Ceza Hukuku Rehberi 2026 — CMK, HAGB, İstinaf ve İnfaz

Türk ceza muhakemesinde soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne; kovuşturma ise kabulden hükmün kesinleşmesine kadar sürer (CMK m.2). Türk Ceza Kanunu suç ve yaptırımları, Ceza Muhakemesi Kanunu yargılama usulünü, 5275 sayılı Kanun ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazını düzenler. Bu rehber; şüpheli, sanık, mağdur ve yakınlarının ilk işlemden kanun yollarına kadar hangi konuları kontrol etmesi gerektiğini açıklar. Somut dosyada üstlenilecek işin kapsamı, evrak ve süreler incelendikten sonra ayrıca belirlenir.

Giriş ve Ceza Yargılamasının Temel Çerçevesi

Maddi ceza hukuku, hangi fiilin suç oluşturduğunu ve yaptırımını; ceza muhakemesi hukuku ise suç iddiasının hangi usulle inceleneceğini düzenler. Anayasa m.36 iddia, savunma ve adil yargılanma hakkını güvence altına alır. AİHS m.6’daki güvenceler de yargılamanın somut koşulları içinde değerlendirilir.

Ceza davasının seyri bakımından üç temel kişi söz konusudur: (i) suç şüphesi altındaki şüpheli (soruşturma aşaması) veya sanık (kovuşturma aşaması), (ii) suçtan doğrudan zarar gören mağdur ve kendisine kovuşturmaya katılma hakkı tanınabilen katılan, (iii) kamu adına iddia makamını temsil eden cumhuriyet savcısı. Bu üç aksın kesişiminde müdafi ve vekil sıfatıyla avukat yer alır. Hakim ve mahkeme ise tüm bu istemler arasında tarafsız karar makamını oluşturur.

İfade, tutukluluk, iddianame, duruşma, kanun yolu ve infaz aşamalarının ihtiyaçları farklıdır. İlk değerlendirmede işlemin türü, karar ve tebliğ tarihleri, kişinin sıfatı ve erişilebilen dosya belgeleri belirlenmelidir. Görüşme talebi tek başına dosyanın üstlenildiği veya süre takibinin başladığı anlamına gelmez.

Bu rehberde; 5237 TCK’nın genel hükümlerinden (kast, taksir, iştirak, hukuka uygunluk sebepleri) başlayarak soruşturma evresinin her aşamasını, tutukluluk-adli kontrol dinamiklerini, arama ve dijital delil hukukunu, iddianame süreçlerini, kovuşturma ve hüküm kurma biçimlerini, istinaf-temyizi, infaz hukukunu ve başlıca suç tiplerine ilişkin pratik çerçeveyi kanun maddesi referanslarıyla ele alıyoruz. Her bölüm, müdafaa yapılandırma açısından dikkat edilmesi gereken usul inceliklerini içerir.

TCK Genel Hükümler: Suçun Unsurları, Kast-Taksir, Teşebbüs

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun birinci kitabı (m.1-75) tüm suçlara uygulanan genel hükümleri düzenler; her özel hukuki nitelendirmenin altyapısı buradadır. Maddi ceza hukukunun ilk ilkesi TCK 2. maddede yer alan kanunilik ilkesidir: “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.” Bu ilke hem kanunla suç ihdasını hem de kıyas yasağını kapsar.

Suçun Maddi ve Manevi Unsurları

Suç iddiası değerlendirilirken kanundaki fiil ve diğer unsurlar, failin kastı veya kanunda cezalandırılan taksiri, hukuka uygunluk sebepleri ve ceza sorumluluğunu etkileyen koşullar ayrı ayrı incelenir. TCK m.21–22 kast ve taksiri düzenler. Fiil, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticeye neden olmuşsa, bu neticeden sorumluluk için en azından taksirle hareket edilmesi gerekir (m.23).

Kast ve Olası Kast (TCK 21)

Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.21/1). Olası kastta kişi, unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işler. Bu durumda ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis uygulanır; diğer suçlarda temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir (m.21/2). Olası kast ile bilinçli taksir ayrımı, yalnız olayın sonucuna bakılarak yapılamaz.

Taksir, Bilinçli Taksir ve Netice Sebebiyle Ağırlaşma (TCK 22-23)

Taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir (TCK 22/2). Bilinçli taksir, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesidir; TCK 22/3 uyarınca taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. TCK 22/6’da, neticenin münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede mağduriyete yol açması için ayrıca düzenleme vardır; bilinçli taksirde bu hüküm cezanın yarıdan altıda bire kadar indirilmesine imkân tanır. Trafik kazasında taksirle ölüm (TCK 85) ve yaralama (TCK 89) davalarında bilinçli taksir tartışması belirleyicidir.

Teşebbüs, Gönüllü Vazgeçme, Faal Nedamet (TCK 35-36, 168)

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu tutulur (TCK 35). Teşebbüste indirim, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre belirlenir: ağırlaştırılmış müebbet yerine 14–21 yıl, müebbet yerine 10–18 yıl hapis cezası verilir; diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35/2). Fail icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçer veya kendi çabasıyla neticeyi önlerse, TCK 36 gereğince teşebbüsten cezalandırılmaz, ancak o ana kadarki hareketi başlı başına suç oluşturuyorsa yalnız o suçtan ceza alır.

Yaptırım Rejimi: Hapis, Adli Para Cezası, Güvenlik Tedbirleri

TCK 45; cezaları “hapis cezası” ve “adli para cezası” olarak ikiye ayırır. Hapis cezası; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezası olmak üzere üç türdür. Adli para cezası, belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı tutarla çarpılmasıyla hesaplanır (TCK 52). Gün sayısı beşten az olamaz; kanunda aksine hüküm yoksa 730 günü geçemez. Bir gün karşılığı tutar, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâllerine göre 100–500 TL arasında belirlenir. Bu tutar aralığı 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir (7499 sayılı Kanun m.9 ve m.40). Önceki tarihlerde işlenen fiillerde eski 20–100 TL aralığı ile TCK 7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi ayrıca dikkate alınır. Güvenlik tedbirleri TCK 53–60. maddelerde düzenlenir.

Hukuka Uygunluk Sebepleri ve Kusurluluk (TCK 24-34)

Meşru savunma, zorunluluk hâli ve kusurluluğu etkileyen nedenler aynı hukuki sonucu doğuran tek bir kategori değildir. TCK m.25 saldırı veya tehlikenin niteliği, kaçınma imkânı ve orantı gibi koşulları ayrı düzenler. Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı arasındaki ayrımda CMK m.223/2–4 de dikkate alınır.

Meşru Savunma (TCK 25/1)

Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Meşru savunmada saldırı haksız olmalı ve gerçekleşmiş yahut gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olmalıdır; savunma bu saldırıyı o anda defetmeye yönelmeli, orantılılık da o andaki hâl ve koşullara göre değerlendirilmelidir.

Meşru Savunmada Sınırın Aşılması (TCK 27)

Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınır kast olmaksızın aşılmışsa ve fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı ceza altıda birden üçte bire kadar indirilir (TCK 27/1). Meşru savunmada ise sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse faile ceza verilmez (TCK 27/2).

Zorunluluk Hali (TCK 25/2)

TCK 25/2’ye göre kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelen, bilerek neden olmadığı ve başka türlü korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kendisini ya da başkasını kurtarmak zorunluluğuyla işlenen fiil nedeniyle ceza verilmez; tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan araç arasında orantı bulunmalıdır. Korunan hak kişinin kendisine veya başkasına ait olabilir; hüküm yalnız eşya ile sınırlı değildir.

Cebir, Şiddet, Tehdit, Yanılma (TCK 28-30)

Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet ya da muhakkak ve ağır korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez (TCK m.28). Fiilin maddi unsurlarını bilmeyen kişi kasten hareket etmiş olmaz; taksirli sorumluluk saklıdır (m.30/1). Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşullarında kaçınılmaz hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır (m.30/3); sonuç, hatanın ilgili olduğu koşula göre belirlenir.

Yaş Küçüklüğü ve Akıl Hastalığı (TCK 31-32)

Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur; hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK 31/1). Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş, 15 yaşını doldurmamış çocuk, fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamıyorsa veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğu yoktur; çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Her iki yetenek de varsa TCK 31/2’deki indirimli cezalar uygulanır; fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış kişiler için TCK 31/3’te indirimli cezalar öngörülür. TCK 31/4’te ise kasten öldürme (81 ve 82) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87/2 ve 87/4) için istisna düzenlenmiştir: kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş şekli veya önceki kasıtlı suçtan hapis mahkûmiyetinden biri ya da birkaçı dikkate alınarak 15–18 yaş grubunda üçüncü fıkra uygulanmayabilir; ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubunda ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra uygulanabilir. Akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez; güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK 32/1). Davranışlarını yönlendirme yeteneğindeki azalma bu derecede değilse TCK 32/2’deki ceza düzenlemesi uygulanır ve ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

İştirak, İçtima ve Cezanın Belirlenmesi (TCK 37-66)

Suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştirenlerin her biri fail olarak sorumlu tutulur (TCK m.37). Başkasını suç işlemeye azmettiren, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır; m.38’deki özel artırım ve indirim koşulları saklıdır. Yardım etme, m.39’da sayılan teşvik, yol gösterme, araç sağlama veya suçtan önce ya da işlenirken yardımla icrayı kolaylaştırma biçimlerinde olabilir. Her kişinin katkısı ve sorumluluğu ayrı değerlendirilir.

İçtima Kuralları: Zincirleme, Fikri, Gerçek (TCK 42-44)

Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suç birden fazla işlenirse TCK m.43/1’de tek cezanın dörtte birden dörtte üçe kadar artırılması düzenlenir; mağduru belli olmayan suçlar da bu kapsamdadır. Aynı suçun tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenmesinde ikinci fıkra uygulanır. Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağmada bu madde uygulanmaz. Tek fiille birden fazla farklı suç oluşursa m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırma değerlendirilir.

Cezanın Belirlenmesi ve İndirim-Artırım Sırası (TCK 61)

Temel ceza; suçun işleniş biçimi, araçlar, zaman ve yer, konunun önem ve değeri, zarar veya tehlike, kusurun ağırlığı ile amaç ve saik gözetilerek belirlenir (TCK m.61/1). Olası kast veya bilinçli taksir, nitelikli hâller ve diğer artırım/indirim nedenleri m.61’deki sıraya göre uygulanır. Teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, kişisel indirim nedenleri ve takdiri indirim aynı aşama değildir. Adli para cezasında gün sayısı ve bir günün tutarı ayrıca belirlenir.

Takdiri İndirim Nedenleri (TCK 62)

Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet yerine 25 yıl hapis cezası verilir; diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir (TCK 62/1). Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir. Duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışlar takdiri indirim nedeni sayılmaz; indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir (TCK 62/2).

Mahsup (TCK 63 ve CMK 109/6)

Hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan hâllerde geçirilen süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir (TCK 63/1). Adli para cezasına hükmedildiğinde güncel hüküm uyarınca her gün için 500 TL indirim yapılır; bu miktar 12 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir (7499 sayılı Kanun m.37/3-a ve m.40/1-ç). Somut dosyada zaman bakımından uygulama ayrıca değerlendirilir. Adli kontrolde geçen süre kural olarak mahsup edilmez; CMK 109/3-e kapsamındaki tedavi veya muayene tedbiri ile aynı fıkranın j bendindeki konutu terk etmeme tedbiri istisnadır. Konutu terk etmeme yükümlülüğünde geçen her iki gün, mahsupta bir gün sayılır (CMK 109/6).

Soruşturma Evresi: İhbar, Savcılık, Delil Toplama

Ceza Muhakemesi Kanunu 2/e’ye göre soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Soruşturma; kamu davasının açılıp açılmayacağına karar verilecek aşamadır. Temel ilke; suç şüphesinin somut delillere dayanıp dayanmadığının tespitidir.

Şikayet, İhbar ve Re’sen Takip (CMK 158)

Suça ilişkin ihbar veya şikayet, Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya kolluk makamlarına yapılır. Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir (CMK 158/2); kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak öğrendiği suçu bildirme yükümlülüğü ise TCK 279’da düzenlenir. Soruşturmayı yürütme yetkisi Cumhuriyet savcısına aittir (CMK 160-161). Takibi şikâyete bağlı suçlarda şikâyet koşulu ve TCK m.73 süreleri kontrol edilir. Sonradan şikâyete bağlı olduğu anlaşılan kovuşturmada CMK m.158/6’daki özel kural saklıdır. Resen takip edilen suçlarda şikâyetten vazgeçme tek başına soruşturmayı sona erdirmez.

Savcının Delil Toplama ve Yönetme Yükümlülüğü (CMK 160)

Savcı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK 160/1). Lehte ve aleyhte delilleri birlikte araştırır; şüphelinin haklarını korur. Kolluk; savcının emirleri ve talimatlarıyla hareket eder (CMK 161/2).

Soruşturmanın Gizliliği ve Dosyaya Erişim (CMK 157)

Soruşturma evresindeki usul işlemleri, kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla gizlidir (CMK m.157). Müdafi dosyayı inceleyebilir ve belgelerin örneğini harçsız alabilir. Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse, yalnız CMK m.153/2’de sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda savcının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar bu kısıtlamanın dışındadır (CMK m.153/3).

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (CMK 172)

Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir (CMK 172/1). İtiraz hakkı suçtan zarar görene aittir; şüpheli veya salt ihbarcı sıfatı tek başına bu hakkı vermez. Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK 173/1). 1 Haziran 2024 öncesinde verilen kararlar bakımından eski on beş günlük süre uygulanır (CMK geçici m.6/1-b). CMK 173/5’teki takdir yetkisi istisnası saklıdır. Aynı fiilden yeniden kamu davası açılması, CMK 172/2’deki yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı koşullarına bağlıdır.

Yakalama, Gözaltı ve Süreler (CMK 90-100)

CMK m.90/1, herkese genel bir yakalama yetkisi vermez: kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması ya da kimliğinin hemen belirlenememesi hâllerinde geçici yakalama yapılabilir. Kolluğun m.90/2’deki yetkisi ise tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren, gecikmesinde sakınca bulunan ve savcıya ya da amirlere derhâl başvurulamayan hâllere ilişkindir. Yakalanan kişi ve olay hakkında savcıya hemen bilgi verilerek emri doğrultusunda işlem yapılır.

Gözaltı Süreleri (CMK 91)

CMK m.91/1 uyarınca gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez; zorunlu gönderme süresi en fazla 12 saattir. Gözaltı, soruşturma bakımından zorunluluk ve suç şüphesini gösteren somut delil gerektirir. Toplu suçlarda delil toplama güçlüğü veya şüpheli çokluğu nedeniyle savcı, her defasında bir günü geçmemek üzere toplam üç günlük uzatmaya yazılı emir verebilir; emir gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir (m.91/2-3). Kişi bırakılmazsa ilgili sürelerin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır ve sorguda müdafii hazır bulunur (m.91/7).

Gözaltında Özel Usul ve Başvuru

CMK m.91/4, yalnız suçüstü hâlleri ve maddede sayılan suçlar için belirlenen kolluk amirlerine özel gözaltı yetkisi tanır: 24 saat, belirtilen toplumsal olaylar ve toplu suçlarda 48 saatlik süreler düzenlenmiştir; aynı fıkrada hâkim önüne çıkarılma için en geç 48 saat, toplu suçlarda dört gün sınırı yer alır. Yakalama, gözaltı ve uzatma emrine karşı m.91/5 uyarınca sulh ceza hâkimine başvurulabilir. Kanunî gözaltı süresinde hâkim önüne çıkarılmama, CMK m.141/1-b kapsamında maddî ve manevî zarar için Devletten tazminat istenebilen hâllerdendir.

Gözaltında Haklar (CMK 147)

Kolluk, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhâl bildirir (CMK m.90/4). Yakalama, gözaltı veya sürenin uzatılması yakınlara savcı emriyle gecikmeksizin haber verilir (m.95). İfade ve sorguda isnat, müdafi seçme ve hukukî yardım hakkı, susma hakkı ve lehine somut delil toplatabilme olanağı anlatılır (m.147). Müdafi olmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4).

İfade Alma, Susma Hakkı ve Müdafilik (CMK 147-156)

Şüpheli veya sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir. CMK m.147, susma hakkını ifade ve sorguda bildirilecek haklar arasında düzenler; aynı işlemde müdafi seçme ve onun hukukî yardımından yararlanma hakkı da açıklanır.

İfade Öncesi Hakların Bildirilmesi (CMK 147)

Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorgusunda aşağıdaki usuller uygulanır: kimliği saptanır, kendisine yüklenen suç anlatılır, müdafii seçme hakkının bulunduğu bildirilir, susma hakkı bildirilir, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu hatırlatılır, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği bildirilir, kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır, ifade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır.

Müdafi Yardımından Yararlanma (CMK 149-156)

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir (CMK m.149/1). Görüşme ve yazışma güvenceleri m.154/1’de düzenlenir; m.154/2’de sayılan suçlarda gözaltındaki şüphelinin görüşmesi savcının istemi ve hâkim kararıyla 24 saat kısıtlanabilir, bu sırada ifade alınamaz. Müdafii bulunmayan çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz şüpheli ya da sanığa istemi aranmadan müdafi görevlendirilir; alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda da bu hüküm uygulanır (m.150/2-3).

Hukuka Aykırı Delil Yasağı (CMK 148, 206, 217)

Şüpheli veya sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. CMK m.148; kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehdit gibi bedensel veya ruhsal müdahaleleri ve kanuna aykırı yarar vaadini yasaklar. Yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler, rıza verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Müdafi olmadan kollukça alınan ifade ise hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/3-4).

Tutuklama ve Adli Kontrol (CMK 100-110)

Tutuklama için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni gerekir. İşin önemi ile beklenen ceza veya güvenlik tedbirine göre ölçüsüz olacaksa tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1).

Tutuklama Şartları (CMK 100)

CMK m.100/2’ye göre kaçma veya saklanma, kaçma şüphesini uyandıran somut olgular ya da şüpheli veya sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık, mağdur ve başkaları üzerinde baskı girişimi konusunda kuvvetli şüphe oluşturması tutuklama nedeni sayılabilir. Sadece adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı iki yılı aşmayan hapis cezası gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez (m.100/4).

Katalog Suçlarda Tutuklama (CMK 100/3)

CMK m.100/3’te sayılan suçlarda, suçun işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni varsayılabilir. Bu düzenleme tutuklamayı otomatik hâle getirmez; m.100/1’deki ölçülülük koşulu korunur. Katalogdaki suç ve fıkra sınırları dosyadaki isnatla karşılaştırılmalı; örneğin cinsel saldırı ve örgüt kurma için maddede yer alan istisnalar gözden kaçırılmamalıdır.

Tutuklama Kararına İtiraz (CMK 101/5, 267-271)

Tutuklama kararına itiraz süresi, kanunda ayrıca hüküm bulunmadıkça kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK 101/5 ve 268/1). Bu süre, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; önceki kararlar bakımından eski yedi günlük süre uygulanır (CMK geçici m.6/1-c). İtiraz, kararı veren mercie sunulur. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir (CMK 268/3-b). Ağır ceza mahkemesi kararlarında inceleme mercii CMK 268/3-c’deki daire sırası ve yer kurallarına göre belirlenir. Tutukluluğa itirazda dosyadaki somut nedenler ve varsa yeni deliller gösterilmelidir.

Tutukluluk Süreleri (CMK 102)

CMK m.102/1-2’ye göre ağır cezanın görevine girmeyen işlerde üst sınır bir yıl, zorunlu ve gerekçeli uzatma en fazla altı aydır. Ağır cezalık işlerde temel sınır iki yıldır; gerekçeli uzatma toplam üç yılı, maddede belirtilen devlet/Anayasal düzen suçları ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda beş yılı geçemez. Soruşturma evresi için ayrıca m.102/4 uygulanır: ağır cezalık olmayan işlerde altı ay, ağır cezalık işlerde bir yıl; sayılan özel suçlar ve toplu suçlarda bir yıl altı ay ve gerekçeli olarak en fazla altı aylık uzatma. Fiil tarihinde 15 yaşını doldurmamış çocuklarda süreler yarı, 18 yaşını doldurmamış diğer çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır (m.102/5).

Adli Kontrol (CMK 109-110)

CMK m.109, tutuklama nedenlerinin bulunduğu soruşturmada tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilmesini düzenler; kanunda tutuklama yasağı bulunan hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir. Yükümlülükler arasında yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli başvurmak, tedavi veya muayeneye tabi olmak, güvence yatırmak, silah bulundurmamak, konutu veya belirli yerleşim bölgesini terk etmemek ve belirlenen yerlere gitmemek bulunur. Hangi yükümlülüğün konulduğu karar metninden ayrı ayrı izlenmelidir.

Arama, El Koyma ve İletişimin Denetlenmesi (CMK 116-140)

Arama ve el koyma tedbirleri delil elde etme amacıyla uygulanan ve kişinin konut dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği gibi temel haklarına müdahale eden koruma tedbirleridir. Bu nedenle hâkim kararı kural, savcı veya kolluk kararı istisnadır.

Arama Kararı ve Gecikmesinde Sakınca Hâli (CMK 116-120)

Arama kararı kural olarak hâkim tarafından verilir (CMK 119/1). Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığında kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yalnız hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir; bu yerlerde kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz (CMK 119/1).

El Koyma ve İade (CMK 123-134)

Elkoyma kural olarak hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca varsa savcının, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emriyle yapılabilir. Hâkim kararı olmadan işlem 24 saat içinde onaya sunulur; hâkim elkoymadan itibaren 48 saat içinde kararını açıklamazsa işlem kendiliğinden kalkar (CMK m.127). Bilgisayarlarda arama ve kopyalama m.134’ün kuvvetli şüphe, başka surette delil elde edilememe, karar ve yedekleme koşullarına tabidir. Her dijital kayıt için tek ve koşulsuz bir imaj/hash usulü varmış gibi değerlendirme yapılamaz.

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması (CMK 135)

İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi; somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka suretle delil elde edilememe koşullarıyla CMK m.135/1 ve 8’e tabidir. Hâkim, gecikmesinde sakınca varsa savcı karar verir; savcı kararı derhâl hâkim onayına sunulur ve hâkim 24 saat içinde karar verir. Bu tedbirlerde genel süre en çok iki ay, uzatma bir aydır; örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlarda maddede belirtilen ek uzatmalar mümkündür. İletişimin tespiti ise m.135/6’da ayrıca düzenlenir; sekizinci fıkradaki katalog sınırı bütün iletişim işlemlerine aynı biçimde uygulanmaz.

Teknik Araçla İzleme, Gizli Soruşturmacı, Muhabere Yasağı

Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme, sırasıyla CMK m.139 ve 140’taki suç listeleri ve özel koşullara bağlıdır. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde edilememe aranır; karar, süre ve uygulama yeri bakımından iki tedbirin kuralları aynı değildir. Gizli soruşturmacı suç işleyemez; teknik araçlarla izleme konutta uygulanamaz. Elde edilen kayıtların kullanılma sınırları ve hukuka uygunluğu ayrıca incelenir.

İddianame, İade ve Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı

Soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben iddianame düzenler (CMK m.170). Kovuşturma evresi iddianamenin düzenlenmesiyle değil, kabulüyle başlar (m.175).

İddianamenin Unsurları (CMK 170/3)

İddianamede CMK m.170/3’teki kimlik, suç, olay yeri ve zamanı, deliller ve tutukluluk bilgileri gösterilir. Yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; olay ve delillerle ilgisiz bilgilere yer verilmez (m.170/4). Sonuç kısmında şüphelinin yalnız aleyhine değil lehine hususlar da ileri sürülür.

İddianamenin İadesi (CMK 174)

Mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde CMK m.174’teki nedenlerle iddianameyi iade edebilir. Bunlar; m.170’e aykırılık, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut delil toplanmadan düzenleme, açıkça gereken önödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme usulünün uygulanmaması, gereken izin/talebin bulunmaması ve 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmamasıdır. Suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.

İddianamenin Kabulü ve Kovuşturmaya Geçiş (CMK 175)

İddianamenin kabulüyle kamu davası açılır ve kovuşturma başlar (CMK m.175/1). Kanundaki 15 günlük sürede iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir (m.174/3 ve 5).

Kovuşturma Evresi, Duruşma Yönetimi (CMK 175-232)

Kovuşturma; iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir (CMK 2/f). Duruşmanın hazırlığı, duruşma, delillerin tartışılması, esas hakkında mütalaa ve son savunma ile hükmün açıklanması aşamalarından oluşur.

Duruşmanın Hazırlığı (CMK 175-178)

Mahkeme iddianamenin kabulünden sonra duruşma günü tayin eder ve taraflara tebliğ eder. Sanığın sorguya çekilmesi için duruşmaya çağrılmasına ilişkin çağrı kâğıdı, duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmelidir (CMK 176). Tanıklar ve bilirkişiler çağrılır; sanığın göstereceği tanıkların çağrılması da mümkündür (CMK 178).

Duruşmanın Açılması, Yoklama ve Sorgu (CMK 191-195)

Duruşmada hazır bulunanlar ve sanığın kimliği belirlendikten sonra iddianamenin kabulü kararı okunur. Suçlamanın dayanağı olan eylemler, deliller ve hukuki nitelendirme anlatılır; susma ve CMK m.147’deki diğer haklar bildirilir. Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirirse sorgusu yapılır (m.191).

Delillerin Ortaya Konulması, Doğrudan Soru (CMK 200-217)

Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; yüklenen suç hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispat edilebilir (CMK m.217). Cumhuriyet savcısı, müdafi ve vekil duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilir. Sanık ve katılan ise mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru sorar (m.201).

Esas Hakkında Mütalaa ve Son Savunma (CMK 216)

Delillerin tartışılmasında söz sırasıyla katılana veya vekiline, savcıya, sanığa ve müdafiine verilir; tarafların cevap hakkı saklıdır. Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa aittir (CMK m.216). Hüküm için önemli hususlarda savunma hakkının mahkeme kararıyla sınırlandırılması m.289/1-h kapsamında değerlendirilir.

Hüküm Türleri, HAGB, Erteleme, Seçenek Yaptırımlar

Duruşmanın sonunda mahkeme hüküm kurar. Hüküm türleri CMK 223’te sayılmıştır: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi, davanın düşmesi.

Beraat ve Ceza Verilmesine Yer Olmadığı (CMK 223/2-3)

CMK m.223/2; fiilin suç olarak tanımlanmaması, sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, kast veya taksirin bulunmaması, hukuka uygunluk nedeni veya suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâllerinde beraati düzenler. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı ise m.223/3’teki kusur bulunmaması nedenleri ile m.223/4’teki, fiilin suç olmasına rağmen ceza verilmeyen hâller bakımından ayrılır. Yaş, akıl hastalığı, zorunluluk, cebir/tehdit, meşru savunmada heyecan-korku-telaşla sınırın aşılması ve kusurluluğu kaldıran hata aynı koşullara bağlı değildir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması — HAGB (CMK 231)

İki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinde, CMK m.231/5-6’daki koşullarla mahkeme HAGB kararı verebilir: önceki kasıtlı suç mahkûmiyetinin bulunmaması, yeniden suç işlenmeyeceği kanaati ve zararın tamamen giderilmesi. Zararı hemen gideremeyen sanık için m.231/9’daki aylık taksit olanağı; çocuklarda az zarar bakımından 5395 m.23/3’teki takdir yetkisi ayrıca değerlendirilir. Denetim süresi yetişkinlerde beş yıl, çocuklarda üç yıldır. HAGB, müsadere hükümleri hariç, kurulan hükmün sanık hakkında hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder; m.231/14’teki kapsam dışı suçlar saklıdır.

HAGB’de 7589 Sayılı Kanun: Kabul ve Yürürlük Tarihi

7589 sayılı Kanunun kabul tarihi 16 Temmuz 2026, Resmî Gazete’de yayımlanma tarihi 31 Temmuz 2026’dır. CMK m.231/5-14’ü değiştiren m.15, Kanunun m.26’daki “diğer maddeler” hükmü uyarınca yayım tarihinde yürürlüğe girer. Bu iki tarih birbirine karıştırılmamalıdır. Somut HAGB kararının tarihi ve CMK geçici m.6’daki geçiş hükümleri de kanun yolu ile sanığın kabulü bakımından ayrıca dikkate alınmalıdır.

  • Karar tarihi ve sanığın kabulü. CMK m.231/6, kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyetin bulunmaması, yeniden suç işlenmeyeceği kanaati ve zararın giderilmesi koşullarını sayar. Ancak 1 Haziran 2024’ten önce verilen HAGB kararlarında sanığın kabulü şartının uygulanmasına devam edilir (CMK geçici m.6/2-d). Bu nedenle eski ve yeni kararlar aynı kuralla değerlendirilmez.
  • Zararın taksitle giderilmesi. CMK m.231/9, zararı hemen gideremeyen sanık için denetim süresince aylık taksitlerle tamamen ödeme koşuluyla HAGB kararı verilebilmesine olanak tanır. Çocuklarda zararın az olması hâlinde giderme şartının aranmayabileceği ayrıca düzenlenmiştir (5395 m.23/3).
  • HAGB kararının kanun yolu. CMK m.231/12 uyarınca, m.272/3 saklı kalmak üzere istinaf yolu açıktır; BAM’ın kararlarında m.286 uygulanır. HAGB’yi ilk derece mahkemesi sıfatıyla BAM veya Yargıtay vermişse, yine m.272/3 saklı kalmak üzere temyize gidilebilir. İnceleme usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır. 1 Haziran 2024’ten önceki HAGB kararlarında ise geçici m.6/2-b uyarınca eski itiraz yolu sürer. Hükmün açıklanması veya yeniden kurulmasındaki m.231/11 itirazı, başlangıçtaki HAGB kararına karşı başvurudan ayrıdır.
  • Denetim ihlalinin sonuçları. CMK m.231/11’e göre kasten yeni suç veya yükümlülüklere aykırılık hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine, koşulları varsa hapsin ertelenmesine veya seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilip yeni mahkûmiyet hükmü kurulabilir; bu sonuç kendiliğinden doğmaz. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir ve inceleme bu fıkradaki koşullarla sınırlıdır. 1 Haziran 2024’ten önceki HAGB kararları bakımından geçici m.6/2-c’deki kanun yolu geçiş hükmü saklıdır.
  • Denetim süresi ve tekrar yasağı. m.231/8 uyarınca sanık beş yıl denetim süresine tâbidir; bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. Mahkeme bir yılı aşmamak üzere eğitim programına devam, gözetim altında ücretli çalıştırılma veya belli yerlere gitme yasağı gibi denetimli serbestlik yükümlülükleri belirleyebilir.
  • Erteleme ve seçenek yaptırım yasağı. m.231/7 uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez, kısa süreliyse seçenek yaptırımlara çevrilemez.
  • Kapsam dışı suçlar. m.231/14 uyarınca HAGB, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar hakkında uygulanmaz.
  • HAGB kaydı. CMK m.231/13’e göre karar, bu kararlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Kayıt yalnız bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim ya da mahkeme tarafından istenebilir ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Bu özel kayıt düzenlemesi, “karar hiçbir yerde kaydedilmez” şeklinde yorumlanmamalıdır.

Çocuklarda HAGB ve Yönlendirme Tedbirleri (5395 m.23 ve m.5/A)

Çocuklar için HAGB denetim süresi üç yıldır (5395 m.23/1). Aynı maddenin konsolide metnindeki ikinci ve üçüncü fıkralar, 7593 sayılı Kanunun 12. maddesine ait değişiklik notuyla yer alır: yönlendirme tedbirlerinin uygulanması ve az zarar hâlinde giderme şartının aranmayabilmesi düzenlenir. Bu değişiklik notu, tek başına 7593 sayılı Kanunun Resmî Gazete yayım veya yürürlük tarihinin kanıtı olarak kullanılmamalıdır.

  • Az zarar hâlinde giderme şartı. 5395 m.23/3’e göre mağdurun veya kamunun zararının az olması hâlinde adli süreçteki çocuk için HAGB kararı verilebilmesinde zararı giderme şartı aranmayabilir. Bu bir takdir yetkisidir; her çocuk dosyasında şartın kendiliğinden kalktığı anlamına gelmez.
  • Yönlendirme tedbirleri denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanır (m.23/2): Çocuk hakkında HAGB kararı verilirse, ÇKK m.5/A’daki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak da uygulanır.

5395 m.5/A’daki yönlendirme tedbirleri, m.5’teki koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. Konsolide m.5/A’da 7593 sayılı Kanunun 9. maddesine ait ekleme notu bulunur. Maddede şu beş tedbir düzenlenir:

  • Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesislerinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimlerce yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev alma.
  • Dijital risklerden korunma tedbiri: Çocuğun telefonu, hattı veya bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazlarının bildirilerek 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığınca takip yazılımlarıyla denetime açılması ve riskli tanımlı dijital mecra, uygulama ve platformlara erişimin engellenmesi.
  • Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde 20 saatten 300 saate kadar görev alma veya yetkililerce belirlenen eserleri okuma.
  • Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede 20 saatten 300 saate kadar çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılma.
  • Bağımlılık tedbiri: Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıklar bakımından Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından belirlenecek tedavi ve rehabilitasyon programlarını tamamlama.

5395 m.5/A/4, uygulama usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesini öngörür. Çocuk hakkında HAGB verilirse m.23/2 uyarınca uygun görülen yönlendirme tedbirlerinden biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak da uygulanır. Hangi tedbirin uygun olduğu çocuğun koşulları ve kararın kapsamıyla birlikte değerlendirilmelidir; tedbir önermek tek başına HAGB sonucunu garanti etmez.

Cezanın Ertelenmesi (TCK 51)

İki yıl veya daha az hapis cezası TCK m.51 koşullarıyla ertelenebilir; fiil sırasında 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş kişilerde sınır üç yıldır. Daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis mahkûmiyeti bulunmaması ve yargılama sürecindeki pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işlenmeyeceği kanaati aranır. Denetim süresi bir–üç yıl olup mahkûm olunan cezadan az olamaz. Denetimde kasıtlı suç işlenmesi veya uyarıya rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar hâlinde, cezanın kısmen veya tamamen kurumda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir (m.51/7).

Seçenek Yaptırımlar (TCK 50)

Kısa süreli hapis cezasının TCK m.50 uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesinde kişilik, sosyal-ekonomik durum, pişmanlık ve suçun özellikleri değerlendirilir. Seçenekler adli para cezası, zararın tamamen giderilmesi, en az iki yıl eğitim kurumuna devam, belirli yer/etkinlik yasağı, koşulları varsa ehliyet-ruhsatın geri alınması veya meslek yasağı ve gönüllü olmak şartıyla kamuya yararlı işte çalışmadır. Yer/etkinlik yasağı, ehliyet/meslek yasağı ve kamuya yararlı iş süreleri hapis cezasının yarısından bir katına kadardır. Maddenin ikinci–dördüncü fıkralarındaki dönüştürme yasağı, zorunlu çevirme ve taksirli suç istisnaları ayrıca incelenir.

Uzlaştırma ve Önödeme (CMK 253-255, TCK 75)

Uzlaştırma, CMK m.253–254’teki suç ve usul koşulları içinde tarafların özgür iradesiyle yürütülür. Anlaşmanın ve edimin biçimine göre soruşturma veya kovuşturmada farklı kararlar verilir; yalnız görüşmeye katılma ya da anlaşma yapılması her durumda davayı hemen sona erdirmez.

Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlar (CMK 253)

Uzlaştırmanın kapsamı CMK m.253’teki suç ve istisnalara göre belirlenir. Şikâyete bağlı olması tek başına yeterli değildir; m.253/3’te hakaret suçu da kapsam dışında sayılmıştır. Somut dosyada fiil tarihi ve geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Uzlaştırma Süreci ve Etkisi

Cumhuriyet savcısı veya mahkeme, uzlaştırma kapsamındaki bir suç için soruşturma ya da kovuşturma sırasında tarafların uzlaştırılması amacıyla dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırmacı tarafları ayrı ayrı veya birlikte dinler, maddi durumu inceler, müzakere eder. Uzlaşmada karar, edimin yerine getirilme biçimine bağlıdır: def’aten yerine getirmede soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturmada düşmeye karar verilir; edim ileri tarihe bırakılmış, takside bağlanmış veya süreklilik gösteriyorsa soruşturmada kamu davasının açılması ertelenir, kovuşturmada durma kararı verilir (CMK m.253/19, m.254/2). Uzlaşma, mağdurun zararının giderilmesi fiili ile birlikte verimlilik kazanır.

Önödeme (TCK 75)

Uzlaştırma kapsamına girmeyen ve yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar bakımından önödeme uygulanır (TCK 75). Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine belirlenen miktar, soruşturma giderleriyle birlikte on gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz; failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksitte ödenmesine karar verilebilir (TCK 75/1). Önödeme kurumu, CMK 253 kapsamındaki uzlaştırma ile aynı amaca hizmet etmekle birlikte sürecin doğası ve kapsamı farklıdır. Ayrıca TCK m.75/6’da ayrıca sayılan suçlar için özel kapsam bulunur; bu fıkra bakımından beş yıl içinde aynı suçun tekrarına ilişkin istisna da kontrol edilir.

Etkin Pişmanlık ve Cezada İndirim

Etkin pişmanlık bütün suçlara uygulanan genel bir indirim değildir. İlgili suç için kanunda öngörülen bildirim, yardım, geri verme veya zararı giderme davranışı ile zaman ve diğer koşullar gerçekleşirse indirim ya da cezasızlık gündeme gelebilir.

Genel Çerçeve ve Uygulama Mantığı (TCK 168)

Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce failin, azmettireni veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK 168/1). Etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilirse, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir (TCK 168/2). Kısmen iade veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır.

Örgütlü Suçlar ve Uyuşturucuda Etkin Pişmanlık (TCK 221, 192)

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK 221/1). Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK 192/1).

Vergi Suçlarında Pişmanlık (VUK 371)

VUK m.371’deki pişmanlık ve ıslahın bildirim, önceden tespit edilmemiş olma ve süresinde tamamlama/ödeme koşulları birlikte incelenir. Bu koşullara uygun bildirimde bulunanlar hakkında m.359’un uygulanmaması, her vergi ödemesinin bütün cezai sorumluluğu kaldırdığı anlamına gelmez. M.359’daki soruşturma veya kovuşturma aşamasında ödeme karşılığı indirim hükümleri de ayrı koşullara bağlıdır.

İstinaf, Temyiz ve Olağanüstü Kanun Yolları

Kanun yolunun açık olup olmadığı kararın türüne göre belirlenir: istinafta CMK m.272, temyizde m.286’daki sınırlar dikkate alınır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (m.308), kanun yararına bozma (m.309) ve hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi (m.311) ayrı koşullara sahip başvuru yollarıdır.

İstinaf Başvurusu (CMK 272-285)

CMK m.272, ilk derece hükümlerine karşı istinafı ve üçüncü fıkrada başvurulamayan kararları düzenler; adli para cezası, belirli beraat hükümleri ve kanunen kesin hükümler bakımından istisnalar vardır. İstinaf istemi m.273/1 uyarınca gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilecek beyanda bulunularak yapılır. Bu süre ve başlangıç kuralı, geçici m.6/1-c gereği 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için uygulanır; önceki kararlarda eski hükümler sürer.

Temyiz Başvurusu ve Yargıtay (CMK 286-307)

CMK m.286/1’e göre BAM ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümleri temyiz edilebilir; ikinci fıkrada temyiz edilemeyen kararlar, üçüncü fıkrada ise suç türüne göre istisnalar düzenlenir. Beş yıl veya daha az hapis bakımından esastan ret ve cezayı artırmayan kararlarla ilgili sınırlar, her BAM hükmünün temyize kapalı olduğu anlamına gelmez. Temyiz istemi m.291/1 uyarınca gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçeyle veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilecek beyanla yapılır. Geçici m.6/1-c’deki 1 Haziran 2024 karar tarihi ayrımı saklıdır.

Olağanüstü Kanun Yolları (CMK 308-323)

CMK m.308’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, yargı yeri belirleme ve görevsizlik kararları dışındaki ceza dairesi kararlarına karşı dosyanın kendisine tesliminden itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itirazı düzenlenir; sanık lehine itirazda süre aranmaz. Kanun yararına bozma, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar ya da hükümde hukuka aykırılık için m.309’daki usule tabidir. Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi ise m.311’de sayılan nedenlere dayanır; yeni olay veya delilin beraat ya da daha hafif cezayı gerektirebilecek nitelikte olması bunlardan biridir. 7589 geçici m.1/8, yeni m.308/1 hükmünü yürürlükten sonra teslim edilen dosyalara bağlar; daha önce teslim edilenlerde önceki hüküm uygulanır.

AYM Bireysel Başvuru ve AİHM Yolu

6216 sayılı Kanun m.45’e göre, Anayasada güvence altındaki ve AİHS ile Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamındaki bir temel hak veya özgürlüğün kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye başvurulabilir. İhlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal için öngörülen idari ve yargısal başvuru yolları önce tüketilmelidir. Yasama ve düzenleyici idari işlemlere doğrudan başvuru ile m.45/3’teki diğer kapsam dışı işlemler bu yolun dışındadır.

AYM Bireysel Başvuru Süreci

Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır (6216 m.47/5). Haklı mazeret varsa, kalkmasından itibaren 15 gün içinde delilleriyle başvuru yapılabilir; mazeretin geçerliliği Mahkemece değerlendirilir. İhlal mahkeme kararından kaynaklanıyorsa m.50/2 uyarınca dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılamada hukukî yarar yoksa tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Başvuru bilgileri: anayasa.gov.tr.

AİHM Başvurusu

AİHM başvurusu için Sözleşme kapsamında mağdur sıfatı, etkili iç hukuk yollarının tüketilmesi ve diğer kabul edilebilirlik koşulları aranır (AİHS m.34–35). Güncel genel süre, nihai iç hukuk kararından itibaren dört aydır; başlangıç ve geçiş koşulları somut dosyada kontrol edilmelidir. AYM’den olumsuz sonuç alınması tek başına kabul edilebilirlik sağlamaz. İlk başvuruda resmî form doldurulup basılır, imzalanır ve Mahkemeye posta yoluyla gönderilir; güncel form ve talimat adresi: https://www.echr.coe.int/apply-to-the-court. HUDOC karar veri tabanı başvuru gönderim adresi değildir.

Suç Tipleri — Hayata, Vücut Bütünlüğüne, Hürriyete

5237 sayılı TCK’nın ikinci kitabı özel hükümlerden oluşur ve suç tiplerini korunan hukuki yarar bakımından tasnif eder. Kişilere karşı suçlar başlığı altında hayata, vücut bütünlüğüne, hürriyete, şeref ve haysiyete karşı suçlar yer alır.

Kasten Öldürme (TCK 81-82)

Kasten öldürmenin temel yaptırımı müebbet hapistir (TCK m.81). M.82’deki nitelikli hâllerde ağırlaştırılmış müebbet öngörülür. Tasarlama, canavarca his veya eziyet, maddede sayılan yangın/su baskını gibi yöntemler, üstsoy-altsoy, eş/boşanılan eş/kardeş, çocuk veya kendisini savunamayacak kişi, kadına karşı işleme, kan gütme ve töre saiki bunlar arasındadır. Her somut olayda kast, ilgili nitelikli hâl ve varsa haksız tahrik ya da meşru savunma koşulları ayrı değerlendirilir.

Kasten Yaralama (TCK 86-88)

TCK m.86/1, kasten vücuda acı verme veya sağlığın ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma için bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis öngörür; önceki fiillerde lehe kanun değerlendirmesi saklıdır. Organ/duyu işlevinin sürekli zayıflaması veya kaybı, yüzde sabit iz ya da sürekli değişiklik, yaşamı tehlikeye sokma ve diğer ağır sonuçlar m.87’de farklı koşul ve yaptırımlarla düzenlenir; rapordaki bulgu ilgili fıkrayla eşleştirilmelidir. Yaralama sonucunda ölümde m.87/4 uyarınca m.86/1 hâllerinde 10–14, m.86/3 hâllerinde 14–18 yıl hapis öngörülür. Ağır netice bakımından m.23’teki en az taksir koşulu da aranır.

Taksirle Öldürme ve Yaralama (TCK 85, 89)

Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 85/1). Bilinçli taksirde artırım TCK 22/3’e göre taksirli suça ilişkin cezanın üçte birinden yarısına kadardır; TCK 22/6’nın failin kişisel ve ailevi mağduriyetine ilişkin özel koşulları gerçekleşirse bilinçli taksirde ayrıca indirim yapılabilir. Trafik, iş kazası veya tıbbi müdahale iddiasında ölüm ya da yaralanma sonucu, kişisel kusur ve nedensellik somut dosyada ayrıca incelenir.

Tehdit, Şantaj, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 106-109)

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 106/1 ilk cümle). Bu tehdidin kadına karşı işlenmesinde cezanın alt sınırı dokuz aydır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte, mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülür (TCK m.106/1); önceki tarihli fiillerde lehe kanun değerlendirmesi saklıdır. Şantaj TCK 107’de; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK 109’da düzenlenmiştir.

Suç Tipleri — Malvarlığı, Ekonomi, Bilişim

Hırsızlık (TCK m.141–142), yağma (m.148–150), dolandırıcılık (m.157–159) ve güveni kötüye kullanma (m.155), malvarlığına karşı suçlar arasında farklı unsurlara sahip başlıklardır. Bir ödeme veya teslim uyuşmazlığı yalnız zararın varlığıyla bu suçlardan birine dönüşmez; fiil, kast ve ilgili suçun diğer koşulları incelenir.

Hırsızlık ve Nitelikli Hırsızlık (TCK 141-142)

Başkasına ait taşınır malı, zilyedinin rızası olmadan kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden almak TCK m.141’de bir–üç yıl hapisle düzenlenir. M.142’de eşyanın korunduğu yer, kilit veya anahtar kullanımı, afetin yol açtığı kargaşa, bilişim sistemi ve diğer sayılan durumlar farklı nitelikli hâller oluşturur. Bir yerin yalnız işyeri olması veya bir eşyanın araç üzerinde bulunması, maddede aranan diğer koşullar incelenmeden nitelikli hâl sonucuna götürmez.

Yağma / Gasp (TCK 148-150)

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 148/1). Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işleme gibi TCK m.149’daki nitelikli hâllerde on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası öngörülür.

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 157-158)

Hileli davranışlarla aldatıp, kişinin veya başkasının zararına kendisine ya da başkasına yarar sağlama TCK m.157’de bir–beş yıl hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla düzenlenir. M.158; dinî duyguların, tehlikeli durumun veya belirli kurumların araç olarak kullanılmasını; bilişim sistemi, banka/kredi kurumu ve diğer sayılan hâlleri ayrıca düzenler. Tacir/şirket yöneticisi veya şirket adına hareket eden kişinin ticari faaliyeti ile serbest meslekten doğan güvenin kötüye kullanılması farklı bentlerdir. Kripto varlık veya internet kullanılması tek başına m.158/1-f sonucunu doğurmaz; hile, zarar, yarar ve araç olarak kullanım somut delillerle değerlendirilir.

Bilişim Sistemine Girme, Verileri Engelleme, Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK 243-245)

TCK m.243/1’de bilişim sistemine hukuka aykırı girme veya orada kalma bir yıla kadar hapis ya da adli para cezasıyla düzenlenir; bu fiil nedeniyle veriler yok olur veya değişirse m.243/3’te altı ay–iki yıl hapis öngörülür. Sistemin işleyişini engelleme/bozma m.244/1’de bir–beş yıl; verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, veri yerleştirme veya başka yere gönderme m.244/2’de altı ay–üç yıl hapisle düzenlenir. Banka/kredi kartında başkasının kartını rızasız kullanarak yarar sağlama, sahte kart üretme/temin etme ve sahte kart kullanma m.245’in ayrı fıkralarına tabidir; hepsi için tek ceza aralığı yoktur.

Cinsel Suçlar, Hakaret, Tehdit, Şantaj

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar TCK 102-105’te, şerefe karşı suçlar 125-131’de düzenlenir. Bu suç tipleri hem mağdur hem sanık bakımından özellikle hassas usul güvenceleri içerir.

Cinsel Saldırı (TCK 102)

Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 102/1). Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur (TCK 102/2). Vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle işlenen fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK 102/2).

Çocuğun Cinsel İstismarı (TCK 103)

TCK m.103’te cinsel istismar; 15 yaşını tamamlamamış veya fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuğa yönelik her türlü cinsel davranışı, diğer çocuklarda ise cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka nedene dayalı davranışları kapsar. Temel hâlde sekiz–on beş yıl, sarkıntılıkta üç–sekiz yıl hapis; organ veya cisim sokulmasında en az on altı yıl hapis öngörülür. On iki yaşını tamamlamamış mağdur için daha yüksek alt sınırlar ve maddede sayılan nitelikli hâller ayrıca uygulanır. Sarkıntılık düzeyindeki suçun failinin çocuk olması bakımından özel şikâyet koşulu da saklıdır.

Hakaret (TCK 125)

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 125/1). Hakaretin; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensubu olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, kişinin mensubu bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz (TCK 125/3). Alenen işlenirse ceza altıda bir oranında artırılır.

Sosyal Medya ve Dijital Hakaret Tartışmaları

Sosyal medya veya özel mesajdaki sözün TCK m.125 kapsamında olup olmadığı; bağlamı, muhatabı, içeriği ve ifade özgürlüğü sınırlarıyla değerlendirilir. Her paylaşım kendiliğinden aleni değildir. İçeriğin adresi, tarihi ve özgün kayıtları korunmalı; ekran görüntüsü, noter tespiti veya teknik kayıtların gerekliliği ve hukuka uygunluğu somut olayda incelenmelidir. İddianın araştırılması ve delillerin değerlendirilmesi CMK usulüne tabidir; mağdura her dosyada aynı teknik belgeleri temin yükü yüklenemez.

İnfaz Hukuku: 5275 CGTİK, Denetimli Serbestlik, Koşullu Salıverme

5275 sayılı Kanunun m.107’si koşullu salıverilmeyi, m.105/A’sı cezanın denetimli serbestlik tedbiriyle infazını düzenler. Bu iki usulün koşulları ve karar mercileri ayrı ayrı değerlendirilmelidir; yalnız kalan ceza süresinden hareketle otomatik tahliye sonucu çıkarılamaz.

Açık Ceza İnfaz Kurumları (5275 m.14)

5275 m.14, açık ceza infaz kurumlarını düzenler. Maddede doğrudan açık kurumda yerine getirilecek cezalar ile kapalı kurumdan açığa ayrılma farklı esaslara bağlanmıştır. Kapalıdan açığa ayrılmaya m.89 uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir; m.14/4’te sayılan hükümlüler için idare ve gözlem kurulu kararı infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır. Suç ve ceza türüne göre ayrılma ve kurumda geçirilecek sürelerin usulü m.14/6 uyarınca yönetmelikte gösterilir.

Koşullu Salıverme (CGTİK 107)

5275 m.107/1-2’de iyi hâl koşuluyla genel olarak süreli hapsin yarısı, müebbetin 24 yılı ve ağırlaştırılmış müebbetin 30 yılı esas alınır. Maddede sayılan suçlar ile birden fazla mahkûmiyet için farklı oran ve süreler bulunduğundan bu genel rakamlar her dosyaya uygulanamaz. Örgüt suçlarına ilişkin m.107/4 ve çocuklara ilişkin istisnalar ayrıca dikkate alınır. Konsolide m.107/5’teki 7593 sayılı Kanun değişiklik notuna bağlı düzenleme, 15 yaşından önce kurumda geçen bir günün iki gün sayılmasını belirli suçlar hariç öngörür; bu hüküm tüm çocuk mahkûmiyetlerine koşulsuz uygulanmaz.

Denetimli Serbestlik Tedbiri (CGTİK 105/A)

5275 m.105/A/1 uyarınca açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi hâlli hükümlünün talebi ve kurum değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi denetimli serbestlikle infaza karar verebilir. Genel hüküm ayrıca, beş günden az olmamak üzere kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmesini arar. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki özel hâller ile dördüncü fıkradaki adli para cezasından çevrilen hapis istisnası ayrıca değerlendirilir. Kamuya yararlı iş, konut veya bölgede denetim, belirlenen yerlere gitmeme ve programlara katılma yükümlülüklerinden biri veya birkaçı belirlenebilir (m.105/A/5). Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi gibi m.105/A/6’daki hâllerde, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi açık kuruma gönderme kararı verir; her aykırılık kendiliğinden kuruma dönüş değildir.

İnfaz Hâkimliği ve Şikayet Yolu (4675 sayılı Kanun)

4675 m.5’e göre ilgili infaz karar, işlem veya faaliyetine karşı öğrenmeden itibaren 15 gün ve her hâlde yapıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir. Dilekçe doğrudan veya savcılık/kurum müdürlüğü aracılığıyla verilebilir; sözlü şikâyet tutanağa bağlanır. Başvuru işlemi kendiliğinden durdurmaz. İnfaz hâkimi kararına karşı şikâyetçi veya ilgili savcı, tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir (m.6).

Uyuşturucu, Silah, Kaçakçılık ve Mali Suçlar

Uyuşturucu suçları, ruhsatsız silah, kaçakçılık ve suç gelirlerini aklama ayrı unsurlara ve özel düzenlemelere tabidir. Aşağıdaki başlıklar bu ayrımları gösterir; bir malın, transferin veya kişinin bir dosyada bulunması tek başına suçun oluştuğunu göstermez.

Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti (TCK 188)

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2000 günden 20.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 188/1). Maddeleri ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 1000 günden 20.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun; eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri gibi maddeler üzerinde işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır (TCK 188/4). Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde bir kat artırılır. Kullanma amacıyla bulundurma TCK m.191 kapsamında ayrıca değerlendirilir; yalnız madde bulunması ticaret sonucunu doğurmaz. M.188/3’te, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen ya da satılan kişinin çocuk olması için daha yüksek alt sınır da düzenlenmiştir.

Uyuşturucu Madde Kullanma (TCK 191) ve Denetimli Serbestlik

TCK m.191/1’de kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma için iki–beş yıl hapis öngörülür. Soruşturmada m.191/2 uyarınca beş yıl kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme sırasında denetimli serbestlik uygulanır; gerekli görülürse tedaviye de başvurulur. Yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uymamakta ısrar, kullanmak için yeniden satın alma/kabul/bulundurma ya da yeniden kullanma m.191/4’teki dava açma nedenleridir. Her tek aykırılık, ısrar koşulu aranmadan aynı sonucu doğurmaz.

Ateşli Silahlar (6136) ve Bıçak-Saldırı Aletleri Suçları

Ruhsatsız ateşli silah satın alma, taşıma, bulundurma fiilleri 6136 sayılı Kanun m.13 uyarınca cezai yaptırıma bağlanmıştır. Ayrıca TCK 174; tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulmasını veya el değiştirmesini suç olarak düzenler. Silah arama, el koyma ve balistik inceleme CMK 116-134 ile 5271 çerçevesinde yürütülür; balistik rapor, fişek envanteri ve atış izleri maddi delil niteliğindedir. Savunma açısından; silahın fiziksel kontrolü, ruhsat kontrol kaydı, olay yerinde bulunma şekli ve parmak izi analizinin karşılaştırılması müdafaa eksenlerini oluşturur.

Kaçakçılık Suçları (5607 sayılı Kanun)

5607 sayılı Kanun m.3, gümrük işlemlerine tabi tutmadan eşya sokma, aldatıcı işlemlerle gümrük vergilerinden kaçınma ve maddede sayılan akaryakıt/tütün gibi fiilleri ayrı düzenler. M.5’teki bildirim, yardım veya ödeme ile etkin pişmanlık; zaman, suç türü, mükerrirlik ve örgüt faaliyeti gibi koşullara bağlıdır. Gümrük beyannameleri, taşıma belgeleri ve ödeme kayıtları somut fiille ilişkilendirilir. VUK m.359 veya başka suçlarla ilişki, otomatik olarak fikrî içtima uygulanacağı varsayılmadan ayrıca incelenir.

Suç Gelirlerinin Aklanması ve MASAK (TCK 282, 5549 sayılı Kanun)

Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkarma veya gayrimeşru kaynağını gizlemek ya da meşru elde edildiği kanaati uyandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutma TCK m.282/1’de üç–yedi yıl hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla düzenlenir. 5549 m.3–4 kapsamındaki kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildirimi yükümlülükleri ayrıca değerlendirilir. Şüpheli işlem bildirimini yükümlüler MASAK’a yapar; banka kayıtları ve ilgili inceleme belgelerinin ceza dosyasındaki anlamı diğer delillerle birlikte belirlenir.

Devlet Güvenliği, Anayasal Düzen ve Terör Suçları

Devletin güvenliği ve anayasal düzenle ilgili suçlar arasında TCK m.302, 309–315 gibi ayrı düzenlemeler bulunur. Suçun unsurları, kişinin fiili ve kastı her madde için ayrı incelenir. Terör suçu veya terör amacıyla işlenen suç nitelendirmesinde 3713 sayılı Kanun m.3–4’teki kapsam da dikkate alınır.

Terör Örgütü Üyeliği (TCK 314, 3713 sayılı Kanun)

TCK m.314’te, maddede belirtilen suçları işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma/yönetme için on–on beş, üyelik için beş–on yıl hapis öngörülür. 3713 m.5’teki artırım ve istisnalar ayrıca değerlendirilir. Bir kişinin örgütle bağı, kendisine isnat edilen fiiller ve bunları destekleyen deliller somut olarak incelenmelidir; tek bir kaydın veya ilişkinin otomatik olarak üyelik ya da üyelik bulunmaması sonucu doğurduğu söylenemez.

Terör ve Örgüt Suçlarında Görevli Mahkeme ve İstanbul Pratiği

Görevli mahkeme, isnadın niteliği ve 5235 sayılı Kanun m.11–12’deki kurallara; yer yönünden yetki ise CMK m.12–13 ve ilgili özel kurallara göre belirlenir. Belirli bir suç grubunun bütün dosyaları için tek adliye veya duruşma yerleşkesi varsayılmamalıdır. Dosya numarası, görevli merci ve duruşma yeri güncel tebligat veya dosya kaydından kontrol edilmelidir.

Gizli Tanık, Koruma ve Özel Usul Kuralları

Tanığın korunması ile beyanının delil değeri ayrı konulardır. 5726 sayılı Kanun m.9/8, m.5/1-a ve b kapsamındaki tedbir uygulanan tanığın beyanının tek başına hükme esas alınamayacağını düzenler; savunma hakkının kısıtlanmaması koşulu da m.9/10’da yer alır. CMK m.58’deki kimliğin saklanması ve özel dinleme koşulları ayrıca incelenir. Beyanın kaynağı, tutarlılığı, diğer delillerle ilişkisi ve soru sorma imkânı somut dosyada değerlendirilir.

Çocuk Ceza Yargılaması ve Özel Usul Kuralları

Suça sürüklenen veya suçtan zarar gören çocuklar bakımından özel bir yargılama düzeni bulunur. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 5237 sayılı TCK’nın çocuklara ilişkin hükümleri birlikte uygulanır.

Suça Sürüklenen Çocuk Tanımı ve Yaş Grupları

5395 m.3’e göre çocuk, daha erken ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişidir; adli süreçteki çocuk, suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla soruşturma/kovuşturma yapılan veya bu fiilden güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur. Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuk hakkında ceza kovuşturması yapılamaz; ceza sorumluluğu bulunmasa da çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK 31/1). 12-15 yaş grubunda sosyal inceleme raporu, fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkemece takdirinde dikkate alınır (5395 m.35); TCK 31/2 bakımından indirimli ceza için hem fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama hem de bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunması gerekir. Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış kişilerde TCK 31/3’e göre ağırlaştırılmış müebbet yerine 19–27 yıl, müebbet yerine 15–18 yıl hapis cezası verilir; diğer cezaların üçte biri indirilir; bu indirim uygulandığında her fiil için verilecek hapis cezası 15 yılı aşamaz. TCK 31/4’te ise kasten öldürme (81 ve 82) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87/2 ve 87/4) için istisna düzenlenmiştir: kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş şekli veya önceki kasıtlı suçtan hapis mahkûmiyetinden biri ya da birkaçı dikkate alınarak 15–18 yaş grubunda üçüncü fıkra uygulanmayabilir; ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubunda ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra uygulanabilir.

Çocuk Hakimi, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi ve Usul

5395 m.25, çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemelerinin kuruluşunu düzenler. Müdafii bulunmayan çocuk için istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2). Sosyal inceleme, çocuğun bireysel özelliklerini ve çevresini ortaya koyar; algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkemece takdirinde dikkate alınır. 15 yaşını doldurmamış çocuk için inceleme zorunludur; 15 yaşını doldurmuş çocukta yaptırılmaması hâlinde gerekçesi iddianame veya kararda gösterilir (5395 m.35). Koruyucu ve destekleyici tedbirler m.5; yönlendirme tedbirleri m.5/A kapsamında ayrı ayrı değerlendirilir.

Çocuk Adalet Sisteminde Haklar

5395 sayılı Kanun m.4; çocuğun yarar ve esenliğini, katılımını, ayrımcılık yapılmamasını, kimliğinin korunmasını ve özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirlere son çare olarak başvurulmasını esas alır. Çocuğun yaşına ve gelişimine uygun açıklama yapılması, müdafi yardımının sağlanması ve gerekli sosyal inceleme bu çerçevede değerlendirilir. CMK m.150 ve 154’teki müdafi güvenceleri de uygulanır.

Ceza Muhakemesinin Anayasal İlkeleri

Ceza muhakemesi yalnız teknik hükümlerden ibaret değildir; uygulamanın arka planında Anayasa’nın ve AİHS’in yargılamaya ilişkin temel ilkeleri yer alır. Bu ilkeler yargı pratiğinin pusulasıdır.

Masumiyet Karinesi (AY 38/4, AİHS 6/2)

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Bu ilkenin iki sonucu vardır: kanıt yükü iddia makamında olmakla birlikte, şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo). Mahkeme dosyada ispata yeterli delil bulunmadığında beraat kararı vermek zorundadır. Kamuoyu, medya, resmi makamlar ve bizzat mahkeme; kesinleşmiş hüküm olmadıkça bir kişiyi suçlu sayamaz, suçlu gibi muamele edemez.

Adil Yargılanma Hakkı (AY 36, AİHS 6)

AİHS m.6; bağımsız ve tarafsız mahkeme, makul süre, aleniyetin koşulları, savunma için yeterli zaman ve kolaylık, müdafi yardımından yararlanma, tanıklara soru yöneltme ve gerekli tercüman yardımını güvence altına alır. Adli yardım ve diğer güvencelerin kendi koşulları vardır. İhlal tespiti her dosyada kendiliğinden tazminat anlamına gelmez; AİHS m.41 uyarınca gerekli görülürse adil tatmine hükmedilebilir.

Kanunilik, Ceza Kanunlarının Geriye Yürümezliği (AY 38/1, TCK 2, 7)

Kanunun suç saymadığı fiil cezalandırılamaz; suç ve ceza içeren hükümlerde kıyas veya kıyasa yol açacak geniş yorum yapılamaz (TCK m.2). Sonradan yürürlüğe giren lehe kanun uygulanır ve infaz olunur (m.7/2). İnfaz rejimi bakımından m.7/3’teki derhâl uygulama ve istisnalar ile geçici/süreli kanunlar için m.7/4 ayrıca değerlendirilir.

Çifte Yargılama Yasağı ve Non Bis in Idem (AİHS Ek 7. Protokol m.4)

CMK m.223/7, aynı sanık için aynı fiil nedeniyle önceden hüküm verilmiş veya dava açılmışsa davanın reddini düzenler. AİHS Ek 7 No.lu Protokol m.4 de aynı devlet içinde kesinleşmiş ceza yargılaması sonrasında yeniden yargılama ve cezalandırmaya karşı güvence içerir; yenileme istisnaları saklıdır. Bir işlemin idari olarak adlandırılması tek başına bu güvencenin dışında kaldığını göstermez; süreçlerin niteliği ve ilişkisi ayrıca incelenmelidir.

Mağdur ve Katılan Vekilliği

Ceza yargılamasının tarafı yalnızca şüpheli-sanık değildir; suçtan zarar gören mağdur ve kovuşturmaya katılan da usul süresince aktif bir süjedir. CMK 233-240 mağdur hakları ile davaya katılma müessesesini düzenler.

Mağdurun Hakları (CMK 233-236)

Mağdur, soruşturma evresinden itibaren delillerin toplanmasını ve dosyanın tevsiini talep etme, kanundaki koşullarla kendisi adına vekil görevlendirilmesini isteme, beyanının avukat huzurunda alınması, kendisine tebligat yapılması, soruşturma aşaması sonunda savcılığın kararına karşı yasa yollarına başvurma haklarına sahiptir. Vekili bulunmayan mağdur; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK 234/1-a-3 ve 1-b-5). On sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul mağdura vekili yoksa istemi aranmaksızın vekil görevlendirilir (CMK 234/2).

Davaya Katılma (CMK 237-243)

Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler (CMK 237/1). Kanun yolu aşamasında yeni katılma isteğinde bulunulamaz; ilk derecede ileri sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan isteğin, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmesi hâlinde incelenmesi m.237/2’de saklıdır. Katılma kararı ile katılan sıfatı kazanılır; katılan, delil sunma, tanık göstererek dinletme, hâkim veya mahkeme başkanı aracılığıyla soru sorma, sanığın sorgusunda bulunma, kanun yoluna başvurma hakkını CMK m.260 çerçevesinde, istinafta m.272 ve temyizde m.286’daki karar türü ve istisnalar gözetilerek kullanabilir.

Mağdur Vekili Olarak Hukuki Notlar

Mağdur veya katılan bakımından beyan, delil sunma, koruma tedbiri ve kanun yolu ihtiyaçları dosyanın evresine göre belirlenir. Şiddet hâlinde 6284 sayılı Kanun m.4–5’teki koruyucu veya önleyici tedbirler ayrıca değerlendirilebilir. Vekâlet ilişkisinin kapsamı ve üstlenilecek işlemler somut dosya incelendikten sonra netleştirilmelidir.

Ceza Yargılamasında Delil Hukuku ve İspat Standartları

Ceza yargılamasında hâkim, hükmünü ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır ve bu delilleri vicdani kanaatine göre serbestçe takdir eder (CMK 217/1). Ancak bu serbesti; hukuka aykırı delil yasağı, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi ve delillerin maddi gerçekle uyum göstermesi süzgecinden geçmek zorundadır.

Delil Serbestliği ve Hukuka Aykırı Delil Yasağı

Beyan, belge, ses-görüntü kaydı ve teknik bulguların elde edilme biçimi, bütünlüğü ve olayla ilişkisi incelenir. Hukuka aykırı elde edilmiş delil hükme esas alınamaz (CMK m.148/3, 206/2-a, 217/2 ve 289/1-i). Başka bir kayıttan hareketle ulaşılan deliller için de somut elde etme yöntemi değerlendirilmelidir; her bağlantılı delilin otomatik olarak geçerli veya geçersiz olduğu varsayılamaz.

Bilirkişi İncelemesi ve Özel Bilirkişi Raporu (CMK 62-73, 178)

Çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda CMK m.63 uyarınca bilirkişi incelemesi yapılabilir; hukuki değerlendirme bilirkişiye bırakılamaz. M.67 kapsamında rapora itiraz, yeni inceleme talebi ve uzmanından bilimsel mütalaa sunulması değerlendirilebilir. Sanık veya katılanın çağrılması reddedilen tanık ya da uzman kişiyi mahkemeye getirmesi hâlinde dinlenmesi m.178’de düzenlenir; davayı uzatmaya yönelik talepler reddedilir.

Tanık Beyanı ve Çapraz Sorgu (CMK 43-61)

Tanığa ilk sorulacak kimlik ve ilişki bilgileri CMK m.58/1’de düzenlenir. CMK m.58/2-4’teki özel koruma hükümleri, m.58/5 uyarınca örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla sınırlıdır. CMK m.45’te belirtilen kişiler tanıklıktan çekinebilir; dinlenmeden önce bu hak kendilerine bildirilir ve dinlenirken de çekinebilirler. Meslek ve sürekli uğraşı nedeniyle çekinmede CMK m.46’daki konu ve koşullar uygulanır; ilgilinin rızasının etkisi, avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları ile diğer sayılan meslekler bakımından aynı değildir.

CMK m.59/1 uyarınca dinlenmeden önce tanığa tanıklık yapacağı olay hakkında mahkeme başkanı veya hâkim bilgi verir. Tanıktan bildiklerini söylemesi istenir ve tanıklık ederken sözü kesilmez. Konuyu aydınlatmak ve tamamlamak için m.59/2 kapsamında ayrıca soru yöneltilebilir.

CMK m.201 uyarınca Cumhuriyet savcısı ve duruşmaya müdafi veya vekil sıfatıyla katılan avukat, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilir; sanık ve katılan ise mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru sorabilir. Tanığın duruşmadaki ifadesi ile önceki ifadesi arasında çelişki varsa CMK m.212/2 uyarınca önceki ifade okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır.

Belge ve Dijital Delil İnceleme

Bilişim suçlarında delil nasıl toplanır?

CMK m.134, suç soruşturmasında şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama ve kopyalamayı düzenler. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının olmaması gerekir. Bir kaydın dijital biçimde olması, tek başına bütün kayıtların elde edilmesinin bu usule tâbi olduğunu göstermez.

Kararı hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı verir. Savcının kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç 24 saat içinde karar verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.

CMK m.134/3-4 uyarınca elkoyma sırasında sistemdeki bütün veriler yedeklenir; yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir ve bu işlem tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Delilin değerlendirilmesinde CMK m.217 ayrıca uygulanır: hâkim, kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır; yüklenen suç hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

İkrar, Beyan Çelişkisi ve Samimi Pişmanlık

İkrarın değerlendirilmesinde CMK m.217’deki duruşmada tartışılma ve hukuka uygun delil koşulları gözetilir; deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir. CMK m.148/3 uyarınca yasak usullerle elde edilen ifadeler, rızayla verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade ise m.148/4 uyarınca hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. TCK 62/2’de fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığı gösteren davranışlar takdiri indirim bakımından değerlendirilebilir; zarar giderme, dürüst beyan veya işbirlikçi tutumdan oluşan zorunlu bir koşul listesi öngörülmez. Mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışlar indirim nedeni sayılmaz.

Zamanaşımı, Şikayet Süreleri ve Dava Düşme Halleri

Dava zamanaşımı, TCK m.66’da belirtilen süreler ve koşullar çerçevesinde kamu davasının düşmesiyle ilgilidir. Ceza zamanaşımı ise TCK m.68’de düzenlenen cezaların, maddede belirtilen süreler ve koşullar çerçevesinde infaz edilmemesini ifade eder. CMK m.223/8 uyarınca Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin bulunması veya soruşturma ya da kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde düşme kararı verilir; şartın henüz gerçekleşmemiş olması durumunda ise gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilir. CMK m.223/9’daki derhâl beraat kararı verilebilecek hâller ayrıca gözetilir.

Dava Zamanaşımı (TCK 66)

Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 30 yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 25 yıl, 20 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda 20 yıl, 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda 15 yıl, 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda 8 yıl geçmesiyle düşer (TCK 66/1). Cezayı ağırlaştıran nitelikli unsurlar hesaba katılır. 12 yaşını doldurmuş fakat 15 yaşını doldurmamış olanlar için zamanaşımı süreleri ikide bire, 15 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını doldurmamış olanlar için üçte ikisine indirilir (TCK 66/2).

Ceza Zamanaşımı (TCK 68)

Ceza zamanaşımı, cezanın infaz edilmesini engelleyen zamanaşımıdır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında 40 yıl, müebbet hapis cezalarında 30 yıl, 20 yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında 24 yıl, 5 yıldan fazla hapis cezalarında 20 yıl, 5 yıla kadar hapis ve adli para cezalarında 10 yıl geçmesiyle infaz edilemez (TCK 68/1). TCK m.68/5 uyarınca ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar; süre, kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanır. Zamanaşımının kesilmesi ise TCK m.71’de ayrıca düzenlenmiştir: infaz için yetkili merciin hükümlüye kanuna göre yaptığı tebligat veya bu amaçla hükümlünün yakalanması süreyi keser. Bir suçtan mahkûm olan kişinin, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi de maddede kesilme sebebi olarak yer alır.

Şikâyet Süresi ve Dava Düşme (TCK 73)

Şikâyete bağlı suçlarda genel süre, dava zamanaşımı aşılmamak üzere fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır; hakarette fiilden itibaren iki yıllık üst sınır ayrıca uygulanır (TCK m.73/1–2). Kanunda aksi yoksa vazgeçme davayı düşürür; kesinleşmeden sonraki vazgeçme infazı engellemez. İştirak hâlinde vazgeçme diğer sanıkları da kapsar; kanunda aksi bulunmadıkça kabul etmeyen sanığı etkilemez. Şahsi haklardan da vazgeçilip vazgeçilmediği m.73/7 bakımından ayrıca önem taşır.

Müdafi Yetkileri, Kısıtlamaları ve Avukat-Müvekkil Gizliliği

Müdafinin ceza muhakemesindeki konumu salt teknik bir temsilcilik değildir; hak arama özgürlüğünün somutlaştığı kurucu bir güvencedir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile CMK’nın ilgili hükümleri müdafinin yetki ve sınırlarını birlikte belirler.

Müdafinin Dosyayı İnceleme Yetkisi (CMK 153)

Müdafi, soruşturmada dosyayı inceleyebilir ve belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m.153/1). Kısıtlama, yalnız ikinci fıkrada sayılan suçlarda, soruşturmanın amacının tehlikeye düşmesi koşuluyla savcı istemi ve hâkim kararı üzerine verilebilir. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlanamaz. İddianamenin kabulünden sonra müdafi dosyayı ve muhafaza edilen delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir (m.153/3-4).

Avukat-Müvekkil Gizliliği (Avukatlık Kanunu m.36, CMK 46/1-a)

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.36, avukata tevdi edilen veya maddede belirtilen görevler dolayısıyla öğrenilen hususların açığa vurulmasını yasaklar. Avukatın bu konularda tanıklık edebilmesi iş sahibinin muvafakatine bağlıdır; muvafakat olsa da tanıklık etmekten çekinebilir. Çekinme hakkının kullanılması hukuki ve cezai sorumluluk doğurmaz. CMK m.46/1-a ve 2 de avukatlar, stajyerleri ve yardımcılarının bu sıfatlarıyla öğrendikleri bilgiler bakımından çekinme ve rıza ayrımını düzenler.

1136 sayılı Kanun m.58, avukat yazıhaneleri ve konutlarının aranmasında mahkeme kararı, kararda belirtilen olayla bağlantı, Cumhuriyet savcısının denetimi ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı koşullarını düzenler. Avukat bürosunun aranmasında CMK m.130/1 uyarınca baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat hazır bulundurulur.

Arama sonucu elkonulmasına karar verilen şeyin avukat ile müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğu ileri sürülerek CMK m.130/2’de belirtilen kişilerce karşı konulursa, eşya ayrı zarf veya pakete konularak mühürlenir. Soruşturmada sulh ceza hâkiminden, kovuşturmada hâkim veya mahkemeden karar istenir; bu kararlar 24 saat içinde verilir. Yetkili hâkim mesleki ilişkiyi saptarsa eşya derhâl avukata iade edilir ve işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Postada elkoymada da m.130/3’teki karşı koyma halinde aynı usul uygulanır.

Müdafi ile Görüşme Hakkı (CMK 154)

Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmadan müdafiiyle konuşulanları başkalarının duyamayacağı ortamda görüşebilir; müdafiiyle yazışmaları denetime tabi tutulamaz (CMK m.154/1). Aynı maddenin ikinci fıkrasında sayılan devlet/Anayasal düzen suçları, terör suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki uyuşturucu imal-ticareti suçlarında gözaltındaki şüphelinin görüşme hakkı savcı istemi ve hâkim kararıyla 24 saat kısıtlanabilir; bu süre içinde ifade alınamaz. Bu istisna göz ardı edilerek görüşme hakkının hiçbir koşulda kısıtlanamayacağı söylenemez.

Müdafi Sayısı ve Vekaletin Özellikleri (CMK 149, 152)

CMK m.149/1, bir veya birden fazla müdafiden yararlanmayı düzenler. Üç avukat sınırı genel bir müdafi sayısı sınırı değildir: soruşturmada ifade alma sırasında ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki suçlara ilişkin kovuşturmada duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir (m.149/2). Birden fazla şüpheli veya sanığın savunması, yararları birbirine uygun olmak şartıyla ortak müdafiye verilebilir (m.152).

Ceza Davasında Dosya Yönetimi ve Savunma Stratejisi

Savunma hazırlığında isnat, işlemlerin tarih sırası, erişilebilen belgeler ve deliller arasındaki bağlantılar düzenlenebilir. Belgenin kaynağı, eksik sayfalar, çelişkiler ve cevap verilmesi gereken iddialar ayrı not edilmelidir. Bu çalışma bir sonuç garantisi değil, somut dosyayı değerlendirmeye yardımcı hazırlıktır.

Dosya Okuma ve Özetleme

Dosya hazırlığında ihbar veya şikâyet, tutanaklar, ifadeler, bilirkişi raporları, iddianame ve duruşma kayıtları tarih sırasıyla incelenebilir. Delillerin hangi iddiayı desteklediği, çelişkiler ve hukuka aykırılık iddiaları ayrı not edilebilir. UYAP veya başka usulle hukuken erişilebilen dosya örnekleri güvenli biçimde saklanmalıdır; erişim yetkisi ve kısıtlama kararları ayrıca gözetilir.

Tanık Hazırlığı ve Çapraz Sorgu Planı

CMK m.201/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı ve duruşmaya müdafi veya vekil sıfatıyla katılan avukat, duruşma disiplinine uygun biçimde doğrudan soru yöneltebilir. Sanık ve katılan ise mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru sorabilir; soruya itiraz edildiğinde yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine mahkeme başkanı karar verir. Tanık bir hususu hatırlayamadığını söylerse CMK m.212/1 uyarınca önceki ifadesini içeren tutanağın ilgili kısmı okunarak hatırlamasına yardım edilir. Duruşmadaki ifade ile önceki ifade çelişiyorsa m.212/2 uyarınca önceki ifade okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır. Her ifade çelişkisi tek başına yalan tanıklık suçunun gerçekleştiğini göstermez; gerçeğe aykırı tanıklık iddiasında tanıklığın yapıldığı merci ve somut koşullar TCK m.272 kapsamında ayrıca incelenir.

Esasa İlişkin Savunma Dilekçesi

Esasa ilişkin savunma hazırlanırken iddiaya cevap, delillerin değerlendirilmesi, uygulanması istenen hükümler ve sonuç talepleri açıkça ayrılabilir. Yazılı açıklamanın sunulması, duruşmada söz ve savunma için yeterli imkân tanınması CMK m.216 ve savunma hakkı çerçevesinde değerlendirilir. Hukuka uygunluk, kusur, usul, delil, zamanaşımı ve lehe hükümler dosyada ilgili oldukları ölçüde ele alınmalıdır.

Hükmün Yapısı ve Hata Bulma Stratejisi

Gerekçeli hükümde CMK m.230 ve 232’deki unsurlar, kararın türüne uygun olarak gösterilmelidir. Hükmün m.230 anlamında gerekçe içermemesi m.289/1-g’deki hukuka kesin aykırılıktır; her eksik alt başlık veya her gerekçe tartışması kendiliğinden aynı durum değildir. İstinaf süresi, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (m.273/1, geçici m.6/1-c); önceki kararlarda eski hükümler ayrıca kontrol edilir.

Avukatlık Ücretleri ve Yargılama Giderleri (2026)

Avukatlık ücretinin kapsamı ve tutarı, 1136 sayılı Kanun m.163–164 ile uygulanabilir tarife sınırları gözetilerek belirlenir. Akdi ücret, yargılama sonunda karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti ve dosya giderleri aynı kalem değildir. CMK gereğince görevlendirilen müdafi veya vekile yapılan ödeme ayrıca kendi tarife ve usulüne tabidir.

AAÜT 2026 Ceza Yargılaması Kalemleri

İlk danışma, soruşturma, dava ve kanun yolu takibinin hangilerinin ücrete dahil olduğu görüşme sırasında açıklığa kavuşturulmalıdır. AAÜT’nin işin kapsamı, aşaması ve karar türüne ilişkin hükümleri birlikte incelenir; her aşama için otomatik ayrı ücret veya bütün aşamaların tek ücrete dahil olduğu varsayılamaz. Ücret, gider avansı ve ödeme zamanı somut iş için netleştirilmelidir.

Yargılama Giderleri (CMK 324-330)

Yargılama giderlerinin kime yükletileceği hüküm veya kararda gösterilir (CMK m.324). Mahkûmiyet, güvenlik tedbiri, HAGB ve ertelemede m.325 ve istisnaları; beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararında m.327 uygulanır. Davanın düşmesinde tek ve otomatik bir gider sonucu varsayılamaz. Katılan lehine ya da beraat eden sanık lehine vekâlet ücreti, AAÜT m.14’teki temsil, karar ve mahsup koşullarıyla değerlendirilir. CMK m.150/234 kapsamında görevlendirme, baro adli yardımından ayrı koşullara tabidir; avukata yapılan ilk ödeme ile giderin nihai yüklenmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Cezaevi Sürecinde Hakların Korunması ve Denetim

Ceza infazı sırasında haberleşme, muayene ve tedavi hakları ilgili hükümlere göre değerlendirilir (5275 m.66, m.68 ve m.71). İnfazla ilgili hukuka aykırı karar, işlem veya faaliyete karşı 4675 m.5’teki şikâyet yolu kullanılabilir; karar ve öğrenme tarihleri başvuru süresi için kayıt altına alınmalıdır.

Ziyaret, Haberleşme ve Müdafi ile Görüşme

5275 m.66’da kapalı kurum hükümlülerinin telefon görüşmesi yönetmelik esaslarıyla, idare kontrolünde düzenlenir; tehlikeli durum ve örgüt mensupluğu bakımından kısıtlama öngörülür. Açık kurum ve çocuk eğitimevinde ücretli telefonlarla serbest görüşme düzenlenmiştir. Mektup, faks ve telgraflar m.68’deki usul ve kısıtlamalara tabidir; kurumun mektup okuma komisyonu veya en üst amiri denetler. Resmî makamlara veya savunma için avukata gönderilen iletiler denetlenmez; gerekli altyapıda elektronik mektup olanağı da maddede düzenlenir. Şüpheli veya sanığın müdafiyle görüşmesinde CMK m.154/2’deki özel istisna ayrıca dikkate alınır.

Muayene, Tedavi ve Hastalık Nedeniyle Erteleme (5275 m.71 ve m.16)

Hükümlü beden ve ruh sağlığının korunması, tanı, muayene ve tedavi olanaklarından yararlanır; öncelikle kurum revirinde, mümkün değilse Devlet veya üniversite hastanesinin mahkûm koğuşunda tedavi edilir (5275 m.71). Hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması m.16’daki koşullara bağlıdır. Rapora dayalı karar, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği veya belirlenen tam teşekküllü hastanenin sağlık kurulunca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine infazın yapıldığı yer savcılığınca verilir (m.16/3). Ağır hastalık/engellilik nedeniyle kurum koşullarında hayatını yalnız sürdüremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûm için m.16/6 uygulanabilir.

Disiplin Cezaları ve İtiraz (CGTİK 37-53)

Kurum kurallarının kusurlu ihlali hâlinde eylemin niteliği ve ağırlığına göre kanundaki disiplin cezaları uygulanır (5275 m.37). Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez; disiplin kurulu kararı gerekçeli yazılır, şikâyet mercii ve süresi gösterilir (m.47/4-5). Karara karşı öğrenmeden itibaren 15 gün, her hâlde işlem tarihinden itibaren 30 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir (4675 m.5). Hâkimlik kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz mümkündür (m.6).

Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma

Açık kuruma doğrudan alınma ile kapalıdan açık kuruma ayrılma farklı koşullara tabidir. 5275 m.14/3 uyarınca kapalıdan açığa ayrılma, m.89’daki değerlendirmeye dayanır; m.14/4’te sayılan hükümlülerde idare ve gözlem kurulu kararı infaz hâkimi onayıyla uygulanır. Açık kurum, çalışma ve meslek edinmeye öncelik veren bir infaz kurumudur; açık kuruma ayrılma tek başına koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik kararı yerine geçmez (m.107 ve m.105/A).

Ev Hapsi ile İnfaz Yükümlülüklerinin Ayrımı

CMK m.109’daki konutu terk etmeme yükümlülüğü, şüpheli veya sanık bakımından adli kontrol çerçevesinde değerlendirilir. Hükümlünün denetimli serbestlikle infazındaki konut veya bölgede denetim, belirli yerlere gitmeme ve programlara katılma yükümlülükleri ise 5275 m.105/A/5 kapsamında belirlenir. Bu infaz usulünde yükümlülüğe uymamakta ısrar gibi m.105/A/6’daki hâller için müdürlük talebi ve infaz hâkimi kararıyla açık kuruma gönderme düzenlenmiştir.

Ceza Yargılamasında Sık Yapılan Hatalar

İlk işlem sırasında isnat, kişinin sıfatı, kararın öğrenilme veya tebliğ tarihi ve mevcut belgeler belirlenmelidir. İfade ve tutanaklar okunmalı; hata veya eksiklik varsa usulüne uygun olarak kayda geçirilmesi değerlendirilmelidir. Süreli bir işlem için yalnız görüşme ya da mesaj yanıtı beklenmemelidir.

Kolluğa/Savcılığa Plan Dışı İfade Verme

İfade öncesinde isnat ve müdafi yardımı hakkı anlaşılmalı, susma hakkı ile lehine delil toplatma olanağı değerlendirilmelidir (CMK m.147). Müdafi hazır olmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4). Aynı olay için yeniden ifade alınması gerekirse işlem ancak Cumhuriyet savcısınca yapılabilir (m.148/5); önceki beyan ile yeni açıklama arasındaki farklar tutanak üzerinden incelenmelidir.

Dijital Delillerin Ham Sunumu

Dijital kayıtların elde edilme biçimi, bütünlüğü ve olayla ilgisi somut dosyada değerlendirilir. Her dijital kayıt için noter tespiti veya tam metin transkripsiyonu genel bir zorunluluk değildir. Hüküm, duruşmada tartışılmış ve hukuka uygun elde edilmiş delillere dayanır (CMK m.217); CMK m.134’ün uygulanması kendi koşullarına bağlıdır.

Tutukluluğa İtiraz Sürecinde Geç Kalma

Tutuklama kararına itiraz süresi, kanunda ayrıca hüküm bulunmadıkça kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK 101/5 ve 268/1). Bu süre, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; önceki kararlar bakımından eski yedi günlük süre uygulanır (CMK geçici m.6/1-c). Her tutukluluk inceleme kararına ilişkin itiraz süresi ayrıca takip edilmelidir; Tahliye talebi her aşamada ileri sürülebilir (CMK 104), yeni delil ve durum belirtilerek tekrarlanabilir. İtiraz ve tahliye talebinde mevcut kararın gerekçesi, dosyanın güncel durumu ve lehe olgular somut olarak gösterilmelidir; susma hakkının kullanılması tek başına tutukluluğun devamı nedeni değildir.

Uzlaştırma Fırsatının Kaçırılması

Uzlaştırma, tarafların özgür iradesine dayanır. Teklifin kabul edilmemesi tek başına ceza artırımı nedeni değildir. Teklif, cevap ve müzakere aşamaları CMK m.253’teki usule göre yürütülür; sonucun doğması anlaşma ve edimin yerine getirilme biçimine bağlıdır. Kovuşturmada m.254’teki koşullar ayrıca incelenir.

İstinaf/Temyiz Süresi Hataları

İstinaf ve temyiz için CMK m.273/1 ve m.291/1’de gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftalık süre öngörülür. Bu başlangıç ve süre, geçici m.6/1-c uyarınca 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara ilişkindir; önceki kararlarda eski hükümler uygulanır. Süre kadar başvuru yolunun açık olması da önemlidir: m.272/3 ve m.286’daki kesinlik ve istisna hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Sanığın Duruşmadaki Tutumu ve Beyanları

Duruşmada söz sırasına ve soru yöneltme usulüne uyulmalı; anlaşılmayan soru açıklattırılmalı ve beyan gerçeğe uygun olmalıdır. Ölçülü tutum tek başına TCK m.62 indirimi sağlamaz; mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî davranışlar indirim nedeni değildir. Hazırlığın amacı, isnadı ve hakları anlamak, belgelerle çelişen veya eksik kalan noktaları belirlemektir.

Dosyada Lehe Hükümlerin Gözden Kaçırılması

Zamanaşımı, lehe kanun, uzlaştırma, önödeme, etkin pişmanlık, erteleme ve seçenek yaptırım koşulları birbirinden farklıdır. Dosyada ilgili olan hükümler, gerekli talep, kabul, ödeme veya diğer davranış koşullarıyla birlikte incelenmelidir. Zincirleme suç, fikrî içtima ve teşebbüs değerlendirmesi de somut fiillere dayanır. HAGB’de ceza sınırı, m.231’deki koşullar ve kapsam dışı suçlar ayrıca kontrol edilir; bu kurumların hiçbiri yalnız adının dilekçede geçmesiyle sonuç doğurmaz.

İstanbul Adliyelerinde Ceza Yargılaması Pratiği

İstanbul’daki dosyalarda görevli mahkeme veya hâkimlik, yer yönünden yetki ve işlemin yapılacağı adliye ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Asliye ve ağır ceza mahkemeleri ile sulh ceza hâkimliklerinin görevleri aynı değildir. Aşağıdaki yer adları, her ilçe için sabit bir yargı çevresi veya dosya görevi listesi olarak kullanılmamalıdır.

Anadolu Adalet Sarayı (Kartal)

Anadolu Adalet Sarayı Kartal’dadır. Bir dosyanın burada görülüp görülmeyeceği yalnız kişinin Anadolu Yakası’nda bulunmasına göre belirlenmez; isnat, yer yönünden yetki, görev ve varsa özel düzenlemeler incelenir. Başvurudan önce dosya mercii ve güncel adres teyit edilmelidir.

İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan)

İstanbul Adalet Sarayı Çağlayan’dadır. Avrupa Yakası’ndaki bütün ilçeler için tek bir yetki alanı varsayılmamalıdır. Dosyadaki mahkeme veya savcılık bilgisi, tebligat ve güncel resmî adres üzerinden kontrol edilmelidir.

Bakırköy ve Silivri Adliyeleri

Bakırköy ve Silivri’deki dosyalarda da başvuru mercii ile duruşmanın yapılacağı yer, güncel dosya kaydından ayrı ayrı doğrulanmalıdır. İlçe listeleri veya önceki bir dosyanın adresi, başka bir başvurunun yetkili merciini tek başına göstermez.

Kartal Merkezli Hizmet ve Ulaşım

Kartal/İstanbul’daki büroyla ilk görüşmenin günü, yöntemi ve kapsamı karşılıklı teyitle belirlenebilir. Çevrim içi görüşme, dosyadaki ifade veya duruşmaya bizzat katılım gerekliliğini ortadan kaldırmaz. İlgili kararlar ve süreler, görüşme hazırlığında öncelikle belirtilmelidir.

Yargılama Sürecinde İstanbul Pratiği: Genel Eğilimler

Duruşma ve bilirkişi incelemesinin tamamlanma zamanı dosyaya göre değişir; genel bir ay aralığı veya sonuç tarihi verilemez. Süreli başvuru, tutukluluk veya delilin kaybolması riski varsa ilk duruşmanın beklenip beklenemeyeceği somut işlem için değerlendirilmelidir.

Kurgusal Senaryolar (Eğitim Amaçlı)

Aşağıdaki senaryolar tamamen kurgusaldır; gerçek kişi, olay veya dosya ile benzerlik tesadüfidir. Yalnızca ceza muhakemesinin işleyişini somut biçimde anlatmak için yazılmıştır.

Senaryo 1: Sosyal Medya Tehdit Davası (TCK 106/1)

Şirket çalışanı olan E.K., eski sevgilisi H.Y.’ye sosyal medya üzerinden iki hafta içinde toplam yirmi üç kez “seni bulurum, iyi düşün” anlamına gelen mesajlar gönderir. H.Y. bu mesajların ekran görüntüsünü noter tespiti ile yaptırıp şikayetçi olur. Savcılık, E.K.’nin ifadesini alır; E.K. mesajların “şaka” olduğunu savunur. İfade aşamasında müdafii atanmasını talep etmeyen E.K., dosyanın tümünü okumadan beyan verir. Dosya iddianame ile asliye ceza mahkemesine intikal eder. Kovuşturma aşamasında müdafi atanması ile E.K. zincirleme suç (TCK 43) ve uzlaştırma (CMK 253/1-b) değerlendirmesi talep eder. Bu kurguda HAGB, uzlaşma veya ödeme yapıldığı için kendiliğinden uygulanmaz; iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ve CMK m.231’deki diğer koşullar mahkemece ayrıca değerlendirilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır (m.231/5).

Senaryo 2: Trafik Kazasında Taksirle Yaralama (TCK 89)

M.D., yağışlı havada hızı aşarak çarptığı yayayı hafif yaralanmalı kaza ile hastanelik eder. Olay yerinde alkolmetre pozitif çıkar (1,2 promil). TCK 89/2, bilinçli taksirin tanımı değildir; kemik kırılması, yaşamı tehlikeye sokan durum gibi fıkrada sayılan yaralanma sonuçları varsa cezanın yarısı oranında artırılmasını düzenler. Bilinçli taksir için, öngörülen neticenin istenmemesine rağmen gerçekleşmesi koşulu ayrıca değerlendirilir (TCK 22/3); bu örnekte yalnız alkol ve hız bilgisiyle koşulun gerçekleştiği varsayılamaz. TCK 89/5 uyarınca soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır; birinci fıkra kapsamındaki yaralama hariç, bilinçli taksirle işlenen yaralamada şikâyet aranmaz. Bu kurgusal senaryo, uzlaştırma koşullarının gerçekleştiğini veya gerçek bir mahkeme sonucunu göstermez. Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa dosya, CMK m.254/1 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma gerçekleşir ve sanık edimini def’aten yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Edim ileri tarihe bırakılmış, takside bağlanmış veya süreklilik gösteriyorsa CMK m.254/2 uyarınca durma kararı verilir; durma süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse yargılamaya kaldığı yerden devam edilir.

Senaryo 3: Bilişim Dolandırıcılığı (TCK 158/1-f) ve Müdafaa

F.A. isimli sanığa, bilinmeyen kişilere internet üzerinden sahte iş ilanı yoluyla 18 farklı mağdurdan toplam 340.000 TL para transferi sağladığı iddiasıyla kamu davası açıldı. Soruşturma aşamasında F.A. susma hakkını kullandı. Kovuşturmada müdafii; (i) transferlerin bir kısmının F.A.’nın hesabına üçüncü kişilerce yapıldığını, (ii) delillerin CMK 134 kapsamında imaj alınmadan değerlendirildiğini, (iii) banka kayıtlarının bir kısmının dosyaya eksik intikal ettiğini ileri sürdü. Mahkeme bilirkişi inceleme talebini kabul etti; banka hareketleri ve IP kayıtları karşılaştırıldı. Bu kurguda 18 farklı mağdur bulunması tek başına zincirleme suç sonucunu göstermez; fiillerin sayısı ve TCK m.43’ün aynı mağdur veya tek fiille birden fazla mağdur koşulları ayrıca incelenmelidir. CMK m.134’ün bu kayıtlar için uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca incelenmelidir; her banka veya IP kaydı imaj koşuluna bağlı değildir. Zararın taksitle ödenmesine ilişkin protokol de tek başına TCK m.168’den yararlanmayı sağlamaz; bizzat pişmanlık, giderme, zaman ve kısmi gidermede mağdur rızası koşulları ayrıca değerlendirilir.

Sık Sorulan Sorular

İfade verirken avukat bulundurmak zorunda mıyım?

Şüpheli veya sanık müdafi yardımından yararlanabilir (CMK m.149). Müdafi seçemeyecek durumda olduğunu bildirip isteyen kişiye müdafi görevlendirilir; müdafii bulunmayan çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz kişi için ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmaz (m.150). Müdafi olmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4).

Tutuklamaya nasıl itiraz ederim, süresi ne kadar?

Tutuklama kararına itiraz süresi, kanunda ayrıca hüküm bulunmadıkça kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK 101/5 ve 268/1). Bu süre, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; önceki kararlar bakımından eski yedi günlük süre uygulanır (CMK geçici m.6/1-c). İtiraz, kararı veren mercie sunulur. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir (CMK 268/3-b). Ağır ceza mahkemesi kararlarında inceleme mercii CMK 268/3-c’deki daire sırası ve yer kurallarına göre belirlenir. Ayrıca CMK 104 gereği her aşamada tahliye talebi mümkündür.

HAGB kimlere, hangi koşullarda uygulanır?

CMK m.231/5-6’ya göre iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında, önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti bulunmaması, yeniden suç işlenmeyeceği kanaati ve zararın tamamen giderilmesi koşullarıyla mahkeme HAGB kararı verebilir. Taksitle giderme m.231/9’da; çocuklarda az zarar istisnası 5395 m.23/3’te düzenlenir. Denetim yetişkinlerde beş, çocuklarda üç yıldır. Sürede kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa açıklanması geri bırakılan hüküm kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (m.231/10); kapsam dışı suçlar m.231/14’te saklıdır.

Uzlaştırma ile dava düşer mi, şartları nelerdir?

Uzlaştırmanın kapsamı CMK m.253’teki suç ve istisnalara göre belirlenir; hakaret suçu bakımından güncel istisna ve geçiş hükümleri ayrıca dikkate alınır. Uzlaşma edimi def’aten yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturmada düşmeye karar verilir. Edim ileri tarihe bırakılmış, takside bağlanmış veya süreklilik gösteriyorsa soruşturmada kamu davasının açılması ertelenir, kovuşturmada durma kararı verilir (CMK m.253/19, m.254/2).

Etkin pişmanlık hangi suçlarda ne kadar indirim sağlar?

TCK m.168’de sayılan malvarlığı suçlarında fail, azmettiren veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek zararı gidermesi ve zaman koşulları aranır. İlk fıkradaki suçlarda kovuşturma öncesi tam gidermede üçte ikiye, kovuşturma başladıktan sonra hüküm öncesi gidermede yarıya kadar indirim öngörülür. Yağma için üçüncü fıkradaki ayrı oranlar; kısmi giderme için mağdur rızası koşulu saklıdır. TCK m.192/221 ve VUK m.371/359 farklı koşullar taşır; yalnız ödeme veya bildirim her suçta aynı sonucu doğurmaz.

İstinaf ve temyiz arasındaki fark nedir?

İstinafın açık olup olmadığı CMK m.272, BAM kararının temyize açık olup olmadığı m.286’daki karar türü ve suç istisnalarıyla belirlenir. Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren istinaf ve temyiz için iki haftalık süre öngörülür (m.273/1 ve m.291/1); bu kural 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır (geçici m.6/1-c). Beş yıl veya daha az hapis için temyiz sınırlamaları, m.286/3’teki suç istisnaları gözetilmeden her karara yaygınlaştırılamaz.

Sosyal medyada hakaret nedeniyle dava açılırsa ne olur?

Sosyal medyada hakaret iddiasında suçun unsurları ve aleniyet somut olayda değerlendirilir; her paylaşım kendiliğinden aleni sayılmaz. Uzlaştırma bakımından CMK m.253/3’teki hakaret istisnası ve geçiş hükümleri dikkate alınmalıdır. Noter tespiti, ekran görüntüsü veya arşiv bağlantısı sunulabilir; hukuka uygunluk, bütünlük ve olayla bağlantı ayrıca incelenir, noter tespiti her dosyada zorunlu değildir. Kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan hakarette alt sınır bir yıldan az olamaz (TCK 125/3). Eleştiri, ifade özgürlüğü (AY 26) ve kamu yararı sınırında kalan beyanlar suç oluşturmaz.

Bilişim suçlarında delil nasıl toplanır?

CMK m.134, suç soruşturmasında şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama ve kopyalamayı düzenler. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının olmaması gerekir. Bir kaydın dijital biçimde olması, tek başına bütün kayıtların elde edilmesinin bu usule tâbi olduğunu göstermez. Kararı hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı verir. Savcının kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç 24 saat içinde karar verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. CMK m.134/3-4 uyarınca elkoyma sırasında sistemdeki bütün veriler yedeklenir; yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir ve bu işlem tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Delilin değerlendirilmesinde CMK m.217 ayrıca uygulanır: hâkim, kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır; yüklenen suç hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

Kripto para dolandırıcılığında hangi TCK maddesi uygulanır?

Kripto varlık veya internet kullanılan bir olayda dolandırıcılık için hile, zarar, yarar ve ilgili nitelikli hâl koşulları incelenir. TCK m.158/1-f koşulları varsa genel üç–on yıl aralığının alt sınırı dört yıldır; adli para cezası beş bin güne kadar olup elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Zincirleme suç için m.43’ün fiil/mağdur koşulları; örgüt faaliyeti için m.158/3 ayrıca değerlendirilir. Transfer kayıtları, işlem kimlikleri ve gerektiğinde borsa veya teknik inceleme kayıtları araştırılabilir; her dosyada aynı teknik raporun zorunlu olduğu ya da tahsil sağlanacağı söylenemez.

Beraat kararına mağdur istinaf yoluna gidebilir mi?

CMK m.260 uyarınca katılanlar, katılma isteği karara bağlanmamış veya reddedilmiş kişiler ve katılabilecek şekilde suçtan zarar görenler kanun yollarına başvurabilir. Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararında istinafın açık olup olmadığı m.272/3’teki istisnalarla ayrıca belirlenir. İstinaf süresi gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (m.273/1); geçici m.6/1-c’deki karar tarihi ayrımı saklıdır.

AYM bireysel başvuru süresi ne kadardır?

6216 m.47/5’e göre süre, başvuru yollarının tüketilmesinden; başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gündür. Haklı mazerette, kalkmasından itibaren 15 gün içinde belgelendirilerek başvurulabilir. Başvuru kapsamı ve önce tüketilecek yollar m.45’te düzenlenir. İhlal mahkeme kararından doğmuşsa m.50/2 uyarınca yeniden yargılama için dosya ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılamada hukukî yarar yoksa tazminat veya genel mahkemede dava yolu gündeme gelebilir. (anayasa.gov.tr).

İnfaz aşamasında denetimli serbestlik nasıl uygulanır?

5275 m.105/A/1 uyarınca açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi hâlli hükümlünün talebi ve kurum değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi denetimli serbestlikle infaza karar verebilir. Genel hüküm ayrıca, beş günden az olmamak üzere kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmesini arar. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki özel hâller ile dördüncü fıkradaki adli para cezasından çevrilen hapis istisnası ayrıca değerlendirilir. Kamuya yararlı iş, konut veya bölgede denetim, belirlenen yerlere gitmeme ve programlara katılma yükümlülüklerinden biri veya birkaçı belirlenebilir (m.105/A/5). Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi gibi m.105/A/6’daki hâllerde, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi açık kuruma gönderme kararı verir; her aykırılık kendiliğinden kuruma dönüş değildir.

Yabancı uyruklu sanık hangi haklara sahiptir?

CMK m.202/1–3, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen sanık veya mağdurun esaslı noktaları tercümanla anlamasını ve soruşturmadaki ilgili kişilerin tercüman yardımını düzenler. Sanığın kendisini daha iyi ifade ettiği dilde sözlü savunması m.202/4’teki aşama ve listeden seçim koşullarına tabidir; bu fıkradaki tercüman gideri Hazineden karşılanmaz. Yakalanan veya gözaltındaki yabancının konsolosluğuna bildirim, yazılı karşı çıkma yoksa CMK m.95/2’ye göre yapılır; Viyana Sözleşmesi m.36’daki bilgi ve iletişim güvenceleri ayrıca gözetilir. İade talebi varsa uygulanabilir sözleşme ve usul somut olarak incelenir.

İlk Görüşme — ALYAR LAW & CONSULTANCY

İlk görüşme için işlemin türünü, şüpheli/sanık/mağdur sıfatınızı, karar ve tebliğ tarihlerini ve varsa yaklaşan süreyi belirtin. İlk mesajda kimlik belgesi, dosyanın tamamı veya üçüncü kişilere ait gereksiz bilgi göndermeyin; güvenli belge paylaşım yöntemi ayrıca belirlenebilir. Görüşme talebi dosyanın kabulü veya süre takibinin başladığı anlamına gelmez.

Telefon: 0534 636 19 19
Adres: Cevizli Mah. Enderun Sok. No:10C D:58, 34865 Kartal/İstanbul
E-posta: alyarlaw@gmail.com

Av. Bilal Alyar

Yazar: Av. Bilal Alyar

Bu rehber, Av. Bilal Alyar tarafından ceza muhakemesindeki temel başvuru ve değerlendirme konularını açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Kartal/İstanbul’daki büroyla yapılacak görüşmede dosyanın konusu, evresi ve üstlenilecek işin kapsamı ayrıca netleştirilir. Buradaki açıklamalar belirli bir dosyanın sonucu veya her yerde temsil taahhüdü değildir.

LinkedIn: linkedin.com/in/bilalalyar

Ceza Hukukunda Temel Mevzuat ve Kaynaklar (2026)

Aşağıdaki tablo, bu rehberde anılan temel düzenlemeleri ve başvuru konularını özetler. Bir madde atfı, ilgili hükmün bütün koşullarının somut dosyada gerçekleştiği anlamına gelmez.

Tabloyu dar ekranda yatay kaydırabilirsiniz. Klavyeyle tabloya odaklandıktan sonra sağ ve sol ok tuşlarını kullanabilirsiniz.

Mevzuat / Kanun NoKonu BaşlığıTemel Madde AtıflarıUygulama Alanı
TCK (5237 SK)Genel ve özel hükümler, suç tiplerim.1-75 (genel), m.76-345 (özel)Tüm suçlar, yaptırımlar, sorumluluk
CMK (5271 SK)Muhakeme usulü, koruma tedbirlerim.90 (yakalama), m.91 (gözaltı), m.100 (tutuklama koşulları), m.102 (tutukluluk süreleri), m.109 (adli kontrol), m.134-135 (bilişim/iletişim), m.170 (iddianame), m.172 (KYOK), m.231 (HAGB), m.272 ve m.273 (istinaf ve süresi), m.286 ve m.291 (temyiz ve süresi), m.308 (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı), m.309 (kanun yararına bozma)Soruşturma, kovuşturma, kanun yolları
5275 SKCeza ve güvenlik tedbirlerinin infazım.105/A (denetimli serbestlikle infaz), m.107 (koşullu salıverilme)İnfaz koşulları ve koşullu salıverilme değerlendirmesi
6284 SKAilenin korunması, kadına şiddetm.4-5 (tedbirler), m.9 (itiraz)Uzaklaştırma, koruyucu tedbir kararları
TCK m.73Şikayete tabi suçlarda süreGenel olarak öğrenmeden altı ay; hakarette fiilden iki yıllık üst sınırHakaret, yaralama ve tehdidin şikâyete bağlı hâlleri
TCK m.66-68Dava ve ceza zamanaşımıDava: m.66; ceza: m.68; başlangıç, durma/kesilme ve istisnalar ayrıKovuşturma / infaz zamanaşımı
TCK m.50-51Hapis cezasının ertelenmesi/seçenek yaptırımlara çevrilmesiErteleme: TCK m.51’deki süre ve koşullar; seçenek yaptırımlar: TCK m.49-50’deki kısa süreli hapis ve istisnalarAdli para cezası, seçenek yaptırım
CMK m.231Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)2 yıl veya daha az hapis ya da adli para; yetişkinde 5, çocukta 3 yıl denetimHAGB kararına mahsus kayıt sistemi
CMK m.253-255Uzlaştırma kurumuUzlaştırma bürosu, cumhuriyet savcılığıUzlaştırma kapsamındaki suçlar
5395 SKÇocuk Koruma Kanunum.5 (koruyucu ve destekleyici), m.5/A (yönlendirme), m.23 (çocuklarda HAGB)Suça sürüklenen/mağdur çocuk
3713 SKTerörle Mücadele Kanunum.3-7Terör suçları, özel yargılama
5607 SKKaçakçılıkla Mücadele Kanunum.3Gümrük / vergi kaçakçılığı
6136 SKAteşli silahlar ve bıçaklarm.13, m.15Ruhsatsız silah, taşıma
2313 SK / 5237 m.188-192Uyuşturucu maddeTCK m.188 (imal/ticaret), m.191 (kullanma)Uyuşturucu suçları, tedavi
CGK İçtihatlarıYargıtay Ceza Genel KuruluCeza Genel Kurulu kararlarıUygulamayı yönlendiren içtihat

Kurum ve Başvuru Kanalları

  • Cumhuriyet Başsavcılığı — ihbar ve suç duyurusu; KYOK itirazında CMK m.173’teki sulh ceza hâkimliği mercii ayrıca kontrol edilir
  • Sulh Ceza Hâkimliği — tutuklama, adli kontrol ve diğer koruma tedbirleri; tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz kararı veren mercie sunulur, incelemeyi CMK 268/3-b’de belirtilen merci yapar
  • Asliye / Ağır Ceza Mahkemesi — kovuşturma aşaması
  • Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) — istinaf kanun yolu
  • Yargıtay Ceza Daireleri — temyiz kanun yolu
  • Anayasa Mahkemesi — bireysel başvuru (adil yargılanma hakkı, m.36 AY)
  • AİHM — AİHS m.6 (adil yargılanma), m.5 (özgürlük ve güvenlik) ihlalleri
  • Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü — adli sicil/arşiv kaydı
  • Denetimli Serbestlik Müdürlüğü — 5275 m.105/A uygulaması

Önemli uyarı: Bu içerikte yer alan bilgiler genel nitelikte olup her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; somut dava için dosya inceleme ve uzman değerlendirmesi şarttır.

2026 Güncel Ceza Hukuku Rehberleri

Diğer Uzmanlık Alanlarımız

Ceza hukuku konusuyla bağlantılı olabilecek diğer rehberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz. Her bağlantı ayrı bir konuyu ele alır; somut dosyadaki hizmet kapsamı ayrıca belirlenir.

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com