Boşanma Avukatı İstanbul — Aile Hukuku Rehberi
Bu rehber, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve ilgili mevzuat ışığında; anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka türleri, velayet, mal rejimi tasfiyesi, aile konutu, tanıma–tenfiz ve koruma kararı gibi başlıkları genel bilgi düzeyinde ele alır. Somut olaylar farklılık gösterebileceğinden her dosya kendine özgü değerlendirmeyi gerektirir.
İçindekiler
- Boşanmanın Tanımı ve Hukuki Niteliği
- Boşanma Sebepleri (TMK m.161–166)
- Anlaşmalı Boşanma (TMK m.166/3)
- Çekişmeli Boşanma
- Nafaka Türleri
- Velayet ve Kişisel İlişki
- Mal Rejimi Tasfiyesi
- Aile Konutu
- 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararı
- Tanıma–Tenfiz ve Yabancı Unsurlu Boşanma
- Sık Sorulan Sorular
1. Boşanmanın Tanımı ve Hukuki Niteliği
Boşanma, eşler arasındaki evlilik birliğinin mahkeme kararıyla ve geleceğe etkili olarak sona erdirilmesidir. Türk hukukunda boşanmaya yalnızca aile mahkemeleri, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri karar verebilir. Boşanma davalarının usul hükümleri 6100 sayılı HMK’nın genel hükümleri ile 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun çerçevesinde yürür.
Boşanma geçmişe değil, karar kesinleştiği tarihten itibaren geleceğe etkili hüküm doğurur. Evlilik birliği süresince kurulan hak ve yükümlülüklerin geriye dönük sona ermesi söz konusu değildir; bu nedenle mal rejiminin tasfiyesi, nafaka, tazminat ve velayet gibi feri talepler bağımsız biçimde değerlendirilir. Yetki bakımından TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir.
2. Boşanma Sebepleri (TMK m.161–166)
Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini özel ve genel olmak üzere iki başlıkta düzenler.
2.1. Özel Boşanma Sebepleri
- Zina (TMK m.161): Dava açma hakkı, zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
- Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m.162): Aynı biçimde altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
- Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m.163): Küçük düşürücü bir suçun işlenmesi veya haysiyetsiz bir hayat sürülmesi; ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirmiş olmalıdır.
- Terk (TMK m.164): Eşin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi hâlinde, en az altı aylık sürenin dolması ve hâkim veya noter aracılığıyla yapılan iki aylık ihtara uyulmaması aranır.
- Akıl Hastalığı (TMK m.165): Hastalığın ortak hayatı diğer eş için çekilmez kılması ve iyileşmesinin mümkün olmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla saptanması gerekir.
2.2. Genel Boşanma Sebebi: Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK m.166)
TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. İspat yükü davacıya ait olup tanık beyanı, yazılı belge, hukuka uygun yoldan elde edilmiş mesaj kayıtları gibi deliller sunulabilir.
TMK m.166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır; bununla birlikte bu itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmaması hâlinde boşanmaya karar verilebilir.
TMK m.166/3 evlilik en az bir yıl sürmüşse anlaşmalı boşanmayı; TMK m.166/son ise boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmesine rağmen ortak hayatın yeniden kurulamamış olması hâlinde fiili ayrılık sebebiyle boşanmayı düzenler. Bu başlıklar altında ayrıntılı bilgi için alt rehberlerimize bakılabilir.
3. Anlaşmalı Boşanma (TMK m.166/3)
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve bunun feri sonuçları (nafaka, velayet, kişisel ilişki, mal paylaşımı, tazminat) üzerinde yazılı bir protokolle mutabık kalmalarına ve bu iradelerini hâkim huzurunda bizzat açıklamalarına dayanır. Kanun şu üç koşulu arar:
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması,
- Eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi,
- Hâkim tarafından tarafların bizzat dinlenmesi ve protokolün, özellikle çocuklar bakımından, uygun bulunması.
Hâkim protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir; taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmedilir. Anlaşmalı boşanma uygulamada genellikle tek celsede sonuçlanmakla birlikte süre; mahkeme iş yükü, tebligat ve kesinleşme gibi etkenlere göre değişir. Protokolün eksik veya belirsiz düzenlenmesi, sonraki dönemde yeni uyuşmazlıkların doğmasına yol açabildiğinden protokol metni dikkatle hazırlanmalıdır.
Detay: Anlaşmalı Boşanma Rehberi ve Protokol Örneği.
4. Çekişmeli Boşanma
Taraflar boşanma ya da boşanmanın feri sonuçları üzerinde uzlaşamadığında dava çekişmeli olarak görülür. Dava dilekçesi HMK m.119 uyarınca hazırlanır; ön inceleme, tahkikat (tanık dinlenmesi, bilirkişi, gerektiğinde sosyal inceleme raporu) ve sözlü yargılama aşamalarından sonra hüküm kurulur.
Kusur tespiti, çekişmeli boşanmanın kilit unsurudur. TMK m.174 gereğince maddi ve manevi tazminat; TMK m.175 gereğince yoksulluk nafakası; TMK m.166/2 kapsamında itiraz hakkı ve TMK m.182 kapsamında velayet kararları, tarafların kusur durumunun değerlendirilmesini gerektirir. Eşit kusurlu tarafların birbirinden maddi–manevi tazminat ve yoksulluk nafakası isteyemeyeceği; tam kusurlu tarafın da bu haklardan yararlanamayacağı kabul edilir.
Delillerin hukuka uygun yoldan elde edilmesi şarttır. Eşin özel alanını hukuka aykırı biçimde izleme, gizli kayıt alma gibi yollarla toplanan deliller bakımından hukuka aykırı delil tartışması doğar ve ayrıca cezai sorumluluk gündeme gelebilir.
5. Nafaka Türleri
5.1. Tedbir Nafakası (TMK m.169)
Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Tedbir nafakası karar kesinleşinceye kadar devam eder.
5.2. Yoksulluk Nafakası (TMK m.175)
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına geçmişte farklı tarihlerde karar vermiştir; güncel karar metinlerine Anayasa Mahkemesi resmi veritabanından ulaşılabilir.
5.3. İştirak Nafakası (TMK m.182)
Velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine malî gücü oranında katılması gerekir. Hâkim, istem hâlinde irat biçimindeki nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de kararlaştırabilir (TMK m.182/3).
5.4. Yardım Nafakası (TMK m.364)
Boşanmadan bağımsız olarak, bir kimsenin yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek altsoyu, üstsoyu ve kardeşlerinden nafaka talep hakkı düzenlenmiştir. Bu nafaka türü boşanma davasından bağımsız olup ayrıca dava edilir.
Nafaka miktarları, TMK m.4 uyarınca hâkkaniyet ilkesi çerçevesinde; tarafların gelir ve giderleri, yaşam standardı ve çocuğun ihtiyaçları ölçü alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Somut rakamlar dosyadan dosyaya değişir; bu nedenle bu sayfada belirli bir rakam verilmemektedir.
6. Velayet ve Kişisel İlişki
Velayet, çocuğun bakımı, yetiştirilmesi, eğitimi, temsili ve mallarının yönetimine ilişkin hak ve yükümlülükleri kapsar (TMK m.335 vd.). Boşanmada velayetin kime verileceği, çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir. Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3. maddesi de, çocukla ilgili tüm işlemlerde çocuğun yararının temel gözetilmesi gerektiğini vurgular.
Velayet kendisine verilmeyen eş ile çocuk arasında, çocuğun yaşına ve koşullarına uygun bir kişisel ilişki düzenlenir (TMK m.323). Velayet veya kişisel ilişki düzenlemesi, koşullar değiştiğinde TMK m.183 uyarınca güncellenebilir.
Müşterek çocuğun uluslararası hukuka aykırı biçimde yurt dışına götürülmesi veya alıkonulması hâlinde 1980 tarihli Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamında merkezi makam (Adalet Bakanlığı) aracılığıyla iade talep edilebilir.
7. Mal Rejimi Tasfiyesi
1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK ile yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma olarak belirlenmiştir (TMK m.218–241). Eşler, noterde düzenlenecek mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimden ayrılıp mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilir.
Edinilmiş mal; eşin evlilik birliğinin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerlerini (çalışma karşılığı kazançlar, SGK ve benzeri kuruluşların yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler) kapsar. Buna karşılık eşin kişisel kullanımına ayrılmış eşyalar, evliliğin başında mevcut olan mallar, miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla edinilen değerler ve manevi tazminat alacakları kişisel maldır (TMK m.220).
Rejim sona erdiğinde her eş, diğer eşte bulunan kendi mallarını geri alır; artık değer üzerinden katılma alacağı hesaplanır. Eşlerden birinin diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkı doğar (TMK m.236). Eklenecek değerler (TMK m.229) ve denkleştirme (TMK m.230) kuralları, tasfiye öncesi yapılan bazı karşılıksız kazandırmaları ya da mal rejimi dışı aktarmaları hesaba katar.
Uygulamada düğünde takılan ziynet eşyalarının iadesine ilişkin davalar sıkça gündeme gelir. Mal rejimi tasfiyesi, boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrıca dava konusu yapılabilir; TMK m.178 gereğince evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
8. Aile Konutu (TMK m.194)
Eşlerden biri, diğerinin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Ayrıca aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir.
9. 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararı
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında şiddet veya şiddet tehlikesi hâlinde mülki amir, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri tarafından koruyucu ve önleyici tedbirlere karar verilebilir. Bu tedbirler arasında şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye yaklaşmama, iletişim kurmama gibi önlemler yer alır. Tedbir kararının ihlali, ilgili Kanun m.13 uyarınca zorlama hapsi yaptırımına bağlanmıştır.
10. Tanıma–Tenfiz ve Yabancı Unsurlu Boşanma
5718 sayılı MÖHUK m.14 boşanma ve ayrılıkta uygulanacak hukuku; m.50 ve devamı ise yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini düzenler. Yabancı bir mahkeme tarafından verilen kesinleşmiş boşanma kararları, Türkiye’de hüküm ifade edebilmesi için tanıma ya da tenfiz davasına konu edilir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A kapsamında, belirli koşulları sağlayan yabancı boşanma kararları için dış temsilcilikler veya il/ilçe nüfus müdürlükleri aracılığıyla idari tescil yolu da mevcuttur. Bu yol, yalnızca belirli ülke mahkeme kararları ve usulüne uygun başvurular için işletilebilir.
11. Sık Sorulan Sorular
Boşanma davası nerede açılır?
TMK m.168 uyarınca yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Anlaşmalı boşanma için evlilik süresi şartı nedir?
TMK m.166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bu süreyi doldurmamış eşler ancak çekişmeli yolla dava açabilir.
Kripto varlıklar mal rejimine dahil midir?
Evlilik birliği içinde edinilen kripto varlıklar, aksine sözleşme yoksa yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma çerçevesinde değerlendirilir. İspat; borsa hesap dökümleri, banka transferleri ve blok zinciri kayıtları gibi belgelerle yapılır.
Yabancı ülkede alınan boşanma kararı Türkiye’de geçerli midir?
MÖHUK m.50 vd. çerçevesinde tanıma ya da tenfiz kararıyla veya 5490 sayılı Kanun m.27/A’nın aradığı koşulların sağlanması hâlinde idari tescil yoluyla geçerli hâle gelebilir.
Velayet hangi ölçüte göre belirlenir?
Velayet, çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir. Yaş, çocukla ebeveyn arasındaki bağ, barınma, eğitim ve sağlık koşulları, sosyal inceleme raporu ve ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşü birlikte değerlendirilir.
Alt Rehberler
- Anlaşmalı Boşanma Protokolü (TMK m.166/3)
- Çekişmeli Boşanma Davasında Delil ve Kusur
- Yoksulluk Nafakası (TMK m.175)
- Mal Rejimi Tasfiyesi Rehberi
- Boşanma Sebepleri Özet Rehber
- Tanıma–Tenfiz (MÖHUK m.50–59)
- Aile Hukuku Avukatı — Genel Sayfa
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da vekâlet ilişkisi oluşturmaz. Somut olaylar için, avukatınızla görüşmeniz önerilir. Yazar: Av. Bilal ALYAR (İstanbul Barosu Sicil No: 54965).
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız önerilir.
Emsal Yargıtay Kararları — Aile Hukuku Temel Alanlar
Aile hukuku uyuşmazlıklarında karşımıza çıkan başlıca alanlar; boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleridir. Aşağıda bu alanların her birine ilişkin Yargıtay içtihatlarından güncel birer kesit sunulmuştur. Sunulan kararlar resmi Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) İçtihat Bilgi Bankası üzerinden alınmış olup yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.
- Yargıtay 10. HD, 2025/12599 E., 2026/712 K., 03.02.2026 — UYAP Kararı
- Yargıtay 10. HD, 2025/296 E., 2026/138 K., 20.01.2026 — UYAP Kararı
- Yargıtay 2. HD, 2025/7089 E., 2025/9181 K., 23.10.2025 — UYAP Kararı
- Yargıtay 2. HD, 2025/7446 E., 2025/8635 K., 13.10.2025 — UYAP Kararı
- Yargıtay 2. HD, 2025/4718 E., 2025/11958 K., 25.12.2025 — UYAP Kararı
- Yargıtay 2. HD, 2025/4770 E., 2025/12030 K., 25.12.2025 — UYAP Kararı
- Yargıtay 4. HD, 2024/13996 E., 2025/9565 K., 18.06.2025 — UYAP Kararı
- Yargıtay 1. HD, 2025/382 E., 2025/5871 K., 11.12.2025 — UYAP Kararı
Yukarıdaki kararlar, aile hukukunun farklı alt alanlarındaki uygulamayı temsilen seçilmiştir. Her somut olayın özellikleri farklı olduğundan, bu tür kararların makalenin üzerine inşa edildiği somut uyuşmazlığa birebir uygulanması her zaman mümkün olmaz. Uyuşmazlığın niteliğine göre dilekçe, delil ve usul stratejisi bir aile hukuku avukatıyla birlikte kurgulanmalıdır.
İlgili Rehberler ve Alt Başlıklar
Aile hukuku alanındaki uygulamalı rehberlerimize ve TMK ile HMK çerçevesinde düzenlenen dava türlerine ilişkin detaylı yazılara aşağıdan ulaşabilirsiniz:
- Boşanmada Eşin Kripto Varlığı Nasıl Tespit Edilir? Adım Adım 2026
- Kripto Para ve Çocuk Hesap Aktivitesi: Ebeveyn Sorumluluğu 2026
- Boşanmada Kripto Cüzdan Tespiti ve Mal Rejimi 2026
- Nafaka Uyarlama Davası Rehberi 2026 | Artırım, İndirim, TÜFE
- Velayet Değişikliği Davası Rehberi 2026 | Çocuğun Üstün Menfaati
- Mal Rejimi Tasfiyesi Rehberi 2026 | Edinilmiş Mallara Katılma
- Tenfiz ve Tanıma Avukatı | Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Geçerliliği 2026 | Av. Bilal ALYAR
- Vesayet Avukatı | Kısıtlama, Vasi Tayini, Yasal Danışman 2026 | Av. Bilal ALYAR
- Aile Hukuku Avukatı İstanbul 2026 | Boşanma, Velayet, Nafaka, Mal Rejimi, 6284 Koruma
- Boşanma Sonrası Çocukla Kişisel İlişki
- Evlat Edinme Süreci
- Yabancı Uyruklu ile Boşanma
Bu rehberler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlık için avukata danışılması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Çekişmeli boşanma ne kadar sürer?
Dava süresi; delil durumu, tanık sayısı, nafaka ve velayet talepleri ile mahkeme iş yüküne göre değişir. Anlaşmalı boşanma genellikle tek celsede sonuçlanırken, çekişmeli süreç belirli bir süre alabilir. Kesin süre taahhüdü verilemez.
Anlaşmalı boşanmada protokol neleri içermelidir?
TMK m.166/3 gereği; mali sonuçlar (nafaka, tazminat, mal paylaşımı), varsa müşterek çocukların velayeti, kişisel ilişki kurulması ve iştirak nafakası protokolde açıkça düzenlenmelidir.
Mal rejimi tasfiyesi davası boşanmadan ayrı mı açılır?
TMK m.225 uyarınca mal rejimi boşanma ile sona erer; tasfiye davası boşanma davasından ayrı ancak bağlantılı açılabilir. Zamanaşımı boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır.
Velayet hangi ölçütlere göre belirlenir?
TMK m.182 ve Yargıtay HGK içtihatları uyarınca çocuğun üstün yararı esastır; yaş, cinsiyet, bakım koşulları, ebeveynin sunacağı yaşam ortamı, çocuğun görüşü (idrak yaşında ise) değerlendirilir.
Nafaka türleri nelerdir?
Tedbir nafakası (TMK m.169), yoksulluk nafakası (TMK m.175), iştirak nafakası (TMK m.182) ve yardım nafakası (TMK m.364) olmak üzere dört ana tür mevcuttur. Her birinin şartları ve süresi farklıdır.
Temel Mevzuat Tablosu
Bu alanda uygulanan temel kanunlar ve yayımlandığı Resmî Gazete bilgileri aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Metinler güncel hâllerine ulaşmak için ilgili linklerden Resmî Gazete / mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmelidir.
| Kanun No | Kanun Adı | Kabul Tarihi | R.G. Sayısı |
|---|---|---|---|
| 4721 | Türk Medeni Kanunu | 8.12.2001 | 24607 |
| 6100 | Hukuk Muhakemeleri Kanunu | 4.2.2011 | 27836 |
| 6284 | Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun | 20.3.2012 | 28239 |
| 5718 | Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun | 12.12.2007 | 26728 |
Tedbir Nafakası Tahmini Hesaplayıcı
TMK m.169-175 çerçevesinde boşanma sürecinde tedbir ve yoksulluk nafakasının belirlenmesinde gelir ve ihtiyaç dengesi esas alınır. Aşağıdaki araç, bu değerlendirmeye ışık tutmak amacıyla yaklaşık bir aralık sunar; nihai takdir hâkime aittir.
Nafaka Aralığı Tahmini
Uyarı: Nafaka miktarı yalnızca TMK ve somut olayın hâl ve şartlarına göre hâkim tarafından takdir edilir. Bu araç, istatistiksel yaklaşıma dayalı geniş bir tahmin aralığı sunar.
