Şirket tasfiyesi, sona eren şirketin malvarlığının paraya çevrilmesi, alacakların tahsili, borçların ödenmesi ve kalan bakiyenin ortaklara dağıtılması sürecidir. TTK m.536 vd.’nda tasfiye memurlarının görev ve sorumlulukları düzenlenmiştir.
Tasfiyenin Başlaması
Genel kurul tasfiye kararı alabildiği gibi, mahkeme kararı, sürenin dolması veya haklı sebep halinde de tasfiye başlar. Tasfiye haline giren şirketin unvanına ‘tasfiye halinde’ ibaresi eklenir.
Tasfiye Memurları
Esas sözleşmede aksi belirtilmedikçe yönetim kurulu üyeleri tasfiye memuru sayılır. Genel kurul başka kişileri tasfiye memuru olarak atayabilir; yabancı tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı ve Türkiye’de yerleşik olması aranır.
Alacaklıların Çağrılması ve Borç Ödeme
Tasfiye memurları alacaklıları üç kez ilan yoluyla davet eder. Bilinen alacaklılar ayrıca bireysel olarak bildirim ile çağrılır. Borçların ödenmesinden önce ortaklara dağıtım yapılamaz.
Kapanış Bilançosu ve Dağıtım
Tasfiye süresince envanter ve bilanço düzenlenir. Borçlar ödendikten sonra kalan bakiye pay sahiplerine esas sözleşmede belirlenen oranlarda dağıtılır. Kapanış onayı genel kurul tarafından verilir.
Tescilin Terkini
Tasfiye tamamlandıktan sonra şirket ticaret sicilinden terkin edilir. Terkin sonrası ortaya çıkabilecek alacaklar için kanunda özel düzenleme mevcuttur.
Sıkça Sorulan Sorular
Tasfiye ne kadar sürer?
Kanunda asgari süreler vardır; borç ödeme ve ilan süreleri dikkate alındığında genellikle 1 yıl civarında tamamlanır.
Tasfiye memuru ücret alır mı?
Genel kurul tarafından belirlenen ücret ödenebilir.
Tasfiye kararı geri alınabilir mi?
Genel kurul kararı ile ihtiyari tasfiyede geri dönüş mümkündür (TTK m.548).
Alacaklılara bildirim şekli?
Üç kez Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ve bilinenlere ayrıca bildirim.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için bir avukatla görüşmeniz önerilir.
İlgili Yargısal Yaklaşımlar
Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme — Yargısal Yaklaşım
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin TTK m.134-194 kapsamındaki kararlarında birleşme ve bölünme sürecinde alacaklı koruma tedbirlerine uyum sıkı biçimde denetlenmektedir. Birleşme sözleşmesi ve raporunda eksiklik halinde işlemin iptali mümkün görülmektedir. Pay sahiplerinin ayrılma akçesi talep hakkı bakımından Yargıtay, birleşme/bölünme öncesindeki pay değerinin adil biçimde belirlenmesi gerektiğini vurgulamakta; bilirkişi raporlarının bu yönde detaylı inceleme içermesi aranmaktadır.
Yargısal kararların güncel ve tam metinleri için mevzuat.adalet.gov.tr veritabanından sorgulama yapılabilir. Burada özetlenen yaklaşımlar somut olayın koşullarına göre değişebilir.
Bölgenizdeki Şirketler Hukuku Danışmanlığı
- Mersin Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- Kayseri Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- Gaziantep Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- Konya Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- Adana Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- Bursa Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- Antalya Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- İzmir Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- Ankara Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- İstanbul Şirketler Hukuku Avukatı | Av. Bilal ALYAR
- Ticaret ve Şirket Avukatı | Hisse Devri, Şirket Kuruluşu, Konkordato 2026 | Av. Bilal ALYAR
- Deniz Ticareti Avukatı
- Ticaret Hukuku Avukatı İstanbul 2026 | Ticari Davalar ve Sözleşmeler
- E-Ticaret Hukuku Avukat 2026
- Ticaret Hukuku Avukatı İstanbul
Konuyla İlgili Video İçerikler
Şirketler hukuku, TTK, yatırım turu süreçleri ve kurumsal yönetim konularındaki anlatımlarımız için @bilalalyar YouTube kanalını takip edebilirsiniz.
Bu içerik 17 Nisan 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir.
