Ceza Hukuku İstanbul 2026: Kapsamlı Ceza Hukuku Rehberi

ceza avukatı İstanbul

Ceza avukatı, ceza davalarında sanık veya müşteki vekilliği yapan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu başta olmak üzere ceza mevzuatına hâkim hukuk dalıdır. İstanbul ceza hukuku bilgilendirmesi olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, tutukluluk itirazlarında ve istinaf başvurularında kapsamlı hukuki danışmanlık sunulmaktadır.

ceza avukatı 2026

n“`nn2. CTA block:n“`htmln

n

Ceza Hukuku Danışmanlığı

n

Ceza davalarında kapsamlı hukuki destek için iletişim bilgilerimize başvurabilirsiniz.

n

📱 anlık mesajlaşma uygulaması ile Yazın

n

📞 0534 636 19 19 | 📧 alyarlaw@gmail.com

n

n“`nn3. Related articles block:n“`htmln

n“`nn4. Disclaimer:n“`htmln

Bu içerik genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukattan profesyonel destek alınız. © 2026 Av. Bilal ALYAR

Ceza Hukuku İstanbul 2026: Kapsamlı Ceza Hukuku Rehberi

Bu konuda daha fazla detay için Askeri Ceza Hukuku rehberimizi inceleyebilirsiniz.

nn

Ceza hukuku, devletin bireylere karşı cezai yaptırım uygulayabildiği en hassas hukuk dallarından biridir. İstanbul’da bir ceza soruşturması veya davası ile karşı karşıya kalmak, hem hukuki hem de kişisel açıdan son derece stresli bir süreç olabilir. Bu kapsamlı rehber; Türk ceza hukukunun temel ilkelerini, süreçlerini, haklarınızı ve 2026 yılı itibarıyla İstanbul’da etkili bir ceza savunması için bilmeniz gereken her şeyi detaylı biçimde ele almaktadır. Av. Bilal ALYAR ve İstanbul Barosu bünyesindeki hukuk ofisimiz, ceza davalarında müvekkillerine kapsamlı hukuki destek sunmaktadır.

nn

Ceza hukuku alanında karşılaşabileceğiniz her türlü sorunda — soruşturma aşamasından yargılama sürecine, tutukluluk itirazlarından infaz hukukuna kadar — yanınızda avukatın bulunması, haklarınızın korunması bakımından kritik önem taşır. Bu rehberi dikkatle incelemenizi ve somut hukuki sorunlarınız için mutlaka profesyonel destek almanızı tavsiye ederiz.

nn

1. Ceza Hukuku Nedir? Temel Kavramlar ve İlkeler

nn

Ceza hukuku; toplumsal düzeni, bireylerin güvenliğini ve devletin koruması altındaki değerleri tehdit eden davranışları tanımlayan, bu davranışlara karşılık uygulanacak yaptırımları belirleyen ve cezalandırma yetkisini düzenleyen hukuk dalıdır. Türk hukukunda ceza hukukunun temel kaynağı, 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’dur (TCK). Bu kanun, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş ve Türk ceza sistemini modern Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirmiştir.

nn

TCK, genel hükümler ve özel hükümler olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Kanunun birinci kitabı olan genel hükümler; ceza sorumluluğunun esaslarını, suçun unsurlarını, yaptırım türlerini ve bireysel cezai sorumluluğa ilişkin temel ilkeleri düzenler. İkinci kitap olan özel hükümler ise belirli suç tiplerini ve bunlara özgü yaptırımları ayrıntılı olarak açıklar.

nn

Suçun Unsurları: Türk ceza hukukunda bir eylemin suç sayılabilmesi için kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsur olmak üzere üç temel unsurun bir arada bulunması gerekir. Kanuni unsur; eylemin, suç olarak tanımlanmış bir fiil kapsamına girmesini ifade eder. Bu ilke, TCK m.2’de düzenlenen ”kanunilik ilkesi” olarak da bilinir: Kanunun açıkça suç saymadığı bir eylem nedeniyle kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Maddi unsur; failin dış dünyaya yansıyan davranışını, yani hareketi ve bu hareketten doğan sonucu kapsar. Manevi unsur ise failin iç dünyasına ilişkin olup kast veya taksir biçiminde ortaya çıkar.

nn

Temel Ceza Hukuku İlkeleri: Türk ceza hukuku, birçok temel ilke üzerine inşa edilmiştir. Kanunilik ilkesi (nullum crimen sine lege), suçun ve cezanın ancak kanunla konulabileceğini öngörür. Şahsilik ilkesi gereğince ceza, sadece suçu işleyen kişiye uygulanır; suçun başkalarına yansıtılması mümkün değildir. Kusur ilkesi (nulla poena sine culpa), kusuru olmayan kişinin cezalandırılamayacağını ifade eder. Orantılılık ilkesi, uygulanan yaptırımın suçun ağırlığıyla orantılı olması gerektiğini düzenler. İnsan onuru ilkesi ise TCK m.1’de açıkça vurgulanan, ceza hukukunun temel değerlerinden birini oluşturur.

nn

Hukuka Aykırılık ve Hukuka Uygunluk Nedenleri: Bir eylem kanunda tanımlı bir suçu oluştursa bile, belirli koşulların varlığı halinde hukuka aykırılık unsuru ortadan kalkabilir. TCK m.24-26 arasında düzenlenen hukuka uygunluk nedenleri şunlardır: kanunun hükmünü yerine getirme, meşru savunma, zorunluluk hali ve hakkın kullanılması. Meşru savunma (TCK m.25), özellikle ceza davalarında sıklıkla gündeme gelen bir hukuka uygunluk nedenidir. Kişinin kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı defetmek amacıyla orantılı güç kullanması, cezai sorumluluktan kurtarır.

nn

Ceza Sorumluluğunu Azaltan ve Kaldıran Haller: TCK, bazı hallerde failin ceza sorumluluğunun tamamen ortadan kalkacağını ya da azalacağını düzenler. Yaş küçüklüğü (TCK m.31), akıl hastalığı (TCK m.32), sağır ve dilsizlik (TCK m.33), geçici nedenler (TCK m.34) ve zorunluluk hali (TCK m.25/2) bu hallerin başında gelir. Bunun yanı sıra haksız tahrik (TCK m.29), kast veya taksir derecesi ve suçun tamamlanıp tamamlanmaması gibi faktörler de ceza miktarını doğrudan etkiler.

nn

Türk ceza hukukunun bu karmaşık yapısı, her aşamada ceza hukuku alanından destek almanın neden bu kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Suçun unsurlarının tek tek değerlendirilmesi, hukuka uygunluk nedenlerinin araştırılması ve ceza sorumluluğunu etkileyen hallerin titizlikle incelenmesi, savunmanın temelini oluşturur.

nn

2. Ceza Davası Türleri ve Mahkeme Yapısı

nn

Türk yargı sisteminde ceza davaları, suçun niteliğine ve kanunda öngörülen yaptırımın ağırlığına göre farklı mahkemelerde görülür. Hangi mahkemenin görevli olduğunu bilmek; dava sürecini, itiraz yollarını ve savunma stratejisini doğrudan etkiler. 2014 yılında gerçekleştirilen yargı reformuyla birlikte Türk mahkeme sistemi köklü değişikliklere uğramıştır.

nn

Ağır Ceza Mahkemeleri: Ağır Ceza Mahkemeleri, en ağır suçların yargılandığı mahkemelerdir. Bu mahkemeler; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar. Kasten öldürme (TCK m.81-83), uyuşturucu suçları, organize suç (TCK m.220), adam kaçırma (TCK m.109) ve yağma (TCK m.148-150) gibi ağır suçlar bu mahkemelerin görev alanına girer. Ağır ceza mahkemeleri üç hâkimden oluşur. İstanbul’da Anadolu Adliyesi ve İstanbul Adliyesi bünyesinde çok sayıda ağır ceza mahkemesi faaliyet göstermektedir.

nn

Asliye Ceza Mahkemeleri: Asliye Ceza Mahkemeleri, kanunda gösterilen istisnalar dışında ağır ceza mahkemelerinin görevine girmeyen dava ve işlere bakar. Tek hâkimden oluşan bu mahkemeler; taksirle yaralama, basit yaralama, hırsızlık (TCK m.141-147)dolandırıcılık, konut dokunulmazlığının ihlali gibi orta ağırlıktaki suçları yargılar. Asliye ceza mahkemelerinde görülen davaların büyük çoğunluğu günlük hayatta en sık karşılaşılan suçlara ilişkindir.

nn

Sulh Ceza Hâkimlikleri: 2014 yılında yapılan değişiklikle Sulh Ceza Mahkemeleri kaldırılmış, yerini Sulh Ceza Hâkimlikleri almıştır. Sulh ceza hâkimlikleri; soruşturma aşamasında tutukluluk kararları, arama ve el koyma kararları, iletişimin denetlenmesi gibi koruma tedbirlerine ilişkin talepleri karara bağlar. Bunun yanı sıra infaz hukukuyla ilgili bazı kararlar da bu hâkimliklerin görev alanına girer. Sulh ceza hâkimliklerinin kararlarına karşı itiraz, bir diğer sulh ceza hâkimine yapılır.

nn

Çocuk Mahkemeleri ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK), suça sürüklenen çocukların yargılanmasına ilişkin özel kurallar öngörmüştür. On iki yaşından küçük çocuklar hiçbir şekilde cezai sorumluluk taşımaz (TCK m.31/1). On iki ile on beş yaş arasındaki çocuklar, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadıklarına göre değerlendirilir. On beş ile on sekiz yaş arasındakiler ise cezai sorumluluğa sahiptir; ancak cezaları belli oranlarda indirilerek uygulanır.

nn

Çocuk mahkemeleri; suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’da öngörülen ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis dışında kalan suçlara bakar. Çocuk ağır ceza mahkemeleri ise bu ağır suçları yargılar. Her iki mahkemede de sosyal çalışmacı raporları, eğitim ve rehabilitasyon odaklı yaklaşım ön plana çıkar. İstanbul’da Bakırköy’deki Anadolu Adliyesi bünyesinde çocuk mahkemeleri faaliyet göstermektedir.

nn

Özel Yetkili Mahkemeler: Belirli suç türleri için özel yetkili ağır ceza mahkemeleri kurulmuştur. Terörle mücadele kapsamındaki suçlara bakan terör mahkemeleri, basın suçlarına bakan mahkemeler ve örgütlü suçlara bakan mahkemeler bu kapsamdadır. Söz konusu mahkemelerdeki yargılama prosedürü, standart ceza mahkemelerinden bazı farklılıklar içerir.

nn

İstinaf ve Temyiz Mahkemeleri: İlk derece mahkeme kararlarına karşı Bölge Adliye Mahkemeleri (istinaf), istinaf kararlarına karşı ise Yargıtay (temyiz) başvurusu yapılabilir. İstanbul’da Anadolu Bölge Adliye Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi görev yapmaktadır. Yargıtay Ceza Daireleri ise Ankara’da faaliyet gösterir. Hangi suç için hangi Yargıtay dairesinin yetkili olduğu, dava türüne göre belirlenmektedir.

nn

3. Savunma Hakları ve Müdafi: CMK m.149-156

nn

Ceza muhakemesinde savunma hakkı, hukuk devletinin önemli güvencelerinden biridir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 149 ila 156. maddeleri arasında düzenlenen müdafilik kurumu, şüpheli ve sanığın en temel haklarından birini oluşturur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesi de savunma hakkını anayasal güvence altına almıştır.

nn

Müdafi Nedir? Müdafi, ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın hukuki yardımcısı olan avukattır. Müdafi; soruşturmanın başından itibaren, gözaltı aşamasında bile şüpheli ya da sanığın yanında yer alabilir, delil toplayabilir, itirazda bulunabilir ve aleyhte işlemlere karşı hukuki çare arayabilir. CMK m.149/1 gereğince şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir.

nn

Zorunlu Müdafilik: CMK m.150/2 ve 3 uyarınca müdafii bulunmayan çocuklar, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz kişiler ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar bakımından istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Somut işlem bakımından müdafi katılımına ilişkin usul kuralları ayrıca gözetilir. CMK m.150.

nn

Susma Hakkı: CMK m.147/1-e gereğince şüpheli veya sanık, ifade vermekten kaçınabilir; bu haktan yararlanmasının aleyhine yorumlanamayacağı kendisine hatırlatılmak zorundadır. Susma hakkı, masumiyet karinesinin doğal bir uzantısıdır. Pek çok ceza hukuku bilgilendirmesi, müvekkillerine sorgulamadan önce bu hakkı titizlikle hatırlatır; zira ifade aşamasında yapılan hatalar, sonraki savunmayı ciddi ölçüde zayıflatabilir.

nn

Müdafiin Görev ve Yetkileri: CMK m.153 uyarınca müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Gizlilik kararı verilmemiş olan soruşturmalarda bu hak kısıtlanamaz. CMK m.154’e göre ise şüpheli veya sanık müdafii ile her zaman görüşebilir; bu görüşmeler gizlidir ve dinlenemez, kaydedilemez. Müdafii aynı zamanda delil toplama, bilirkişi incelemesi talep etme ve sanık lehine tanık dinletme haklarına da sahiptir.

nn

Müdafi Olmadan Alınan Kolluk İfadesi: CMK m.148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. CMK m.155 bu hakkı değil, sanığın kanuni temsilcisi veya eşinin duruşmada hazır bulunmasını düzenler. Yasak yöntemlerle alınan ifadeler ise rıza bulunsa da delil olarak değerlendirilemez. CMK m.148 ve m.155.

nn

Baroca Görevlendirilen Müdafi: Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden şüpheli veya sanığa istemi halinde müdafi görevlendirilir. Müdafii bulunmayan çocuklar, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz kişiler ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda istem aranmayan görevlendirme kuralları uygulanır. CMK m.150.

nn

Masumiyet Karinesi: Anayasa m.38/4 ve CMK m.157’de güvence altına alınan masumiyet karinesi, suçluluğu mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar kişinin suçsuz sayılacağını öngörür. Bu ilke, savunma hakkının temel dayanaklarından biridir ve ceza yargılamasının her aşamasında gözetilmesi zorunludur.

nn

4. Soruşturma Aşaması: Gözaltı, Tutukluluk ve Haklarınız

nn

Soruşturma aşaması; bir suç şüphesiyle başlayan, Cumhuriyet savcısının yönetiminde yürütülen ve kovuşturma açılıp açılmayacağına ilişkin kararın verildiği süreçtir. Bu aşamada atılacak doğru adımlar, davanın seyrini belirleyebilir. CMK’nın soruşturma aşamasına ilişkin düzenlemelerini doğru anlamak, haklarınızı etkin biçimde kullanabilmeniz için hayati önem taşır.

nn

İhbar ve Şikâyet: Soruşturma genellikle bir ihbar ya da şikâyet üzerine başlar. Şikâyete bağlı suçlarda mağdurun bizzat şikâyette bulunması gerekirken, şikâyete bağlı olmayan suçlarda savcı re’sen soruşturma başlatabilir. CMK m.158 gereğince şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına, kolluğa veya sulh ceza hâkimliğine yapılabilir. Belirli suçlarda (TCK m.73) şikâyet süresi, hak sahibinin fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı aydır. Bu süre dolunca şikâyet hakkı düşer ve dava açılamaz.

nn

Gözaltı Süreci ve CMK m.91: CMK m.91 uyarınca gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren 24 saattir. En yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre bu hesaba dahil değildir ve 12 saati aşamaz. Toplu suçlarda, delil toplama güçlüğü veya şüpheli sayısı nedeniyle savcı yazılı emirle her defasında en çok bir gün olmak üzere toplam üç gün ek süre verebilir. Maddenin dördüncü fıkrasındaki özel düzenleme ayrıca değerlendirilmelidir. Kişi bırakılmazsa kanuni sürenin sonunda hâkim önüne çıkarılır. CMK m.91.

nn

Yakalama ve Gözaltında Haklarınız: Yakalama, gözaltı veya gözaltı süresinin uzatılması halinde savcının emriyle kişinin bir yakınına ya da belirlediği kişiye gecikmeksizin haber verilir. Yabancı kişinin yazılı olarak karşı çıkmaması halinde konsolosluğuna bildirim yapılır. CMK m.95.

nn

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeni bulunmalıdır. Tedbir ölçülü olmalıdır. Katalog suçlarda da otomatik tutuklama sonucu çıkarılamaz; somut olayın koşulları değerlendirilir. CMK m.100.

nn

Tutukluluk Süreleri: CMK m.102, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde bir yıl ve zorunlu hallerde altı aylık uzatma; ağır ceza işlerinde iki yıl ve gerekçeli uzatma kuralları öngörür. Ağır ceza işlerinde genel uzatma sınırı üç yıldır; maddede sayılan bazı suçlarda uzatma sınırı beş yıldır. Soruşturma evresi ve çocuklar için ayrı sınırlar vardır. Dosyanın aşaması ve suç türü görülmeden tek bir toplam süre verilemez. CMK m.102.

nn

Tutuklama veya adli kontrol kararına itirazda, kanunda özel hüküm bulunmadıkça kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftalık süre uygulanır. Başvuru kararı veren mercie yapılır. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı kural olarak yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. CMK m.268.

nn

Soruşturma Dosyasına Erişim: Müdafi, soruşturma aşamasında gizlilik kararı bulunmayan dosyalara erişim hakkına sahiptir. CMK m.153’e göre müdafiin dosyayı incelemesi ve örnek alması engellenemez. Bu hak, savunmanın etkin biçimde yürütülmesi açısından kritiktir. Savcılık, delil değeri taşıyan ancak aleyhte olmayan bilgileri de savunmayla paylaşmak zorundadır.

nn

5. Kovuşturma Aşaması ve Yargılama Süreci

nn

Soruşturma aşamasının tamamlanmasının ardından Cumhuriyet savcısı ya iddianame düzenleyerek kovuşturma açar ya da kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK) dair karar vererek dosyayı kapatır. Kovuşturma aşaması, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesiyle sona erer.

nn

İddianame ve Kabul Kararı: CMK m.170 gereğince Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda yeterli şüpheye ulaşırsa iddianame düzenler. İddianamede; şüphelinin kimliği, isnat edilen suç, suçun işlendiği yer ve zaman, deliller ile talep edilen ceza yer alır. Mahkeme, CMK m.174 uyarınca iddianameyi inceler; eksiklik veya hata tespit ederse savcılığa iade edebilir. İadeden sonra düzenlenen iddianamenin kabulüyle kovuşturma başlar.

nn

Duruşma Hazırlığı ve İlk Oturum: İddianamenin kabulünden sonra mahkeme, duruşma günü belirler ve taraflara tebligat yapar. Sanık ve müdafiine CMK m.176 gereğince iddianame ve ekleri en geç bir hafta öncesinden tebliğ edilir. İlk duruşmada sanığa kimlik tespiti yapılır, suçlama okunur ve sanıktan suçlamaya karşı beyanı alınır. Bu aşamada savunma, duruşma düzeninin ve prosedürün doğru işleyip işlemediğini titizlikle denetlemelidir.

nn

Delil Toplama ve Değerlendirme: Ceza yargılamasında delil, gerçeğin ortaya çıkarılmasının en temel aracıdır. CMK m.206 ve devamında düzenlenen delil kuralları çerçevesinde; tanık ifadeleri, bilirkişi raporları, belge ve kayıtlar, keşif tutanakları ve teknik deliller değerlendirilir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller (CMK m.206/2-a), dosyaya konulamaz ve mahkûmiyet kararına dayanak yapılamaz. Bu kural, savunma açısından son derece önemlidir; yasadışı arama, izinsiz iletişim dinleme veya baskıyla alınan ifadeler bu kapsamda değerlendirilebilir.

nn

Tanık Dinleme ve Çapraz Sorgu: Tanıklar, CMK m.210 ve devamına göre mahkemede dinlenir. Savunma avukatı, savcılığın dinlettiği tanıklara sorular yöneltebilir; bu yetki, gerçeğin ortaya çıkarılmasında kritik bir işlev üstlenir. Sanık da savunması lehine tanık dinlenmesini mahkemeden talep edebilir. Tanıklık sırasında yalan söylenmesi, TCK m.272’de düzenlenen yalan tanıklık suçunu oluşturur.

nn

Bilirkişi ve Uzman Görüşü: Teknik konularda bilirkişi incelemesi yaptırılabilir. Adli tıp, adli bilişim, mali analiz gibi alanlarda bilirkişi raporları, özellikle karmaşık davalarda belirleyici rol oynar. CMK m.67/6 uyarınca taraflar da kendi seçtikleri uzmanların görüşünü dosyaya sunabilirler. Savunma, bilirkişi raporlarına itiraz edebilir ve yeni bir bilirkişi incelemesi talep edebilir.

nn

Karar Türleri: Yargılama sonucunda mahkeme çeşitli kararlar verebilir: Beraat kararı (CMK m.223/2); suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması halinde verilir. Mahkûmiyet kararı; suçun sabit olması durumunda verilir. Düşme kararı; zamanaşımı, ölüm, af veya şikâyetin geri alınması gibi hallerde dava düşürülür. Davanın reddi; dava şartlarının yokluğu durumunda verilir. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı; suç oluşturan fiilin varlığı ancak cezasızlık nedenlerinin mevcudiyeti halinde verilir.

nn

6. Ceza Türleri, İnfaz ve Özel Uygulamalar

nn

nn

Hapis Cezası: TCK m.46-49 arasında düzenlenen hapis cezası; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis olmak üzere üç türde karşımıza çıkar. Süreli hapis, en az bir ay en fazla yirmi yıl olarak uygulanır. Özel kanun hükümlerine göre bu sınırlar farklılık gösterebilir. CGTİHK uyarınca hükümlüler, kapalı veya açık ceza infaz kurumlarında cezalarını çekerler. İyi hal indirimi ve koşullu salıverilme gibi kurumlar, hükümlünün infaz sürecini kısaltabilir.

nn

Adli Para Cezası: TCK m.52’de düzenlenen adli para cezası; gün birimi sayısının, kişinin ekonomik ve kişisel koşullarına göre belirlenen günlük miktarla çarpılmasıyla hesaplanır. Günlük miktar 20 TL’den az, 100 TL’den fazla olamaz. Adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza, hapis cezasına çevrilebilir (TCK m.52/4).

nn

Erteleme (TCK m.51): TCK m.51 uyarınca iki yıl ve daha az süreli hapis cezaları, belirli koşulların varlığı halinde ertelenebilir. Erteleme için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir. Erteleme kararıyla birlikte hükümlü, bir yıldan üç yıla kadar denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde yükümlülüklere uyulursa ceza infaz edilmiş sayılır.

nn

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) – CMK m.231: HAGB, ceza mahkûmiyetinin sanığın üzerinde bırakacağı olumsuz etkileri asgariye indirmeyi amaçlayan önemli bir kurumdur. İki yıl veya altında hapis cezasına hükmedilmesi, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması, zararın karşılanmış olması ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması halinde HAGB kararı verilebilir. HAGB kararıyla sanık, beş yıllık denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde yeni bir suç işlenmemesi halinde dava düşer; aksi hâlde hüküm açıklanır ve yeniden infaz aşamasına geçilir.

nn

Koşullu Salıverilme: CGTİHK m.107 uyarınca iyi halli olan hükümlüler, cezalarının belli bir bölümünü infaz ettikten sonra koşullu salıverilebilir. Süreli hapis cezalarında genel oran yarıdır; kanunda sayılan bazı suçlarda üçte iki, 5275 m.108/9 kapsamındaki suçlarda dörtte üç uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet hapiste otuz yıl, müebbet hapiste yirmi dört yıl infaz kurumunda geçirilmelidir (5275 m.107/2). Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için ceza infaz kurumunda iyi hal sergilenmesi ve belirlenen diğer şartların karşılanması gerekir.

nn

Güvenlik Tedbirleri: TCK m.53 ve devamında düzenlenen güvenlik tedbirleri; belirli haklardan yoksunluk, müsadere ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerini kapsar. Özellikle hak yoksunlukları (seçme ve seçilme hakkı, kamu görevine girme yasağı, velayet hakkı gibi) belirli suçlarda otomatik olarak devreye girebilir. Bu sonuçların müvekkil açısından ne anlama gelebileceği, savunma stratejisi belirlenirken mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

nn

7. Bilişim Suçları ve Ceza Hukuku: Dijital Dünyada Hukuki Riskler

nn

Teknolojinin hayatın her alanına nüfuz etmesiyle birlikte bilişim suçları, ceza hukukunun en hızlı gelişen alanlarından biri hâline gelmiştir. TCK’nın ikinci kitabının ”Bilişim Alanında Suçlar” başlıklı onuncu bölümü (m.243-245), bu suçların temel düzenlemesini oluşturur. 2026 yılı itibarıyla kripto para dolandırıcılığı, sosyal medya suçları ve siber saldırılar, İstanbul’da en sık rastlanan bilişim suçları arasında yer almaktadır.

nn

Bilişim Sistemine Girme Suçu (TCK m.243): Yetkisi olmaksızın bir bilişim sistemine girilmesi bu suçu oluşturur. Temel hâlde bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür; ancak suçun ağırlaştırıcı koşullarla işlenmesi (sistemde verinin bozulması, erişimin engellenmesi gibi) cezayı artırır. Şirketlere ait sistemlere izinsiz erişim, kurumsal veri hırsızlığı ve kritik altyapıya yönelik siber saldırılar da bu kapsamda değerlendirilebilir.

nn

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme (TCK m.244): Bir bilişim sisteminin işleyişini engellemek, bozmak, sistemdeki verileri değiştirmek veya silmek TCK m.244 kapsamında suç olarak tanımlanmıştır. Bu suç için bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Fidye yazılımı (ransomware) saldırıları, DDoS (dağıtılmış hizmet engelleme) atakları ve kötü amaçlı yazılım (malware) yayma da bu kapsamda değerlendirilebilir.

nn

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK m.245): Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, sahibinin rızası olmaksızın kullanan ya da kullandırtan kişi, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır. Sahte kart üretimi, skimming (kart kopyalama) cihazı kullanımı ve internet üzerinden gerçekleştirilen yetkisiz kart işlemleri bu suçun yaygın biçimlerini oluşturur.

nn

Kripto Para Dolandırıcılığı: Türk hukukunda kripto paralar doğrudan bir ceza hukuku mevzuatına konu olmamış olsa da kripto para alanında işlenen dolandırıcılık, sahtecilik ve zimmete para geçirme eylemleri TCK’nın genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Sahte ICO (ilk para arzı) projeleri, Ponzi şemaları, sahte borsa platformları ve cüzdan hacklemeleri, İstanbul savcılıklarının yoğun biçimde soruşturduğu konular arasında yer almaktadır. Bu tür davalarda hem mağdur hem de şüpheli konumundaki kişiler için adli bilişim delillerinin doğru değerlendirilmesi hayati önem taşır.

nn

Sosyal Medya Suçları: Sosyal medya platformlarında gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemler birçok farklı suç kapsamında değerlendirilebilir: hakaret (TCK m.125-131), tehdit (TCK m.106), özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134-140), kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi (TCK m.135-140) ve müstehcenlik (TCK m.226) bunların başında gelir. Sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda delillerin korunması ve dijital iz analizinin doğru yapılması, savunma stratejisinin kritik bileşenlerini oluşturur.

nn

Adli Bilişim ve Dijital Deliller: Bilişim suçlarında dijital delillerin toplanması, muhafaza edilmesi ve analiz edilmesi özel teknik bilgi gerektirir. Hash değerleri, log kayıtları, meta veriler ve zincir muhafaza (chain of custody) prensipleri, dijital delillerin hukuki geçerliliği açısından belirleyicidir. Savunma avukatı, dijital delillerin elde edilme yöntemini sorgulamalı; hukuka aykırı yollarla elde edilen dijital verilerin dosyadan çıkarılmasını talep etmelidir.

nn

8. Ekonomik Suçlar: Dolandırıcılık, Sahtecilik ve Vergi Suçları

nn

Ekonomik suçlar, iş dünyasının gelişmesi ve ticari ilişkilerin karmaşıklaşmasıyla birlikte günümüzde ceza yargılamasının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu suçlar hem mağdur hem de sanık konumundaki bireyler ve kurumlar açısından ağır sonuçlar doğurabilmektedir.

nn

Dolandırıcılık (TCK m.157-158): TCK m.157 kapsamındaki basit dolandırıcılık; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına yarar sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun temel hâlinde bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmüştür. TCK m.158’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık ise çok daha ağır yaptırımlarla cezalandırılır. Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine, basın ve yayın araçları kullanılarak, banka veya kredi kartlarından yararlanılarak ya da ticari faaliyet kapsamında işlenen dolandırıcılık, nitelikli hâl kapsamına girer. Nitelikli dolandırıcılıkta ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

nn

Güveni Kötüye Kullanma (TCK m.155): Başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan ya da bu devir olgusunu inkâr eden kişi güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılır. Ticaret hayatında vekâlet ilişkisi, ortaklık veya çalışan konumunu istismar ederek gerçekleştirilen eylemler bu suçun en yaygın biçimleri arasında yer alır.

nn

Sahtecilik Suçları: TCK m.204-212 arasında düzenlenen belgede sahtecilik suçları; resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve açıkta imzanın kötüye kullanılmasını kapsar. Resmi belgede sahtecilik en ağır yaptırımı gerektiren sahtecilik suçu olup iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Sahte imza, sahte mühür, sahte fatura veya sahte sözleşme düzenleme gibi eylemler bu kapsamda değerlendirilir. Para ve kıymetli damgalarda sahtecilik ise TCK m.197-203 arasında ayrıca düzenlenmiş olup çok daha ağır yaptırımlara tabidir.

nn

Vergi Suçları: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 359. maddesi, vergi kaçakçılığı suçlarını ve bu suçlar için öngörülen hapis cezalarını düzenler. Defter ve kayıtlarda sahtecilik (kaçakçılık), sahte fatura düzenleme veya kullanma, VUK m.359/b kapsamında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasını gerektiren bir suçtur. Muhasebe sahtekârlıkları, sahte ortaklık kurarak vergi avantajı elde etme ve naylon fatura düzenleme gibi eylemler Türk vergi yargısının öncelikli gündem maddelerini oluşturmaktadır.

nn

Zimmet ve Rüşvet: Kamu görevlileri açısından zimmet (TCK m.247) ve rüşvet (TCK m.252) suçları özel önem taşır. Zimmet suçunda kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi söz konusudur. Basit zimmette beş yıldan on iki yıla, nitelikli zimmette yedi yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Rüşvet suçunda ise kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı bir işi yapması veya yapmaması amacıyla yarar sağlanması ya da bu yönde anlaşmaya varılması yeterlidir.

nn

Ekonomik Suç Davalarında Savunma Stratejisi: Ekonomik suç davalarında savunma stratejisinin erken bir aşamada oluşturulması kritik önem taşır. Muhasebe kayıtlarının analizi, uzman bilirkişi görüşü alınması, ticari yazışmaların incelenmesi ve olayın ekonomik arka planının ortaya konulması, savunmanın temel bileşenlerini oluşturur. Özellikle bankacılık işlemleri, elektronik fatura kayıtları ve ticari yazışmalar gibi delillerin doğru yorumlanması, davayı doğrudan etkiler.

nn

9. Ceza Davası Süreçleri, Süreler ve Kanun Yolları

nn

Ceza hukukunda süreler son derece kritiktir. Şikâyet sürelerinin kaçırılması dava hakkının yitirilmesine, zamanaşımının dolması ise kovuşturma engelinin doğmasına yol açar. Bu nedenle ceza hukuku bilgilendirmesi, müvekkili adına süreleri titizlikle takip etmeli ve gerekli başvuruları zamanında yapmalıdır.

nn

Şikâyet Süresi: TCK m.73 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı, hak sahibinin fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı aydır. Bu sürenin hak düşürücü süre niteliği taşıması nedeniyle, şikâyetin altı ay içinde yapılmaması halinde bir daha şikâyet yoluna gidilemez. Bazı özel kanunlarda farklı şikâyet süreleri öngörülmüş olabilir; bu nedenle her olayda ilgili mevzuatın incelenmesi gerekir.

nn

Dava Zamanaşımı: TCK m.66, cezanın üst sınırına göre farklı süreler öngörür: ağırlaştırılmış müebbet için otuz yıl, müebbet için yirmi beş yıl, yirmi yıldan aşağı olmayan hapis gerektiren suçlarda yirmi yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda on beş yıl, beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda sekiz yıl. Yaş, başlangıç tarihi, durma ve kesilme sebepleri ile özel hükümler ayrıca değerlendirilmelidir. TCK m.66.

nn

Ceza Zamanaşımı: TCK m.68 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet için kırk, müebbet için otuz, yirmi yıl ve daha fazla hapis için yirmi dört, beş yıldan fazla hapis için yirmi, beş yıla kadar hapis ve adli para cezaları için on yıllık süreler öngörülür. Yaşa, suçun niteliğine ve infazın kesintiye uğramasına ilişkin hükümler ayrıca incelenir. TCK m.68.

nn

CMK m.273 ve m.291 uyarınca istinaf ve temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvurunun hangi kararlara karşı açık olduğu ve eski tarihli kararlar için geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir. Dosya görülmeden incelemenin sonuçlanacağı süre veya sonucu söylenemez. CMK m.273 ve m.291.

nn

CMK m.273 ve m.291 uyarınca istinaf ve temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvurunun hangi kararlara karşı açık olduğu ve eski tarihli kararlar için geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir. Dosya görülmeden incelemenin sonuçlanacağı süre veya sonucu söylenemez. CMK m.273 ve m.291.

nn

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvurusu: Olağan kanun yollarının tüketilmesinin ardından, temel haklarının ihlal edildiğini düşünen bireyler otuz gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir. Özellikle uzun tutukluluk süreleri, adil yargılanma hakkının ihlali ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleler, bireysel başvuruya en sık konu edilen hak ihlalleri arasında yer almaktadır.

nn

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Anayasa Mahkemesi başvurusu da dahil olmak üzere iç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından, AİHM’e başvuru hakkı mevcuttur. AİHM, Türkiye aleyhine açılan davalarda özellikle adil yargılanma hakkı (AİHS m.6), kişi özgürlüğü ve güvenliği (AİHS m.5) ve ifade özgürlüğü (AİHS m.10) kapsamında çok sayıda ihlal kararı vermiştir.

nn

10. İstanbul’da Ceza Hukuku Danışmanlığı: Dikkat Edilmesi Gereken Kriterler

nn

Ceza davalarında doğru avukatı seçmek, davanın seyrini belirleyen en önemli faktörlerden biridir. İstanbul; yüzlerce ceza hukuku alanının faaliyet gösterdiği, Türkiye’de büyük hukuk pazarlarından birini barındıran bir metropoldür. Bu rekabetçi ortamda doğru seçimi yapabilmek için dikkat etmeniz gereken bir dizi kritik faktör mevcuttur.

nn

Baro Kayıt ve Ruhsat Kontrolü: hukuk hizmetinden yararlanmadan önce, avukatın ilgili baroya kayıtlı olduğunu doğrulamanız büyük önem taşır. İstanbul Barosu’nun web sitesi üzerinden sicil numarasıyla avukat sorgulama yapılabilir. Ruhsatsız ya da baro kaydı bulunmayan kişilerle hukuki vekâlet ilişkisi kurulmamasına özen gösterilmelidir. Av. Bilal ALYAR, İstanbul Barosu’na kayıtlı bir avukattır.

nn

Deneyim ve Çalışma Alanı: Ceza hukuku; geniş ve teknik bir alan olup alt çalışma alanı dalları arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Ekonomik suçlarda avukat, şiddet suçlarında farklı bir yaklaşım sergileyebilir. Bilişim suçları, terör suçları, uyuşturucu suçları veya ekonomik suçlar gibi alanlarda dava geçmişine sahip bir avukat seçmek, savunmanızın etkinliğini doğrudan artırır. Geçmiş dava referanslarını ve başarı hikâyelerini değerlendirmek, seçim sürecinde size önemli ipuçları sunacaktır.

nn

İletişim ve Erişilebilirlik: Ceza davaları; acil kararlar ve hızlı tepkiler gerektiren, stresli bir süreçtir. avukatınızın size ulaşılabilir olması, sorularınızı zamanında yanıtlaması ve gelişmeler hakkında düzenli bilgilendirme yapması kritik öneme sahiptir. İlk görüşmede avukatın iletişim tarzını ve bilgilendirme yaklaşımını gözlemlemeniz faydalı olacaktır.

nn

Ücret ve Şeffaflık: Avukatla çalışmadan önce ücret yapısının net biçimde belirlenmesi gerekir. Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, alt sınırları belirler; ancak gerçek ücretler davanın karmaşıklığına ve avukatın deneyimine göre değişir. Ücret teklifi alırken nelerin dahil olduğunu (duruşma, itiraz, bilirkişi masrafları vb.) açıkça sormanız, ilerleyen süreçte sürpriz masraflarla karşılaşmamanızı sağlar. hukuk ücretleri konusunda her zaman yazılı sözleşme yapılmasını öneririz.

nn

İlk Görüşme: Çoğu ceza hukuku bilgilendirmesi, ilk danışma görüşmesini sembolik bir bedelle sunar. Bu görüşmede davanızın ön değerlendirmesini yaptırabilir, avukatın yaklaşımını ve savunma stratejisini anlayabilirsiniz. Avukatın sorularını dikkatle dinleyip anlaşılır açıklamalar yapıp yapmadığına dikkat edin. Herhangi bir konuda baskı ya da belirsizlik hissettiriyorsa farklı bir avukatla görüşmeyi değerlendirin.

nn

İstanbul’un Adli Coğrafyası: İstanbul’da iki büyük adliye mevcuttur: Avrupa yakasındaki İstanbul Adliyesi (Çağlayan) ve Anadolu yakasındaki Anadolu Adliyesi (Kartal). avukatınızın her iki adliyede de aktif deneyime sahip olması, özellikle yetki meselelerinde önemli bir avantaj sağlar. Anadolu yakasındaki davalarda Kartal’da ofisi bulunan bir avukatla çalışmak, koordinasyon açısından kolaylık sunar.

nn

Av. Bilal ALYAR ile Çalışmak: İstanbul Barosu üyesi Av. Bilal ALYAR; ceza hukuku, bilişim hukuku ve ekonomik suçlar alanlarında danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Kartal’daki ofisinden İstanbul genelindeki ceza davalarını takip eden Av. ALYAR’a aşağıdaki iletişim kanallarından ulaşabilirsiniz:

nn

    n

  • Telefon: 0534 636 19 19
  • n

  • E-posta: alyarlaw@gmail.com
  • n

  • Adres: Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58 34865 Kartal/İstanbul
  • n

    n

nn

Ceza davalarında her gün kritik önem taşır. Soruşturma aşamasından yargılama sürecine, tutukluluk itirazından infaz hukukuna kadar her aşamada hukuki destek almak, haklarınızın korunması açısından önemlidir. Davanızla ilgili sorularınız için bize ulaşmaktan çekinmeyiniz.

nn

nn

n

Ceza Hukuku Danışmanlığı

n

Ceza davalarında kapsamlı hukuki destek için iletişim bilgilerimize başvurabilirsiniz.

n

📱 anlık mesajlaşma uygulaması ile Yazın

n

📞 0534 636 19 19 | 📧 alyarlaw@gmail.com

n

nn

nn

Bu içerik genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukattan profesyonel destek alınız. © 2026 Av. Bilal ALYAR

Tutukluluk ve Tahliye Talepleri

Tutukluluğun her aşamasında salıverilme istenebilir; bu talep ile tutuklama kararına itiraz farklı başvurulardır. CMK m.104 salıverilme istemlerini, m.102 tutukluluk sürelerini düzenler. Süre hesabında suç türü, yargılamanın aşaması, yaş ve uzatma kararları birlikte incelenmelidir. CMK m.102 ve m.104.

İstinaf ve Temyiz Süreci: Kanun Yolları

CMK m.273 ve m.291 uyarınca istinaf ve temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvurunun hangi kararlara karşı açık olduğu ve eski tarihli kararlar için geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir. Dosya görülmeden incelemenin sonuçlanacağı süre veya sonucu söylenemez. CMK m.273 ve m.291.

HAGB ve Ertelenmiş Ceza Uygulamaları

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, CMK m.231’deki ceza sınırı ve diğer koşullar birlikte sağlandığında değerlendirilebilir. Önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti, yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin kanaat ve zararın giderilmesi koşulları ayrıca incelenir. Denetim döneminin sonucu, kasten yeni suç işlenmemesi yanında yükümlülüklere uygun davranılmasına da bağlıdır. HAGB, hapis cezasının ertelenmesinden ayrı bir kurumdur. CMK m.231.

Ceza Davalarında İstinaf ve Temyiz Süreci

CMK m.273 ve m.291 uyarınca istinaf ve temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvurunun hangi kararlara karşı açık olduğu ve eski tarihli kararlar için geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir. Dosya görülmeden incelemenin sonuçlanacağı süre veya sonucu söylenemez. CMK m.273 ve m.291.

İstinaf incelemesinde mahkumiyet kararının bozulması, beraat kararı verilmesi veya cezanın indirilmesi gibi sonuçlar çıkabilmektedir. İstinaf mahkemesi kararlarına karşı ise Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilmektedir. Ancak her karar temyiz edilebilir değildir; CMK m.286’da belirtilen sınırlamalar dikkate alınmalıdır.

ceza hukuku alanının istinaf ve temyiz dilekçelerini hazırlarken, dosyadaki hukuka aykırılıkları, delil değerlendirmesindeki hataları ve ceza tayinindeki yanlışlıkları isabetli şekilde tespit etmesi gerekmektedir. Başarılı bir istinaf veya temyiz başvurusu, müvekkilin beraatine veya cezasının önemli ölçüde azaltılmasına yol açabilmektedir.

Tutukluluk ve Adli Kontrol Uygulamaları

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeni bulunmalıdır. Tedbir ölçülü olmalıdır. Katalog suçlarda da otomatik tutuklama sonucu çıkarılamaz; somut olayın koşulları değerlendirilir. CMK m.100.

Ceza avukatı, tutukluluk incelemelerinde ve tahliye taleplerinde müvekkilini temsil etmektedir. Tutukluluk süresinin makul süreyi aşması, tutukluluğun orantısız olması veya tutuklama koşullarının ortadan kalkması halinde tahliye talep edilebilir. AİHM içtihatları da tutukluluk süresinin makul süreyi aşmaması gerektiğini vurgulamaktadır.

Adli kontrol tedbirleri ise tutuklamaya alternatif olarak uygulanmakta olup, yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, elektronik kelepçe takılması ve belirli yerlere gitmeme yasağı gibi tedbirleri kapsamaktadır. Ceza avukatı, müvekkili için tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine hükmedilmesini talep edebilmektedir.

Ceza Hukukunda Uzlaştırma ve Ön Ödeme

Uzlaştırmanın kapsamı ve sonuçları CMK m.253’te düzenlenir. Uzlaştırma girişimi ile anlaşmanın sağlanması farklıdır; anlaşma sağlanamaması yargılamayı kendiliğinden engellemez. Güncel metinde hakaret suçu uzlaştırma kapsamı dışındadır. Eski tarihli dosyalarda geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir. CMK m.253.

Uzlaşmanın hukuki sonuçları, dosyanın aşaması ve edimin yerine getirilme biçimine göre değişir. CMK m.253/19 kapsamında edimin yerine getirilmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi ilam niteliğindeki belgelerden sayılır. Her uzlaşma için ayrıca icra edilebilirlik şerhi gerektiği söylenemez. CMK m.253/19.

Önödeme, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere yalnız adli para cezasını veya üst sınırı altı ayı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlar ile TCK m.75’te ayrıca sayılan suçlarda, ilgili koşullarla uygulanır. Güncel metin ve eski tarihli dosyalara ilişkin geçiş kuralları birlikte değerlendirilmelidir. TCK m.75.

İstanbul’da Ceza Davası Açma ve Süreç Yönetimi

İstanbul’da ceza davası süreci, suç duyurusu veya şikayet dilekçesi ile başlamaktadır. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma aşamasında delil toplama, tanık dinleme ve şüphelinin ifadesini alma işlemlerini yürütmektedir. Soruşturma sonunda yeterli delil bulunması halinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılmaktadır.

İstanbul Adalet Sarayı’nda görev yapan ağır ceza mahkemeleri, asliye ceza mahkemeleri ve ceza hakimlikleri farklı suç türlerine göre görev dağılımı yapmaktadır. Ağır ceza mahkemeleri, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara bakmaktadır. Asliye ceza mahkemeleri ise sulh ceza hakimliği ve ağır ceza mahkemesinin görev alanı dışında kalan suçlara bakmaktadır.

Ceza davası sürecinde ceza hukuku alanıyla çalışmak, müdafaa stratejisinin doğru belirlenmesi, delillerin etkin şekilde değerlendirilmesi ve sürecin müvekkil lehine yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir. İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Bilal Alyar, ceza hukuku alanında kapsamlı hukuki danışmanlık ve hukuki notlar sunmaktadır. İlk görüşme için ☎ 0534 636 19 19 numarasından randevu alabilirsiniz.

Yasal Uyarı

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her hukuki sorun kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için mutlaka bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Makalede yer alan bilgiler yayın tarihi itibarıyla günceldir; mevzuat değişiklikleri nedeniyle farklılık gösterebilir.

İlgili Hukuki Rehberler

bilişim suçu cezası | KVKK avukat

İlgili Hukuki Rehberler

bilişim suçları rehberi

Sıkça Sorulan Sorular

Ağır ceza mahkemesinde hangi davalar görülür?

Ağır ceza mahkemesi, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, 5235 sayılı Kanun m.12’de sayılan suçlara ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar. Görev, somut suç vasfı ve kanundaki ceza sınırına göre belirlenir.

Ceza davasında zamanaşımı süresi nedir?

Dava zamanaşımında genel süreler; ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda 30 yıl, müebbet hapis gerektirenlerde 25 yıl, kanuni hapis cezasının üst sınırı en az 20 yıl olanlarda 20 yıl, üst sınırı 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az olanlarda 15 yıl, üst sınırı 5 yılı aşmayan hapis veya adlî para cezası gerektirenlerde 8 yıldır. Nitelikli hâller, çocuklar, zamanaşımının başlangıcı ile durma ve kesilme sebepleri ve özel hükümler ayrıca incelenir (TCK m.66).

Adli kontrol şartları nelerdir?

Adli kontrol tedbirleri arasında yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, ev hapsi, konutu terk etmeme, belirli yerlere gitmeme ve tedavi olma gibi yükümlülükler yer alır. Tutuklama yerine uygulanabilir ve itiraz hakkı mevcuttur.

Av. Bilal ALYAR | İstanbul Barosu


2026 Ceza Hukuku Rehberleri

Türk Ceza Kanunu ve CMK kapsamında güncel suç tipleri, uzlaştırma, HAGB ve müdafaa stratejilerine ilişkin detaylı rehberler:

Ceza Hukuku: Sık Sorulan Sorular (PAA)

Google “People Also Ask” formatında hazırlanmış 15 soruya cevap.

1. Ceza avukatı hangi davalara bakar?
Ceza avukatı; ağır ceza, asliye ceza, sulh ceza hâkimliği, çocuk ceza ve icra ceza mahkemelerinde görülen tüm suç ve kabahat davalarında şüpheli/sanık müdafi veya mağdur/katılan vekili olarak görev yapar.
2. Gözaltına alındım, ne yapmalıyım?
Gözaltı süresi kural olarak 24 saat, toplu suçlarda 4 güne kadar uzatılabilir (CMK 91). Susma hakkınızı kullanın, mutlaka bir ceza hukuku bilgilendirmesi ile görüşmeden ifade vermeyin. Avukatın ifade alma sırasında hazır bulunma hakkı vardır (CMK 147).
3. Ağır ceza hukuku bilgilendirmesi ile asliye ceza hukuku bilgilendirmesi farkı nedir?
Fark avukatın unvanında değil, mahkemenin görevindedir. Ağır ceza mahkemesi, 5235 sayılı Kanun m.12’de ayrıca sayılan suçlara ve kanuni cezasının üst sınırı on yıldan fazla olan suçlara bakar. Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere diğer dava ve işler asliye ceza mahkemesinin görevidir (m.11-12, m.14).
4. Şikayetten vazgeçme cezayı düşürür mü?
Sadece takibi şikayete bağlı suçlarda (hakaret, basit yaralama vb.) şikayetten vazgeçme dava düşmesine neden olur. Kamu davası niteliğindeki suçlarda şikayet çekmek davayı sonlandırmaz; ancak takdiri indirim sebebi olabilir (TCK 62).
5. Uzlaşma nedir, hangi suçlarda uygulanır?
Uzlaştırma, CMK m.253 kapsamındaki suçlarda uzlaştırmacı aracılığıyla yürütülür; hakaret suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Soruşturmada edim hemen yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı, ileri tarihe bırakılırsa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Kovuşturmada ise hemen ifada dava düşer, ileri tarihli edimde durma kararı verilir (CMK m.253/19, m.254/2).
6. Tutukluluk ne kadar sürebilir?
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi kural olarak en çok iki yıldır. Zorunlu hâllerde gerekçeli uzatma süresi toplam üç yılı, CMK m.102/2’de sayılan suçlarda beş yılı geçemez. Soruşturma evresi ve çocuklar için ayrı sınırlar vardır (CMK m.102/4-5).
7. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) nedir?
HAGB, iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ve kanundaki diğer koşullar varsa mahkemece kararlaştırılabilir; sanığın kabulü güncel maddede şart olarak sayılmıyor. Denetim süresi beş yıldır. Düşme kararı için bu sürede kasten yeni suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uyulması gerekir (CMK m.231/5-6, 8, 10).
8. Etkin pişmanlık cezayı ne kadar düşürür?
TCK m.168’de sayılan malvarlığı suçlarında, zarar kovuşturmadan önce tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce giderilirse yarısına kadar indirim uygulanır. Yağma ve kısmi giderim için ayrı kurallar vardır; indirim oranı somut olaya göre belirlenir.
9. Adli sicil kaydı nasıl silinir?
Mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra cezanın infazı tamamlanınca veya 5352 sayılı Kanuna göre belirli sürelerin dolmasıyla adli sicil arşiv kaydına aktarılır. Arşiv kaydı belirli makamlar için görünür kalır.
10. İstinaf ve Yargıtay süresi kaç gündür?
İstinaf ve temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m.273 ve m.291). Hangi kanun yolunun açık olduğu ve eski tarihli kararlar için geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
11. Beraat kararı aldım, tazminat alabilir miyim?
Kanuna uygun yakalanıp veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilen kişi, koşulları varsa tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-e). Bu bentteki başvuru Tazminat Komisyonuna yapılır (CMK m.142/2; 6384 sayılı Kanun m.2/3-b). Süre, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıldır.
12. Kamu avukatı (CMK müdafii) ücretli mi?
Baronun görevlendirdiği CMK müdafiinin ücreti önce Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; yargılama gideri sayılır ve hükümde giderin kime yükleneceği belirlenir. Mahkûmiyette sanığa yüklenebilir (5320 s.K. m.13; CMK m.324-325). Müdafii olmayan çocuklara, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz kişilere ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2-3).
13. Cezaevinde koşullu salıverme kaç yıl sonra?
Süreli hapis cezalarında koşullu salıverme için genel infaz oranı yarıdır (5275 m.107/2). Kanunda sayılan bazı suçlarda ve örgüt suçlarında üçte iki; 5275 m.108/9 kapsamındaki belirli cinsel suçlar ile uyuşturucu madde imal ve ticareti suçunda dörtte üç uygulanır. Tekerrür, suç ve hüküm tarihi ile geçiş hükümleri somut dosyada ayrıca değerlendirilir.
14. Denetimli serbestlik kimlere uygulanır?
Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan iyi hâlli hükümlü, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalmışsa, talebi ve infaz hâkimi kararıyla denetimli serbestlikten yararlanabilir. Kanunda kurumda en az beş gün ve gerekli sürenin en az onda biri kadar kalma koşulu vardır. Sıfır-altı yaş çocuğu olan kadın hükümlüler için iki yıl; ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle tek başına yaşamını sürdüremeyen ve durumu raporlanan hükümlüler için üç yıl özel sınırı öngörülür (5275 m.105/A).
15. Ceza avukatı ücreti ne kadardır?
Ceza avukatı vekalet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında olamaz. Dava türü, mahkeme, dosya karmaşıklığı ve süreye göre değişir.

📚 Ceza Hukuku: 2026 Mevzuat Takvimi

Güncel kanun maddesi, Resmi Gazete referansı ve pratik yorum.

Kanun/MaddeKonuPratik Önem
TCK 85Taksirle öldürmeTrafik, iş kazası; hapis 2-6 yıl
TCK 86-87Kasten yaralamaSilahlı/kamu görevlisine karşı artırılmış
TCK 102-105Cinsel saldırıŞikâyet koşulu fıkraya göre değişir: m.102/1, m.104/1 ve m.105/1 şikâyete bağlıdır; m.102/2’de eşe karşı fiil ve m.103/1’de çocuk failin sarkıntılık fiili özel hâllerdir
TCK 125-131HakaretAlenen/basın/kamu görevlisi ayrımı
TCK 141-142HırsızlıkNitelikli hırsızlığın her hâli ağır cezada görülmez: m.142/2’de üst sınır 10 yıl, m.142/3’te 12 yıldır; görev 5235 s.K. m.11-12 ve m.14’e göre belirlenir
TCK 148-150YağmaAğır ceza; silahla nitelikli
TCK 157-158Dolandırıcılık158/1-f bilişim sistemi nitelikli
TCK 188Uyuşturucu ticaretiEn az 10 yıl ağır ceza
TCK 191Uyuşturucu kullanmaTedavi ve denetimli serbestlik
TCK 204-212Belgede sahtecilikBanka/noter/tapu nitelikli
TCK 243-245Bilişim suçlarıSisteme girme, veri ihlal, banka kartı
TCK 247ZimmetMemur suçu; ağır ceza
TCK 257Görevi kötüye kullanmaMemurlar için idari+ceza
TCK 282Suç gelirleri aklamaTCK m.282/1: üç-yedi yıl hapis ve adlî para cezası; kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı olmak üzere asliye ceza mahkemesi görevlidir
CMK 91GözaltıKural 24 saat; toplu suçlarda savcının yazılı emriyle her defasında en çok 1 gün, toplam 3 gün ek süre
CMK 100TutuklamaKuvvetli şüphe + kaçma şüphesi
CMK 147İfade almaAvukat hazır bulunma; susma hakkı
CMK 150Zorunlu müdafilikBaro avukat atar (ücreti devlet karşılar)
CMK 231HAGBŞartları varsa 2 yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezasında HAGB; 5 yıl denetim
CMK 253UzlaşmaSoruşturmada KYOK veya erteleme; kovuşturmada düşme veya durma (edimin ifasına göre)
5275 m.107Koşullu salıvermeSüreli hapiste genel oran 1/2; m.107’de sayılan hâllerde 2/3, m.108/3 ve m.108/9’daki hâllerde 3/4 uygulanabilir (5275 s.K.)

✅ Ceza Dosyası Kontrol Listesi

İlk görüşmeye gelirken veya dava hazırlığında kullanabileceğiniz kontrol listesi:

  • ☐ Olay tarihi, yeri ve şahitlerin kimlik bilgileri
  • ☐ Soruşturma/kovuşturma numarası (Cumhuriyet Savcılığı esas no)
  • ☐ İddianame kopyası ve iddia edilen suç vasfı (TCK maddesi)
  • ☐ Gözaltı/tutuklama/ifade tutanakları
  • ☐ Delil durumu: tanık, kamera kaydı, rapor, bilirkişi
  • ☐ Varsa hekim raporu, darp izi fotoğrafları
  • ☐ Şikayetçi/mağdur bilgileri ve uzlaşma durumu
  • ☐ Önceki sabıka (adli sicil kaydı), varsa HAGB
  • ☐ Tutuklu ise tutukluluk başlangıç tarihi
  • ☐ Müdafi talebi: zorunlu (CMK 150) / vekaletli
  • ☐ Etkin pişmanlık imkanı var mı
  • ☐ İstinaf/temyiz süresi ve gerekçeli kararın tebliğ tarihi kontrol edildi mi?
  • ☐ Tanık listesi ve iletişim bilgileri
  • ☐ Önceki mahkeme kararları
  • ☐ Koşullu salıverme / denetimli serbestlik hesaplaması

Ceza Hukuku 2026 Acil Durum Rehberi: Savcılık İfadesi, Gözaltı, Tutuklama İtirazı, Hakaret Davası, Trafik Kazası Ceza

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde sık karşılaşılan süreçlerde sanık ve mağdur haklarının özeti. Her dosya kendi delil durumuna göre değerlendirilmelidir.

Savcılık İfadeye Çağırdı — Ne Yapmalıyım?

5271 sayılı CMK m.145 uyarınca ifade vermek üzere çağrılan kişi, bu çağrıya uymak zorundadır; gelmemesi durumunda zorla getirme kararı verilebilir. İfade alma işlemine başlanmadan önce şüpheliye isnat edilen suç, susma hakkı, müdafi talep etme hakkı ve delillerin toplanmasını isteme hakkı bildirilir (CMK m.147). Müdafi hazır bulundurma hakkı anayasal güvencedir; zorunlu müdafi hallerinde (18 yaş altı, sağır-dilsiz, akıl hastalığı, alt sınırı 5 yıldan fazla hapis gerektiren suçlar) baro tarafından müdafi atanır. İfade öncesi bir ceza hukuku bilgilendirmesi ile görüşülmesi, yazılı savunma hazırlanması ve doğru beyan stratejisi kurulması esastır.

Gözaltına Alındım — İlk 24/48 Saat

CMK m.91 uyarınca gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren 24 saattir. En yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre bu hesaba dahil değildir ve 12 saati aşamaz. Toplu suçlarda, delil toplama güçlüğü veya şüpheli sayısı nedeniyle savcı yazılı emirle her defasında en çok bir gün olmak üzere toplam üç gün ek süre verebilir. Maddenin dördüncü fıkrasındaki özel düzenleme ayrıca değerlendirilmelidir. Kişi bırakılmazsa kanuni sürenin sonunda hâkim önüne çıkarılır. CMK m.91. Müdafi olmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).

Tutuklama İtirazı — Sulh Ceza Hakimliği Kararına İtiraz

Tutuklama veya adli kontrol kararına itirazda, kanunda özel hüküm bulunmadıkça kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftalık süre uygulanır. Başvuru kararı veren mercie yapılır. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı kural olarak yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. CMK m.268.

Hakaret Davası — TCK m.125 Unsurları ve Şikayet Süresi

5237 sayılı TCK m.125 uyarınca bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak hakaret suçunu oluşturur. Cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Alenen veya basın-yayın yoluyla işlenmesi halinde ceza altıda bir oranında arttırılır. Hakaret suçunda kamu görevlisine görevinden dolayı ya da Cumhurbaşkanına hakaret hariç soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlıdır (TCK m.131). Şikayet süresi, faili ve fiili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73).

Trafik Kazası Ceza Davası — Taksirle Yaralama ve Ölüme Neden Olma

5237 sayılı TCK m.85 taksirle öldürme, m.89 taksirle yaralama ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri birlikte uygulanır. Basit taksirle yaralama şikayete bağlıdır; bilinçli taksir veya ağır neticeler söz konusu olduğunda kamu davası resen açılır. Alkol veya uyuşturucu etkisinde araç kullanma halinde TCK m.179 trafik güvenliğini tehlikeye sokma ayrıca gündeme gelir. Ceza yargılamasıyla paralel olarak hukuk mahkemesinde maddi/manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m.53) talep edilebilir; zorunlu trafik sigortası ve sigorta tahkim komisyonu yolları da mevcuttur.

HAGB ve Adli Kontrol İhlali

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, CMK m.231’deki ceza sınırı ve diğer koşullar birlikte sağlandığında değerlendirilebilir. Önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti, yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin kanaat ve zararın giderilmesi koşulları ayrıca incelenir. Denetim döneminin sonucu, kasten yeni suç işlenmemesi yanında yükümlülüklere uygun davranılmasına da bağlıdır. HAGB, hapis cezasının ertelenmesinden ayrı bir kurumdur. CMK m.231.

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu

Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

Yukarıdaki kararlar farklı ceza hukuku alanlarındaki uygulamayı temsilen seçilmiştir. Somut olayın nitelendirilmesi, delil değerlendirmesi, iştirak ilişkisi ve ceza tayini bakımından her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafi desteği, savunma stratejisinin doğru kurgulanması bakımından önemli rol oynar.

İlgili Rehberler ve Alt Başlıklar

Türk Ceza Kanunu (5237 SK) ve CMK (5271 SK) çerçevesinde hazırlanmış, belirli suç tipleri ve yargılama süreçlerine dair rehberler:

Bu rehberler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlık için avukata danışılması gerekir.

Temel Mevzuat Tablosu

Bu alanda uygulanan temel kanunlar ve yayımlandığı Resmî Gazete bilgileri aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Metinler güncel hâllerine ulaşmak için ilgili linklerden Resmî Gazete / mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmelidir.

Kanun NoKanun AdıKabul TarihiR.G. Sayısı
5237Türk Ceza Kanunu26.9.200425611
5271Ceza Muhakemesi Kanunu4.12.200425673
5275Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun13.12.200425685
5326Kabahatler Kanunu30.3.200525772

İstanbul Bazlı Hukuki Temsil

İstanbul’da bu alanda hizmet almak isteyen müvekkillerimiz için özelleşmiş şehir sayfamıza da göz atabilirsiniz. İstanbul Ceza Hukuku sayfamızda; İstanbul’un tüm adliyelerinde (Çağlayan, Kartal, Bakırköy, Büyükçekmece) hizmet detayları, yerel mahkeme pratikleri ve ilçe bazlı bilgi bulabilirsiniz.

Ayrıca İstanbul avukatı Rehberi sayfamız üzerinden 39 ilçe bazlı hizmet haritasına ulaşabilirsiniz.

Yargıtay Emsal Kararları (Ceza Hukuku)

Ceza hukuku alanında Yargıtay Hukuk/Ceza Genel Kurulu ve ilgili ceza daireleri tarafından oluşturulan yerleşik ve güncel içtihatlar bulunmaktadır. Somut bir dosyaya ilişkin karar arama ve inceleme için Adalet Bakanlığı İçtihat Bilgi Bankası üzerinden esas ve karar numarasıyla doğrudan arama yapılabilir. Kararların içeriği ve uygulanabilirliği her davanın somut koşullarına göre değişebileceğinden, güncel içtihat mutlaka resmi kaynaktan teyit edilmelidir.

2025-2026 Ceza Hukuku Güncel Mevzuat Gelişmeleri ve Uygulama Notları

Ceza hukuku alanında 2025-2026 döneminde uygulamada öne çıkan mevzuat değişiklikleri, Anayasa Mahkemesi karar etkileri, infaz hukukundaki yenilikler ve ceza muhakemesi usulündeki pratik gelişmeler aşağıda kapsamlı biçimde özetlenmiştir. Bu bölüm; sanık veya şikayetçi konumundaki müvekkillerin güncel hukuki çerçeveyi anlaması ve haklarını etkin biten kullanabilmesi için pratik rehber olarak hazırlanmıştır.

Tutukluluk Tedbiri ve Mantıklı Şüphe İlkesi (CMK m.100, m.101)

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeni bulunmalıdır. Tedbir ölçülü olmalıdır. Katalog suçlarda da otomatik tutuklama sonucu çıkarılamaz; somut olayın koşulları değerlendirilir. CMK m.100.

Adli Kontrol Tedbirleri (CMK m.109)

Tutuklama veya adli kontrol kararına itirazda, kanunda özel hüküm bulunmadıkça kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftalık süre uygulanır. Başvuru kararı veren mercie yapılır. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı kural olarak yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. CMK m.268.

Etkin Pişmanlık ve Şahsi Cezasızlık Halleri (TCK m.168, m.221, m.245)

Hirsizlik, dolancılık, güveni kötüye kullanma, ikna suretiyle dolancılık gibi mal varlığına karşı işlenen suçlarda etkin pişmanlık hükümleri (TCK m.168) cezada önemli indirim sağlamaktadır. Soruşturma aşamasında zararın tamamen giderilmesi halinde verilecek cezadan 2/3’e kadar, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar giderilmesi halinde 1/2’ye kadar indirim uygulanmaktadır. 2025-2026 döneminde Yargıtay’ın uygulaması doğrultusunda, zararın mağdurun beyan ettiği miktar üzerinden değil objektif bilirkişi raporuyla belirlenen miktar üzerinden hesaplanması zorunlu görülmektedir.

Cinsel Saldırı ve Cinsel Taciz Suçlarında 2025-2026 Uygulaması (TCK m.102-105)

Cinsel suçlara ilişkin dosyalarda beyanlar, tıbbi bulgular ve dijital kayıtlar birlikte incelenir. Tek bir beyanın her dosyada yeterli olduğu veya ispat yükünün sanığa geçtiği söylenemez. Mağdurun yaşı, iddia edilen fiil ve deliller somut olayın değerlendirilmesinde önem taşır.

Bilişim Suçları ve Dijital Delil Yaklaşımı (TCK m.243-246)

Dijital delillerde elde edilme yöntemi, bütünlük ve olayla bağlantı incelenir. IP kaydı, iletişim verileri ve cihaz incelemeleri somut dosya içinde değerlendirilmelidir. Bir kayıt türünün her olayda zorunlu ya da bütün yapay içeriklerin kendiliğinden delil değeri taşımadığı biçiminde kesin genelleme yapılmamalıdır.

Basit Yargılama Usulü ve Seri Muhakeme (CMK m.250, m.251)

Basit yargılama, CMK m.251 kapsamında adli para cezası ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda, kanuni koşullar ve istisnalar gözetilerek uygulanabilir. Seri muhakeme ise CMK m.250’de sayılan suçlara ilişkindir; her iki yıla kadar hapis gerektiren suç için uygulanmaz. Şüphelinin müdafi huzurunda kabulü gerekir. CMK m.250 ve m.251.

Uzlaştırma (CMK m.253-255)

Uzlaştırmanın kapsamı ve sonuçları CMK m.253’te düzenlenir. Uzlaştırma girişimi ile anlaşmanın sağlanması farklıdır; anlaşma sağlanamaması yargılamayı kendiliğinden engellemez. Güncel metinde hakaret suçu uzlaştırma kapsamı dışındadır. Eski tarihli dosyalarda geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir. CMK m.253.

Hakümen Erteleme (TCK m.51) ve Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi (TCK m.50)

2 yıl veya daha az hapis cezasına çarptırılan ve daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezası almamış olan sanıklar bakımından TCK m.51 kapsamında hükmün ertelenmesi (denetim süresi belirlemek suretiyle) mümkündür. Kısa süreli hapis cezaları (1 yıl ve altı) TCK m.50 uyarınca adli para cezasına, kamuya yararlı işte çalışmaya, eğitim kurumuna devama veya hak yoksunluğuna çevrilebilir. 2025-2026 uygulamasında Yargıtay’ın kabulü doğrultusunda erteleme ve para cezasına çevirme talepleri hakimin re’sen gözetmesi gereken hususlar olup, ret kararı ayrıca gerekçelendirilmek zorundadır.

İnfaz Hukuku ve Koşullu Salıverme (5275 Sayılı Kanun)

İnfaz hesabı; suç ve hüküm tarihleri, suç türü, ceza miktarı, tekerrür durumu, yaş ve uygulanacak geçici hükümler üzerinden yapılır. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik süreleri her suç ve hükümlü için aynı değildir. Müddetname ile ilgili kararlar görülmeden kişiye özel süre veya tahliye tarihi verilmemelidir.

İstinaf ve Temyiz Kanun Yolları

CMK m.273 ve m.291 uyarınca istinaf ve temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvurunun hangi kararlara karşı açık olduğu ve eski tarihli kararlar için geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir. Dosya görülmeden incelemenin sonuçlanacağı süre veya sonucu söylenemez. CMK m.273 ve m.291.

UYAP, e-Duruşma ve Dijital Adlamı

Elektronik dosya işlemleri ile uzaktan sesli ve görüntülü katılım birbirinden farklıdır. Uzaktan dinleme veya katılım imkânı, ilgili usul hükümleri ve mahkemenin kararı üzerinden değerlendirilir; her işlem için otomatik veya yalnızca elektronik bir usul bulunduğu varsayılmamalıdır.

Bu bölüm 2025-2026 dönemi ceza hukuku uygulamasına ilişkin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her dosya kendine özgü maddi olgu ve hukuki sorunları içerdiğinden, somut bir ceza dosyasında yapılacak hukuki değerlendirme için alanında ceza hukuku alanından kapsamlı hukuki danışmanlık alınması şarttir.

Nitelikli Cinsel Saldırıda Temyiz Süresi ve Kapsamı

Nitelikli cinsel saldırı dosyalarında kanun yolunun açıklığı, başvuru yetkisi, süre ve ileri sürülen hukuka aykırılıklar ayrı ayrı incelenir. Temyiz isteminde CMK m.291’deki gerekçeli hükmün tebliğine bağlı iki haftalık süre ve ilgili geçiş hükümleri kontrol edilmelidir. CMK m.291.

Pratik sonuç: Cinsel saldırı davalarında temyiz süresine ve gerekçeli itiraz sebeplerine azami özen gösterilmesi, hak kaybının önlenmesi bakımından önemlidir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com