Ceza Hukuku Rehberi 2026 — CMK, HAGB, İstinaf ve İnfaz

Türk ceza yargılaması iki ana evreden oluşur: soruşturma (savcılık) ve kovuşturma (mahkeme). 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu suçun maddi-manevi unsurlarını, yaptırım rejimini ve hukuka uygunluk sebeplerini düzenlerken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ifade alma, tutuklama, iddianame, duruşma, hüküm, istinaf ve temyiz süreçlerini tanımlar. 5275 sayılı İnfaz Kanunu ise kesinleşmiş cezaların ne şekilde çektirileceğini belirler. Bu üç temel metin dışında 4959 Pişmanlık Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, 5607 Kaçakçılık ve 5549 MASAK mevzuatı ceza yargılamasında belirli alanlarda özel hükümler getirir. ALYAR LAW & CONSULTANCY; soruşturma aşamasında müdafilik, tutukluluk itirazı, iddianame değerlendirmesi, kovuşturma boyunca savunma, mağdur ve katılan vekilliği, istinaf-temyiz ve AYM bireysel başvuru, infaz hukuku süreçlerinde İstanbul merkezli hizmet sunar.

Giriş ve Ceza Yargılamasının Temel Çerçevesi

Türkiye’de ceza hukuku iki boyutlu bir yapıdır: maddi ceza hukuku hangi fiilin suç oluşturduğunu ve karşılığında hangi yaptırımın uygulanacağını düzenlerken, ceza muhakemesi hukuku bu yaptırımın hangi usul ve ilkelerle belirleneceğini belirler. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu birlikte çağdaş bir reform paketinin ürünüdür; her iki kanun da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa’nın 36-40. maddelerinde güvence altına alınan adil yargılanma ilkesine dayanır.

Ceza davasının seyri bakımından üç temel kişi söz konusudur: (i) suç şüphesi altındaki şüpheli (soruşturma aşaması) veya sanık (kovuşturma aşaması), (ii) suçtan doğrudan zarar gören mağdur ve kendisine kovuşturmaya katılma hakkı tanınabilen katılan, (iii) kamu adına iddia makamını temsil eden cumhuriyet savcısı. Bu üç aksın kesişiminde müdafi ve vekil sıfatıyla avukat yer alır. Hakim ve mahkeme ise tüm bu istemler arasında tarafsız karar makamını oluşturur.

ALYAR LAW & CONSULTANCY; ifade aşamasından başlayarak tutukluluk itirazı, iddianame değerlendirmesi, kovuşturma savunması, uzlaştırma, HAGB ve erteleme stratejileri, istinaf-temyiz, olağanüstü kanun yolları ve AYM bireysel başvurusu dahil tüm aşamalarda müdafaa hukuki desteği sunar. Ceza yargılaması, tek başına teknik bilgiyi değil; delil analizi, yazılı-sözlü savunma tekniği, iletişim yönetimi ve usul süresi takibi gerektiren çok katmanlı bir süreçtir.

Bu rehberde; 5237 TCK’nın genel hükümlerinden (kast, taksir, iştirak, hukuka uygunluk sebepleri) başlayarak soruşturma evresinin her aşamasını, tutukluluk-adli kontrol dinamiklerini, arama ve dijital delil hukukunu, iddianame süreçlerini, kovuşturma ve hüküm kurma biçimlerini, istinaf-temyizi, infaz hukukunu ve başlıca suç tiplerine ilişkin pratik çerçeveyi kanun maddesi referanslarıyla ele alıyoruz. Her bölüm, müdafaa yapılandırma açısından dikkat edilmesi gereken usul inceliklerini içerir.

TCK Genel Hükümler: Suçun Unsurları, Kast-Taksir, Teşebbüs

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun birinci kitabı (m.1-75) tüm suçlara uygulanan genel hükümleri düzenler; her özel hukuki nitelendirmenin altyapısı buradadır. Maddi ceza hukukunun ilk ilkesi TCK 2. maddede yer alan kanunilik ilkesidir: “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.” Bu ilke hem kanunla suç ihdasını hem de kıyas yasağını kapsar.

Suçun Maddi ve Manevi Unsurları

Bir fiilin suç sayılabilmesi için (i) tipiklik, (ii) hukuka aykırılık, (iii) kusurluluk unsurları birlikte gerçekleşmelidir. Tipiklik, kanunda tarif edilen hareket-sonuç-nedensellik halkasına uygun düşmeyi; hukuka aykırılık, hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmamasını; kusurluluk ise failin kastlı veya taksirli hareket etmesi ile kusurun atfedilebilir olmasını ifade eder. TCK 21-22. maddeler kast ve taksiri tanımlar, TCK 23. madde ise “neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç” bakımından taksir derecesinde sorumluluk düzenlemesi getirir.

Kast ve Olası Kast (TCK 21)

Kast; suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK 21/1). Olası kast (dolus eventualis) ise neticenin öngörüldüğü halde öngörülen neticenin kabullenilerek hareket edildiği hâldir (TCK 21/2). Olası kastta temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir; bu ayrım trafik kazaları, silahla oynama, tehlike potansiyeli yüksek meslek uygulamaları gibi sınır alanlarda sıklıkla tartışmaya konu olur.

Taksir, Bilinçli Taksir ve Netice Sebebiyle Ağırlaşma (TCK 22-23)

Taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir (TCK 22/2). Bilinçli taksir, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesidir; TCK 22/3 uyarınca taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. TCK 22/6’da, neticenin münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede mağduriyete yol açması için ayrıca düzenleme vardır; bilinçli taksirde bu hüküm cezanın yarıdan altıda bire kadar indirilmesine imkân tanır. Trafik kazasında taksirle ölüm (TCK 85) ve yaralama (TCK 89) davalarında bilinçli taksir tartışması belirleyicidir.

Teşebbüs, Gönüllü Vazgeçme, Faal Nedamet (TCK 35-36, 168)

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu tutulur (TCK 35). Teşebbüste indirim, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre belirlenir: ağırlaştırılmış müebbet yerine 14–21 yıl, müebbet yerine 10–18 yıl hapis cezası verilir; diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK 35/2). Fail icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçer veya kendi çabasıyla neticeyi önlerse, TCK 36 gereğince teşebbüsten cezalandırılmaz, ancak o ana kadarki hareketi başlı başına suç oluşturuyorsa yalnız o suçtan ceza alır.

Yaptırım Rejimi: Hapis, Adli Para Cezası, Güvenlik Tedbirleri

TCK 45; cezaları “hapis cezası” ve “adli para cezası” olarak ikiye ayırır. Hapis cezası; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezası olmak üzere üç türdür. Adli para cezası, belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı tutarla çarpılmasıyla hesaplanır (TCK 52). Gün sayısı beşten az olamaz; kanunda aksine hüküm yoksa 730 günü geçemez. Bir gün karşılığı tutar, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâllerine göre 100–500 TL arasında belirlenir. Bu tutar aralığı 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir (7499 sayılı Kanun m.9 ve m.40). Önceki tarihlerde işlenen fiillerde eski 20–100 TL aralığı ile TCK 7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi ayrıca dikkate alınır. Güvenlik tedbirleri TCK 53–60. maddelerde düzenlenir.

Hukuka Uygunluk Sebepleri ve Kusurluluk (TCK 24-34)

Tipik ve kusurlu görünse bile, hukuka uygunluk sebeplerinden biri somut olayda mevcutsa fiil suç oluşturmaz. TCK 25, meşru savunma ve zorunluluk hâlinde ceza verilmemesini ayrı koşullara bağlar; saldırının veya tehlikenin niteliği ile savunma ya da korunma davranışının orantısı somut olayda değerlendirilir. Kusurluluğu etkileyen haller ise cebir-şiddet, tehdit, yanılma ve yaş küçüklüğüdür.

Meşru Savunma (TCK 25/1)

Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Meşru savunmada saldırı haksız olmalı ve gerçekleşmiş yahut gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olmalıdır; savunma bu saldırıyı o anda defetmeye yönelmeli, orantılılık da o andaki hâl ve koşullara göre değerlendirilmelidir.

Meşru Savunmada Sınırın Aşılması (TCK 27)

Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınır kast olmaksızın aşılmışsa ve fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı ceza altıda birden üçte bire kadar indirilir (TCK 27/1). Meşru savunmada ise sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse faile ceza verilmez (TCK 27/2).

Zorunluluk Hali (TCK 25/2)

TCK 25/2’ye göre kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelen, bilerek neden olmadığı ve başka türlü korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kendisini ya da başkasını kurtarmak zorunluluğuyla işlenen fiil nedeniyle ceza verilmez; tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan araç arasında orantı bulunmalıdır. Korunan hak kişinin kendisine veya başkasına ait olabilir; hüküm yalnız eşya ile sınırlı değildir.

Cebir, Şiddet, Tehdit, Yanılma (TCK 28-30)

Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez (TCK 28). Fiili işlerken suçun maddi unsurlarında yanılan kişi o suçtan dolayı cezalandırılmaz (TCK 30/1); hukuka uygunluk sebeplerinin maddi şartlarında kaçınılmaz yanılgıda da kusur kalkar (TCK 30/3).

Yaş Küçüklüğü ve Akıl Hastalığı (TCK 31-32)

Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur; hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK 31/1). Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş, 15 yaşını doldurmamış çocuk, fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamıyorsa veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğu yoktur; çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Her iki yetenek de varsa TCK 31/2’deki indirimli cezalar uygulanır; fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış kişiler için TCK 31/3’te indirimli cezalar öngörülür. TCK 31/4’te ise kasten öldürme (81 ve 82) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87/2 ve 87/4) için istisna düzenlenmiştir: kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş şekli veya önceki kasıtlı suçtan hapis mahkûmiyetinden biri ya da birkaçı dikkate alınarak 15–18 yaş grubunda üçüncü fıkra uygulanmayabilir; ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubunda ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra uygulanabilir. Akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez; güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK 32/1). Davranışlarını yönlendirme yeteneğindeki azalma bu derecede değilse TCK 32/2’deki ceza düzenlemesi uygulanır ve ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

İştirak, İçtima ve Cezanın Belirlenmesi (TCK 37-66)

Birden fazla kişinin suça katılması iştirak kurumunu doğurur. TCK 37/1’e göre suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumlu tutulur (müşterek faillik). Azmettirme (TCK 38), başkasını suç işlemeye karar verdirme hâlidir ve azmettireni asıl faille aynı ceza beklerken, yardım eden (TCK 39) ise fiilin işlenmesinde hazırlayıcı veya kolaylaştırıcı katkıda bulunmuş, ancak icraya doğrudan katılmamış kişidir ve cezada indirim uygulanır.

İçtima Kuralları: Zincirleme, Fikri, Gerçek (TCK 42-44)

Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde zincirleme suç (TCK 43) söz konusudur ve bir tek cezaya hükmolunup ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Fikri içtima (TCK 44) ise tek bir fiille birden fazla suçun oluşması halidir; bu durumda en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilir.

Cezanın Belirlenmesi ve İndirim-Artırım Sırası (TCK 61)

Hâkim somut olayda cezayı belirlerken (i) suçun işleniş biçimi, (ii) işlenmesinde kullanılan araçlar, (iii) zaman ve yer, (iv) konusunun önem ve değeri, (v) meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, (vi) failin kast ve taksire dayalı kusurun ağırlığı, (vii) güttüğü amaç ve saikleri göz önünde bulundurarak temel cezayı tayin eder (TCK 61/1). Artırımlar, indirimler, takdiri indirim (TCK 62) sırasıyla uygulanır; gün para cezaları ayrıca hesaplanır.

Takdiri İndirim Nedenleri (TCK 62)

Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet yerine 25 yıl hapis cezası verilir; diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir (TCK 62/1). Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir. Duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışlar takdiri indirim nedeni sayılmaz; indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir (TCK 62/2).

Mahsup (TCK 63 ve CMK 109/6)

Hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan hâllerde geçirilen süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir (TCK 63/1). Adli para cezasına hükmedildiğinde güncel hüküm uyarınca her gün için 500 TL indirim yapılır; bu miktar 12 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir (7499 sayılı Kanun m.37/3-a ve m.40/1-ç). Somut dosyada zaman bakımından uygulama ayrıca değerlendirilir. Adli kontrolde geçen süre kural olarak mahsup edilmez; CMK 109/3-e kapsamındaki tedavi veya muayene tedbiri ile aynı fıkranın j bendindeki konutu terk etmeme tedbiri istisnadır. Konutu terk etmeme yükümlülüğünde geçen her iki gün, mahsupta bir gün sayılır (CMK 109/6).

Soruşturma Evresi: İhbar, Savcılık, Delil Toplama

Ceza Muhakemesi Kanunu 2/e’ye göre soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Soruşturma; kamu davasının açılıp açılmayacağına karar verilecek aşamadır. Temel ilke; suç şüphesinin somut delillere dayanıp dayanmadığının tespitidir.

Şikayet, İhbar ve Re’sen Takip (CMK 158)

Suça ilişkin ihbar veya şikayet, Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya kolluk makamlarına yapılır. Kamu görevlileri ise görevleriyle bağlantılı olarak öğrendikleri suçları bildirmekle yükümlüdür (CMK 158/2). Vali, kaymakam gibi mülki amirler soruşturma başlatmaya yetkili olmakla birlikte savcı, soruşturmanın sahibidir (CMK 160-161). Takibi şikayete bağlı suçlarda (TCK 73) şikayet olmadıkça soruşturma başlatılamaz; resen takip edilen suçlarda şikayetten vazgeçme soruşturmayı sona erdirmez.

Savcının Delil Toplama ve Yönetme Yükümlülüğü (CMK 160)

Savcı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK 160/1). Lehte ve aleyhte delilleri birlikte araştırır; şüphelinin haklarını korur. Kolluk; savcının emirleri ve talimatlarıyla hareket eder (CMK 161/2).

Soruşturmanın Gizliliği ve Dosyaya Erişim (CMK 157)

Soruşturma evresindeki usul işlemleri, kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla gizlidir (CMK m.157). Müdafi dosyayı inceleyebilir ve belgelerin örneğini harçsız alabilir. Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse, yalnız CMK m.153/2’de sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda savcının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar bu kısıtlamanın dışındadır (CMK m.153/3).

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (CMK 172)

Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir (CMK 172/1). İtiraz hakkı suçtan zarar görene aittir; şüpheli veya salt ihbarcı sıfatı tek başına bu hakkı vermez. Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK 173/1). 1 Haziran 2024 öncesinde verilen kararlar bakımından eski on beş günlük süre uygulanır (CMK geçici m.6/1-b). CMK 173/5’teki takdir yetkisi istisnası saklıdır. Aynı fiilden yeniden kamu davası açılması, CMK 172/2’deki yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı koşullarına bağlıdır.

Yakalama, Gözaltı ve Süreler (CMK 90-100)

CMK m.90/1, herkese genel bir yakalama yetkisi vermez: kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması ya da kimliğinin hemen belirlenememesi hâllerinde geçici yakalama yapılabilir. Kolluğun m.90/2’deki yetkisi ise tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren, gecikmesinde sakınca bulunan ve savcıya ya da amirlere derhâl başvurulamayan hâllere ilişkindir. Yakalanan kişi ve olay hakkında savcıya hemen bilgi verilerek emri doğrultusunda işlem yapılır.

Gözaltı Süreleri (CMK 91)

CMK m.91/1 uyarınca gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez; zorunlu gönderme süresi en fazla 12 saattir. Gözaltı, soruşturma bakımından zorunluluk ve suç şüphesini gösteren somut delil gerektirir. Toplu suçlarda delil toplama güçlüğü veya şüpheli çokluğu nedeniyle savcı, her defasında bir günü geçmemek üzere toplam üç günlük uzatmaya yazılı emir verebilir; emir gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir (m.91/2-3). Kişi bırakılmazsa ilgili sürelerin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır ve sorguda müdafii hazır bulunur (m.91/7).

Gözaltında Özel Usul ve Başvuru

CMK m.91/4, yalnız suçüstü hâlleri ve maddede sayılan suçlar için belirlenen kolluk amirlerine özel gözaltı yetkisi tanır: 24 saat, belirtilen toplumsal olaylar ve toplu suçlarda 48 saatlik süreler düzenlenmiştir; aynı fıkrada hâkim önüne çıkarılma için en geç 48 saat, toplu suçlarda dört gün sınırı yer alır. Yakalama, gözaltı ve uzatma emrine karşı m.91/5 uyarınca sulh ceza hâkimine başvurulabilir. Kanunî gözaltı süresinde hâkim önüne çıkarılmama, CMK m.141/1-b kapsamında maddî ve manevî zarar için Devletten tazminat istenebilen hâllerdendir.

Gözaltında Haklar (CMK 147)

Kolluk, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhâl bildirir (CMK m.90/4). Yakalama, gözaltı veya sürenin uzatılması yakınlara savcı emriyle gecikmeksizin haber verilir (m.95). İfade ve sorguda isnat, müdafi seçme ve hukukî yardım hakkı, susma hakkı ve lehine somut delil toplatabilme olanağı anlatılır (m.147). Müdafi olmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4).

İfade Alma, Susma Hakkı ve Müdafilik (CMK 147-156)

Şüpheli veya sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir. CMK m.147, susma hakkını ifade ve sorguda bildirilecek haklar arasında düzenler; aynı işlemde müdafi seçme ve onun hukukî yardımından yararlanma hakkı da açıklanır.

İfade Öncesi Hakların Bildirilmesi (CMK 147)

Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorgusunda aşağıdaki usuller uygulanır: kimliği saptanır, kendisine yüklenen suç anlatılır, müdafii seçme hakkının bulunduğu bildirilir, susma hakkı bildirilir, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu hatırlatılır, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği bildirilir, kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır, ifade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır.

Müdafi Yardımından Yararlanma (CMK 149-156)

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir (CMK m.149/1). Görüşme ve yazışma güvenceleri m.154/1’de düzenlenir; m.154/2’de sayılan suçlarda gözaltındaki şüphelinin görüşmesi savcının istemi ve hâkim kararıyla 24 saat kısıtlanabilir, bu sırada ifade alınamaz. Müdafii bulunmayan çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz şüpheli ya da sanığa istemi aranmadan müdafi görevlendirilir; alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda da bu hüküm uygulanır (m.150/2-3).

Hukuka Aykırı Delil Yasağı (CMK 148, 206, 217)

Şüpheli veya sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. CMK m.148; kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehdit gibi bedensel veya ruhsal müdahaleleri ve kanuna aykırı yarar vaadini yasaklar. Yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler, rıza verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Müdafi olmadan kollukça alınan ifade ise hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/3-4).

Tutuklama ve Adli Kontrol (CMK 100-110)

Tutuklama için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni gerekir. İşin önemi ile beklenen ceza veya güvenlik tedbirine göre ölçüsüz olacaksa tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1).

Tutuklama Şartları (CMK 100)

CMK m.100/2’ye göre kaçma veya saklanma, kaçma şüphesini uyandıran somut olgular ya da şüpheli veya sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık, mağdur ve başkaları üzerinde baskı girişimi konusunda kuvvetli şüphe oluşturması tutuklama nedeni sayılabilir. Sadece adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı iki yılı aşmayan hapis cezası gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez (m.100/4).

Katalog Suçlarda Tutuklama (CMK 100/3)

CMK m.100/3’te sayılan suçlarda, suçun işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni varsayılabilir. Bu düzenleme tutuklamayı otomatik hâle getirmez; m.100/1’deki ölçülülük koşulu korunur. Katalogdaki suç ve fıkra sınırları dosyadaki isnatla karşılaştırılmalı; örneğin cinsel saldırı ve örgüt kurma için maddede yer alan istisnalar gözden kaçırılmamalıdır.

Tutuklama Kararına İtiraz (CMK 101/5, 267-271)

Tutuklama kararına itiraz süresi, kanunda ayrıca hüküm bulunmadıkça kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK 101/5 ve 268/1). Bu süre, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; önceki kararlar bakımından eski yedi günlük süre uygulanır (CMK geçici m.6/1-c). İtiraz, kararı veren mercie sunulur. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir (CMK 268/3-b). Ağır ceza mahkemesi kararlarında inceleme mercii CMK 268/3-c’deki daire sırası ve yer kurallarına göre belirlenir. Tutukluluğa itirazda dosyadaki somut nedenler ve varsa yeni deliller gösterilmelidir.

Tutukluluk Süreleri (CMK 102)

CMK m.102/1-2’ye göre ağır cezanın görevine girmeyen işlerde üst sınır bir yıl, zorunlu ve gerekçeli uzatma en fazla altı aydır. Ağır cezalık işlerde temel sınır iki yıldır; gerekçeli uzatma toplam üç yılı, maddede belirtilen devlet/Anayasal düzen suçları ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda beş yılı geçemez. Soruşturma evresi için ayrıca m.102/4 uygulanır: ağır cezalık olmayan işlerde altı ay, ağır cezalık işlerde bir yıl; sayılan özel suçlar ve toplu suçlarda bir yıl altı ay ve gerekçeli olarak en fazla altı aylık uzatma. Fiil tarihinde 15 yaşını doldurmamış çocuklarda süreler yarı, 18 yaşını doldurmamış diğer çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır (m.102/5).

Adli Kontrol (CMK 109-110)

CMK m.109, tutuklama nedenlerinin bulunduğu soruşturmada tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilmesini düzenler; kanunda tutuklama yasağı bulunan hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir. Yükümlülükler arasında yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli başvurmak, tedavi veya muayeneye tabi olmak, güvence yatırmak, silah bulundurmamak, konutu veya belirli yerleşim bölgesini terk etmemek ve belirlenen yerlere gitmemek bulunur. Hangi yükümlülüğün konulduğu karar metninden ayrı ayrı izlenmelidir.

Arama, El Koyma ve İletişimin Denetlenmesi (CMK 116-140)

Arama ve el koyma tedbirleri delil elde etme amacıyla uygulanan ve kişinin konut dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği gibi temel haklarına müdahale eden koruma tedbirleridir. Bu nedenle hâkim kararı kural, savcı veya kolluk kararı istisnadır.

Arama Kararı ve Gecikmesinde Sakınca Hâli (CMK 116-120)

Arama kararı kural olarak hâkim tarafından verilir (CMK 119/1). Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığında kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda hâkim kararı olmaksızın arama yapılamaz; gecikmesinde sakınca istisnası burada uygulanmaz (CMK 119/1 son cümle).

El Koyma ve İade (CMK 123-134)

Suç delili veya müsadereye tabi eşyanın muhafaza altına alınması için el koyma kararı verilir. Kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca varsa savcı veya kolluk amiri kararı gerekir, 24 saat içinde hâkim onayı aranır (CMK 127/3). Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma CMK 134 uyarınca özel usule tabidir: hâkim kararı, imaj alma, ayna kopya çıkarma, hash değeri ile mühürleme aşamaları zorunludur.

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması (CMK 135)

Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda hâkim kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir (CMK 135/1). Tedbir süresi en çok iki aydır, gerektiğinde bir ay daha uzatılabilir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda hâkim ek olarak her defasında bir ayı ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatma yapabilir. CMK 135/8’de sayılan katalog suçlar dışında tedbir uygulanamaz.

Teknik Araçla İzleme, Gizli Soruşturmacı, Muhabere Yasağı

Teknik araçlarla izleme (CMK 140), gizli soruşturmacı atanması (CMK 139) ve belirli katalog suçlar bakımından öngörülür. İstinabe, gizli soruşturmacı beyanının delil olarak değerlendirilmesi, delillerin çapraz ilişkisi, CMK 217 kapsamında mahkemenin vicdani kanaatine bırakılır; ancak hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz.

İddianame, İade ve Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı

Soruşturma sonucunda kamu davasını açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe varsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler (CMK 170). İddianame ile kovuşturma evresine geçilmesi için görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılı olarak düzenlenmesi zorunludur.

İddianamenin Unsurları (CMK 170/3)

İddianamede yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri; yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi; suçun delilleri; şüphelinin tutuklu olup olmadığı; mağdurun kimliği belirtilir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre iddianame; ilgili suçun kanuni tanımında yer alan olgular da dahil olmak üzere açık ve anlaşılır biçimde düzenlenir. Deliller ayrı ayrı gösterilir. Maddi olay ile iddianamede yer alan hukuki nitelendirmenin tutarlılığı savunmanın çerçevesini belirler.

İddianamenin İadesi (CMK 174)

Mahkeme, iddianame ve soruşturma dosyasını aldığı tarihten itibaren on beş gün içinde iddianamenin ve soruşturma evrakının; yetersiz, eksik veya hatalı olduğunu tespit ederse iddianameyi iade eder (CMK 174/1). İade sebepleri: (i) suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi, (ii) ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaştırma usulü uygulanmadan düzenlenmesi, (iii) soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmadan veya talep olmadan düzenlenmesi, (iv) iddianamenin CMK 170’te belirtilen unsurları taşımaması.

İddianamenin Kabulü ve Kovuşturmaya Geçiş (CMK 175)

İddianamenin kabulüyle kamu davası açılır ve kovuşturma evresi başlar (CMK 175/1). Mahkeme, iade sebebi görmediğinde iddianameyi kabul eder; bu kararla kovuşturma evresine geçilmiş sayılır. Kabul veya iade kararı kesindir; ancak iade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir (CMK 174/5).

Kovuşturma Evresi, Duruşma Yönetimi (CMK 175-232)

Kovuşturma; iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir (CMK 2/f). Duruşmanın hazırlığı, duruşma, delillerin tartışılması, esas hakkında mütalaa ve son savunma ile hükmün açıklanması aşamalarından oluşur.

Duruşmanın Hazırlığı (CMK 175-178)

Mahkeme iddianamenin kabulünden sonra duruşma günü tayin eder ve taraflara tebliğ eder. Sanığın sorguya çekilmesi için duruşmaya çağrılmasına ilişkin çağrı kâğıdı, duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmelidir (CMK 176). Tanıklar ve bilirkişiler çağrılır; sanığın göstereceği tanıkların çağrılması da mümkündür (CMK 178).

Duruşmanın Açılması, Yoklama ve Sorgu (CMK 191-195)

Duruşmaya başlama, sanığın ve müdafiin hazır bulunması, mağdur/katılanın katılması, iddianamenin okunması, sanığın susma hakkı ve açıklamada bulunma yetkisi, sanığa sorgu yapılması CMK 191-195’te düzenlenir. Sanık sorgusunda isnat açıkça anlatılır, susma hakkı hatırlatılır, önceki sabıka durumu sorulur.

Delillerin Ortaya Konulması, Doğrudan Soru (CMK 200-217)

Duruşmada tüm delillerin hazır bulunanlar önünde ortaya konulması ve tartışılması gerekir; duruşmanın sözlülük ve doğrudanlık ilkeleri geçerlidir. Tanık ve bilirkişi sorgusunda tarafların doğrudan soru yöneltme hakkı CMK 201’de düzenlenmiştir. Delillerin serbestliği ilkesi CMK 217’de ifade edilmiştir: hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.

Esas Hakkında Mütalaa ve Son Savunma (CMK 216)

Ortaya konulan delillerle ilgili tartışma bittikten sonra söz sırasıyla katılan/vekili, Cumhuriyet savcısı, sanık/müdafiine verilir. Son söz sanığındır (CMK 216/3). Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının alınmasıyla savunma tarafı nihai beyanını yapar ve mahkeme hükmü kurmak için müzakereye çekilir. Son söz hakkının kullandırılmaması, bozma sebebidir (CMK 289/1-h).

Hüküm Türleri, HAGB, Erteleme, Seçenek Yaptırımlar

Duruşmanın sonunda mahkeme hüküm kurar. Hüküm türleri CMK 223’te sayılmıştır: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi, davanın düşmesi.

Beraat ve Ceza Verilmesine Yer Olmadığı (CMK 223/2-3)

Beraat kararı; yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâllerinde verilir (CMK 223/2). Ceza verilmesine yer olmadığı kararı; yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâli, cebir ve tehdit etkisi nedeniyle kusurun bulunmaması, fiilde hukuka aykırılık bilinçli olarak oluşturulmayan yanılgı, meşru savunmada sınırın korku ve telaşla aşılması gibi hâllerde verilir (CMK 223/3).

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması — HAGB (CMK 231)

İki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinde, CMK m.231/5-6’daki koşullarla mahkeme HAGB kararı verebilir: önceki kasıtlı suç mahkûmiyetinin bulunmaması, yeniden suç işlenmeyeceği kanaati ve zararın tamamen giderilmesi. Zararı hemen gideremeyen sanık için m.231/9’daki aylık taksit olanağı; çocuklarda az zarar bakımından 5395 m.23/3’teki takdir yetkisi ayrıca değerlendirilir. Denetim süresi yetişkinlerde beş yıl, çocuklarda üç yıldır. HAGB, müsadere hükümleri hariç, kurulan hükmün sanık hakkında hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder; m.231/14’teki kapsam dışı suçlar saklıdır.

HAGB’de 7589 Sayılı Kanun: Kabul ve Yürürlük Tarihi

7589 sayılı Kanunun kabul tarihi 16 Temmuz 2026, Resmî Gazete’de yayımlanma tarihi 31 Temmuz 2026’dır. CMK m.231/5-14’ü değiştiren m.15, Kanunun m.26’daki “diğer maddeler” hükmü uyarınca yayım tarihinde yürürlüğe girer. Bu iki tarih birbirine karıştırılmamalıdır. Somut HAGB kararının tarihi ve CMK geçici m.6’daki geçiş hükümleri de kanun yolu ile sanığın kabulü bakımından ayrıca dikkate alınmalıdır.

  • Karar tarihi ve sanığın kabulü. CMK m.231/6, kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyetin bulunmaması, yeniden suç işlenmeyeceği kanaati ve zararın giderilmesi koşullarını sayar. Ancak 1 Haziran 2024’ten önce verilen HAGB kararlarında sanığın kabulü şartının uygulanmasına devam edilir (CMK geçici m.6/2-d). Bu nedenle eski ve yeni kararlar aynı kuralla değerlendirilmez.
  • Zararın taksitle giderilmesi. CMK m.231/9, zararı hemen gideremeyen sanık için denetim süresince aylık taksitlerle tamamen ödeme koşuluyla HAGB kararı verilebilmesine olanak tanır. Çocuklarda zararın az olması hâlinde giderme şartının aranmayabileceği ayrıca düzenlenmiştir (5395 m.23/3).
  • HAGB kararının kanun yolu. CMK m.231/12 uyarınca, m.272/3 saklı kalmak üzere istinaf yolu açıktır; BAM’ın kararlarında m.286 uygulanır. HAGB’yi ilk derece mahkemesi sıfatıyla BAM veya Yargıtay vermişse, yine m.272/3 saklı kalmak üzere temyize gidilebilir. İnceleme usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır. 1 Haziran 2024’ten önceki HAGB kararlarında ise geçici m.6/2-b uyarınca eski itiraz yolu sürer. Hükmün açıklanması veya yeniden kurulmasındaki m.231/11 itirazı, başlangıçtaki HAGB kararına karşı başvurudan ayrıdır.
  • Denetim ihlalinin sonuçları. CMK m.231/11’e göre kasten yeni suç veya yükümlülüklere aykırılık hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine, koşulları varsa hapsin ertelenmesine veya seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilip yeni mahkûmiyet hükmü kurulabilir; bu sonuç kendiliğinden doğmaz. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir ve inceleme bu fıkradaki koşullarla sınırlıdır. 1 Haziran 2024’ten önceki HAGB kararları bakımından geçici m.6/2-c’deki kanun yolu geçiş hükmü saklıdır.
  • Denetim süresi ve tekrar yasağı. m.231/8 uyarınca sanık beş yıl denetim süresine tâbidir; bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. Mahkeme bir yılı aşmamak üzere eğitim programına devam, gözetim altında ücretli çalıştırılma veya belli yerlere gitme yasağı gibi denetimli serbestlik yükümlülükleri belirleyebilir.
  • Erteleme ve seçenek yaptırım yasağı. m.231/7 uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez, kısa süreliyse seçenek yaptırımlara çevrilemez.
  • Kapsam dışı suçlar. m.231/14 uyarınca HAGB, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar hakkında uygulanmaz.
  • HAGB kaydı. CMK m.231/13’e göre karar, bu kararlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Kayıt yalnız bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim ya da mahkeme tarafından istenebilir ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Bu özel kayıt düzenlemesi, “karar hiçbir yerde kaydedilmez” şeklinde yorumlanmamalıdır.

Çocuklarda HAGB ve Yönlendirme Tedbirleri (5395 m.23 ve m.5/A)

Çocuklar için HAGB denetim süresi üç yıldır (5395 m.23/1). Aynı maddenin konsolide metnindeki ikinci ve üçüncü fıkralar, 7593 sayılı Kanunun 12. maddesine ait değişiklik notuyla yer alır: yönlendirme tedbirlerinin uygulanması ve az zarar hâlinde giderme şartının aranmayabilmesi düzenlenir. Bu değişiklik notu, tek başına 7593 sayılı Kanunun Resmî Gazete yayım veya yürürlük tarihinin kanıtı olarak kullanılmamalıdır.

  • Az zarar hâlinde giderme şartı. 5395 m.23/3’e göre mağdurun veya kamunun zararının az olması hâlinde adli süreçteki çocuk için HAGB kararı verilebilmesinde zararı giderme şartı aranmayabilir. Bu bir takdir yetkisidir; her çocuk dosyasında şartın kendiliğinden kalktığı anlamına gelmez.
  • Yönlendirme tedbirleri denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanır (m.23/2): Çocuk hakkında HAGB kararı verilirse, ÇKK m.5/A’daki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak da uygulanır.

5395 m.5/A’daki yönlendirme tedbirleri, m.5’teki koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. Konsolide m.5/A’da 7593 sayılı Kanunun 9. maddesine ait ekleme notu bulunur. Maddede şu beş tedbir düzenlenir:

  • Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesislerinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimlerce yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev alma.
  • Dijital risklerden korunma tedbiri: Çocuğun telefonu, hattı veya bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazlarının bildirilerek 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığınca takip yazılımlarıyla denetime açılması ve riskli tanımlı dijital mecra, uygulama ve platformlara erişimin engellenmesi.
  • Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde 20 saatten 300 saate kadar görev alma veya yetkililerce belirlenen eserleri okuma.
  • Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede 20 saatten 300 saate kadar çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılma.
  • Bağımlılık tedbiri: Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıklar bakımından Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından belirlenecek tedavi ve rehabilitasyon programlarını tamamlama.

5395 m.5/A/4, uygulama usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesini öngörür. Çocuk hakkında HAGB verilirse m.23/2 uyarınca uygun görülen yönlendirme tedbirlerinden biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak da uygulanır. Hangi tedbirin uygun olduğu çocuğun koşulları ve kararın kapsamıyla birlikte değerlendirilmelidir; tedbir önermek tek başına HAGB sonucunu garanti etmez.

Cezanın Ertelenmesi (TCK 51)

İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Şartlar: daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemece kanaate varılması. Ertelemede denetim süresi 1-3 yıldır; denetim süresinde yeni suç işlenirse erteleme kalkar ve cezanın infazına başlanır.

Seçenek Yaptırımlar (TCK 50)

Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre (i) adli para cezasına, (ii) mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, (iii) en az iki yıl süreyle bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, (iv) mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, (v) sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, (vi) kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebilir (TCK 50/1).

Uzlaştırma ve Önödeme (CMK 253-255, TCK 75)

Uzlaştırma; belirli suçlarda fail ile mağdurun, uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak yargılamayı sona erdirdiği bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. 2016 yılında getirilen 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kurumu yeniden yapılandırılmış ve zorunlu uygulama alanı genişletilmiştir.

Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlar (CMK 253)

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar ile şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın CMK 253’te sayılan suçlar (kasten yaralama TCK 86 temel hâli, taksirle yaralama TCK 89, tehdit TCK 106/1 birinci cümle, konut dokunulmazlığının ihlali TCK 116, hırsızlık TCK 141, mala zarar verme TCK 151, hakaret TCK 125 temel hâli, dolandırıcılık TCK 157 temel hâli, güveni kötüye kullanma TCK 155 temel hâli) uzlaştırma kapsamındadır.

Uzlaştırma Süreci ve Etkisi

Cumhuriyet savcısı veya mahkeme, uzlaştırma kapsamındaki bir suç için soruşturma ya da kovuşturma sırasında tarafların uzlaştırılması amacıyla dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırmacı tarafları ayrı ayrı veya birlikte dinler, maddi durumu inceler, müzakere eder. Uzlaşma sağlandığında taraflar arasında imzalanan protokol savcılığa sunulur; onaylandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (soruşturma aşamasında) veya davanın düşmesine hükmolunur (kovuşturma aşamasında). Uzlaşma, mağdurun zararının giderilmesi fiili ile birlikte verimlilik kazanır.

Önödeme (TCK 75)

Uzlaştırma kapsamına girmeyen ve yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar bakımından önödeme uygulanır (TCK 75). Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı şüpheliye belirlenen miktarda parayı otuz gün içinde ödemesi ihtarında bulunur; ödeme yapılırsa kamu davası açılmaz. Önödeme kurumu, CMK 253 kapsamındaki uzlaştırma ile aynı amaca hizmet etmekle birlikte sürecin doğası ve kapsamı farklıdır.

Etkin Pişmanlık ve Cezada İndirim

Etkin pişmanlık; failin, suçu işledikten sonra fiilin sonuçlarının oluşmasını veya doğacak zararın genişlemesini önleme çabasına ceza hukuku tarafından verilen ödül mahiyetindedir. Çeşitli özel suç tiplerinde farklı oranlarda indirim öngörülmüştür.

Genel Çerçeve ve Uygulama Mantığı (TCK 168)

Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce failin, azmettireni veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK 168/1). Etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilirse, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir (TCK 168/2). Kısmen iade veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır.

Örgütlü Suçlar ve Uyuşturucuda Etkin Pişmanlık (TCK 221, 192)

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK 221/1). Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK 192/1).

Vergi Suçlarında Pişmanlık (VUK 371)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu 371. maddesinin çerçevesinde vergi kaçakçılığı kapsamına giren eylemlerde mükellefin pişmanlık dilekçesi vermesi ve vergi ziyaı tutarını pişmanlık zammıyla birlikte ödemesi halinde cezai sorumluluk doğmaz. Bu hüküm vergi ceza hukuku açısından özel bir etkin pişmanlık örneğidir.

İstinaf, Temyiz ve Olağanüstü Kanun Yolları

Kanun yolunun açık olup olmadığı kararın türüne göre belirlenir: istinafta CMK m.272, temyizde m.286’daki sınırlar dikkate alınır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (m.308), kanun yararına bozma (m.309) ve hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi (m.311) ayrı koşullara sahip başvuru yollarıdır.

İstinaf Başvurusu (CMK 272-285)

CMK m.272, ilk derece hükümlerine karşı istinafı ve üçüncü fıkrada başvurulamayan kararları düzenler; adli para cezası, belirli beraat hükümleri ve kanunen kesin hükümler bakımından istisnalar vardır. İstinaf istemi m.273/1 uyarınca gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilecek beyanda bulunularak yapılır. Bu süre ve başlangıç kuralı, geçici m.6/1-c gereği 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için uygulanır; önceki kararlarda eski hükümler sürer.

Temyiz Başvurusu ve Yargıtay (CMK 286-307)

CMK m.286/1’e göre BAM ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümleri temyiz edilebilir; ikinci fıkrada temyiz edilemeyen kararlar, üçüncü fıkrada ise suç türüne göre istisnalar düzenlenir. Beş yıl veya daha az hapis bakımından esastan ret ve cezayı artırmayan kararlarla ilgili sınırlar, her BAM hükmünün temyize kapalı olduğu anlamına gelmez. Temyiz istemi m.291/1 uyarınca gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçeyle veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilecek beyanla yapılır. Geçici m.6/1-c’deki 1 Haziran 2024 karar tarihi ayrımı saklıdır.

Olağanüstü Kanun Yolları (CMK 308-323)

CMK m.308’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, yargı yeri belirleme ve görevsizlik kararları dışındaki ceza dairesi kararlarına karşı dosyanın kendisine tesliminden itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itirazı düzenlenir; sanık lehine itirazda süre aranmaz. Kanun yararına bozma, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar ya da hükümde hukuka aykırılık için m.309’daki usule tabidir. Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi ise m.311’de sayılan nedenlere dayanır; yeni olay veya delilin beraat ya da daha hafif cezayı gerektirebilecek nitelikte olması bunlardan biridir. 7589 geçici m.1/8, yeni m.308/1 hükmünü yürürlükten sonra teslim edilen dosyalara bağlar; daha önce teslim edilenlerde önceki hüküm uygulanır.

AYM Bireysel Başvuru ve AİHM Yolu

6216 sayılı Kanun m.45’e göre, Anayasada güvence altındaki ve AİHS ile Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamındaki bir temel hak veya özgürlüğün kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye başvurulabilir. İhlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal için öngörülen idari ve yargısal başvuru yolları önce tüketilmelidir. Yasama ve düzenleyici idari işlemlere doğrudan başvuru ile m.45/3’teki diğer kapsam dışı işlemler bu yolun dışındadır.

AYM Bireysel Başvuru Süreci

Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır (6216 m.47/5). Haklı mazeret varsa, kalkmasından itibaren 15 gün içinde delilleriyle başvuru yapılabilir; mazeretin geçerliliği Mahkemece değerlendirilir. İhlal mahkeme kararından kaynaklanıyorsa m.50/2 uyarınca dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılamada hukukî yarar yoksa tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Başvuru bilgileri: anayasa.gov.tr.

AİHM Başvurusu

AYM bireysel başvurusunun sonuçsuz kalması halinde, AİHS’te korunan bir hakkın ihlal edildiği iddiasıyla iç hukuk yolları tükendikten itibaren 4 ay içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapılabilir (AİHS 35; 2022 tarihli 15 No.lu Protokol ile süre 6 aydan 4 aya indirilmiştir). Başvuru formu AİHM resmi adresine (hudoc.echr.coe.int) elektronik veya fiziki olarak iletilir; kabul edilebilirlik filtresi sonrası esas incelemesi yapılır.

Suç Tipleri — Hayata, Vücut Bütünlüğüne, Hürriyete

5237 sayılı TCK’nın ikinci kitabı özel hükümlerden oluşur ve suç tiplerini korunan hukuki yarar bakımından tasnif eder. Kişilere karşı suçlar başlığı altında hayata, vücut bütünlüğüne, hürriyete, şeref ve haysiyete karşı suçlar yer alır.

Kasten Öldürme (TCK 81-82)

Bir insanı kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 81/1). TCK 82’de sayılan nitelikli hâllerde (tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek, yangın-su baskını-trafik kazası gibi genel bir tehlikenin karşılanmasını güçleştiren hallerde, gebe olduğu bilinen kadına karşı, üstsoy ya da altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı, çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kan gütme saikiyle, töre saikiyle) ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülür. Tahrik altında öldürme (TCK 29) ve meşru savunmada sınırın aşılması (TCK 27/2) savunmanın başlıca cephelerini oluşturur.

Kasten Yaralama (TCK 86-88)

Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 86/1). Yaralamanın etkisi ile kişinin sürekli hastalık, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmasında sürekli zorluk, yüzünde sabit iz, yaşamını tehlikeye sokacak durum, gebe bir kadına karşı işlenip çocuğun vaktinden önce doğması, sürekli iş göremezlik, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi, konuşma yeteneğinin kaybolması, çocuğun düşmesi, yüzünün sürekli değişikliğe uğraması gibi nitelikli sonuçları varsa ceza TCK 87’de öngörülen oranlarda ağırlaştırılır. Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelirse TCK 87/4 uyarınca 86/1 hâllerinde 10-14 yıl, 86/3 hâllerinde 14-18 yıl hapis cezası verilir (kasten yaralama neticesinde ölüm).

Taksirle Öldürme ve Yaralama (TCK 85, 89)

Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 85/1). Bilinçli taksirde artırım TCK 22/3’e göre taksirli suça ilişkin cezanın üçte birinden yarısına kadardır; TCK 22/6’nın failin kişisel ve ailevi mağduriyetine ilişkin özel koşulları gerçekleşirse bilinçli taksirde ayrıca indirim yapılabilir. Trafik kazaları, iş kazaları, hekim hatası (malpraktis) dosyalarında en sık uygulanan hüküm TCK 85-89’dur.

Tehdit, Şantaj, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 106-109)

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 106/1 ilk cümle). Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte 6 aya kadar hapis veya adli para cezası verilir (TCK 106/1 ikinci cümle). Şantaj TCK 107’de; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK 109’da düzenlenmiştir.

Suç Tipleri — Malvarlığı, Ekonomi, Bilişim

Malvarlığına karşı suçlar TCK 141-169 arasında yer alır. Günümüzde en sık karşılaşılan dosya tipleri hırsızlık (TCK 141-142), yağma (TCK 148-150), dolandırıcılık (TCK 157-159) ve güveni kötüye kullanma (TCK 155) başlıkları altında yoğunlaşır.

Hırsızlık ve Nitelikli Hırsızlık (TCK 141-142)

Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK 141). Nitelikli hâller TCK 142’de sayılmıştır: konutta, kamu veya özel sektöre ait büro, işyeri, atölye gibi yerlerde; kilit açılmak, duvar, çit, kapı, bariyer kırılmak suretiyle; bir afetin veya genel bir felaketin sebep olduğu kargaşalıktan yararlanarak; suçun konusu hayvan ise; motorlu araçların üzerinde bulunan eşyaya ilişkin işlenmişse artırımlı ceza uygulanır.

Yağma / Gasp (TCK 148-150)

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 148/1). Yağmanın silahla, birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi halinde ceza TCK 149’da öngörülen oranlarda artırılır.

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 157-158)

Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir (TCK 157). Nitelikli hâller TCK 158’de; dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, ticari faaliyette bulunmak üzere tescil edilmiş işletmenin tüzel kişiliği temsilen işlenmesi, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden doğan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi gibi alt bentler düzenlenmiştir. TCK 158/1-f özellikle kripto para dolandırıcılığı, phishing, oltalama ve sahte EFT senaryolarında işletilir.

Bilişim Sistemine Girme, Verileri Engelleme, Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK 243-245)

Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir (TCK 243/1). Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse altı aydan iki yıla kadar hapis cezası; bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan, sisteme hukuka aykırı olarak veri yerleştiren, veri engelleyen veya değiştiren kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası (TCK 244). Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması TCK 245’te üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adli para cezasını gerektirir; sahte üretim, kopyalama, nakliye ve tedavüle sokma gibi seçimlik hareketler ayrıntılandırılmıştır.

Cinsel Suçlar, Hakaret, Tehdit, Şantaj

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar TCK 102-105’te, şerefe karşı suçlar 125-131’de düzenlenir. Bu suç tipleri hem mağdur hem sanık bakımından özellikle hassas usul güvenceleri içerir.

Cinsel Saldırı (TCK 102)

Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 102/1). Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur (TCK 102/2). Suçun eş veya birlikte yaşayanı hedef alması hâlinde soruşturma şikâyete bağlıdır.

Çocuğun Cinsel İstismarı (TCK 103)

Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 103/1). Suçun; vücut içine organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Fail, mağdur ile yakın akrabalık ilişkisi, vesayet, eğitim ilişkisi içindeyse cezanın yarı oranında artırılması öngörülür.

Hakaret (TCK 125)

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 125/1). Hakaretin; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensubu olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, kişinin mensubu bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz (TCK 125/3). Alenen işlenirse ceza altıda bir oranında artırılır.

Sosyal Medya ve Dijital Hakaret Tartışmaları

Dijital ortamda yapılan yorumlar, tweetler, WhatsApp mesajları, Instagram story ve DM’ler TCK 125 kapsamında değerlendirilebilir. Alenilik yönüyle sosyal medya paylaşımı genellikle alenen sayılır. Mağdur; içeriğin noter tespiti, ekran görüntüsü, URL’nin kazınmış olması (web archive) ve sunucu IP kayıtlarıyla ispat yükünü yerine getirir. Takipsizlik veya beraat kararı; ifade özgürlüğünün kapsamı (AY 26), eleştiri sınırları ve kamu yararı kriterleriyle belirlenir.

İnfaz Hukuku: 5275 CGTİK, Denetimli Serbestlik, Koşullu Salıverme

5275 sayılı Kanunun m.107’si koşullu salıverilmeyi, m.105/A’sı cezanın denetimli serbestlik tedbiriyle infazını düzenler. Bu iki usulün koşulları ve karar mercileri ayrı ayrı değerlendirilmelidir; yalnız kalan ceza süresinden hareketle otomatik tahliye sonucu çıkarılamaz.

Açık Ceza İnfaz Kurumları (5275 m.14)

5275 m.14, açık ceza infaz kurumlarını düzenler. Maddede doğrudan açık kurumda yerine getirilecek cezalar ile kapalı kurumdan açığa ayrılma farklı esaslara bağlanmıştır. Kapalıdan açığa ayrılmaya m.89 uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir; m.14/4’te sayılan hükümlüler için idare ve gözlem kurulu kararı infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır. Suç ve ceza türüne göre ayrılma ve kurumda geçirilecek sürelerin usulü m.14/6 uyarınca yönetmelikte gösterilir.

Koşullu Salıverme (CGTİK 107)

5275 m.107/1-2’de iyi hâl koşuluyla genel olarak süreli hapsin yarısı, müebbetin 24 yılı ve ağırlaştırılmış müebbetin 30 yılı esas alınır. Maddede sayılan suçlar ile birden fazla mahkûmiyet için farklı oran ve süreler bulunduğundan bu genel rakamlar her dosyaya uygulanamaz. Örgüt suçlarına ilişkin m.107/4 ve çocuklara ilişkin istisnalar ayrıca dikkate alınır. Konsolide m.107/5’teki 7593 sayılı Kanun değişiklik notuna bağlı düzenleme, 15 yaşından önce kurumda geçen bir günün iki gün sayılmasını belirli suçlar hariç öngörür; bu hüküm tüm çocuk mahkûmiyetlerine koşulsuz uygulanmaz.

Denetimli Serbestlik Tedbiri (CGTİK 105/A)

5275 m.105/A/1 uyarınca açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi hâlli hükümlünün talebi ve kurum değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi denetimli serbestlikle infaza karar verebilir. Genel hüküm ayrıca, beş günden az olmamak üzere kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmesini arar. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki özel hâller ile dördüncü fıkradaki adli para cezasından çevrilen hapis istisnası ayrıca değerlendirilir. Kamuya yararlı iş, konut veya bölgede denetim, belirlenen yerlere gitmeme ve programlara katılma yükümlülüklerinden biri veya birkaçı belirlenebilir (m.105/A/5). Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi gibi m.105/A/6’daki hâllerde, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi açık kuruma gönderme kararı verir; her aykırılık kendiliğinden kuruma dönüş değildir.

İnfaz Hâkimliği ve Şikayet Yolu (4675 sayılı Kanun)

4675 m.5’e göre ilgili infaz karar, işlem veya faaliyetine karşı öğrenmeden itibaren 15 gün ve her hâlde yapıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir. Dilekçe doğrudan veya savcılık/kurum müdürlüğü aracılığıyla verilebilir; sözlü şikâyet tutanağa bağlanır. Başvuru işlemi kendiliğinden durdurmaz. İnfaz hâkimi kararına karşı şikâyetçi veya ilgili savcı, tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir (m.6).

Uyuşturucu, Silah, Kaçakçılık ve Mali Suçlar

Ülkemizde ceza yargılamasının ağır yükünü oluşturan bir diğer grup, uyuşturucu madde suçları, 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu kapsamındaki suçlar, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamındaki gümrük vergileri ve akaryakıt suçları, ayrıca 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun (MASAK) mevzuatıyla ilişkili mali suçlardır.

Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti (TCK 188)

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2000 günden 20.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 188/1). Maddeleri ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 1000 günden 20.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun; eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri gibi maddeler üzerinde işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır (TCK 188/4). Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde bir kat artırılır.

Uyuşturucu Madde Kullanma (TCK 191) ve Denetimli Serbestlik

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 191/1). Ancak bu suç bakımından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu özel olarak düzenlenmiştir (TCK 191/2): Cumhuriyet savcısı, 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre içinde tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirlerine uyum gösterilmezse kamu davası açılır. Erteleme süresi içinde yeniden uyuşturucu kullanan veya yükümlülüklere aykırı davranan kişi hakkında TCK 191/4 gereği kamu davası açılır.

Ateşli Silahlar (6136) ve Bıçak-Saldırı Aletleri Suçları

Ruhsatsız ateşli silah satın alma, taşıma, bulundurma fiilleri 6136 sayılı Kanun m.13 uyarınca cezai yaptırıma bağlanmıştır. Ayrıca TCK 174; tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulmasını veya el değiştirmesini suç olarak düzenler. Silah arama, el koyma ve balistik inceleme CMK 116-134 ile 5271 çerçevesinde yürütülür; balistik rapor, fişek envanteri ve atış izleri maddi delil niteliğindedir. Savunma açısından; silahın fiziksel kontrolü, ruhsat kontrol kaydı, olay yerinde bulunma şekli ve parmak izi analizinin karşılaştırılması müdafaa eksenlerini oluşturur.

Kaçakçılık Suçları (5607 sayılı Kanun)

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu; gümrük vergisi kaçakçılığı, akaryakıt kaçakçılığı, sigara ve alkollü ürün kaçakçılığı, uyuşturucu ürünlerin gümrük vergilerini ödemeden ülkeye sokulması gibi fiilleri düzenler. Akaryakıt kaçakçılığında özel ceza indirimi getirilmiş “etkin pişmanlık” halleri vardır (5607 m.5). Uluslararası taşımacılıkta CMR belgeleri, gümrük beyannameleri, banka transfer kayıtları delil olarak incelenir. Vergi ziyaına yol açan kaçakçılık fiilleri VUK 359 ile de ilişkili olabilir ve fikri içtima (TCK 44) uygulamasına konu olur.

Suç Gelirlerinin Aklanması ve MASAK (TCK 282, 5549 sayılı Kanun)

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 282/1). MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) Başkanlığı’nın şüpheli işlem bildirimi, bankaların KYC kayıtları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının uyum raporları delil olarak incelenir. 7262 sayılı Kanun (2021) ile kripto varlıklar yükümlü listesine alınmış; TL/kripto dönüşümlerinin MASAK bildirimine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Devlet Güvenliği, Anayasal Düzen ve Terör Suçları

TCK 302-343 devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı suçları düzenler; bunlar arasında devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak (TCK 302), anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs (TCK 309), cumhurbaşkanına suikast ve cebir (TCK 310), yasama organına karşı suç (TCK 311), hükümete karşı suç (TCK 312), silahlı örgüt (TCK 314) sayılabilir. Ayrıca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ayrı bir özel kanun olarak uygulanır.

Terör Örgütü Üyeliği (TCK 314, 3713 sayılı Kanun)

Silahlı örgüt kurmak veya yönetmek on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile; örgüte üye olmak beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 314/1-2). 3713 sayılı Kanun’da terör suçları özel olarak düzenlenmiş ve cezalar belirli oranlarda artırılmıştır. Örgüt üyeliği bakımından süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk kriterleri Yargıtay uygulamasında belirleyicidir; salt bir eylemin örgüt üyeliği sayılması mümkün değildir. Müdafaa; sanığın örgütsel faaliyetinin kapsamı, hiyerarşik bağlılık, emir-komuta ilişkisi, sürekli eylem birlikteliği, bütçe-para akışı gibi somut olgular üzerinden ele alınır.

Terör ve Örgüt Suçlarında Görevli Mahkeme ve İstanbul Pratiği

TCK 302, 309-315 kapsamındaki suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamındaki terör suçları, örgütlü suçlar (TCK 220), anayasal düzeni bozmaya yönelik suçlar ağır ceza mahkemelerinde görülür. İstanbul’da bu mahkemeler Çağlayan Adliyesi ve Silivri Cezaevi yerleşkesinde bulunur. Dosya kapsamının büyüklüğü, delil miktarının yoğunluğu, gizli tanık beyanları ve uzun süreli tutukluluk riski bu davaların karakteristik özelliğidir. Müdafaa tekniği bakımından dosya kapsamındaki her belgeye tam hâkimiyet, çapraz sorgu hazırlığı ve yardımcı delil analizi zorunludur.

Gizli Tanık, Koruma ve Özel Usul Kuralları

5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu; terör, örgütlü suç, ağır kaçakçılık gibi belirli suçlar kapsamında tanığın kimliğinin gizlenmesi, yerleşim yerinin değiştirilmesi, fiziksel koruma altına alınması gibi tedbirleri düzenler. Gizli tanık beyanı tek başına mahkumiyete esas alınamaz; başka delillerle teyit gerektirir. Müdafaa; gizli tanık beyanının delillerle çelişen kısımlarını, güvenilirlik ölçütlerini, tanığın menfaat durumunu ortaya koyarak CMK 217 kapsamındaki serbest takdir yetkisinin mahkumiyet yönünde kullanılmasını sorgulayabilir.

Çocuk Ceza Yargılaması ve Özel Usul Kuralları

Suça sürüklenen veya suçtan zarar gören çocuklar bakımından özel bir yargılama düzeni bulunur. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 5237 sayılı TCK’nın çocuklara ilişkin hükümleri birlikte uygulanır.

Suça Sürüklenen Çocuk Tanımı ve Yaş Grupları

5395 m.3’e göre çocuk, daha erken ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişidir; adli süreçteki çocuk, suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla soruşturma/kovuşturma yapılan veya bu fiilden güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur. Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuk hakkında ceza kovuşturması yapılamaz; ceza sorumluluğu bulunmasa da çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK 31/1). 12-15 yaş grubunda sosyal inceleme raporu, fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkemece takdirinde dikkate alınır (5395 m.35); TCK 31/2 bakımından indirimli ceza için hem fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama hem de bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunması gerekir. Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış kişilerde TCK 31/3’e göre ağırlaştırılmış müebbet yerine 19–27 yıl, müebbet yerine 15–18 yıl hapis cezası verilir; diğer cezaların üçte biri indirilir; bu indirim uygulandığında her fiil için verilecek hapis cezası 15 yılı aşamaz. TCK 31/4’te ise kasten öldürme (81 ve 82) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87/2 ve 87/4) için istisna düzenlenmiştir: kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş şekli veya önceki kasıtlı suçtan hapis mahkûmiyetinden biri ya da birkaçı dikkate alınarak 15–18 yaş grubunda üçüncü fıkra uygulanmayabilir; ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubunda ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra uygulanabilir.

Çocuk Hakimi, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi ve Usul

5395 m.25, çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemelerinin kuruluşunu düzenler. Müdafii bulunmayan çocuk için istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2). Sosyal inceleme, çocuğun bireysel özelliklerini ve çevresini ortaya koyar; algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkemece takdirinde dikkate alınır. 15 yaşını doldurmamış çocuk için inceleme zorunludur; 15 yaşını doldurmuş çocukta yaptırılmaması hâlinde gerekçesi iddianame veya kararda gösterilir (5395 m.35). Koruyucu ve destekleyici tedbirler m.5; yönlendirme tedbirleri m.5/A kapsamında ayrı ayrı değerlendirilir.

Çocuk Adalet Sisteminde Haklar

Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi (Birleşmiş Milletler, 1989, Türkiye’nin 1990’da onayladığı) ve Avrupa Konseyi Çocuk Hakları Sözleşmesi; çocuğun yüksek yararı ilkesini güvence altına alır. Ayrılık kararı verilirken çocuğun ifadesinin özgür iradeye dayanması, ailesi ile temasın sürdürülmesi, eğitimine devam etmesi, bedensel-ruhsal gelişimi gözetilir. Müdafinin çocukla özel görüşme hakkı, sosyal inceleme raporu hazırlığı, psikososyal değerlendirme süreci ayrıntılı şekilde yönetilmelidir.

Ceza Muhakemesinin Anayasal İlkeleri

Ceza muhakemesi yalnız teknik hükümlerden ibaret değildir; uygulamanın arka planında Anayasa’nın ve AİHS’in yargılamaya ilişkin temel ilkeleri yer alır. Bu ilkeler yargı pratiğinin pusulasıdır.

Masumiyet Karinesi (AY 38/4, AİHS 6/2)

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Bu ilkenin iki doğurgusu vardır: kanıt yükü iddia makamında olmakla birlikte, şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo). Mahkeme dosyada ispata yeterli delil bulunmadığında beraat kararı vermek zorundadır. Kamuoyu, medya, resmi makamlar ve bizzat mahkeme; kesinleşmiş hüküm olmadıkça bir kişiyi suçlu sayamaz, suçlu gibi muamele edemez.

Adil Yargılanma Hakkı (AY 36, AİHS 6)

Adil yargılanmanın unsurları: bağımsız ve tarafsız mahkeme, makul süre, aleni yargılama, sanığın müdafiden yararlanma hakkı, adli yardım, delil sunma ve dinletme hakkı, tanıklara soru sorma yetkisi, tercüman yardımından yararlanma, duyurum mesafesinden önce hazırlık süresi. AİHM bu unsurları somut olay bazında değerlendirir; ihlal tespit ettiğinde devlet hak ihlali kapsamında tazminata mahkûm edilir.

Kanunilik, Ceza Kanunlarının Geriye Yürümezliği (AY 38/1, TCK 2, 7)

Suç ve cezaların kanuniliği, cezaların geriye yürümezliği, sanık lehine olan sonraki kanunun uygulanabilirliği (lex mitior) çerçevesinde cezada denklik ilkesi uygulanır. Kanunun suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez; kanunda sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan hükümler, cezanın infazı aşamasında dahi uygulanır (TCK 7/2). Ceza kanunlarının yorumunda kıyas yasağı mutlaktır.

Çifte Yargılama Yasağı ve Non Bis in Idem (AİHS Ek 7. Protokol m.4)

Aynı fiilden dolayı bir kişinin aynı suçtan iki kez yargılanamayacağı kuralı, hukuk devletinin temel kazanımlarındandır. AİHS Ek 7. Protokol m.4 ve iç hukukta CMK 223/7 (res judicata etkisi) bu ilkeyi koruma altına alır. Ancak idari ceza ile ceza yargılamasının ayrı süreçler olması durumu çifte yargılama oluşturmaz; sürecin farklı hukuki nitelikleri bulunması şarttır.

Mağdur ve Katılan Vekilliği

Ceza yargılamasının tarafı yalnızca şüpheli-sanık değildir; suçtan zarar gören mağdur ve kovuşturmaya katılan da usul süresince aktif bir süjedir. CMK 233-240 mağdur hakları ile davaya katılma müessesesini düzenler.

Mağdurun Hakları (CMK 233-236)

Mağdur, soruşturma evresinden itibaren delillerin toplanmasını ve dosyanın tevsiini talep etme, kendisi adına bir vekil atanmasını isteme, beyanının avukat huzurunda alınması, kendisine tebligat yapılması, soruşturma aşaması sonunda savcılığın kararına karşı yasa yollarına başvurma haklarına sahiptir. Çocuklara, mağdurlara veya suçtan zarar görenlere kendilerine göre bir vekil edinebilmeleri imkânı verilmediğinde, talepleri halinde baro tarafından kendilerine bir vekil tayin edilir (CMK 234/1-a-5).

Davaya Katılma (CMK 237-243)

Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler (CMK 237/1). Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Katılma kararı ile katılan sıfatı kazanılır; katılan, delil sunma, tanık göstererek dinletme, müşterek duruşmada soru sorma, sanığın sorgusunda bulunma, kanun yoluna başvurma hakkını CMK m.260 çerçevesinde, istinafta m.272 ve temyizde m.286’daki karar türü ve istisnalar gözetilerek kullanabilir.

Mağdur Vekili Olarak Hukuki Notlar

ALYAR LAW & CONSULTANCY; aile içi şiddet, cinsel suç, dolandırıcılık, kripto mağduriyeti, trafik kazası gibi dosyalarda mağdur ve katılan vekilliği hizmetini yürütür. Beyan alma aşamasında avukatın hazır bulunması, koruma tedbiri taleplerinin hazırlanması, delillerin doğru sunumu ve hukuki nitelendirme konularında mağdurun yanında durmak temel görevdir. Kadına yönelik şiddet dosyalarında 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı, uzaklaştırma, elektronik izleme talepleri de bu hizmetin bir parçasıdır.

Ceza Yargılamasında Delil Hukuku ve İspat Standartları

Ceza yargılamasında hâkim, hükmünü ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır ve bu delilleri vicdani kanaatine göre serbestçe takdir eder (CMK 217/1). Ancak bu serbesti; hukuka aykırı delil yasağı, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi ve delillerin maddi gerçekle uyum göstermesi süzgecinden geçmek zorundadır.

Delil Serbestliği ve Hukuka Aykırı Delil Yasağı

Her türlü delil; beyan, belge, görgü, keşif, bilirkişi raporu, ses ve görüntü kayıtları serbestçe değerlendirmeye konu olabilir. Ancak hukuka aykırı yöntemlerle (işkence, baskı, aldatma, hukuka aykırı arama, iletişim denetiminde katalog dışı suç) elde edilmiş delil hükme esas alınamaz (CMK 148/3, 206/2-a, 217/2, 289/1-i). Bu yasağın pratik yansıması, savunmanın “delilin nasıl elde edildiği” üzerinde durmasını gerektirir; zincirleme olarak elde edilmiş diğer deliller de “zehirli ağacın meyvesi” doktrinine göre kullanılamaz hale gelebilir.

Bilirkişi İncelemesi ve Özel Bilirkişi Raporu (CMK 62-73, 178)

Özel ve teknik bilgi gerektiren hâllerde mahkeme bilirkişi incelemesine başvurur. Bilirkişi; sanığın kişisel durumu, yaralanma ağırlığı, trafik analizi, balistik inceleme, bilişim incelemesi, muhasebe incelemesi, akıl hastalığı tespiti gibi alanlarda görevlendirilir. Taraflar; kendi seçtikleri bilirkişilerden alınmış özel bilirkişi raporu (CMK 178’de tanımlanan nitelikte) dosyaya sunabilir. Mahkeme, bu raporu reddedemez; gerekçesi varsa kabul etmeyebilir, ancak muhakkak değerlendirmeye alır. Savunma açısından CMK 178’deki hak, resmi bilirkişi raporunun çelişkilerini belgelemede kritik bir araçtır.

Tanık Beyanı ve Çapraz Sorgu (CMK 43-61)

Tanıklar; olayı doğrudan gören veya bilgi sahibi olan kişilerdir. Tanığın yemin etmeden önce kimliği tespit edilir, suç ile ilgisi sorulur; yakınlık nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı bulunanlar bilgilendirilir (CMK 45-46). Tanık beyanı alınırken doğrudan doğrulukla, kesintisiz ve baskısız biçimde alınır. Taraflar CMK 201 ve 212 çerçevesinde doğrudan soru yöneltebilir (çapraz sorgu). Tanığın çelişkili beyanları soruşturma aşaması ile karşılaştırılır; CMK 213 kapsamında tutanakların okunması talep edilebilir.

Belge ve Dijital Delil İnceleme

Belge delili; resmi ve özel belgeler, işyeri defterleri, vergi evrakları, noter onaylı sözleşmeler, banka hesap hareketleri, SGK kayıtları olarak dosyaya girer. Dijital delil; bilgisayar, telefon, cloud sunucu, blok zincir kaydı, e-posta, mesajlaşma uygulaması içeriği CMK 134 usulüne tabidir. Her dijital delilin hash değeri alınmalı, imajı mühürlenmeli, inceleme öncesi bilirkişi tarafından gözlem tutanağına bağlanmalıdır. Aksi halde delil bütünlüğü tartışmaya açılır.

İkrar, Beyan Çelişkisi ve Samimi Pişmanlık

Sanığın ikrarı tek başına mahkumiyete esas alınamaz; başkaca delillerle desteklenmesi zorunludur. İkrarın samimi ve özgür iradeye dayanması, iddia ve savunma arasında tutarlılık göstermesi, olayın diğer delilleriyle örtüşmesi aranır. TCK 62/2’de fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığı gösteren davranışlar takdiri indirim bakımından değerlendirilebilir; zarar giderme, dürüst beyan veya işbirlikçi tutumdan oluşan zorunlu bir koşul listesi öngörülmez. Mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışlar indirim nedeni sayılmaz.

Zamanaşımı, Şikayet Süreleri ve Dava Düşme Halleri

Ceza yargılamasında zamanaşımı; dava zamanaşımı (TCK 66) ve ceza zamanaşımı (TCK 68) olmak üzere ikiye ayrılır. Zamanaşımı kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen dikkate alınır; hak düşürücü süreler içinde başvuru yapılmaması dava düşme sonucunu doğurur.

Dava Zamanaşımı (TCK 66)

Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 30 yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 25 yıl, 20 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda 20 yıl, 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda 15 yıl, 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda 8 yıl geçmesiyle düşer (TCK 66/1). Cezayı ağırlaştıran nitelikli unsurlar hesaba katılır. 12 yaşını doldurmuş fakat 15 yaşını doldurmamış olanlar için zamanaşımı süreleri ikide bire, 15 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını doldurmamış olanlar için üçte ikisine indirilir (TCK 66/2).

Ceza Zamanaşımı (TCK 68)

Ceza zamanaşımı, cezanın infaz edilmesini engelleyen zamanaşımıdır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında 40 yıl, müebbet hapis cezalarında 30 yıl, 20 yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında 24 yıl, 5 yıldan fazla hapis cezalarında 20 yıl, 5 yıla kadar hapis ve adli para cezalarında 10 yıl geçmesiyle infaz edilemez (TCK 68/1). İnfaz aşamasında firar veya izinden dönmeme hallerinde ceza zamanaşımı kesilmiş olur ve yeniden işlemeye başlar.

Şikâyet Süresi ve Dava Düşme (TCK 73)

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK 73/1). Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK 73/2). Şikâyetten vazgeçilmesi halinde de dava düşer (TCK 73/4); iştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK 73/5); ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK 73/6).

Müdafi Yetkileri, Kısıtlamaları ve Hukuku-Müvekkil Gizliliği

Müdafinin ceza muhakemesindeki konumu salt teknik bir temsilcilik değildir; hak arama özgürlüğünün somutlaştığı kurucu bir güvencedir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile CMK’nın ilgili hükümleri müdafinin yetki ve sınırlarını birlikte belirler.

Müdafinin Dosyayı İnceleme Yetkisi (CMK 153)

Müdafi, soruşturmada dosyayı inceleyebilir ve belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m.153/1). Kısıtlama, yalnız ikinci fıkrada sayılan suçlarda, soruşturmanın amacının tehlikeye düşmesi koşuluyla savcı istemi ve hâkim kararı üzerine verilebilir. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlanamaz. İddianamenin kabulünden sonra müdafi dosyayı ve muhafaza edilen delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir (m.153/3-4).

Hukuku-Müvekkil Gizliliği (Hukuk Kanunu m.36, CMK 46/1-a)

Avukat, mesleği dolayısıyla öğrendiği bilgileri sır olarak saklamakla yükümlüdür (1136 sayılı Kanun m.36/1); bu sır saklama yükümlülüğü sonsuza kadar sürer, müvekkilinin izni olsa bile avukat tanıklıktan çekinebilir (CMK 46/1-a). Avukat büroları; Avukatlık Kanunu m.58 gereği Baro başkanının gözlemciliği olmaksızın aranamaz; burada bulunan evrak ve eşyalara el konulamaz, postada bulunan mektup ve telgraflar açılamaz. Bu güvence müdafinin bağımsızlığının temelidir.

Müdafi ile Görüşme Hakkı (CMK 154)

Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmadan müdafiiyle konuşulanları başkalarının duyamayacağı ortamda görüşebilir; müdafiiyle yazışmaları denetime tabi tutulamaz (CMK m.154/1). Aynı maddenin ikinci fıkrasında sayılan devlet/Anayasal düzen suçları, terör suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki uyuşturucu imal-ticareti suçlarında gözaltındaki şüphelinin görüşme hakkı savcı istemi ve hâkim kararıyla 24 saat kısıtlanabilir; bu süre içinde ifade alınamaz. Bu istisna göz ardı edilerek görüşme hakkının hiçbir koşulda kısıtlanamayacağı söylenemez.

Müdafi Sayısı ve Vekaletin Özellikleri (CMK 149, 152)

CMK m.149/1, bir veya birden fazla müdafiden yararlanmayı düzenler. Üç avukat sınırı genel bir müdafi sayısı sınırı değildir: soruşturmada ifade alma sırasında ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki suçlara ilişkin kovuşturmada duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir (m.149/2). Birden fazla şüpheli veya sanığın savunması, yararları birbirine uygun olmak şartıyla ortak müdafiye verilebilir (m.152); bu madde vekâleti sona erdirme kuralı olarak sunulmamalıdır.

Ceza Davasında Dosya Yönetimi ve Savunma Stratejisi

Müvekkili için başarılı savunma; dosya kapsamındaki her belgenin, her delilin, her beyanın sistematik olarak kayda geçirilmesine dayanır. Karmaşık dosyalarda belge sayısı binleri bulabilir; ancak savunma, her tek unsura çapraz referansla hâkim olmak zorundadır.

Dosya Okuma ve Özetleme

Dosya içeriğinin ilk okuması kronolojik olarak yapılır: ihbar/şikayet dilekçesi, tutanaklar, ifadeler, bilirkişi raporları, iddianame, tensip zaptı. İkinci okumada her delil; maddi (somut) ve beyan kaynaklı (şahsi) olarak iki kategoride ayrı dosyalanır. Üçüncü okumada savunma açısından kritik olan çelişki noktaları, hukuka aykırılık iddiaları, usul ihlalleri ayrı bir not tutulur. UYAP üzerinden dosyanın indirilen kopyası dijital olarak yedeklenir, anahtar kelimelerle taranabilir biçime getirilir.

Tanık Hazırlığı ve Çapraz Sorgu Planı

Tanık dinlemeden önce müdafi, dosya kapsamındaki tanık beyanlarını birebir inceler; tanığın beyanındaki her çelişki not alınır. Çapraz sorguda sorular; önce açık uçlu, sonra daralan sorular biçiminde sıralanır. CMK 201 ve 212 çerçevesinde tanığın önceki beyan ve ifadelerine referansla çelişki yüzleştirmesi yapılır. Tanık yalan beyanda bulunursa TCK 272 kapsamında yalancı tanıklık suçu da gündeme gelebilir.

Esasa İlişkin Savunma Dilekçesi

Duruşmanın sonunda mahkeme esasa ilişkin savunmayı yazılı olarak sunma olanağı tanır. Bu dilekçede; iddia makamının argümanlarına tek tek cevap verilir, delillerin değerlendirmesi savunma mantığıyla yeniden yapılır, kanun maddeleri somut olayla ilişkilendirilerek sonuç beyanı kurulur. Dilekçenin; hukuka uygunluk sebepleri, kusurluluğu etkileyen haller, usul ihlalleri, hukuka aykırı delil, zamanaşımı, lehe kanun uygulaması başlıkları altında sistemli ilerlemesi önerilir.

Hükmün Yapısı ve Hata Bulma Stratejisi

Mahkemenin gerekçeli kararı CMK 230-232 çerçevesinde; iddia, savunma, delil değerlendirmesi, kanıt serbest takdir gerekçesi, hukuki nitelendirme, ceza belirleme gerekçesi, hükmün konusu başlıklarını içermelidir. Bu başlıklardan birinin eksik olması veya çelişkili olması CMK 289/1-g (gerekçesiz hüküm) kapsamında bozma sebebidir. İstinaf süresi CMK m.273/1’de gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta olarak düzenlenir; geçici m.6/1-c uyarınca bu kural 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır, önceki kararlarda eski hükümler sürer.

Hukuk Ücretleri ve Yargılama Giderleri (2026)

hukuk ücretleri; tarafların sözleşme serbestliği çerçevesinde belirlenir. Ancak her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan hukuk Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) asgari sınırı belirler (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164). Bu tarife; ceza yargılamasında dosya başına alınabilecek asgari ücret yanında karşı yan vekâlet ücretinin tayininde de mahkemelere kriter sunar.

AAÜT 2026 Ceza Yargılaması Kalemleri

2026 yılı AAÜT’de soruşturma evresi (ifade takibi, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz dahil), ilk derece kovuşturma (ağır ceza, asliye ceza, icra ceza, çocuk ceza dahil), istinaf, temyiz, AYM bireysel başvuru, AİHM başvurusu kalemleri ayrı ayrı belirlenmiştir. Müvekkillerimize; somut olay karmaşıklığı, duruşma sayısı, dosya büyüklüğü ve aşama sayısı çerçevesinde yazılı sözleşme ile fiyatlandırma yapılır.

Yargılama Giderleri (CMK 324-330)

Yargılama giderleri; mahkûmiyet halinde sanığa yükletilir (CMK 325). Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, dava düşmesi hâllerinde giderler hazine veya katılan üzerinde kalır. Karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti, mahkumiyet halinde katılana hüküm tarihindeki AAÜT üzerinden ödenir. Adli yardım (1136 sayılı Kanun m.176-181); ekonomik gücü yetmeyen taraflar için baronun adli yardım bürosu aracılığıyla avukat tahsisini kapsar.

Cezaevi Sürecinde Hakların Korunması ve Denetim

Ceza infazı sırasında haberleşme, muayene ve tedavi hakları ilgili hükümlere göre değerlendirilir (5275 m.66, m.68 ve m.71). İnfazla ilgili hukuka aykırı karar, işlem veya faaliyete karşı 4675 m.5’teki şikâyet yolu kullanılabilir; karar ve öğrenme tarihleri başvuru süresi için kayıt altına alınmalıdır.

Ziyaret, Haberleşme ve Müdafi ile Görüşme

5275 m.66’da kapalı kurum hükümlülerinin telefon görüşmesi yönetmelik esaslarıyla, idare kontrolünde düzenlenir; tehlikeli durum ve örgüt mensupluğu bakımından kısıtlama öngörülür. Açık kurum ve çocuk eğitimevinde ücretli telefonlarla serbest görüşme düzenlenmiştir. Mektup, faks ve telgraflar m.68’deki usul ve kısıtlamalara tabidir; kurumun mektup okuma komisyonu veya en üst amiri denetler. Resmî makamlara veya savunma için avukata gönderilen iletiler denetlenmez; gerekli altyapıda elektronik mektup olanağı da maddede düzenlenir. Şüpheli veya sanığın müdafiyle görüşmesinde CMK m.154/2’deki özel istisna ayrıca dikkate alınır.

Muayene, Tedavi ve Hastalık Nedeniyle Erteleme (5275 m.71 ve m.16)

Hükümlü beden ve ruh sağlığının korunması, tanı, muayene ve tedavi olanaklarından yararlanır; öncelikle kurum revirinde, mümkün değilse Devlet veya üniversite hastanesinin mahkûm koğuşunda tedavi edilir (5275 m.71). Hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması m.16’daki koşullara bağlıdır. Rapora dayalı karar, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği veya belirlenen tam teşekküllü hastanenin sağlık kurulunca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine infazın yapıldığı yer savcılığınca verilir (m.16/3). Ağır hastalık/engellilik nedeniyle kurum koşullarında hayatını yalnız sürdüremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûm için m.16/6 uygulanabilir.

Disiplin Cezaları ve İtiraz (CGTİK 37-53)

Kurum kurallarının kusurlu ihlali hâlinde eylemin niteliği ve ağırlığına göre kanundaki disiplin cezaları uygulanır (5275 m.37). Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez; disiplin kurulu kararı gerekçeli yazılır, şikâyet mercii ve süresi gösterilir (m.47/4-5). Karara karşı öğrenmeden itibaren 15 gün, her hâlde işlem tarihinden itibaren 30 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir (4675 m.5). Hâkimlik kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz mümkündür (m.6).

Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma

Açık kuruma doğrudan alınma ile kapalıdan açık kuruma ayrılma farklı koşullara tabidir. 5275 m.14/3 uyarınca kapalıdan açığa ayrılma, m.89’daki değerlendirmeye dayanır; m.14/4’te sayılan hükümlülerde idare ve gözlem kurulu kararı infaz hâkimi onayıyla uygulanır. Açık kurum, çalışma ve meslek edinmeye öncelik veren bir infaz kurumudur; açık kuruma ayrılma tek başına koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik kararı yerine geçmez (m.107 ve m.105/A).

Ev Hapsi ile İnfaz Yükümlülüklerinin Ayrımı

CMK m.109’daki konutu terk etmeme yükümlülüğü, şüpheli veya sanık bakımından adli kontrol çerçevesinde değerlendirilir. Hükümlünün denetimli serbestlikle infazındaki konut veya bölgede denetim, belirli yerlere gitmeme ve programlara katılma yükümlülükleri ise 5275 m.105/A/5 kapsamında belirlenir. Bu infaz usulünde yükümlülüğe uymamakta ısrar gibi m.105/A/6’daki hâller için müdürlük talebi ve infaz hâkimi kararıyla açık kuruma gönderme düzenlenmiştir.

Ceza Yargılamasında Sık Yapılan Hatalar

Müvekkillerin savunma stratejisi üzerinde olumsuz etkisi en yüksek hatalar, ceza yargılamasının erken aşamasında yapılan yanlışlardır. Sanık savunması çıkarılmaz bir nitelik kazandığında sonrasında düzeltilmesi çok güçtür.

Kolluğa/Savcılığa Plan Dışı İfade Verme

İfade öncesinde isnat ve müdafi yardımı hakkı anlaşılmalı, susma hakkı ile lehine delil toplatma olanağı değerlendirilmelidir (CMK m.147). Müdafi hazır olmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4). Aynı olay için yeniden ifade alınması gerekirse işlem ancak Cumhuriyet savcısınca yapılabilir (m.148/5); önceki beyan ile yeni açıklama arasındaki farklar tutanak üzerinden incelenmelidir.

Dijital Delillerin Ham Sunumu

WhatsApp yazışması, telefon kaydı, güvenlik kamerası görüntüsü gibi dijital delillerin tam metin transkripsiyonu, noter tespiti ve çarpıtılmamış (ham) halleri zorunludur. Dijital delil CMK 134 kapsamında imaj kopya ile mahkemeye sunulduğunda delil niteliği kuvvetlenir. Tek taraflı kurgulanmış veya makas atılmış dijital içerik, sanık aleyhine kanaat oluşturur.

Tutukluluğa İtiraz Sürecinde Geç Kalma

Tutuklama kararına itiraz süresi, kanunda ayrıca hüküm bulunmadıkça kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK 101/5 ve 268/1). Bu süre, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; önceki kararlar bakımından eski yedi günlük süre uygulanır (CMK geçici m.6/1-c). Her tutukluluk inceleme kararına ilişkin itiraz süresi ayrıca takip edilmelidir; Tahliye talebi her aşamada ileri sürülebilir (CMK 104), yeni delil ve durum belirtilerek tekrarlanabilir. Sessiz kalmak veya salt itiraz dilekçesini formüle olarak sunmak tutukluluğun uzamasına neden olur.

Uzlaştırma Fırsatının Kaçırılması

Uzlaştırma kapsamındaki bir dosyada uzlaşma girişimini olumsuz karşılayan sanık, sonradan yüksek hapis cezası ile karşılaşabilir. Uzlaştırmacı davetine mazeretsiz katılmamak uzlaşmamış sayılma sonucunu doğurur; sonradan kovuşturma aşamasında yeniden görüşme talep edilse bile mahkeme olumlu karşılamak zorunda değildir.

İstinaf/Temyiz Süresi Hataları

İstinaf ve temyiz için CMK m.273/1 ve m.291/1’de gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftalık süre öngörülür. Bu başlangıç ve süre, geçici m.6/1-c uyarınca 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara ilişkindir; önceki kararlarda eski hükümler uygulanır. Süre kadar başvuru yolunun açık olması da önemlidir: m.272/3 ve m.286’daki kesinlik ve istisna hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Sanığın Duruşmadaki Tutumu ve Beyanları

Duruşma sırasında sanığın mahkemeye karşı saygısız tutumu, cümle başlarında gösterdiği sinirli/saldırgan ifadeler, tanıklara müdahale etmesi; mahkemede kanaat oluşumunu olumsuz yönde etkiler. Ölçülü ve saygılı bir duruşma tutumu, tek başına TCK 62 indirimi sağlayan bir koşul değildir; mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışlar indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Müdafi, sanığı duruşma öncesi ayrıntılı şekilde hazırlar; muhtemel sorular, olası çelişkiler, savunma temel tezleri önceden provaya alınır.

Dosyada Lehe Hükümlerin Gözden Kaçırılması

Zamanaşımı (TCK 66, 68), lehe kanun uygulaması (TCK 7/2), uzlaştırma (CMK 253), önödeme (TCK 75), etkin pişmanlık (TCK 168, 192, 221), erteleme (TCK 51), seçenek yaptırımlar (TCK 50) gibi lehe hükümler savunmada açıkça talep edilmemişse mahkeme resen dikkate almak zorunda olmakla birlikte somut uygulamada hata yapılabilmektedir. Müdafinin her dosyada bu başlıkları bir kontrol listesi olarak gözden geçirmesi; özellikle zincirleme suç (TCK 43), fikri içtima (TCK 44) ve teşebbüs (TCK 35) değerlendirmelerinin yapılması gerekir. HAGB bakımından ise CMK m.231’deki ceza sınırı, koşullar ve kapsam dışı suçlar dosyada ayrıca değerlendirilmelidir; kararın verilmesi koşulların varlığında mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

İstanbul Adliyelerinde Ceza Yargılaması Pratiği

İstanbul’da ceza davaları; Anadolu Adalet Sarayı (Kartal), İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan), Bakırköy Adalet Sarayı (Bakırköy) ve Silivri Adalet Sarayı başta olmak üzere ağır ceza, asliye ceza, çocuk ağır ceza ve sulh ceza hâkimliklerinde görülür. Her adliyenin yargılama yükü, bilirkişi süreleri ve duruşma arası bekleme süreleri farklı dinamikler gösterir.

Anadolu Adalet Sarayı (Kartal)

Anadolu yakasında işlenen suçlar bakımından yetkilidir. Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla, Kadıköy, Ataşehir, Ümraniye, Üsküdar, Beykoz, Şile, Sancaktepe, Sultanbeyli, Çekmeköy ilçelerinde meydana gelen suçlar burada yargılanır. 2016 yılında faaliyete geçmiş modern kompleks; adli tıp, çocuk izlem merkezi, adli yardım bürosu ve baro odasını da bünyesinde barındırır.

İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan)

Avrupa yakasının merkezi adliyesidir; Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Sarıyer, Kâğıthane, Eyüpsultan, Esenler, Gaziosmanpaşa, Sultangazi, Bayrampaşa, Fatih başta olmak üzere geniş bir bölgeye hizmet verir. Çok kapsamlı bir adliye kompleksidir ve ağır ceza dairelerinin yoğunluğu yüksektir.

Bakırköy ve Silivri Adliyeleri

Bakırköy; Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Küçükçekmece, Avcılar, Esenyurt, Başakşehir, Zeytinburnu ilçelerinde yetkilidir. Silivri Adalet Sarayı; Silivri, Çatalca, Büyükçekmece ile cezaevi kompleksi içindeki yargılamalarda yetkilidir. Yargılama takvimi bakımından adliyeler arası duruşma aralıkları farklı tutulabilir; müdafilerin duruşma takibinde bu pratik önemli rol oynar.

Kartal Merkezli Hizmet ve Ulaşım

ALYAR LAW & CONSULTANCY Kartal merkezli çalışmakta olup Anadolu Adalet Sarayı, Kartal Sulh Ceza Hâkimliği, Kartal Cezaevi ve Silivri Cezaevi çevresindeki iletişim altyapısı güçlüdür. Müvekkillere ilk görüşme imkânı sunulur. Kartal ilçesindeki iki metro hattının (M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen ve E-5 otoyolu Martı çevresi) Anadolu Adalet Sarayı’na hızlı ulaşım sunması, dosya takibini hem avukat hem müvekkil tarafında pratik kılar. Ayrıca yüz yüze görüşme yapamayan müvekkillere görüntülü video görüşme seçeneği ile uzaktan danışma sağlanır; bu özellikle tutuklu müvekkillerin yakınları için kolaylık yaratır.

Yargılama Sürecinde İstanbul Pratiği: Genel Eğilimler

İstanbul adliyelerinde iş yoğunluğu nedeniyle duruşma araları bazen 4-6 aya uzamaktadır; dosyanın ilk duruşma tensip tarihinin iddianame kabulünden 3-4 ay sonraya verilmesi olağandır. Bu sebeple tutukluluk itirazları, delil talep dilekçeleri, tahliye başvuruları ilk duruşma beklenmeden yazılı olarak dosyaya sunulur. Bilirkişi inceleme süresi 1-3 ay arasında değişebilir; özellikle dijital delil ve mali bilirkişi raporlarında bekleme süreleri uzayabilir.

Kurgusal Senaryolar (Eğitim Amaçlı)

Aşağıdaki senaryolar tamamen kurgusaldır; gerçek kişi, olay veya dosya ile benzerlik tesadüfidir. Yalnızca ceza muhakemesinin işleyişini somut biçimde anlatmak için yazılmıştır.

Senaryo 1: Sosyal Medya Tehdit Davası (TCK 106/1)

Şirket çalışanı olan E.K., eski sevgilisi H.Y.’ye sosyal medya üzerinden iki hafta içinde toplam yirmi üç kez “seni bulurum, iyi düşün” anlamına gelen mesajlar gönderir. H.Y. bu mesajların ekran görüntüsünü noter tespiti ile yaptırıp şikayetçi olur. Savcılık, E.K.’nin ifadesini alır; E.K. mesajların “şaka” olduğunu savunur. İfade aşamasında müdafii atanmasını talep etmeyen E.K., dosyanın tümünü okumadan beyan verir. Dosya iddianame ile asliye ceza mahkemesine intikal eder. Kovuşturma aşamasında müdafi atanması ile E.K. zincirleme suç (TCK 43) ve uzlaştırma (CMK 253/1-b) değerlendirmesi talep eder. Bu kurguda HAGB, uzlaşma veya ödeme yapıldığı için kendiliğinden uygulanmaz; iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ve CMK m.231’deki diğer koşullar mahkemece ayrıca değerlendirilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır (m.231/5).

Senaryo 2: Trafik Kazasında Taksirle Yaralama (TCK 89)

M.D., yağışlı havada hızı aşarak çarptığı yayayı hafif yaralanmalı kaza ile hastanelik eder. Olay yerinde alkolmetre pozitif çıkar (1,2 promil). TCK 89/2, bilinçli taksirin tanımı değildir; kemik kırılması, yaşamı tehlikeye sokan durum gibi fıkrada sayılan yaralanma sonuçları varsa cezanın yarısı oranında artırılmasını düzenler. Bilinçli taksir için, öngörülen neticenin istenmemesine rağmen gerçekleşmesi koşulu ayrıca değerlendirilir (TCK 22/3); bu örnekte yalnız alkol ve hız bilgisiyle koşulun gerçekleştiği varsayılamaz. TCK 89/5 uyarınca soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır; birinci fıkra kapsamındaki yaralama hariç, bilinçli taksirle işlenen yaralamada şikâyet aranmaz. İfadesinde alkol aldığını kabul eden M.D., iddianamenin kabulünden sonra uzlaştırma önerisi aldı. Mağdurun zararı karşılandı; uzlaşma sağlandı. Mahkeme, uzlaşma kapsamındaki yaralama suçundan düşme kararı verdi; ancak alkollü araç kullanma idari para cezası ayrıca uygulandı.

Senaryo 3: Bilişim Dolandırıcılığı (TCK 158/1-f) ve Müdafaa

F.A. isimli sanığa, bilinmeyen kişilere internet üzerinden sahte iş ilanı yoluyla 18 farklı mağdurdan toplam 340.000 TL para transferi sağladığı iddiasıyla kamu davası açıldı. Soruşturma aşamasında F.A. susma hakkını kullandı. Kovuşturmada müdafii; (i) transferlerin bir kısmının F.A.’nın hesabına üçüncü kişilerce yapıldığını, (ii) delillerin CMK 134 kapsamında imaj alınmadan değerlendirildiğini, (iii) banka kayıtlarının bir kısmının dosyaya eksik intikal ettiğini ileri sürdü. Mahkeme bilirkişi inceleme talebini kabul etti; banka hareketleri ve IP kayıtları karşılaştırıldı. Sonuçta sanık F.A. 18 ayrı fiilden değil; zincirleme suç (TCK 43) çerçevesinde değerlendirildi. Ayrıca etkin pişmanlık hükmünden (TCK 168) yararlanabilmesi için mağdurların zararını aşamalı olarak tazmin etmeye yönelik protokol oluşturuldu.

Sık Sorulan Sorular

İfade verirken avukat bulundurmak zorunda mıyım?

Şüpheli veya sanık müdafi yardımından yararlanabilir (CMK m.149). Müdafi seçemeyecek durumda olduğunu bildirip isteyen kişiye müdafi görevlendirilir; müdafii bulunmayan çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz kişi için ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmaz (m.150). Müdafi olmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4).

Tutuklamaya nasıl itiraz ederim, süresi ne kadar?

Tutuklama kararına itiraz süresi, kanunda ayrıca hüküm bulunmadıkça kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK 101/5 ve 268/1). Bu süre, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; önceki kararlar bakımından eski yedi günlük süre uygulanır (CMK geçici m.6/1-c). İtiraz, kararı veren mercie sunulur. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir (CMK 268/3-b). Ağır ceza mahkemesi kararlarında inceleme mercii CMK 268/3-c’deki daire sırası ve yer kurallarına göre belirlenir. Ayrıca CMK 104 gereği her aşamada tahliye talebi mümkündür.

HAGB kimlere, hangi koşullarda uygulanır?

CMK m.231/5-6’ya göre iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında, önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti bulunmaması, yeniden suç işlenmeyeceği kanaati ve zararın giderilmesi koşullarıyla mahkeme HAGB kararı verebilir. Taksitle giderme m.231/9’da; çocuklarda az zarar istisnası 5395 m.23/3’te düzenlenir. Denetim yetişkinlerde beş, çocuklarda üç yıldır. Sürede kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa açıklanması geri bırakılan hüküm kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (m.231/10); kapsam dışı suçlar m.231/14’te saklıdır.

Uzlaştırma ile dava düşer mi, şartları nelerdir?

Uzlaştırma CMK 253’te sayılan suçlarda (kasten yaralama temel hali, taksirle yaralama, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık, mala zarar verme, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma temel halleri) uygulanır. Uzlaştırmacı aracılığı ile taraflar anlaşırsa ve mağdurun zararı karşılanırsa soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturmada ise davanın düşmesine karar verilir. Uzlaşma imkanı sunulmadan iddianame düzenlenmişse iade sebebi oluşur (CMK 174/1-c).

Etkin pişmanlık hangi suçlarda ne kadar indirim sağlar?

Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas suçlarında TCK 168 uygulanır. Kovuşturmaya başlamadan önce zararın tamamının giderilmesi halinde cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma sonrası hüküm öncesi giderilmesi halinde yarısına kadarı indirilir. Uyuşturucu imal-ticaretinde TCK 192, örgüt suçlarında TCK 221, vergi suçlarında VUK 371 ayrı hükümlerle pişmanlığı düzenler.

İstinaf ve temyiz arasındaki fark nedir?

İstinafın açık olup olmadığı CMK m.272, BAM kararının temyize açık olup olmadığı m.286’daki karar türü ve suç istisnalarıyla belirlenir. Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren istinaf ve temyiz için iki haftalık süre öngörülür (m.273/1 ve m.291/1); bu kural 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır (geçici m.6/1-c). Beş yıl veya daha az hapis için temyiz sınırlamaları, m.286/3’teki suç istisnaları gözetilmeden her karara yaygınlaştırılamaz.

Sosyal medyada hakaret nedeniyle dava açılırsa ne olur?

TCK 125/1 temel hakaret suçu uzlaştırma kapsamındadır; sosyal medyada alenen işlendiği için ceza altıda bir oranında artırılır (TCK 125/4). İddia eden tarafın noter tespiti, ekran görüntüleri, arşiv bağlantıları delil niteliği taşır. Kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan hakarette alt sınır bir yıldan az olamaz (TCK 125/3). Eleştiri, ifade özgürlüğü (AY 26) ve kamu yararı sınırında kalan beyanlar suç oluşturmaz.

Bilişim suçlarında delillendirme nasıl yapılır?

CMK 134 uyarınca bilgisayar, program veya kütüklerde arama, kopyalama ve el koyma özel usule tabidir. Hâkim kararı; imaj alma (ayna kopya); hash değeri ile mühürleme; bilirkişi tarafından raporlama zincirleme olarak uygulanır. Ham veri bozulmadan çoğaltılmalı, her işlem tutanağa bağlanmalıdır. Müdafi; bu zincirdeki kırılmalara dayanarak delilin hukuka aykırılığını CMK 206-217 ve 289 çerçevesinde ileri sürebilir.

Kripto para dolandırıcılığında hangi TCK maddesi uygulanır?

Kripto varlık odaklı sahte yatırım sözleşmesi, ponzi şeması, sahte borsa uygulaması senaryolarında TCK 158/1-f (bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık) temel hükümdür; ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Mağduriyet 2 yıldan uzun süreye yayılmış zincirleme suç (TCK 43) olarak değerlendirilebilir; örgütlü hallerde TCK 220 ve 7262 sayılı MASAK mevzuatı uygulanır. Kripto mağduriyetinin tespiti için blockchain analizi, wallet adres izleme, borsa KYC kayıtlarının getirtilmesi gerekir.

Beraat kararına mağdur istinaf yoluna gidebilir mi?

CMK m.260 uyarınca katılanlar, katılma isteği karara bağlanmamış veya reddedilmiş kişiler ve katılabilecek şekilde suçtan zarar görenler kanun yollarına başvurabilir. Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararında istinafın açık olup olmadığı m.272/3’teki istisnalarla ayrıca belirlenir. İstinaf süresi gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (m.273/1); geçici m.6/1-c’deki karar tarihi ayrımı saklıdır.

AYM bireysel başvuru süresi ne kadardır?

6216 m.47/5’e göre süre, başvuru yollarının tüketilmesinden; başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gündür. Haklı mazerette, kalkmasından itibaren 15 gün içinde belgelendirilerek başvurulabilir. Başvuru kapsamı ve önce tüketilecek yollar m.45’te düzenlenir. İhlal mahkeme kararından doğmuşsa m.50/2 uyarınca yeniden yargılama için dosya ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılamada hukukî yarar yoksa tazminat veya genel mahkemede dava yolu gündeme gelebilir. (anayasa.gov.tr).

İnfaz aşamasında denetimli serbestlik nasıl uygulanır?

5275 m.105/A/1 uyarınca açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi hâlli hükümlünün talebi ve kurum değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi denetimli serbestlikle infaza karar verebilir. Genel hüküm ayrıca, beş günden az olmamak üzere kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmesini arar. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki özel hâller ile dördüncü fıkradaki adli para cezasından çevrilen hapis istisnası ayrıca değerlendirilir. Kamuya yararlı iş, konut veya bölgede denetim, belirlenen yerlere gitmeme ve programlara katılma yükümlülüklerinden biri veya birkaçı belirlenebilir (m.105/A/5). Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi gibi m.105/A/6’daki hâllerde, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi açık kuruma gönderme kararı verir; her aykırılık kendiliğinden kuruma dönüş değildir.

Yabancı uyruklu sanık hangi haklara sahiptir?

CMK 202 uyarınca duruşmada Türkçe bilmeyen sanığa, iddianame ve hüküm dahil, iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüman aracılığıyla anlatılır. CMK 214 ile sanığın tanık ve mağdurun beyanlarını anlayamadığı durumlarda da tercüman hakkı süreklidir. Ayrıca Konsoloslukla bildirim hakkı (1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi m.36) tanınır; yabancı uyruklu şüphelinin vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bilgilendirme yapılır. İade süreçleri bakımından Avrupa Suçluların İadesine Dair Sözleşme (1957) ve ikili anlaşmalar uygulanır.

İlk Görüşme — ALYAR LAW & CONSULTANCY

Ceza soruşturması veya kovuşturması sürecinde; ifade aşaması, tutukluluk itirazı, iddianame değerlendirmesi, kovuşturma savunması, mağdur/katılan vekilliği, uzlaştırma, HAGB-erteleme stratejisi, istinaf-temyiz veya infaz hâkimliği şikâyeti ihtiyaçlarınız için Kartal/İstanbul merkezli ALYAR LAW & CONSULTANCY ile iletişim bilgilerimize başvurabilirsiniz.

Telefon: 0534 636 19 19
Adres: Cevizli Mah. Enderun Sok. No:10C D:58, 34865 Kartal/İstanbul
E-posta: alyarlaw@gmail.com

Av. Bilal Alyar

Yazar: Av. Bilal Alyar

İstanbul Barosu kaydıyla çalışan Av. Bilal Alyar; ceza yargılamasının tüm aşamalarında (soruşturma, kovuşturma, istinaf, temyiz, AYM) müdafilik ve mağdur/katılan vekilliği hizmeti sunar. Kripto mağduriyeti, bilişim suçları, dolandırıcılık ve sosyal medya kaynaklı suçlarda güncel içtihada yaslanan müdafaa stratejileri geliştirir. Kartal merkezli ALYAR LAW & CONSULTANCY hizmet alanına İstanbul, Ankara ve İzmir öncelikli olmak üzere Türkiye genelindeki ağır ceza ve asliye ceza yargılamaları girer.

LinkedIn: linkedin.com/in/bilalalyar

Ceza Hukukunda Temel Mevzuat ve Kaynaklar (2026)

Ceza hukuku uygulaması; Türk Ceza Kanunu (TCK — 5237 SK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK — 5271 SK), Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275 SK) ve tamamlayıcı özel mevzuat ile şekillenir. Aşağıdaki tablo, bir ceza hukuku alanının en sık başvurduğu düzenlemeleri ve uygulama alanlarını göstermektedir.

Mevzuat / Kanun NoKonu BaşlığıTemel Madde AtıflarıUygulama Alanı
TCK (5237 SK)Genel ve özel hükümler, suç tiplerim.1-75 (genel), m.76-345 (özel)Tüm suçlar, yaptırımlar, sorumluluk
CMK (5271 SK)Muhakeme usulü, koruma tedbirlerim.90 (yakalama), m.91 (gözaltı), m.100 (tutuklama koşulları), m.102 (tutukluluk süreleri), m.109 (adli kontrol), m.134-135 (bilişim/iletişim), m.170 (iddianame), m.172 (KYOK), m.231 (HAGB), m.272 ve m.273 (istinaf ve süresi), m.286 ve m.291 (temyiz ve süresi), m.308 (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı), m.309 (kanun yararına bozma)Soruşturma, kovuşturma, kanun yolları
5275 SKCeza ve güvenlik tedbirlerinin infazım.105/A (denetimli serbestlikle infaz), m.107 (koşullu salıverilme)İnfaz koşulları ve koşullu salıverilme değerlendirmesi
6284 SKAilenin korunması, kadına şiddetm.4-5 (tedbirler), m.9 (itiraz)Uzaklaştırma, koruyucu tedbir kararları
TCK m.73Şikayete tabi suçlarda süre6 ay şikayet, dava düşmesiHakaret, yaralama (basit), tehdit
TCK m.66-68Dava ve ceza zamanaşımıSuç tipine göre 8-30 yılKovuşturma / infaz zamanaşımı
TCK m.50-51Hapis cezasının ertelenmesi/seçenek yaptırımlara çevrilmesi2 yıl altı hapisAdli para cezası, seçenek yaptırım
CMK m.231Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)2 yıl veya daha az hapis ya da adli para; yetişkinde 5, çocukta 3 yıl denetimHAGB kararına mahsus kayıt sistemi
CMK m.253-255Uzlaştırma kurumuUzlaştırma bürosu, cumhuriyet savcılığıUzlaştırma kapsamındaki suçlar
5395 SKÇocuk Koruma Kanunum.5 (koruyucu ve destekleyici), m.5/A (yönlendirme), m.23 (çocuklarda HAGB)Suça sürüklenen/mağdur çocuk
3713 SKTerörle Mücadele Kanunum.3-7Terör suçları, özel yargılama
5607 SKKaçakçılıkla Mücadele Kanunum.3Gümrük / vergi kaçakçılığı
6136 SKAteşli silahlar ve bıçaklarm.13, m.15Ruhsatsız silah, taşıma
2313 SK / 5237 m.188-192Uyuşturucu maddeTCK m.188 (imal/ticaret), m.191 (kullanma)Uyuşturucu suçları, tedavi
CGK İçtihatlarıYargıtay Ceza Genel Kuruluİçtihadı birleştirme kararlarıUygulamayı yönlendiren uygulamadaki genel kabul

Kurum ve Başvuru Kanalları

  • Cumhuriyet Başsavcılığı — şikayet/suç duyurusu, takipsizlik itirazı
  • Sulh Ceza Hâkimliği — tutuklama, adli kontrol ve diğer koruma tedbirleri; tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz kararı veren mercie sunulur, incelemeyi CMK 268/3-b’de belirtilen merci yapar
  • Asliye / Ağır Ceza Mahkemesi — kovuşturma aşaması
  • Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) — istinaf kanun yolu
  • Yargıtay Ceza Daireleri — temyiz kanun yolu
  • Anayasa Mahkemesi — bireysel başvuru (adil yargılanma hakkı, m.36 AY)
  • AİHM — AİHS m.6 (adil yargılanma), m.5 (özgürlük ve güvenlik) ihlalleri
  • Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü — adli sicil/arşiv kaydı
  • Denetimli Serbestlik Müdürlüğü — 5275 m.105/A uygulaması

Önemli uyarı: Bu içerikte yer alan bilgiler genel nitelikte olup her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; somut dava için dosya inceleme ve uzman değerlendirmesi şarttır.

2026 Güncel Ceza Hukuku Rehberleri

Diğer Uzmanlık Alanlarımız

ALYAR LAW & CONSULTANCY çok disiplinli yaklaşımıyla Ceza Hukuku alanını destekleyen komşu hukuk dallarında da hizmet vermektedir. İlgili alanlarda uzmanlaşmış rehberlerimize aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com