görüntüsü gönderir; satıcı kripto varlığı serbest bırakır, ancak hesaba para hiç gelmemiştir.
- Üçüncü kişi hesabından ödeme: Ödeme, işlemle ilgisi olmayan bir kişinin hesabından gelir. Bu kişi çoğu zaman başka bir dolandırıcılığın mağdurudur ve parasının geri alınması için bankaya başvurur.
- Teslim etmeme: Kripto satın almak için TL gönderen taraf, karşılığında kripto varlığı alamaz; satıcı iletişimi keser.
- Platform dışına çekme: Karşı taraf, işlemi platformun güvence mekanizmasından çıkarıp mesajlaşma uygulaması üzerinden yürütmeyi ister; sonrasında ödeme veya teslim gerçekleşmez.
Her olayın ayrıntısı farklıdır. Hukuki değerlendirme; paranın hangi hesaptan hangi hesaba gittiğine, kripto transferinin hangi cüzdanlar arasında yapıldığına ve yazışmalarda neyin vaat edildiğine göre şekillenir.
İlk saatlerde yapılması gerekenler
Delilleri kendi nezdinizde saklayın
Ceza soruşturmasında da hukuk davasında da sonucu çoğu zaman deliller belirler. Dolandırıldığınızı fark ettiğiniz anda aşağıdaki kayıtları kendi cihazınızda ve ayrı bir yedekte saklayın:
- Banka dekontları ve hesap hareketleri (gönderen ve alıcı ad, IBAN, tarih ve saat bilgisiyle),
- Platform içi sipariş kaydı, ilan numarası ve karşı tarafın kullanıcı adı,
- Kripto transferlerine ait işlem kimlikleri (TXID), gönderen ve alıcı cüzdan adresleri,
- Platform içi sohbet ve mesajlaşma uygulaması yazışmaları (silinmeden önce tam ekran görüntüsü ve mümkünse dışa aktarma),
- İşlem sırasında alınmış ekran kayıtları ve karşı tarafın gönderdiği belge görselleri.
Karşı tarafla yazışmayı silmeyin, onu tehdit etmeyin ve sosyal medyada adını açıkça paylaşmayın. Bu davranışlar hem delil bütünlüğünü bozabilir hem de sizi ayrı bir hukuki uyuşmazlığın tarafı yapabilir.
Bankaya ve platforma derhal bildirim yapın
Paranın gönderildiği veya geldiği bankayı ve işlemin yapıldığı platformu yazılı olarak bilgilendirin. Bildiriminizde işlem tarihini, tutarı, karşı hesabı ve olayın kısa özetini belirtin; aldığınız başvuru numarasını saklayın.
Bu bildirim önemlidir, çünkü 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanununa eklenen m.128/A, bankalara, ödeme hizmeti sağlayıcılarına ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına belirli suçlarda hesabı kısa süreyle askıya alma imkânı tanımıştır (ayrıntısı aşağıda). Kurumun bu yetkiyi kullanıp kullanmayacağı kendi değerlendirmesine bağlıdır; bildirim bir sonuç garantisi değildir, ancak erken yapılması paranın başka hesaplara aktarılmadan durdurulma ihtimalini artırır.
Şunu da bilmek gerekir: 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m.4 uyarınca şüpheli işlem bildirimi, yükümlü kuruluşların (örneğin bankaların) Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına yaptığı bir bildirimdir. Mağdurun kendisi bu anlamda bir “şüpheli işlem bildirimi” yapmaz; mağdurun yolu bankaya olay bildirimi ve savcılığa şikâyettir.
Şikâyet ve suç duyurusu
Başvuru yeri ve biçimi
CMK m.158 uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir; yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak verilebilir. Uygulamada en sağlıklı yol, delillerin eklendiği yazılı bir dilekçeyle Cumhuriyet başsavcılığına başvurmaktır. Dilekçede olayın kronolojisi, transfer tablosu, karşı hesap ve cüzdan bilgileri ile talepler (hesap tedbirleri, banka ve platform kayıtlarının istenmesi) açıkça yazılmalıdır.
Şikâyet dilekçesinin soyut veya genel nitelikte olmaması önemlidir. CMK m.158/6, ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması hâlinde soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verileceğini öngörür. Bu nedenle somut tarih, tutar, hesap ve yazışma bilgisi içermeyen bir başvuru zaman kaybına yol açabilir.
Gündeme gelen suç tipleri
Türk Ceza Kanunu (TCK) m.157, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına yarar sağlamayı dolandırıcılık olarak tanımlar ve bir yıldan beş yıla kadar hapis ile adli para cezası öngörür.
P2P olaylarında daha çok TCK m.158/1-f tartışılır: dolandırıcılığın “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” işlenmesi. Nitelikli dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir; (f) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suçun üç veya daha fazla kişiyle birlikte ya da bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde TCK m.158/3 uyarınca ceza artırılır.
16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen TCK m.158/4 de P2P dosyalarında önem taşır. Bu hükme göre dolandırıcılık suçlarına iştirakin, haksız menfaat amacıyla kendisine veya başkasına ait banka kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalması hâlinde ceza yarı oranında indirilir. Yani paranın geçtiği hesabın sahibi de soruşturmanın konusu olabilir; ancak bu kişinin sorumluluğu ve kastı her olayda ayrıca değerlendirilir.
Hesap tedbirleri: CMK m.128/A ve m.128
CMK m.128/A: 48 saate kadar askıya alma
7571 sayılı Kanunla eklenen CMK m.128/A, P2P mağdurları açısından en hızlı işleyebilecek mekanizmadır. Hükmün ana unsurları şöyledir:
- Kapsadığı suçlar: Nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f ve l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m.245).
- Şart: Bu suçların işlendiğine dair makul şüphe.
- Kim karar verir: İşlem bankada, ödeme hizmeti sağlayıcısında veya kripto varlık hizmet sağlayıcısında ya da bunlar aracılığıyla yapılmışsa, suçta kullanılan hesabın kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili kurum karar verebilir.
- Bildirim: Askıya alma ve hesap hareketleri derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir; hesap sahibine de bildirilir. Hesap sahibi askının kaldırılması için başsavcılığa başvurabilir; savcı bu başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar verir.
- Para başka kuruma geçtiyse: Askıya alma tamamlanmadan menfaatin başka bir mali kuruma aktarıldığı tespit edilirse bu durum o kuruma gecikmeksizin bildirilir.
- Elkoyma: Askı süresi içinde, hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle hesaptaki suça konu menfaate elkonulabilir. Savcı emriyle yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur; hâkim kırk sekiz saat içinde karar vermezse elkoyma kendiliğinden kalkar.
- Mağdura iade: CMK m.128/A/5 uyarınca elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.
Aynı madde, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemenin bu kurumlardan istediği bilgi ve belgenin on gün içinde gönderilmesini zorunlu tutar. Karşı tarafın kimlik bilgisine mağdur doğrudan ulaşamaz; bu bilgiler soruşturma kapsamında resmî yazıyla istenir.
CMK m.128: hâkim kararıyla elkoyma
Askı süresinin dolması veya olayın m.128/A kapsamı dışında kalması, CMK m.128 uyarınca kendiliğinden elkoyma sonucu doğurmaz; bu maddeye göre elkoyma için şartların ayrıca oluşması gerekir. Bu madde, soruşturma konusu suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunmasını arar. Dolandırıcılık (TCK m.157, 158) madde 128/2’deki katalogda yer alır. Bu madde kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için, ilgisine göre m.128/1’de sayılan kurumlardan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Elkoyma banka veya diğer mali kurumlardaki her türlü hesaba uygulanabilir; ancak m.128/9 uyarınca bu madde kapsamında elkoymaya yalnız hâkim karar verebilir. Mağdur bu talebi Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla iletir.
MASAK’ın rolü konusunda sık yapılan hata
“MASAK hesabı bloke etti” ifadesi kamuoyunda yaygındır, ancak kanuni dayanak farklıdır. 5549 sayılı Kanun m.19/A uyarınca, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması hâlinde işlemleri yedi iş günü süreyle askıya almaya veya gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir; Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir. Bu yetki, aklama ve terörün finansmanı şüphesiyle sınırlı, süreli bir idari tedbirdir. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının bir P2P mağdurunun talebiyle kendiliğinden hesap bloke etmesi diye bir usul bu maddede düzenlenmemiştir. Mağdur için asıl yol, yukarıda anlatılan CMK m.128/A ve m.128 mekanizmalarıdır.
Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla biterse
Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonunda kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. CMK m.172 uyarınca bu karar suçtan zarar görene bildirilir ve kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
CMK m.173 uyarınca suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirecek olaylar ve deliller gösterilmelidir. Bu nedenle itiraz, yalnız “karar yanlıştır” demekle değil, toplanmamış delilleri (banka kayıtları, platform kayıtları, cüzdan analizi gibi) somut olarak belirtmekle güçlenir.
Hukuk yolu: alacağın tahsili
Dayanılabilecek talepler
Ceza soruşturması zararın tazmini için tek başına yeterli olmayabilir. Mağdur ayrıca hukuk mahkemesinde de talepte bulunabilir:
- Haksız fiil: Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
- Sebepsiz zenginleşme: TBK m.77 uyarınca haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Paranın, işlemle ilgisi olmayan bir hesaba geçtiği olaylarda bu yol özellikle değerlendirilir.
Hangi talebin kime yöneltileceği, paranın izlediği yola ve hesap sahiplerinin rolüne bağlıdır. Dava açmadan önce görevli ve yetkili mahkemenin, dava öncesi zorunlu bir başvuru yolu bulunup bulunmadığının ve zamanaşımının somut olaya göre incelenmesi gerekir.
İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir
Para alacağının tahsilini güvenceye almak için İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.257 uyarınca ihtiyati haciz istenebilir: rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun mallarını ve alacaklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçta ise yalnız kanunda sayılan hâllerde, örneğin borçlunun mallarını kaçırmaya hazırlanması veya hileli işlemlerde bulunması durumunda istenebilir.
Uyuşmazlık konusu belirli bir varlık üzerindeyse Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.389 uyarınca ihtiyati tedbir gündeme gelir: mevcut durumdaki bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya imkânsız hâle geleceğinden ya da gecikmenin ciddi zarar doğuracağından endişe edilmesi hâlinde tedbir kararı verilebilir.
Burada önemli bir sınır vardır: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.35/C/7 uyarınca müşterilerin kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki nakit ve kripto varlıkları, hizmet sağlayıcının borçları nedeniyle haczedilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz. Bu hüküm platformun kendi borçlarına ilişkindir; dolandırıcının kendi hesabındaki varlıklara yönelik talepler ayrıca değerlendirilir.
Platformun sorumluluğu
2024 yılında 7518 sayılı Kanunla 6362 sayılı Kanuna eklenen hükümler, kripto varlık hizmet sağlayıcıları için ayrı bir çerçeve kurmuştur:
- İzin zorunluluğu: m.35/B/1 uyarınca kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Sermaye Piyasası Kurulundan izin alınması zorunludur.
- Sorumluluğu sınırlayan şartlar geçersizdir: m.35/C/1 uyarınca hizmet sağlayıcının müşterilerine karşı sorumluluğunu ortadan kaldıran veya sınırlandıran her türlü sözleşme şartı geçersizdir. Platformlar, müşteri itiraz ve şikâyetlerini etkin şekilde çözecek iç mekanizmalar kurmakla ve müşterilerinin kimliğini 5549 sayılı Kanun kapsamında tespit etmekle yükümlüdür.
- Kayıt tutma: m.35/C/5 uyarınca müşterilerin kripto transferlerinin yapıldığı cüzdanlara ve fon transferlerinin yapıldığı hesaplara ilişkin kayıtlar güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir şekilde tutulur. Bu kayıtlar soruşturmada resmî yazıyla istenebilir.
- Genel hükümler ve güvence sınırı: m.35/C/4 uyarınca platform ile müşteri arasındaki uyuşmazlıklar genel hükümlere tabidir; Kurulun faaliyet izni vermiş olması işlemlerin kamu güvencesi altında olduğu anlamına gelmez ve kripto varlıklar yatırımcı tazmin hükümlerine tabi değildir.
- İzinsiz faaliyet: m.109/A uyarınca izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen kişiler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Bu hükümler, platformun her P2P zararından sorumlu olduğu anlamına gelmez. Platformun sorumluluğu; kendi yükümlülüklerini (kimlik tespiti, kayıt tutma, şikâyet mekanizması, iç kontrol) yerine getirip getirmediğine ve zararla bu eksiklik arasında bağlantı bulunup bulunmadığına göre değerlendirilir.
Yurt dışı platformlar ve platform dışı cüzdanlar
P2P işlemi yurt dışında yerleşik bir platform üzerinden yapıldıysa ya da kripto varlık platform dışındaki kişisel bir cüzdana aktarıldıysa, yukarıda anlatılan CMK m.128/A kapsamındaki askıya alma imkânı ancak işlemin Türkiye’deki bir banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde ya da aracılığıyla yapıldığı kısım için gündeme gelir. Paranın Türkiye’deki bir banka hesabından çıktığı veya bu hesaba girdiği aşama, çoğu dosyada izlenebilecek ilk halkadır.
Platform dışı cüzdanlarda ve stablecoin transferlerinde hangi ek yolların izlenebileceği; varlığın türüne, hâlâ ilgili cüzdanda durup durmadığına ve olayın diğer koşullarına göre ayrıca değerlendirilir. Bu değerlendirmenin yapılabilmesi için cüzdan adreslerinin ve işlem kimliklerinin (TXID) eksiksiz saklanması gerekir. Hiçbir yol için sonuç garantisi verilemez.
Sık yapılan hatalar
- Karşı tarafla “uzlaşma” adı altında yeni ödemeler yapmak ya da “iade için vergi/komisyon” talebine para göndermek,
- Kendisini kurtarma uzmanı veya yetkili gibi tanıtan kişilere cüzdan bilgisi, şifre veya kurtarma ifadesi vermek,
- Yazışmaları silmek, hesabı kapatmak veya delilleri yalnız tek bir cihazda bırakmak,
- Başvuruyu günler sonra yapmak; m.128/A’daki askı süresinin kırk sekiz saatle sınırlı olduğunu gözden kaçırmak,
- Kendi hesabını başkasının kullanımına bırakmak; bu davranış TCK m.158/4 kapsamında soruşturma konusu olabilir.
İlgili rehberler
- P2P nedir, nasıl işler?
- P2P kripto hukuku
- P2P kripto dolandırıcılığında hukuki süreç
- P2P savcılık soruşturması
- P2P işleminde banka blokesinin kaldırılması
- Kripto P2P savunma rehberi
- Kripto mağdurları ne yapmalı? 2026 yol haritası
- Stablecoin dondurma ve hesap blokesi
- Sahte kripto borsası rehberi
- MASAK blokesi
- IBAN kiralama
- Kripto para avukatı
- P2P avukatı İstanbul
Resmî kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
Sıkça Sorulan Sorular
P2P işleminde dolandırıldım, ilk ne yapmalıyım?
Dekont, hesap hareketleri, TXID, cüzdan adresleri ve yazışmaları kendi cihazınızda ve ayrı bir yedekte saklayın; ardından bankanıza ve işlemin yapıldığı platforma yazılı bildirim yapın ve vakit kaybetmeden Cumhuriyet başsavcılığına delilleri ekleyerek şikâyette bulunun.
Banka dolandırıcının hesabını kendiliğinden durdurabilir mi?
CMK m.128/A uyarınca TCK m.158/1-f ve l, m.142/2-e veya m.245 kapsamındaki suçlarda makul şüphe varsa banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Bu bir yetkidir, kurumun her başvuruda kullanacağı garanti edilemez.
Askıya alınan hesaptaki para bana nasıl geri döner?
Askı süresinde hesaptaki suça konu menfaate hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca olan hâllerde savcının yazılı emriyle elkonulabilir. CMK m.128/A/5 uyarınca elkonulan menfaatin mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.
MASAK benim başvurumla hesabı bloke eder mi?
5549 sayılı Kanun m.19/A’daki askıya alma yetkisi Bakana aittir, yedi iş günüyle sınırlıdır ve aklama veya terörün finansmanı şüphesine bağlıdır. Mağdurun hesap tedbiri için başvuracağı yol Cumhuriyet başsavcılığı ve CMK m.128/A ile m.128 hükümleridir.
Hesabını başkasına kullandıran kişi de sorumlu olur mu?
Olabilir. 7589 sayılı Kanunla eklenen TCK m.158/4, iştirakin yalnız hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalması hâlinde cezanın yarı oranında indirileceğini öngörür. Bu kişinin kastı ve rolü her dosyada ayrıca değerlendirilir.
Savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı verirse ne yapabilirim?
CMK m.173 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz. İtiraz dilekçesinde kamu davası açılmasını gerektirecek olayları ve toplanması gereken delilleri somut olarak belirtmeniz gerekir.
Yasal uyarı
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olayın koşulları farklıdır; süreler, görevli merci ve uygulanacak hükümler somut dosyaya göre değişebilir. Hiçbir hukuki süreçte sonuç garantisi verilemez. Kendi durumunuz için bir avukattan bireysel değerlendirme almanız önerilir.
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
